Etiket: KKTC

  • KKTC Ziyareti İngiltere’yi Karıştırdı: Afzal Khan Görevden Alındı

    KKTC Ziyareti İngiltere’yi Karıştırdı: Afzal Khan Görevden Alındı


    İngiltere İşçi Partisi milletvekili Afzal Khan’ın geçtiğimiz hafta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) giderek Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüşmesi Londra’da siyasi krize yol açtı. Rum lobisinin sert tepkileri sonrası İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Khan’ı görevden aldı.

    KRİZ ÇIKARAN FOTOĞRAF

    Rum kesimi, İngiltere’nin KKTC’yi resmi olarak tanımamasına rağmen Khan’ın KKTC bayrağı önünde fotoğraf vermesini “uluslararası anlaşmaların ihlali” olarak nitelendirdi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, “Bu ziyaret tamamen kınanmalı ve kabul edilemez” açıklamasında bulundu.

    GÖREVDEN ALINDI

    İngiltere hükümeti, muhalefetin ve medyanın baskıları karşısında geri adım attı. Yapılan resmi açıklamada, “Khan, İngiltere’nin Türkiye ticaret elçisi görevinden ayrılmıştır” ifadeleri yer aldı. Muhafazakâr Parti ise Başbakan Starmer’ı “zayıf” olmakla suçladı. Parti’nin gölge Dışişleri Bakanı Priti Patel, Khan’ın ziyaretinin “İngiltere’nin küresel itibarına zarar verdiğini” söyledi.

    TATAR: BEN DAVET ETTİM

    Khan ise ziyaretin tamamen “kişisel bir gezi” olduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da Khan’a destek vererek, Rum tarafının “hoşgörüsüz ve aşırı saldırılarını” kınadı. Tatar, “Bu ziyaret benim davetim üzerine gerçekleşti” dedi.

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs’ta: ‘Bugün Bir Mühür Daha Vuruyoruz’

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs’ta: ‘Bugün Bir Mühür Daha Vuruyoruz’


    Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi açılış töreninde konuştu. Kıbrıs’a olan desteğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Bugün bu topraklara bir mühür daha vuruyoruz. Bugün Kıbrıs Türk halkına muhteşem bir eser daha kazandırıyoruz” dedi.


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ziyaretine devam ediyor. Cumhurbaşkanı, bu kapsamda Cumhuriyet Yerleşkesi açılış töreninde konuştu. Erdoğan, Kıbrıs’taki Türk halkı için yeni eserler inşa etmeye devam edeceklerini belirterek, ikili ilişkilerin ne kadar güçlü olduğundan bahsetti ve haksızlık ve hukuksuzluklara karşı mücadele mesajı verdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkıyla birlik vurgusu yaparak “Bugün bu topraklara bir mühür daha vuruyoruz. Kıbrıs Türk halkına muhteşem bir eser daha kazandırıyoruz. Kardeşliğimizi bozmaya, aramızı açmaya, bu bereketli topraklara barış ve huzur yerine nefret tohumları ekmeye çalışanlar başarılı olamayacak. Türk dünyasıyla ilişkilerin güçlendirilmesinden Kıbrıs Türk halkına haksız izolasyonun kaldırılmasına kadar her alanda desteğimizi sürdüreceğiz” ifadesini kullandı.

    ‘YENİ ESERLER İNŞA ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

    Bugün yalnızca sıradan bir açılış töreni gerçekleştirilmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün aynı zamanda hürriyet sevdamızı da ilan ediyoruz. Cumhuriyet Yerleşkesi projemizi Kuzey Kıbrıs’ın gurur kaynaklarından biridir. Yeni eserler inşa etmeye devam edeceğiz” dedi.

    Cumhuriyet Yerleşkesi’nin Kıbrıs Türk halkının kararlılığının bir sembolü olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, “Burası aynı zamanda haksızlık ve hukuksuzluklar karşısında bir devletin sarsılmaz bir tezahürüdür” diye konuştu.

    Kaynak: İHA


    Etiketler

    Recep Tayyip Erdoğan


    Kıbrıs


    KKTC

    Melen Çayı'nda Rafting Keyfi: Sezon Yoğun Başladı
    Melen Çayı’nda Rafting Keyfi: Sezon Yoğun Başladı

    Özel Konya'da Konuşuyor: İmamoğlu'ndan Tek İstediği...
    İmamoğlu’ndan Tek İstediği…

    MHP Lideri Devlet Bahçeli'den 'Milliyetçiler' Günü Paylaşımı
    Bahçeli’den ‘Milliyetçiler Günü’ Paylaşımı

    Ne İstanbul Ne Ankara Ne de İzmir Türkiye'nin En Yaşanabilir 10 İli Belli Oldu! Listeye Giren Şehirlere Çok Şaşıracaksınız
    İşte Türkiye’nin En Yaşanabilir 10 İli

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • KKTC’de Liselerde Başörtüsü Serbest Bırakıldı

    KKTC’de Liselerde Başörtüsü Serbest Bırakıldı


    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), geçtiğimiz ay bir öğrencinin başörtüsü nedeniyle İrsen Küçük Ortaokulu’na alınmaması üzerine başlayan tartışmalar sonrasında, hükümet önceki tüzüğü değiştirme kararı almış; ancak gelen tepkiler üzerine düzenleme geri çekilmişti. Şimdi ise daha kapsamlı bir düzenlemeyle başörtüsüne yeniden yasal çerçevede onay verildi.

