Etiket: kuraklık

  • Su Krizi Bitmiyor, Kuraklık Alarmı Derinleşiyor! Uzman İsim Bölge Bölge Uyardı, Felaket Kapıda mı?

    Su Krizi Bitmiyor, Kuraklık Alarmı Derinleşiyor! Uzman İsim Bölge Bölge Uyardı, Felaket Kapıda mı?


    Türkiye’nin farklı bölgelerinde kuraklık alarmı derinleşiyor. Bursa’nın içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlarda su seviyesi yüzde 0’a indi.

    Türkiye susuzluğun eşindeyken Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir’den kritik bir uyarı geldi.

    Marmara, Trakya ve Ege bölgelerinde ciddi su sıkıntısı problemi olduğunu belirten Prof. Dr. Yusuf Demir, gerekli tedbirlerin alınmadığı müddetçe su problemlerinin ciddi şekilde artacağını söyleyerek şöyle devam etti:

    “Dünyada devam eden küresel iklim değişikliğinin etkisiyle ülkemizde aylardır süren kuraklık ve yağış rejimindeki düzensizlikleri yaşıyoruz. Bu durum, yaz aylarında birçok şehrimizde su kaynaklarında ciddi azalmalar meydana getirdi ve bazı şehirlerde su kısıntılarına neden oldu. Son olarak Bursa’da barajlardaki su seviyesi neredeyse sıfıra indi. Bu da hem su kesintilerini artırıyor hem de insanların yaşam, sağlık ve refah düzeyini olumsuz etkiliyor.”

    ‘BEKLENEN YAĞIŞLAR HENÜZ GELMEDİ’

    Düzenli yağışların ülke genelinde henüz gelmediğini söyleyen Prof. Dr. Demir, önemli olanın başlangıçta önlem alınması gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Demir, “Son yağışlarla önümüzdeki günlerde bir miktar rahatlama bekleniyor ancak ekim ayından bu yana yağışlar düzensiz seyrediyor. Beklenen düzenli sonbahar yağışları henüz gelmedi, bu nedenle özellikle metropollerde, gölet ve baraj havzalarında dikkatli olunmalı” diyerek şunları kaydetti:

    “Kışın da yağışlar dengesiz devam ederse hem yağmur hem de kar yağışında sıkıntılar yaşanabilir, bu da gelecek yılı doğrudan etkiler. Bu yüzden ‘yağmur yağdı, sorun bitti’ anlayışına kapılmadan tedbirli olmak önemli. Karadeniz’de son günlerde düzensiz de olsa yağışlar görülüyor ve bu kısmi bir rahatlama sağladı. Ancak kısa süreli ve ani yağışlar toprağa işlemeden yüzeyden akıp gidiyor, bu da sel riskini artırıyor. Yağış miktarında büyük düşüş olmasa da yağış rejimindeki değişim bölgeyi etkiliyor. Önümüzdeki aylarda toprak yağışı daha iyi tutabilir ama sel riski yine de devam ediyor. Asıl önemli olan kış yağışlarıdır. Kar yağışı ve yer altı suyu beslenmeleri, özellikle Karadeniz’in pınarları için hayati önem taşıyor. Eğer kış aylarında bu beslenme gerçekleşirse, ilkbahar ve yaz aylarına daha rahat girilebilir. Ancak yağışın miktarı ve şiddetini değiştirmek elimizde olmadığı için her zaman hazırlıklı olmak gerekir.”

    BÖLGE BÖLGE UYARDI

    Ülke genelinde kış aylarında da kuraklık yaşanması ihtimalinden dolayı endişelendiğini belirten Prof. Dr. Demir, çok ciddi risk olan bölgeleri tek tek sıralayarak sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Benim en büyük endişem, yağış rejiminin bu şekilde devam etmesi halinde kış aylarında da kuraklık yaşama ihtimalimizdir. Geçtiğimiz yıl kar yağışını yeterli alamamıştık. Bu yıl yeterli ve düzenli kar yağışı olursa, yer altı suyu kaynakları açısından büyük bir avantaj sağlayabiliriz. Bunu önümüzdeki süreçte göreceğiz.

