Etiket: KKTC

  • Bu Görüntüler KKTC’den! Erdoğan İle Özel’den ‘Normalleşme’ Sohbeti

    Bu Görüntüler KKTC’den! Erdoğan İle Özel’den ‘Normalleşme’ Sohbeti


    KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümünde düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel katıldı.

    Özel’in AKP Genel Merkezi’ne yaptığı ziyaretle başlayan ve Erdoğan’ın CHP’ye ziyaretiyle devam eden ‘normalleşme’ diye adlandırdıkları sürecin Erdoğan’ın normalleşme sürecine destek olmadıklarını savunarak CHP’yi hedef aldığı açıklamalarına rağmen KKTC’de devam ettiği objektiflere yansıdı.

    Törende Erdoğan ile Özel’in bir süre sohbet ettiği görüldü.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP ile KKTC muhalefeti arasında beş yıl sonra ilk temas

    AKP ile KKTC muhalefeti arasında beş yıl sonra ilk temas


    KKTC’de ana muhalefette olan Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, CHP lideri Özgür Özel’in davetiyle geldiği Ankara’da AKP’li yetkililerle de görüştü. Beş yıl aradan sonra gerçekleşen ilk resmi temasın ardından gazetecilerle bir araya gelen Erhürman, “Normalleşme yaşanmaya başladı” dedi.

    Erhürman, Ankara’da Özel’in yanı sıra AKP Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ile de görüştü. Toplantıların ardından gazetecilerle biraraya gelen Erhürman, “Biliyorsunuz Özgür Bey, seçimden çok kısa bir süre sonra Kıbrıs’a gelip, orada bizi ziyaret etmişlerdi. Sonra akşam biz onları yemekte konuk ettik. Onun ardından da Özgür Bey böyle bir davete bulundu. Esas geliş sebebimiz bu. Ama gelmişken diğer randevuları da aldık” dedi.

    AKP ile CTP arasında 2019’dan bu yana hiç bir resmi temas yaşanmadığını da söyleyen Erhürman, iletişimsizliğin CTP grubunun 2019’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın KKTC Meclis toplantısına katıldığı sırada Genel Kurul’dan ayrılmasıyla başladığını düşünenlerin olduğunu ancak kopukluğun bundan daha öncesine dayandığını anlattı. Erhürman, “Kimileri temassızlığı bizim Meclis’e girmememizle açıklar. Ama temassızlık daha önceden başlayan bir şeydi. Onu da çok anlamlandıramamıştık aslında” dedi.

    ‘NORMALLEŞME BAŞLADI’

    Erhürman, AKP ile gelinen son noktayı şu sözlerle açıkladı: “Biz gelirken o randevuyu talep ettik. Zaten son dönemde ilişkilerde hafif bir düzelme başlamıştı. Mesela bir dönem biz KKTC’deki Türkiye Büyükelçisi’nin verdiği 29 Ekim resepsiyonlarına da davet edilmedik. Ama son dönemde bunlar düzeldi. Arada bir normalleşme yaşanmaya başladı.”

    Elitaş ile görüşmede Kıbrıs meselesiyle ilgili son gelişmeleri kendi cephelerinden anlatma fırsatı bulduklarını da ifade eden Erhürman, masaya özellikle kendilerinin önemli bulduğu bazı acil meseleleri getirdiklerini söyledi. Bu acil meseleleri “hot potatoes/ sıcak patatesler” diye nitelendiren Erhürman, “Kıbrıs’ta şu anda “hot potato” diyebileceğim birkaç sıcak konu var. Ve biz buraya bunlar ne kadar aktarılıyor, burası bunu ne kadar biliyor, burayı da ilgilendiren konulardan bahsediyoruz” dedi.

    ‘MÜLKİYET DAVALARI CİDDİ OLUMSUZ ETKİ YARATMAYA BAŞLADI’

    Erhüman, Elitaş’a ve CHP heyetine de aktardığı kritik ve acil meselelerin başında, adanın güneyinden yeniden açılmaya başlanan mülkiyetle ilgili davaların geldiğini anlattı. Kuzey’deki Rum mülkleri konusunda 2000’lerdeki davaların Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından “devlet olarak” açıldığını, şimdilerde ise Rumların “bireysel davalar” açmaya başladıklarını söyleyen Erhürman şunları söyledi:

    “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Türkiye’ye karşı açılan davaları biliyorsunuz. Bunlar ise doğrudan bireylere karşı açılıyor. Mesela Hurma diye bilinen dava, Hurma diye bir restoran vardı. Onun işletmecisine karşı açılmış olan davaydı. Neden? Çünkü restoranın bulunduğu yer 1974’ten önce bir Kıbrıs Rum’una ait bir yer. Orams davası ise adı üstünde Orams soyadlı bir İngiliz aileye karşı açılan bir davaydı. Tamamen pilot davalar. Aynı davalar, onlar gibi binlerce başka insana açılabilirlik özelliği taşıyor.”

