Etiket: Koronavirüsle mücadele

  • Çin Covid-19’da ‘yeni sayfa’ açtı: ‘Hayat devam ediyor’

    Çin Covid-19’da ‘yeni sayfa’ açtı: ‘Hayat devam ediyor’


    Çin, Covid-19 salgınının başlamasının ardından uyguladığı sınırdaki kontrol tedbirlerin 8 Ocak’tan itibaren kaldırılmasıyla kapılarını dünyaya açtı.

    Karantina zorunluluğunun bitişinin ardından bugün sabah saatlerinde ilk uluslararası uçuşlar Çin ana karasındaki havalimanlarına ulaştı.

    Çin’in kuzeyde Rusya, Moğolistan, Kazakistan, Myanmar, Laos ve Vietnam ile kara sınırlarındaki 8 gümrük kapısından yolcu ve yük geçişleri normale döndü.

    Öte yandan, yurt dışına çıkmak isteyen Çinliler de vize başvuru ve pasaport yenileme merkezleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu.

    Komünist Parti’nin resmi yayın organı People’s Daily gazetesi “Hayat yeniden devam ediyor” başlığı atarak bugün virüsün zayıf ve kendilerinin daha güçlü olduğunu yazdı.

    “Sıfır Covid” politikasının terk edilmesindeki son adımlardan biri olan sınırların açılmasının ardından pazar sabah saatlerinde ülkenin güneyindeki Guangcou şehrine Kanada’dan, Şıncın şehrine Singapur’dan ve Şanghay şehrine Yeni Zelanda’da gelen uçaklar, tedbirlerin kaldırılmasının ardından Çin’e yapılan ilk seferler oldu.

    Guangcou Baiyun Uluslararası Havalimanı’nın gün içinde Doha, Dubai, Cakarta, New York, Seul ve diğer şehirlerden 2 binden fazla yolcu beklediği bildirildi.

    Şanghay Pudong Havalimanı’nın dış hatlar terminalinde Covid-19 kontrol ve tecrit noktaları kaldırılırken Yeni Zelanda’dan gelen ilk uçağın yolcuları hiçbir kontrol tedbiri olmadan terminalde bekleyen yakınlarına kavuştu.

    Çin’in son 20 yılda en yoğun havalimanı olan Pudong, salgın öncesinde, 2019’da, yılda 39 milyon yolcuya hizmet verirken, karantina tedbirleri ve uçuş kısıtlamaları nedeniyle bu sayı 2022’de 1,64 milyona gerilemişti.

    Pekin’in Başkent Uluslararası Havalimanı’na da bugün 18 uluslararası uçuşu beklediği bildirilirken, Çin Sivil Havacılık İdaresi salgın döneminde uluslararası uçuşlara kapatılan havalimanından başka şehirlere yönlendirilen seferlerin artık yeniden başkente inebileceğini duyurdu.

    Piyasalar olumlu karşıladı

    Fakat artan vakalar nedeniyle bu sefer farklı ülkelerin Çin’den gelen yolculara test zorunluluğu getirmesi uluslararası seyehatlari kısıtlayıcı bir engel olmaya devam ediyor.

    Yine de piyasalar bu gelişmeyi olumlu karşıladı. Çin’in para birimi yuan değer kazanırken Çin borsaları da yükseldi. Uzmanlar yaklaşık son 50 yılın en yavaş büyümesini gerçekleştiren dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin hız kazanmasını bekliyor.

    Çin-Hong Kong sınırı açıldı

    Öte yandan, Çin ana karası ile Hong Kong arasındaki salgın kontrol tedbirlerinin de kaldırılmasının ardından kara, deniz ve hava yolu taşımacılığı başladı. Hong Kong’dan Çin’e giden uçaklar için bilet rezervasyonları yüzde 62 arttı.

    Hong Kong ile ana karadaki Şıncın şehri arasındaki gümrük kapılarında ise seyahat başvuruları bugün itibarıyla kabul edilmeye başlandığından geçişlerin seyrek olduğu gözlendi. Futien gümrük kapısından 1600, Vıncindu sınır kapısından ise 200 yolcunun geçtiği bildirildi.

    Hong Kong’da da şu ana kadar Çin’e 300 bin seyahat başvurusu yapıldığı bilgisi paylaşılırken, seyahatlerin günde 60 bin kişiyle sınırlanacağı kaydedildi.

    Covid-19 salgını boyunca sınır aşırı vakalar nedeniyle uzun süreler karantina altına alınan Myanmar sınırındaki Ruili ve Rusya sınırındaki Suifınhı sınırındaki gümrük kapılarındaki geçişlerin de olağan seyrine döndüğü bildirildi.

    Ulusal Sağlık Komisyonu, 26 Aralık 2022’de Covid-19’un 8 Ocak’tan itibaren “A kategorisi salgın hastalık” olarak ele alınmasına son verileceğini, Sınır Sağlığı ve Karantina Yasası uyarınca uygulanan kısıtlamaların kaldırılacağını duyurmuştu.

    Dışişleri Bakanlığı, yeni uygulamayla yurt dışından gelen yolcuların, seyahat öncesi Çin’in büyükelçilik ve konsolosluklarından sağlık kodu almak zorunda olmayacağı, varışlarında pozitif olsalar dahi merkezi karantinada tutulmayacaklarını bildirmişti.

    Sivil Havacılık İdaresi de salgın yüzünden uluslararası uçuşlara getirilen sefer ve yolcu sayısı kısıtlamalarına son verileceğini açıklamıştı.

    Çin, Covid-19 salgınının başlamasının ardından Mart 2022’de tüm vizeleri iptal ederek sınırlarını dünyaya kapatmış ve uçuşlara sınırlama getirmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa’da yeni Covid-19 dalgası: Hangi ülke ne tür önlemler alıyor?

    Avrupa’da yeni Covid-19 dalgası: Hangi ülke ne tür önlemler alıyor?


    Avrupa’da havaların soğumasıyla birlikte Covid-19 vakalarında yeniden artış görülmeye başladı. Yaşlı kıta üzerindeki ülkeler, kısmi kapanmadan aşı pasaportlarına farklı tedbirleri hayata geçirmeye başladı.

    Ülke ülke Avrupa kıtasında Covid-19 salgınının yeni dalgasında son durum ve alınan önlemler şu şekilde:

    İtalya

    Aralık ayı sonundaki Noel tatili öncesinde salgının hızını yavaşlatmayı hedefleyen İtalya “yeşil paso” olarak bilinen Covid-19 sağlık kartı uygulamasını sıkılaştırdı.

    Buna göre bütün taksi sürücülerinin yeşil pasosu olacak ve yolcularından sağlık kartını göstermesini isteyecek. Yolcu sayısı da iki kişi ile sınırlı olacak. Yeni tedbirlere göre hem taksilerde, hem de trenlerde yolculardan birinin Covid-19 belirtisi göstermesi halinde araçlar durdurulabilecek.

    Ekim ayı sonunda uluslararası seyahat kurallarını yeniden güncelleyen İtalya, beş kademeli sisteme geçti. Buna göre ülkenin yer aldığı kademe listesine göre iş ve aile gibi sebepler dışında seyahat edenlerin ülkeye girmesi yasaklanabilecek.

    Türkiye bu kısıtlamaların uygulandığı E listesinde yer alıyor. Avrupa ülkelerinin çoğu ise C listesinde yer alıyor.

    Avrupa’da İngiltere’nin ardından Covid-19 dolayısıyla en fazla ölümün yaşandığı ülke olan İtalya’da 132 bin 819 kişi salgın sebebiyle can verdi.

    Ukrayna

    Ülkede salı günü Covid-19 bağlantılı can kaybı 832 gibi rekor bir düzeye ulaşınca Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy iki doz Covid-19 aşısı olanlara 1000 grivna (yaklaşık 33 euro) para verileceğini açıkladı.

    Ülkede ortalama asgari aylık 6 bin grivna, nominal aylık ise 12 bin grivna civarında. Bu para teşviki ile aşı gönülsüzlüğünün kırılması amaçlanıyor.

    İstatistiklere göre 41 milyonluk ülkede aşı yaptıranların oranı yüzde 20 ila 28 düzeyinde. Artan vakalar sebebiyle başta başkent Kiev olmak üzere birçok kentte kısıtlamaların da yeniden getirilmesi gündemde.

