Etiket: koronavirüs aşısı

  • Araştırma: Hamilelikte Covid-19 aşısı yaptırmak doğum sonrası bebekleri koruyor

    Araştırma: Hamilelikte Covid-19 aşısı yaptırmak doğum sonrası bebekleri koruyor


    Amerikan çocuk hastaneleri ve Amerika Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezi’nden (CDC) araştırmacılar çalışmalarını hamilelikte Covid-19 aşısı yaptırmanın bebeklere de faydası olup olmadığı konusuna yoğunlaştırdı. Araştırmalarda gebelikte Covid-19 aşısı yaptırmanın bebeklerin doğduktan sonra virüs dolayısıyla hastaneye yatmasını engellediği anlaşıldı.

    Çalışma kapsamında 176’sı Covid-19 dolayısıyla, 203’ünün de diğer hastalıklardan hastaneye yatan toplam 379 bebekle ilgili veriler incelendi. Çalışma sonucunda anneleri hamilelik döneminde Covid-19 aşısı yaptıran bebeklerin toplamda hastaneye yatma oranında yüzde 61 etkili olduğu görüldü. Bu koruma oranı annelerin gebeliklerinin 21inci haftasından doğuma 14 gün kalaya kadar yapılması durumunda yüzde 80’e çıktı. Aşının etkinliği anneleri gebeliğin ilk evrelerinde aşı yaptıran bebeklerde yüzde 32’e geriledi.

    Çalışmayı yürüten araştırmacılar gebeliğin erken dönemlerinde yaptırılan aşıların etkinliğindeki düşüşün örnek saysının azlığından da kaynaklanabileceğini belirtti ve hem anneyi hem de bebeği korumak için anne adaylarının derhal Covid-19 aşısı olmaya çağırdı.

    CDC’ye göre Hamileler Covid-19 dolayısıyla ağır hastalık riski daha yüksek ve hamilelik döneminde erken doğum, ölü doğum ve diğer gebelik komplikasyonları tehlikesini artırıyor.

    CDC ve Avrupa İlaç Ajansı hamilelere, emzirenlere, hamile kalmak isteyenlere ve gelecekte anne olmayı bekleyenlere aşı olmaları ve ikinci, üçüncü dozlarını aksatmamalarını tavsiye ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa 5-11 yaş arası çocukları Covid-19’a karşı aşılamaya başladı

    Fransa 5-11 yaş arası çocukları Covid-19’a karşı aşılamaya başladı


    Fransa bugünden (22 Aralık) itibaren 5-11 yaş arası çocukları Covid-19’a karşı aşılamaya başladı. Sağlık Bakanı Olivier Veran bu yaş grubu çocuklar için randevuların bugünden itibaren açıldığını duyurdu. Veran “Aşılama gecikmeden başlamalı, biz hazırız” dedi.

    Fransa’da daha önce 5-11 yaş grubundaki sağlık açısından korumasız çocukların aşılanmasına başlanmış, etik kurulunun geçen hafta aldığı kararla uygulamanın bu yaş grubundaki bütün çocukları kapsaması önerilmişti.

    Sağlık Bakanlığı verilerine göre Fransa’da yetişkinlerin yüzde 90’ı tam aşılı, 12-17 yaş arası gençlerin ise üçte ikisi Covid-19’a karşı aşılandı. Bakan Veran henüz 12-17 yaş grubu için takviye aşının sunulmayacağını bildirdi.

    COVID sertifikaları “aşı pasaportuna” dönüştürülecek

    Fransa’da 12 yaş üzerindekilerin restoran, kafe, kültür merkezi ve spor-eğlence mekanlarına girişte COVID sertifikası göstermesi gerekiyor. Bu pasaportlar kişilerin tam aşılı, hastalığı yeni geçirmiş ya da son 48 saat içinde Covid-19 test sonucunun negatif gelmiş olduğunu gösteriyor.

    Ancak hükümet Omicron varyantı tehlikesine karşı aşılamanın daha da yaygınlaşması amacıyla bu sertifikaları “aşı pasaportu” haline dönüştürmeyi planlıyor. Aşı pasaportları yalnızca tam aşılı kişilerin bu mekanlara girişine imkan verecek. Bu yeni uygulama ile ülkede henüz hiç Covid-19 aşısı yaptırmayan 6 milyon yetişkinin fikrini değiştirmesi amaçlanıyor.

    Fransa’da dün açıklanan yeni vaka sayısı 73 bine yaklaştı. Hükümet sözcüsü Gabriel Attal bütün yeni vakaların yüzde 20’sinin Omicron dalgasına bağlı olduğunu açıkladı.

    Attal ayrıca, geçen hafta Başbakan Jean Castex’in aşı pasaportlarına dair açıklamasının ardından ilk doz aşı yaptırmaya gelenlerin saysının uzun süredir görülmemiş düzeyde arttığını belirtti.

    27 Aralık’ta olağanüstü kabine toplantısı düzenleyecek olan hükümetin aşı pasaportu teklifini ocak ayında meclise sunması bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsrail’de dördüncü doz Covid-19 aşısı tartışması: Uzmanlar ne diyor?

    İsrail’de dördüncü doz Covid-19 aşısı tartışması: Uzmanlar ne diyor?


    Omicron varyantı dünyada yayılırken dünyanın Covid-19’a karşı en hızlı ve kapsamlı aşılama yapan ülkelerinden İsrail’de dördündü doz tartışması yaşanıyor.

    Bazı bilim insanları çok fazla Covid-19 aşısı yaptırmanın vücudun virüsle savaşma kabiliyetini azaltacağı yönüne görüş bildirirken, bazı uzmanlar İsrail’in bu mücadelede kaybedecek vakti olmadığını vurguluyor.