    Bu davaların KKTC’deki tüm müteahhitlere, emlakçılara, komisyonculara ya da mal satın alan vatandaşlara dahi uzanabilecek bir dava türü olduğunu vurgulayan CTP lideri, “İnşaat sektörü üzerinde ciddi olumsuz etki yaratmaya başladı. Dolayısıyla sektörü ciddi etkileyecek bu” dedi.

    Erhürman, ikinci sıcak meselesinin Kıbrıslı Rumların kuzeydeki üniversiteler konusunda attıkları son adım olduğunu söyledi. CTP lideri, kuzeydeki üniversitelerden kabul alıp Kıbrıs’a gelen ancak kısa süre sonra güneye geçip iltica başvurusu yapan Afrikalı öğrencileri “gerekçe” gösteren Kıbrıslı Rumların, AB’deki üniversite kalite kuruluşuna şikayette bulunduklarını anlattı.

    ‘İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VE GARANTÖRLÜK HAKKINI AYNI ANDA SAVUNMAK PARADOKS’

    Erhürman, Türkiye ziyaretlerinin bir başka amacının da Kıbrıs meselesinin çözümünde Ankara’nın ve KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın savundukları “iki devletli çözüm” konusunda herhangi yeni bir unsur olup olmadığını anlamak, ayrıca CHP’nin bu konudaki tavrını da öğrenmek olduğunu da söyledi. CTP lideri, hem iki devletli çözümü hem de Türkiye’nin garantörlük hakkını aynı anda savunmanın bir “paradoks yarattığını” da ifade ederek, şöyle konuştu:

    “Şimdi Türkiye neyin garantörü? Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal düzeyinde garantörü, yani Ada’nın garantörü. Toprak bütünlüğünün garantörü. Şimdi sen ‘Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçmeyiz’ diyorsun. Biz de bunu diyoruz. Ama biz hangi garantörlükten bahsediyoruz? Tek yanlı müdahale hakkı tüm Ada’yı kapsıyor. Şimdi sen diyorsun ‘iki ayrı devlet.’ O zaman Güney’de garantörlük orada kalır mı? Orada kalkar. Yani sen KKTC için bir garantörlük istiyorsun. O da saçma. Çünkü KKTC gider Türkiye’yle istediği anlaşmayı imzalar. Onun adı da garantörlük falan olmaz. Yani kendi içinde paradoksal şeylerden bahsediyorum.”

    İki devletli çözüm politikasında “anlatılamayan” ikinci meselenin ise Akdeniz’deki doğalgaz ve petrol yatakları meselesiyle ilgili olduğuna dikkat çeken CTP lideri, “İki ayrı devlet olacak. Ama ben güneydeki hidrokarbonlar üzerinde de hak iddia edeceğim. İki ayrı devlet olduğunda biri kuzeydir, biri güneydir. Kuzeyde çıkarsa senindir, güneyde çıkarsa onundur gibi. Bunlar, mesela yumuşak karınlar” dedi.

    KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ın “masada eşit ortaklığa ilişkin” için son dönemde ortaya attığı ve “3 D” olarak tanımlanan yeni koşulları değerlendiren Erhürman, “3 D’yi doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temas anlamında kullanıyorlar. Bu 3 D ile egemen eşitlik talebinin altını doldurmaya çalışıyorlar. Bu üçü olursa, egemen eşitlik konusundaki taleplerinin karşılandığını söyleyecekler halka” diye konuştu.

    ‘ÖZEL-ERDOĞAN GÖRÜŞMESİNİ DE ANLAMAK İSTEDİK’

    Erhürman ayrıca Ankara ziyaretinde, Özel-Erdoğan görüşmelerinde Kıbrıs’ın kapsamlı şekilde ele alınıp alınmadığını anlamak istediklerini de ifade etti. AKP ile CHP arasındaki “normalleşme” görüşmelerinin ardından yapılan ortak açıklamaların ikisinde de Kıbrıs meselesine değinildiğine dikkat çeken CTP lideri, CHP’nin “Dış politikada hükümetle ortak hareket etme” amacı kapsamında Kıbrıs’ta AKP’nin savunduğu “iki devletli çözümü” de benimseyip benimsemediğini anlamaya çalışacaklarını ifade etti.

