Etiket: Maden

  • Özel iddialara yanıt verdi: “CHP adaylarını tanıtmıştır, bundan sonraki değişim devir teslim değişimidir”

    Özel iddialara yanıt verdi: “CHP adaylarını tanıtmıştır, bundan sonraki değişim devir teslim değişimidir”



    CHP lideri Özgür Özel İzmir’deki programın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Özel, Erzincan’daki maden faciasına ilişkin olarak “Hızlı ve etkin bir arama çalışmasına tanıklık etmediklerini rapor etmişler. Bunu yakından izliyoruz. Bu konuda kamuoyunun daha hızlı daha şeffaf ve daha sık bilgilendirilmeye ihtiyacı olduğunu ifade etmek durumundayım” dedi.

    İlkel ve terk edilmesi gereken bir yöntemle altın madeni işletildiğini söyleyen Özel, “Açık maden arama konusunda Avrupa Birliği’nin koyduğu yasaklar, sınırlar ortadayken bu yapılan iş buradaki hayatı hiçe saymaktır. 9 can için çok endişeliyiz ama oradaki siyanürün yeraltı sularına karışması, nehire ulaşması ya da yağan yağmurla toprak tarafından emilmesi büyük bir çevre felaketini ve büyük bir sağlık riskini ortaya çıkarıyor. TTB’nin heyetlerine mutlaka izin verilmelidir” diye konuştu.

    Özel, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı, İBB Başkan adayı Murat Kurum’un imzasıyla maden sahasının 3 kat büyütüldüğünü hatırlatarak “Her şey ortada. Ayrıca 2021 yılında da sızıntıyı takip ettik. 3 ay kapattılar. Daha sonra bu şirketin 16 milyon vergi cezası affedildi. Bunun dışında çok fazla şüphe olan ilişkiler hakkında çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

    İliç’teki madenin derhal kapatılmasını öneren Özel, “Yıllardır çevre mücadelesi verenlere terörist muamelesi yapanlar bu facianın sorumlusudur. İzmir’deki çevre mücadelesinin ilk günden beri arkasındayız. Ancak yüzde 51,5 rant kazandı. Biz ana muhalefet sorumluluğuyla mücadele edeceğiz. Sandığa gidip oy kullanırken bu felaketleri düşünüp oy kullanmaları gerekir” diye anlattı.

    TUNÇ SOYER AÇIKLAMASI

    Tunç Soyer aday gösterilmemesine ilişkin konuşan Özel, “Biz, Tunç Başkanımızı seviyoruz. İzmir’de tüm engellemelere rağmen CHP belediyeciliği çok çok önemli işler yapmıştır. Ancak İzmir seçmeninin haklı olarak beklentileri yüksek notu da kıttır. Biz bunu sayın başkanla da konuştuk. Biz İzmir genelinde yenilenme, bir gençleşme ve biz dinamizm ve tabii ki yaptığımız tüm anketlerden kadın elinin değmesini isteniyordu. O yüzdendir ki 9 kadın listede. O yüzde 12 tane 40 yaş altı genç listede. Biz burada İzmir’in ve Türkiye’nin geleceğini yönetecek isimlere görev verdik” dedi.

    Özel, mevcut belediye başkanlarıyla görüşülmedi iddiasına ilişkin olaraksa “Randevu isteyen herkesle” görüşüldüğünü söyledi.

    Özel şöyle devam etti:

    “Bugün 3-4 istifa eden kişi konuşuluyor. Esas, aday adaylarımız konuşulmuyor. Particilik aday olmayınca küsmek, kaçmak, bir başka yere gitmek değildir. Particilik görevde olmadığın noktada parti için çalışmak, kent için çalışmaktadır.”

    ÇİĞLİ VE KARABURUN ADAYLARI

    Karaburun ve Çiğli’de adayların değişmesine ilişkin olarak Özel “Yaptığımız anketler sonucunda kamuoyunun sesini dinledik. Partilerde değişim olur. Bundan sonra CHP adaylarını tanıtmıştır. Bundan sonraki değişi devir teslim değişimidir” diye kaydetti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından korkutan itiraf

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından korkutan itiraf



    Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni sahasında, geniş bir bölgede toprak kayması meydana geldi. 9 işçi, milyonlarca metreküp toprak altında kaldı.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, heyelan alanında 400 bin kamyonluk toprak kütlesi olduğunu söyledi.

