Etiket: Maden

  • CHP Lideri Özgür Özel’den İktidara ‘Maden’ Tepkisi: ‘Soma’da 301 Kişiyi 3 S Yuttu’

    CHP Lideri Özgür Özel’den İktidara ‘Maden’ Tepkisi: ‘Soma’da 301 Kişiyi 3 S Yuttu’


    Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, TMMOB Maden Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen Dünya Madenciler Günü etkinliğine katıldı. Burada konuşan Genel Başkan Özel, “Maden Mühendisleri Odasının bugünkü konukları ve Maden Mühendisleri Odasının çok değerli üyeleri, hepinizi Cumhuriyet Halk Partisi adına saygıyla selamlıyorum. Nice yıllarda mesleğinizi güvenle, erdemle, onurla yapacağınız yarınlar diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Özel şöyle devam etti:

    MADENCİLİĞE HİZMET ÖDÜLÜ

    “Bundan yaklaşık 5 yıl önceydi, bir davet aldım Maden Mühendisleri Odası tarafından. Büyük onur duyduğum madenciliğe hizmet ödülünü oda bana vermişti yönetim kurulu kararıyla. 40 yıllık maden mühendislerine verilen bir madenci bastonunu oda ilk kez maden mühendisi olmayan birine veriyordu. Meslek örgütünden gelen, Manisa Eczacı Odası’nda Mahalle Temsilciliği, ardından Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Sekreterlik, Oda Başkanlığı; Türk Eczacıları Birliği’nde Genel Saymanlık, Genel Sekreterlik görevlerini yapmış olan biri olarak bir meslek odasının 40 yıllık üyelerine verdiği bir ödülü, bir anıyı, bir simgeyi, mesleği ile ilgili bu kadar değerli bir simgeyi bana armağan etmiş olmalarının hep büyük onurunu yaşadım. O baston, nereye gidersem benimle birlikte geliyor. Şimdi de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının makam odasında duruyor. Hepinize bir kez daha teşekkür ediyorum.”

    ‘MESELENİN GÖSTERE GÖSTERE GELDİĞİNİ İFADE EDİYORLARDI’

    “Biraz önce Ayhan Yüksel söyledi. Aramızdaki ilişki bir gece yarısı Soma’da madenin başında başladı. Geldi, tanıştık. İkimiz de çok karamsar, çok gergin çok üzüntülüydük. Onun halen yerin altında meslektaşları ve meslektaşlarıyla omuz omuza çalışırken hayatını kaybetmiş madenciler vardı. Benim daha 20 gün önce Meclis kürsüsünde ‘Soma’dan iyi haberler gelmiyor. Standart denetim yöntemleri işlevsiz kaldı. Meclis bu işe el koymazsa bir felaket olabilir’ dediğim konuşmamın üzerinden 22 gün, bunları anlattığımız araştırma önergemizin üzerinden de yedi ay geçmişti. O 22 gün kala iktidarın kalkan elleri muhalefetten çoktu. Maalesef önergemiz, Soma’daki madenlerin araştırılmasına ilişkin önergemiz reddedilmişti. Sayın Ayhan Yüksel ile madenin başında tarihin nasıl bir karanlık noktasına tanıklık ettiğimizi konuşarak tanıştık biz. O günden bugüne beraberiz. Ben ne zaman aklıma bir şey takılsa Ayhan Yüksel’in, arkadaşlarının görüşünü almadan o konuda bir görüş oluşturmamaya çalışırım. Çünkü bilirim ki meslek örgütünden gelenler, meslek odaları adeta imbikten damıtılan bir damla öz gibi o noktaya gelene kadar çok büyük bir tarihsel birikim, çok büyük bir kültür, mesleki kültür ve omuzlarında yanlış yapmama, yanlış yaptırmama, yanlış bilgi vermeme, yanlış yönlendirmeme gibi bir ağır sorumluluğu taşırlar. Bugüne kadar Ayhan Yüksel’den ne bilgi aldıysak, maden mühendislerine ne sorduysak, onlardan ne öğrendiysek hep bundan biz de istifade ettik kamuoyu da istifade etti. Tabii faciadan günler önce bizim duyup da ‘Araştırılsın’ dediğimizi faciadan 22 gün önce reddedilip faciadan 22 gün sonra oybirliği ile kurulan Soma Komisyonu’nda teker teker dinledik, hep birlikte dinledik. Eşlerin kaza yaklaşırken uykudan yorgun uyandıklarını, evlatların çizmelerinin yarıya kadar su dolduğunu, madenin artık eskiden daha çok yorduğunu, her çıkanın baş ağrısıyla çıktığını, bunların her birisi Soma Komisyonu’nun kayıtlarına teker teker işlenirken, Ayhan Yüksel ve arkadaşları da meselenin nasıl aslında göstere göstere geldiğini ifade ediyorlardı.”

