Etiket: Macaristan

  • Von der Leyen: AB her ne olursa olsun Ukrayna’ya yardım edecek

    Von der Leyen: AB her ne olursa olsun Ukrayna’ya yardım edecek


    Perşembe akşamı AB liderleri Ukrayna ile katılım müzakerelerine yeşil ışık yaktı ancak Viktor Orban’ı savaş halindeki ülkeye mali yardım sağlamaya ikna edemedi.

    REKLAM

    Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın Kiev’e verilecek 50 milyar euroluk finansmanı veto etmesinden sonra Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen AB’nin Ukrayna’ya yardım etmek için bir çözüm bulacağına dair güvence verdi.

    2024’ün başlarında yapılacak devlet ve hükümet başkanları zirvesinde yardımın onaylanmasının mümkün olabileceğini vurgulayan von der Leyen, Brüksel’de yaptığı açıklamada, “O zamana kadar, ne olursa olsun, bu zirvede işe yarar bir çözüme sahip olacağımızdan emin olmak için çalışacağız,” dedi.

    Liderler zirvesinin ardından düzenlediği basın toplantısında von der Leyen, “Elbette 27 üye ülke arasında bir anlaşmaya varmak için çok çalışıyoruz. Ancak 27 üye ülke arasında bir anlaşmanın mümkün olmaması durumunda işe yarayacak bir çözüme sahip olmak için potansiyel alternatifler üzerinde de çalışmanın gerekli olduğunu düşünüyorum,” ifadelerini kullandı.

    Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, AB’nin Ukrayna’ya yönelik taahhütlerini “önümüzdeki haftalarda mali imkanlarla” yerine getirebileceği konusunda “son derece kendinden emin ve iyimser” olduğunu söyledi. Michel, “kararın resmileşeceğinden eminim” dedi.

    İrlanda Başbakanı Leo Varadkar da “26 üye devletin, Avrupa Birliği kurumlarını kullanmadan ikili olarak kaynak sağlaması gibi geçici çözümler mümkün,” ifadelerini kullandı.

    Perşembe akşamı AB liderleri Ukrayna ile katılım müzakerelerine yeşil ışık yaktı ancak Viktor Orban’ı savaş halindeki ülkeye mali yardım sağlamaya ikna edemedi.

    Macar lider Ukrayna’ya yönelik yeni yardım konusundaki vetosunu kaldırmayı düşünmeden önce, Budapeşte’ye ödenmesi gereken ama bloke edilen “tüm Avrupa fonlarının” serbest bırakılmasını talep etti.

    Ukrayna, AB yardımının ocak ayında serbest bırakılmasını istiyor

    Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Cuma günü, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın vetosu nedeniyle Avrupa Birliği’nden Ukrayna’ya sağlanacak 50 milyar euroluk yardımdaki blokajın ocak ayından itibaren kaldırılması çağrısında bulundu.

    Bakanlık, yaptığı açıklamada, “Söz konusu fonları mümkün olan en kısa sürede almamıza olanak sağlayacak gerekli tüm yasal prosedürlerin Ocak 2024’e kadar tamamlanmasını bekliyoruz,” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AB Zirvesi öncesi, Ukrayna’nın katılım müzakerelerine Macaristan engeli krize yol açtı

    AB Zirvesi öncesi, Ukrayna’nın katılım müzakerelerine Macaristan engeli krize yol açtı


    Macaristan’ın Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerini veto etme ihtimali Avrupa Konseyi toplantısı öncesinde krize yol açtı. Avrupa Komisyonu, Macaristan için 10.2 milyar Euroluk uyum fonunu serbest bıraktığını duyurdu.

    REKLAM

    Brüksel’de yapılacak Avrupa Konseyi toplantısı öncesinde Macaristan’ın Ukrayna’nın birliğe katılım müzakerelerini veto etme ihtimali krize neden oldu. 

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın ülkesinin AB’ye katılmasını engellemek için “hiçbir nedeni olmadığını” söyledi.

    İskandinav ülkelerinin liderleriyle yaptığı toplantının ardından Norveç’in başkenti Oslo’da konuşan Zelenskiy, “Ondan bana üç, beş ya da on değil, tek bir neden göstermesini istedim. Hala cevap bekliyorum” dedi. 

    Macaristan ile ortak sınıra sahip olduklarını vurgulayan Zelenskiy, Orban ile “çok yapıcı bir görüşme” yapmayı umduğunu kaydetti. 

    Brüksel’de perşembe ve cuma günü yapılacak AB zirvesinin gündeminde, Kiev’in AB’ye katılım müzakerelerinin başlatılması ve Ukrayna’ya hibe ve kredi şeklinde 50 milyar Euroluk yardımın onaylanması bulunuyor. 

    Ancak Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Kremlin ile yakın ilişkilerini sürdüren tek AB lideri olan Orban’ın bu kararları veto etmesi bekleniyor. 