    Özellikle Marmara, Trakya ve Ege bölgelerinde yaşayan vatandaşlarımızın ve yerel yönetimlerin çok dikkatli olması gerekiyor. Çünkü bu bölgelerde hala ciddi risk var, su kaynaklarındaki sıkıntı devam ediyor.

    Önümüzdeki günlerde bu bölgelerin ne kadar yağış alacağını kestirmek zor. Bu yüzden en doğrusu, felaketi yaşamadan önce tedbir almaktır.”

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’de Kuraklık Alamı! Uzmanlardan Korkutan Uyarı

    Türkiye’de Kuraklık Alamı! Uzmanlardan Korkutan Uyarı


    Türkiye, son yarım yüzyılın en kurak dönemini yaşıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün ‘2025 Su Yılı Raporu’na göre, 1 Ekim 2024 – 30 Eylül 2025 arasında metrekareye düşen ortalama yağış miktarı 422,5 milimetreye geriledi. Bu rakam, uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında ve son 52 yılın en düşük değeri. Rapora göre, Güneydoğu Anadolu’da yağışlar yüzde 53, İç Anadolu’da yüzde 35, Marmara’da ise yüzde 34 azaldı.

    REKOR DÜŞÜŞ

    DW Türkçe’nin haberine göre Son 12 ayda Bilecik, Çorum, Gaziantep, Hatay, Kayseri, Kırşehir, Mardin, Nevşehir, Şanlıurfa, Van, Edirne, Tekirdağ, Siirt, Şırnak, Çanakkale gibi illerde 65 yıla varan düşük yağış rekorları kırıldı. Rapora göre, Konya Ovası’nda tarımsal sulama verimsizliği nedeniyle yılda milyonlarca metreküp su kaybediliyor. Ege ve Akdeniz’deyse yaz aylarında turizm kaynaklı tüketim, kişi başına günlük 600 litreyi aşıyor. Uzmanlar, kuzey bölgeler dışında neredeyse tüm Anadolu’nun şiddetli kuraklık riski altında olduğu uyarısında bulundu.

    Kuraklık, alarm verici boyuta ulaştı.

    TARIMSAL ÜRETİM RİSK ALTINDA

    Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği Merkezi’nden Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye’nin giderek derinleşen bir kuraklık döngüsüne sürüklendiğini vurguladı. Türkeş’e göre ülkenin üçte ikisinden fazlası yıllık su açığıyla karşı karşıya ve bu oran önümüzdeki 25 yılda yüzde 80’e çıkabilir. “Bu tablo sadece ekolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir kriz anlamına geliyor” diyen Türkeş. en kırılgan bölgelerin Güneydoğu Anadolu, Akdeniz kıyıları ve Batı Anadolu olduğunu belirtti. Türkeş, yeraltı sularının azalmasıyla birlikte tarımsal üretimin ciddi risk altında olduğuna dikkat çekti.

    ‘ZİHİNSEL KURAKLIK’ VURGUSU

    İTÜ Meteoroloji Mühendisliği’nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, su krizinin yalnızca doğa değil, yönetim kaynaklı olduğunu şu sözlerle vurguladı: “Yerel yönetimlerin su bütçesi yok. Barajlar kuruyunca suçu iklime atıyoruz. İklim değişse, yağışlar artsa bile yine su kıtlığı yaşarız. Çünkü biz suyu bitirene kadar kullanıyoruz. Kadıoğlu’na göre Türkiye’deki asıl kriz ‘zihinsel kuraklık’: “Ayağımızı yorganımıza göre uzatmıyoruz.”