    CHP Lideri Özgür Özel'den İktidara 'Maden' Tepkisi: 'Soma'da 301 Kişiyi 3 S Yuttu' - Resim : 2

    ‘SOMA’DA MADENCİLERİMİZİ SERMAYE, SİYASET VE SENDİKA YUTTU’

    “O gün ben ‘Soma’da 301 kişiyi 3S yuttu’ demiştim; sermaye, siyaset ve sendika. Elbette ki o günkü Soma’da örgütlü olan maden sendikasının hatalarından bugün ders alındığını umuyoruz. Son günlerde verilen bazı mücadelelerden, bazı beyanatlardan o günlerde yapılan yanlışların, o günlerde sendikaya hakim olan kadroların artık uzak olduğunu, şimdi başka bir anlayışın gelişmekte olduğunu ümitle, umutla takip ediyorum. Ama bir yandan da Soma’da işçilerin haklarını koruyan bir bağımsız sendikanın da büyük bir mücadelesini burada anmadan geçemem. Çünkü bizim Soma’da 301 şehidimiz yok, 303 şehidimiz var. Arkadaşlarının haklarını korumak için kurulan Bağımsız Maden İş, Ankara ile Soma arasında mekik dokurken Tahir Çetin’i, kendisi de madenci olan kurucu başkanları Tahir Çetin’i ve babası da madende ölmüş olan Ali Faik İnter’i trafik kazasında kaybettik. Süleyman Soylu onları Ankara’ya sokmayıp, üç gün tuttu, üç gün. Uykusuz uykusuz dönerken trafik kazasında öldüler. Ayrıca Soma’dan 301 kişi öldü ve bütün dünya Soma’yı konuştu. Herkes dedi ki Türkiye’de, ‘Unutursak yüreğimiz kurusun.’ Ama Soma’da ölen madenciler hepimize şunu öğrettiler ki madenciler ve emekçiler ne yaparlarsa yapsınlar örgütlenerek ve hep beraber yapsınlar. Ölünecekse bile, ölürken bile az olursanız sizi kimse dikkate almıyor bu memlekette. Zira Soma’dan bugüne iki Soma daha oldu Türkiye’de. AK Parti iktidarları döneminde Soma dışında altı Soma daha oldu. Toplam 2 bin 79 maden işçisi hayatını kaybetti. Ama 301 kişi birden ölünce Türkiye’nin gündemine geldi. Büyük bir mücadele daha yürütüldü, hepimizin emekleriyle. Kimseyi dışlamadan söylemek isterim. TMMOB’daki birçok odanın, bilhassa maden mühendislerinin, muhalefet partilerinin, gerçek sendikaların, sendikacıların büyük mücadeleleriyle, kamudaki maden mühendislerinin bizlere katkı sağlayan, doğru bilgileri aktaran mücadelesiyle çok yol da alındı.”

    ‘GÜVENLİĞİ SAĞLAMADILAR, BEDEL ÖDEMEDİLER’

    “O gün verilen sözleri üç kategoriye ayıracak olursak, bunlardan ölenlerin ailelerine verilen bütün sözler tutuldu. Takip ettik, tutuldu. Geride kalan madencilere verilen sözlerin bir kısmı tutuldu. Örneğin iki gün hafta tatili, yakın yere konmazdı ama mücadele ile hep beraber aldık. İki asgari ücret, mücadele edildi, alındı. Mutlaka geliştirilmeli. Ama işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili verilen sözler maalesef tutulmadı, tutulmuyor. O gün ‘Bu maden dünyanın en güvenli madeni’ diye orada oturup da iftar yapan dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, maden faciasından sonra her saat başı kamera karşısındaydı. O hiçbir bedel ödemedi. Soruşturma ona ve onun altında olanlara gitmedi. Gerçek sorumlular cezalandırılmadı. Madenin sahipleri de kişi başına 5,5 gün yatıp çıktılar. Sonra diyorlardı ki, ‘Bu maden güvenli olmadan önce biz ineceğiz. Sonra işçiler inecek.’ Ama o maden değil, Türkiye’de hiçbir maden maalesef bu facialardan doğru dersler alınmadığı için ve Anayasaya açıkça aykırı olduğu halde, madenler devletin olduğu ve özelleştirilemez olduğu halde yok rödovans, yok işletme hakkı devri, yok bilmem başka bir yöntemle Anayasanın arkasından dolanıldığı için madenler güvenli olarak halen işletilemiyor. Ve bu sefer Fatih Dönmez o dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı. ‘En güvenli maden’ dediği Amasra madeninde 43 kişi öldükten sonra yine görevinin başındaydı. Yine komisyon kuruldu. Bu sefer komisyonun başına Soma faciası yaşanırken bakan kimse aynı kişi Taner Yıldız getirildi, komisyon başkanı yapıldı. Dünya Madenciler Gününün içinde bulunduğu bu hafta içinde söylemek isterim ki Cumhuriyet hükümetleri boyunca 79 yılda bin 186 maden ruhsatı kesilmişken, bu iktidar döneminde 386 bin maden ruhsatı kesildi. Böyle bir talanla karşı karşıyayız.”

    CHP Lideri Özgür Özel'den İktidara 'Maden' Tepkisi: 'Soma'da 301 Kişiyi 3 S Yuttu' - Resim : 3

    ‘GÜZEL GÜNLERİ DE PAYLAŞMAK LAZIM’

    “Ne Cumhuriyet Halk Partisi, ne ben Türkiye’nin madenlerinin işletilmesine karşı değiliz. Ama Türkiye’de madenler işletilecekse doğaya saygılı olunacak. Oradan gelecekle feda edilenin dengesi iyi kurularak, birilerine para kazandırmak, birilerini zengin etmek için değil, Türkiye’nin yeraltı kaynaklarının en efektif, en doğru şekilde, doğayı en az tahrip ederek, en çok kamu yararına kullanmak için madenlerin işletilmesi gerekir. Bu işletmeyi de yapacak olan, bu kararları verecek olanlar da en başta maden mühendisleridir. Ben maden mühendislerinin bu güzel gecesinde burada olmaktan çok mutluyum. Hep acıyı paylaşmak değil, bazen böyle günleri de paylaşmak lazım. Ama bu kadar çok acının yaşandığı bir ülkede de o acıları, o yaşananları, o hataları hatırlamadan ve maden mühendislerinin gerçek katkısını yapabilecekleri katkıyı görünür kılmadan bir şeyler söylemek de yeterli olmazdı. Bir kez daha gününüz kutlu olsun, haftanız kutlu olsun. Hepinize sağlıklı yarınlar, uzun başarılı meslek yaşamları, kazasız ve belasız çalışmalar diliyorum. Hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum. İyi ki varsınız.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Parti’den Çayırhan Madencilerine Destek! Türkoğlu, Kemal Unakıtan’ın Sözlerine Atıfta Bulundu

