23 Mart’ta tutuklanan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, sağlık sorunları nedeniyle Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk edilmişti. Gözler ATK’dan gelecek rapordayken Mahir Polat hakkında ev hapsi kararı verildi.
İstanbul, 19 Mart’ta CHP’li belediyelere operasyonla güne başladı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra gözaltına alınıp tutuklananlar arasında İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da vardı. Mahir Polat, İBB Miras’taki çalışmalarıyla adından sıkça söz ettirmiş ve takdir toplamıştı.
Tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne götürülen Polat’ın hipertansiyon hastası olduğu öğrenilmişti. Polat’ın sağlık durumunun elverişli olmaması nedeniyle cezaevinde kalmasının mümkün olmadığını belirten avukatları sık sık çağrı yapmıştı. Gelinen son süreçte ise Mahir Polat Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmişti.
Gözler ATK’dan gelecek rapordayken Mahir Polat hakkında ev hapsi kararı verildi. Polat’ın avukatı Erkam Erdem, ilk açıklamasında “Mahir Polat’ın konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol tedbiri ile tahliye edildiği bilgisini doğruladık. Ancak henüz kararı göremedik” dedi.
Erdem, “Karşılamak üzere arkadaşlarımız Silivri’ye gidiyor” bilgisini paylaştı.
NE OLMUŞTU?
Mahir Polat, 21 Şubat tarihinde yaptığı paylaşımda, 4 sene içinde üçüncü kez anjiyo olduğunu açıklamıştı. 3 anjiyo sonucu kalbine 6 stent takıldığını aktaran Polat, 2 damarındaki tıkanmayı takip etmek zorunda olduğunu kaydetmişti.
Avukat Erkam Erdem, Mahir Polat’ın cezaevi koşulları bakımından önem arz eden iki rahatsızlığı bulunduğunu; bunların hipertansiyon ve kalp damarlarındaki tıkanıklıklar olduğunu belirtmişti.
Mahir Polat, daha önce de yüksek tansiyon nedeniyle cezaevinde rahatsızlanmıştı. Avukatının açıklamasına göre, önce revire, oradan da cezaevi içerisinde bulunan hastaneye sevk edilmişti. Polat, 29 Mart’ta tutuklu bulunduğu Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan ambulansla Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmıştı.
Yapılan kontrollerinin ardından hastanenin Kardiyoloji Bölümü Yoğun Bakım Ünitesi’nde müşahede altında tutulan Polat’a anjiyo işlemi yapılmıştı. Tedavisi sona eren Polat, 31 Mart’ta taburcu edilmesinin ardından ceza infaz kurumuna gönderilmişti.
Mahir Polat, 4 Nisan’da Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki hastanede cezaevinde kalmasının elverişli olup olmadığının tespiti için kurul karşısına çıkmıştı. Polat’ın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine karar verilmişti.
Mahir Polat, 7 Nisan’da Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmişti. Muayenesi tamamlanan Polat, tekrar cezaevine gönderilmiş ve avukatı Erkam Erdem, “Kendisiyle yaptığımız görüşmede sevk sürecinin rahat geçtiğini, çoğu yerde kelepçe kullanılmadığını, infaz memurlarının ve jandarmanın kendisine çok nazik davrandığını bu nedenle müteşekkir olduğunu ifade etti. Yine, kurumda muayeneyi gerçekleştiren doktorların hakkaniyetli olan tavırlarını görünce verecekleri kararın adaletine duyduğu inancın arttığını dile getirdi. Bu aşamada, artık süreç daha fazla uzamadan kurum tarafından nihai bir raporun hazırlanmasını ve bunun gereğinin yerine getirilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
Gözler Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek rapora çevrilmişken Mahir Polat dün bir kez daha hastaneye sevk edilmişti.
Mahir Polat Tutuklandıktan 18 Gün Sonra İlk Kez GörüntülendiGüncel
Kaynak: Haber Merkezi
Etiketler
İBB
Mahir Polat
Son Güncelleme:
Yazıyı Paylaş:
Kızılcık Şerbeti Dizisinde Pembe Depremi
Ümit Özdağ’ın Nerede Yargılanacağı Kesinleşti
Beklenen Hasat Başladı! Sadece Yağmur Suyuyla Yetiştirildi
‘Saraçhane’ Tutuklusu 6 Genç Hakkında Tahliye
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
İBB’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 19 Mart’ta gözaltına alınan ve 23 Mart’ta tutuklanan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın sağlık durumu ise ciddiyetini koruyor. Tutuklandığından beri 3 kez hastaneye götürülen ve bir kez anjiyo olan Mahir Polat, bugün yeniden hastaneye sevk edildi. Adli Tıp Kurumu, dosyada eksik görülen bazı tahlil ve tetkiklerin yapılmasını talep ederek bunun sonucuna göre karar vereceğini bildirdi. Hastanede holter cihazı takılan Polat, yeniden cezaevine götürüldü. Cihaz 24 saat boyunca Polat’ta takılı olacak.
