Etiket: Maden

  • CHP’li Durmaz: Türkiye’nin ilk antimuan madeninde 25 işçi hukuksuzca işten çıkarıldı

    CHP’li Durmaz: Türkiye’nin ilk antimuan madeninde 25 işçi hukuksuzca işten çıkarıldı



    Tokat’ın Turhal ilçesindeki Türkiye’nin ilk antimuan madeni olarak bilinen ve 15 Temmuz darbe girişiminden sonra TMSF’ye devredilen maden ocağında çalışan 25 işçi geçen hafta “küçülmeye gidildiği” gerekçesiyle işten çıkarıldı. CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, işten çıkarılan işçilerin durumunu Meclis gündemine taşıdı. Durmaz, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “İŞÇİLERİN SESİNE KULAK VERİN VE GERİ ALIN”

    “Turhal ilçemizde 90 yıllık antimuan madeninde geçtiğimiz hafta 25 kişi hukuksuzca işten çıkarıldı. Üç işçi ekmek ekmek ve yaşam mücadelesi için binanın çatısına çıktı, eylem yaptı. Biz de oradaydık. İşçiler hukuki yollara başvurdu ama işletme müdürü, işçilerin hukuki hak aramaktan vazgeçmezse diğer işçilerin tamamını da işten çıkarmakla tehdit etmektedir. Turhal Cumhuriyet Meydanı’nda eylemleri devam etmektedir. İşçilerin birçoğu da bu madende büyüklerini kaybetmiştir. İşçilerin sesine kulak verin ve geri alın.

    Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden sonra bu yanlışı Turhal kabul etmez. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında yapılan bu yanlıştan dönülmelidir. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılını ve Cumhuriyet Bayramı’nızı kutluyor, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İşten çıkarılan madenciler işletmenin çatısından eylem başlattı

    İşten çıkarılan madenciler işletmenin çatısından eylem başlattı



    Tokat’ın Turhal ilçesindeki Türkiye’nin ilk antimuan madeni olarak bilinen ve Koza Holding’e bağlı Özdemir Antimuan Madencilik tarafından işletilirken 15 Temmuz darbe girişiminden sonra TMSF’ye devredilen maden ocağında işçiler işten çıkarıldı.

    TMSF’ye devredildikten sonra işçi sayısı 180 işçiden 82’ye işçi sayısı düşürülürken, faaliyet gösteren 3 maden ocağının da kapatıldığı belirtildi.

    “Küçülmeye gidildiği” gerekçesi ile 82 işçiden 31’i işten çıkarıldı, ardından 5 işçi geri alındı. İşsiz kalan 26 işçiden 3’ü bugün maden ocağı işletmesinin çatısına çıkarak eylem başlattı. CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, eylem yapan işçilerle konuştu.

    “BELKİ BİZE BİR ŞEY OLUR DA BİZİM HATRIMIZA BU ŞİRKET ÇALIŞIR”

    İşçilerden Mehmet Yörür, yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “Benim sağlık problemim yok vekilim, çok şükür. Kulaklarım az işitiyor, psikiyatri tedavisi görüyorum. Sondajda yüksek ses vardı, biz gecelerimizi gündüzümüze kattık çalıştık. Zor zamanlar yaşadık burada. Külodumuza varana kadar ıslandık ki bu şirket çalışsın diye. Biz emek verdik, gocunmuyorum. Dedem hizmet etmiş, babam hizmet etmiş ben de buranın hizmetkarıyım. Müdür bize o zaman deseydi.

    Bu köyde üç tane mezarlık var. Aşağıda dedem yatıyor, bir tarafta dayım yatıyor. Bir tarafta oradaki arkadaşın amcası yatıyor. Bir tarafta bunun dedesi yatıyor. Niye? Kimi beyin tümörü olmuş, kimi akciğer kanseri olmuş. Çocukluk arkadaşımın babasının inilti sesini duyuyordum. Merhamet yok. Belki bize bir şey olur da bizim hatırımıza bu şirket çalışır. Şimdi 80 kişiyi idare edemiyormuş ya… Stok yaptı, çalışan ocakları kapattı. İşçiyi azalttı.