    İYİ Parti’den Çayırhan Madencilerine Destek! Türkoğlu, Kemal Unakıtan’ın Sözlerine Atıfta Bulundu


    İYİ Parti heyeti 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nde Ankara’nın Çayırhan Termik Santrali ve Maden Ocağı’nın özelleştirilmesine karşı eylem yapan işçilere destek ziyaretinde bulundu. İYİ Parti heyetinde İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan, İYİ Parti Milletvekilleri Selçuk Türkoğlu ve Rıdvan Uz yer aldı. Ziyarette açıklama yapan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan, “Devleti yönetenler halkın çıkarını ve geleceğini korumakla yükümlüdür ve bu yükümlülüklerini ihmal etmemelidirler. Şimdi bu varlık satışıyla gerçekleştirilecek Çayırhan santrali özelleştirmesinde birçok problemle karşılaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    İYİ Partili Akdoğan şunları kaydetti:

    “4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nde alın teriyle ülkemizin kalkınmasına katkı sunan madencilerimizin yanında olmak için buradayız. Çayırhan termik santralinde başlatılan haklı mücadele siz değerli madencilerimizin haklarını savunmak ve sesinizi duyurmak bizim için bir görevdir bugün yani emeğin kutsallığını ve dayanışmanın önemini hatırlatırken aynı zamanda da daha iyi çalışma koşulları için mücadele edilmesi gerektiğini gözler önüne sermektedir. Çayırhan termik santrali özelleştirilmesine baktığımızda santralin özelleştirme sürecinde yaşananları dikkatle takip ediyoruz. Özelleştirme adı altında milli varlıklarımızın elden çıkartılmasını, ülkemizin enerji güvenliği ve çalışanlarımızın haklarını riske atan yanlış uygulamalar görmekteyiz.

    İYİ Parti'den Çayırhan Madencilerine Destek! Türkoğlu, Kemal Unakıtan'ın Sözlerine Atıfta Bulundu - Resim : 2

    Bu hükümet özelleştirme yapmak suretiyle Milli varlıklarımızın elinden çıkmasına vesile olacak adımlar atıyor. Devleti yönetenler halkın çıkarını ve geleceğini korumakla yükümlüdür ve bu yükümlülüklerini ihmal etmemelidirler. Özelleştirme idaresinin çıktığı ihale şartnamesinde bu kardeşlerimizin, bu emekçilerimizin haklarının ne olacağı özellikle 17’inci madde çerçevesinde bakıldığında açıklamaya muhtaçtır ve bir muğlaklık ifade etmektedir. Biliyorsunuz muğlaklıktan her zaman faydalanan taraf güçlü olan taraftır. Ve biz işçilerimizin emekçilerimizin haklarını kesinlikle yedirmeyeceğiz.”

    İYİ Parti'den Çayırhan Madencilerine Destek! Türkoğlu, Kemal Unakıtan'ın Sözlerine Atıfta Bulundu - Resim : 3

    İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise kendisinin de eski bir sendikacı olduğunu belirterek şunları söyledi:

    ‘SATTILAR, SATTILAR, ŞİMDİ GELDİ SIRA ÇAHIRHAN’A’

    “Özellikle 4 Aralık Gününüz kutlu olsun diyeceğim ama memlekette işçinin hangi günü güzel olmuş ki bugünü de güzel olsun. Bakın bu süreçler yeni değil. Artık rahmetli olduğu için, arkasından kötü söylemek bize yakışmaz ama bir Kemal Unakıtan vardı hatırlarsınız. Derdi ki, ‘Onu da satacağım, onu da satacağım, onu da satacağım, babalar gibi satacağım’ diye başlattıkları cumhuriyetin kuruluşundan bugün milletin dişinden tırnağından artırarak yapmış olduğu ne kadar bizim milli kamu kuruluşumuz, fabrikamız, santralimiz, madenimiz, limanımız varsa sattılar. Sattılar, sattılar, şimdi geldi sıra Çahırhan’a. O nedenle hiç lafı dolandırmayalım. Belli ki büyük rant sahibi ağababalar burada geçmişte olduğu gibi bir rant gördü.Bu mücadeleniz sayesinde en azından ilk etapta şimdi ne yaptılar? Ertelediler değil mi? Ihale tarihini. Üç ay ertelediler. Aynı dirençle, aynı azimle işinize toprağınıza, ekmeğinize,çocuğunuzun geleceğine sahip çıkmak için direnmek zorundasınız. Başka yapacak hiçbir şeyiniz yok. Siz direneceksiniz.”

