Kürt Soprano Pervin Çakar, konser vermek için Mardin Artuklu Üniversitesi salonunda başvuru yaptığını belirterek repertuarında Kürtçe olduğu için salon verilmediğini aktardı. Aslen Mardin Derikli olan Çakar, konserinin engellenmesini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu.
‘BU İNSANLIK SUÇUDUR’
Sanatçı Çakar, “Mayıs ayında konser vermek için Mardin Artuklu Üniversitesi konser salonuna dilekçe yazdık. Rektör gayet olumluydu. Daha sonra konser repertuarımı istediler. Repertuarımda Kürtçe eserlerin olması sebebiyle bana konser salonunu vermediler. Şehrimde konser veremememin hüznünü yaşıyorum. Bir sanatçının repertuarında hangi diller var diye sorgulanmaz. Bu insanlık suçudur” dedi.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
İngiliz müzik grubu Pink Floyd üyesi Roger Waters, 2015’ten beri Bayburt cezaevinde tutuklu bulunan Nudem Durak’ın serbest bırakılması için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulundu.
Bayburt M Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Nudem Durak, söylediği Kürtçe şarkılardaki ifadeler gerekçe gösterilerek 2015’te tutuklanıp 19 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
‘SANATÇILARA BÖYLE DAVRANMASI KABUL EDİLEMEZ’
”O bizim kız kardeşimiz” diyen Waters, Durak’a cezaevinde müzik aletleri sağlanamamasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Waters, şunları söyledi: ”Kürtlerin tanınma arzusu hakkında ne düşünürseniz düşünün, Türkiye gibi büyük tarihsel sanat mirasına sahip bir ülkenin sanatçılara böyle davranması kabul edilemez.”
Waters, Durak için kampanyaların düzenlenmesinde de aktif rol alıyor. Daha önce de Angela Davis, Noam Chomsky, Ken Loach, David Graeber, Peter Gabriel gibi isimler Durak için ‘adalet’ çağrısı yapmıştı.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
ABD’nin Minneapolis kentinde 25 Mayıs 2020 tarihinde ırkçı bir polis tarafından boğularak katledilen George Floyd’a Kürtçe şarkı yapıldı. Sözleri Ercan Şeker’e, müziği Ali Papur’a ait olan şarkıyı Öznur ‘İZ’ isimli EP albümünde seslendirdi.
Alman müzisyen Christian Walter tarafından aranje edilen ve yine enstrümanların çoğu Walter tarafından çalınan şarkının texti Kürtçe, Türkçe, İngilizce ve Almanca dillerine çevrildi. Amerika’nın geleneksel müzik tarzı olan Jazz formunda bestelenen şarkı 4 Kasım 2021 tarihinde digital platformlar ve Kerem Ulaş Dönmez’in ‘Karoft’ isimli Youtube sayfasından yayınlandı.
‘SİYAHİLER VE KÜRTLERİN KADER BİRLİĞİ’
Siyahilerin ve Kürtlerin kader birliğinden yola çıkılarak kaleme alınan şarkı sanatçı tarafından şöyle ifade edilıyor;
‘’Amerikalı polis George Floyd’un başını dizinin dibine koyup boğarken bir renge bir hayat kurban ediliyordu. O dizin olanca hıncı ile boynuna basılması anlık bir öfke değildi, tarih boyunca kendisini üstün gören ve biriktirilen ırkçılığın dışa vurumuydu şahit olduğumuz. Bunu bildiğim için ellerimi uzatıp caddeye değen başın altına koyup, nefesine nefes olmak istedim… İnleyen sesini dünyaya duyurmak… Çığlık çığlığa bağırmak…! Bütün dünyaya yeni bir hayat armağan etmek istedim. Sonra bir öfke seli olup, coşup ne kadar ırkçı var ise onu yok etmek istedim…! Ama olmadı… George gözlerini gözlerimize dikerek bizlere veda etti… İşte o an bu şarkı sözleri düştü yumruk olan avucumuzun içine…
Olmadı, kimse bir şey yapamadan asfalt nefesini içine çekti, gözleri tomur tomur yaşları cadde boyu bıraktı… İnsanlık tarihi kahretti… “
Şarkının Kürtçe yazılması hikayesi ise müzisyen tarafından şu şekilde ifade edildi;
‘’Sonra plastik kutular takıldı vicdanıma.. Kutuların içine tıklım tıkış sıkıştırılmış insan kemikleri… Sanki o kemikler bir annenin karnında dokuz ay dirhem dirhem büyümemiş, annesinden hayatı küçük küçük, minik minik almamış gibi… Hiç bir iz yok… Hep ölmüşler gibi… Öylece kuru kemik yığını gibi, her birini küçüçük bir plastik kutunun içine koyup gömmüşler Kilyos yolunun altına… Oysa o annelerin gözleri her akşam televizyon ekranında, kulakları telefonda… Ne zaman ve nerede kara bir haber gelip dikilecek karşılarına diye kapılarını açık tutarlar… Sahipsiz diye gömmüşler kemikleri yolun altına… İşte o anda iki kıtayı birleştirdi vicdanımız… George Floyd’un başı o asfalta her bastırıldığında yolun altındaki o kemikler büyük bir ağrı hissediyorlardı… George her nefessiz kaldığında o kemikler de nefessiz kalıyorlardı… George’un o sıcak soluğu asfaltı geçip kemiklere ulaştı belki…
KITALAR ÖTESİNDEKİ GEORGE’A AĞIT
Kendi dillerinde kendilerine değil, kıtalar ötesindeki George’a ağıt yakıyorlar. Oysa birlikte bir hayatı büyütmek varken ölümde birleşmişti iki halk… Kürtler ve Siyahiler… Öldürülen, mezarsız bırakılan, mezar taşları kırılan…
Ölüleri cadde ortalarında bırakılanlar… Diyarbakır’ın Dört Ayaklı Minaresinin altında başından vurulanlar… Çocuğunun cesedini buzdolabına saklayanlar…”
Böylece iki farklı kıtanın bu şarkıda birleştirildiği aktarıldı.
Sanatçı bu şarkının iyi sonuçlar doğurması için şu şekilde bir temennide bulundu:
“Kardeşlik ormanında yürümeli her insan. Rengi ile, dili ile, kültürü ile, sesi ile var olmalı… Bunların içinden dökülüp geldi o dizeler ve o notalar… ‘’Hevale Reş’’ bu kötülükler içinden doğdu bir kan çiçeği gibi… İyiyi bulmak için… “
İZ albümünde ayrıca Gidiyorsun, Hay Hay ve Soluğum adında üç şarkı daha yer alıyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Selahattin Demirtaş’ın sözünü ve müziğini yaptığı ‘Gula Min’ adlı Kürtçe eseri, Fransa’da yaşayan Koma Azad’ın solisti Farqîn Azad tarafından seslendirildi.
Demirtaş’ın da şarkının bir bölümünü seslendirdiği eserin müzik yönetmenliğini Koma Azad’dan Heci yaptı.
Klip çekimleri Paris’te Yusuf Alkan tarafından gerçekleştirilen eserin kurgusu da Kerem Pola tarafından yapıldı.
Demirtaş’ın ilk Kürtçe şarkısı olma niteliği taşıyan şarkının klibine bu linkten ulaşabilirsiniz.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***