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’de Kuraklık Alarmı! Meteoroloji’den Korkutan Veriler

    Türkiye’de Kuraklık Alarmı! Meteoroloji’den Korkutan Veriler


    Türkiye genelinde ağustos ayı, meteoroloji verilerine göre son yılların en kurak dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, 1991–2020 ağustos ortalaması metrekareye 14,8 kilogram yağış iken, Ağustos 2025’te bu rakam sadece 7,9 kilogram olarak ölçüldü. Bazı bölgelerde düşüş yer yer yüzde 80’i buldu; Edirne, İstanbul, İzmir, Antalya ve Mersin çevresi ile Orta ve Batı Karadeniz’de yağışlar neredeyse yarı yarıya azaldı.

    BATMAN VE DİYARBAKIR NEREDEYSE YAĞMUR GÖRMEDİ

    Öte yandan, Afyonkarahisar, Denizli, Konya ve Nevşehir gibi bazı illerde yağışlar yüzde 60’ın üzerinde artış gösterdi. Ancak Batman, Diyarbakır ve Mardin’de neredeyse hiç yağmur düşmedi ve bu iller 65 yılın en kurak ağustosunu yaşadı. Ardahan 64, Kars 46, Malatya ve Karabük 15 yılın en düşük ağustos yağışını gördü.

    UZMANLAR UYARIYOR

    Yağışlı gün sayısı Türkiye genelinde ortalama 2,9 güne geriledi; Kastamonu, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’de bu sayı 10–15 gün arasında seyrederken, İzmir, Aydın, Muğla, Çanakkale, Antalya, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak’ta yer yer bir günün altına düştü. Tropikal iklimi ve geniş nehirleriyle bilinen Türkiye’de, kuraklık alarmı özellikle tarım ve su kaynakları açısından endişe yaratıyor. Meteoroloji yetkilileri, yağışların düşük seyrine dikkat çekerek uyarılarda bulunuyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İzmir’de Felaketin Fotoğrafı! Baraj Kurudu, Eski Kara Yolu Bile Ortaya Çıktı

    İzmir’de Felaketin Fotoğrafı! Baraj Kurudu, Eski Kara Yolu Bile Ortaya Çıktı


    İzmir’de azalan yağışlar ve yaz döneminde artan su tüketimi, Çeşme’nin su ihtiyacını karşılayan ana kaynaklarından biri olan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’ndaki su seviyesinin ciddi oranda gerilemesine neden oldu.

    ESKİ KARA YOLU ORTAYA ÇIKTI

    Barajda su seviyesinin düşmesiyle birlikte, baraj yapımından önce kullanılan eski İzmir-Çeşme kara yolu suların çekildiği alanda yeniden görünür hale geldi. Yürüyerek karşıya geçmenin mümkün olduğu yol, dronela görüntülendi.

    İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) verilerine göre, 1 Ağustos 2024’te barajın doluluk oranı yüzde 22,39 iken bu yılın aynı döneminde yüzde 3,13 olarak kaydedildi.

    KENT GENELİNDE SU KESİNTİSİ

    İZSU’dan yapılan açıklamada, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda doluluk oranının yüzde 5’in altına düşmesi nedeniyle ilçede 25 Temmuz’dan itibaren her gün 23.00-06.00 saatlerinde zorunlu su kesintisi uygulandığı bildirilmişti.

    Açıklamada, su kaynaklarında yaşanan azalma nedeniyle 7 saat uygulanan kesintinin, 31 Temmuz’dan itibaren 10 saate çıkarıldığı duyurulmuştu. İlçede zaman zaman yaşanan su kesintileri nedeniyle evsel su depolarına talep artmıştı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DEVA Partili Karal’dan Bakan Yumaklı’ya 6 Soru

    DEVA Partili Karal’dan Bakan Yumaklı’ya 6 Soru


    DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal, geride bıraktığımız mart ayında son 35 senenin en düşük yağış oranının yaşandığını ifade ederek iklim kriziyle katlanan kuraklık sorununu işaret etti. Bu durumun tarıma ciddi zarar vereceğini vurgulayan Karak, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya 6 soru yöneltti.