    İYİ Parti'den Çayırhan Madencilerine Destek! Türkoğlu, Kemal Unakıtan'ın Sözlerine Atıfta Bulundu - Resim : 4

    İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz ise 4 Aralık Dünya Madenciler gününü kutladıktan sonra şunları kaydetti:

    İKTİDARA SESLENDİLER: HER ŞEY PARA DEĞİLDİR

    “Sizin bugün bu akşam ve her akşam yaptığınız gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulurken Çanakkale’de yedi düvele karşı bir mücadele verildi. Bizim bu insanımız, bu milletimiz el birliğiyle mermisiz, tüfeksiz, elindeki dar imkanlarla bir mücadeleyi verdi. Bu mücadelenin sonucu bu olmamalıydı. Bizim bu coğrafyanın insanları, burada yaşayan insanlar buna mahkum edilmemeliydi. 22 yıldır ülkeyi tek başına yönetenlerin getirdiği sonuç bu olmamalıydı. Bu coğrafyanın insanı, bu Türkiye’nin insanı, bizim insanımız bu muameleyi hak etmiyor. Üç kuruş fazla kazanacağım diye burayı özelleştirmeye kalkarsanız buradaki insanları ailesine, atasına, babasına, çocuklarına karşı mahcup bırakacaksınız. Gelin bu işten vazgeçin. Buradan iktidara sesleniyoruz. Her şey para değildir.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdal Beşikçioğlu’ndan Madencilere Destek Ziyareti: ‘Umarım Bu Hatadan Bir An Önce Dönülür’

    Erdal Beşikçioğlu’ndan Madencilere Destek Ziyareti: ‘Umarım Bu Hatadan Bir An Önce Dönülür’


    Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, Çayırhan Termik Santrali ve Maden Ocağı’nda özelleştirmeye karşı eylem başlatan madencileri ziyaret etti. Beşikçioğlu, “Arkadaşların haklı bir eylemi var burada. Bizler de burada bu haklı eylemlerine ses olmak için, onların biraz daha görünür olmasını sağlayabilmek için buradayız. Umarım bu hatadan bir an önce dönülür” dedi.

    Ankara’nın Nallıhan ilçesinde bulunan Çayırhan Termik Santrali ve Maden Ocağı’nda özelleştirmeye karşı başlatılan madenci eyleminin 8’inci gününde devam ediyor. Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, direnen madencileri ziyaret etti.

    Sobanın başında işçilerle çay içen Beşikçioğlu’na TES-İŞ Genel Başkanı İrfan Kabaloğlu ve MADEN-İŞ Genel Başkanı Nurettin Akçul’da eşlik etti. Beşikçioğlu direnen maden işçilerinin ailelerinin bulunduğu çadırı da ziyaret ederek bir ihtiyaçları olup olmadığını sordu.

    Erdal Beşikçioğlu'ndan Madencilere Destek Ziyareti: 'Umarım Bu Hatadan Bir An Önce Dönülür' - Resim : 2

    ‘HAKLI EYLEMLERİNE SES OLMAK İÇİN BURADAYIZ’

    Beşikçioğlu, konuya ilişkin şunları söyledi:

    “Arkadaşların haklı bir eylemi var burada. Bizler de burada bu haklı eylemlerine ses olmak için, onların biraz daha görünür olmasını sağlayabilmek için buradayız.

    Erdal Beşikçioğlu'ndan Madencilere Destek Ziyareti: 'Umarım Bu Hatadan Bir An Önce Dönülür' - Resim : 3

    Umarım bu hatadan bir an önce dönülür. Yurttaşların sahip olduğu bu madenlerimizin yine yurttaşlar faydasında kullanılmasını sağlarız diye düşünüyorum. Kaldı ki bu arkadaşların her biri metrelerce derinliklerden bu cevheri çıkartıp, biz yurttaşların aydınlığını sağlayan, geleceğini sağlayan bir yapı, milli bir değer. Bu milli değerlerin halkıyla beraber olması gerekir.

    Erdal Beşikçioğlu'ndan Madencilere Destek Ziyareti: 'Umarım Bu Hatadan Bir An Önce Dönülür' - Resim : 4

    ‘ÖZELLEŞTİRMEYE KARŞIYIZ’

    Tabii ki hepimiz özelleştirmeye karşıyız. Şartların, durumların çok daha iyi olması gerektiğine inanıyoruz. Bu arkadaşlarımızla beraber bu haklı davalarında onlara destek olmak için buradayız.”

    Kaynak: ANKA


    Etiketler

    Erdal Beşikçioğlu


    Ankara


    Maden

    Benzinliğin Yolunu Unutturan Otomobiller Belli Oldu: 2024’ün Zirvesine Yerleştiler
    Benzinliğin Yolunu Unutturan Otomobiller Belli Oldu: 2024’ün Zirvesine Yerleştiler

    Kahreden Olay... Karın Ağrısı Şikâyetiyle Hastaneye Gitti, Birkaç Gün Sonra Öldü
    Karın Ağrısı Şikâyetiyle Hastaneye Gitti, Birkaç Gün Sonra Öldü

    Çeşme Suları Resmen Doğal Kaynak Suyuna Dönüyor! Artıma Cihazına Gerek Kalmayacak
    Çeşme Suları Resmen Doğal Kaynak Suyuna Dönüyor! Artıma Cihazına Gerek Kalmayacak

    3 Ay Önce Polis İkna Etmişti: Ateşe Verdiği Evinde Öldü
    3 Ay Önce Polis İkna Etmişti: Ateşe Verdiği Evinde Öldü

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fernas İşçileri Soma’ya Döndü: İşverenle Masaya Oturacaklar

    Fernas İşçileri Soma’ya Döndü: İşverenle Masaya Oturacaklar


    Manisa’nın Soma ilçesinde bulunan AKP Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun sahibi olduğu Fernas Madencilik’te sendikaya üye oldukları ve haklarını talep ettikleri için işten atılan ve 53 gündür eylem yapan madenciler, müzakere yolunun açılması üzerine açlık grevine ara vererek Ankara’dan Soma’ya döndü.