    Bayraktar “10 milyon metreküplük bir toprak kitlesi var. Bunu elimizde imkan olsa ve kaldırmaya kalksak en az 400 bin kamyona ihtiyacımız var” dedi.

    GÖZALTI SAYISI 8’E YÜKSELDİ

    Erzincan İliç’teki maden ocağında yaşanan toprak kaymasına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sürüyor.

    Bu kapsamda, olaya ilişkin 1 şüpheli daha yakalandı. Altın madeni ocağını işleten şirkette yönetici ile idareci pozisyonunda çalışan ve gözaltına alınan şüpheli sayısı 8’e yükseldi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Resmi Gazete’de yayımlandı: İliç’teki maden faciası için araştırma komisyonu kurulacak

    Resmi Gazete’de yayımlandı: İliç’teki maden faciası için araştırma komisyonu kurulacak



    Erzincan’ın İliç ilçesinde maden ocağında yaşanan toprak kaymasıyla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına ilişkin TBMM kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Buna göre, Erzincan’ın İliç ilçesindeki bir altın madeninde meydana gelen kazanın tüm yönleriyle araştırılması ve benzer kazaların önlenmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci, İçtüzük’ün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca bir meclis araştırması açılmasına karar verildi.

    Karara göre, 22 üyeden oluşacak komisyonun çalışma süreleri başkan, başkanvekili, sözcü ve katip seçimi tarihinden başlamak üzere 3 ay olarak belirlendi.

    Komisyon üyeleri, gerektiğinde Ankara dışında da çalışabilecek.​​​​​​​

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’li Torun İliç’ten sonra Fatsa’yı işaret etti: Hemen kapatılması lazım

    CHP’li Torun İliç’ten sonra Fatsa’yı işaret etti: Hemen kapatılması lazım



    CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, İliç’teki altın madeninde yaşanan kazanın Fatsa’daki altın madeninde de yaşanabileceğine dikkat çekerek; “Burada da siyanürlü havuz var ve şu anda büyümesi için de ÇED raporu alınmaya çalışılıyor. Buranın nasıl bir tehdit oluşturduğunu söyledik ama kulak tıkadılar. Oradaki havuz patladığı anda Elekçi Deresi’ne karışır ve bütün Fatsa’yı değil, belki Karadeniz’i bile tehdit eder hale gelebilir. Bir an önce buranın kapatılması ve bu tehdidin ortadan kaldırılması için yetkilileri bugünden uyarıyoruz. İliç’te yaşanmış bir felaketi burada yaşamak istemiyoruz” dedi.

    CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde siyanürlü liç kayması sonucu meydana gelen kazanın benzerinin Fatsa’daki altın madeninde de yaşanabileceğini belirtti. Maden sahası önünde açıklama yapan Torun, mevcut alanın genişletilmesi için ÇED raporu alınmaya çalışıldığına tepki göstererek şunları söyledi:

    “İliç’te gerçekten bir çevre katliamı, bir facia yaşandı. 9 canımızla ilgili şu anda herhangi bir haber alınamıyor. Ama saatler ilerledikçe umutlarımız da tükeniyor. Bu konuyla ilgili geçmişte Meclis’te değerlendirmeler, bu konuyla ilgili raporlar ortaya konuldu arkadaşlar. İliç faciası dün oldu ama gelişiyle ilgili her türlü eleştiri, rapor, o bölge ilgili ortaya çıkmış tehditler ifade edildi. Ama bu iktidar, gözünün rant bürümüş bu iktidar, bütün raporlara kulaklarını tıkadı, orayla ilgili bütün ortaya koyulan endişeleri duymazdan geldi. Bakın 2021 yılında milletvekillerimiz Meclis’te bunu konuştu. Birçok milletvekilimiz o bölgeyle ilgili raporlar sundu. Çevre ve Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız o günlerde heyetle gitti, bölgede oluşabilecek bir olumsuzluğu dile getirdi. Ama bu kartellerle, ülke dışındaki bu doğayı katleden bu firmalarla ortaklaşanlar bundan sorumludur.