    İklim krizi ve buna karşı önlem alınmaması ya da tedbirlerin yetersiz kalması nedeniyle kuraklık Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde büyük bir tehdit haline gelirken, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, meseleyi TBMM gündemine taşıdı. Aydın’da Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ve Valilik kararıyla, 2025 sulama sezonunda tarım alanlarının sadece yüzde 50’sine su verilmesi kararını sorgulayan Karal, yurt genelinde artan kuraklık riskiyle ilgili de sorular sordu.

    Sulama kısıtlamalarının toprak verimini düşüreceğini ve çiftçiye maddi olarak ciddi zarar vereceğini belirten DEVA Partili vekil, kararın yanlış olduğunu düşündüğünü vurgulayarak kuraklığın geldiği boyutu işaret etti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün aktardığına göre mart ayında yağışlarının 28,8 mm ile son 35 yılın en az seviyesine düştüğünü söyleyen Hasan Karal, yağışların rutine göre yüzde 53, bir önceki mart ayına göre de yüzde 59 azaldığını, Ege Bölgesi’nde son 65, Marmara’da 39, İç Anadolu’da 35 ve Karadeniz’de de 32 yılın en düşük mart yağışının gerçekleştiğini bildirdi.

    ‘TARIMI DAHA BÜYÜK ZARAR BEKLİYOR’

    Haftalardır ülke gündeminden düşmeyen zirai don felaketine de değinen Karal, kuraklık durumunu

    “Bu yalnızca bir iklim sorunu değil aynı zamanda üretim, ekonomi ve gıda güvenliği krizidir. İklim araştırmalarına göre, sadece kısa vadede değil, uzun vadede de ülkemiz tarımı ciddi tehdit altında. Düzensiz yağışlar ve kuraklık, tüm bölgelerde tarıma daha büyük zarar verecek. Aydın’da yaşanan bu kriz, Türkiye genelinde de benzer şekilde yaşanıyor” şeklinde anlattı. DEVA Partili isim, iktidarın derhal bu konuda tedbir almasını ve bir önlem planı hazırlaması gerektiğini dile getirdi.

    BAKAN YUMAKLI’YA 6 SORU

    Hasan Karal’ın, Mecliste verdiği soru önergesinde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlamasını talep ettiği sorular şu şekilde:

    1) Aydın’da yaşanan kuraklık sorunu karşısında, çiftçilerin mağduriyetini gidermek için alternatif su kaynakları geliştirilmesine yönelik ne gibi projeler yürütülmektedir? Modern sulama sistemlerine geçiş için çiftçilere yönelik teşvik, hibe veya finansal destek sağlanması planlanmakta mıdır?
    2) Sulama alanlarında suyun yüzde 50 oranında azaltılması, Aydın’daki tarımsal rekolteyi nasıl etkileyecektir? Bu kayıpların telafisi için çiftçilere ne gibi destek mekanizmaları sunulacaktır?
    3) Aydın ve Denizli’nin içinde bulunduğu Büyük Menderes Havzası’nda su rezervlerinin artırılmasına yönelik yapılan uzun vadeli planlamalar nelerdir?
    4) Su yetersizliği nedeniyle uygulanacak olan kuru tarım politikası, çiftçilerin ekonomik sürdürülebilirliğini nasıl sağlayacaktır? Bu konuda Bakanlık olarak herhangi bir sübvansiyon veya destek paketi hazırlığı var mıdır?
    5) Aydın ve çevresindeki tarımsal üretimde yaşanacak düşüş, iç piyasa fiyatlarını ve tüketiciyi nasıl etkileyecektir? Bakanlık, piyasadaki olası fiyat dalgalanmalarına karşı hangi önlemleri almayı planlamaktadır?
    6) Kuraklık yönetimi ve su kaynaklarının etkin kullanımı konusunda uzun vadeli sürdürülebilir bir planlama yapılmakta mıdır? Bu doğrultuda çiftçilerin bilinçlendirilmesine yönelik ne gibi eğitim veya projeler yürütülmektedir?