    Ukrayna’yı yolsuzlukla suçlayan milliyetçi lider, Kiev ile müzakerelerin başlaması ihtinalini “korkunç bir hata” olarak nitelendirdi. 

    Macaristan’a 10 milyar Euro fon serbest bırakıldı

    Bu arada zirve öncesinde Avrupa Komisyonu, Macaristan için 10.2 milyar Euroluk uyum fonunu serbest bıraktığını duyurdu. 

    Komisyon tarafından yapılan açıklamada, Macaristan’ın yargı sisteminin bağımsızlığını arttırmak üzere gerçekleştirdiği reformların bu fona erişim için yeterli olduğu belirtildi.

    AB, hukukun üstünlüğünün ihlal edildiği iddiasıyla Aralık 2022’de Macaristan için ayrılan 21.7 milyar Euroluk AB fonunu dondurmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macaristan Başbakanı Orban’dan Ukrayna açıklaması: Avrupa Birliği’nden bir ışık yılı uzakta

    Macaristan Başbakanı Orban’dan Ukrayna açıklaması: Avrupa Birliği’nden bir ışık yılı uzakta


    Macaristan Başbakanı Orban, partisi Fidesz’in kongresinde açıklamalarda bulundu. Orban, gelecek aylarda ciddi siyasi mücadeleler vereceklerini belirterek, “Önümüzdeki aylarda, Avrupa seçimlerine kadar bizi ciddi siyasi mücadeleler bekliyor. Ukrayna’ya verilen yanlış müzakerelere başlama sözünü düzeltmek de bizim görevimiz olacak, zira Ukrayna şu anda Avrupa Birliği’nden ışık yılı kadar uzakta. Yaşlanan vücudun eğilimi gibi Avrupa Birliği de zayıflıyor. Vücudun bir kısmı ağrımaya başlar, bu ağrı geçmez, alışırsınız. Bir sonraki gelir, geçmez, ona da alışırsınız. Buna tekrar tekrar alışırsınız ve yavaş ama emin adımlarla hareket kabiliyetiniz daralır ve canlılığınız azalır. Bugün Brüksel’deki durum da budur. Dünya yenilenirken, tazelenirken ve ivme kazanırken Brüksel’in Avrupa modeli eskidi. Eğer yelkenlerimizdeki yeni rüzgarları yakalayamazsak, Avrupa gemimiz kaçınılmaz olarak yavaşlayacaktır” dedi.

    “EN ZORU RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI”

    Orban, “Zor bir hükümet dönemi geçirdik. Sel felaketleri zordu. Göçmen istilası dönemi zordu, çok zordu ve COVID aylarını kimsenin yaşamasını istemezdim. Ancak hiçbiri son iki yıl, Rusya-Ukrayna savaşı, yaptırımlar, enerji krizi ve dörtnala giden enflasyon kadar zor olmadı. Dostlarım, zor durumların üstesinden net hedefler belirleyerek gelinebileceğini biliyorsunuz. Durum ne kadar zor olursa, hedefler de o kadar net ve spesifik olmalıdır. İşte bu nedenle biz de kendimize net hedefler ve özel amaçlar belirledik” dedi.

    “BRÜKSEL’İN BEYİN YIKAMASINA DİRENİYORUZ”

    Orban, Macaristan’ın birçok şeye ‘direndiğini’ ifade ederek, “İlk bakışta herkesin görebileceği şey, Macaristan’ın kendini tüm gücüyle savunduğu ve direndiğidir. Çünkü Brüksel bürokratlarının beyin yıkamasına direniyoruz, göçmen istilasına direniyoruz, cinsiyet propagandasına direniyoruz, savaş seraplarına direniyoruz, Ukrayna’nın hazırlıksız AB üyeliğine direniyoruz, giderek komünist ve hatta Jakoben belirtiler gösteren yeşil ideolojilere direniyoruz. Egemenliğimizi zayıflatmaya yönelik yabancı girişimlere ve aynı zamanda Brüksel ve Washington’dan saldıran Soros imparatorluğuna karşı kendimizi savunuyoruz” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macaristan’dan İsveç’e kötü haber: Oylama ertelendi

    Macaristan’dan İsveç’e kötü haber: Oylama ertelendi



    Macaristan’da muhalefet partilerinden Demokratik Koalisyonu (DK) milletvekili Agnes Vadai, İsveç’in NATO’ya katılımı konusunda oylamanın kasım ayına ertelendiğini açıkladı.

    Facebook’ta bir açıklama yapan Vadai, “Bu hafta İsveç’in NATO’ya katılımı konusunda oylama yapılmayacak” diye yazarken, bu konunun gündeme alınması önerisinin, sandalye çoğunluğuna sahip olan iktidardaki Macar Yurttaş Birliği (Fidesz) partisinin milletvekilleri tarafından reddedildiğine vurgu yaptı.