    “BURANIN NASIL BİR TEHDİT OLUŞTURDUĞUNU SÖYLEDİK AMA KULAK TIKADILAR”

    Şimdi taziye dileyerek veyahut da ölenlerimize rahmet dileyerek bu işin altından kalkamazlar. Şimdi bir başka tehditle karşı karşıyayız. Hemen arkamda, daha ileriye gidemediğimiz için buradan çekim yapılıyor şu anda. Burası için de yarın aynı tehdit söz konusu olabilir çünkü burada da siyanürlü havuz var, burada da siyanürle altın madeni işletiliyor ve şu anda da büyümesi için de ÇED raporu alınmaya çalışılıyor. Daha da fazla alanın kullanılması için ÇED raporu alınmaya çalışılıyor. Burada geçmiş dönemlerde de eylem yaptık bütün arkadaşlarımızla. Buranın nasıl bir tehdit oluşturduğunu söyledik ama kulak tıkadılar.

    Oradaki havuz patladığı anda Elekçi Deresi’ne karışır ve bütün Fatsa’yı değil, belki Karadeniz’i bile tehdit eder hale gelebilir. Yetkilileri uyarıyoruz. Burayla ilgili tedbir almaya davet ediyoruz. Yarın felaket olduktan sonra ahlamanın, vahlamanın alemi yok. Taziye dilemenin, geçmiş olsun demenin bir alemi yok. Şimdiden tedbirlerinizi alın. Gerçekten işletme amacı da uygun yapılıyor mu? Burada ciddi bir tehdit var. Bu anlamda bir an önce buranın kapatılması ve bu tehdidin ortadan kaldırılması için yetkilileri bugünden uyarıyoruz. İliç’te yaşanmış bir felaketi burada yaşamak istemiyoruz.

    “KURUM, O GÜN BAKANLIK KOLTUĞUNDA OTURURKEN BURALARIN BÜYÜMESİ İÇİN, ÇED RAPORUNUN OLUŞMASI İÇİN ONAY VERMİŞ MİDİR?”

    Burası ruhsatlandırılırken kim buraya rapor vermiştir? Hangi yerel ve merkezi idare buna göz yummuştur veya ortak olmuştur? Bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Murat Kurum, o gün bakanlık koltuğunda otururken buraların büyümesi için, ÇED raporunun oluşması için onay vermiş midir? Buralarla ilgili kararların altında imzası var mıdır? Bunu da göstersinler. Sorumluları da bulsunlar.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bu kez troller değil, facia neden oldu: Murat Kurum sosyal medyada zirvede!

    Bu kez troller değil, facia neden oldu: Murat Kurum sosyal medyada zirvede!



    Erzincan İliç’te ‘heyelan’ sonucu dokuz işçinin toprak altında kaldığı maden ocağıyla ilgili 2022’de dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un soru önergesi bombardımanına tutulduğu ortaya çıktı.

    AKP’nin 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Murat Kurum’un onayıyla maden alanının 3 kata çıkarılmasına sosyal medyada tepki gösterildi.

    Kısa sürede Trend Topic listesinde zirveye çıkan Murat Kurum, sık sık iktidar yakın sosyal medya trolleri tarafından olumlu ifadelerle Twitter’da (X) gündeme yerleştiriliyordu. Kurum, bu kez eleştirlerle zirvedeki yerini korudu.

    Kurum’a ilişkin yazılan bazı eleştiriler şöyle:

    Bu kez troller değil, facia neden oldu: Murat Kurum sosyal medyada zirvede! - Resim : 1

    Bu kez troller değil, facia neden oldu: Murat Kurum sosyal medyada zirvede! - Resim : 2

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Facianın yaşandığı maden şirketi Anagold’un sitesinden: “İş yerlerimizde ölüm, yaralanma ve meslek hastalıkları meydana gelmez”

    Facianın yaşandığı maden şirketi Anagold’un sitesinden: “İş yerlerimizde ölüm, yaralanma ve meslek hastalıkları meydana gelmez”



    Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde toprak kayması meydana geldi.

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, toprak altında 667 işçiden 9 işçiye ulaşılamadığını ve 400 kişi ile bölgede arama-kurtarma çalışması yürütüldüğünü söyledi.