AVUKATINDAN AÇIKLAMA
Polat’ın avukatı Erkam Erdem, müvekkilinin durumuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. X hesabından yazılı açıklama yapan Avukat Erdem şunları kaydetti:
“Müvekkilim Mahir Polat’ın ilaçlarını almadığı yönündeki manipülatif haberleri takip etmekteyiz. Yegane amacı dürüst olarak yürüttüğümüz süreci baltalamak olan insanlık dışı bu paylaşımları yapanlar hakkında yasal yollara başvuracağız. Mahir Bey gibi uzun yıllardır kalp ve tansiyon hastalığı yaşayan birinin ilaçlarını almamasının ölümcül sonuçlar vereceğini bilmelerine rağmen bu tarz paylaşım yapmaları ilgililerin nasıl insani bağlamdan koparak hınçla hareket ettiklerini göstermektedir.
‘YENİ BİR RAPOR SÜRECİNİN BAŞLATILMASI…’
Ayrıca, Mahir Bey hükümlü değil tutuklu olmasına ve adli kontrol tedbirlerinin uygulanması için sağlık durumunu tespit eden herhangi bir hastane raporu yeterli olmasına rağmen hükümlülere uygulanan mevzuat doğrultusunda Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi sürecini, bu sürecin bilimsel ve hakkaniyetli ilerleyeceğine dair inancımızla takip ettik. Fakat bugün tekrar Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine sevki ile yeni bir rapor sürecinin başlatılması, müvekkilimin tahliye sürecini uzatabilecek yeni hamleler olduğu izlenimine neden olmuş ve bizleri kaygılandırmıştır.
‘VEBALİNİ KİMSE ÖDEYEMEZ’
Kamuoyuyla açık şekilde paylaşmak isterim ki; Mahir Beyin sağlık sorunları cezaevi koşullarında kalmasını mümkün kılmamakta ve bu koşullar sağlığına devamlı olarak zarar vermekte ve hayati risk teşkil etmektedir. Sürecin uzaması ve/veya gerekmediği halde hapis cezası kesinleşmiş kimselere uygulanan infaz durdurma kurallarının Mahir Beyin tahliyesine esas alınması nedeniyle sağlığı ve yaşamı üzerinde telafisi mümkün olmayan zararlar doğmasının vebalini hiç kimse; ne siyasi, ne hukuki ne de vicdani olarak ödeyebilir.”
NE OLMUŞTU?
Mahir Polat, 21 Şubat tarihinde yaptığı paylaşımda, 4 sene içinde üçüncü kez anjiyo olduğunu açıklamıştı. 3 anjiyo sonucu kalbine 6 stent takıldığını aktaran Polat, 2 damarındaki tıkanmayı takip etmek zorunda olduğunu kaydetmişti.
Avukat Erkam Erdem, Mahir Polat’ın cezaevi koşulları bakımından önem arz eden iki rahatsızlığı bulunduğunu; bunların hipertansiyon ve kalp damarlarındaki tıkanıklıklar olduğunu belirtmişti.
Mahir Polat, daha önce de yüksek tansiyon nedeniyle cezaevinde rahatsızlanmıştı. Avukatının açıklamasına göre, önce revire, oradan da cezaevi içerisinde bulunan hastaneye sevk edilmişti. Polat, 29 Mart’ta tutuklu bulunduğu Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan ambulansla Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmıştı.
Yapılan kontrollerinin ardından hastanenin Kardiyoloji Bölümü Yoğun Bakım Ünitesi’nde müşahede altında tutulan Polat’a anjiyo işlemi yapılmıştı. Tedavisi sona eren Polat, 31 Mart’ta taburcu edilmesinin ardından ceza infaz kurumuna gönderilmişti.
Mahir Polat, 4 Nisan’da Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki hastanede cezaevinde kalmasının elverişli olup olmadığının tespiti için kurul karşısına çıkmıştı. Polat’ın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine karar verilmişti.
Mahir Polat, 7 Nisan’da Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmişti. Muayenesi tamamlanan Polat, tekrar cezaevine gönderilmiş ve avukatı Erkam Erdem, “Kendisiyle yaptığımız görüşmede sevk sürecinin rahat geçtiğini, çoğu yerde kelepçe kullanılmadığını, infaz memurlarının ve jandarmanın kendisine çok nazik davrandığını bu nedenle müteşekkir olduğunu ifade etti. Yine, kurumda muayeneyi gerçekleştiren doktorların hakkaniyetli olan tavırlarını görünce verecekleri kararın adaletine duyduğu inancın arttığını dile getirdi. Bu aşamada, artık süreç daha fazla uzamadan kurum tarafından nihai bir raporun hazırlanmasını ve bunun gereğinin yerine getirilmesini bekliyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
Gözler Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek rapora çevrilmişken bugün Mahir Polat’ın bir kez daha hastaneye sevk edileceği öğrenildi. Adli Tıp Kurumu’nun Polat hakkında eksik olan bazı tahlil ve tetkiklerin yapılmasını istediği, bunun sonucunda karar verileceği öğrenildi.
Kaynak: Haber Merkezi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik başlatılan operasyonda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte tutuklanan isimlerden olan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, hayati risk barındıran sağlık sorunları yaşıyor. Tutuklanmadan önce 3 yıl içerisinde 4 kez anjiyo olan, kanser hastalığı atlatan, tansiyon, uyku apnesi ve klostrofobisi olan Polat, cezaevinde iki kez fenalaşarak hastane kaldırılırken, beşinci kez de anjiyo oldu.