    Lise öğrencilerinin inançları gereği başörtüsü takabilmesinin önünü açan disiplin tüzüğü değişikliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan değişiklikle birlikte ortaöğretim kurumlarındaki kılık kıyafet kuralları yeniden düzenlendi.

    Yeni düzenlemeye göre, lise düzeyindeki öğrenciler okul üniformasını kapatmamak koşuluyla inançlarına uygun kıyafetleri giyebilecek. Tüzük ile lise öğrencilerinin inançları gereği başlarını örtmesi serbest bırakıldı.

    Öte yandan, ilahiyat eğitimi veren Hala Sultan Koleji’ne özel bir madde de yer aldı. Bu okuldaki kıyafet düzenlemesi okul yönetimi tarafından belirlenecek ve Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulacak. Son karar ise Bakanlık tarafından verilecek.

    ORTAOKULDA SÖZ YÖNETİMDE

    Ortaokullarda ise üniforma belirleme ve başörtüsü gibi inanca dayalı kıyafetler konusunda karar yetkisi tamamen okul yönetimlerine bırakıldı.

    Milli Eğitim Bakanlığı, söz konusu değişiklikle ilgili olarak tüm okullara ve sendikalara genelge gönderdi. Genelgede, kıyafetlerin öğrencinin yüzünü, kimliğini veya iletişimini engellemeyecek şekilde sade olması gerektiği vurgulandı. Peçe, burka ve nikab gibi yüzü tamamen kapatan kıyafetlerin ise eğitim ortamında yasak olduğu bildirildi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bakan Fidan KKTC Başbaşkanı Tatar ile Bir Araya Geldi

    Bakan Fidan KKTC Başbaşkanı Tatar ile Bir Araya Geldi


    Bakan Fidan, KKTC Başbakanı Ersin Tatar ile bir araya geldi. Fidan’ın yarınki temaslarının ardından KKTC’den ayrılması bekleniyor.


    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile bir araya geldi.

    Bakan Fidan resmi ziyarette bulunmak üzere gittiği KKTC’de temaslarına devam ediyor. Fidan, temasları kapsamında KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile bir araya geldi.

    Fidan’ın yarın bazı programlara katılmasının ardından temaslarını tamamlayarak KKTC’den ayrılacağı bildirildi.

    Kaynak: DHA


    Etiketler

    KKTC


    Hakan Fidan

    Mart Gelmeden Mutlaka Budanması Gereken Bitkiler! Daha İyi Gelişecekler
    Mart Gelmeden Mutlaka Budanması Gereken Bitkiler! Daha İyi Gelişecekler

    Bakan Güler Guatemala’nın Ankara Büyükelçisi Recinos ile Görüştü
    Bakan Güler Guatemala’nın Ankara Büyükelçisi Recinos ile Görüştü

    Sağlık Meslek Örgütlerinden Ankara'da Eylem
    Sağlık Meslek Örgütlerinden Ankara’da Eylem

    Büyük Hata! Sirkeyi Uzak Tutmanız Gereken 5 Yer
    Büyük Hata! Sirkeyi Uzak Tutmanız Gereken 5 Yer

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 5 Kişinin Cinsel Saldırısına Uğramıştı: Tehditler Alan İrem’in ‘Ölmek İstemiyorum’ Çığlığı

    5 Kişinin Cinsel Saldırısına Uğramıştı: Tehditler Alan İrem’in ‘Ölmek İstemiyorum’ Çığlığı


    Kadına yönelik şiddet olayları günden güne artarken, birçok kadın emniyet güçleri ve yargıdan destek alamayınca sesini sosyal medya üzerinden duyurmaya çalışıyor. Son olarak İrem ismindeki 21 yaşındaki genç kadın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 13 Nisan 2024 tarihinde 5 kişi tarafından cinsel saldırıya maruz bırakıldığını ve bu konuyla ilgili ağır tehditlerle karşı karşıya kaldığını anlattı. Yetkililerden yardım alamadığını söyleyen genç kadın, “Ölmek istemiyorum” diye haykırdı.

    ‘7-8 AYDIR ÖLÜM TEHDİTLERİ ALIYORUZ’

    İrem’in sosyal medya hesabından paylaştığı açıklama şu şekilde:

    “Merhaba ben İrem, 21 yaşındayım ve üniversite eğitimim için geldiğim Kıbrıs’ta 13 Nisan 2024 tarihinde 5 şahıs tarafından cinsel saldırı-tecavüze uğradım. Şikayetim üzerine Kıbrıs’ta açılan davama gitmemem, duruşmalara katılmamam ve şikayetimi geri çekmem için 7-8 aydır bu aileleri tarafından ailem ve ben ölüm tehditleri almaktayız. Can ve mal güvenliğimiz hiçbir şekilde bulunmamaktadır.