    Bir adam dolup taşmasa buraya çıkar mı? Ekmeğine ihanet olmasa buraya çıkar mı? Çalıştır burayı… Biz ekmeğimize sahip çıkıyoruz. Siz seçilmişsiniz, atanmış değilsiniz. Bu atanmışlar ne Allah biliyor, ne kitap biliyor.”

    CHP’Lİ DURMAZ ÇATIDA PROTESTO EDEN İŞÇİLERİ İKNA ETMEYE ÇALIŞTI

    Kadim Durmaz ise şunları söyledi.

    “İçine düştüğünüz durum, hepimizin yüreğini incitiyor. Onu söyleyeyeyim. Endişemiz var, o da şu; sizin üstünde bulunduğunuz yer çok eski. Ben senin ekmeğinin derdinde olduğunu biliyorum. Kuralı belli olmadan TMSF’nin elinde olan bir kurum ve insanların ekmeğinden etme şeklinin de tasvip etmiyorum. Sizin saçınızın teline zarar gelmesi bizi daha çok üzer.”

    “TMSF, MADEN İŞLETMETSİNİ ELDEN ÇIKARMAK İSTİYOR”

    Türkiye Maden İşçileri Sendikası Çeltek Şube Başkanı Cemil Güven, ANKA Haber Ajansı’na şu bilgiyi verdi:

    “Kurutuluş Savaşı zamanında bir süre üretim yapamayan bu maden ocağında 1934 maden ocağının batısı Almanlar tarafından işletilmekteydi. Daha sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğüyle bu sahaya sahip çıkıldı. 1960-1970’li yıllarda burada 800 kişi yeraltında çalıştı. Sonrasında Koza Holding’e devredilen maden ocağı, 2016’dan sonra kayyum atanıyor ve TMSF’ye devrediliyor. Burada yaşanan iş kazasında 1 kişi öldü. TMSF’ye devredildikten sonra işleyen mevcut 3 maden ocağı kapatıldı. 180 işçiden 82 işçiye düşürüldü. Bu işçilerden de ‘küçülmeye gidiyoruz’ bahanesi ile 31’inin çıkışı verildi. 5 kişi işe geri alındı, 26 kişi işsiz kaldı. Bu işsiz kalan işçilerden Mehmet Yörür, Gökhan Yörür ve Güven Kaya şu an çatıda protesto ediyor. Buradaki işten çıkarmadaki amaç şu, TMSF maden işletmesini elden çıkarmak istiyor.”

    Edinilen bilgiye göre, Tokat Valisi Numan Hatipoğlu olay yerine gitti. İşçilerin ise çatıdaki eylemleri devam ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Amasra Maden Katliamı davasında 4’üncü duruşma: ‘Müfettişlerin fark etmemesi imkansızdı’

    Amasra Maden Katliamı davasında 4’üncü duruşma: ‘Müfettişlerin fark etmemesi imkansızdı’



    TTK Amasra Müessesesine ait maden ocağında 14 Ekim 2022’de 43 işçinin hayatını kaybettiği, 9 işçinin yaralandığı patlamaya ilişkin 7’si tutuklu 23 sanığın yargılanması devam ediyor. Tanık ifadelerinin yer alacağı duruşma öncesi KESK Bartın Şubeler Platformu, yakınlarını kaybeden aileler, sendikalar ve siyasi partilerinin milletvekilleri açıklama yaparak yaşanan katliama tepki gösterdi.

    Yaşanan patlamada 4 tutuklu sanık ‘olası kastla öldürme’ suçundan bin 80 yıl, 4’ü tutuklu 19 sanık ise ‘taksirle öldürme’ suçundan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

    130 tanığın üç gün boyunca dinleneceği duruşmada ilk tanık barutçu Kaan Kerman’a söz verildi. Kerman, “Olay günü yıllık izindeydim. İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci mobbing uyguluyordu. Çalışma esasımız az işçi ile çok kömürdü. Acil durum eylem planı bize hiç gösterilmedi” dedi.