    ‘HİÇ İLGİM OLMADIĞI HALDE BENİ DE HİZBULLAH’IN HEDEFİ HALİNE GETİRDİN’

    Gazze meselesiyle bağlantılı olarak Lübnan’daki Hizbullah’ın Kıbrıs’ın güneyindeki Baf üssünü hedef ilan etmesine de değinen Erhürman, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da Baf üssünün İsrail’e uluslararası askeri lojistik destek üssü haline geldiğine ilişkin açıklamasını hatırlattı. CTP lideri, şöyle konuştu:

    “16-17 ülkeyle anlaşmalar var Baf’ın kullanımıyla ilgili olarak. Bu Güney’in yarattığı kaos. Sonuç itibarıyla bizi şuraya getirdi; O ülkeler Baf üssünü kullanabilir hale geldiyse, savaşta karşı taraf da seni hedef haline getirebiliyor. Ama burada esas kritik nokta şu; bunca yılın anomalisi neyi yarattı? Bizim hiçbir dahlimiz yok. Biz kimseye üs, müs vermemişiz. Böyle bir şeye irade de koymamışız. Ama gelen tehdit sadece Güney’e değil, bize de gelen bir tehdit. Bizim de yaşama hakkımızı, ne bileyim ben işte memleketimizin yanmama hakkını etkileyen bir tehdit geliyor.”

    “Onları defalarca uyardık, ‘bu büyük ağabeyler arkanızda durmaz, önümüze geçerler’ dedik. Nitekim şimdi de öyle oldu” diyen Erhürman, Kıbrıslı Rumlara şu eleştiriyi yöneltti: “Senin Kıbrıs Cumhuriyeti diye tanımladığın yer üzerinde benim de hakkım var. Sen kendini öyle bir duruma düşürdün ki hiç ilgim olmadığı halde beni de Hizbullah’ın hedefi haline getirdin.”

    ‘ÖZGÜR ÖZEL’LE ÇOK ÖZEL BİR İLETİŞİMDEYİZ’

    CTP lideri Erhürman, Özgür Özel’in CHP genel başkanlığına seçilmesi ile Türkiye’deki ana muhalefet partisinin CTP’ye yönelik tavrının da büyük oranda değiştiğini de anlattı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı döneminde, her iki partinin de Sosyalist Enternasyonel üyesi olmasına rağmen CTP ile CHP arasında kayda değer herhangi bir resmi temas olmadığını söyleyen Erhürman, Özel’in ise göreve gelir gelmez kendileriyle temasa geçtiğini, KKTC gezisinde özel olarak CTP’yi ziyaret ettiğini, ayrıca iki parti arasında kurumsal anlamda temas kurulduğunu söyedi. Erhürman şöyle devam etti:

    “Özgür Özel’le çok özel bir iletişimdeyiz. CHP ile bizim iletişimimiz Sayın Özgür Özel’in gelmesinden sonra ilk defa gerçekten arzu ettiğimiz gibi bir hale geldi. Özgür Özel kendi en yakınındaki arkadaşları aracılığıyla Kıbrıs’la ilgili bir şey olduğunda bizimle temasla geçmeye başladı.” (ANKA)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tugay Kerimoğlu’ndan sürpriz karar!

    Tugay Kerimoğlu’ndan sürpriz karar!


    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) futbol takımlarından Miracle Değirmenlik Spor Kulübü, sportif direktörlük pozisyonu için eski milli futbolcu Tugay Kerimoğlu ile anlaşma sağladı.

    İHA’nın aktardığı habere göre, kulüp başkanı Hakan Törehan ile görüşen Kerimoğlu, yarın KKTC’ye gidecek.

    RESMİ İMZA ATILACAK

    Son görüşmenin ardından resmi imzayı atacak olan Tugay Kerimoğlu, ardından görevine başlayacak.

    TUGAY KERİMOĞLU KİMDİR?

    Tugay Kerimoğlu (d. 24 Ağustos 1970, Trabzon), orta saha mevkisinde görev yapmış eski millî Türk futbolcudur.