Silivri Cezaevi’nde doktorların kontrolünden geçirilen Mahir Polat hakkında Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk kararı verilirken, Polat’ın avukatı Erkam Erdem, müvekkilinin ağır sağlık koşulları nedeniyle derhal tahliye edilmesi gerektiğini ifade etti.
‘TANSİYONUNUN NORMAL OLDUĞU BİR ÖLÇÜM YOK’
Erkam Erdem, son paylaşımında Mahir Polat’ın tansiyon ölçümlerini paylaştı. Erdem, “Mahir Polat’ın hastaneden ek ilaç tedavisi ile taburcu edildikten sonra hipertansiyonunun devam ettiğini söylemiştim. Burada ölçümlerini paylaşıyorum. Tansiyonunun normal olduğu tek bir ölçüm yok. Birçoğu hastaneye yeniden kaldırılmasını gerektirecek nitelikte. Durumu abartısız ve eksiksiz bildiriyorum: hayati tehlikesi devam ediyor, cezaevi koşulları sağlığına mütemadiyen zarar veriyor” ifadelerini kullandı.
KARDEŞİ DE İSYAN ETTİ
Mahir Polat’ın kardeşi Turgay Polat da, Erdem’in paylaştığı değerleri alıntılayarak şu paylaşımı yaptı:
“Başta Adalet Bakanı Yılmaz Tunç olmak üzere tüm yetkililere sesleniyorum. Kardeşim Mahir Polat günde 3 ilaç kullanarak kendini korumaya çalışıyor ama tablodaki değerler dayanılır gibi değil. Ben tüm bilim insanlarına sesleniyorum; aşağıdaki tabloya bakın ve Mahir Polat’ın bedeninin bu değerlere daha ne kadar dayanabileceğini siz söyleyin. Tekrar ediyorum; benim kardeşim hükümlü değildir biz tutuklu bir insanın canından söz ediyoruz. Savcılığın insani bir kararı kardeşimden esirgemesi anlayamıyorum. Daha fazla zarar vermeden başka bir adli kontrol işlemi talep ediyoruz. Bu ülkenin vicdanına sesleniyorum.”
Kaynak: Haber Merkezi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adli Tıp Kurumu’na sevk edilen Mahir Polat’a ilişkin açıklama yaptı. Yılmaz, “Adli Tıp, sağlıkçılar ne karar verirlerse o yönde de işlem yapılacaktır” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine karar verilmişti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da katıldığı bir programda Mahir Polat’ın sağlık durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yılmaz, “Suç ne olursa olsun, bir kişinin hukuk önündeki konumu ne olursa olsun, devlete, kurumlarına düşen insanların hayatını, sağlığını korumaktır” diyerek Polat’ın hastaneye sevk edildiği ve tıbbi müdahale gerçekleştirildiği süreci anlattı.
Polat’a tıbbi müdahale sonrası bu şikayetlerin sürdüğü ifade edildiği için tekrar Adli Tıp Kurumu’na müracaat edildiğini belirten Yılmaz, “Dolayısıyla ‘Adli Tıp’a gidecektir’ diye düşünüyorum. Adli Tıp, sağlıkçılar ne karar verirlerse o yönde de işlem yapılacaktır. İşlediği suç ne olursa olsun, hapishanelerde olanlar devletimize emanettir” dedi.
NE OLMUŞTU?
Mahir Polat, 21 Şubat tarihinde yaptığı paylaşımda, 4 sene içinde üçüncü kez anjiyo olduğunu açıklamıştı. 3 anjiyo sonucu kalbine 6 stent takıldığını aktaran Polat, 2 damarındaki tıkanmayı takip etmek zorunda olduğunu kaydetmişti.
Avukat Erkam Erdem, Mahir Polat’ın cezaevi koşulları bakımından önem arz eden iki rahatsızlığı bulunduğunu; bunların hipertansiyon ve kalp damarlarındaki tıkanıklıklar olduğunu belirtmişti.
Mahir Polat, daha önce de yüksek tansiyon nedeniyle cezaevinde rahatsızlanmıştı. Avukatının açıklamasına göre, önce revire, oradan da cezaevi içerisinde bulunan hastaneye sevk edilmişti. Polat, 29 Mart’ta tutuklu bulunduğu Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan ambulansla Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmıştı.
Yapılan kontrollerinin ardından hastanenin Kardiyoloji Bölümü Yoğun Bakım Ünitesi’nde müşahede altında tutulan Polat’a anjiyo işlemi yapılmıştı. Tedavisi sona eren Polat, 31 Mart’ta taburcu edilmesinin ardından ceza infaz kurumuna gönderilmişti.
Mahir Polat, 4 Nisan’da Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki hastanede cezaevinde kalmasının elverişli olup olmadığının tespiti için kurul karşısına çıkmıştı. Polat’ın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine karar verilmişti.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat bugün hastaneye sevk edildi. Polat, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki hastanede, sağlık durumunun ceza infaz kurumunda kalmasının elverişli olup olmadığının tespiti için kurul karşısına çıktı. Kurul, Polat’ın Adli tıp Kurumuna sevk edilmesini kararlaştırdı.