    Tanık Murat Aşgın ise, “Havalandırmayla ilgili sıkıntılarımız vardı. -320’de haddinden fazla gaz vardı. Olay günü -320 kotunda iki defa vantüp arızası gerçekleşti, 5 dakika içinde müdahale edildi. Taş tozu sadece anayollara serpiliyordu” diye konuştu.

    “BURASI PATLAYACAK”

    Tanık Yusuf Yalçın, havalandırma sorununa dikkat çeken sorgulamasında, “Normal bacalarda bir vantüp varken -320 kotta 3 tane vantüp vardı. Gaz yüksekti, gaz birikmesi olduğu için ters vantüp yapıldı. Arın olması gerekenden daha sıcaktı son zamanlarda, ben normalde 1 litre su içerken 2,5 litre su içmeye başlamıştım” dedi. Avukat sorgusunda Yalçın, “Müfettişlerin bunu görmemesi, fark etmemesi imkansızdı” dedi.

    Tanık Yalçın, avukat sorgulamasında, “Vefat eden Murat Ergin, patlamadan önceki günlerde sendikanın seçim sürecinde, sendikacılara ‘Burası patlayacak’ diye bağırdı ben buna şahit oldum” ifadelerini kullandı.

    “HAVA İSTASYONLARI 3 YIL ÖNCE KALDIRILDI”

    Tanık Ferhat Dönmez de 15 yıllık madenciliği süresince ilk defa ters vantüp sistemi gördüğünü söyleyerek sürekli üretim baskısı olduğunu belirtti, Dönmez ayrıca, “Rıdvan Acet’i ben buldum. Yetkililerin çizdiği kroki planı yanlış, Rıdvan Acet’in bulunduğu yeri yanlış göstermişler” dedi. Dönmez, “Tahlisiye ekibi olaydan üç saat sonra geldi” derken tahliye önlemlerinin patlamadan sonra alındığını söyledi: “Eskiden hava istasyonları vardı ayak diplerinde, bu iki üç yıldır yoktu. Tahlisiye nöbetçisi patlama öncesi yoktu, şimdi var. Tahlisiye ekibi patlama öncesi işletmenin oradaydı şimdi kuyu başına alındı” dedi.

    Evrensel’den Hilal Tok’un haberine göre, duruşmaya katılanlar arasında Emek Partisi(EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) İstanbul Milletvekili Özgür Saki, DİSK MYK Üyesi ve Gıda İş Genel Başkanı Seyit Aslan ve Pekintas isçisi Tezcan Aydın bulunuyor.

    “KADER DEĞİL KATLİAM”

    Yaşanan patlamada hayatını kaybeden madenci Serkan Nakas’ın babası Mustafa Nakas, açıklamada söz alarak adalet istedi. Dava avukatlarından Diren Cevahir Şen de katliamın göz göre göre geldiğini, sorumlulardan hesap sorulacağını belirtti. CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, sadece Müessese sorumlularının değil, TTK Genel Müdürlüğünün de sorumluluğuna dikkat çekerek soruşturmanın bu kapsamda gerçekleşmesi gerektiğini, yaşananların kader değil, katliam olduğuna ve ihmallerin önlenebilir olduğuna dikkat çekti. Bankoğlu, “Bu cinayetin sorumluları yargı önünde hesap verecek. Siyasi hesabi da sorulacak. Gerçek ve asıl sorumlularının yargı önünden kaçırılmasına bir son verilmesi lazım. Burada sadece Amasra Müessesesindekiler sorumlu değil. TTK Genel Müdürlüğüne bağlı burası. TTK Genel Müdürlüğü Bakanlığa bağlıdır. Bakanlık, hükümet bu ölümlerden sorumludur” diye konuştu.