    Madenciler, Soma’da CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, CHP Soma İlçe Başkanı Levent Elbinsoy ve aileleri ile yakınları tarafında karşılandı.

    Fernas İşçileri Soma’ya Döndü: İşverenle Masaya Oturacaklar - Resim : 2

    Soma Millet Bahçesi’nde maden emekçileriyle birlikte açıklamlarda bulunan Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, 53 gündür eylem yaptıklarını belirterek “53 gün boyunca eylemimiz devam etti. Yarın heyetimizden 5 arkadaşımızı göndereceğiz. Tabii ki bu eylem yarına kadar şu anda donduruldu. Ama yarından sonra sonuç alamazsak daha bu eylemin beşinci raundunu bitirdik. Daha altıncı, yedinci raunt var. Biz yarına kadar çok da sevinmeyelim, yarın göreceğiz. Arkadaşlarımızı dinleyeceğiz. Mutluluğu ondan sonra paylaşacağız. Tabii ki burada 53 gün boyunca buradan Ankara’ya gidene kadar bize destek veren belediyelere, vekillere, Manisa CHP Milletvekillerine, Genel Başkanımız Özgür Özel’e sonsuz teşekkür ederim. 2014’te beri beri madencinin sesi oldu. Gerçekten yüreği oldu, gözü oldu. Ben buradan ayrıca özellikle çok teşekkür ederim” dedi.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dışişleri Bakanlığı’ndan İran’daki Maden Kazası İçin Taziye Mesajı

    Dışişleri Bakanlığı’ndan İran’daki Maden Kazası İçin Taziye Mesajı


    Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “İran’ın Güney Horasan eyaletinin Tabas şehrinde meydana gelen maden kazasında hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; İran halkına taziyelerimizi sunuyoruz” ifadelerine yer verildi.

    Bakanlıktan yapılan açıklama şu şekilde:

    “İran’ın Güney Horasan eyaletinin Tabas şehrinde meydana gelen maden kazasında çok sayıda madencinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı, bir kısmının da göçükte mahsur kaldığı üzüntüyle öğrenilmiştir. Maden kazasında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; İran halkına taziyelerimizi sunuyoruz. Madende mahsur kalanların bir an önce kurtarılmasını diliyoruz.”

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP’li Vekilin Maden Ocağında Direniş Sürüyor! Somalı Madenciler İstanbul’da Fernas’ın Ortaklarına Seslendi

    AKP’li Vekilin Maden Ocağında Direniş Sürüyor! Somalı Madenciler İstanbul’da Fernas’ın Ortaklarına Seslendi


    Manisa’nın Soma ilçesinde Fernas Grup’a ait maden işletmesinde Bağımsız Maden İş Sendikası’na üye olan 6 işçinin işten çıkarılmasının ardından başlayan eylemler sürüyor. “Ya saygın bir uzlaşı ya tavizsiz direniş!” sloganıyla 27 gündür direnen işçiler, Soma ve Ankara’nın ardından mücadelenin bir ayağını da İstanbul’a taşıdı.

    AKP Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’na ait Fernas Madencilik ile ortaklığı bulunan Sabancı ve Koç Holding başta olmak üzere Polonya Konsolosluğu önüne giden maden işçileri, “Toplu ölüm riski var. Köleliğe ortak olma” çağrısında bulundu.

    ‘FERNAS’LA ORTAKLIĞI, DOSTLUĞU OLANLARA ÇAĞRI YAPIYORUZ’

    Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Mert Batur, ilk adresleri olan Polonya Konsolosluğu önünde açıklama yaptı. AKP’li Nasıroğlu’nun Türkiye-Polonya Dostluk Grubu Başkanı olduğunu hatırlatan Batur,

    “Biz konsoloslukların sadece bulundukları ülkelerin devletlerini değil, halklarını da temsil ettiğini biliyoruz. Toplu ölüm riski olan bir yerde ortaklık, dostluk olmayacağını, burada Fernas ile ortaklığı, dostluğu bulunan kurumları temsil edenlerin de sorumluluğu olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Bu nedenle konsolosluk yetkililerinden sorunun çözümü noktasında sorumluluk almasını talep ediyoruz” dedi.

    ‘27 GÜNDÜR ÜÇ TALEP İÇİN DİRENİYORUZ’

    Madencilerin 27 gündür üç talep için direndiklerini belirten Batur, bu taleplerin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınarak madenin denetimden geçirilmesi, maaşlara Soma havzasında alınan ücretler gözetilerek zam yapılması ve işten çıkarılan madencilerin işe geri alınması olduğunu kaydetti.

    ‘FACİANIN TEKRARLANMASINI İSTEMİYORUM’

    Soma’da 301 maden işçinin öldüğü faciayı hatırlatarak, “Orada yaşamını yitiren madenciler benim arkadaşlarımdı” diyen madencilerden Eyüp Can ise “301 sadece sayı olarak kalıyor. 301 can, 301 kişinin ailelerini de hesaplasanıza. Etkisini biz on senede aşamadık. Ben bir 100 kişinin, 200 kişinin daha ölmesini istemiyorum. Biz diyoruz ki iş sağlığı güvenliğini alın, biz de gidelim o iş yerinde çalışalım” şeklinde konuştu. Can ayrıca Ferhat Nasıroğlu’na da madenciler ile görüşme çağrısı yaptı.

    ‘BOĞAZIMIZA KADAR SUYUN İÇİNDE ÇALIŞMAK HAK MI?’