    Bu aileler Diyarbakırlı olduklarını, aşiret ve çok güçlü aileler olduklarını, arkalarında siyasi dayanaklarının olduğunu söyleyerek bize her türlü tehditte ve hakarette bulunmaktadırlar. Bu 5 şahıs 13 Nisan 2024 tarihinden beri Kıbrıs’ta tutuklu yargılanmaktadır ve isimleri Yusuf Atan, İbrahim Arzakçı, Baver Yaşar, Şehmus Kaya ve Zülküf Kaya’dır.

    ‘ARABAMIZI EVİMİZİN ÖNÜNDE YAKTILAR’

    Aylardır aldığım tehditlerden ve bu aileler tarafından takip edilmemden dolayı birçok kez Kıbrıs’taki davama katılım sağlayamadım fakat 19 Aralık 2024 tarihinde davama zorunlu olarak katılım sağlamam gerektiği için, aldığım ölüm tehditlerinden dolayı polis ekipleri tarafından güvenliğim sağlanarak havaalanına götürüldüm. 1 haftadır Kıbrıs’tayım ve davama katılım sağlıyorum fakat hala tehditler ve hakaretler devam etmektedir.

    23 Aralık 2024 günü saat 03.40 civarlarında bu davalık olduğum şahısların aileleri tarafından defalarca almış olduğumuz tehditler üzerine de henüz 18 yaşına yeni girmiş olan kardeşim ile tehdit edilerek, Türkiye’de annemin üzerine kayıtlı olan fakat kardeşimin kullanmakta olduğu araba evimizin önünde park halinde iken benzin dökülerek ateşe verilmiştir ve bunu yapanlar dava sürecinde olduğum şahısların aileleridir ve onlardan başka husumetli olduğumuz hiç kimse bulunmamaktadır.

    ’21 YAŞINDAYIM VE ÖLMEK İSTEMİYORUM’

    Bu tehditlerle alakalı olarak bütün yetkili birimlere defalarca şikayette bulunmamıza rağmen hala can ve mal güvenliğimiz yoktur ve sesimi duyurmak istiyorum. Beni, ailemi ve sevdiklerimi ölümle tehdit eden her türlü hakarette ve her türlü tehditte bulunan Atan ailesi, Arzakçı ailesi, Yaşar ailesi ve Kaya ailesine karşı hakkımı savunabilmemiz için kamuoyunun ve sosyal medyanın desteğine ihtiyacımız var. Lütfen sesimizi duyurmamıza yardım edin, henüz 21 yaşındayım ve ölmek istemiyorum.”

    Kaynak: Haber Merkezi

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kıbrıs’ta bebeklerin mamasına alkol konması nedeniyle beş tutuklama

    Kıbrıs’ta bebeklerin mamasına alkol konması nedeniyle beş tutuklama


    Artı Gerçek – Türkiye’nin SGK’yi dolandırıp para kazanmak için bebek ölümlerine yol açan ‘yenidoğan çetesi’ni konuştuğu bir dönemde Kıbrıs’ta da bir hastanede bebeklerin mamalarına su yerine yanlışlıkla saf alkol koyulduğunun, bir bebeğin öldüğünün ve altısının entübe edildiğinin ortaya çıkması adayı ayağa kaldırdı.

    Lefkoşa’daki Acil Durum Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde, erken doğum sebebiyle kuvözde tedavi gören 20 günlük bebeğin ani ölümü ile ilgili polis soruşturması kapsamında gözaltına alınan beş sağlık çalışanı, bugün mahkemeye çıkarıldı.

    Yeni Düzen gazetesinin aktardığına göre polis duruşmada, zanlıların “tedbirsizlik ve ihmal sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlarına karıştığını belirtti. Hastanede görevli hemşireler tarafından tedbir alınmadığının ve bebeklerin mamalarına ihmal sonucunda etil alkol karıştırıldığının tespit edildiği aktarıldı.

    Altı çocuğun yoğun bakımda tedavisinin devam ettiğini belirten polis, soruşturmanın devam ettiğini ifade etti. Alınması gereken birçok ifade ve incelenecek kamera görüntüleri olduğunu vurgulayan polis, zanlıların üç gün daha tutuklu kalmalarını talep etti.

    ‘ALKOL 5 LİTRELİK SU ŞİŞESİNDE MUHAFAZA EDİLİYORDU’

    Savcı Senem Palabıyık’ın sorularını yanıtlayan tahkikat memuru, dört zanlının aynı vardiyada, bir zanlının ise bir önceki vardiyada çalıştığını belirtti. Polis, etil alkolün yeni doğan servisi içerisinde muhafaza edildiğini tespit ettiklerini söyledi, “Alkol 5 litrelik su şişesinde muhafaza ediliyordu ve mamaların hazırlandığı odadan çıkarıldı” ifadelerini kullandı.

    Mahkemeden, emniyetin talebi doğrultusunda, sağlık çalışanları K.Y., Ç.Ş, G.K., A.D. ve M.A.’nın üç gün daha tutuklu kalması kararı çıktı.

    CTP’DEN HÜKÜMETE SORULAR

    Bir bebeğin ölümüne, altı bebeğin entübe edilmesine yol açan olay, Kıbrıs’ın kuzeyinde infial yaratmış durumda, Ana muhalefetteki Cumhuriyetçi Türk Partisi’nden (CTP) yapılan yazılı açıklamada, “Yetkililere çağrımız ve uyarımız, bebeklerin durumu ve süreçle ile ilgili şeffaf olunması, ailelere ve topluma düzenli bilgi verilmesidir. Ayrıca bu vahim olayın nedenlerinin ve sorumlularının açıklıkla ortaya çıkması için sürecin yakından takipçisi olacağız” ifadeleri kullanıldı.