    “ADALET HEP ZENGİNİN, GÜÇLÜNÜN YANINDA”

    Emek Partisi(EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ise, mahkeme heyetine seslenerek yeni iş cinayetlerinin, katliamların yaşanmaması için bu davada adaletin sağlanması gerektiğine vurgu yaptı. Bayhan, “Maden işkolu ağır işkoludur, maden işkolu ve tüm ağır işkollarında çalışma 6 saatle sınırlandırılmalıdır. Hafta sonu izinleri en az 2 gün olmak üzere uygulanmak durumundadır. Madenler başta olmak üzere fabrikalarda işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimleri işçilerin seçtiği bağımsız kurullar tarafından yapılmalıdır” dedi. Mahkeme heyetine seslenen Bayhan, “Bugüne kadarki işçi davalarını sonuçlandıran mahkeme heyetlerinin kararları bu iş cinayetlerine suç ortağı olarak sonuçlanmıştır. Bugün de Amasra davasına bakan heyet sadece bu katliamın sorumlularını cezalandırmakla yüz yüze değildir, vereceği kararla bundan sonraki yaşanacak yaşanması muhtemel katliamlara da suç ortağı olacaktır. Ya işçi katliamlarının önlenmesi için sorumluluk alacak ya da daha önceki mahkeme heyetlerinin yaptığı gibi kendisi de tarihe yeni işçi katliamlarının önünü açan heyet olarak geçecektir” ifadelerini kullandı.

    361 gündür direnen Pekintas isçisi Tezcan Aydın da ailelerle dayanışmak için davaya geldi. Aydın, “Bu adalet hep zenginin, güçlünün yanında. Bizim emekçiler olarak çok büyük gücümüz var. Zalimler zulmederken bizlerin kenetlenip güçlenmesi gerekiyor. Çok zor bir şey değil; burada bir sene geçmiş 43 vatandaşımız hayatını kaybetmiş hikayeden sebeplerle dava uzatılıyor. Bu ailelere bu acıların yasatılmaması gerekiyor. Bu acıların artık bitmesi gerekiyor, bu insanlar hak ettikleri cezayı alsın” dedi.

    “CİNAYETTEN SORUMLU OLAN HERKESİN YARGILANMASI GEREKİYOR”

    Duruşma öncesi konuşan DİSK MYK Üyesi ve Gıda İş Genel Başkanı Seyit Aslan, “Katliamın üzerinden 1 yıl geçti adalet arayışımız devam ediyor. Bilirkişi raporunda çok açık ortaya çıktı ki TTK Genel Müdürlüğü başta olmak üzere bu ülkeyi yöneten iktidar 43 işçi arkadaşımızın ölümünden sorumludur. Son 9 ay içerisinde 1400’ün üzerinde işçi arkadaşımızı yaşanan iş cinayetleri sonucu kaybettik. Son dönemde kamu iş yerlerinde daha fazla bu tür sorunlarla karşılaşmaya başladık. Bakanlıkta dahil olmak üzere bu iş cinayetinden sorumlu olan herkesin yargılanması gerekiyor” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • TTK’nin işçi alımı kurasında gerginlik: 1.5 yıl önce Türkiye vatandaşı olmuş

    TTK’nin işçi alımı kurasında gerginlik: 1.5 yıl önce Türkiye vatandaşı olmuş



    Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) 1500 işçi alımı için başvuran 26 bin 54 kişi arasında kura çekimi yapıldı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim öncesinde TTK’ye yeni işçi alımı olacağını duyurmuştu. TTK’nın Resmi Gazete’de yayınlanan ilanında işçilerin 1500’ü Zonguldak, 400’ü Bartın ve 100’ü için de Karabük’te ikamet etme şartı getirildi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak zorunlu tutulmadı. Daha sonra kuraya girmeye hak kazananların listesi yayınlandı. Zonguldak’ta kuraya girmeye hak kazanan 26 bin 54 kişi arasında, Afganistan vatandaşı Gholam Moradi ve Mısır vatandaşı olup sonradan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçin Abdelrahman Abdelattey Kafrelshık yer aldı. TTK’nin kura çekimi bugün Site Spor Salonu’nda yapıldı. 1.5 yıl önce Türkiye vatandaşlığına geçen Abdelrahman Abdelattey Kafrelshık işe girme hakkı kazandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da katıldığı kura çekiminde, Kafrelshık’ın isminin kurada çıkmasının ardından Zonguldaklılar durumu protesto etti. Salonda dakikalarca yuhalama sesi yükseldi.