    Etiketler

    DEVA Partisi


    İbrahim Yumaklı


    Kuraklık

    Lezzetli Avokado Seçmenin Basit Yolu! Şefler Meğer Böyle Yapıyormuş
    Lezzetli Avokado Seçmenin Basit Yolu! Şefler Meğer Böyle Yapıyormuş

    Bakan Kurum Duyurdu! Kıbrıs’a Bir Türk İmzası Daha
    Bakan Kurum Duyurdu! Kıbrıs’a Bir Türk İmzası Daha

    Ne İstanbul Ne Ankara Ne de İzmir Türkiye'nin En Yaşanabilir 10 İli Belli Oldu! Listeye Giren Şehirlere Çok Şaşıracaksınız
    İşte Türkiye’nin En Yaşanabilir 10 İli

    CHP Lideri Özgür Özel'den 'TRT' Tepkisi
    Özgür Özel’den ‘TRT’ Tepkisi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’nin Tahıl Ambarında Tehlike Çanları Çalıyor! Bu Yıl Çok Kritik, Alarm Verildi

    Türkiye’nin Tahıl Ambarında Tehlike Çanları Çalıyor! Bu Yıl Çok Kritik, Alarm Verildi


    Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası’nda son yılların en kurak kış mevsimi yaşandı, barajlardaki su doluluk oranı alarm seviyesine geldi.

    Kente içme suyu sağlayan barajlardaki doluluk oranlarını paylaşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, özellikle yağışların azlığı, yağış rejiminin değişmesinden dolayı ciddi bir kuraklık riski olduğuna dikkat çekti.

    ‘ÇOK KRİTİK BİR EŞİKTEN GEÇİYORUZ’

    Konyalılara su tasarrufu konusunda uyarılarda bulunan Başkan Altay, “Konya’nın su sorunu yaşamaması adına biz başka alternatifler üzerinde de yoğun bir şekilde çalışıyoruz” diyerek şöyle devam etti:

    “Tabii 2018 yılından itibaren Göksu Havzası’ndan aldığımız memba kalitesindeki suyu Konyalılara sunmuştuk ama bu yıl maalesef yüzde 70’ni kuyulardan sağlıyoruz. Şu an itibarıyla Konya merkezde yeni 84 kuyunun açılmasıyla ilgili yeni bir çalışma başlattık. İnşallah Konya’da susuz gün yaşanmaması adına da büyük gayret içerisindeyiz ama ne yaparsak yapalım eldeki imkanlar ölçüsünde bir geliştirme sağlayabiliriz.

    Türkiye'nin Tahıl Ambarında Tehlike Çanları Çalıyor! Bu Yıl Çok Kritik, Alarm Verildi - Resim : 2

    ‘HER DAMLA SU ÖNEMLİ’

    Onun için şu anda vatandaşlarımızdan en büyük talebimiz, suyun tasarruflu kullanılması. Aslında su varken de yokken de tasarruflu kullanmamız lazım ama bu yıl çok kritik bir eşikten geçiyoruz. Onun için her damla su kıymetli.”

    Türkiye'nin Tahıl Ambarında Tehlike Çanları Çalıyor! Bu Yıl Çok Kritik, Alarm Verildi - Resim : 3

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Vücut ısısının artması kişiyi komaya kadar götürebilir’

    ‘Vücut ısısının artması kişiyi komaya kadar götürebilir’


    Artı Gerçek – Yaz aylarının gelişiyle birlikte artan hava sıcaklıkları, sağlık risklerini de beraberinde getirdi. En çok yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik hastaların etkilenirken, uzmanlar tedbirler konusunda uyarılarda bulundu. Diyarbakır Tabip Odası Genel Sekreteri Ahmet Baran, 45 derece sıcaklara karşı nasıl hareket edilmesi gerektiğini anlattı ve aşırı sıcaklarla ilgili uyarılarda bulundu.