    ‘SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKÜYOR… AİLELERE NEDEN BİLDİRİLMEDİ?’

    CTP, “Bu konuda ve ülkemizin çöken sağlık sistemi ile ilgili söylenecek çok söz var” derken, “Konu çok sıcak ve acı verici olsa da, bazı sorular sormak görevimizdir” ifadelerini kullanıp ekledi: “Hastanede kalite kontrol sistemi uygulanıyor mu? Alkol nasıl olur da şu şişelerinin arasında veya yanında etiketsiz olarak bulundurulur? Hemşire ve personel eğitimleri yenidoğan ünitesinde çalışmak için yeterli mi? Cihaz ve ekipman eksikliği var mı? Cumartesi sabah Mihriban bebeğin ölmesine rağmen konu ailelere neden bildirilmedi? Konunun medyada gündeme gelmesi beklendi?”

    ‘SAĞLIK BAKANININ AÇIKLAMASI SAMİMİ DEĞİL’

    Açıklamada Sağlık Bakanlığı’na da sert eleştiriler yöneltildi

    “Sağlık Bakanı’nın açıklamasını oldukça yetersiz ve samimiyetten uzak bulduğumuzu kamuoyu ile paylaşırız. CTP olarak bu soruları ve dahalarını sormaya devam edeceğiz. Konunun ör bas edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Ancak şu anda önceliğimiz altı bebeğimizin her birinin sağlıklarına ve ailelerine kavuşmalarının sağlanmasıdır. Konu polise intikal etmiş ve 5 sağlık çalışanı tutuklanmıştır.

    Yetkililere çağrımız ve uyarımız bebeklerin durumu ve süreçle ile ilgili şeffaf olunması, ailelere ve topluma düzenli bilgi verilmesidir. Ayrıca bu vahim olayın nedenlerinin ve sorumlularının açıklıkla ortaya çıkması için sürecin yakından takipçisi olacağız.”

    HEKİMLERDEN KAPSAMLI SORUŞTURMA ÇAĞRISI

    Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) ve Kıbrıs Türk Tabipleri Odası (KTTO) da ortak açıklama yaparak, “Kamuoyunun şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesi son derece önemlidir” dedi. Olayın polis tarafından yeterli olamayacağını belirten örgütler, idari soruşturmanın da gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizdi; tıbbi ve iş gücü olarak her türlü yardıma hazır olduklarını belirtti.

    Açıklamada, “Yaşandığı iddia edilen olayla ilgili süreç en baştan incelenmeli, alkolün eczaneden talep şekli, yöntemin güvenirliği, temin süreci, yoğun bakım ünitesinin ilaç ve tıbbi malzeme depolama sistemi, hasta güvenliği esasları, çalışan sayısı yeterliliği, hizmet içi eğitim ve denetim süreçleri, Sağlık Bakanlığı ve idari amirlerin düzenleyici ve denetleyici yönden sorumlulukları ayrıntılı biçimde ele alınmalıdır” denildi; “Görevi yaşatmak olan biz hekimler yaşananlar karşısında son derece üzgünüz. Olayın aydınlatılması, ihmal veya kusuru olanların belirlenmesi ve gerekli yasal süreçlerin başlatılması hayati öneme sahiptir” vurgusu yapıldı. (HABER MERKEZİ, Yeni Düzen)

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • KKTC’de Yenidoğan Yoğun Bakımında Skandal! Bebeklere Alkollü Mama Verildi

    KKTC’de Yenidoğan Yoğun Bakımında Skandal! Bebeklere Alkollü Mama Verildi


    KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da bulunan Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’ndeki bebeklerin mamalarına su yerine yanlışlıkla saf alkol koyuldu. KKTC Sağlık Bakanlığı, 7 bebeğin fenalaştığını, erken doğum sebebiyle küvezde tedavi gören 20 günlük bir bebeğin hayatını kaybettiğini ve 6 bebeğin tedavi altına alındığını aktardı.

    AİLEYE GEÇ HABER VERİLDİ

    Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, 4 sağlık çalışanı “tedbirsizlik ve ihmal sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla gözaltına alındı. Bebeğini kaybeden aile, bebeklerinin geçtiğimiz cuma günü vefat ettiğini ancak kendilerine geç haber verildiğini belirtti.

    ‘BEN DE BİR BABAYIM’

    KKTC Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, “Ben de bir babayım, hangi psikolojide olduğunuzu anlıyorum. Başınız sağ olsun. Konuyla ilgili bilgi dün öğleden sonra bize ulaştı. Bütün sorumlu hekimleri ve adadaki tüm yeni doğan uzmanlarını buraya çağırarak araştırmalara başladık” dedi.