    Avusturya

    Ülkede 15 Kasım gece yarısı aşı olmayan vatandaşlar için ulusal kapanma uygulaması yürürlüğe girdi. 12 yaşından büyük Covid-19 aşısı olmayan kişilerin yalnızca işe, eğitime, temel ihtiyaç alışverişine ya da yürüyüşe gitmesine izin verilecek.

    Sokaklarda rastgele kontrollerle uygulama denetlenecek. Kuralı delenler için bin 450 euroya kadar para cezası kesilebilecek.

    Ülke nüfusunun yüzde 64’ü tam doz aşılandı, başbakan bu oranı “utanç verici şekilde düşük” olarak tanımlıyor.

    Avusturya’da pazar günü son yedi gün içerisinde her 100 bin kişide 849,2 yeni vaka tespit edildi.

    Almanya

    Almanya’da vaka sayısı yükselişte. Son yedi gün içerisinde her 100 bin kişide 303 yeni vaka tespit edildi.

    Başkent Berlin’in de içinde bulunduğu Brandenburg eyaleti negatif Covid-19 testi olsa dahi aşılanmamış kişilerin restoran, müze ve diğer kamu alanlarına girişini tamamen yasakladı.

    Başbakan Angela Merkel, cumartesi günü halka seslenerek özellikle kararsızlardan aşı olmalarını rica etti.

    Ülkenin salgın kontrol merkezi de geçen hafta yüksek katılımlı toplantılardan kaçınılması ya da iptal edilmesin ve yeniden evden çalışma yöntemine dönülmesini istedi.

    Nüfusun üçte ikisi tam doz aşı olduğu ülke aşılama kampanyasına hız vermekte zorlanıyor. Diğer yandan da takviye aşı oranını yükseltmeye uğraşıyor.

    Hollanda

    Yaz aylarında Covid-19 kısıtlamalarını tamamen kaldıran ülkelerin başında gelen Hollanda son dönemde artan yeni vakalarla başa çıkmakta zorlanıyor.

    Günlük yeni vaka sayısının 16 bini geçmesi üzerine hükümet cumartesi gününden itibaren kısmi kapanma uygulamasına geçerek üç hafta boyunca bar ve restoranların akşam saat 8’de kapanması talimatını verdi.

    17 buçuk milyon nüfuslu ülkede yetişkin nüfusun yüzde 84’ünden fazlası tam doz aşılandı.

    Ülkenin kuzeyindeki Leeuwarden kentinin meydanında toplanan gençler yeni kısıtlama tedbirlerini protesto ederken, salgından en fazla etkilenen güneydeki Limburg kentindeki sağlık yetkilileri sağlık sisteminin bloke olduğunu ve durma noktasına geldiğini açıkladı.

    Belçika

    Covid-19 sebebiyle hastaneye artış oranının haftada yüzde 30 arttığı, yoğun kamım ünitesindeki hasta sayısının 500’ü geçtiği ülkede hükümet tedbirleri sıkılaştırma takvimini öne çekti.

    Belçika yaklaşık bir ay kadar önce yeni bir dalga yaşamış, hükümet o dönemde getirdiği tedbirleri birkaç hafta sonra gevşetmişti.

    Ancak yeni vakalar artmaya devam etti, geçen hafta boyunca her gün 10 binden fazla kişinin testi pozitif çıktı.

    İsviçre

    Cuma günü yaklaşık 4 bin yeni vakanın kayda girmesi üzerine İsviçre Covid-19 Görev Gücü, bu kış 300 binden fazla Covid-19 hastasının hastaneye yatabileceğini açıkladı.

    Nüfusunun yüzde 64,9’u tam doz aşılanan ülkede aşı karşıtı protestocular Zürih kentinde polisle çatıştı.

    Bulgaristan

    Dünya genelinde Covid-19 bağlantılı can kaybı sayısında ülkeler listesinin en üst sıralarında yer alan Bulgaristan’da her bir milyon kişide 283.68 ölüm kayda girdi ve bu dalganın henüz hız kesmediği bildirildi.

    Covid-19 hastalarının yoğunluğu nedeniyle hastanelerde acil olayan bütün ameliyatlar geçici olarak askıya alındı.

    Öte yandan yüz yüze eğitimin başlaması her hafta öğrencilere test yapılması zorunluluğu veliler tarafından protesto edildi.

    Aşı pasaportu uygulamasına karşı protestolar da üçüncü haftasına girdi.

    Bulgaristan yüzde 23 ile Avrupa Birliği üyeleri arasında en düşük aşılama oranına sahip ülke.

    Romanya

    Romanya da Bulgaristan gibi ölümcül vaka artışıyla karşı karşıya. Son günlerde başkentteki hastanelerin morglarında yer kalmadığına ilişkin haberler geliyor.

    Beş AB üyesi (İtalya, Almanya, Macaristan, Avusturya ve Polonya) Romanya’ya kritik durumdaki hastaların bakımına yardımcı olma teklifinde bulundu ve geçen hafta ağır Covid-19 hastası dört Rumen İtalya’ya tedaviye gönderildi.

    Her ne kadar vakalarda düşüş eğilimi başlasa da, 19,29 milyon nüfuslu ülkede hala yüksek seyrini sürdürüyor.

    Sırbistan

    Covid-19’a karşı başlatılan aşılama mayıs ayından bu yana ciddi düşüş yaşadı. 7 milyon nüfuslu ülkede tam aşılı vatandaşların oranı yüzde 43’te kaldı. Vaka oranları ise günde ortalama 5 bin civarında seyrediyor.

    Enfeksiyon vakalarının artması üzerine hükümet, barlar, kafeler, restoranlar ve halka açık diğer mekanlarda bazı önlemleri geri getirdi.

    Ziyaretçilerin bu mekanlara girebilmesi için saat 22’den sonra Covid geçiş kartı sunmalarını talep edilmeye başladı. Başkent Belgrad’daki mezarlık yetkilileri, pandemi öncesi 35 ila 40’a olan defin işlemlerinin şu anda günde ortalama 65’e çıktığını belirtiyor.

    Hırvatistan

    Adriyatik ülkesi Hırvatistan’da da vakalar yükselişe geçmiş durumda. Sağlık otoriteleri, söz konusu artışın Hırvatistan halkı için bir anlamda ‘uyandırma servisi’ işlevi gördüğünü belirtiyor.

    Buna paralel olarak vatandaşların son günlerde aşı olmak için Covid merkezlerine akın etmesi gözlerden kaçmıyor.

    Yetkililer, 15 binden fazla kişinin aşı olduğu bilgisini paylaştı. Diğer yandan aşı karşıtları da boş durmuyor. Hükümetin öğretmenler dahil kamu çalışanları için zorunlu Covid geçişlerini uygulamaya koyma planlarını açıklamasının ardından aşı karşıtı kişiler bazı şehirlerde bu duruma karşı nöbet tuttu.

    Index.hr’nin haberine göre, bazı protestocular hükümetin uygulamalarını Nazi Almanyası’nda Avrupalı Yahudilere zorla taktırılan Davut Yıldızı’na atıfla sarı yıldız taktı.

    Yunanistan

    Yunanistan’da çoğu lokanta ve kafeterya, Covid-19’la mücadele kapsamında uygulanan kısmi kısıtlamalar ve artan maliyetler nedeniyle kepenklerini kapattı.

    Restoran Sektörü İşletmecileri Federasyonunun (POESE) Yunanistan genelinde yaptığı çağrıya uyan restoran ve kafe sahipleri, işletmelerini 24 saatliğine kapatma kararı aldı.

    POESE’den yapılan açıklamada, salgınla mücadele kapsamında uygulanan kısıtlamalar nedeniyle sektörde yaşanan mali zorluklara dikkat çekildi.

    Covid-19 vakalarının hızla arttığı Yunanistan’da kafe ve restoranların kapalı kısımlarından sadece aşı sertifikasına sahip müşteriler yararlanabilirken, açık alanlardan hizmet almak isteyen müşterilerin de aşı sertifikası veya son 48 saatte yapılmış Covid-19 testi sonuç belgesini kimlikleri ile birlikte ibraz etmesi gerekiyor.