    11-15 SAATLERİ ARASINA DİKKAT

    Özellikle 11.00 ve 15.00 saatleri arasında dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Baran, çocuk, hamile ve kronik rahatsızlığı olanların dışarı çıkmamaları konusunda uyardı. Aşırı sıcaklıkların vücut ısısını yükselttiğini belirten Ahmet Baran “Vücut ısısının artmasıyla birlikte mineral ve tuz kaybının yanı sıra sinir sisteminin çalışmasını etkileyen durumlardan kaynaklı yüksek ateşle karşılaşıyoruz. Bu durum bulantı, kusma, yüksek ateş, halsizlik gibi etkilerin yanı sıra bilinç değişikliklerinden komaya kadar ilerleyebiliyor” dedi.

    Sıcaklıkların ayrıca vücutta krampların oluşmasına sebep olduğunu ifade eden Baran “Bu krampların özellikle kol ve bacaklardaki tuz kaybıyla beraber kas kramplarına yol açabilir” ifadelerini kullandı

    Diyarbakır Tabip Odası Genel Sekreteri Ahmet Baran

    ‘GÜNDE 2,5 LİTRE SU İÇİLMELİ’

    Sıcaklığın en yoğun olduğu saatlerde dışarda olmak zorunda kalanlara da tavsiyelerde bulunan Baran “Onların özellikle güneş ışınlarından korunmak için uzun giysiler ve şapka takmaları gerekir. Hava sıcaklıkları en çokta kronik hastalıkları olan bireylerin hayatını tehlikeye atıyor. Aynı zamanda gün içerisinde susamayı beklemeden minimum 2.5 litre su içmeyi öneriyoruz” dedi.

    ‘SICAKLIK HİJYEN DE SORUN YARATIYOR’

    Sıcakların artmasıyla birlikte su kaynaklarında da sorunların ortaya çıktığına işaret eden Baran, “Su kaynaklarıyla ilgilide dikkatli olmak gerekir. Yaz aylarında azalan su kaynakları var buda hijyen sorunu yaratıyor. Su tesisatlarındaki hızlı bakteri üremeleri birçok bağırsak enfeksiyonlarını artırabiliyor. Bu anlamda da denetimlerin sık sık yapılması gerekiyor ve insanlar erken uyarılarla bilinçlendirilmeli” dedi. (MA)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul’da kuraklık tehlikesi… İBB Başkanı İmamoğlu: Bu kurak günlerde çözüm bulmak zorundayız

    İstanbul’da kuraklık tehlikesi… İBB Başkanı İmamoğlu: Bu kurak günlerde çözüm bulmak zorundayız



    İSKİ, 4,3 milyar TL’lik yatırımla kentin Avrupa yakasında yaşayan yaklaşık 2 milyon kişinin su ihtiyacını giderecek Terkos-İkitelli İçme Suyu İsale Hattı’nı hizmete açtı.

    Açılış töreninde konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, yapımı yılan hikayesine dönen Melen Barajı ve Kanal İstanbul’la ilgili açıklamalarda bulundu.

    İstanbul'da kuraklık tehlikesi... İBB Başkanı İmamoğlu: Bu kurak günlerde çözüm bulmak zorundayız - Resim : 1

    “Sayın Cumhurbaşkanımızdan ilgili bakanına, devletimizin tüm kurumlarıyla birlikte bu sorunu çözebilmek adına, hep birlikte çalışmak ve bu soruna, bu kurak günlerde çözüm bulmak zorundayız” diyen İmamoğlu, sözlerinin devamında şunları söyledi:

    “İstanbul’un su sorunu, hayati bir meseledir. Kimin çözdüğünün bir önemi yoktur. Hükümetimizi Melen Barajı konusunda, hızlı ve bilimsel davranmaya, bizlerle de iş birliği yaparak bu süreci acilen ele almaya hepinizin huzurunda davet ediyorum. Aynı zamanda, bu şehrin su kaynakları açısından tam bir felaket olan ‘Kanal İstanbul’ adlı emlak ve rant projesinden de kesin olarak vazgeçmeye davet ediyorum. Mesele, böyle bir rant projesi değil, İstanbul’u korumak ve geliştirme meselesidir. Siyasi rakiplerimizi yenmek değil, İstanbul’daki sorunlarımızı yenmek için yolculuk yapıyoruz. Yoksa siyasi rakip yenme işi zaten kolay. O çok önemli bir konu değil.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul’da su alarmı; Bir dakikayla 16 ton suyu kurtarın