    İsrail hükümetine pandemiyle ilgili görüş bildiren uzmanlar paneli, ikinci bir takviye dozunun ne lehinde ne de aleyhinde yeterli kanıt bulunmamasından dolayı belirsizliğin farkında olduklarını, yine de potansiyel faydanın zararlardan daha fazla olduğu düşüncesiyle bağışıklık yetmezliği olan kişilere dördüncü doz yapılması için onay verdiklerini açıkladı.

    Panel bu karara gerekçe olarak takviye aşının birkaç ay sonra etkisini yitirdiğine dair işaretler bulunduğunu ve yeni bir takviyede gecikmenin Covid-19’a karşı riskli grupları tehlikeye atabileceğini gösterdi.

    Panel dördüncü dozun genel topluma yapılması için henüz onay vermedi.

    “Bağışıklık yorgunluğuna neden olabilir”

    Ancak bazı bilim insanlarının bu planın geri tepebileceği uyarısında bulunduğu belirtiliyor. Bu görüşü taşıyan uzmanlara göre çok fazla aşı olmak kısa dönemde bağışıklık yorgunluğuna neden olabilir ve bu da vücudun virüsle mücadele kabiliyetini zayıflatabilir.

    New York Times gazetesinin edindiği bilgilere göre panelin bazı üyelerinin de özellikle yaşlılar açısından bu kaygıları dile getirdiği kaydedildi.

    İsrail Başbakanı Naftali Bennet’in dördüncü doz için desteğini açıkça belirttiği, Sağlık bakanı Nitzan Horowitz’in de yeni bir tur takviye dozunun pazar günü başlatılacağını bildirdi.

    Ancak üst düzey bir sağlık bakanlığı yetkilisi bu konuda diğer ülkelerden daha fazla veri bekleyeceklerini açıkladı.

    Danışma paneli başkanı Dr Boaz Lev çarşamba akşamı yapılan basın toplantısında “Eğer aşılamazsak yüksek bir bedel öderiz” diye konuştu. Omicron’u bir tsunamiye benzeten Dr Lev, karar vermek için fazla zamanları olmadığını söylüyor.

    Perşembe günü açıklanan İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı’nın analizinde Covid-19 aşılarının aşının, Omicron’a yakalanmayı engelleme kabiliyetinin, hatırlatıcı dozdan 10 hafta sonra azalmaya başladığı belirtilmişti.

    Diğer görüşler neler?

    Bir yıl içinde yeni bir takviye doz yapılmasının bağışıklık sistemini zayıflatacağı endişelerinin yanı sıra bazı uzmanlar İsrail hükümetinin henüz diğer seçenekleri yeterince değerlendirmediğine dikkat çekiyor.

    Bu seçenekler arasında aşısızların hedeflenmesi ve henüz yalnızca bir aşı yaptıranların ikinci ve takviye doz aşılarını yaptırmaya teşvik edilmesi olarak gösteriliyor.

    İngiltere, Omicron varyantı ortaya çıkmadan önce yaptığı tavsiye açıklamasında bağışıklık yetmezliği olanları Covid-19’a karşı korumayı arttırmak için üçüncü doz aşı yaptırmaya çağırdı ve bu dozun “takviye” ya da “güçlendirici” doz olmadığının altını çizdi.

    Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi ise bağışıklık yetmezliği olanlar için üçüncü dozdan altı ay sonra dördüncü bir dozun gerekli olabileceğini belirtti.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ise İsrail’in dördüncü doz aşılama planlarını henüz aşılamasıyla ilgili olarak yoksul ülkeler henüz bir doz aşıya bile ulaşamamışken bazı ülkelerin aşılama planını genişletmesinin yeni varyantların ortaya çıkmasına ve pandeminin uzamasına yola açabilir eleştirisinde bulunmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İngiltere’de Omicron alarmı: Yıl sonuna kadar 23 milyon kişiye takviye aşı yapılacak

    İngiltere’de Omicron alarmı: Yıl sonuna kadar 23 milyon kişiye takviye aşı yapılacak


    İngiltere’de artan Omicron vakaları nedeniyle 5 aşamalı koronavirüs salgını alarm düzeyi 3’ten 4’e yükseltildi. 4. düzey, bulaşıcılığın yüksek ve sağlık hizmetlerine olan baskının geniş çaplı ya da artışta olduğu anlamına geliyor.

    Son verilere göre İngiltere’de tespit edilen Omicron varyantına bağlı vaka sayısı 3 bini geçti. Ancak bilim insanları varyantın toplumdaki yayılımının bu sayısının çok üstünde olduğu tahmininde bulunuyor.

    Ülkedeki üst düzey sağlık yetkilileri yaptıkları açıklamada Omicron varyantının halk sağlığı ve genel sağlık hizmetlerini hızla artan şekilde tehlikeye attığını belirtti ve “Erken verilere göre Omicron varyantı Delta’dan daha hızlı yayılıyor ve aşıların semtomatik Covid-19 hastalığına karşı koruma düzeyi azaldı” açıklamasında bulundu.

    Mevcut aşılarının Omicron’a karşı yeterince korumadığı bilgisi hükümeti harekete geçirdi. Başbakan Boris Johnson dün akşam televizyon ekranlarından halka seslenerek “Omicron’un size zarar veremeyeceğini düşünme hatasına düşmeyin” uyarısında bulundu.

