Arjantin’de devlet başkanlığı seçimlerini kazanarak dünya gündemine yerleşen aşırı sağcı siyasetçi Javier Milei’nin komedyen sevgilisi Fatima Florez de ülkenin yeni First Lady’si olacak.
Sozcu.com.tr
Yayınlanma: 15:55 – 20 Kasım 2023 Güncellenme:
Arjantin’de sürpriz bir sonuçla dün yapılan devlet başkanlığı seçimini kazanan tartışmalı siyasetçi Javier Milei’nin komedyen sevgilisi de ülke gündemine oturdu.
Arjantin’de ünlüleri taklit eden bir komedyen olarak tanınan 42 yaşındaki Fatima Florez, ülkenin yeni First Lady’si olacak.
Florez, geçen ay bir programda peruk takıp sevgilisi Javier Milei’yi taklit etmişti.
Henüz evli olduğu geçen aralık ayında bir tartışma programında Milei ile tanışan Florez, aşırı sağcı siyasetçi için 22 yıllık evliliğini bitirmişti.
Milei de, Instagram’da 1 milyonu aşkın takipçisi bulunan sevgilisinin kendisine oy verdiğini gösteren fotoğrafı “Aşkım oyunu verdi” notuyla paylaşmıştı.
Son aylarda birçok davete el ele katılan çiftin ilişkisi tartışmalara da yol açıyor. Florez’in bazı hayranları, oyuncunun cinsiyetçi ve cinsellikle ilgili açıklamalarıyla tepki çeken Milei ile ilişkisini eleştiriyor.
Genç yaşta taklit yeteneğiyle dikkat çeken Florez, bir dönem anoreksiya hastalığa nedeniyle 40 kiloya düştüğünü anlatmıştı.
Milei ise bir süre önce verdiği bir röportajda sevgilisi için “Ona çok aşığım” demişti.
Türkiye’deki mizah algısı, otosansür, komedyenlerin yaşadığı sorunlar ve artan linç kültürü üzerine komedyen Fırat Aksal ile söyleştik.
‘KOMEDİ İNSANLARI AŞAĞILAMAZ, İNSANLARIN UZUN SÜREDİR AŞAĞILANDIĞINI ANLATIR’
Tiyatro ve komedi yolculuğunuz nasıl başladı?
Sahne merakım hep vardı. Profesyonel oyunculuğa 2015’te Ankara Şehir Tiyatroları’nda başladım. 2018’e kadar eğitimime ve tiyatroya orada devam ettim. Gün geçtikçe siyasi kaygıların sanatın önüne geçmeye başladığını fark ettim. Oyunlar artık Ankara’nın eski belediye başkanı Melih Gökçek’in talimatıyla yapılıyordu. Bu durum bende rahatsızlık yarattı. Böyle bir şeyin içinde yer almak istemediğim için oradan ayrıldım. 2018’de İstanbul’a taşındım. Aynı yıl Apartman Sahne’yle tanıştım. Şu an tiyatroya burada devam ediyorum.
Stand up kafamda hep vardı. 2019 yılında BKM stand up yapmak isteyenler için Yeniler Gecesi adlı bir format duyurdu. Bir video ile başvurdum ve seçildi. Açık mikrofon çok güzel geçti. Ben o zamana kadar açık mikrofonların yapıldığını bile bilmiyordum. (Gülüyor)
Ardından Apartman Sahne’nin doğaçlama tiyatro ekibinin yaptığı açık mikrofonları sunmaya başladım. İlk o zaman içeriklerimi seyirlik hale getirmeye başladım diyebilirim.
‘SİZDE KÜRTLÜK VAR MI?’
“Diyarbakırlıyım diyorum ‘Sizde Kürtlük var mı?’ diyor… Bu esmer, kıllı overdose Kurdish profilim hiç mi done vermedi?”
“Ben de isterdim Balkanlar’dan göçtük Selanik Kürdüyüm falan demek…”
“Bu arada aşırı Kürtlükten ölünüyor.”
Şakalarınız geçtiğimiz günlerde sosyal medyada gündem oldu ve eleştirildi. Sizce tepkilerin kaynağı neydi? Durumu nasıl yorumluyorsunuz?
Tacize varan yorumlar aldım. Ancak sadece Kürtlerle ilgili şaka yapmıyorum. Bazen ülkücülerle, bazen agnostiklerle ilgili oluyor şakalarım. Gösterinin tamamını izlemeyip bir dakikalık videodan karalama kampanyası çıkarmak mertçe dövüşmek değil.
Bu, Kürt meselesinin sadece siyasi değil, toplumsal bir problem olduğunun da somut bir örneği. Toplumsal problemlerin hepsinde bireyin etkisi oluyor. Belki de bireysel sorumluluktan kaçmak istediğimiz için bu meselenin konuşulmasından rahatsız oluyoruzdur.