    İstanbul’da su alarmı; Bir dakikayla 16 ton suyu kurtarın



    Aşırı kurak geçen ilkbahar ve yaz aylarının ardından İstanbul’a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 33 seviyelerine kadar düştü. İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), suya erişimde sıkıntı yaşanmaması için kent sakinlerine hem su sarfiyatını azaltacak hem de aile bütçesine katkı sağlayacak tasarruf önerilerinde bulundu.

    İBB’den yapılan açıklamada, kentteki barajlarda genel doluluk oranının yüzde 33 seviyelerine kadar düştüğü aktarılan açıklamada, İSKİ’nin hem su sarfiyatını azaltacak hem de aile bütçesine katkı sağlayacak su tasarrufu önerilerine yer verildi.

    İstanbul’da su alarmı; Bir dakikayla 16 ton suyu kurtarın - Resim : 1

    DAMLAYAN MUSLUKLAR 6 TON SUYA MAL OLUYOR

    Evdeki su sarfiyatının yüzde 70’inin tuvalet ve banyoda gerçekleştiği vurgulanan açıklamada, damlatan muslukların tamir ettirilmesiyle yılda ortalama 6 ton suyun boşa akmasının önleneceği ifade edildi.

    Açıklamada, muslukların altında bulunan vanaların bir miktar kısılması veya musluk başlıklarına perlatör takılmasıyla akan suda yüzde 50 tasarruf sağlanacağına işaret edildi.

    BANYODAKİ SÜREYİ 1 DAKİKA AZALTIN

    Sızdıran bir tuvalet rezervuarının günde 700 litreye kadar su sarfiyatına sebep olabileceği vurgulanan açıklamada, öneriler şöyle sıralandı:

    “Mümkünse tuvalet rezervuarlarınızı daha küçük hacimlilerle değiştirin. Banyoda geçirdiğiniz süreyi 1 dakika kısaltın, yılda ortalama 16 ton suyu kurtarın. Duş esnasında sabunlanırken suyu açık bırakmayın. El ve yüz yıkarken ya da tıraş olurken musluğu açık bırakmayın. Musluk sürekli açık bir şekilde elinizi yıkarsanız suyun 75’inin boşa gittiğini unutmayın. Kombinin suyu ısıtmasını beklerken akan suyu bir kapta biriktirerek başka ihtiyaçlarınız için kullanın. Çamaşır ve bulaşık makinelerini tam doldurmadan çalıştırmayın. Bulaşıklarınızı elde değil makinede yıkayın, her yıkamada 110 litre suyun boşa harcanmasına engel olun. Çamaşırlarınızı elde değil makinede yıkayın, yılda ortalama 9 ton su tasarrufu sağlayın. Sebze ve meyveleri akan suda değil bir kap içinde yıkayın.”

    SU KAÇAKLARINI İSKİ’YE BİLDİRİN

    Açıklamada, evde kullanılan arıtmaların çıkış suyunun biriktirilerek temizlikte kullanılması tavsiye edildi.

    İSKİ’nin İstanbul’a sağladığı suyun, yeni tip ev içi tesisat kullanılmışsa ya da depolar en az 6 ayda bir temizleniyorsa sağlıklı ve güvenli olduğu belirtilen açıklamada, “Sulama yapıyorsanız bunu sabah ya da akşam saatlerinde yapın, buharlaşma kaynaklı kayıpları önleyin. Tarımsal kuraklığa karşı en güçlü yöntemin, damla sulama uygulaması olduğunu unutmayın. Arabalarınızı akan su ile değil kova ve fırça yardımıyla yıkayın. Halıları yıkamak yerine mümkünse silmeyi tercih edin. Sokakta gördüğünüz su kaçaklarını İSKİ’ye bildirin.” ifadelerine yer verildi.