    Artan vaka sayıları nedeniyle yoğun bakım servislerinde doluluk oranları yükselirken, hükümet, kendi özel muayenehanelerinde çalışan doktorlara da devlet hastanelerinde salgınla mücadeleye katılmaları için çağrıda bulundu.

    Kuzey Makedonya

    Yerel kuruluşların salı günü yayınladığı rapora göre sağlık yetkilileri, süresi dolmak üzere olan yaklaşık 30 bin doz AstraZeneca aşısını çöpe atmak zorunda kalabilir.

    Zira aşılama oranı çok düşük.

    Öte yandan sağlık uzmanları, yüzde 37’de kalan aşılama oranı ve Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan gibi komşu ülkelerde devam eden dalgalar da göz önüne alındığında, Kuzey Makedonya’da önümüzdeki haftalarda vakaların ‘zirve’ yapabileceği konusunda uyarıyor.

    Letonya

    Baltık ülkesi Letonya’da kötüleşen durum nedeniyle geçen ay 20.00 ile 05.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağı getirildi.

    Mağazaların çoğu kapatıldı. Eğlence, spor ve kültürel etkinlikler de dahil olmak üzere kapalı ve açık hava toplantılarına verilen izinler iptal edildi.

    Söz konusu kısıtlamaların dün sona ermesiyle birlikte hükümet, bazı önlemleri revize etti. Aşı kartı sahiplerine ya da daha önce Covid geçirip iyileşenlere tim hizmetlere erişim izni verildi.

    Aşı olmayanlara getirilen ve sadece evlerinin yakınındaki marketten alışveriş ve toplu taşıma araçlarıyla kısa mesafeli seyahat uygulaması devam ediyor.

    Ülkede hala önemli oranda vaka görülüyor ve iki haftada bir 100 bin kişi başına bin 533 test pozitif çıkıyor. Diğer yandan Letonya Parlamentosunda alınan karar gereği koronavirüse karşı aşı olmayan milletvekillerinin meclis çalışmalarına katılması yasaklandı.

    Hükümetin resmi internet sayfasından yapılan duyuruda, yasağın 15 Kasım Pazartesi’den itibaren yürürlüğe gireceği, bu süre içerisinde milletvekillerinin maaş alamayacağı belirtildi.

    Açıklamada, yasağın Temmuz 2022’ye kadar geçerli olduğu vurgulanırken, yerel belediye meclis üyeleri için de yasağın geçerli olduğu kaydedildi.

    100 sandalyeli Letonya Parlamentosu’nda 9 milletvekilinin Covid-19 aşısı yaptırmadığı biliniyor. Öte yandan, Letonya Sağlık Bakanlığının rakamlarına göre, Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 769’a çıktı, vaka sayısı da 241 bin 840’a yükseldi.

    Danimarka

    Kuzey Avrupa ülkesi Danimarka, vakalardaki artış nedeniyle cuma günü Covid-19’u “sosyal açıdan kritik bir hastalık” olarak tanımladı ve dijital geçiş kartı uygulamasını yeniden başlattı.

    Gelecek aydan itibaren gece kulüpleri, kafeler veya restoranlardaki kapalı mekanlarda oturmak için hükümet tarafından tanınan geçerli bir geçiş kartı zorunluluğu getiriliyor.

    Danimarka Covid-19 kısıtlamalarını eylül ayında kaldırmıştı. Bu uygulamalardan bir kısmı yeniden geri getirilecek.

    Hükümetin önceliğinde aşı pasaportu uygulaması var. Sağlık Bakanı Magnuz Heunicke aşı pasaportu uygulamasının gece kulübü, kafeler, parti otobüsleri ve iç mekan restoranların yanı sıra 2 bin kişiden fazla katılımcının olduğu açık hava etkinliklerinde yeniden isteneceğini belirtmişti.

    Coronapas adı verilen dijital aşı pasaportlarında tam aşılılar, yakın zamanda Covid-19 hastalığından iyileşerek ilk dozunu en az iki hafta önce yaptıranlar ya da son 72 saat içinde Covid-19 testi negatif çıkanlar için yeşil renkli QR kodunun altında yeşil bir çizgi görülüyor.

    Danimarka, diğer birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi son dönemde yeni vaka sayısıyla karşı karşıya. Sağlık yetkilileri vaka sayısı ve hastaneye yatış oranındaki artışın beklediklerinden hızlı olduğunu açıkladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • DSÖ’ye göre, yüksek risk grubundakilere yıllık takviye Covid-19 aşısı gerekecek

    DSÖ’ye göre, yüksek risk grubundakilere yıllık takviye Covid-19 aşısı gerekecek


    Dünya Sağlık Örgütü, yaşlılar gibi Covid-19’a karşı savunmasız kişilerin koronavirüsün yeni varyantlara karşı korunması için yıllık ilave bir aşı takviyesi alması gerekeceği öngörüsünde bulundu.

    Söz konusu tahmin, DSÖ’nün başlattığı Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programına ortak liderlik eden ve Küresel Aşı ve Bağışıklama İttifakı olan Gavi’nin yönetim kurulu toplantısında tartışılacak olan bir raporda yer alıyor.

    Tahmin değişikliklere tabi olmakla birlikte iki senaryo üzerinde duruyor.

    Reuters’ın haberinde bu öngörü, DSÖ’nün kendi iç yazışmalarında yer alıyor.

    Habere göre, belgede DSÖ’nün yaşlılar gibi yüksek risk grubundaki kişilere yılda bir takviye aşı yapılması ve normal vatandaşlar için de iki yılda bir takviye yapılması gerektiği yer alıyor.

    Ancak iç yazışmaların olduğu belgede bu sonuca neden varıldığı açıklanmıyor.

    Bununla birlikte temel senaryoda, koronavirüsün yeni varyantlarının ortaya çıkmaya devam edeceğinin altı çiziliyor.

    BM ajansı, iç yazışmanın içeriği hakkında yorum yapmazken, Gavi de yorum talebini yanıtsız bıraktı.

    Diğer yandan 8 Haziran tarihli ve halen “taslak çalışma aşamasında olan” belge, gelecek yıl küresel olarak 12 milyar Covid-19 doz aşı üretileceğini öngörüyor.

    Covid-19 varyantları, salgınla mücadelede yeni güçlükler ve belirsizlikler yaratıyor

    Bu arada koronavirüsün yayılmasıyla yeni mutasyonların ortaya çıkması, salgınla mücadelede yeni güçlükler ve belirsizlikleri ortaya çıkarıyor. Her virüs gibi Covid-19 da zaman içinde değişimler geçiriyor. Söz konusu değişimlerin büyük bölümü virüsün temel özelliklerini değiştirmezken; “mutasyon” olarak adlandırılan bazı değişimler, virüsün temel özelliklerini ve dolayısıyla etkisini önemli ölçüde farklılaştırabiliyor. Bilim insanları, Covid-19’un mutasyonlarının virüsün ne kadar kolay yayıldığını, hastalık tablosunu, aşıların bağışıklık sağlama düzeyini, teşhis, tedavi ve koruma tedbirlerinin başarısını etkilediğine işaret ediyor.

    “Endişe Verici Varyant” (VOC) ve “İzlenmesi Gereken Varyant” (VOI)

    Dünya Sağlık Örgütü, Covid-19’un bugüne dek ortaya çıkan mutasyonları içinde 4’ünü “endişe verici”, 8’ini “izlenmesi gereken” varyant olarak tanımladı. Örgüt, “Endişe Verici Varyant” (VOC) olarak tanımladığı mutasyonların, “virüsün bulaşıcılığını ve yayılma riskini artırabildiği, öldürücülüğünü veya hastalık belirtilerini değiştirebildiği, önleme ve kontrol tedbirlerinin etkinliğini azaltabildiği” uyarısını yaptı. Öte yandan “İzlenmesi Gereken Varyant” (VOI) olarak adlandırılan diğer 8 varyantın ise “1’den çok kişiye bulaşma, salgın öbekleri oluşturma gibi topluluk içi yayılma özellikleri gösterdiği, birden çok ülkede görüldüğü ve endişe verici varyanta dönüşüp dönüşmeyeceğinin izlenmesi gerektiği” belirtildi.