Her şeyin şakası yapılabilir ama hiç kimse, her şeyin şakasını “her yerde” yapamaz. Sahnede otosansür olmadığını düşünmüyorum. Toplumun kendisi zaten bir baskı aygıtı. Topluma uyumlanma sanatçıyı otosansüre sürüklüyor. Yaptığım stand up setlerini Kadıköy’de anlattığım gibi Kayseri’de anlatamıyorum. Her humor her yere uygun olmayabiliyor. Bence Türkiye’de hiçbir komedyenin, istediğim şeyi istediğim gibi söylerim gibi bir konforu yok. Buna Cem Yılmaz da dahil.
Güldüğümüz şeyler aslında bir trajedi mi?
Stand up yaparken ana kaynağım trajedi oluyor. George Orwell’in dediği gibi ‘Komedi insanları aşağılamaz, uzun süredir aşağılandıklarını hatırlatır.’ Sahnedeyken hep bunu hatırlatmaya çalışıyorum. Ait olduğum etnisiteye karşı bir özeleştiri değil yaptığım. Bu etnisitenin varlığıyla bir derdi olan güruhun, bizleri gördüğü yerden olayları değerlendirmeye, ve bunun ne kadar acınası olduğunu belirtmeye çalışıyorum.
Komedyen Pınar Fidan’ın Alevilerle ilgili yaptığı şaka yankı uyandırmıştı. Aleviler dahil, toplumun birçok kesimi yapılan şakaya tepki göstererek Fidan’ı sosyal medya lincine maruz bıraktı. Fidan, “Yanlış anladınız ben de Aleviyim” diye açıklama yapmak zorunda kaldı. Bu cevap bende şöyle bir soru oluşturuyor. Öznesi olmadığınız şeyin mizahı yapılamaz mı? Mizah sadece güldürmek için mi yapılır?
Herkes kendini ait hissettiği zümre üzerinden şaka yapıyor olsaydı, sanatsal üretimi çok daraltmış olurduk. Pınar Fidan olayı sahneye çıkan bütün komedyenlerin üzerine pay biçmesi gereken ve sahiplenmesi gereken bir konu. Pınar’ın bakış açısı o kadar akılcı ve iğneleyiciydi ki bırakın iktidarı, muhalefeti bile rahatsız etti. Öyle ki, CHP’li siyasetçi Eren Erdem, Pınar Fidan’ı hedef gösterenlerin başını çekerek, karalama kampanyasının yapı taşlarından biri haline geldi. Eren Erdem Pınar Fidan’dan özür dilemeli. Yapması gereken binlerce görev varken, toplumu iyileştirmek için gecesini gündüzüne katan insanları hedef alarak kurban edecek kadar pervasız olması çok vahim.
‘İNSANLAR YAPTIĞI ŞAKADAN BİLE HAPİS YATIYOR’
Komedyenlerin başına gelen olaylar aslında Türkiye tarihinde yeni şeyler değil. Buradan hareketle Türkiye’deki mizah kültürünün geldiği aşamayı nasıl yorumlarsınız? Sizce halkımız ve yönetenler şakadan anlıyor mu?
Artık eskisi gibi, siyasi figürleri komedi mizanseni haline dönüştüremiyorsunuz. Birçok komedyen arkadaşım avukattan mütalaa alarak sahneye çıkıyor. Komedyen Emre Günsal’a 20 Dakika gösteri için 3 Yıl 5 ay hapis cezası verildi mesela. Komedi bütün toplumsal değerleri sorgulayabiliyor olmalı. Bu ülkede insanlar yaptığı şakadan bile hapis yatıyor. Komedyenlerin yaptığı hiçbir espride art niyet yok.
Tiyatrolara yeterince destek verilmediği malum. Tiyatrocular neler yaşıyor? Sanat karın doyuruyor mu?
Tiyatrocuların durumu hiçbir zaman iyi değildi ama daha da kötüye gidiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tiyatrolara sağladığı destekle Moda Sahnesi elektriğini bile ödeyemez. Bakanlığın tiyatrolara senelik verdiği destekle Baba Sahne 2 aylık doğal gazını ödeyemez. Düşünün, o kadar komik destekler veriliyor. Bir tiyatronun elektriğini ödeyemeyecek hale gelmesi hepimizin dert etmesi gereken bir mesele. Moda Sahnesi belki o parayı ödeyebilirdi ama böyle bir mücadele biçimi geliştirerek topluma bilinç kattılar.
Son olarak, Apartman Sahne bu süreçte nasıl bir mücadele biçimi geliştirdi?