    AKP’li Nasıroğlu’nun kapısının önünde 27 gündür ‘ölmemek’ için direnen işçileri görmezden gelmesinin üzücü olduğunu kaydeden madencilerden Muhammet İleri de taleplerinin karşılanması için bir kez daha çağrısında bulundu. Madende işçi güvenliği ve sağlığı önlemlerinin alınarak, maddi şartların iyileştirilmesi için AKP’li milletvekilini müzakere masasına oturmaya davet eden İleri, “Biz çocuklarımızı babasız bırakmak istemiyoruz” dedi ve ekledi:

    “Biz çocuklarımızı babasız bırakmak istemiyoruz. 34 bin TL gibi bir rakamla yerin 3 kilometre altında boğazımıza kadar suyun içinde çalışmanın gerçekten hak olduğunu savunuyorsa bunu ekranlarda söylemesini istiyoruz. Eğer bunu yapacak cesarete sahip değilse bizimle müzakere masasına oturmasını istiyoruz. Bir işveren olarak değil bir milletvekili olarak bizim yanımıza gelin ve görüşün.”

    MADENCİLER SABAHÇI HOLDİNGE YÜRÜDÜ

    Polonya Konsolosluğu önündeki açıklamanın ardından madenciler Levent’te bulunan Sabancı Holdingin önüne gitti. “Direne direne kazanacağız” sloganıyla Sabancı Holding önüne yürüyen işçiler, burada da “Toplu ölüm riski var. Köleliğe ortak olma” pankartı açtı. Fernas Grup ile ortaklığı bulunan Sabancı Holding’e sorunun çözümü noktasında sorumluluk alması çağrısında bulunan işçiler, direnmeye devam edeceklerinin mesajını verdi. Madencilerden Muhammet İleri, “Toplu ölümlere ortak olmayın” çağrısı yaptığı Sabancı Holdinge hitaben şu ifadelere yer verdi:

    “Sabancı Holding işçi direnişleri ile gündeme gelip soyadlarının lekelenmesini istemeyen bir kuruluştur. Ancak bizim soyadlarımızı da düşünmelerini istiyoruz ve bize sahip çıkmalarını bekliyoruz. Benim yeraltında çalışırken ölmem demek onların da isimlerinin yok olması demek. Eğer soyadlarının lekelenmesini istemiyorlarsa bizim ölmemize müsade etmemeleri gerekiyor. Eğer ellerinin bir madenci kanına bulaşmasını istemiyorlarsa ortakları ile konuşup bu konuyu çözüme kavuşturmalarını istiyoruz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çatalağaç’ı Maden Boğuyor, Köylüler İsyan Ediyor! ‘Sularımız, Derelerimiz Gitti, Balığımız Yok’

    Çatalağaç’ı Maden Boğuyor, Köylüler İsyan Ediyor! ‘Sularımız, Derelerimiz Gitti, Balığımız Yok’


    Giresun’un Doğankent ilçesi Çatalağaç köyü sakinleri ve çevre örgütleri, AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait Alagöz Madencilik’in bölgede tahribat yarattığı ve doğal su kaynaklarını kirlettiği gerekçesiyle eylem yaptı. Çevreye verdiği tahribatla yöre halkını canından bezdiren maden şirketinin, bölgede yarattığı sayısız tahribat ve doğal su kaynaklarını kirletilmesi bölgede yaşayan köylüler tarafından protesto edildi.

    Madenin atıklarının ağır metallerle kirlettiği Derindere Batak Deresi mevkiinde bir araya gelen yöre halkı ellerinde pankartlarla yürüdü. Köylüler maden şirketinin yollarına, hayvanlarına, içme sularına, derelerine ve doğaya zarar verdiğini, Giresun Valiliği ve Çevre İl Müdürlüğü’nün, şirkete karşı korumacı davrandıklarını belirterek, mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

    ‘İÇME SUYU KAYNAKLARI ZEHİRLENİYOR’

    Yöre halkı, maden şirketi tarafından köyün yollarının ağır tonajlı araçlarla tahrip edildiğini, yapımı için 2 yıl önce taahhüt verilen tensip bentlerinin tamamlanmadığını, dere sularının maden atıklarını köylerine yaydığını belirtirken, madenin faaliyetleri öncesi kullanılan tüm içme suyu kaynaklarının zehirlendiğini dile getirdi.

    Daha önce Iğdır’da görev yapan ve 2020-2023 yılları arasından Giresun Valiliği görevini yürüten şimdiki Manisa Valisi Enver Ünlü tarafından, maden şirketine ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı verildiğini ifade eden köylüler, konuyu mahkemeye taşıyarak kararı iptal ettirdiklerini, fakat Vali Ünlü’nün AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’ün maden şirketine jet hızıyla yeniden ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı verdiğini söyledi.

    Çatalağaç'ı Maden Boğuyor, Köylüler İsyan Ediyor! 'Sularımız, Derelerimiz Gitti, Balığımız Yok' - Resim : 2

    Maden şirketinin halihazırdaki atık havuzunun tamamen dolduğu ve her an taşabileceği riskiyle karşı karşıya olduklarını söyleyen köylüler, şirketin Giresun’un Doğankent, Çanakçı, Görele ve Tirebolu ilçesine bağlı diğer köyleri de tehdit altına alacak 250 futbol sahası büyüklüğünde yeni atık havuzu yapımı için süreç başlattığını ifade etti.

    Köylüler, Giresun Valiliği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’ne defalarca başvuruda bulunduklarını fakat maden şirketine yönelik korumacı bir tavırla karşı karşıya kaldıklarını, seslerini duyurabilmek için başlattıkları protestoları sürdüreceklerini açıkladı.