    Covid-19’un mutasyonlarını Ocak 2020’den bu yana takip eden DSÖ, 31 Mayıs’ta aldığı kararla, harf ve rakamlarla belirtilen adları dışında, ilk kez ortaya çıktığı ülkelerle anılan varyantların Yunan alfabesindeki harflerle adlandırılmasına karar verdi.

    “Endişe Verici Varyant” olarak belirlenen 4 varyanta Alfa, Beta, Gamma ve Delta; “İzlenmesi Gereken Varyant” olarak kategorize edilen 8 varyanta ise Epsilon (2 varyant), Zeta, Eta, Teta, Iota, Kappa ve Lambda adları verildi. Bilim insanları, Covid-19 virüsünün yapısında 4 binden fazla mutasyon tespit etti.

    VOC ve VOI olarak sınıflandırılan varyantların büyük bölümü, virüsün insan hücrelerine tutunmasını sağlayan “diken proteinde” meydana gelen değişimlerden kaynaklanıyor.

    Alfa varyantı: B.1.1.7

    İlk kez Eylül 2020’de İngiltere’de tespit edilen “B.1.1.7”, daha sonra verilen isimle “Alpha” varyantı, DSÖ’nün “endişe verici varyant” olarak tanımladığı ilk Covid-19 mutasyonu oldu.

    Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Fakültesine (LSHTM) bağlı Bulaşıcı Hastalıkların Matematik Modellemesi Merkezince yapılan araştırmada, İngiltere’de incelenen örneklerde varyantın Covid-19’un yabani tipine (doğal fenotipine) göre yüzde 43 ila 90 daha bulaşıcı olduğu belirlendi.

    Bulaşıcılık özelliğinde benzer bir artış Danimarka, İsviçre ve ABD’de yapılan çalışmalarda da gözlendi.

    Öte yandan varyantın daha yüksek ölüm oranına yol açtığına dair farklı bulgular ortaya çıktı. Alfa varyantı, İngiltere’de görülen önceki Covid-19 tiplerine kıyasla LSHTM’ye göre yüzde 71, Exeter Üniversitesine göre yüzde 70, İngiltere Halk Sağlığı Kurumuna göre yüzde 65 ve Imperial College London’a göre yüzde 36 daha fazla ölüme yol açtı.

    Ancak uzmanlar, söz konusu bulguların sınırlı sayıdaki numunenin incelenmesiyle elde edildiğine dikkati çekerek nüfusun genelinde öldürücülüğün arttığına dair bir sonuca varılamayacağını vurguladı.

    İngiltere’de 2020 sonbaharı boyunca yayılarak hakim Covid-19 tipi haline gelmesiyle kış aylarında vaka sayılarında belirgin bir artış görülmüştü. İngiliz hükümeti, 4 Ocak’ta ülke genelinde yeniden sokağa çıkma kısıtlamaları ve karantina tedbirleri uygulamak zorunda kalmıştı.

    Beta varyantı: B.1.351

    “B.1.351” adını taşıyan Beta varyantı, ilk kez Ekim 2020’de Güney Afrika’da Nelson Mandela Körfezi çevresindeki yerleşim tespit edildi. Mayıs 2020’de mutasyona uğradığı sanılan “Beta” varyantının, DSÖ’nün “Endişe Verici Varyant” olarak tanımladığı Covid-19 mutasyonları arasında ilk ortaya çıkan olduğu tahmin ediliyor.

    Daha önce herhangi akut hastalık geçmişi olmayan genç bireyler arasında daha fazla yayıldığı gözlenen varyantın, Covid-19’un yabani tipine kıyasla bu yaş grubunda daha fazla ciddi hastalık riski ortaya çıkardığı bildirildi.

    Varyantın yayılmasının Güney Afrika’da 2020 sonbaharından bu yılın başına kadar görülen vaka artışında etkili olduğu düşünülüyor.

    Alpha varyantı ile benzerlikler taşıyan Beta varyantının çivi proteinde ilave mutasyonlar yaratması, virüsün bulaşıcılığının artması yanında aşılara karşı direnç geliştirebileceğine dair kaygılara yol açtı.

    Aşı üreticileri Johnson&Johnson, Pfizer-Biontech, AstraZeneca-Oxford, Sinopharm ve Moderna, varyantın Covid-19 aşılarının koruyuculuğunu azalttığını, antikorlara karşı direnç geliştirdiğini bildirdi.

    Gamma varyantı: P.1

    İlk kez Ocak 2020’de Japonya’da Brezilya’dan seyahat eden yolcularda tespit edilen, daha sonra “Gamma” olarak adlandırılan “P.1” varyantı da DSÖ tarafından “Endişe Verici Varyant” olarak nitelenen Covid-19 mutasyonları arasında yer aldı.

    Varyant, virüsün aminoasitlerinde 17 değişim yarattığı biliniyor. Bunların 10’u virüsün insan vücuduna tutunmasını sağlayan çivi proteini etkiliyor. Varyantın bu yılın başında Brezilya’nın Amazonas eyaletinin başkenti Manaus’daki ani vaka artışında etkili olduğu tahmin ediliyor.

    Ekim 2020’de yapılan kan tahlili araştırmasında, kent sakinlerinin yüzde 76’sında insan vücudunun Covid-19’a karşı geliştirdiği antikorlara rastlandığı, bunun “kitlesel bağışıklığa” işaret eden yüzde 67 oranının üzerinde olduğu belirlenmişti. Ancak kentte Ocak 2021’de yeni bir salgın dalgasının ortaya çıkması, virüsteki değişimin vücudun yabani tipe karşı geliştirdiği doğal antikor korumasını etkisiz kıldığı, dolayısıyla aşılara da direnç geliştirebileceği endişesine yol açtı.

    Delta varyantı: B.1.617.2

    İlk kez Ekim 2020’de Hindistan’da tespit edilen ve “çift mutant” adı verilen “B.1.617.2” de DSÖ tarafından “endişe verici varyant” olarak nitelediği son Covid-19 mutasyonu oldu.

    Virüsün çivi proteininde bulaşıcılığı ve antikor direncini etkileyebilecek mutasyonlara yol açan Delta varyantının, Hindistan’da martta başlayan ve günlük vaka sayılarının 400 bine kadar çıktığı ikinci salgın dalgasının sorumlusu olduğu tahmin ediliyor.

    İngiltere Halk Sağlığı Kurumu, mayısta yaptığı değerlendirmede, Delta varyantının yayılma hızının Alfa varyantına göre yüzde 51-67 daha fazla olduğu uyarısında bulunmuştu.

    DSÖ, 19 Haziran’da yaptığı açıklamada, bulaşıcı özelliği yüksek Delta varyantının dünya genelinde baskın tür haline gelmesinin beklendiğini bildirmişti.

    Baş ağrısı, boğazda kuruluk, burun akıntısı ve ateş gibi grip benzeri hastalık belirtilerine yol açan Delta varyantı, Covid-19’un önceki tiplerinde görülen öksürük, solunum stresi, sırt ağrıları gibi zatürre, soğuk algınlığı türü hastalık tablosundan farklılaşıyor.

    Delta varyantının aşılara karşı da belirli düzeyde direnç geliştirdiği saptandı.

    “Delta plus” varyantı

    Hindistan Sağlık Bakanlığı, Delta varyantının ilk kez nisanda ortaya çıkan bir türev mutasyonunun “endişe verici varyant” olarak sınıflandırıldığını duyurdu.

    “AY.1” olarak adlandırılan ilave mutasyonun virüsün daha kolay yayılmasına, akciğer hücrelerine daha kolay bağlanmasına yol açtığı ve antikor tedavisine direnci artırdığı belirtildi.

    Delta Plus varyantı, Hindistan’ın 3 eyaletinde yaklaşık 40 kişide tespit edilirken; ABD, İngiltere, Portekiz, İsviçre, Japonya, Polonya, Nepal, Rusya ve Çin’in olduğu 9 ülkeye daha yayıldı.