Bu gelişmenin ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Mahir Polat hakkında açıklama yaptı. Bakan Tunç, Polat’ın bütün kontrollerinin tedavisini gerçekleştiren hekimlerin raporları doğrultusunda eksiksiz şekilde yerine getirildiğini belirterek, aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Tunç, paylaşımına cezaevlerinde bulun bütün tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerine erişiminin yasal güvenceler çerçevesince titizlikle sağlandığına dikkat çekerek, herhangi bir ihmal yahut gecikmenin olmadığını belirtti.
KARDEŞİ, BAKAN TUNÇ’A SESLENDİ
Mahir Polat’ın kardeşi Turgay Polat sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıkamada Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a seslendi. Polat Bakan Tunç’u etiketleyerek yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Sayın adalet bakanı Yılmaz Tunç, ben size tek şey sormak istiyorum; Mahir Polat sizin kardeşiniz olsaydı bir hücrede gece yarısı tansiyonu 24 (ölüm riski) olsaydı ve bu risk sürekli tepenizde dursaydı. Hücreden infaz memurlarını çağırması revirde 1 saat bekleyip, üstüne 1 saat kapalı araçla hastaneye gönderilseydi. Allah korusun bu süre içinde geri dönülemez bir noktadan şans eseri dönseydi yine aynı cümleleri yazabilir miydiniz?
‘BU İNSANİ ADIMI NEDEN ESİRGİYORSUNUZ?’
Benim kardeşim hükümlü değil tutukludur, insani olarak başka adli kontrol süreçleri altında yargılanması mümkün iken bu insani adımı neden Mahir Polat’tan esirgiyorsunuz? #MahirPolatıSerbestBırakın”
Kaynak: Haber Merkezi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat bugün hastaneye sevk edildi. Polat, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki hastanede, sağlık durumunun ceza infaz kurumunda kalmasının elverişli olup olmadığının tespiti için kurul karşısına çıktı. Kurul, Polat’ın Adli tıp Kurumuna sevk edilmesini kararlaştırdı.
Polat’ın ilerleyen günlerde Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi beklenirken, avukatı Erkam Erdem Polat’ın tahliyesi için itiraz dilekçesi verdiklerini duyurdu. Erdem açıklamasında şunları kaydetti:
‘İTİRAZ DİLEKÇESİ VERDİK‘
“Mahir Polat’ın cezaevi koşullarında kötüleşen sağlık durumu nedeniyle tahliyesi için itiraz dilekçemizi verdik. Dilekçemizde de belirttiğimiz gibi, müvekkilimiz 29 Mart 2025 tarihinde 24-11’e çıkan tansiyonu nedeniyle Mehmet Akif Ersoy Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi’ne kaldırılmış ve Bt görüntüleme anjiyo işlemi yapılmış olmasına rağmen tahliye edilmemiştir.
‘ACİL TAHLİYESİNİ TALEP EDİYORUZ’
Hipertansiyon durumu, gece ve gündüz tansiyon farklılıkları ve daha önce geçirdiği anjiyolar sonucu stent takılmış olması, beyin kanaması riskini devam ettirmektedir. Mevcut sağlık raporları, tutukluluğunun sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle adli kontrol tedbirleri uygulanarak acilen tahliye edilmesini talep etmekteyiz. Sürecin hukukun temel ilkeleri doğrultusunda değerlendirilmesini bekliyor, kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.”
Kaynak: Haber Merkezi
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç sosyal medya hesabından Silivri’de tutuklu bulunan ve sağlık problemleri yaşayan; son olarak yapılan kontrollerde ATK’ya sevk edilmesine karar verilen İBB Genel Sekreteri Mahir Polat hakkında açıklama yaptı. Tunç, Polat’ın sağlık durumunun yakından takip edildiğini ve tüm işlemlerinin yapıldığını belirterek aksi yöndeki iddiaların gerçekleri yansıtmadığını ifade etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyon kapsamında tutuklanan İBB Genel Sekreteri Mahir Polat’ın sağlık durumu kamuoyunda endişelere yol açarken, bugün Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki hastanede cezaevinde kalmasının elverişli olup olmadığının tespiti için kurul karşısına çıktı.
Yapılan incelemelerin ardından Polat’ın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine karar verildi. Bu gelişmenin ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan Mahir Polat’ın sağlık durumuna ilişkin açıklama geldi.
BAKAN TUNÇ SEVK KARARINI DOĞRULADI
Tunç, yaptığı açıklamada Mahir Polat’ın sağlık durumu hekimler tarafından dikkatle takip edildiğini belirterek, sağlık durumunun tespiti için Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde yapılan tetkiklerin ardından Sağlık Kurulu tarafından alınan karar gereğince Adli Tıp Kurumu’na sevk kararı alındığını belirtti.
‘AKSİ YÖNDEKİ İDDİALAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR’
Bakan Tunç, Polat’ın bütün kontrollerinin tedavisini gerçekleştiren hekimlerin raporları doğrultusunda eksiksiz şekilde yerine getirildiğini belirterek, aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Tunç, paylaşımına cezaevlerinde bulun bütün tutuklu ve hükümlülerin sağlık hizmetlerine erişiminin yasal güvenceler çerçevesince titizlikle sağlandığına dikkat çekerek, herhangi bir ihmal yahut gecikmenin olmadığını belirtti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın sağlık durumuyla ilgili spekülatif bazı paylaşımlar ve iddialar gündeme getirilmektedir.