    Oylama tarihi ertelenirken, oylamanın ne zaman yapılacağına ilişkin de net bir bilgi paylaşılmadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’dan Türkiye ve Macaristan’a, ‘İsveç’in NATO üyeliğini onaylayın’ çağrısı

    Fransa’dan Türkiye ve Macaristan’a, ‘İsveç’in NATO üyeliğini onaylayın’ çağrısı


    Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna, “İsveç’i NATO’da görmek istiyoruz. Türkiye ile Macaristan’ın da anlaşmaya vardıkları hususları yerine getirdiklerini görmeyi istiyoruz.” dedi

    REKLAM

    Fransa, Türkiye ve Macaristan’a çağrıda bulunarak İsveç’in NATO’ya katılımı konusunda adım atmalarını istedi.  

    Macaristan ve Türkiye, temmuz ayında İsveç’in NATO’ya katılım başvurusuna yönelik vetolarını kaldırmış olsalar da üyeliği henüz onaylamış değiller. 

    Finlandiya’nın başkenti Helsinki’yi  ziyaret eden Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna, yaptığı açıklamada, “İsveç’i NATO’da görmek istiyoruz. Keza Türkiye ile Macaristan’ın da anlaşmaya vardıkları hususları yerine getirdiklerini görmeyi istiyoruz.” dedi.

    Macaristan Başbakanı Viktor Orban ise hafta içi yaptığı değerlendirmede İsveç’in NATO üyeliğinin onaylanmasının “acil” olmadığını söylemişti. 

    İsveç’in halihazırda tehdit altında olmadığını ve NATO üyeliğini onaylamak için de acele etmeyeceklerinin altnı çizen Orban ayrıca, Stockholm’ü ülkesinin “demokratik doğasına” meydan okumakla suçlamıştı. 

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Türk Parlamentosu’nun onayının ekim ayından önce gerçekleşmeyeceğini dile getirmişti. 

    Erdoğan, iki ülke ilişkilerini geren Kuran’a saygısızlık eylemlerine karşı harekete geçmesi için aylardır İsveç’e baskı yapıyor.

    Finlandiya, on yıllar süren tarafsızlığının ardından Ukrayna’daki savaşın da etkisiyle nisan ayında NATO’nun 31. üyesi olmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan Macaristan yolcusu: İki ülke liderlerinin ortak özellikleri neler?

    Erdoğan Macaristan yolcusu: İki ülke liderlerinin ortak özellikleri neler?



    Erdoğan Macaristan yolcusu: İki ülke neden benziyor?

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ailesiyle çıktığı tatili bugün bitiriyor.

    Erdoğan bugün günübirlik ziyaret için uzun bir dönemdir benzer politikalar izleyen Macaristan’da olacak. İki ülke İsveç’in NATO üyeliği ve Ukrayna savaşı gibi dış politika konularında izledikleri yakın tutumların yanı sıra iç politikada da benzerlikler gösteriyor.

    Erdoğan, Macaristan Milli Günü’ne denk getirilen ziyaretinde Başbakan Viktor Orban ile bir araya gelecek.

    DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in haberine göre; Türkiye ile Macaristan arasında 2013 yılında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kurulmuş ve ilişkiler “stratejik ortaklık” düzeyine çıkarılmıştı. 10 yılın ardından 2023’te ise ilişkiler “Geliştirilmiş Stratejik Ortaklık” olarak tanımlanmaya başlandı.

    Cumhurbaşkanı düzeyinde son resmi ziyaretler Macaristan Cumhurbaşkanı Katalin Novak tarafından Mart 2023’te Türkiye’ye ve Erdoğan tarafından da Kasım 2019’da Macaristan’a yapıldı.

    Erdoğan’ın en büyük destekçilerinden Macaristan Başbakanı Viktor Orban ise en son 16 Mart’ta Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Olağanüstü Zirvesi nedeniyle Ankara’daydı. Son seçimi kazanmasının ardından düzenlenen göreve başlama törenine katılan Orban, Erdoğan’ı Macaristan Milli Gün kutlamaları için Budapeşte’ye davet etmişti.

    NATO VE RUSYA’DA BENZER POLİTİKA: PEK ÇOK AÇIDAN MOSKOVA’DAKİ OTOKRATLARLA DAHA FAZLA ORTAK YÖNLERİ VAR

    Peki özellikle son dönemde Rusya’ya yakınlıkları ve İsveç’in NATO üyeliğinin parlamento onay süreci gibi konularda izledikleri paralel politikalarla dikkati çeken iki ülkenin bu stratejisi hangi temele ve çıkarlara dayanıyor?

    Stockholm Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Enstitüsü’nden Paul T. Levin, iki ülkenin politikalarındaki benzerliğin “tesadüf” olmadığını söyleyerek, NATO’nun genişlemesi söz konusu olduğunda iki ülke arasında oldukça açık bir şekilde doğrudan bir koordinasyon bulunduğuna dikkat çekiyor.