    Bilim insanları, yeni mutasyonun “Endişe Verici Varyant” olarak değerlendirmek için henüz yeterli verinin bulunmadığının altını çiziyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Delta varyantı turizm sektörünün toparlanmasını zora soktu

    Delta varyantı turizm sektörünün toparlanmasını zora soktu


    Güney Avrupa ekonomileri için hayati öneme sahip yaz turizmi sezonu, koronavirüsün Delta varyantının yayılması ve seyahat engellerinin İngilizleri ve diğer Avrupalıları evlerinde tutması nedeniyle bu yıl da sakin geçeceğe benziyor.

    Perşembe günü resmen uygulamaya geçen Avrupa Birliği Covid-19 seyahat sertifikası, vatandaşların seyahatlerine kolaylık sağlasa da Portekiz’den Hırvatistan’a turistik sıcak noktalara varışlar normal seviyelerde kalmaya devam edecek.

    Bu da işletmeleri ve konaklama sektörünü daha da zora sokacak.

    Ülkesinin plajları, restoranları ve kulüpleri açısından en kazançlı hedef kitle olan İngiliz ve Alman turistler için bu ülkelerde getirilen yeni seyahat kısıtlamalarını değerlendiren Portekiz Oteller Birliği (AHP) Genel Başkanı Raul Martins, “Portekiz’de turizmin canlanması durma noktasına geldi.” diyerek hayli kötümser bir tablo çizdi.

    Koronavirüsün çok daha kolay bulaşan ve hızla yayılan “Delta” varyantı, Portekiz’in Atlantik kıyısındaki Algarve kentinin turistik Albufeira bölgesindeki vakalarda bir artışa neden oluyor.

    Başkent Lizbon’daki yeni enfeksiyonların yarıdan fazlasının da yine Delta varyantı olduğu belirtiliyor.

    İngiltere’nin seyahat değerlendirme dosyasında Portekiz’i geçen ay ‘Yeşil liste’den çıkarma kararı ve yine Almanya’nın ‘AB Aşı Sertifikası’nın hayata geçmeden hemen önce bu ülkeye engel getirmesi de eklendiğinde durum Lizbon açısından içinden çıkılmaz bir hale dönüştü.

    Almanya’nın son dakika adımı ve Portekiz’in aşısız İngiliz turistleri karantinaya alma kararından önce, bölgedeki otellerin doluluk oranları bu ay için yüzde 43 ve ağustos için yüzde 46 olarak öngörülüyordu.

    AHP, İngiltere ve Almanya’nın kararı sonrası şu anda bir değerlendirme yapılması halinde durumun oteller açısından daha karamsar olacağını bildirdi.

    Öne çıkan birkaç noktanın dışında, sektör Avrupa’nın güneyinde tümüyle aynı; Kayıp 2020 yazından nispeten daha iyi, ancak gelinen nokta beklentilerin sadece yarısı kadar.

    Turizm sektörünün ekonominin beşte birini oluşturduğu Yunanistan’da, Merkez Bankası bu hafta, Delta varyantının yayılmasını göz önüne alarak 2021 turizm gelirleri beklentilerini yüzde 50’den yüzde 40’a çekti. Yunanistan 2019’da 33 milyon turist ağırlamıştı.

    Yunanistan Otelciler Derneği Başkanı Grigoris Tassios, ülke genelindeki otellerde doluluk durumunun yüzde 35 ile yüzde 45 arasında olduğunu ve bu oranın temmuz ayı başına kadar bu şekilde devam ettiği bilgisini paylaştı.

    Tassios, “Son zamanlarda Covid-19 ve özellikle Delta varyantının getirdiği belirsizlik nedeniyle rezervasyonlar net olarak dondu.” diye konuştu.

    İspanya bu konuda biraz daha iyimser. Bu yılki turist sayısı tahminini, bir önceki aydaki öngörü olan 42 milyondan 45 milyon ziyaretçiye, yani 2019 seviyelerinin yaklaşık yüzde 54’üne yükseliyor.

    İspanya Turizm Bakanlığından yapılan açıklamada, özellikle Alman pazarı hakkında iyimser olunduğu ve Alman turist sayısının bu yıl 3,8 milyona ulaşmasının beklendiği, bunun da 2019’daki rakamların yüzde 77’sine tekabül edeceği kaydedildi.

    İspanya’nın Mallorca ve Balear Adaları bölgesinde durumun diğer noktalara daha iyi olduğu, İngiltere hükümetinin geri dönüşlerde karantina mecburiyeti olmadığını açıklamasının ardından rezervasyonların yüzde 80’inin de devam ettiği aktarıldı.

    Melia oteller zinciri Sözcüsü, “Londra’nın kısıtlamaları kaldırılmasının hemen sonrasında, İngiliz turistler geri geldiler. Kararın ardından ilk 24 saatte 2019’un 10 gününe eşdeğer rezervasyon oranına ulaştık.” dedi.

    Firmalar, hükümetler nezdinde lobi faaliyetlerine devam ediyor. Turist ağırlamak isteyen Güney Avrupa ülkelerinin gözünü diktiği İngiltere’de ise çok sayıda tur operatörü hayal kırıklığı yaşıyor.

    Bünyesinde 4 bin 300 seyahat markasını barındıran İngiliz endüstri kuruluşu ABTA’dan bir sözcü, “Bu, endüstrinin umutsuzca ihtiyaç duyduğu uluslararası seyahatin anlamlı bir şekilde yeniden başlatılması değil.” sözleriyle yaşanılan hayal kırıklığını dile getirdi.

    Kuruluş, iki doz aşı olan bireylerin İspanya ve Fransa gibi ülkelere seyahat etmesinin önünün açılmasını istiyor.

    Sözcü, “Ancak bunun bir an önce gerçekleşmesi gerekiyor, böylece işletmeler ve seyahat şirketlerinin gelirinin üçte ikisini oluşturan şu haftalar yoğun yaz sezonundan geriye kalanları kurtarabilir.” diyor.

    İngiliz turizm endüstrisinin başını ağrıtan en önemli konulardan biri, ani bir kararla ülke yönetimlerinin yasak getirmesi. Örneğin Malta, iki doz aşı olmayan İngilizlerin gelişini yasakladı.

    Almanya’da sektör temsilcileri Portekiz’i bir “virüs varyant bölgesi” ilan etme hamlesinden sonra netlik talep ediyor, bu da turistler için 14 günlük bir karantina anlamına geliyor.

    Sektör temsilcileri hükümeti, Yunanistan ve İspanya gibi ülkeleri bu gruba dahil etmek için atılacak herhangi bir adımın sonuçlarının ‘yıkıcı olacağı’ konusunda uyardı.

    Bazı uzmanlarsa iyimser tablo çiziyor. Oxford Economics’den ekonomist Tomas Dvorak, Covid-19 aşı kampanyaları hızlanmaya ve genel enfeksiyonları azaltmaya devam ederse, Güney Avrupa’nın yıl sonuna kadar 2019 seviyesinin yaklaşık yüzde 85’i oranında bir toparlanma yaşanabileceğini söyledi.

    Ancak McKinsey’in bu haftaki raporuna göre, bazı durumlarda dış turizmde toparlanma 2024, 2025’ten önce pek olası değil.

    Rapora göre, Portekiz 2020-2023 yılları arasında yaklaşık 52 milyar euro gelir kaybedecek ayrıca bu durumdan potansiyel olarak 600 bin iş (işçi) etkilenecek.

    İspanya’da uluslararası turizmin 2025 yılına kadar toparlanamayacağı ve 4,4 milyon doğrudan ve dolaylı işin risk altında olacağı aktarıldı.

    Raporda İtalya örneğine atıfta bulunuldu ve Roma’nın 2024’e kadar daha erken toparlanmak için daha esnek bir yerli turist pazarından yararlandığının görüldüğünün altı çizildi.

  • Hangi ülkede kaç kişiye Covid-19 aşısı yapıldı? Küresel çapta aşılamada son durum ne?

    Hangi ülkede kaç kişiye Covid-19 aşısı yapıldı? Küresel çapta aşılamada son durum ne?


    Türkiye’de Covid-19 aşı randevusunda yaş sınırı 25’e indi, 23 Haziran’dan itibaren randevuların alınabileceği açıklandı.

    Küresel çapta Covid-19 aşı çalışmaları hızla devam ediyor ancak ülkeler arasında büyük farklılıklar da gözlemleniyor. Dünya genelinde, ikinci doz aşı yapılanlar da dahil olmak üzere şu ana kadar yapılan doz sayısı 2,66 milyarı geçti.