    “Salgınla mücadelemizde yeni Omicron varyantı nedeniyle maalesef acil bir durumla karşı karşıyayız” diyen Johnson Omicron’a karşı hükümetin eylem planını açıkladı. Plana göre hükümetin stratejisinde artan vakalar karşısında kısıtlamaların arttırılmasından çok aşılama kampanyasına hız verilmesi öncelikli.

    Hedef, 23 milyon kişiye yıl sonuna kadar üçüncü doz aşıların tamamlanması

    İki doz Covid-19 aşısının yeterli koruma sağlamadığının anlaşıldığını belirten Johnson, bilim insanlarının üçüncü ya da takviye/güçlendirici dozun koruma düzeyini artrıracağı kanaatinde olduğunun altını çizdi.

    Bu bilgiden hareketle takviye aşı için dev bir kampanya başlatan Johnson, ikinci dozlarının üzerinden üç ay geçen 18 yaş ve üstü tüm yetişkinlere yıl sonundan önce Covid-19 güçlendirici dozlarının sunulacağını duyurdu.

    Şu anda 23 milyon doza yakın kişinin üçüncü aşısını yaptırdığı ülkede bu hedef doğrultusunda 23 milyon kişiye daha yıl sonuna kadar üçüncü doz aşı vurulması amaçlanıyor. Bu da günde yaklaşık bir milyon kişinin aşılanması anlamına geliyor.

    Hükümet bu büyük lojistik yükün altından kalkmak üzere ordunun devreye gireceğini, ilave aşılama merkezleri ve mobil ünitelerin kurulacağını, kliniklerin çalışma saatlerinin uzatılacağını ve binlerce gönüllünün aşı yapmak üzere eğitileceğini açıkladı.

    Hükümet, ayrıca İngiltere için geçerli bu hedeflerin İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’da da hayata geçirilmesi için destek vereceklerini duyurdu.

    Öte yandan kampanyaya hız verilebilmesi için bazı tıbbi randevuların ertelenebileceği belirtildi.

    Ülkede bugünden itibaren yeni bazı önlemler de hayata geçiriliyor. Yeni kısıtlamalara göre:

    • Maske kullanımı mağazaların yanı sıra sinema, tiyatro gibi bazı iç mekanlarda da zorunlu hale geldi, ancak restoran ve kafelerde maske kullanma zorunluluğu bulunmuyor.
    • Mümkün olduğunca evden çalışma sistemine dönülmesi istendi.
    • Gece kulübü ve kalabalık grupların bir araya geldiği stadyum vb yerlere girişte aşı pasaportu zorunluluğu getirildi.
    • Omicron vakasıyla temas eden tam aşılı kişilerin yedi gün boyunca günlük hızlı Covid-19 testi yapması istendi. Yedi test içeren hızlı test kutuları Ulusal Sağlık Sistemi tarafından bedava temin edilebiliyor. Tam aşılı olmayan temaslıların ise 10 gün süreyle karantinada kalması zorunlu.

    Üçüncü doz Omicron’a karşı koruyucu mu?

    İngiltere Sağlık Güvenlik Kurumu tarafından geçen hafta açıklanan bir araştırma iki doz Covid-19 aşısının semptomatik vakalar açısından Omicron’a karşı Delta ve diğer varyantlara göre daha az koruduğunu ortaya çıkardı. Ancak çalışmaya göre üçüncü ya da güçlendirici doz, yapıldıktan sonraki ilk dönemde Omicron’dan kaynaklanan hafif Covid-19’a karşı yüzde 70-75 düzeyinde koruma sağlıyor.

    Henüz akademik değerlendirmeden geçmeyen çalışma Omicron’a bağlı ağır vaka ya da ölüm oranının ne düzeyde olduğu konusunda henüz bilgi sunmuyor. Uzmanlar hastalığın doğal seyrine bağlı olarak ilk hastalanma zamanı ile hastalığın ağırlaşması arasında gecikmeden dlayı bu bilginin ilerleyen haftalarda netleşeceğini belirtiyor. Omicron vakası ilk olarak yaklaşık iki hafta önce Güney Afrika’da tespit edilmişti.

    Çalışma İngiltere’nin Delta deneyimine göre iki doz Covid-19 aşısı hastaneye yatışa karşı nispeten iyi koruma sağlıyor. Çalışma özellikle Pfizer/BioNTech aşısının ağır hastalığa karşı önemli düzeyde koruma sağladığına dikkat çekiyor.

    İngiltere’de 12 yaş ve üzeri grubun yüzde 89’u birinci doz, yüzde 81’i ikinci doz, yüzde 40’ı ise üçüncü doz Covid-19 aşılarını yaptırdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa ülkeleri 5-11 yaş grubu çocukların Covid-19’a karşı aşılanmasına nasıl yaklaşıyor?

    Avrupa ülkeleri 5-11 yaş grubu çocukların Covid-19’a karşı aşılanmasına nasıl yaklaşıyor?


    Küresel çapta Covid-19 bağlantılı ölümlerin yüzde 50’sinin yaşandığı Avrupa’da çocukların aşılanması salgınla mücadelenin çok önemli bir parçası kabul ediliyor. Avrupa İlaç Ajansı’nın geçtiğimiz haftalarda 5-11 yaş grubundaki çocuklara Covid-19 aşısı yapılmasına onay vermesi üzerine Avrupa’da birçok ülke hazırlıklara başladı.

    Cov,d-19 çocuklarda hızla yayılıyor. Halen Almanya ve Hollanda’daki Covid-19 vakalarının çoğunluğunu çocuklar oluşturuyor. Ancak her ülke çocuklara aşı söz konusu olduğunda farklı yaklaşım sergiliyor. Bazı ülkeler aşılamayı mutlu bir olay haline getirmek için çaba gösterirken, bazı ülkelerde “riskli” buldukları bu adımı atmayı ağırdan alıyor.