29 Mart 2025 tarihinde sağlık şikâyetleri üzerine önce kurum…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon kapsamında tutuklanan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ambulansla hastaneye sevk edildi. Tansiyonu düşürülemeyen Polat’a anjiyo yapılacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne başlatılan soruşturmalar kapsamında görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte gözaltına alınan ve tutuklanarak Silivri’deki Marmara Cezaevi’ne gönderilen İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın hastaneye kaldırıldığı ortaya çıktı.
ANJİYO YAPILACAK
Mahir Polat’ın avukatı Erkam Erdem, hastanede müdahale edilen Polat’ın tansiyonunun düşürülemediğini belirterek anjiyo yapılacağını açıkladı.
AVUKATLARINA HABER VERİLMEMİŞ
Sosyal medyada açıklama yapan Polat’ın avukatı Erkam Erdem, son duruma ilişkin kendisine bilgi geldiğini belirterek başka bir avukatın Mahir Polat’la görüşmek istediğinde cezaevinde olmadığını öğrendiklerini ifade etti.
Erdem, Polat’ın ambulansla hastaneye sevk edildiğini öğrendiklerini belirtirken, bunun kendi başvuruları üzerine mi yoksa acil bir durum nedeniyle mi sevk edildiğini henüz bilmediklerini belirtirken, “Umarız beklediğimiz sevktir. Acil bir durum nedeniyle sevk edilmemiştir” ifadelerini kullandı.
MHP’den Dikkat Çeken ‘Mahir Polat’ AçıklamasıSiyaset
Hastaneye Kaldırılmıştı, Mahir Polat’ın Avukatları Harekete GeçtiSiyaset
Kaynak: Haber Merkezi
Etiketler
Mahir Polat
Silivri
Son Güncelleme:
Yazıyı Paylaş:
Özgür Özel’den ‘Gençleri Serbest Bırakın’ Çağrısı
İmamoğlu’ndan Maltepe Paylaşımı, ‘Milyonlar İradesine Sahip Çıktı’
Ekranlara Veda Edeceği Tarih Netleşti!
Maraş Cevizi Diye Bakın Ne Yedirmişler! Büyük Skandal
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
İBB Başkanı İmamoğlu’ndan sonra İBB Başkanı’nın kimin olacağı yönündeki tartışmalarda yeni perde… Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş’ın İBB Başkanı olmaya hazır olduğunu söylemesi sonrası İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat isim vermeden “Siyasi kariyerizm zehirdir” demişti. Dedetaş’tan Polat’ın açıklamalarına ilk cevap geldi. Dedetaş, “Kariyerist bir insan olmadım. Siyaseti de kendi koltuğu için yapan insanlardan değilim. Tweeti de hiç üstüme almadım” dedi.
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığına göz kırpan açıklamaları siyaset arenasının gündeminde tartışmalara neden oldu. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, bu tartışmaları üstü kapalı sosyal medya hesabından yorumlamıştı.
Üsküdar Belediye Meclisi eylül ayı birinci oturumunda Polat’ın “Siyasi kariyerizm zehirdir” sözleri gündem oldu. AKP’li Meclis Üyesi Vefa Yunus Taylan, Polat’ın sözlerini hatırlatması üzerine Dedetaş, Polat’ın sözlerinin kendisine yönelik olduğunu düşünmediğini ifade etti.
‘SİYASETİ KENDİ KOLTUĞU İÇİN YAPAN İNSANLARDAN DEĞİLİM’
Dedetaş, şu ifadeleri kullandı:
“İşimiz gücümüz Üsküdar. Tamamen ayaküstü verilmiş açıklamayla ilgili bir konuydu bu. Zaten epey gündem oldu. Türk halkı olarak böyle konuları seviyoruz ama biz işimize bakmak zorundayız. Kariyerist bir insan olmadım. Zaten kariyerim ortada. Siyaseti de kendi koltuğu için yapan insanlardan değilim. 5 sene sonra da Allah izin verirse zaten tekrar göreceğiz hedefleri olanlarla olmayanları. Tweeti de hiç üstüme almadım. Genelde böyle şeyler söylüyorlar ama benimle ilgili olduğunu düşünmüyorum. Çünkü yakın çalışma arkadaşlarımızdan biri, bir derdi olsa benimle konuşur. Üsküdar bizden hizmet bekliyor. O yüzden canla başla, el birliğiyle çalışalım. 5 yıl sonra zaten göreceğiz. Başarılı olanlar seçilir, başarılı olamayanlar elenir. Kişisel olarak beklentim, seçildiğim yerde en iyi hizmeti verebilmek. Burada Meclis olarak da sizlerle birlikte Üsküdar için en iyi hizmeti üretebilmek arzumuz. Geri kalanını zaman gösterir zaten hepimizin adına…”
SİNEM DEDETAŞ NE DEMİŞTİ?
2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’nın gerçekleştirildiği Paris’te, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de yer aldığı etkinlikte bulunan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Habertürk yazarı Oray Eğin’e dikkat çeken açıklamalarda bulunmuş, “İstanbul’u yönetmeye hazır mısınız?” sorusuna “Evet” cevabını vermişti. Dedetaş, “Bir buçuk sene sonra İstanbul Belediye Başkanı olmaya hazır mısınız?” sorusuna da “Gayet hazırım” demişti.