    ‘POLİS TARAFINDAN UYARILDIK’

    Gece yarısından sonra test sonuçlarına ulaştıklarını belirten Dinçyürek, “Hasta sağlığı önceliğimizdir. Olayın adli bir boyutu olduğu için soruşturma sürüyor. Bu nedenle sizlere ve basına geç bilgi verdik. Polisler, tedbir alamayacaklarını belirttiği için açıklama yapmamız gecikti. Yapılan son müdahale ve değerlendirmeler not alındı. Birazdan aileler yeniden içeri alınarak bebeklerin durumu aktarılacak. Polis tarafından uyarıldık” dedi.

    AİLELERDEN BAKAN’A TEPKİ

    Aileler, Bakan Dinçyürek’e, “Çocuklar öldükten sonra mı açıklama yapıyorsunuz?” şeklinde tepki gösterdi. Bazı aileler bakanın açıklamasının ardından fenalık geçirdi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Falyalı Cinayetinde Yeni Gelişme! 3 Sanık 17 Davadan Suçlu Bulundu

    Falyalı Cinayetinde Yeni Gelişme! 3 Sanık 17 Davadan Suçlu Bulundu


    Girne’nin Çatalköy bölgesinde 8 Şubat 2022 tarihinde uğradığı silahlı saldırıda şoförü Murat Demirtaş’la birlikte hayatını kaybeden iş insanı Halil Falyalı cinayetiyle ilgili davada bugün mahkumiyet kararı açıklandı. Girne Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanıklar Ömer Tunç, Veysel Sare ve Musa Çiçek planlayarak adam öldürme suçu başta olmak üzere 17 davadan suçlu bulundu.

    Girne Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Banu Soyer, Kıdemli Yargıç Mine Ozankaya ve Yargıç Temay Sağer’den oluşan ağır ceza heyeti, sanıkların organize hareket ederek, planlayarak, silahlı saldırıyı gerçekleştirdiğine vurgu yaptı. Heyet, planlayarak adam öldürme suçunun müebbet hapis öngören ceza yasasındaki en ağır suçlardan olduğunu kaydederek, sanıkları yargılandıkları davalardan suçlu bularak, mahkum ettiklerini açıkladı.

    Heyet, sanıklara verilecek hapis cezasının süresini ise yarın açıklayacağını belirtti.

    DAVANIN GEÇMİŞİ

    Girne bölgesi Çatalköy mevkiinde 8 Şubat 2022 tarihinde arabasındayken silahlı saldırıya uğrayan Halil Falyalı, ağır yaralı olarak Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine kaldırılmıştı. Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesine nakledilen Falyalı kurtarılamamış, şoförü Murat Demirtaş da olay yerinde yaşamını yitirmişti. Cinayetle ilgili 14 Şubat 2022 tarihinde yapılan aramalarda olay yerinin yaklaşık bir kilometre batısındaki dere yatağına atılmış iki Kalaşnikof, bu silahlara ait 4 şarjör ve 39 mermi ile 9 mm çapında tabanca, tabancaya ait şarjör ve 13 mermi bulunmuştu. Balistik incelemelerde bu silahların olayda kullanıldığı saptanmıştı. Soruşturmanın KKTC ayağında Veysel Sare, Musa Çiçek ve Ömer Tunç yakalanırken, Türkiye’de ise 9, 12 ve 13 Şubat’ta düzenlenen operasyonlarda yakalanan Mustafa Söylemez’in de aralarında bulunduğu 8 şüpheli gözaltına alınmıştı. Veysel Sare, Musa Çiçek ve Ömer Tunç yargılanmak üzere 4 Mart 2022 tarihinde cezaevine gönderilmişti. Türkiye’de tutuklu olan sanıklar hakkındaki karar 19 Ocak 2024 tarihinde açıklanmıştı. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık Mustafa Söylemez’i, ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 2 kez müebbet hapis cezasına çarptırmıştı. Mahkeme, diğer sanıklar Abdurrahim Çelik, Cengiz Şener ve Ender Yıldız’ı, ‘tasarlayarak öldürmeye yardım’ suçundan 12 yıl 6 ay olmak üzere toplam 25’şer yıl hapisle cezalandırmıştı.

    Sanık Mehmet Faysal Söylemez’in “Tasarlayarak iki kez adam öldürme” ve “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” suçlarından sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı vererek tahliyesine karar verilmişti.

    Mahkeme ayrıca tüm sanıklar hakkında “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından ise beraat kararı verirken, Sanık Metin Süs hakkında üzerine atılı tüm suçlardan beraatına karar vermişti. Mahkeme heyeti, sanık Cemil Önal hakkında ise “Tasarlayarak adam öldürme” suçundan 2 kez ve “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan hakkındaki davanın ayrılmasına hükmetmişti.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • KKTC Başbakanı Üstel, Adaylık Başvurusunu Yaptı

    KKTC Başbakanı Üstel, Adaylık Başvurusunu Yaptı


    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ünal Üstel, partisinin olağan genel kurulunda genel başkanlığa tekrar aday olmak için başvuruda bulundu. Beraberinde eşi ve bazı bakanlar ile birlikte Başkent Lefkoşa’daki UBP Genel Merkezi’ne gelen Üstel, 21 Eylül’de yapılacak UBP 23. Olağan Kurultayı için genel başkan adaylığı başvurusuna ait dilekçe ve evraklardan oluşan dosyayı, UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu’na teslim etti.