    İtalya’nın bazı bölgeleri aşılama merkezlerine palyaço ve hokkabazlar göndermeye hazırlanıyor. Fransa ve Almanya yalnızca sağlık açısından Covid-19’a karşı korumasız grupları hedefliyor. Danimarka ise daha çocuklara özel şişe ve şırıngaları beklemeden aşılamaya başladı bile.

    Yaklaşık 27 milyon çocuğun 5-11 yaş aralığında olduğu 450 milyon nüfuslu Avupa Birliği’nde Covid-19 aşısı için uygulamalardan bazı örnekler:

    İtalya

    Covid-19 pandemisinin başladığı dönemde salgından en çok etkilenen ülkelerin başında gelen İtalya, çocuklara yönelik aşı kampanyasında yaratıcı yöntemler geliştiriyor.

    İtalya’nın başkenti Roma’nın yer aldığı Lazio bölgesi 15 Aralık gününü çocuklar için “Aşı Günü” ilan etti. Aşı gününe dair bölgedeki hazırlıkları anlatan Dr Alessio D’Amato “Aşı bir oyun olmalı, çocukların kendini rahat hissettiği mutlu bir an” sözleriyle genel yaklaşımı dile getiriyor.

    Ülkenin kuzeybatısındaki Liguria bölgesinde ise aşılar için “Kaptan Aşı” adlı bir çizgi film karakteri yaratıldı. Göğsünde büyük bir V harfi bulunan, doktor çantası taşıyan ve beyaz önlük giyen karakterin yer aldığı “Özgürlüğe Dönüş” adlı çizgi romanın aşı olan çocuklara dağıtılması planlanıyor.

    Ülkede 5 Aralık’ta yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre katılımcıların üçte ikisi genel olarak aşıları desteklerken, 5-12 yaş grubu için aynı soru sorulduğunda ebeveynlerin destek düzeyi yüzde 40’a düşüyor.

    Ebeveynler açısından tedirginliğin ana sebebi aşıların çocuklar üzerindeki etkinin bilinmemesi. Ebeveynlerin üçte biri çocuklarının Covid-19’dan dolayı hastalanma olasılığını düşük gördüğünü belirtirken, yüzde 9’u aşının uzun vadeli etkilerinden endişe duyduklarını ifade ediyor.

    Almanya

    Almanya aşı danışma komisyonu STIKO eldeki verilerin sınırlı olması sebebiyle aşılar için genel tavsiyede bulunmaktan imtina ediyor. Komisyon 5-11 yaş grubunda yalnızca altta yatan sağlık sorunları bulunan çocuklar için aşı yapılmasını öneriyor.

    Salgından en fazla etkilenen bölgelerden Saksonya’da 12 yaş altındaki sağlık riski bulunan çocukların aşılanmasına başlandı. Ülkenin doğusundaki Chemnitz’te yaşayan bir ebeyevn Saksokya’nın Leipzig kentinde çocuklarını aşılatmak için 100 kilometre yolcululuğu göze aldığını belirtiyor.

    Reuters’a konuşan ebeveynler 12 yaş altına aşı imkanının sunulmasından dolayı çok mutlu olduklarını ve yetişkinler kadar çocukların aşılamasının da çok önemli olduğunu dile getiriyor.

    Fransa

    Fransa aşıyı ilk başta yalnızca aşırı kilolu ya da ciddi bir sağlık problemi bulunan çocuklara sunarak kampanyayı başlatmaya hazılanıyor.

    Hollanda

    Hollanda’da güncel haber programı Een Vandaag tarafından yapılan 5-12 yaş grubunda çocuğu bulunan bin 800 ebeveynin yer aldığı bir ankette katılımcıların yüzde 42’si çocuklarını aşılatmayacağını, yüzde 12’si ise bu teklifi büyük ihtimalle reddedeceklerini belirtiyor. Ankete göre çocuklarının aşılanmasına izin verecek olan ebeveyn oranı yüzde 30 civarında.

    Belçika

    Henüz aşı rehberi çalışmalarını tamamlamaya çalışan ülkede çocuklara yönelik kampanyanın ocak ayından önce başlaması beklenmiyor.

    İspanya

    12 yaş üstü nüfusunun yüzde 90’ının iki doz aşılarını tamamlayarak dünyanın en yüksek aşılama oranlarından birine sahip olan İspanya 15 Aralık’ta 5-11 yaş arası çocukların aşı kampanyasını başlatmaya hazırlanıyor.

    Avusturya

    Yetişkin nüfusunda Covid-19 aşılama oranının düşük olmasından endişelenen ve bu nedenle aşılanmayanlara karşı sokağa çıkma yasağı uygulayan Avusturya çocuklara yönelik özel şişe ve şırınga dağıtımını beklemeden aşılamaya başlayan ülkelerden biri. Yetişkinler için ayrılan takviye aşılardan üçte bir doz alarak çocukları aşılayan ülkenin başkenti Viyana’da 9 bin 200 çocuğun aşılandığı, aşı randevularının günler içinde tükendiği belirtiliyor.

    Danimarka

    Danimarka da Avusturya gibi zaman kaybetmeden çocuklara yönelik aşı kampanyasına başladı. 28 Kasım’daki onayın açıklanması ile derhal harekete geçen yetkililer iki haftadan kısa sürede 6-11 yaş grubundaki 49 bin çocuğun aşılamasını tamamladı. Bu rakam, yaş grubunun çoçukların yüzde 13’ünü oluşturuyor.

    ABD’de durum ne?