MAHİR POLAT NE DEMİŞTİ?
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, sosyal medya hesabından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu sonrası kimin İBB Başkanı olacağına dair tartışmalara ilişkin şunları demişti:
“Siyasi kariyerizm zehirdir. Kariyerizm planına düşenler memleketin ve toplumun dertlerine sırtını döner, ülkenin içinde bulunduğu kaosu unutup kendi hesaplarına dönerler.
Sol siyasette kariyerizm olmaz, dert arkadaşı olunur, sıra neferi olunur, eksiği tamam etmek için halka turap olunur. Halk bu zor günlerde verdiği mücadeleyi birilerinin kariyer planı için yapmıyor.”
Tüm Gözler Ondaydı: İBB Başkan Adayı Olacak Mı? Sinem Dedetaş, Merak Edilen Soruyu CevapladıSiyaset
Kaynak: AA
Etiketler
Sinem Dedetaş
Ekrem İmamoğlu
Mahir Polat
İBB
CHP
Son Güncelleme:
Yazıyı Paylaş:
Psikolojik Şiddete Uğrayan Kadınların Sayısı Erkeklerin 3 Katı
Show TV’deki Sandık Kokusu’na Dengeleri Değiştirecek Oyuncu! Resmen Kadroda
Sandık Kokusu’nun Kadrosundan Şok Ayrılık! 2.Sezon Öncesi Diziden Ayrıldı
Liste Sil Baştan! İşte En Düşük Fiyatlı Araçlar
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
I. Mahmud tarafından 1732-33 yılları arasında inşa edilen ve şehrin su dağıtım noktası olarak hizmet veren tarihi Taksim Maksemi, İstanbul’un simge yapılarından biri olmanın yanı sıra, işlevi nedeniyle bulunduğu noktanın merkezileşmesinde etkili olan ve meydana adını veren bir kültür mirası.
Taksim’e yolu düşen herkesin mutlaka önünden geçtiği, kentsel hafızanın bu yaşayan mirasını, İBB Miras ekipleri iki yıl süren restorasyon çalışmasının ardından Cumhuriyet Müzesi olarak yeniden Beyoğlu’na kazandırdı.
Açıldığı 8 Haziran’dan bu yana ziyaretçilerini ağırlayan müzede İstanbulluları nelerin beklediğini, Taksim Maksemi’nin Beyoğlu için tarihsel ve güncel önemini, restorasyonun kapsamını ve İBB Miras’ın tamamlanmayı bekleyen yeni projelerini İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’la konuştuk.
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat
Maksem restorasyondan önce ne durumdaydı? Osmanlı dönemindeki işlevi dışında yapının Cumhuriyet döneminde nasıl kullanıldığına dair pek fazla bilgi yok. Yakın tarihte ne tür işlevleri oldu Taksim Maksemi’nin?
Taksim Maksemi, Osmanlı su mirasının en önemli yapılarından… Hem tarihi ve işlevi hem de bulunduğu konum itibarıyla kent hafızasında özel bir yerde duruyor. Osmanlı İstanbul’unda şehrin su ihtiyacı Halkalı Suları, Kırkçeşme Tesisleri, Üsküdar Suları, Hamidiye Suyu Tesisleri ve Taksim Suyu Tesisleri gibi isale hatları ile karşılanırdı. Maksem, Taksim Suyu Tesisleri ile şehre ulaştırılan suyun taksim edildiği yani dağıtıldığı yapıydı.
Maksem; aktif olduğu dönemlerde Tophane-Fındıklı, Beyoğlu-Galata ve Kasımpaşa bölgelerinin su ihtiyacının karşılanmasında önemli bir rol üstlenmekle kalmadı; temiz ve ulaşılabilir su sayesinde bulunduğu bölgenin merkezileşmesinde de etkili oldu.
Su sistemlerindeki gelişmeler, değişen şehir ve zaman derken yavaş yavaş işlevini yitirmeye başlayan Taksim Maksemi, geçmişten günümüze uzanırken dönem dönem farklı kurumların tasarrufunda, farklı işlevlere sahne oldu; bazen de atıl kaldı. Maksem’in hemen arkasında yer alan su deposu, 2008 yılından itibaren İBB Taksim Maksemi Cumhuriyet Sanat Galeri olarak hizmet vermeye başladı. Uzun yıllar sanat galerisi olarak çeşitli etkinliklere ev sahipliği yaptıktan sonra bir süre kapalı kaldı.
İBB Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi’nin ismine yakışır bir etkinlik yönetimiyle yeniden şehrin kültür sanat hayatına katılması ise 2021 yılında, yeni yönetimin vizyonuyla hayata geçirilen “Kültür İnsanı Atatürk” sergisiyle oldu. Ardından benzeri başka özel sergilere de ev sahipliği yaparak yakın döneme kadar bu işlevini sürdürdü.
‘TÜM KUŞAKLARDAN İZLEYİCİLER İÇİN DENEYİM ODAKLI, YAŞAYAN BİR MÜZE’
İBB Miras’ın restorasyon projesi ne zaman başladı? Kapsamı nedir?