    Kerimoğlu, futbola Galatasaray altyapısında yetişmiştir. Burada kendini gösteren Tugay Kerimoğlu, genç millî takım kadrolarına çağrılmaya başladı. 1987-88 sezonunda Jupp Derwall tarafından A takım kadrosuna yükseltilen Tugay, sezon başında Almanya kampına katılan futbolculardan oldu ve hazırlık maçlarında şans buldu. Teknik direktör Mustafa Denizli tarafından ligde ve Avrupa kupalarında ilk 16’ya alınan Tugay’ın ligdeki ilk maçı 12 Eylül 1987’de Çaykur Rizespor karşılaşması oldu. Uğur Tütüneker’in yerine oyuna dahil olan Tugay, sezon içinde toplam 4 maçta yedeklerden oyuna dahil oldu. Sezon sonunda kariyerinin ilk lig şampiyonluğunu gördü.

    Tugay Kerimoğlu 24 Mayıs 2009 da oynanan Blackburn Rovers’ın, West Bromwich Albion ile oynadığı sezonun son karşılaşmasında profesyonel futbol hayatına nokta koydu. Blackburn Rovers kulübünün kendi kuralları gereği 10 yıldan az formasını giyen futbolcuya jübile yapmaması nedeniyle sezon sonunda profesyonel futbolu bırakma kararı alan alan Tugay Kerimoğlu’nun oynadığı son maç, 32 bin kişilik Ewood Park Stadyumu’nu dolduran futbolseverlerin coşkun sevgi gösterileri sonucunda adeta bir jübileye dönüştü. Blackburn Rovers Kulübü yönetimi tarafından, karşılaşmadan önce stadyumdaki seyircilere, kâğıttan yapılmış Tugay maskeleri değıtıldı. Karşılaşmayı izlemeye çoğu Türk bayraklarıyla gelen Blackburn Rovers taraftarları, 8 yıldır takımlarında oynanan Tugay’a, karşılaşma boyunca Türk bayrakları ve Tugay maskelerini sallayarak veda ettiler. 21.10.2010 tarihinde Galatasaray spor kulübünde, Aynı tarihte teknik direktörlüğe başlayan Hagi’nin yardımcısı olarak göreve başlamıştır.

    TUGAY KERİMOĞLU’NUN TEKNİK DİREKTÖRLÜK KARİYERİ

    Manchester City

    Tugay Kerimoğlu futbol yaşantısına Manchester City altyapısında antrenör olarak devam etmiştir.

    Galatasaray

    4 Mart 2010’da Galatasaray’da antrenör olarak göreve başlamıştır. 21 Ekim 2010’da Galatasaray teknik direktör yardımcılığı görevine getirilmiştir. 30 Eylül 2013’te Roberto Mancini’nin gelmesiyle tekrar Galatasaray teknik direktör yardımcılığı görevine getirilmiştir.

    Şanlıurfaspor

    26 Kasım 2015 tarihinde Tugay Kerimoğlu, 1 buçuk yıllık sözleşme imzalayarak 1. Lig ekiplerinden Şanlıurfaspor’un teknik direktörü oldu. 10 Nisan 2016 tarihinde art arda gelen yenilgiler üzerine istifa etti.

    Türkiye’de Teknik Direktörlüğü Bırakması

    4 Kasım 2017 tarihinde, Türkiye’de teknik direktörlük yapmak istemediğini açıkladı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • KKTC Gazze’deki vatandaşlarını tahliye ediyor

    KKTC Gazze’deki vatandaşlarını tahliye ediyor



    KKTC Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Gazze’de bulunan KKTC vatandaşlarından bugüne kadar 86’sının Mısır üzerinden İstanbul’a tahliyelerinin gerçekleştiği, halen Gazze’de bulunan ve Türkiye ve KKTC Dışişleri ile temasa geçen vatandaşların tahliyesi için girişimlerin devam ettiği belirtildi.

    Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

    “Gazze’den vatandaşlarımızın tamamının tahliyesi için çalışmalarımız sürüyor. Bugüne kadar, 343 KKTC vatandaşı ve birinci derece aile bireylerinin tahliyesi için Bakanlığımız Çağrı Merkezine müracaat edilmiş olup, isim listeleri Türkiye Dışişleri Bakanlığı ile paylaşılmıştır. Kayıtlarımıza göre, Bakanlığımıza başvurarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla birlikte Refah Sınır Kapısı’ndan geçip Mısır’a ulaşan 86 KKTC vatandaşı, Kahire’den gerçekleştirilen uçak seferleriyle İstanbul’a ulaşmıştır.