    ANAGOLD: İŞ YAPTIĞIMIZ İNSANLARI, TOPLUMLARI VE ÇEVREYİ KORUYORUZ

    Erzincan’da toprak kaymasının olduğu yerde madencilik yapan şirket Anagold’un sayfasında, “İş yaptığımız insanları, toplumları ve çevreyi koruyoruz ve önemsiyoruz” yazması tepki çekti.

    Facianın yaşandığı maden şirketi Anagold'un sitesinden: “İş yerlerimizde ölüm, yaralanma ve meslek hastalıkları meydana gelmez” - Resim : 3
    · Şirketin kendi sayfasında, “Sağlık, Güvenlik ve Risk” başlığı altında, “İş yerlerimizde ölüm, yaralanma ve meslek hastalıkları meydana gelmez.

    · İş yaptığımız insanları, toplumları ve çevreyi koruyoruz ve önemsiyoruz.

    · Riski, işletmenin her düzeyinde etkin bir şekilde yönetiyoruz. İş yerlerimizde ölüm, yaralanma ve meslek hastalıkları meydana gelmez. Güçlü çevre yönetimini işimizin her alanında benimseriz.

    · Risk yönetimi süreçlerimiz, gerçekleştirdiğimiz her faaliyette riski ölçmemizi, raporlamamızı ve hafifletmemizi sağlar” ifadelerine yer verildi.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Göz göre gelen facia: Madenle ilgili iki yıl önceki suç duyurusunu bilirkişi raporlarına rağmen savcılık kapattı!

    Göz göre gelen facia: Madenle ilgili iki yıl önceki suç duyurusunu bilirkişi raporlarına rağmen savcılık kapattı!



    GERÇEK GÜNDEM – Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold isimli şirketin işlettiği altın madeninde siyanürlü toprağın kayması sonucu, resmi açıklamaya göre göçük altında kalan 9 işçiye halen ulaşılamadı.

    İKİ YIL ÖNCE SUÇ DUYURUSU YAPILDI SAVCILIK DOSYAYI KAPATTI

    Felaketin meydana geldiği Anagold Altın Madeni, hakkında Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Çevre Mühendisleri Odası, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) de aralarında bulunduğu meslek örgütleri ve siyasi partilerin bulunduğu suç duyurusu hakkında İliç Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31 Ekim 2022 tarihinde kovuşturmaya yer yok kararı verdiği ortaya çıktı.

    İŞ GÜVENLİĞİNDE KURUM KUSURLU BULUNDU

    Kovuşturmaya yer yok kararı verilen soruşturmada, iş sağlığı ve güvenliği açısından yapılan bilirkişi değerlendirmesinde cevher işleme lotuna ait siyanür çözeltisi taşıyan boru hattının bulunduğu İliç sahasında meydana gelebilecek olası riskler karşısında doğabilecek tüm tehlikeleri önlemek adına gerekli tedbirlerin alınmadığı, İliç yığını sahasında oluşacak olumsuzluklar vs. gibi tüm tehlikeli durumları göz ardı ettikleri ve yeterinde önlem almadıkları tespit edildiği ve kurum kusurlu bulunmuştu.

    Göz göre gelen facia: Madenle ilgili iki yıl önceki suç duyurusunu bilirkişi raporlarına rağmen savcılık kapattı! - Resim : 2Savcılığın talep ettiği ve kararında yer verdiği raporda, zirai açıdan herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığı belirtilirken, ‘ileride’ öngörülemeyen kazaların olması nedeniyle canlılar açısından risk barındırdığı tespit edildiği bilgisine de yer verildi.

    Göz göre gelen facia: Madenle ilgili iki yıl önceki suç duyurusunu bilirkişi raporlarına rağmen savcılık kapattı! - Resim : 3

    Savcılık tüm bu değerlendirmeleri de içeren bilirkişi raporuna rağmen, TCK’nin 75/1-c ve CMK’nın 172/1 maddesi uyarınca şüpheliler hakkında üzerlerine atılı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti.

    Göz göre gelen facia: Madenle ilgili iki yıl önceki suç duyurusunu bilirkişi raporlarına rağmen savcılık kapattı! - Resim : 4

    VERGİ CEZASI SİLİNMİŞ

    İlgili maden şirketine 2022 yılında 6 milyon 441 bin lira para cezası kesilmişti.