    Açıklamada, tüketilen her bir malzemenin üretiminde su kullanıldığı, israf edilen her şeyin su kaybına sebep olduğu aktarılarak, İSKİ faturasının da kağıt yerine SMS ya da e-posta ile ulaştırılmasını sağlayan “Dijital Fatura” uygulamasına geçilebileceği kaydedildi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İspanya kuraklıkla karşı karşıya

    İspanya kuraklıkla karşı karşıya


    Tarihinin en kurak dönemlerinden birini geçiren İspanya’da son üç haftadır devam eden yağışlar, baraj ve göletlerdeki su seviyelerini biraz yükseltse de kuraklık sorununu hafifletmeye yetmedi.

    Ülkenin güneyindeki Endülüs bölgesinde bulunan Kurtuba kenti de en kurak yerlerden biri olarak öne çıkmaya devam etti.

    Resmi verilere göre mevcut durumda kentte su rezervlerinin doluluk oranının yüzde 18 seviyesinde olduğu, son yağışların rezervlere yaklaşık 5 metreküp su bıraktığı belirtildi.

    Kurtuba’da su rezervlerinin geçen yıl aynı dönemde yüzde 22, son 10 yılın ortalamasında ise yüzde 61 düzeyinde olması, şu andaki kuraklık krizinin boyutunu daha net şekilde gösterdi.

    Uzmanlar, son dönemlerde belirli noktalarda görülen kısa süreli ve şiddetli yağışların fiilen kurumuş dere ve nehirlerde neredeyse hiç yüzey akışı sağlamadığını belirterek, bu yağışların sadece yer altı sularının yeniden dolmasına, bazı yerlerde zarar verse de genel olarak ekinleri kurtarmaya, çimleri yeniden filizlendirmeye ve doğal çevreyi yeşillendirmeye yaradığını kaydetti.

    Bölgede kuraklığa karşı uygulanan önlemler devam ederken, halen 80 bine yakın Kurtubalı evlerinde su kesintisi sorunuyla mücadele ediyor.

    Bu yerlerden biri olan Kurtuba’nın 8 kilometre dışındaki Fuente Obejuna ilçesinde halk, belediyenin tankerlerle getirdiği suları bidonlara doldurarak günlük içilebilir su ihtiyacını karşılamaya çalışıyor.

    “BİRKAÇ YILDIR VAR”

    Soy ismini vermek istemeyen Kurtuba belediyesi su işleri çalışanı Maria, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Buradaki kuraklık sorunu yeni değil. Birkaç yıldır var” derken, su tankerinin şoförlüğünü yapan belediye işçisi Ivan da “Bölgede su kesintisi olan yerlere gidiyoruz. Bugün Fuente Obejuba dahil 3 yere gideceğim. Toplamda 9 saat su dağıtımı yapıyoruz” şeklinde konuştu.

    İlçedeki kafeteryayı işleten Tomas ise her gün plastik şişelerde, bidonlarda dükkanına su taşıdığını, müşterilerine hizmet vermek ve ayakta kalmak için suyu mümkün olduğunca tasarruflu kullanmaya çalıştıklarını söyledi.

    Tomas, “Burası tarım, hayvancılıkla geçinen bir yer ve su ilk olarak onlara gerekiyor. Eğer çiftçiler, hayvancılık sektöründekiler gelir elde edemez, karınlarını doyuramazlarsa biz de aç kalırız” dedi.

    “Pastane ve ekmek fırını işletmeciliği yapıyoruz ve günlük 200 litre içilebilir suya ihtiyacımız var.” diyen Rosario da su krizinin sürdürülebilir olmadığını, yetkililerin çözüm üretmesini beklediklerini söyledi.

    İlkbaharın ilk aylarında normalin çok altında yağmur alan İspanya’da mayıs sonunda orantısız yağış olsa da kuraklık sorununun bitmesi için 1995’te olduğu gibi Atlantik cephesinden gelen ve bol yağış bırakan bir sonbaharın yaşanması gerektiği belirtiliyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***