    ‘ZONGULDAKLI DURURKEN, MISIRLI İŞE GİRDİ’

    CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, “Zaten kuradan başvuruyu yapan genç işsizlerin yüzde 5,75’i çıkacaktı. O 5,75’in önüne de Mısır doğumlu bir vatandaş çıktı. Bu konularda defalarca kez uyarı yaptık. Yabancı uyruklu kişilerin Türk vatandaşlarının, Zonguldaklıların önüne geçmemesi için tedbir alın dedik ama İŞKUR kuraya girebilecekler listesinin birinci sırasındaki Mısır doğumlu kişi kuradan çıktı. Ortada büyük bir haksızlığın oluşmasına neden olundu” dedi.

    İŞKUR yetkilisi ise kura çekimine 26 bin 54 kişinin katıldığını açıklayarak, “Ufak bir açıklamada bulunmak istiyorum. Başta söylediğim gibi 26 bin 55 katılımcı talebi vardı İŞKUR’a. Bir kişi İŞKUR tarafından usulüne uygun olmadığı için çıkarıldı. 26 bin 54 kişi olması gerekiyor. Fakat şurada göreceğiniz bir rakam var. Toplam katılımcı 26 bin 55. Çıkarılan katılımcının sırasını sıralamaları bozmamak adına boş kutucuk olarak bıraktık. O yüzden orada sanki hala isim varmış gibi programı dahil ettik. Çünkü bu sefer sıralamalar kayacaktı. Aklınız takılmasın diye açıklama gereği duydum” diye konuştu.

    ZONGULDAK’TA MADEN MÜHENDİSLİĞİ OKUMUŞ

    AKP Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu ise kuraya girmeye hak kazananların listesinin yayınlanmasının ardından gelen tepkiler üzerine geçen günlerde, şu yazılı açıklamayı yapmıştı:

    “T.C. kimlik numarası 990……730 olan Gholam Moradi’nin Takhar/Afganistan doğumlu olduğu anlaşılmış olup, Zonguldak İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler neticesinde kişinin Türk vatandaşı olmadığı; Abdelrahman Abdelattey Kafrelshık/MISIR doğumlu olup Zonguldak İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler neticesinde kişinin 13 Mayıs 2022 Türk vatandaşlığına geçtiği, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde Maden Mühendisliği okuduğu ve eylül ayında Zonguldak ikameti tescil edildiği bilgisi tarafımıza verilmiştir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Zonguldak’ta maden ocağında göçük

    Zonguldak’ta maden ocağında göçük



    Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Kandilli mevkiinde TTK’ya bağlı Armutçuk Müessesi’ne ait maden ocağında göçük meydana geldi. GİMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil, yaptığı açıklamada, olayı öğrenir öğrenmez olay yerine hareket ettiklerini ve göçük sonrası ellerine net bir sayı ve bilgi ulaşmadığını belirtti.

    Yeşil, bölgede çalışan maden işçilerinin başlarına taktıkları baretlerde yer alan çiplerin incelenerek kaç kişi olduğunun tespit edilmesi için çalışma yapıldığını söyledi.

    Öte yandan göçük ihbarı sonrası AFAD, UMKE, sağlık, polis ve TTK tahlisiye ekipleri de bölgeye sevk edildi.

    Bağımsız Maden-İş Sendikası, göçük altında 11 işçinin bulunduğunu açıkladı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çin’de maden kazası: 3 işçi öldü


    Yerel basında yer alan haberlere göre, 15 Haziran’da kömür madeninin tünel şaftında bir nakliye kazası meydana geldi. Kazada üç işçi ölürken, biri ağır çok sayıda işçi hafif yaralandı.

    Devlet tarafından işletilen China Coal Energy Co. Ltd’nin sahibi olduğu madenden, iyileştirme için üretimi durdurması istendi.

    Maden yıllık 1,2 milyon ton üretim kapasitesine sahip ve ağırlıklı olarak çelik üretimi için taş kömürü çıkarı.