    5-11 yaş grubunun Covid-19’a karşı aşılanmasına kasım ayı başında başlayan Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) aşılama kampanyası ağır ilerliyor. Bir aylık süre içinde bu yaş grubundan 28 milyon çocuğun yalnızca 5 milyonu aşı oldu.

    Bu durumun en önemli sebebi ebeveynlerin endişeleri. Bazı ebeveynler aşılarla ilgili kalp iltihaplanması olasılığından endişe ettiklerini dile getiriyor. Kalp iltihaplanması (miyokardit) Covid-19’un çok nadir görülen yan etkilerinden biri olarak genç erkeklerde ortaya çıkabiliyor.

    ABD Hastalık Koruma ve Önleme merkezi (CDC) tarafından geçen hafta yayımlanan bir çalışmada Covid-19 aşısı olan 5-11 yaş grubu çocuklarda kalp iltihaplanması sorununa hiç rastlanmadığı belirtiliyor.

    Çocuklar için onay alan aşının üreticisi Pfizer/BioNTech de klinik deneylerde bu yaş grubu için ciddi bir yan etki görülmediğinin altını çiziyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kanadalı ilaç firması Medicago, yüzde 71 etkili bitki bazlı Covid-19 aşısı geliştirdi

    Kanadalı ilaç firması Medicago, yüzde 71 etkili bitki bazlı Covid-19 aşısı geliştirdi


    Kanadalı ilaç firması Medicago ürettikleri bitki bazlı Covid-19 aşısının koronavirüse karşı yüksek koruma sağladığını açıkladı. Firma Kanada’da ve dünyada yeni aşıları için onay almak üzere başvuruda bulunacaklarını açıkladı.

    Quebec merkezli firma son aşama çalışma sonuçlarına göre ürettikleri iki doz aşının Delta varyantı dahil virüsün bütün mutasyonları için yüzde 71 etkili olduğunu bildirdi. Firma deneyler sırasında Omicron varyantının henüz ortaya çıkmadığının ve bu nedenle araştırma çalışmalarının bu varyantı içermediğinin altını çizdi.

    Firma Kanada’da onay için derhal başvuruda bulunacaklarını, ayrıca Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve diğer ülkelerde de onay arayışına gireceklerini belirtti.

    Medicago’nun yan etkileri neler?

    Medicago’nun çalışmasında 24 bin yetişkine ya aşı ya da etkisiz sıvı verildi ve bu kişilerin Covid-19 hastalığı ve belirtilerine karşı durumu takip edildi.

    Firma aşı olduktan sonra en fazla üç gün süreyle ateş ve yorgunluk gibi “hafif ve orta” yan etkilerin hissedildiğini, aşının güvenliğiyle ilgili bika sorunlarla karşılaşılmadığını bildirdi.

    Bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulan araştırma sonuçlarıyla ilgili henüz bağımsız uzman değerlendirmesi bulunuyor.

    Medicago aşısının özellikleri nedir?

    Medicago bitkileri virüs benzeri partikülleri üreten yaşam fabrikası olarak kullanıyor.

    Bu partiküller koronavirüsü kaplayan dikenli proteinlerini taklit ediyor. İngiliz ortağı GlaxoSmithKline (GSK) da bağışıklık artıran bir kimyasal olan yardımcı madde ile aşının etkisine katkı veriyor.

    Firmanın kullandığı Nicotina Benthamiana bitkisi Avustralya’ya özgü bir tütün çeşidi.

    Bitki ilaç sanayinde monoklonal antikor ve diğer rekombinant proteinlerin üretilmesinde sıklıkla kullanılıyor.

    Her ne kadar birçok Covid-19 aşısı dünya çapında piyasaya sürülse de küresel sağlık yetkilileri gelişmekte olan ülkeler için aşı arzını arttırabilmek amacıyla yeni aşı adaylarını bekliyor.

    Uzmanlar, özellikle Omicron varyantının yayılmasıyla kroonavirüsün dünyanın aşılanmamış bölgelerinde gelişmeye devam edeceği uyarısında bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tarihte ‘aşı karşıtlığı’: İlk olarak ne zaman ortaya çıktı, neden karşı çıkıldı?

    Tarihte ‘aşı karşıtlığı’: İlk olarak ne zaman ortaya çıktı, neden karşı çıkıldı?


    Covid-19 aşılarının tıp ve biyoteknoloji dünyasında benzeri görülmemiş bir hızda geliştirilmiş olması ve yan etkilerine ilişkin toplumun yeterince bilgilendirilmemiş olması kimilerini aşıların güvenliği konusunda şüpheye düşürüyor.

    Özellikle aşıların kısır yapma tehlikesi, gebe ve emziren kadınlara olası etkilerinin bilinmezliği, nadir görülen kalp kası ve zarı iltihaplanmaları ya da kan pıhtılaşması gibi çeşitli yan etkiler ile anestezi ve DNA değişikliği gibi söylentiler aşı karşıtlığını körüklüyor.

    Kimi aşı karşıtları ise sosyal medyada dolaşan bilgi ve mesajların etkisiyle ya da siyasi gerekçelerle hareket ediyor.

    Her ne kadar bu salgınla birlikte daha sık gündeme gelse de, aşılara duyulan güvensizlik, hatta nüfusun bir kesiminin aşılanmayı açıkça reddetmesi yeni değil. Covid-19 ile patlak veren ‘aşı karşıtlığı’ ne zaman ortaya çıktı, tarihte nasıl bir geçmişe sahip?

    1796: ‘Aşı karşıtlığı’ tarihteki ilk aşıyla birlikte çıktı

    Sağlık tarihçisi Patrick Zylberman’a göre “Aşı sorunu, aşının kendisi kadar eski”.