    Çatalağaç'ı Maden Boğuyor, Köylüler İsyan Ediyor! 'Sularımız, Derelerimiz Gitti, Balığımız Yok' - Resim : 3

    ‘BURAYA AĞIR KİMYASALLAR BIRAKILIYOR’

    Çatalağaç köyü sakinleri şunları söyledi:

    “-Burası bir kimyasal tesis. Yukarıdan gelen malzemenin sıvının tamamı kimyasal. Burada gözünüzle gördüğünüz kimyasalın nasıl çözündüğünün göstergesidir. Buradaki akan renkli kimyasal büyük olasılıkla demir oksit. Kendilerinin elini süremeyeceği, abdest alamayacağı, içemeyeceği bir suyu bizim doğal havzamıza akıtmaktadırlar. Yıllar önce İliç’te oranın çökeceğini söyledik ve orası çöktü ise burası için de şunu söylüyoruz; buraya ağır kimyasallar bırakılıyor. Bırakmış oldukları bu ağır kimyasallar yıllar sonra burada yaşamı sonlandıracaktır. Bir tek insanları değil, yaban hayatı da yok edecektir. Çevre il müdür biz buradan numuneler alıyoruz temiz çıkıyor diyorsa, gelecek ve bu sudan içecek.

    Çatalağaç'ı Maden Boğuyor, Köylüler İsyan Ediyor! 'Sularımız, Derelerimiz Gitti, Balığımız Yok' - Resim : 4

    ‘BU MADEN HİÇBİR CANLIYI YAŞATMAZ’

    -Hayvanlarımız artık buradan suyunu içemiyor. Bizler önceden buradan suyumuzu içer, abdestimizi alırdık. Şu anda burada hiçbir canlı yaşamaz çünkü 7- 8 maden var burada. Bu maden adamı değil, hiçbir canlıyı yaşatmaz.

    – Erzincan gibi olmasını istemiyoruz. Köyümüzün yok olmasını istemiyoruz. Burada temiz doğada yaşamak istiyoruz. Bizim hakkımızı elimizden almasınlar.

    Çatalağaç'ı Maden Boğuyor, Köylüler İsyan Ediyor! 'Sularımız, Derelerimiz Gitti, Balığımız Yok' - Resim : 5

    ‘DERELERİMİZ BULANIK AKIYOR’

    – İçtiğimiz suların tadı bile değişti. Sularımızın, havamızın, doğamızın kirlenmesini istemiyoruz. Derelerimiz bulanık akıyor, kokuyor. Atık barajını da istemiyoruz. Suları ormanların kenarına atıyorlar, büyütmekte istiyorlar kaldırılmasını istiyoruz. Herkes bu yüzden toplandı.

    “Doğamızı kirlettiler, derelerimiz üç senedir bulanık akıyor”

    – Doğamızı kirlettiler, derelerimiz üç senedir bulanık akıyor. Doğamıza zarar verdiler, düzgün bir şekilde yapmıyorlar. Madenlerini alsınlar nereye giderlerse gitsinler.

    Çatalağaç'ı Maden Boğuyor, Köylüler İsyan Ediyor! 'Sularımız, Derelerimiz Gitti, Balığımız Yok' - Resim : 6

    ‘HERKESİN ELİ KOLU BAĞLANDI’

    – “2022’de her şey Giresun Valiliği görevini yürüten şimdiki Manisa Valisi Enver Ünlü tarafından ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının verilmesiyle başladı. Köylüler konuyu mahkemeye taşıyarak kararı iptal ettirdiler ancak Vali Ünlü yeniden ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı verdi. Dolayısıyla iki kere ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı verildikten sonra herkesin eli kolu bağlandı.

    – “Karadeniz gibi bir bölgede yaşıyoruz ancak kendi doğal su kaynaklarımızı bile tüketemiyoruz. İnsanların hayatlarıyla oynamak suyun değerleriyle oynamak kadar kolay olmamalı.

    Çatalağaç'ı Maden Boğuyor, Köylüler İsyan Ediyor! 'Sularımız, Derelerimiz Gitti, Balığımız Yok' - Resim : 7

    “O CEBİNİ DOLDURACAK ANCAK BİZİM GİDECEK BAŞKA YERİMIZ YOK”

    – Suyumuz yok, iki tane değirmenimiz dönmüyor. Mağduruz, sularımız gitti, derelerimiz gitti, balığımız yok. O cebini dolduracak ancak bizim gidecek başka yerimiz yok. O şirket çeker gider ama biz nereye gideceğiz? Biz burada bir zavallı köy sakinlerinden biriyiz. Bizlerin bir geliri yok.

    Çatalağaç'ı Maden Boğuyor, Köylüler İsyan Ediyor! 'Sularımız, Derelerimiz Gitti, Balığımız Yok' - Resim : 8

    – Derede balıklarımız yüzüyordu, çocuklarımız yüzüyordu biz onları izliyorduk. Biz buralardan odun taşırken bu dereden eğilerek su içerdik. Biz buradan çay demliyorduk. Böyle bir güzellik neden yok olsun?”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Anagold’da İşten Çıkarılan İşçilerden Eylem: Topraklarımızı, Canlarımızı, Hayallerimizi Çaldınız

    Anagold’da İşten Çıkarılan İşçilerden Eylem: Topraklarımızı, Canlarımızı, Hayallerimizi Çaldınız


    Erzincan İliç’te şubat ayında dokuz işçiye mezar olan Anagold altın madeni ocağında işten çıkarılan 187 işçi ve aileleri maden önünde eylem yaptı. Nizamiye kapısına yürümek isteyen işçi aileleri, “Önce topraklarımızı, sonra canlarımızı, en sonunda hayallerimizi çaldınız”, “Siyanürsüz topraklarımızı geri ver” yazan dövizler taşıyarak “Maden, toprakları terk et” sloganları attı.