    Aşılamaya hız verilmesini isteyen Dünya Sağlık Örgütü, eylül ayına kadar bütün ülkelerden nüfuslarının en az yüzde 10’unu aşılaması çağrısı yaptı. DSÖ, aşı tedariğinde yaşanan sıkıntılardan dolayı her 10 Afrika ülkesinden 9’unun bu hedefe ulaşamayacağını öngörüyor.

    Türkiye’de 22 Haziran 2021 itibarıyla 43 milyon 61 bin 705 doz koronavirüs aşısı yapıldı. Türkiye rakamsal olarak Çin, ABD, Hindistan, İngiltere, Brezilya, Almanya, Fransa ve İtalya’dan sonra en çok aşı yapan ülkelerden biri.

    Aşağıdaki grafikte, Bloomberg’in verilerine göre 20 milyondan fazla doz aşı yapılan ülkeler arasında, en az bir doz aşı yaptıranların nüfusa oranı gösteriliyor. Our World In Data verileri ile hazırlanan grafikte, neredeyse 1 milyar doz aşının yapıldığı Çin, geriye dönük veri eksikliğinden dolayı yer almıyor.

    Nüfusu yüz binlerle ifade edilen Cebelitarık, Seyşeller, Butan ve Falkland Adaları gibi küçük devlet ve yönetim birimleri halkın çoğunluğunu ya da tamamını aşılayanlar listesinde başı çekiyor.

    Daha kalabalık ülkelere bakıldığında ise İzlanda, Kanada, İsrail, Bahreyn ve Uruguay halkın yüzde 60’ından fazlasının en az bir doz aşılandığı ülkeleri oluşturuyor.

    Aşı istatistiklerini günlük derleyen Our World In Data verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık 21,36’sı en az bir doz aşı oldu. Kuzey Amerika’da ise her 100 kişiden en az 40’ı aşı yaptırma imkanı bulurken, Afrika’da ise bu sayısı sadece 2.

    Geçtiğimiz aylarda nüfusa göre sıralamada listeye giremeyen Fransa, Almanya, Polonya, Macaristan İspanya ve İtalya’nın büyük yükselişi göze çarpıyor. Bu ülkelerde şu anda nüfusun en az yüzde 30’undan fazlası ilk doz aşıyı yaptırmış durumda.

    Avrupa’da koronavirüsten en çok etkilenen ülke olan İngiltere’de ise aşılananların nüfusa oranı yüzde 60’ı geçti.

    Aşıların ilk partisi, Avrupa Birliği ülkelerinin nüfuslarına orantılı olarak 26 Aralık’tan itibaren dağıtılmaya başlandı. Ancak aşı tedariğinde anlaşmanın gerisinde kalındı.

    Yukarıdaki listede, verilerin paylaşılmamasından dolayı Suudi Arabistan ve BAE bulunmuyor.

    Aşı konusunda ülkeler arasında sipariş yarışı yaşanırken, Çin, Almanya, Rusya, ABD ve İngiltere’de üretilen aşılar dünya genelinde dağıtılıyor. Bazı ülkeler birden fazla aşı firmasıyla anlaşırken, zengin ülkelerin ihtiyacından fazla aşı sipariş etmesiyle yoksul ülkelerin aşıya ulaşamaması acı bir gerçek.

    Türkiye’de bugüne kadar kaç kişi aşı yaptı?

    Koronavirüsle mücadelede Türkiye’de 14 Ocak günü başlatılan aşı uygulaması kapsamında ülke genelinde yapılan aşı sayısı 43 milyonu geçti. Sağlık Bakanlığının “Covid-19 Aşısı Bilgilendirme Platformu”nda yer alan anlık verilere göre, 28 milyon 524 bin 23 kişiye aşının birinci dozu uygulanırken, 14 milyon 537 bin 682 kişinin ikinci dozları da tamamlandı. Böylece yapılan toplam aşı sayısı 40 milyonu aştı.

    İllerin üzerine tıklayarak Sağlık Bakanlığının 18 Haziran 2021 itibarıyla uygulanan doz rakamlarını görebilirsiniz.

    Türkiye’de Çin üretimi Sinovac ile Alman-ABD üretimi Pfizer-BioNTech aşıları yapılıyor.

    İlk dozun uygulanmasından 28 gün sonra yapılacak ikinci dozun randevusu hekim tarafından verilip, SMS olarak cep telefonuna gönderiliyor. MHRS ve e-Nabız hesabı üzerinden randevu kontrol edilebiliyor veya değiştirilebiliyor.

  • Türkiye’nin Covid-19’a karşı geliştirdiği yerli aşının adı ‘Turkovac’ oldu

    Türkiye’nin Covid-19’a karşı geliştirdiği yerli aşının adı ‘Turkovac’ oldu


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerli Covid-19 aşısının adının “TurkoVac” olduğunu açıkladı.

    Yerli Covid-19 aşısının Faz-3 çalışması kapsamında gönüllülerle yürütülen aşılama programı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevrim içi katılımıyla Ankara Şehir Hastanesi’nde başladı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, “Üçüncü fazının ilk uygulaması gerçekleştirilen bu aşımızla birlikte Türkiye artık bu hususta yeni bir dönemin kapılarını aralamaktadır. Salgınla mücadelede dünyada bilinen en etkili ve yaygın araç aşılardır. Türkiye, Çin ve Almanya başta olmak üzere somut neticeye ulaşan tüm aşıların tedariki ve uygulamasında oldukça ileri bir düzeydedir. Birkaç hafta içerisinde ülkemizdeki 18 yaş üzeri nüfusun tamamını aşılama kapsamına almış olacağız.” dedi.

    Erdoğan: Salgının daha ne kadar süreceği, ne kadar mutasyon geçireceği belirsiz

    “Salgınla mücadelede ve aşılamada, mesafe katettikçe kısıtlamaları da birer birer kaldırıyor veya azaltıyoruz.” açıklamasında bulunan Erdoğan, “Dışarıdan temin ettiğimiz aşılar önemli olmakla birlikte asıl olan kendi aşımızı üretmektir. Çünkü bu salgının daha ne kadar süreceği, daha ne kadar mutasyon geçireceği belirsiz. Ülkemizi salgın cenderesinden bir an önce kurtarmak, milletimizin sağlığını ve refahını güvence altına almak için kendi aşımıza sahip olmamız kritik öneme sahip. Üçüncü aşamaya geçilen bu aşı ile artık kendi aşımıza sahip olma konusunda son dönemece girmiş bulunuyoruz. Bu aşamanın da öngörülen sürede tamamlanarak aşımızın seri üretimine ve yaygın kullanıma geçilmesini temenni ediyorum. Vatandaşlarımızı bir an önce aşı olarak kendilerini ve sevdiklerini koruma sorumluluğunu yerine getirmeye davet ediyorum.” şeklinde konuştu.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın tanıtımını yaptığı ve isim önerisi istediği aşıya Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘TurkoVac’ adının uygun olduğunu söyledi.

    Bakan Koca da hazırlıkların bu minvalde devam edeceğini belirtti. Ardından bir hemşire, aşı gönüllüsü 30 yaşındaki Yasin Kandemir’e TurkoVac aşısını yaptı.

    Yerli aşı çalışmalarına, virüsün izole edilmesiyle başlandığını hatırlatan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Devamında, Erciyes Üniversitesinden Aykut Özdarendeli hocamızın laboratuvarında aşı çalışması başlamış oldu. Bu aşı çalışmasıyla, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile birlikte aşıyı geliştiren ve destekleyen bir noktada, bu süreç bugüne geldi.” diye konuştu.

    Koca, Faz-1 ve Faz-2 çalışmalarında yerli aşının güvenilirliği ve etkili immün yanıtının görüldüğüne işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bugün ise artık Faz-3 safhasına gelen, formülasyon olarak bundan sonra değişmeyecek olan, son safhasına gelen bir aşımız artık var. Bu, milletimizin gururu, bu gurur milletimize ait. Bundan sonraki safhada, Faz-3 döneminde gönüllülere yapılıp etkinliğini görmüş olacağız. Bugün ilk gönüllümüze huzurlarınızda aşıyı yapmış olacağız. Faz-3 safhasına gelen aşının özellikle etkinliğini görmek istiyoruz ve devamında yaygın kullanıma geçilmiş olacak.”