    Variola virüsünün neden olduğu Çiçek hastalığı, aşı sayesinde 1980’de tamamen ortadan kaldırıldı. (Günümüzde özellikle çocuklarda sıklıkla görülen suçiçeği hastalığı ile karıştırılmaması gerekiyor.)

    Modern aşının tarihi 18. yüzyılda Edward Jenner ve çiçek aşısına dayanıyor. Bugünkü çiçek aşısının bilimsel olarak ilk çalışmalarını yapan İngiliz cerrah Jenner, 1796’da geliştirdiği aşıyı ilk olarak köyündeki çocuklar üzerinde denedi ve olumlu sonuçlar elde etti.

    Jenner aşı ile bilimsel olarak tıpta bir çığır açtı ve modern immünolojinin temellerini attı. Ancak ilk aşı ile birlikte aşı karşıtlığı da başladı.

    Aşının hastalıktan daha tehlikeli olabileceği endişesiyle dönemin birçok tıpçısı, sağlıkta devrim olacak aşı tedavisine açıktan karşı çıktı. Bu aşı karşıtlığı farklı seviyelerde günümüze kadar devam etti.

    1853: Aşı zorunluluğu gelen tepkilerle yumuşatıldı

    Birleşik Krallık’ta çiçek hastalığı aşısı 1853’te çocuklar için zorunlu hale geldi. Tarihteki ilk aşı zorunluluğu o dönem çok güçlü bir muhalefet yarattı.

    Muhalifler, hayvanlardan enjekte edilen ürünlerin “tehlikeli”, “dine karşı” veya “bireysel özgürlüklerin ihlali” olduğunu öne sürerek aşıya karşı çıktı.

    Ciddi boyutlara ulaşan aşı karşıtlığına karşı, İngiliz Parlamentosu 1898’de aşı yaptırmak istemeyenlere “vicdan şartı” getirdi. Böylelikle aşı zorunluluğu nispeten yumuşatıldı.

    1885: Pasteur, aşıyla kar elde etmekle suçlandı

    Çiçek aşısının ardından yaklaşık 90 yıl boyunca Fransız mikrobiyolog ve kimyager Louis Pasteur’ün 1885’te kuduz aşısını bulmasına kadar aşı alanında başka bir gelişme yaşanmadı.

    19. yüzyılın sonunda, Louis Pasteur, virüsün zayıflatılmış bir türünden kuduza karşı bir aşı geliştirdi. Ama orada yine süreç güvensizlik uyandırdı ve aşı karşıtları, Pasteur’ün, “laboratuvarda kuduzunu” üreterek kâr elde etmek istemekle suçlandı.

    1920’lerde aşılardaki alüminyum adjuvanları nedeniyle aşıya güvensizlik oluştu

    Kuduz aşısını tifo, kolera ve veba aşılarının geliştirilmesi izledi. İnsanlık, 20. ve 21 yüzyılda onlarca yeni aşının bulunmasına tanıklık etti.

    1920’lerde tüberküloza (1921), difteri (1923), tetanoz (1926) ve boğmaca (1926) hastalığı gibi birçok ölümcül hastalığa karşı aşılar geliştirildi.

    1920’lerde, aşıların etkinliğini artırmak için bir adjuvan olarak alüminyum tuzları kullanılmaya başlandı.

    Yarım yüzyıldan fazla bir süre sonra, bu tuzlar, Fransa’da E3M derneği tarafından Makrofajik miyofasit hastalığına sebep olmakla suçlandı. Aşılara karşı yine şüphe ortamı yaratıldı.

    1998: ‘Aşı otizme sebep oluyor’ diyen sahte çalışma

    1998’de prestijli tıp dergisi The Lancet’te yayınlanan bir araştırma, MMR aşısı (kızamık, kabakulak, kızamıkçık) ile otizm arasında bir bağlantı olduğunu öne sürdü.

    Bilim dünyası, kısa zamanda çalışmanın yazarı Andrew Wakefield’ın “hileye” başvurarak sonuçları manipüle ettiğini tespit etti.

    Ancak araştırmayı kaldıran The Lancet dergisi çalışmayı yalanlasa da, hatta bunun gerçek olmadığını kanıtlayan birçok bilimsel araştırma olmasına rağmen, halen bugün aşıların otizme sebep olduğuna inanan birçok insan var. Sahte çalışma günümüzde de aşı karşıtları tarafından sıklıkla “bilimsel argüman” olarak kullanılıyor.

    Patrick Zylberman’ın “Aşıların Savaşı” adlı kitabında, söz konusu aşı karşıtlığı nedeniyle kızamık gibi “belirli bulaşıcı patolojilerin yeniden canlanmasına sebep olduğu” ifade edildi.

    Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2019’da kızamık hasatlığı dünyada 207 bin kişiyi öldürdü, 2016’da aynı hastalıktan ölenlerin sayısı yüzde 50 daha azdı.

    2009: Domuz gribi aşısının başarısızlığı

    2009’da H1N1 influenza virüsü nedeniyle ortaya çıkan domuz gribi, milyonlarca insanın ölümüne sebep olan İspanyol gribiyle aynı aileden olması nedeniyle başta DSÖ olmak üzere yetkili sağlık kurumunu alarma geçirdi. Gribe karşı aşılar geliştirildi fakat salgın beklendiği kadar ciddi etki yaratmadı.

    Birçok ülkede milyonlarca doz çöpe gitti, üstelik aşılardan birinin Pandemrix’in narkolepsi riskini artırdığı ortaya çıkmasıyla aşıya karşı olan güvensizlik daha da büyüdü.