    Usulsüzlüklere rağmen ruhsatı iptal edilmesen Anagold isimli şirketin 7,2 milyon dolarlık vergi cezasının da silindiği ortaya çıkmıştı.

    YERLİ ORTAK: ÇALIK HOLDİNG

    Uyarılara rağmen kapatılmayan ve kapasitesi artırılan altın madeninde Anagold’un yerli ortağının ise Çalık Holding olduğu biliniyor.

    Anagold Madecilik’in yüzde 80’i Kanadalı SSR Mining, yüzde 20’si ise Çalık Grubu’na ait…

    BAKANLIK FELAKETTEN SONRA AKILLANDI

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Anagold isimli altın madeninde yaşanan felaketin ardından madenin faaliyetini durdurduklarını açıkladı.

    Bakanlığın açıklamasında, “Erzincan İliç’te boru hatlarındaki arıza nedeniyle çevre kirliliğine neden olan altın madeninin faaliyetini DURDURUYORUZ!” denildi.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Mühendis Küçük madende göçük yaşanacağını söylemişti: “Maden sahasının aşağısındaki çukur dolarsa bütün yer altı suyunun tamamı siyanürlerle kirlenecek”

    Mühendis Küçük madende göçük yaşanacağını söylemişti: “Maden sahasının aşağısındaki çukur dolarsa bütün yer altı suyunun tamamı siyanürlerle kirlenecek”



    Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik’e ait altın madeninde büyük bir toprak kayması meydana geldi. Siyanür ve sülfürik asit dağları çöktü. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, toprak altında 9 işçinin kaldığını ve 400 kişi ile bölgede arama-kurtarma çalışması yürütüldüğünü söyledi.

    AFAD, bölgeye Erzincan, Erzurum, Sivas, Rize, Malatya, Giresun, Diyarbakır, Tokat ve Tunceli’den AFAD personelinin sevk edildiğini açıkladı.

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, olayla ilgili İliç Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturmanın başlatıldığını ve dört Cumhuriyet Savcısının görevlendirildiğini duyurdu.

    METALÜRJİ YÜKSEK MÜHENDİSİ CEMALETTİN KÜÇÜK: “BURANIN ÇÖKECEĞİNİ ÖNCEDEN BİLİYORDUK”

    Gerçek Gündem’e konuşan Metalürji Yüksek Mühendisi Cemalettin Küçük, Erzincan’da altın madeninde meydana gelen toprak kaymasıyla ilgili, “Buranın çökeceğini önceden biliyorduk, defalarca söyledik. Dünyada yaşanmış örnekleri var. 30 yıldan fazladır ben bunlarla ilgileniyorum. Bunlar daha önce de yaşandı. İki yıl önce de aynı bölgede akmalar söz konusu olmuştu. Bu sefer ise büyük akma oldu. Bu kaçınılmazdı. Oradaki yığının boyutları ortalama en kalını 10-12 milimetreye kadar olan bir yer. Bu beklenen bir şeydi” diye konuştu.

    “SADECE SİYANÜR DEĞİL, AĞIR METALLER DE SUYU KİRLETECEK”

    Bölgede siyanür sızıntısının sürekli meydana geldiğini ifade eden Küçük, “Toprağın kaydığı bölgeye bağlı olarak maden sahasının aşağıdaki çukur dolarsa bütün yer altı suyunun tamamı ağır metaller ve siyanürlerle kirlenecek. Tek başına siyanürle değil, ağır metaller de suyu kirletecek” dedi.

    Mühendis Küçük madende göçük yaşanacağını söylemişti:

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Taş ocağında ölen işçiyi ailesi elleriyle kumları kazarak çıkarmış

    Taş ocağında ölen işçiyi ailesi elleriyle kumları kazarak çıkarmış



    Uşak’ta çalıştığı taş ocağında kum yığınının altında kalarak hayatını kaybeden işçi İsmail Taran’ı (49), ailesinin elleriyle kumları kazarak çıkardığı anlara ilişkin görüntüler ortaya çıktı.

    15 Mayıs 2023’te Uşak’ın Sivaslı ilçesi Pınarbaşı beldesi Kuruçay mevkiinde bulunan Okka Group bünyesindeki Oktaş A.Ş.’ye bağlı taş ocağında çalışan işçiler, iş arkadaşları İsmail Taran’ın (49) şantiyede olmadığını fark etti. İşçiler, ocaktan çıkartılan kum yığınında göçük olduğunu görünce arama çalışması başlattı. İşçilerin çalışması sonucu Taran, kum yığınının altından çıkartıldı.

    İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sivaslı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Taran, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Taran’ın cenazesi otopsi için Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.

    Ancak, haberlerde yer alanın aksine Taran’ı ailesinin kum yığının altından elleriyle çıkarttığı ortaya çıktı.

    Veryansın TV’den Gamze Çınlar‘ın haberine göre, Üç çocuk babası İsmail Taran 25 yıldır çalıştığı taş ocağında taş kırım operatörü olarak görev yapıyordu. Her gün olduğu gibi olay günü de saat 17.00-17.30 sıralarında iş yerinden çıkış yapması bekleniyordu. Ancak öyle olmadı. İsmail Taran’ın gözden kaybolduğunu anlayan iş arkadaşları ilk önce yakınlarda çobanlık yapan babasını aradı. Bilgisi olmayan baba ise torununu arayıp oğlunun eve gelip gelmediğini sordu. Evde değildi, zaman akıp gidiyordu ve iş yerinde de henüz kimse jandarma ekiplerine haber vermemişti.

    İsmail Taran’ın 20 yaşındaki oğlu Arafettin Taran atlayıp taş ocağına gittiğinde, babasının mesai arkadaşlarının eve gitmiş olduğunu, şef ve güvenlik görevlisinin de olmadığını gördü. “Yetkili olarak beni yönlendirebilecek kimse yoktu” diyen Arafettin Taran, savcılığa verdiği ifadesinde olay gününü şöyle anlattı:

    “Diğer vardiyadan çalışan iki işçi makineyi babamın düşme tehlikesine karşı kontrol ediyorlardı. Babamı sorduğumda en son 15.30’da gördüklerini söylediler. Orayı incelediğimde hiçbir güvenlik önlemi yoktu ve çok tehlikeliydi. Ben de bunun üzerine makinenin üzerinde kan lekesi aradım. Ancak hiçbir şey bulamadım…

    ‘ÇALIŞMA ALANINI GÖSTEREN KAMERA YOKTU’

    Babam işine çok bağlıydı ve çalışma saatlerine çok önem verirdi ve mesai saatinde oradan hiç ayrılmazdı. Burada işçilerin girdiğini ve çıktığını gösteren hiçbir defter, imza, yoklama belgesi yoktu. Şef mesai saatlerinde kaybolan babamı arama çalışmaları başlatmadan jandarmaya ve bize haber vermeden, umursamadan iş yerinden ben oraya varmadan biraz önce ayrılmış. Ben bu sırada ‘kamera var mı’ diye sordum. Bana kamera kayıtlarının çalışma alanını kapsamadığını söylediler. Yalnızca hurdalığı gören kameranın olduğunu söylediler. Ben de o kayıtlara bakmak istediğimi söyledim… Bu kadar tehlikeli bir işte çalışma alanını gösteren kameranın olmayışı kesinlikle sorumsuzluk değil midir?”

    Daha sonra su kuyularına baktıklarını anlatan Taran, “Kuyudan dönerken ben ‘jandarmaya haber verdiniz mi’ diye sordum. Ş.K. şefi aradı ve şefe ‘bu adam hala yok, jandarmayı arayalım mı’ diye sordu. Şefle konuşmasının ardından jandarmayı bile aramadığını öğrendim ve bana ‘sen bilirsin abim arayacaksan ara’ dedi, ben de hemen jandarmaya haber verdim. 19:23’te jandarmayı aradım ve durumu ihbar ettim.”

    ‘BU ANI ÖMÜR BOYU UNUTAMAYACAĞIM’

    Daha sonra annesi, ablası ve amcalarının da olay yerine geldiğini anlatan Taran, ifadesine şöyle devam etti:

    “Sabah çalışan kepçeci Adem abi kum yığınının üzerinde çöküntü yokken sonrasında kumun kaydığını fark etmiş ve bunu şefe bildirmiş. Şef bu bilgiyi ciddiye almamış. Bana bunu söylediklerinde doğrudan kum yığınına yöneldim. Orada yeni oluşmuş herkes tarafından fark edilebilecek kum yığını olduğunu gördüm. Ailemle birlikte kum yığınına odaklandık. Çevrede yine hiçbir güvenlik önlemi olmadan yaklaşık 20 metre yükseklikteki çok dik ve her an üzerimize yıkılacak şekilde duran kum yığınının altında babamı hiçbir yardımcı ekipman olmadan ellerimizle kazarak aramaya başladık. Peki size soruyorum, bu işi benim mi yapmam gerekiyordu? Jandarmayı benim mi aramam gerekiyordu? Bu anı ömür boyu unutamayacağım.