    Madende acil kurtarma çalışması sona erdi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

    Haziran ayı Çin’de ulusal iş güvenliği ayı olarak kabul ediliyor. Hükümet, güvenlik ve ilgili departmanları, kömür ve diğer maden işletmelerini, özellikle yaz mevsiminde sel kazalarını önlemek için güvenlik bilincini güçlendirmeye çağırıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Zonguldak’ta madencilerden eylem: Taleplerimizi yerine getirin

    Zonguldak’ta madencilerden eylem: Taleplerimizi yerine getirin


    Türkiye Taşkömürü Kurumu ve MTA’da çalışan işçiler, 20’nci dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerini protesto etti.

    Gazete Duvar’dan Mustafa Özdemir‘in haberine göre, ‘Birleşe birleşe kazanacağız’, ‘Eşit işe eşit ücret’, ‘TÜİŞ şaşırma sabrımızı taşırma’ şeklinde slogan atan yaklaşık 300 işçi, toplamda yüzde 60 zam talep etti.

    ‘700 BİN KAMU İŞÇİSİNİN GÖRMEZDEN GELİNMESİ KABUL EDİLEMEZ’

    Eylemde konuşan GMİS Merkez Şube Başkanı Sefer Karakabak, Türk-İş ile hükümet arasında devam eden Toplu İş Sözleşmesi’nde Türk İş’in 700 bin kamu işçisi adına çerçeve protokolü için 15 bin lira taban ücret ve ilk 6 ay yüzde 45 zam, artı yüzde 15 refah payı talep ettiğini hatırlattı. Hükümetin taban ücretin 12 bin lira, zam oranının ise refah payı dahil yüzde 40 olmasını teklif ettiğini belirterek şunları söyledi: “Hükümetin sessizliği, 700 bin kamu işçisini huzursuz etmektedir. Bizler, 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve 28’nci Dönem Milletvekilliği Genel Seçimleri öncesi sürecin işçilerin taleplerinin karşılanarak sonuçlanması talebimizi buradan yüksek sesle bir kez daha haykırıyoruz. Hükümetin, 700 bin kamu işçisini görmezden gelmesi kabul edilemez. TTK ve MTA işçileri olarak sorunlarımızı Toplu İş Sözleşmeleri taslağında belirttik. Sendikamız, Genel Başkanımız Hakan Yeşil ve genel merkez yöneticilerimiz nezdinde sorunların çözümü için Ankara’da yoğun bir mesai içerisindedir. Sendikamızın yetkili olduğu TTK ve MTA’da çalışan işçilerimizin 3 maddede haklı talepleri bulunmaktadır. Birincisi; TTK’de yer üstünde çalışan işçilerimiz ile MTA’da çalışan işçilerimizin ücretlerinin iyileştirilmesi, ücret dengesizliğinin ortadan kaldırılması; ikincisi, yeraltındaki ücret grupları arasındaki ücret farkının yeniden düzenlenmesi; üçüncüsü ise yer üstü lüzumlu halde çalışan işçilerimizin haklı taleplerinin yerine getirilmesidir. Bu üç başlıkta toplanan, işçilerimizin haklı talepleri karşılanmayacak talepler değildir. Bu taleplerimizin bir an önce karşılanmasını bekliyoruz.”

    Karakabak, sorunların çözümü noktasında hükümetten somut bir adım beklendiğini de sözlerine ekledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Enkaz altına giren madenciler: ’60 saat uykusuz kaldık’

    Enkaz altına giren madenciler: ’60 saat uykusuz kaldık’


    Deprem faciasının yaşandığı bölgeye vardiyadan çıkıp giderek canlar kurtaran Amasyalı madenciler, yeniden yer altına döndü. Adıyaman ve Malatya’da binaların enkazına giren kara gün dostu kahraman madenciler bir kişiyi daha enkazdan sağ çıkarmak için 60 saat uykusuz kaldıklarını belirtti.