    Üstel, başvurunun ardından düzenlediği basın toplantısında, partisinin ciddi saldırı altında olduğunu ve bu saldırılara karşı kendilerinin tek yürek olduğunu söyleyerek, “Muhalefet partilerini ve gazeteleri arkasına alarak partimize saldırmayı, kendi ülkelerinin hükümetini aşağılamayı marifet sayanlara UBP üyeleri gereken cevabı sandıkta verecektir.” ifadelerini kullandı.

    Yeni projeler ve istikrar için kurultayın önemine işaret eden Üstel, parti üyelerinin vereceği büyük destekle iktidarlarının daha da güçlenerek verdiği tüm söz ve vaatleri yerine getireceğini belirtti.

    Üstel, kendi döneminde Türkiye ile ilişkilerde oldukça uyumlu bir dönem geçirdiklerini hatırlatarak, “Halkımıza bazı hükümetler gibi maaş krizleri yaşatmadık. Yaşanan tüm ekonomik sıkıntılara rağmen kamu çalışanlarımıza, özel sektör çalışanlarımıza tarihte görülmemiş maaş iyileştirmeleri yaptık. Asgari ücreti döviz bazında Avrupa’nın en yüksek birkaç asgari ücretinden biri haline getirdik. İş dünyamıza, sanayicimize, tarımcımıza, hayvancımıza ve çiftçimize tarihte görülmemiş teşvikler verdik. Üstelik bunları söz verdiğimiz zamanlarda ödedik. Kadın girişimcilerimize hibeler, krediler ve destekler sağladık.” diye konuştu.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Emeklilik Sistemi Değişecek mi? Erdoğan Muhalefete Yüklendi, Yeni Yasama Dönemini İşaret Etti

    Emeklilik Sistemi Değişecek mi? Erdoğan Muhalefete Yüklendi, Yeni Yasama Dönemini İşaret Etti

    Erdoğan, KKTC dönüşü gazetecilere verdiği yanıtta, Emeklilik sisteminin tümden değişeceği söylentileri hakkında konuştu. Erdoğan, “Abdullah Güler “ne söylediyse o” dedi. Muhalefetin emekli maaşıyla ilgili yaptığı eleştirilere de yüklenen Erdoğan, “Muhalefete bakıyorsunuz, düşünmeden, görüşmeden, konuşmadan “asgari ücret 17 bin” diyor. Bunların sırtında maalesef küfe yok” sözlerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını cevapladı. Emeklilik sisteminin komple değişeceğine ilişkin iddialara cevap Erdoğan, “Abdullah Güler “ne söylediyse gündemimizde o var” dedi.

    Erdoğan emekli maaşlarıyla ilgili muhalefetin eleştirilerine de yüklenerek, “Muhalefete bakıyorsunuz, düşünmeden, görüşmeden, konuşmadan “asgari ücret 17 bin” diyor. Bunların sırtında maalesef küfe yok. Biz ölçüyoruz, biçiyoruz. Nasıl bu işi ekonomik dengeleri bozmayacak biçimde götürürüz? Buna bakıyoruz, adımlarımızı da buna göre atıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan’ın açıklamalarının tamamı şöyle:

    “KKTC Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, bir gün önce dikkat çekici bir açıklama yaptı. “Güney Kıbrıs, Yunanistan’la Larnaka kıyılarında bir deniz üssü inşa etme girişiminde. Amerika ve Avrupa Birliği ile anlaştıkları yönünde haberler çıkıyor. Bunlar yalanlanmadı” diyor. Dolayısıyla artık Kuzey Kıbrıs’ta Türkiye’yle anlaşılarak bir deniz üssü kurulmasının zamanı geldiğini söylüyor. Deniz ve hava üssü kurulması kısa zamanda söz konusu olur mu? Bu konuda adımlar atılacak mı? Diğer yandan Güney Kıbrıs’ı İsrail’in lojistik üs olarak kullandığına dönük haberlerde çok çıkıyor. Sayın Tatar da bunun Kıbrıs’ı, Ortadoğu’daki bazı büyük terör örgütlerinin hedefi haline getireceği yönünde uyarılarda bulundu. Bu tür bir gelişme konusunda Türkiye hangi adımlara atmayı düşünür?” sözlerini cevaplayan Erdoğan’ın yanıtı şöyle:

    “Şu anda Ada’da Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı binasıyla, Kuzey Kıbrıs Parlamento binası inşaatı yapıyoruz. Onları bir göreyim, durum nedir dedim. Her ikisi de muhteşem birer bina oluyor. Allah nasip ederse en geç Kasım ayı ortalarında bitecek. Bu iki bina, başkanlık binasıyla parlamento binası bittiği zaman, yanında da oraya hizmet verecek gayet güzel bir mescit yapılıyor. Herhalde bu üslerden daha önemli bir şey yok. Onlar askeri üs yapıyor, biz siyasi üs yapıyoruz. Çalışmayı en güzel şekilde devam ettireceğiz. Bu arada, tekrar bir kontrole gidip inşaat ne durumda onu görmem lazım. Gördüğüm kadarıyla Kıbrıs taşından hakikaten muhteşem bir eser meydana geliyor. Yani Türkiye gerektiği zamanda gereken adımları atar, yapılması gerekenleri yapar. Adanın huzuruna asla katkı sağlamayacak, gerginlikleri artıracak ve uluslararası hukuk ihlallerine yol açacak adımlardan özenle kaçınmak gerekir. İsrail’deki katliama ortak olmak ne Rumlara ne Yunanistan’a fayda sağlar. Ayrıca gerekirse deniz üssü ve deniz yapılarını Kuzeyde yaparız. Bizim de denizimiz var. Mesela yeni bir doğalgaz gemisi alıyoruz. Sakarya Gaz Sahası’ndaki gaz üretiminde kullanılacak, yüzer gaz işletme platformu gemisi. Yaklaşık 2 ay sonra Türkiye’de olacak. 300 metre boyunda 58 metre genişliğinde. 5 milyon hane halkına yetecek kadar doğalgazı üretecek bu platform belki orada 15-20 yıl kalacak. Adeta bir üs gibi. Önümüzdeki hafta yola çıkıyor ve Türkiye’ye gelecek. Zaten o üssü gördükleri zaman yeter onlara.”

    MSB’NİN KUZEY IRAK’A İLİŞKİN OPERASYONLARINA YORUMU

    Erdoğan, “Milli Savunma Bakanlığı uzun süredir “kilit kapanıyor” başlığıyla Kuzey Irak’a ilişkin operasyonları paylaşıyor. Siz de dönem dönem Irak’ın kuzeyinde PKK varlığının tamamen bitirileceğini belirttiniz. Bu konuda neredeyiz? Bu yaz döneminde bu iş biter mi, ne dersiniz?” sorusuna karşın, “Terörle mücadele bir matematik olayı değil. İki kere iki dört diyemezsiniz. Örneğin Pençe Kilit Harekat bölgesinde Piyade Yarbay Abdullah Cem Demirkan kardeşimiz yaralandı. 15 gün yaralı olarak kaldı ve maalesef şehit oldu. Bunların hepsinin intikamını alıyoruz. Faturayı çok ağır ödüyorlar, ödemeye de devam edecekler. Ama bilsek ki terörle mücadele bir matematik olayıdır, kalkarız açıklamayı da ona göre yaparız. Dolayısıyla da terörle mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Önünde sonunda kazanan inşallah yine biz olacağız. Artık onları bekleyen son yakındır. Bu ülkenin insanlarına çektirdikleri acıların hesabı soruluyor. Terör meselesini kökünden bitireceğiz. Sağa sola koşturmaları, destek arama çabaları da bu yüzden. Ne yaparlarsa yapsınlar fayda göremeyecekler. Bu ülkenin insanlarına yaşattıklarının hesabını öyle ya da böyle veriyorlar. Askerimiz, polisimiz, istihbaratçılarımız sahada ve onların güçlü nefesini sürekli enselerinde hissediyorlar. Burunlarını dahi çıkartamadıkları mağaralar onları koruyamayacak” dedi.

    ‘SAYIN MIÇOTAKİS’İN BU BAKANINA HADDİNİ BİLDİRMESİ LAZIM’

    “Yunan Savunma Bakanının açıklamalarıyla ilgili konuştunuz. Hem Türk askeri hem Türkiye’yle ilgili ‘Ada’da işgalci’ ifadelerini kullandı. Yakın zamanda Yunanistan ile ısınmaya, normalleşmeye başlayan ilişkiler vardı. Bu açıklamalar Türk-Yunan ilişkilerini tekrar soğuma noktasına getirebilecek düzeyde mi?” sorusunu cevaplayan Erdoğan, Miçotakis’i de eleştirerek, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Zaman zaman Yunanistan’daki popülist figürlerin bu tür söylemlerle iki ülke arasındaki ilişkileri dinamitleme gayretlerine şahit oluyoruz. Biz Yunanistan ile iyi komşuluk anlayışıyla ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Tabii bu durum, böylesi hezeyanlara sessiz kalmamızı gerektirmiyor. Herkesin çok iyi bildiği gibi Türkiye, Kıbrıs Barış Harekatı’nı adından da anlaşılacağı gibi barış için yapmıştır ve bu müdahale neticesinde huzur tesis edilmiştir. O tarihte Kıbrıs’ta hem Rum kesimi hem Yunanistan’daki darbeciler tarafından başlatılan soykırıma Türkiye, net ve keskin bir son vermek için bu harekâtı yapmıştır. Yani uluslararası hukukun bize tanıdığı garantörlük hakkı kapsamında bu müdahale yapılmıştır. Türk askeri düşmanına bile zulmetmeyen ama mazlumun hakkını asla çiğnetmeyen şanlı bir maziye sahiptir. Aynı anlayışla bugün de gelecekte de hareket etmeye devam edecektir. Bilsinler ki Mehmetçiğin ayak bastığı topraklarda işgal kültürü değil, huzur hâkim olur. Son NATO zirvesinde Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile konuştum. “Aynı gün ben Kuzey Kıbrıs’ta bulunacağım, orada Kuzey Kıbrıs halkına hitap edeceğim. Öğrendiğime göre siz de Güney’de olacakmışsınız, orada hitap edecekmişsiniz. Herhalde birbirimizi rahatsız edecek herhangi bir açıklama yapmayız” dedim. O da benim gibi düşündüğünü söyledi. Fakat Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ne yazık ki; farklı bir havada, belli ki Miçotakis ile yaptığımız görüşmeden haberi yoktu, ileri geri açıklamalar yaptı. Onun bir defa kalkıp da Türklerin orada işgalci olduğunu söylemesinden daha densiz, edep dışı bir ifade olamaz. Dolayısıyla, Sayın Miçotakis’in bu bakanına haddini bildirmesi lazım. Bizim çok daha fazla konuşmamıza zaten gerek yok. Konuşacaklarımızı bugün zaten konuştuk. Yolumuza da aynen devam ediyoruz.”