    Bu vatandaşlarımızın bir bölümünün aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı da bulunmaktadır. KKTC İstanbul Başkonsolosluğumuz, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından geçici olarak devlet misafirhanelerine ve otellere yerleştirilen, ayrıca iaşe/ibate hizmeti verilen vatandaşlarımızla temas halindedir. Tahliye edilen vatandaşlarımızdan şu ana kadar ülkemize nakledilmeleri için bir talep bulunmamaktadır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Eski KKTC Başbakanı gözaltına alındı

    Eski KKTC Başbakanı gözaltına alındı



    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) yürütülen “sahte reçete soruşturması” kapsamında eski Başbakan ve Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, polis tarafından gözaltına alındı.

    Halen doktorluk yapan Siber hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının suç duyurusunda bulunması üzerine geçen ay başlatılan soruşturma kapsamında gözaltı işlemi uygulandı.

    Siber’in soruşturmaya dahil edilme gerekçesiyle ilgili bilgi verilmedi.

    KKTC Sosyal Sigortalar Dairesini sahte reçetelerle zarara uğratarak haksız kazanç sağladıkları iddiasıyla doktor, eczacı ve eczane çalışanlarından oluşan 40 şüpheli soruşturmaya dahil edildi.

    “KKTC’nin ilk kadın Meclis Başkanı ve Başbakanı” unvanını taşıyan Siber’in emniyetteki işlemleri sürüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Siyasetin Kıbrıs fotoğrafıyla imtihanı: Önce Cevdet Yılmaz sonra Kılıçdaroğlu EOKA askerlerini paylaştı

    Siyasetin Kıbrıs fotoğrafıyla imtihanı: Önce Cevdet Yılmaz sonra Kılıçdaroğlu EOKA askerlerini paylaştı



    100. yaşını kutlayan CHP’de, dün Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere partililer sosyal medya hesaplarından, parti tarihinin anlatıldığı bir video paylaştı.

    Videoda, Bülent Ecevit’in Genel Başkan olduğu döneme atıfta bulunduğu anda, Kıbrıs’ta Türk köylerine saldıran Rum milliyetçi grup EOKA’nın fotoğrafının kullanıldı.

    EOKA fotoğrafının yayımlanması tartışma konusu oldu.

    CEVDET YILMAZ DA YAYIMLAMIŞTI

    CHP’nin yayımladığı video KKTC medyasında da gündem oldu. Yeni Düzen gazetesi, haberinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da aynı görseli kullandığı hatırlatıldı.

    Siyasetin Kıbrıs fotoğrafıyla imtihanı: Önce Cevdet Yılmaz sonra Kılıçdaroğlu EOKA askerlerini paylaştı - Resim : 1

    Haberde, “Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin Kıbrıs’a yönelik askeri müdahalesinin 49’uncu yıldönümüne ilişkin paylaştığı ‘kutlama’ mesajında EOKA’ya mensup askerlerin fotoğrafını paylaştı. Twitter hesabından paylaştığı fotoğrafı bir süre sonra kaldıran Yılmaz, konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.” ifadeleri kullanıldı.

    PİYANGO BİLETİNE DE BASILMIŞTI

    Söz konusu fotoğraf geçen aylarda KKTC Piyangolar İdaresi tarafından da kullanılmıştı. Erenköy Direnişi’nin 58’inci yıldönümü kapsamında çıkarılan 8 Ağustos tarihli piyango biletlerinde, Erenköy mücahitleri yerine yanlışlıkla Yılmaz’ın paylaştığı görseldeki EOKA’ya mensup askerlerin fotoğrafı yerleştirilmişti.