    Türkiye ve Macaristan İsveç’in İttifak’a katılım protokolünü henüz onaylamayan iki NATO ülkesi.

    Orban ile Erdoğan’ın NATO üyesi olmakla birlikte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le iyi ilişkilere sahip olmak gibi dengeleyici bir politika yürüttüklerini belirten Levin, iki ülkenin Rusya ile yakınlıklarına dair şunları söylüyor:

    “Ne Orban ne de Erdoğan liberal demokrat. Kendilerini NATO’nun savunduğu ve AB’nin de üzerine kurulduğu liberal uluslararası düzen ile özdeşleştirmiyorlar. Pek çok açıdan Moskova’daki otokratla İsveç Başbakanı veya ABD Başkanı ile olduğundan daha fazla ortak yönleri var.”

    “ONLARIN ZAMAN ZAMAN NATO İÇİNDE VE MACARİSTAN ÖRNEĞİNDE AVRUPA BİRLİĞİ (AB) İÇİNDE TRUVA ATI İŞLEVİ GÖRMELERİNE YOL AÇIYOR”

    Levin, her iki liderin de kendilerini Batılı demokrasiler topluluğunun doğal üyeleri yerine güçlü ve bağımsız ulusların liderleri olarak gördüğünü ve o zaman seçenekleri genişletmek için Moskova ile samimi bağları sürdürmenin onlara mantıklı geldiğini belirterek, Putin’in de bu konuda “iyi bir oyun içinde” olduğunu, iki ülkeye de Rusya’ya çok uzaklaşmadan NATO içinde kalmalarını sağlayacak şekilde davrandığını kaydediyor.

    Levin, “Açık konuşmak gerekirse bu durum onların zaman zaman NATO içinde ve Macaristan örneğinde Avrupa Birliği (AB) içinde Truva atı işlevi görmelerine yol açıyor” yorumu yapıyor.

    İSVEÇ’İN NATO ÜYELİĞİYLE İLGİLİ TUTUM

    İki ülke İttifak ülkeleri tarafından Ukrayna savaşının ardından gündeme gelen NATO genişlemesinin hızını yavaşlatmakla da suçlanıyor.

    Levin, Türkiye ile Macaristan arasında İsveç’in katılım protokolü ile ilgili koordinasyonun bazen “komik sonuçlara” da yol açabildiğini söyleyerek, buna örnek olarak Vilnius zirvesinde Türkiye’nin ilkesel onay vermesinin ardından parlamentoyu toplama kararı alan Macaristan’da Ankara’nın onayı biraz bekletme kararı almasının ardından iktidar partisinin oturumu boykot etmesini gösteriyor.

    Macaristan muhalefetinin İsveç’in NATO’ya katılımını onaylamak için Temmuz sonunda düzenlediği olağanüstü meclis toplantısına iktidar partisi milletvekilleri katılmamıştı.

    İki ülkenin onay sürecini ne zaman tamamlayacağı şu an için belirsiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 1 Ekim’de açılacak ancak İsveç protokolünün TBMM’deki süreci tamamen iktidarın inisiyatifinde.

    Orban’ın “Macaristan’ın İsveç’in katılımını onaylayan son ülke olmayacağı” açıklamasını anımsatan Levin, Budapeşte ile Ankara arasındaki koordinasyon göz önüne alındığında Orban’ın TBMM’den geçeceğinden emin olduğunda İsveç’e onayı vereceğini öngörüyor. Levin, şöyle konuşuyor:

    “Bunun ne zaman olacağını ise söyleyemem. ABD Kongresi’nin F-16’ların satışını onaylayıp onaylamayacağı ve İsveç’in NATO üyeliğini durdurmak isteyen aşırı sol ve sağdaki kişi veya grupların Türk siyasetçilerini Kur’an yakarak ya da başka yöntemlerle kışkırtıp kışkırtmayacağı gibi belirsizlikler var.”

    MACARİSTAN İÇİN TÜRKİYE’NİN ÖNEMİ NE?

    Türkiye’nin mültecileri Avrupa sınırında durdurması nedeniyle hükümete olan minnettarlığını her fırsatta tekrarlayan Orban, aynı zamanda ülkesinin Rus doğal gazına olan ihtiyacı nedeniyle enerji güvenliği açısından da Türkiye’ye önem veriyor.

    Levin, Erdoğan’ın Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı mülteciler kanalıyla Macaristan ve AB üzerinde Demokles’in kılıcını elinde tuttuğunu ve bazen bu insanları Avrupa’ya göndermekle tehdit ettiğini hatırlatıyor.