    Dokuz madencinin liç kayması sonucu hayatını kaybettiği Erzincan İliç’teki altın madeninin işletmecisi Anagold Madencilik’in işten çıkardığı işçiler ve aileleri bugün eylem yaptı.

    Anagold Madencilik’in önüne yürüyen kadınlar ellerinde “Önce topraklarımızı, sonra canlarımızı, en sonunda hayallerimizi çaldınız”, “Nerede devlet, nerede adalet”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Köyümüz harabe halkımız mağdur”, “Siyanürsüz topraklarımızı geri ver” dövizleri taşıyarak “Maden, toprakları terk et” sloganları attı.

    İşçi ailelerinden bir kadın, “Sen 187 kişiyi işten çıkaracaksın İstanbullusu, Ankaralısı, Diyarbakırlısı burada iş yapacak. Öyle bir dünya yok, biz buna müsaade etmeyiz” dedi.

    MADEN YETKİLİLERİ İŞÇİLERİ MUHATAP ALMIYOR

    İşten çıkarılan bir işçi ise, “Şu anda en büyük sıkıntı maden yetkililerin bizi muhatap almaması” diye konuştu.

    Bir kadın ise, “Bizim meramızı aldılar işçilerimizi de işten attılar, hakları yok. Biz işçilerimizi geri işe almalarını istiyoruz işe alamıyorlarsa meramızdan çıkıp gitsinler” dedi.

    ‘İLK ÖNCE ELLERİNDEKİ KANI TEMİZLESİNLER’

    Babası işten çıkarılan bir vatandaş ise, “Bize işten çıkarılmalarla ilgili mail gönderdiler, babamı işten çıkarması için bir tane sebep yok ya. Kim biliyor işten niye çıktığını, hiç kimse bilmiyor. Kafasına göre işten çıkarmışlar… İster biber gazı, ister cop biz hakkımızı arayacağız. İlk önce ellerindeki kanı temizlesinler sonra bizi copla dövsünler” dedi.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Nijerya’da maden faciası: 1 işçi öldü, 30 işçi enkaz altında

    Nijerya’da maden faciası: 1 işçi öldü, 30 işçi enkaz altında


    Nijerya’nın Niger eyaletinde, maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti, 30 işçi ise enkaz altında kaldı.

    Nijerya Acil Durum Ajansı (SEMA) Niger Direktörü Abdullah Baba Arah, yaptığı açıklamada, eyaletin Shiroro bölgesinde yaşanan şiddetli yağış sonucu madendeki kuyunun çöktüğünü belirtti.

    Maden ocağı yetkilisi İbrahim İshaku, yerel gazeteye yaptığı açıklamada, kazada 1 kişinin öldüğünü, madende çalışan 30 işçinin de enkaz altında mahsur kaldığını kaydetti.

    Bölgede arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini aktaran İshaku, 6 kişinin kurtarıldığını fakat olumsuz hava koşulları nedeniyle çalışmaların yavaşladığını söyledi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsviçre’de yasaklandığı iddia edilen Beypazarı’ndan ilk açıklama! ‘Bu kanıya nasıl vardılar bilmiyoruz’

    İsviçre’de yasaklandığı iddia edilen Beypazarı’ndan ilk açıklama! ‘Bu kanıya nasıl vardılar bilmiyoruz’



    İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Bürosu’nun (FSVO), Türkiye’den ithal edilen Beypazarı maden suyunda yüksek miktarda bor tespit ettiği ve ülkede bu ürünün yasaklandığı haberi Türkiye gündemine de bomba gibi düştü.

    İsviçre’de Beypazarı maden suyuna ilişkin yasak ise, bu üründe bor içeriğinin sağlık için risk oluşturabilecek seviyede olduğu gerekçesiyle çıkmıştı.

    Beypazarı’ndan konuya ilişkin ilk açıklama geldi. Marketing Türkiye’de yer alan habere göre, Beypazarı yetkilisi şunları söyledi:

    “İsviçre’de yapılan analizlerde Beypazarı maden sularındaki bor minerali miktarının en fazla değeri ‘1’ olması gerekirken ‘2’ olarak tespit edildiği, bununsa sağlık açısından son derece tehlikeli olduğu söyleniyor. Açıkçası böyle bir kanıya nasıl vardıklarını bilmiyoruz. Öyle ki bugün sağlıklı yaşam için insanlar bor minerali takviye gıdaları tüketiyor. Kemik erimesini durdurmak için her bir kapsülünde 3mg bor olan takviye gıdalar var. Kaldı ki, İsviçre 1’e 2 oranını tehlikeli olarak belirlerken, AB üye ülkelerinde mevzuat oranı 1’e 5. Amerika’dan Avustralya’ya, Hollanda’dan Belçika’ya pek çok ülkeye ürün gönderen bir marka olarak İsviçre’ye de 7 yıldır ürünlerimizi gönderiyoruz”

    YAĞIŞLAR NEDENİYLE DEĞERLER DÖNEMSEL OLARAK DEĞİŞİYOR

    Yağışlardan oldukça etkilenen yeraltı kaynak sularının değerlerinin dönemsel olarak değiştiğini, içeriğindeki mineral değerlerinin artışlar ve azalmaların da olağan olduğunun altını çizen Beypazarı yetkilisi yurtdışına gönderdikleri ürünler için 2022’de yaptıkları ölçümlerde bor mineralinin 0,33, 2023’te ise 1 olarak ölçümlendiğini belirtti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***