    Fotoğraf, EOKA’cıların 23 Nisan 1964’te St. Hilarion bölgesindeki bir tepede ele geçirdikleri Türk bayrağı ile zafer kutlamalarını yansıtıyor. Paylaşımı fark eden ilk isim YKP Genel Sekreteri Murat Kanalı oldu. Kanatlı, Yılmaz’ın yayınladığı görüntüyü paylaşarak, “Üst düzey cahillik halleri” yorumunu yaptı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • KKTC Başbakanı Üstel’den İstanbul’a ‘sır dolu’ ziyaret: Hiçbir açıklama yapılmadı

    KKTC Başbakanı Üstel’den İstanbul’a ‘sır dolu’ ziyaret: Hiçbir açıklama yapılmadı



    KKTC’nin atanmış Başbakanı Ünal Üstel’in beş gün önce sabaha karşı sessiz sedasız geldiği İstanbul’dan gün gece yarısı yine sessiz sedasız adaya döndüğü ortaya çıktı. Üstel’in İstanbul’a yaptığı ‘sır’ ziyaret için hiçbir açıklama yapılmadı.

    Üstel’in ülkede olmadığı 5 günde de yerine vekaleten kimsenin atanmadığı bildirildi.

    Özgür Gazete Kıbrıs’tan Pınar Barut’un haberine göre, Üstel, geçtiğimiz Perşembe günü sabaha karşı 02.30 uçağıyla apar topar İstanbul’a uçtu. Bu gidiş –tatil dahi olsa– Başbakanlık Basın Bürosu’ndan hiç duyurulmadığı gibi; havaalanı polisi ve VİP’e dahi uçuşa bir iki saat kala telefon ile bildirildi.

    Üstel’in 5 gün süren esrarengiz İstanbul ziyaretinin dönüşü de dün gece aynı şekilde gerçekleşti. Üstel, THY970 sefer sayılı uçakla, yine sadece bir iki kişiye haber verilerek gece 00.30 sıralarında adaya döndü.

    PROSEDÜRE GÖRE YERİNE VEKALETEN BİRİ ATANMALIYDI

    Teamüllere ve zorunlu kurallara göre; Başbakanlık önce bu gidişi Dışişleri Bakanlığı‘na yazılı olarak bildiriyor, sonrasında da Bakanlar Kurulu‘nda konu görüşülerek, gidecek olan Başbakan’ın kendisinin yokluğunda koltuğuna kimin vekalet edeceği belirtiliyor.

    Bakanlar Kurulu alınan kararı Meclis’e bildiriyor sonra da kamuya ilan ediliyor. Dışişleri Bakanlığı ise havaalanı polis ve VİP’ine yazılı bilgi verip hazır olmalarını istiyor.

    ÜSTEL’İN ZİYARETİ SADECE BİR HABER SİTESİNDE YER ALDI

    Üstel’in KKTC’den ayrılıp İstanbul’a gelmesine ilişkin Başbakanlıktan hiçbir bilgilendirme yapılmazken, konuya ilişkin tek bildi bir internet sitesinde yer aldı.

    TV2020‘nin de sahibi olan Merit otellerinin sahibi Besim Tibuk‘la yaptığı haftalık “Besim Tibuk’la Sohbetler” adlı programıyla bilinen Gazeteci Hasan Erçakıca‘nın “www.vekibris.com” adlı sitesi.

    Başbakanlık Basın Bürosu’nun dahi bilgi vermediği (Belki de bilmediği), Meclis’in bilgilendirilmediği, kimsenin içeriğinden haberi olmadığı, gerek ana akım gerekse diğer hiçbir medya kuruluşunda yer almayan ziyaretini de ziyaretin içeriğini de yazan Erçakıca’nın sitesinde, haberle ilgili bilgilerin de “İstanbul’dan alındığı” belirtildi ve Üstel’in “enerji konulu görüşmeler” için gittiği yazıldı.

    KAFA KARIŞTIRAN ZİYARET

    İstanbul gidiş, İstanbul dönüş uçuşu yapan Üstel’in, arada Ankara‘ya gittiği de söylendi ancak İstanbul’dan Ankara’ya geçeceği belirtilen Üstel yine İstanbul’dan dönüş yaptı.

    Haberde iddia edildiği gibi; Üstel’in Ankara’ya gidip gitmediği, AKSA yetkilileri ile görüşüp görüşmediği de bilinmiyor.

    Üstel’in İstanbul’da kiminle hangi konuda görüşme yaptığı bir sır olarak kenarda dururken, Mare Monte ve Kervansaray plajlarının Besim Tibuk’un sahibi olduğu Net Holding‘e peşkeş çekilmek istendiği ve bunun kamuoyundan büyük tepki aldığı bu günlerde, Üstel’in ziyaretinin; Tibuk’la yakınlığıyla bilinen bir kişinin, pek de bilinir olmayan haber sitesinde yayınlanması da kafa karıştıran bir nokta oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***