    Macaristan için enerji kaynaklarının önemine de dikkat çeken Levin, Macaristan’ın geçen yıl Türk Akımı boru hattıyla 4,8 milyar metreküp doğal gaz aldığını söylüyor ve enerji boyutunun iki ülkeyi Rusya ile ilişkilerin ve muhtemelen NATO genişlemesindeki politikaların bazı benzerliklerini açıklayabileceğini belirtiyor.

    Orban, Türkiye’deki seçimlerin ardından yaptığı açıklamada, “Erdoğan’ın tekrar başkanlığa seçilmesiyle sırtımızdan büyük bir yük kalktı. Kazanması için çok dua ettim. Eğer Erdoğan seçimi kaybetseydi bu bizim için açık söylüyorum bir trajedi olurdu” demişti.

    Macaristan 2022 yılında doğal gaz tüketiminin yarısını Türk Akımı hattıyla gelen Rus doğal gazı ile sağlamış durumda ve bugünlerde enerji kaynaklarını çeşitlendirme arayışında.

    İÇ POLİTİKADA ORBAN YÖNETİM MODELİ

    İki ülke sadece son dönemde dış politikada izledikleri yakın tutumlar açısından değil aynı zamanda iç politikada yönetim modelleri ve lider kültleri açılarından da büyük benzerlikler taşıyor.

    Başbakan Viktor Orban 2010 yılından bu yana iktidarda.

    Macaristan uzmanı Siyaset Bilimci İlteriş Ergun, şu anda Orban’ın dünyadaki bütün sağ liderlere adeta rehberlik ettiğine ve çoğunun Orban’ın oyun planını takip ettiğine dikkat çekerek, bu açıdan hem Erdoğan ile Orban arasında hem de iki ülkenin iç siyasi şartları arasında sayısız benzerlik bulunduğunu söylüyor.

    Ergun, Orban’ın etkisinin bariz bir şekilde Erdoğan’ın sonradan ortaya koyduğu milliyetçi dönüşünde görülebildiğini belirterek, Orban’ın iç politikada “mülteci karşıtlığı” üzerinden kurguladığı güvenlik paradigmasını Erdoğan’ın “terör” üzerinden kurduğunu kaydediyor.

    Her iki liderin de toplumdaki “kültürel ayrışmaları derinleştiren” siyaset izlediğini belirten Ergun, Orban’ın ortaya koyduğu model ile sadece Erdoğan’ı değil ABD, İsrail, İtalya, Fransa ve yakın coğrafyasındaki küçük Avrupa ülkelerindeki siyasetçileri çok etkilediğini belirtiyor.

    Orban’ın tüm dünyadaki sağ siyasetçileri etkisi altına alan iç politik duruşu “milliyetçi muhafazakarlık” olarak nitelendiriliyor.

    Ergun, kendilerini “liberal dünya düzenine meydan okuyan liderler” olarak gören Orban ve Erdoğan’ın din unsurunu toplumun bir parçası olarak görmeleri açısından da benzer olduğunu belirtirken, iki ülkede muhalefetin durumlarının da birbirine yakın olduğunu söylüyor.

    Macaristan’da Orban’ın partisi Fidesz’in sağ bloğun büyük partisi olarak yalnız başına olduğunu belirten Ergun, karşısındaki muhalefetin sağdan sola çok parçalı bir görüntüyle topluma güven veremediğini ifade ediyor.

    TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ İÇİN DESTEK MÜMKÜN MÜ?

    Son aylarda Ankara, AB ile İsveç’in NATO üyeliğine paralel bir şekilde kurguladığı bir hareketlenme içinde iken buna AB üyesi Macaristan’ın da destek olmasını beklediğini açıkladı.

    Ancak AB’nin “sorunlu çocuğu” Macaristan Türkiye’ye bu konuda destek olabilir mi?

    Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’ndan (TEPAV) Nilgün Arısan Macaristan’ın AB içinde şu anda eskiden İngiltere’nin görüldüğü gibi bir nevi “Truva atı” gibi tanımlandığını söyleyerek, AB ile çok farklı değerlere sahip olan Macaristan’ın Birlik ve üyeler üzerinde etkisinin sınırlı kalacağını belirtiyor.

    “Macaristan AB içinde desteklerse bu Türkiye’nin yararına değil de zararına olur” diyen Arısan, böyle bir desteğin Türkiye’ye iyi bakmamak için başka bir neden oluşturacağını ifade ediyor.

    Avrupa Parlamentosu Haziran ayı başında aldığı tavsiye niteliğindeki kararla Macaristan’ın 1 Temmuz 2024’te 6 aylığına AB Dönem Başkanlığını devralmaya uygun bir ülke olmadığını duyurmuştu. Karara gerekçe olarak Orban ve hükümetinin neden olduğu “demokratik gerileme” gösterilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’den Macaristan vatandaşlarına vizesiz seyahat kısıtlaması

    ABD’den Macaristan vatandaşlarına vizesiz seyahat kısıtlaması



    ABD, son 9 yılda Macar pasaportları verilen yaklaşık bir milyon yabancının kimliklerinin “yeterince doğrulanmamasının” yarattığı kaygılar nedeniyle Macaristan vatandaşlarına yönelik yeni seyahat kısıtlamaları getirdi. Güvenlik endişelerinin gerekçe gösterildiği kararla 2 yıllık vizesiz seyahat girişleri bir yıla düşürüldü.