  • Hindistan Başbakanı Modi: Salgınla savaşanlar yogayı koruyucu kalkan olarak kullanıyor

    Hindistan Başbakanı Modi: Salgınla savaşanlar yogayı koruyucu kalkan olarak kullanıyor


    Hindistan Başbakanı Narendra Modi, yoganın, koronavirüs salgınında milyonlarca insan için bir umut ışığı haline geldiğini söyledi.

    Uluslararası Yoga Günü’nde kalabalık bir yoga seansına katılmak yerine, çevrim içi bir etkinlikte ulusa seslenen Başbakan Narendra Modi, yoganın salgının ortasında yaşayan milyonlarca insan için bir umut ışığı olduğunu belirterek “Covid-19 ortaya çıktığında hiçbir ülke hazırlıklı değildi. Bu zor zamanlarda yoganın büyük bir özgüven kaynağı olduğunu hepimiz gördük. Bugün, tüm dünya Covid-19’la savaşırken, yoga bir umut ışığı oldu. Dünyanın çeşitli ülkelerinde ve Hindistan’da iki yıldır büyük halk etkinlikleri yapılmasa da Uluslararası Yoga Günü coşkusu devam ediyor. ” dedi.

    Koronavirüsle mücadelede ön cephede bulunanlarla konuştuğunda ve kendisine yoganın ‘koruyucu kalkan’ olduğunu söylediklerini belirten Modi, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Ön cephe savaşanlarla, doktorlarla konuştuğumda korona ile mücadelede yogayı koruyucu kalkan olarak kullandıklarını söylüyorlar. Doktorlar da yoga ile kendilerini güçlendirdiler ve aynı zamanda yogayı hastalarının daha hızlı iyileşmesine yardımcı olmak için kullandılar. Hepimiz birbirimizin iyiliği için dua ediyoruz. İnsanlığa yönelik tehditler olduğunda, yoga bize genellikle bütünsel bir sağlık yolu sunar. Yoga daha mutlu bir yaşam tarzı verir. Ayrıca yoganın kitlelerin sağlığında olumlu olduğu kadar önleyici rol oynamaya devam edeceğinden de eminim.”

    Modi, 2014’te iktidara geldiğinde yoga, ayurveda ve diğer geleneksel Hint meditasyon yöntemlerini teşvik etmek için bakanlık kurmuştu. Ayrıca Modi’nin de girişimleriyle 2014’te Birleşmiş Milletler, 21 Haziran’ı Uluslararası Yoga Günü ilan etmişti.

    Covid-19’la mücadelede uygulanan kısıtlamalarda insanların evlerinde kalmak zorunda kaldığını hatırlatan uzmanlar, yoganın, bu dönemde yaşanan kaygının üstesinden gelmede işe yarayabileceğini belirtiyor.

    Hindistan’da yaklaşık 30 milyon kişide virüse rastlanırken Covid-19 nedeniyle 388 bin 164 kişi yaşamını yitirdi.

    Hindistan, Covid-19 verilerinin derlendiği “Worldometers” internet sitesine göre, dünyada en fazla vakanın görüldüğü 2’nci, en fazla ölümün görüldüğü 3’üncü ülke olarak öne çıkıyor.

    Aşırı sağcı politikalarıyla öne çıkan Modi, uzun süre Covid-19’la mücadelede geri kalmak ve gereken önlemleri almamakla suçlanmıştı.

  • İngiltere’de Delta varyantından dolayı tüm Covid-19 tedbirlerinin kaldırılması ertelendi

    İngiltere’de Delta varyantından dolayı tüm Covid-19 tedbirlerinin kaldırılması ertelendi


    İngiltere’de 21 Haziran için planlanan ve tüm Covid-19 sınırlandırmalarının kaldırılmasını amaçlayan gevşeme adımı, artan Hindistan varyantı vakaları nedeniyle 4 hafta ertelendi.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, salgın tedbirlerinin kaldırılmasıyla ilgili son gelişmelere ilişkin baş tıp görevlisi Prof. Chris Whitty ve hükümetin bilim danışmanı Patrick Vallance ile basın toplantısı düzenledi.

    Covid-19 kısıtlamalarının tamamen kaldırılmasının şimdilik 19 Temmuz’a ertelendiğini belirten Johnson, söz konusu kararının 5 Temmuz Pazartesi günü tekrar gözden geçirileceğini kaydetti. Johnson, bu kararın Hindistan (Delta) varyantının tehlikeleri göz önüne alındığında insanlara aşı yapılması için daha fazla zaman tanıyacağını söyledi.

    “Enfeksiyon ve hastaneye yatış arasındaki bağlantı zayıflamış olsa bile kopmadı.” diyen Johnson, yoğun bakımdaki hasta sayısının da arttığına işaret etti.

    Johnson, Covid-19 vakalarının haftada yaklaşık yüzde 64 oranında arttığını ve en kötü etkilenen bölgelerde ise her hafta ikiye katlandığını bildirdi.

    Söz konusu erteleme kararına göre, gece kulüpleri kapalı kalacak ve evden çalışabilen kişilerin ofise dönüşü teşvik edilmeyecek.

    Karar, başkent Londra’da protesto gösterilerine neden oldu.

    Dört aşamalı yol haritası

    Johnson, 22 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Covid-19 salgını nedeniyle 5 Ocak’ta uygulanmaya başlanan ulusal karantinanın, vaka ve aşılama sayıları dikkate alınarak 8 Mart’tan itibaren 21 Haziran’a kadar 4 aşamalı plan dahilinde kaldırılacağını duyurmuştu.

    Birinci aşamanın uygulandığı 8 Mart’ta, İngilizlerin 6 kişiyle sınırlı olmak üzere açık havada sosyalleşmelerine izin verilmişti.

    İkinci aşamanın uygulanmaya başlandığı 12 Nisan’da mağaza, berber, spor salonları yeniden hizmete girmiş, restoran ve barların açık mekanlarında müşterilerine servis yapmasına izin verilmişti.

    Ülkede 17 Mayıs’ta başlayan normalleşmenin üçüncü aşamasıyla eğlence merkezleri de dahil sinema, tiyatro ve müzeler yeniden hizmete açılmıştı.

    21 Haziran’da uygulanması planlanan ancak 4 hafta ertelenen dördüncü aşamada ise Covid-19 önlemleri kapsamındaki tüm sınırlandırmaların kaldırılması planlanmıştı.

  • G7 Zirvesi İngiltere’de başladı; Yoksul ülkelere 1 milyar doz Covid-19 aşısı bağışlanması bekleniyor

    G7 Zirvesi İngiltere’de başladı; Yoksul ülkelere 1 milyar doz Covid-19 aşısı bağışlanması bekleniyor


    Dünyanın gelişmiş 7 büyük ekonomisinin liderini bir araya getiren G7 Zirvesi’nin bu yılki toplantısına ev sahipliği yapan İngiltere’nin Başbakanı Boris Johnson, G7 ülkelerinin 2022 yılı sonuna kadar yoksul ülkelere toplam 1 milyar doz koronavirüs aşısı bağışlamayı planlandığını söyledi.

    Zirve öncesi açıklama yapan Johnson, 500 milyon dozu ABD’den gelmesi beklenen bu bağışa İngiltere’nin ilk etapta 100 milyon doz Covid-19 aşısı ile katılacağını aktardı.

    Bu yıl 47’ncisi düzenlenen G7 Zirvesi, Galler’e bağlı Cornwall’daki Carbis Koyu’nda bugün başladı. Zirve 13 Haziran’a kadar devam edecek. Salgın nedeniyle az sayıda basın mensubunun katılımıyla yapılacak zirve, yüksek güvenlik önlemleri altında gerçekleştiriyor.

    Zirvede, devam eden salgın, küresel jeopolitik riskler ve iklim değişikliği gibi önemli başlıkların ele alınması bekleniyor.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın başkanlığını yaptığı zirveye, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İtalya Başbakanı Mario Draghi, Japonya Başbakanı Yoshihide Suga, ABD Başkanı Joe Biden, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel katılıyor.