    10 yıldır kömür işletmeciliğinde çalışan Maden Mühendisi Kerim Kaya, “İlk gittiğimiz günlerde 60 saat uyumadığımız zamanlar oldu. ‘Bir canlı var. Ses alıyoruz’ diye ihbar geldi. O yüzden uyumadık. Onu çıkartmadan rahat edemedik” dedi. O anları asla unutmayacaklarını belirten madenci Tahir Can, “Canla başla çalıştık. Bir sese bir nefes olmaya gittik. Ailemizi burada bırakarak buruk bir şekilde gittik. Elimizden geleni fazlasıyla yaptık” diye konuştu.

    Türk milletinin acısını paylaşan madenci Hüseyin Tonkır, “Biz orada tek yürek, tek bilek, tek devlet, tek millet olarak canla başla mücadelemizi verdik. Onların yerinde biz de olabilirdik. Keşke ilk gün oraya olabilseydik. İkinci depremden sonra gittik. Gönül daha fazla can kurtarmayı isterdi” şeklinde konuştu.
    Afet bölgesinde 110 personelinin görev yaptığına değinen özel maden işletmesi müdürü Muhittin Uzuner ise “Arkadaşlarımızın gayretleriyle 10 vatandaşımızı sağ, 227 vatandaşımızı da vefat etmiş olarak çıkardık. Memleketlerine dönen arkadaşlarımız bir hafta dinlendikten sonra işlerinin başına geçtiler” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Madenciler, hayat kurtarmaya devam ediyor

    Madenciler, hayat kurtarmaya devam ediyor


    Ege Maden İhracatçıları Birliğinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin dört bir tarafında faaliyet gösteren kamu-özel sektör madencilik firmalarının arama-kurtarma ekipleri kendi olanaklarıyla deprem bölgesine yardıma gitti.

    Madenciler, deprem bölgesinde, termal kameraları ve teçhizatları yardımı ve “domuz damı” adını verdikleri yöntemle 10 ilde yüzlerce vatandaşı enkaz altından çıkarmayı başardı.

    Açıklamada görüşlerine yer verilen Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu, ilk günden beri tek gündemlerinin deprem olduğunu ve faaliyetteki ocakları kapattıklarını belirterek, “İş makinelerimizle sahadayız. Bazı madencilerimiz yeni aldıkları iş makinelerinin ilk kez marşına depremde arama-kurtarma çalışmalarında bastı. Madencilerimiz geçmişte orman yangınlarında bütün doğal afetlerde hepsinde öncü oldu, yine her koşulda halkımızın yanındalar. Madencilerimiz göçüğü en iyi bilendir, en hızlı çözüm üretendir. Deprem bölgesine ulaştıkları andan itibaren canla başla özverili bir şekilde çalışarak birçok insanın kurtulmasına vesile oldular, birçok kez ölümü göze alarak yıkılacak denilen binaya girip aileleri, birçok canı güneşe çıkardılar. Bizler de Türkiye’nin dört bir yanından gelen 10 bin madencimizin ellerinden öpüyoruz. Kozlu, Soma, Armutçuk, Amasra, İzmir, Zonguldak başta olmak üzere ülkemizin dört bir yanından gelen madencilerimiz, Türkiye size minnettar” ifadelerini kullandı.

    Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Ali Emiroğlu da Türkiye’nin son yüzyılın en büyük felaketini yaşadığını vurguladı.

    Üye şirketlerin bünyelerindeki profesyonel arama-kurtarma ekiplerini bölgeye ulaştırdıklarını aktaran Emiroğlu, şunları kaydetti:

    “Maden arama-kurtarma ekiplerimizin liderleri bu tür afetleri haber alır almaz talimat gelmesini beklemeden ekiplerini hazır hale getirir. Depremin hemen ardından derneğimizin İş Sağlığı Güvenliği (İSG) Komitesi, üye şirketlerimiz ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve AFAD arasında koordinasyon sağladı. Biz de TMD olarak arama-kurtarma ekiplerimizin liderlerinin de içinde yer aldığı İSG Komitemizle birlikte hiç vakit kaybetmeden bir ‘Kriz Masası’ oluşturduk. Deprem bölgelerinde kamu ve özel sektörden toplam 10 binden fazla madenci görev aldı. Gözlerini kırpmadan kendi hayatlarını riske atarak, insanüstü bir çabayla sayısız canımızı enkaz altından kurtaran madencilerimize ne kadar teşekkür etsek azdır. Ekipler yanında; makine, yiyecek, giysi, çadır, acil ihtiyaç malzemeleri gibi birçok malzemeyi de deprem bölgesine ulaştırdık. Bazı ekipler dün itibarıyla dönüş yaptı. Bazı ekipler ise hala sahada çalışmalara devam ediyor.”