    ABD’nin Budapeşte Büyükelçiliği, ABD’nin Macaristan vatandaşlarına getirilen yeni seyahat kısıtlamaları hakkında açıklama yayımladı.

    1 MİLYON KİMLİK YETERİNCE DOĞRULANAMIYOR

    Açıklamada, ABD’nin son 9 yılda Macaristan vatandaşlığı verilen yaklaşık 1 milyon yabancının kimliklerinin “yeterince doğrulanmadığına ilişkin endişeler” nedeniyle 90 güne kadar vizesiz iş veya turizm amacıyla ülkeye girişe izin veren Vize Muafiyet Programında değişikliğe gidildiği bildirildi.

    Macaristan vatandaşlarının Seyahat Onayı Elektronik Sistemi kapsamındaki seyahatlerinin geçerlilik süresi 2 yıldan 1 yıla düşürülürken, yine bu kapsamdaki ABD’ye girişler her yolcu için “tek giriş” olarak sınırlandırıldı.

    Bu karara gerekçe olarak “güvenlik endişelerinin” gösterildiği açıklamada, ABD’nin, bu karardan kaçınmak için söz konusu kaygıların giderilmesi yönünde yoğun çaba gösterdiği, Macar yönetiminin bu endişeleri dikkate almadığı ifade edildi.

    Açıklamada, söz konusu değişikliğin derhal yürürlüğe gireceği ve ABD’nin güvenlik endişeleri giderilene kadar geçerliliği koruyacağına işaret edilerek 1 Ağustos 2023’ten önce verilen onayların bu karardan etkilenmeyeceği, 2 yıl boyunca çoklu girişler için geçerli olmaya devam edeceği bilgisi verildi.

    MACARİSTAN’DAKİ TARTIŞMALI VATANDAŞLIK UYGULAMASI

    Macaristan hükümeti, 2011’de Macaristan’da yaşamamış veya yaşamayı düşünmemiş olsalar da Macar soyundan geldiğini iddia edenlere “basitleştirilmiş vatandaşlığa kabul” prosedürünü uygulamaya başlamıştı.

    Başta Romanya, Sırbistan ve Ukrayna olmak üzere komşu ülkelerde yaşayan en az 2 milyon etnik Macar’dan yüz binlercesi, bu prosedür sayesinde Macaristan vatandaşlığı almıştı.

    Associated Press’e konuşan ve ismini vermek istemeyen Amerikalı yetkili, “yüz binlerce Macar pasaportunun bir kısmının sıkı kimlik doğrulama gereklilikleri yapılmaksızın güvenlik tehdidi oluşturan ve Macaristan ile hiçbir bağlantısı olmayan suçlulara verildiğini” öne sürdü.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Formula 1’de sıradaki durak Macaristan

    Formula 1’de sıradaki durak Macaristan


    Formula 1 Dünya Şampiyonası’nda sezonun 12. yarışına Macaristan ev sahipliği yapacak.

    Macaristan’nın başkenti Budapeşte’de bulunan 4,38 kilometrelik Hungaroring Pisti’nde 70 tur üzerinden gerçekleştirilecek Macaristan Grand Prix’sinde sıralama turları yarın TSİ 17.00, yarış ise 23 Temmuz Pazar günü TSİ 16.00’da başlayacak.

    Şu ana kadar Red Bull sürücüsü Max Verstappen’in 8, takım arkadaşı Sergio Perez’in de 2 yarış galibiyeti bulunuyor. Sezonun 6. ayağı Emilia-Romagna Grand Prix’si, olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmişti.

    Pilotlar ve takımlar klasmanının ilk 5 sırası şöyle:

    Pilotlar:

    1. Max Verstappen (Hollanda): 255 puan

    2. Sergio Perez (Meksika): 156

    3. Fernando Alonso (İspanya): 137

    4. Lewis Hamilton (Büyük Britanya): 121

    5. Carlos Sainz (İspanya): 83

    Takımlar

    1. Red Bull: 411

    2. Mercedes: 203

    3. Aston Martin: 181

    4. Ferrari: 157

    5. McLaren: 59

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macaristan Başbakanı Orban: Bosna Hersek hızlıca AB’ye katılmalı

    Macaristan Başbakanı Orban: Bosna Hersek hızlıca AB’ye katılmalı


    Macaristan Başbakanı Viktor Orban, “Brüksel’de ne konuşurlarsa konuşsunlar, biz Balkanların, daha doğrusu Bosna Hersek’in hızla AB’ye katılmasından yanayız.” dedi.

    Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Bosna Hersek ve diğer Balkan ülkelerinin Avrupa Birliği’ne hızlı bir şekilde katılmaları çağrısında bulunarak bu ülkelerin 27 üyeli bloğa yeni bir enerji ve dinamimizm sağlayabileceğini söyledi.

    Brüksel ile sık sık ters düşen milliyetçi muhafazakar lider, birliğe üyelik için koşullarda (AB üyelik kriterleri) ısrar edilmemesi gerektiğini belirtti.

    Orban bunun yerine katılım öncesi fonlarının Balkan ülkelerinin kalkınma ve güvenliğini desteklemek üzere kullandırılması gerektiği görüşünü dile getirdi. 

    Bosna’ya yaptığı ilk resmi ziyaret kapsamında Bosna Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Borjana Kristo ile ortak basın toplantısı düzenleyen Orban, “Brüksel’de ne derlerse desinler, biz Balkanların, daha doğrusu Bosna Hersek’in hızla AB’ye katılmasından yanayız.” diye konuştu.

    Macaristan’ın, Bosna Hersek’in yanında olduğunu belirten Orban, “Belki sınır komşusu değiliz, ancak siyasi ve ekonomik anlamda komşuyuz. Buna ek olarak dünyadaki en karmaşık siyasi yapılardan birini nasıl idare edebildiğinizi hayranlıkla takip ediyoruz.” ifadesini kullandı.

    Balkanlar’ın güvenliği ve gelişimi için daha çok yatırım yapılması gerektiğine işaret eden Orban, “Biz Macarlar, yaptırıma dayalı siyaseti desteklemiyoruz. Yaptırımlar, siyasette bir çözüm getirmez.” değerlendirmesinde bulundu.

    Orban, ülkesinin, Bosna Hersek’ten, hangi alanlarda yatırım yapabileceğinin sinyallerini de beklediğini kaydetti.

    Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan, AB’ye katılım sürecinin farklı aşamalarında bulunuyor. 

    Bosna Hersek’e geçen aralık ayında adaylık statüsü verilmişti. 

    Analistlere göre bunun en önmeli nedeni, AB’nin Ukrayna’daki savaştan kaynaklanan istikrarsızlığın uzun süredir istikrarsız olan Balkanlara sıçramasından duyulan endişe. 

    Bununla birlikte, AB’ye katılımın tüm bu ülkeler için yıllar alması muhtemel. 

    Zira üye olabilmek için demokrasi, hukukun üstünlüğü ve ekonomik reformlar gibi standartları karşılama yolunda önemli ilerlemeler kaydedilmesi gerekiyor. 

    Orban hükümeti uzun zamandır Balkan ülkelerinin AB’ye hızlı bir şekilde katılmasını savunuyor. 

    Bunun istikrara yönelik tehditleri azaltacağını, Avrupa’nın ekonomik büyümesini destekleyeceğini ve Sırbistan’ın AB’ye yasa dışı göçü durdurmasına katkı sağlayacağı görüşünü dillendiriyor. 

    Viktor Orban, temasları kapsamında, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyelerince kabul edilecek. 

    Orban’ın, Bosna Hersek ziyaretine, Sırp nüfusun yoğun yaşadığı Banja Luka kentinde devam etmesi bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupalı milletvekilleri, Macaristan’ın AB dönem başkanlığına şüpheyle yaklaşıyor

    Avrupalı milletvekilleri, Macaristan’ın AB dönem başkanlığına şüpheyle yaklaşıyor


    Macaristan, 2024 yılının ikinci yarısında AB dönem başkanlığını devralacak. Ancak AB milletvekilleri, Budapeşte’nin üstleneceği bu göreve, “hukukun üstünlüğü ve Avrupa değerlerine uyum kriterlerindeki endişeler” nedeniyle şüpheyle yaklaşıyor.

    Avrupa Birliği içerisinde Macaristan’ın 2024’ün ikinci yarısında üstleneceği AB dönem başkanlığının, “hukukun üstünlüğü ve AB değerlerine uyum kriterlerindeki endişeler” nedeniyle ertelenmesi tartışılıyor.

    Avrupa Parlamentosu, Macaristan hükümetinin, “AB’nin temel değerlerini zayıflatmaya yönelik kasıtlı ve sistematik faaliyetleri” nedeniyle Budapeşte’nin dönem başkanlığıyla ilgili görevlerini “inandırıcı bir şekilde yerine getiremeyebileceği” yönünde görüş beyan etti.

    Macaristan’ın, İspanya ve Belçika’nın ardından 2024 yılının ikinci yarısında altı aylık dönem başkanlığını devralması planlanıyor. 