İBB Miras ekiplerimiz 2022 yılında Maksem’de restorasyon çalışmalarına başladı. Önceliğimiz üç asırlık miras yapısını olası tüm yıkıcı tehditlere karşı koruma altına alarak güvenle geleceğe aktarabilmekti. Bununla birlikte tarihî yapının özgün dokusunu ve şehrin geleceği adına sunduğu potansiyeli ortaya çıkarıp paylaşılabilir kılmayı da amaçladık.
Evrensel koruma ilkeleri doğrultusunda hayata geçirdiğimiz restorasyon ve yeniden işlevlendirme çalışmalarıyla Cumhuriyet Müzesi’ne dönüşerek temsil ettiği değerlere, Cumhuriyet’e ve İstanbul’a yakışır bir çehre kazandı Maksem. Burayı tasarlarken durağan, seyirlik bir müzeden ibaret olmamasına özen gösterdik. Tüm kuşaklardan izleyiciler için deneyim odaklı, yaşayan, sürekli kendini yenileyen bir müze olmasını hedefledik; sonuç olarak erişilebilir ve davetkâr bir mekân üreterek İstanbulluların hizmetine sunduk.
‘TOPLUMU BİR BÜTÜN OLARAK ELE ALAN, BİRLEŞTİREN, EŞİTLEYEN BİR KAMUSAL MEKÂN’
Osmanlı İmparatorluğu döneminde, I. Mahmud’un emriyle inşa ettirilmiş, Beyoğlu için sembolik önemi de olan bu Osmanlı dönemi kültürel mirası özellikle müze olarak neden Cumhuriyet döneminin hafızasını taşıyacak bir tema etrafında şekillendirildi?
Daha önce de belirttiğim gibi Taksim Meydanı, Cumhuriyet’in ilk modern meydanlarından. Sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin en önemli kamusal alanlarından biri aynı zamanda. Meydana adını veren Taksim Maksemi, böylece Cumhuriyet tarihinde de iz bırakan yapılardan biri oldu.
8 Ağustos 1928 tarihinde açılışı gerçekleştirilen Cumhuriyet Anıtı ile Millî Mücadele ruhunu ebedileştiren Taksim Meydanı, şimdi de Cumhuriyet Müzesi ile bu kimliğini pekiştiriyor. Bu müzeyi, Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan ediyoruz. 100. yılın içindeyken şehre böyle bir müze kazandırmayı çok arzu etmiştik. Bunun Taksim Cumhuriyet Meydanı’nda olması bizce çok anlamlı.
Taksim Maksemi; Osmanlı’dan Cumhuriyete ve günümüze uzanan; tanıklık ettiği her dönemle etkileşim içinde olan ve farklı zamanlar arasında köprü kuran bir yapı. Böyle bir yapıda hayat bulan bu müze de tıpkı Cumhuriyetin kendisi gibi toplumu bir bütün olarak ele alan, kaynaştıran, birleştiren, eşitleyen bir kamusal mekân. Cumhuriyet sadece 1923’te kurulan bir rejimin adı değil, bugünün bizatihi kendisidir; bu toprakların ayakta kalma mücadelesidir. Cumhuriyetin ne olduğunu farklı kuşaklara anlatan bir müzesi var artık İstanbul’un.
CUMHURİYETİN KURULUŞUNA TANIKLIK ETMİŞ ÖZEL BELGELER, HATIRALAR, OBJELER…
Cumhuriyet Müzesi’nde ziyaretçileri neler bekliyor?
İBB Cumhuriyet Müzesi’nde; Cumhuriyet’in kuruluşundan toplumsal hayatın her alanında adım adım Cumhuriyetin inşasına uzanan bir sürece farklı temalar, belgeler ve objeler üzerinden tanıklık ediyoruz.
Değerli akademisyenlerimizin danışmanlığında oluşturulan müze içeriğinde Cumhuriyetin Atatürklü yılları konu ediliyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, Cumhuriyetin bayramları, hukuk devrimi, Cumhuriyetin kaldıracı: eğitim, nüfus ve sağlık politikası, ekonomi, ulaşım ve haberleşme, altyapı, imar ve kentleşme İBB Cumhuriyet Müzesi’nin sunduğu belli başlı temalardan bazıları. Ziyaretçilere bu genel başlıklar altından kapsamlı bilgiler ve görseller sunan müze, aynı zamanda Atatürk’ün kişisel eşyalarını içeren bir koleksiyona da ev sahipliği yapıyor.
Cengiz Kahraman, Osmantan Erkır, İBB Atatürk Kitaplığı, İBB Atatürk Müzesi ve British Pathe’nin katkılarıyla hazırlanan koleksiyonda; Cumhuriyetin doğuşuna ve kuruluşuna tanıklık etmiş özel belgeler, hatıralar yer alıyor. Cumhuriyetin değerlerini ve kazanımlarını yansıtan müze, özellikle çocuklar ve gençler için Cumhuriyet tarihini özümseyecekleri bir deneyim sunuyor.
Osmanlı’da Galata-Beyoğlu hattındaki suyun pay edildiği bir nokta olması nedeniyle Taksim Meydanı’na da adını veren bir yer Taksim Maksemi. Meydan’ın İstiklal Caddesi’ne bağlandığı kesişim noktası aynı zamanda. Dolayısıyla Beyoğlu için sembolik önemi de var. Sizce Cumhuriyet Müzesi’nin mekânsal olarak buradaki varlığının, Beyoğlu’nun özellikle yerel seçimlerden sonraki “değişim rüzgârı” gündemi ile birlikte düşününce ilçe için nasıl bir karşılığı olacak?