    İsveç’te aşılanan 5,5 milyon kişiden 440’ı bu uyku bozukluğu nedeniyle tazminat aldı

    2020: Komplo teorileri nedeniyle çocuk felci artışta

    Ağustos 2020’den bu yana aşı sayesinde resmen Afrika’dan silinen çocuk felci (polyo), küçük çocuklarda felçle sonuçlanan bu hastalığın endemik kaldığı Asya, Pakistan ve Afganistan’da direniyor.

    Aşı kampanyalarının başarısızlığı, kırsal nüfusun güvensizliği ve komplo teorilerine olan inançla açıklanabilir. Örneğin, Afganistan’da, Taliban, aşı kampanyalarını Müslüman çocukları kısırlaştırmaya yönelik Batılı bir komplo olduğunu iddia ederek kampanyaları yasakladı.

    Türkiye’de aşı karşıtlığı ne durumda?

    Türkiye’de 28 Haziran tarihinde yayınlanan ve Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması’nın 63 dönem verilerine göre bugüne kadar aşı olmamış bireylerin %65’i sırası geldiğinde aşı olma niyetinde.

    Aşı konusunda kararsızlık yaşayan kesimin oranı ise Our World in Data’daki listede bulunan ülkelere göre yüksek bir oranda seyrediyor. Buna göre Türkiye’de Güney Kore’de olduğu gibi yüzde 19’luk bir kesim aşı yaptırıp yaptırmayacağı konusunda kararsız olduklarını ifade ediyor ve gerekçe olarak da aşıların gelecekte olabilecek yan etkilerini gösteriyor.

    Bugüne kadar aşı yaptırmamış kesim içerisinde aşı karşıtı olduğunu ifade edenlerin oranı ise araştırmaya göre yüzde 16 olarak ortaya çıkıyor. İtalya ile aynı oranda çıkan aşı karşıtlığında gösterilen en önemli gerekçe ise aşının kendilerini koronavirüse karşı korumayacağı inancı olarak belirtiliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • BioNTech: Covid-19 aşısını gerekirse 6 haftada yeni varyanta göre geliştirebiliriz

    BioNTech: Covid-19 aşısını gerekirse 6 haftada yeni varyanta göre geliştirebiliriz


    Batı dünyasında en yaygın şekilde kullanılan Covid-19 aşısını geliştiren BioNTech, Güney Afrika’da tespit edilen yeni varyantla ilgili iki hafta içinde daha fazla veri gelmesini ve bu verilere göre mevcut aşı üzerinde yeniden çalışma gerekip gerekmediğini belirleyeceklerini açıkladı.

    Endişe kaynağı olan yeni varyantla ilgili aşıyı birlikte ürettiği Pfizer ile ortak bir açıklama yapan firma “Uzmanların endişelerini anlıyoruz ve B.1.1.529 varyantıyla ilgili araştırmalarımızı başlattık” dedi.

    En geç iki hafta içerisinde laboratuvar testlerinden daha fazla veri beklediklerini belirten firma, bu verilerle varyantın aşının sağladığı bağışıklıktan kaçtığının anlaşılması halinde bir ayarlama gerekip gerekmediğini tespit etmelerine yardımcı olacağını duyurdu.

    BioNTech, gerekmesi halinde aşılarını altı hafta içinde yeniden tasarlayabileceklerini ve ilk dozların 100 gün içinde hazır olabileceğini kaydetti.

    BioNTech’in hisseleri yüzde 7, Pfizer’ın hisseleri ise piyasa öncesi fiyatların yüzde 5’i oranında değer kazandı.

    Yeni versiyon çalışması yapılmıştı

    Pfizer ve BioNTech, Çin’in Vuhan eyaletinde ortaya çıkan koronavizürüs orijinal haline göre mRNA teknolojisiyle ürettikleri aşının Alfa ve Delta varyantlarına göre yeni versiyonlarını oluşturmuşlardı.

    Her ne kadar bu versiyonlar ticari olarak piyasaya sürülmemiş olsa da bu çalışmalar gelecekte yeniden aşı geliştirme çalışmasını hızlandırmak için bir rutin oluşturmak amacıyla yürütülmüştü.

    Omicron olarak adlandırılan yeni varyantla ilgili bir toplantı düzenleyen Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de mevcut Covid-19 aşılarının yeni varyanta karşı ne derece etkili olduğunun anlaşılması için birkaç haftaya gerek olduğunun altını çizdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsveç 30 yaş altı için Moderna’nın Covid-19 aşısının kullanımını durdurdu

    İsveç 30 yaş altı için Moderna’nın Covid-19 aşısının kullanımını durdurdu


    İsveçli Halk Sağlığı Kurumu, 30 yaş ve altındakiler için Moderna’nın Covid-19 aşısının kullanımını durdurdu. Kurum bu adımın önlem amaçlı atıldığını belirtti.

    Kurum konuyla ilgili açıklamasında “kalbin ve ana damarların köklerinin bulunduğu çift duvarlı kesenin” iltihaplanması yani perikardiyum gibi yan etkilerin artan riskine dair işaretleri gerekçe olarak gösterdi ancak riski “çok küçük” olarak tanımladı.

    Bulaşıcı hastalık uzmanı Anders Tegnell durumu yakından takip ettiklerini ve Covid-19 aşılarının güvenli ve aynı zamanda da etkili olabilmesi için hemen harekete geçtiklerini belirtti.

    İsveçli yetkililer kalple ilgili belirtilerin genellikle kendi kendine geçtiğini ancak yine de bir doktor muayenesinin gerektiğini vurguluyor.