    Zirvenin bu yılki ilkleri

    Zirveye bu yıl ayrıca, Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon Jae-in, Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi de konuk ülke liderleri olarak davet edildi.

    Hindistan Başbakanı Modi’nin, ülkesinde son dönemde artan Covid-19 vakaları nedeniyle zirveye 12 Haziran Cumartesi günü video konferans yoluyla katılması bekleniyor.

    ABD Başkanı Joe Biden ve Japonya Başbakanı Yoshihide Suga, bu yıl ilk kez, Almanya Başbakanı Angela Merkel ise görevinden ayrılmadan önce son kez G7 Zirvesi’ne katılıyor.

    Biden, 95 yaşındaki Kraliçe Elizabeth’in görüşeceği 13. ABD Başkanı olacak

    Biden, 13 Haziran Pazar günü, eşiyle birlikte Windsor Kalesi’nde Kraliçe 2. Elizabeth tarafından kabul edilecek. Ziyaret, ABD Başkanı Biden’ın Beyaz Saray’da göreve gelmesinden bu yana ilk denizaşırı resmi seyahati olması açısından önem taşıyor.

    Biden, 95 yaşındaki Kraliçe Elizabeth’in görüşeceği 13. ABD Başkanı olacak.

    Zirvede, İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın, dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınının bir an önce sona ermesi için G7 liderlerine iş birliği çağrısında bulunması bekleniyor.

    İngiliz hükümetinden daha önce yapılan açıklamada, Johnson’ın, “G7 liderlerine salgının ortadan kaldırılması için tüm dünyadaki insanların gelecek yılın sonuna kadar aşılanması gerektiğini” hatırlatacağı kaydedilmişti.

    Gündem salgın ve iklim değişikliği ile mücadele

    Zirvede küresel ekonomiyi sarsan salgınla mücadele, küresel jeopolitik riskler ve iklim değişikliği gibi önemli başlıklar ele alınacak.

    Liderlerin yapacağı görüşmelerin ardından zirvenin son gününde özellikle iklim değişikliği ve karbon emisyonunun azaltılması yönündeki hedefleri ve mesajları içeren bir sonuç bildirgesinin yayımlanması bekleniyor.

    İngiltere, kıyı şeridi, yamaçları ve kendine doğal dokusu ile tanınan Cornwall’da düzenlenen zirvede daha çevreci çözümler için küresel işbirliği mesajı vermeyi planlıyor.

    Son dönemde iklim değişikliği ile mücadele konusuna küresel çapta liderlik yapmak isteyen İngiltere, zirveyi, ülkenin ilk jeotermal tesisinin de yer aldığı Cornwall’da düzenleyerek dünyaya daha çevreci çözümler için iş birliği mesajı vermeyi amaçlıyor.

    Zirvede, iklim değişikliği ile mücadelenin önemli gündem başlıkları arasında yer alması bekleniyor. Daha önce İngiltere’nin karbon emisyonunun 2035 yılına kadar yüzde 78 seviyesinde azaltılmasının hedeflendiğini duyuran Başbakan Johnson’ın, zirve sırasında, diğer liderlere benzeri adımları hızlandırmaları çağrısında bulunması bekleniyor.

    Zirvenin gündeminde ayrıca, serbest ve adil ticaretin desteklenmesi, siber güvenliğin artırılması gibi başlıkların da yer alması bekleniyor.

    G7 neyi temsil ediyor?

    G7, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alan ABD, İngiltere, Japonya, Fransa, Kanada, Almanya ve İtalya’nın bir araya gelmesiyle oluşuyor.

    Ülkeler, ilk toplantılarını 1975 yılında gerçekleştirdi. Rusya, 1998 yılında oluşumda yer almasına rağmen 2014 yılında Kırım’ın ilhakının ardından gruptan çıkarıldı.

    G7, halihazırda dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 40’lık kısmını temsil ediyor.

    Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumunda bulunan Çin, daha çok Batı ekonomik paktını temsil eden bu oluşumda hiç yer almadı.

    Geçen yıl mayıs ayında dönemin ABD Başkanı Donald Trump, gruba, Rusya, Hindistan, Güney Kore ve Avustralya’nın da eklenmesini istediğini ifade ederek, “G7’nin, dünyada olanları düzgün bir şekilde temsil ettiğini hissetmiyorum. Bu ülkeler grubu miadını doldurdu.” ifadelerini kullanmıştı.

    Uluslararası şirketlerin faaliyette bulundukları her ülkede en az yüzde 15 vergi ödemesi gerektiği yönünde ortaklaşa karar alan G7 ülkelerinde hali hazırda farklı kurumsal vergi seviyeleri uygulanıyor.

    Kurumlar vergisi İngiltere’de yüzde 19, Kanada’da yüzde 15, Fransa’da yüzde 32, Almanya’da yüzde 15,8, İtalya’da yüzde 24, Japonya’da yüzde 23,2, ABD’de ise yüzde 21 seviyesinde.

    Zirvede iklim değişikliği ile mücadele konusuna ayrı bir önem atfedilmesi bekleniyor.

    Küresel karbon emisyonunda İngiltere’nin payı yüzde 1, Kanada’nın yüzde 2, Fransa’nın yüzde 1, İtalya’nın yüzde 1, Japonya’nın yüzde 3, ABD’nin ise yüzde 15 seviyesinde seyrediyor.

    Hangi ülkenin ne kadar ekonomik gücü var

    G7’yi oluşturan ülkelerden İngiltere ekonomisi 2,83 trilyon dolar, Kanada ekonomisi 1,74 trilyon dolar, Fransa ekonomisi 2,72 trilyon dolar, Almanya ekonomisi 3,86 trilyon dolar, İtalya ekonomisi 2 trilyon dolar, Japonya ekonomisi 5,08 trilyon dolar ve ABD ekonomisi ise toplam 21,4 trilyon dolar büyüklüğe sahip.

  • Hindistan’da Covid-19 nedeniyle rekor can kaybı: Son 24 saatte 6 bin 148 kişi hayatını kaybetti

    Hindistan’da Covid-19 nedeniyle rekor can kaybı: Son 24 saatte 6 bin 148 kişi hayatını kaybetti


    Koronavirüs salgınından en çok etkilenen ülkelerden Hindistan’da, rekor sayıda can kaybı yaşandı. Son 24 saatte 6 bin 148 kişi virüs nedeniyle yaşamını yitirdi.

    Salgının başladığı günden bu yana dünya genelinde Covid-19 nedeniyle günlük en yüksek ölüm sayısı kayıtlara geçmiş oldu..

    Ani yükseliş ülkenin en yoksul eyaletlerinden Bihar’da can kayıplarına ilişkin verilerin güncellenmesinin ardından kamuoyu ile paylaşıldı.

    Covid-19 kaynaklı can kaybına dair rekor 12 Şubat’ta 5 bin 444 kişi ile Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanmıştı.

    Hindistan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre toplam vaka sayısı 29,2 milyona can kaybı sayısı ise 359 bin 676’ya yükseldi.

    Ülkede günlük vaka sayısı 4 Nisan’da 100 bin 15 Nisan’da 200 bin, 21 Nisan’da 300 bin, 30 Nisan’da ise 400 binin üzerine çıkmıştı.

    Uzmanlar, gerçek vaka ve ölü sayısının belirtilenden çok daha yüksek olabileceğini dile getiriyor.

    İyileşme oranının yüzde 94,6 olduğu ülkede, 1 milyon 231 bin 415 hastanın tedavisi sürüyor.

    Uygulanan aşı dozu 239 milyonu geçti

    Ülkede 16 Ocak’ta başlayan aşılama kampanyasında bugüne dek 239 milyon 60 bin dozdan fazla aşı yapıldı.

    Nüfusu 1,4 milyara yaklaşan ülkede aşılama, henüz salgını durdurabilecek düzeye ulaşmadı.

    Covid-19 verilerinin derlendiği “Worldometers” internet sitesine göre Hindistan, “dünyada en fazla vakanın görüldüğü ikinci, ABD ve Brezilya’nın ardından en fazla ölümün görüldüğü üçüncü ülke” konumunda bulunuyor.