Her tiyatronun mücadele yöntemi farklı olabiliyor. Biz elektrik faturasını ödemeyerek değil ama bütün kaynakları zorlayarak; bir oyun daha çıkartarak, bir atölye sınıfı daha kurarak, yani aslında yaptığımız şeyde ısrar ederek direniyoruz. Pandeminin en azılı dönemlerinde dişimizi tırnağımıza takarak açık kalan tek tiyatro bizdik. Bir şekilde faaliyetlerimizi bırakmama güdüsü burayı ayakta tutan bir unsur oldu. Tiyatroları yalnız bırakmasınlar.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Komedyen Şahan Gökbakar, AKP hükümeti sayesinde akademisyen olduğunu söyleyen Oytun Erbaş’ı taklit ederek tiye aldı. Gökbakar, yayınladığı videoda “Anadolu komedyenleri olarak şakaları çöpten toplardık” ifadeleriyle Erbaş’ın açıklamalarına göndermede bulundu.
Geçtiğimiz gün TVNET’te Sert Sorular programına katılan Oytun Erbaş, akademide elit bir zümre bulunduğunu ve bu grupta ‘Anadolu çocuğu onlar, bilmez’ diye bir yaklaşım olduğunu savunmuş “Anadolu’dan gelmiş bir şeyler yapmaya çalışan çocuklarız. Bu hükümet olmasaydı ben akademisyen olamazdım. Çünkü ben Sökeli pazarcının oğluyum” ifadelerini kullanmıştı.
Komedyen Gökbakar, Instagram hesabı üzerinden paylaştığı videoda Erbaş’ı taklit ederek ifadelerini tiye aldı. Gökbakar, videoyu “Rottoşanbırlı komedyenler bizi hep öteledi, görmezden gelindik…” ifadeleriyle paylaştı.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Komedyen Cem Yılmaz, usta oyuncu Metin Akpınar’ın ‘Candaş Tolga Işık’la Az Önce Konuştum’ programındaki sözlerine yanıt verdi. Metin Akpınar’ın katıldığı bir televizyon programında kendisi hakkındaki yorumlarına yanıt veren Cem Yılmaz, “Bir gün o da beni sahnede izlerse çok mutlu olurum” dedi.
Yılmaz, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Kıymetli büyüğümüz Metin Akpınar beni bir söyleşisinde değerlendirmiş. Sağolsun, teşekkür ederim. 6 yaşındayken ilk izlediğim performans Devekuşu Kabare’nin ‘İnsanlığın Lüzumu Yok’ oyunuydu. Her işini pür dikkat izledim. Bir gün o da beni sahnede izlerse çok mutlu olurum” ifadelerini kullandı.
‘AKTÖR KUMAŞI ZAYIF’
Metin Akpınar, programda sunucu Candaş Tolga Işık’ın “Yeni nesil mizahı nasıl buluyorsunuz?” sorusuna yanıt vererek, Cem Yılmaz hakkında şu yorumu yapmıştı: “Zeki çok belki ama iyi konuşan yok. Cem Yılmaz da dahil. Çok beğeniyorum. Çok zeki çocuk, mükemmel işler yapıyor. Ama aktör kumaşı zayıf. Olmak zorunda değil. Stand-up’ta aktörlük gerekmiyor. Ama iyi konuşmak, tonlama da daha büyük başarılar bekliyor insan.”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Komedyen Ata Demirer evinde geçirdiği kaza sonucunda ayak bileğinden operasyon geçirdi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Demirer, film çekimlerinin de ertelendiğini belirterek, “Ayak bileğimden operasyon geçirmek durumunda kaldım. Sonbaharda çekmeyi planladığımız ‘Bursa Bülbülü’ filmimizi ileri bir tarihe erteliyoruz” ifadelerini kullandı.
Ata Demirer, hastane odasından yaptığı paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Sevgili dostlar , talihsiz bir ev kazası sonucu ayak bileğimden operasyon geçirmek durumunda kaldım. Operasyon başarılı geçti iyiyim Maalesef sonbaharda çekmeyi planladığımız ‘Bursa Bülbülü’ filmimizi ileri bir tarihe erteliyoruz Sağlıklı günlerde kavuşmak üzere..”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Afganistan’ın popüler komedyeni Nazar Mohammad Taliban tarafından acımasızca öldürüldü.
Khasha adıyla da bilienen Nazar Mohammad’in idam edilmeden önce Taliban tarafından kaçırılıp tokatlandığı bir video sosyal medyada gündem oldu.
Video, İran International’ın kıdemli muhabiri Tajuden Soroush tarafından paylaşıldı.
Videoda; elinde silah olan bir Taliban üyesinin komedyeni defalarca tokatladığı görülüyor. Soroush, “Bu video, Kandahari komedyeni Khasha’nın Taliban tarafından tutuklandığı, onu arabanın içinde tokatladığı ve sonra öldürdüğü anı gösteriyor” diye yazdı.
Şevket Çoruh da öldürülen Khasha’nın fotoğrafını paylaşarak “‘Çok gülsünler, az ağlasınlar’ diyerek yaşayan Khasha Zwan’ı katleden zihniyetle benzer yanımız olamaz” ifadelerini kullandı.
ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?
KKTC’de bayram namazı çıkışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum” şeklindeki sözleri tartışma konusu olmuştu.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***