Aslına bakarsanız geride bıraktığımız beş yıl içinde tüm İstanbul’la birlikte Beyoğlu’nda da değişimi tetikleyecek önemli adımlar attık. 2019’dan 2024’e uzanan dönemde şehrin kültürel mirasını korumak, unutulmuş kültür varlıklarını yeni yaşam alanları olarak kentte kazandırmak ve kamusal kültür sanat hayatının sınırlarını genişletmek için örnek teşkil edecek çalışmalar gerçekleştirdik.
‘BEYOĞLU, ŞEHRİN ÇEKİM MERKEZİ KONUMUNU DAHA DA PEKİŞTİRECEK’
Geçmişten günümüze her zaman çok kültürlülüğün merkezi olan, kültür ve sanatın nabzını tutan, kuşaklar boyunca yolu buradan geçen herkesin hayatına dokunan Beyoğlu’nun da simge yapılarına, hafıza mekânlarına sahip çıkmayı sürdürüyoruz. Beyoğlu Sineması, Casa Botter, Metrohan, şimdi de Cumhuriyet Müzesi yeni işleviyle hem Beyoğlu’nun hem de İstanbul’un yaşam iklimine nefes aldırıyor. Muammer Karaca Tiyatrosu, Galata St. Pierre Han ve Karaköy Kuyumcu Han’nda aynı yaklaşımla çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Söz konusu yapıların kültür sanata odaklanan yeni işlevleriyle İstanbul’un yaşayan mekânları olarak yeniden kapılarını açmasıyla Beyoğlu şehrin çekim merkezi konumunu daha da pekiştirirken bölgenin yüzlerce yıllık çok katmanlı hafızası da yeni tanıklıklarla geleceğe aktarılmış olacak.
İstanbul beş yıl öncesine göre çok daha erişilebilir, kültür ve sanat altyapısı çok daha güçlü, daha umutlu, kaybettiği neşesini yeniden bulmaya başlayan bir şehir artık. Aynı şey Beyoğlu için de geçerli diyebilirim. İlçe belediyemizin benzer hassasiyet ve sorumlulukla çok değerli çalışmalara imza atacağına, ortak akılla özlediğimiz Beyoğlu’na kaybettiği değerleri yeniden kazandıracağımıza inanıyorum.
İBB Miras’ın önümüzdeki dönemde tamamlanması planlanan başka hangi projeleri var?
Göreve geldiğimizde şehrin çok değerli kültür varlıkları yok oluşa terk edilmiş, kamusal kültür sanat hayatı belli noktalara ve etkinlik biçimlerine sıkışıp, kalmıştı. Biz mirasa kültür ve sanatla hayat verdik; İBB Miras ile koruduklarımızı İBB Kültür ile yaşattık. Ve o sıkışıp kalmış sınırları her kesimden, her yaştan İstanbulluya ulaşacak, farklı kültür sanat etkinliklerine, farklı ifade biçimlerine alan açacak şekilde genişlettik.
Yerebatan Sarnıcı, Müze Gazhane (Hasanpaşa Gazhanesi), Haliç Sanat (Fener Evleri), Kütüphane Troleybüs (İETT Beyazıt Kuvvet Merkezi), Anadolu Hisarı, Gülhane Sanat (Gülhane Parkı Sarnıcı), Artİstanbul Feshane (Feshane-i Amire), İstanbul Sanat Müzesi (Haliç Tersanesi), İstanbul Tasarım Müzesi (Süleymaniye Sıra Dükkânlar), Casa Botter (Botter Apartmanı), Cendere Sanat (Cendere Pompa İstasyonu), Moda-Kadıköy-Beşiktaş İskeleleri, Yedikule Gazhanesi, Baruthane (Bakırköy Baruthanesi) Bulgur Palas ve Çubuklu Silolar, İstanbul’u koruma ve yaşatma misyonumuzun, İstanbullulara hizmet etme anlayışımızın karşılık bulduğu önemli örneklerden bazıları.
Yakın gelecekte bu listeye Rumeli Hisarı, Bukoleon Sarayı, Anemas Zindanları, Azatlı Baruthanesi, Dolmabahçe Gazhanesi, Haldun Taner ve Reşat Nuri Sahneleri gibi yine şehrin miras haritası içinde önemli yerleri olan kültür varlıklarımız da eklenecek. Botter Apartmanı, Metrohan, Artİstanbul Feshane, Yedikule Gazhanesi ve Kara Surları’ndaki ikinci etap çalışmalarımızda da adım adım ilerliyor.
İnanıyorum ki hepsiyle birlikte İstanbul’u daha iyi tanıyacak, daha çok yaşayacak ve kendimizi bu şehre çok daha ait hissedeceğiz.
Taksim Maksemi, ‘Cumhuriyet Müzesi’ oldu: ‘Biz niçin uzak tutulduk’ diye hayıflanacaksınız’
Restorasyon bitti: Taksim Maksemi bugün Cumhuriyet Müzesi olarak açılıyor
Meydana adını veren Taksim Maksemi, Cumhuriyet Müzesi oldu
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***