    İskandinav ülkeleri konu üzerinde çalışıyor

    Covid-19 gibi enfeksiyonlarla bağlantılı kalp rahatsızlıkları genç erkeklerde daha sık görülüyor. 2019’da 30 yaşın altında yaklaşık 300 kişinin miyokardit (kalp kası iltihaplanması) nedeniyle hastanede tedavi gördü.

    Veriler Covid-19’a karşı geliştirilen aşılarla bağlantılı kalp rahatsızlıkların da yine genellikle ergen ve genç erkeklerde görüldüğüne işaret ediyor.

    İsveç Halk Sağlığı Kurumu, İskandinav ülkelerinden gelen yeni ön analizlerin özellikle Moderna aşısının ikinci dozundan sonra bu bağlantının daha net hale geldiğini belirtti. Kurum riskin aşıdan bir iki hafta sonra meydana geldiğini, bazı durumlarda dört haftayı bulabildiğini açıkladı.

    Bahse konu çalışma Danimarka’daki Statens Serum Enstitüsü, İsveç Tubbi Ürünler Ajansı, Norveç Halk Sağlığı Enstitüsü ve Finlandiya Sağlık ve Refah Enstitüsü’nün katılımıyla yapıldı.

    Analiz sonuçlarının önümüzdeki hafta açıklanması bekleniyor.

    Moderna Danimarka’da 18 yaş altındakilere kullanılmıyor

    Danimarka’da 18 yaş altındakiler için Moderna aşısı tedbir amaçlı olarak kullanılmıyor.

    Danimarka sağlık yetkilileri dört İskandinav ülkesinden toplanan verilere göre, her ne kadar kalp iltihabı görülen kişi sayısı düşük olsa da, Moderna aşısından sonra kalp enfeksiyonu riskinin arttığına dair şüphe bulunduğunu belirtti.

    İskandinav ülkelerinin ortak çalışmasının yeni ön analizleri Avrupa İlaç Ajansı (EMA) yan etki komitesine gönderildi.

    12-17 yaş aralığındakiler için yalnızca Pfizer/BioNTech’in ürettiği Covid-19 aşısının uygulayan Danimarka, tedbirli yaklaşım prensibine bağlı olarak bu uygulamaya devam edeceklerini kaydetti.

    Avrupa İlaç Ajansı çocuklar ve gençler için Moderna aşısına yeşil ışık yakmıştı

    Avrupa İlaç Ajansı (EMA) Temmuz ayında Moderna’nın Covid-19 aşısının 12-17 yaş grubu için onaylanmasını tavsiye etmiş, ve aşının 18 yaş altında onaylanmasının önünü açan ilk kurum olmuştu.

    EMA aşının Avrupa Birliği çapında 18 yaş ve üzeri için kullanılmasına yeşil ışığı ocak ayında yakmıştı.

    Moderna’nın geliştirdiği Covid-19 aşısı İngiltere, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de onaylı ancak henüz bu ülkelerde çocuklara uygulanmıyor. 18 Avrupa ülkesi ve Kuzey Amerika’da 18 yaşından küçükler için yalnızca Pfizer/BioNTech aşısı onay almış durumda.

    Covid-19 aşılarından sonra kolda ağrı, baş ağrısı ve yorgunluk hem gençler de hem de yetişkinlerde sık görülen yan etkiler.

    Ancak ABD ve Avrupa’daki yetkili kurumlar Moderna ve Pfizer/BioNTech aşılarının gençlerde göğüs ağrısı ve kalp iltihaplanmaları gibi nadir tepkilere de rastlanabildiği konusunda uyarıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Araştırma: BioNTech-Pfizer aşısının etkinliği 6 ayda yüzde 50’nin altına düşüyor

    Araştırma: BioNTech-Pfizer aşısının etkinliği 6 ayda yüzde 50’nin altına düşüyor


    Covid-19’a karşı geliştirilen ve mRNA tekniğini kullanan BioNTech-Pfizer aşısının etkinlik oranının 6 ay içerisinde yüzde 50’nin altına düştüğü, bağışıklık sistemini güçlendirmek için ileride ekstra doz gerekebileceği kaydedildi.

    Dünyanın en prestijli hakemli akademik yayınlarından olan The Lancet’te, BioNTech-Pfizer aşısını 2 doz olduktan sonra koruyuculuk oranının yüzde 88’den yüzde 47’ye düştüğü kaydedildi. Söz konusu aşının delta ve benzeri yeni varyantlara karşı etkili olduğu belirtilirken, hastaneye yatma ve koronavirüsten ölüm riskini de yüzde 90’ın üzerinde azalttığı ifade edildi.

    Aşı, 2 doz alındıktan sonra delta varyantına karşı ilk ay yüzde 93 koruma sağlarken, 4 ay sonra bu oranın yüzde 53’e gerilediği görüldü. Diğer yeni çıkan varyantlara karşı aşının koruma oranınınsa yüzde 97’lerden 67’lere düştüğü belirtildi.

    Pfizer ve Kaiser Permanente’nin araştırma görevlileri tarafından yapılan çalışma, aşının geliştirildiği Aralık 2020’den bu yana 3.4 milyon kişinin elektronik verileri dikkate alınarak hazırlandı.

    Araştırmacılar yüzdelerdeki düşüşün daha bulaşıcı varyantlardan kaynaklanmadığını, aşının etkinliğinin azalmasına bağlı olduğunu kaydetti.

    ABD’de Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), geçtiğimiz eylül ayı sonunda 65 yaş üstü ve yüksek risk grubundaki Amerikalılar için üçüncü doz Pfizer-BioNTech aşısına onay vermişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***