    İLK OTOPSİ RAPORU ‘DOĞAL ÖLÜM’ DEDİ

    İsmail Taran’ın ölümü sonrası yapılan ilk otopsi incelemesi ise tam bir skandal. Adli tıp doktoru tarafından 9 Ekim 2023 tarihinde hazırlanan otopsi raporunda “cesette travmatik-zorlayıcı bir etki sonucu öldüğünün tıbbi delillerine rastlanılmadığı, buna göre kişinin ölümünün “kendisinde mevcut kalp-damar hastalığı sonucu doğal nedenli” olduğu yazıldı.

    İsmail Taran’ın eşi Münevver Taran, ilk otopsi raporunda ‘doğal ölüm’ tespiti yapan adli tıp doktoru hakkında ‘görevi kötüye kullandığı’ gerekçesiyle Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulundu. Münevver Taran dilekçesinde, yaşanılan skandalı böyle anlattı:

    “Eşimin cesedinin sevkinin üzerinden 5 ay geçmesine rağmen halen otopsi inceleme raporları gelmeyince; 09.10.2023 günü Uşak Adli Tıp Kurumu’na durumu öğrenmek üzere gittim. Yetkili olduğunu söyleyen ve ismini vermek istemeyen kadın doktor; eşimin dosyasının evde kalp krizi sonucu ölüm olarak bildirildiğini, iş kazası olarak bildirilmediğini, buna göre rapor düzenlediklerini söylemiştir. Bunun üzerine benim yanımda Sivaslı Cumhuriyet Başsavcılığını arayıp eşimin iş kazası sonucu ölümünü teyit ederek acil raporu düzelteceklerini söylemiştir. ‘Bize iş kazası olduğu söylenseydi, direkt İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk ederdik, bu kadar süre bizde beklemezdi’ demiştir.”

    Yanlış otopsi incelemesinin ortaya çıkması üzerine hemen ertesi gün ikinci bir düzeltme raporu savcılığa gönderildi. Raporda bu kez, “kişinin ölüm nedeninin kum yığını altında kalmaya bağlı karın-göğüs basısı sonucu gelişen mekanik asfiksi olmasının muhtemel olabileceği kanaati ile” dosyanın ayrıntılı bir değerlendirme yapılması için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevki istendi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çin’de kömür şirketine ait binada yangın: 26 ölü, 38 yaralı

    Çin’de kömür şirketine ait binada yangın: 26 ölü, 38 yaralı



    Çin’in Lüliang kentindeki bir kömür madeni şirketinin binasında çıkan yangında 26 kişi hayatını kaybetti, 38 kişi yaralandı.

    Çin’in Shanxi eyaletinde bulunan Lüliang kentindeki Yongju Coal şirketine ait 4 katlı binada yerel saatle 06.50’de yangın çıktı.

    Bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Kurtarma çalışmalarının ardından 64 kişi hastaneye kaldırılırken, 26’sı yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. 38 kişinin ise tedavisi sürüyor.

    8 SAATTE SÖNDÜRÜLDÜ

    Yangının nedeninin belirlenmesi amacıyla ekip kurulduğu bilgisi paylaşıldı. Lüliang itfaiyesi alevler yaklaşık 8 saat sonra söndürebildi. Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi’ne katılmak üzere ABD’de bulunan Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ilgili birimlere talimat göndererek yetkililerden yaralıların tedavisi için her türlü çabanın gösterilmesini ve olayın nedeninin en kısa sürede tespit edilerek sorumluların bulunmasını istedi.

    Xi Jinping, tüm bölgelerin ve ilgili birimlerin yangından ders alması gerektiğini, kilit endüstrilerdeki potansiyel risklerin araştırılması ve insanların can ve mal güvenliğinin korunması için çaba harcanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***