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Arama kurtarma için gelen madenciler, kaldıkları okulda öğrencilere not bıraktı: Kaldığımız okulu temiz bırakmaya çalıştık, derslerinize iyi çalışın

    Arama kurtarma için gelen madenciler, kaldıkları okulda öğrencilere not bıraktı: Kaldığımız okulu temiz bırakmaya çalıştık, derslerinize iyi çalışın


    Merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki deprem, 6 Şubat sabahı 10 ilde yaklaşık 13,5 milyon kişinin yaşadığı bölgeyi yıkıma uğrattı. Açıklanan son resmi verilere göre, 31 bin 643 kişi yaşamını yitirdi.

    Kahramanmaraş’ın yanı sıra deprem Gaziantep, Malatya, Batman, Bingöl, Elazığ, Kilis, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Van, Muş, Bitlis, Hakkari, Adana, Osmaniye ve Hatay’ı etkiledi.

    Türkiye’nin dört bir yanından afet bölgelerine giden ekipler, depremin üzerinden geçen 175 saate rağmen, arama-kurtarma çalışmalarına hız kesmeden devam etmeye çalışıyor. Ancak bir grup var ki deprem bölgesine ulaştıklarından beri büyük fark yarattı: Madenciler.

    Kömür üretimi süresince yaşanan büyük maden kazalarındaki acı deneyimleriyle göçük açma, ahşap tahkimat yapımı ve dar kesitte çalışma üstünlüğü gibi becerilere sahip madenciler, yerin metrelerce altında edindikleri tecrübeyle kurtarma çalışmalarında dikkat çekti.

    Sosyal medyada, Türkiye Taşkömürü Kurumu Zonguldak Üzülmez Müessesesi’nde çalışan maden işçilerinin Hatay’ın Hassa ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy İlkokulu’nda ilkokul öğrencilerine bıraktıkları mesaj paylaşıldı.

    ‘DERSLERİNİZE İYİ ÇALIŞIN, ARANIZDAN İYİ MÜHENDİSLER ÇIKSIN’

    Türkiye Taşkömürü Kurumu Zonguldak Üzülmez Müessesesi’nde çalışan maden işçilerinden bir grup, konaklamak için bulundukları Hatay’ın Hassa ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy İlkokulu’nda ilkokul öğrencilerine bıraktıkları mesaj şöyle:

    “Bizler, Zonguldak madencileri sizler için buradaydık. Acınız acımızdır. Hayat paylaştıkça güzelleşiyor. Bizler sizin sınıflarınızı, siz yokken sizin yokluğunuzu aratmadık. Şunu çok iyi bilmenizi istiyoruz, haberinizi alır almaz hiçbir dakika düşünmeden ailemizi geride bırakarak enkaz bölgesine ulaştık. Kiminizin annesini, babasını, dedesini, ninesini enkaz altından aldık. Keşke elimizden daha fazlası gelebilseydi. Hepinizi çok seviyoruz. Sizlerden bir isteğimiz var, derslerinize iyi çalışıp aranızdan çok iyi mühendisler çıksın ki güzel sağlam binalar inşa edin. Edin ki başka anneler babalar çocuklar ağlamasın yetim öksüz kalmasın. Sizlere güveniyoruz. Öğretmeninize güvenin ve ona sıkıca sarılın.

    Not: Sevgili öğretmenim, bizler sınıfları okulu kullandık. İmkanlarımız dahilinde temiz bırakmaya çalıştık. Ne yazık ki su ve elektrik olmadığından biraz kirli bırakmış olabiliriz. Hakkınızı helal edin”.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***