    Bu pozisyon yürütme yetkisine haiz olmasa da dönem başkanı ülkenin gündemi belirlemesi, toplantılara ev sahipliği yapması, müzakereleri yönlendirmesi, uzlaşma metinleri hazırlaması ve yasama dosyalarıyla ilgili oylamalar düzenlemesine olanak tanıyor.

    Perşembe günü onaylanan ve bağlayıcılığı olmayan bir tasarıda Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, demokratik gerileme ve hukukun üstünlüğünün ihlali nedeniyle uzun süredir mercek altında olan Budapeşte’nin böylesine önemli görevi yürütüp yürütemeyeceği konusunda şüpheli duruş sergiledi. 

    Kararda, Avrupa Parlamentosu’nun “AB hukuku ve (AB antlaşmalarının) 2. Maddesinde yer alan değerlerin yanı sıra samimi işbirliği ilkesine uymaması nedeniyle Macaristan’ın görevi inandırıcı bir şekilde nasıl yerine getirebileceğinin sorgulandığı” ifadesi yer aldı. 

    Milletvekilleri, AB Konseyi’nden meseleye “mümkün olan en kısa sürede uygun çözüm” bulmasını istedi.

    “Çözüm bulunmaması halinde Parlamento, uygun tedbirleri alabilir” denilen tasarıda daha fazla ayrıntıya yer verilmedi. 

    Sembolik nitelikte olan ve yasal bağlayıcılığı bulunmayan karar 144’e karşı 442 lehte ve 33 çekimser oyla kabul edildi.

    Karar tasarısı Avrupa Halk Partisi (EPP), Sosyalistler ve Demokratlar (S&D), Avrupa’yı Yenile (Renew Europe) ile Yeşiller ve Sol tarafından ortaklaşa sunuldu. 

    Aşırı sağcı partiler tarafından sunulan bazı değişiklik önergeleri ise reddedildi.

    Metin, şeffaflık eksikliği, AB fonlarının kötü yönetimi, manipüle edilen kamu ihaleleri, dolandırıcılık, yolsuzluk, çıkar çatışmaları ve Covid-19 salgınından bu yana devam eden olağanüstü hal uygulamalarının kullanımı da dahil olmak üzere Macaristan’daki demokrasinin durumuna ilişkin çok sayıda endişeyi dile getiriyor.

    Ayrıca, Parlamento üyelerinin “açık ayrımcılığı meşrulaştıracağına” inandıkları “İhbarcıyı Koruma Kanunu”nda yapılan yeni değişiklikle bağlantılı olarak akademik özgürlük ve eşcinsel haklarına yönelik “ciddi tehditler” konusunda da endişeleri gündeme getirdi. 

    Başbakan Viktor Orban liderliğindeki hükümete yönelik eleştirilere rağmen, oylama, Macaristan’ın AB Konseyi dönem başkanlığının tamamen iptal edilmesini içermiyor. 

    Tasarının kabülünün ardından açıklama yapan Macaristan Adalet Bakanı Judit Varga, hükümetin baskılara boyun eğmeyeceğini söyledi.

    Varga, “AP milletvekilleri sürekli olarak Macaristan’ın özgür seçimlerine saldırıyor ve Macarların demokrasi adına hükümet olarak seçtikleri sonucu kabul etmiyor.” diye konuştu. 

    Macar Bakan, “İkinci olarak, hukukun üstünlüğüne saygı duymuyorlar, çünkü burada Avrupa Parlamentosu’nun oynayacağı bir rol yok.” ifadesini kullandı. 

    Bugün Arnavutluk’a resmi bir ziyaret gerçekleştiren Macaristan Cumhurbaşkanı Katalin Novak da, Macaristan’ın AB Dönem Başkanlığı ile ilgili tartışmalara ilişkin, “Umarım Macaristan için anti-demokratik kararlar olmaz. AB dönem başkanlığını Macaristan’dan almayı düşünmesinler bile.” sözleriyle tepkisini dile getirdi. 

    “Koşulluluk mekanizması” prosedürü devreye koyulmuştu

    Macaristan, demokrasi ile hukukun üstünlüğü gibi ilkelerde gerileme olduğu gerekçesiyle uzun süredir AB tarafından eleştiriliyor.

    AB, Macaristan’a karşı AB Konseyindeki oy hakkının elinden alınmasını öngören ve “nükleer seçenek” olarak adlandırılan 7. maddenin uygulanmasıyla ilgili süreci 2018’de başlatmıştı.

    Nisan 2022’de ise AB fonlarının kötüye kullanılmasına ilişkin uzun süredir devam eden endişeler sebebiyle Budapeşte yönetimine karşı bütçeden pay verilmesini şarta bağlayan “koşulluluk mekanizması” prosedürü devreye koyulmuştu.

    Almanya’nın AB İşleri Bakanı Anna Lührmann’ın, “Macaristan’ın başarılı bir dönem başkanlığını ne ölçüde yönetebileceği konusunda şüphelerim var.” sözleri dikkati çekmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***