    Emeklilik Sistemi Değişecek mi? Erdoğan Muhalefete Yüklendi, Yeni Yasama Dönemini İşaret Etti - Resim : 1

    İSRAİL TEPKİSİ

    İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı tarafından işgalci olarak mahkûm edilmesini ve Gazze’de yaşanan son gelişmeleri yorumlayan Erdoğan, şu cümleleri kullandı:

    “Uluslararası Adalet Divanı aynı zamanda İsrail’i tazminata mahkûm etti. Miktarını henüz açıklamadılar. İsrail zaten bugüne kadar Uluslararası Adalet Divanı’nın verdiği kararların hiçbirini uygulamadı. Çünkü yanında başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, Batı var. Biz şu anda Uluslararası Adalet Divanı’na karşı dünyanın değişik birçok ülkesiyle birlikte gerekli baskıyı yapıyoruz ve buna devam edeceğiz. İspanya’nın duruşu burada çok çok önemliydi. Finlandiya’nın, Norveç’in tüm bunların duruşları önemliydi. Biz bu işi takip edeceğiz, kovalayacağız ve en sonunda inşallah burada bir netice alacağız diye düşünüyorum. İsrail durdurulmalıdır. Bunu sağlamak hepimizin görevidir. İsrail’e destek olarak, mazlum Filistin halkının yıllardır yaşadığı sistematik zulmü görmezden gelerek bir yere varmak mümkün değildir. İsrail yaptıklarının cezasını çekmeli, bu ceza bir daha kimsenin böylesi bir zulmü aklından geçirememesini sağlayacak kadar ibretlik olmalıdır. Umarım bu karar ve bundan önce alınan ve İsrail tarafından uygulanmayan kararlar uluslararası toplumda bir uyanışı beraberinde getirir. Filistinlilerin acılarına alışmamalı, onların durumunu olağan görmemeliyiz. Her yeni günde daha çok artan bir tonda sesimizi zulme karşı yükseltmeliyiz. Bu bizim insani görevimiz, tarihe borcumuzdur. Bugün takınılan ya da takınılmayan her tavır tarihe geçmektedir. Herkesi tarihin doğru tarafında durmaya bir kez daha davet ediyorum.

    ‘İSRAİL ZULMÜNE KARŞI BİRLEŞMELİYİZ’

    Bu konuyla ilgili olarak İsrail, 1947’de ne yaptıysa şimdi de aynısını yapıyor, değişen bir şey yok. Tüm mesele İsrail’in bu davranışlarına karşı haktan yana olanlar, adaletten yana olanların el ele verip bu Uluslararası Adalet Divanı’nın verdiği kararın yanında herkesin yer almasını sağlamaktır. Bu oyunu ancak, böylesi bir duruşla bozarız. Bu zulmü sona erdirmek için ABD yönetiminin İsrail’e baskı yapması, katil Netanyahu’ya ve beraberindekilere verdiği desteği çekmesi şarttır. İsrail’in coğrafyamızı kendi karanlığına çekip bölgeyi yangın yerine çevirme isteği ortadadır. Gazze’de onca zulme rağmen hedeflerine ulaşamamanın hıncı ile hareket etmektedir. Uluslararası toplumun bir ve kararlı karşı koyuşu İsrail’in en istemediği şeydir. İsrail zulmüne karşı birleşmeli ve onları uluslararası hukuka uymaya zorlamalıyız. Bu sayede sadece Gazze ya da Filistin değil, ateş çemberine dönmüş bölgemiz de büyük çatışmaların içine çekilmekten kurtulur.”

    MICROSOFT KRİZİ

    Microsoft krizine ilişkin “Geçtiğimiz gün dünyanın büyük bir bölümü şu ana kadar tarihin en büyük bilişim krizi olarak görülen sorundan etkilendi. Biz de etkilendik. Bazı uçuşlarda aksaklıklar yaşandı, bazı bankalardan para çekilemedi. Haliyle o saatlerde hepimiz kaygılandık, korktuk ve milli ve yerli yazılımın önemini bir kez daha anlatmış olduk. Neredeyiz bu konuda Türkiye olarak güvende hissetmeli miyiz?” sorusunu cevaplayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu kriz nedeniyle bizde bir sıkıntı yok şu anda. Arkadaşlar, Türk Hava Yolları’nda olsun, diğer tüm birimlerde olsun tedbirleri aldılar. Şu anda işlerimiz ufak tefek aksamalarla yürüyor. Yani dünyadaki sıkıntı bizde aynen yok. Daha iyiyiz. Bu konuda ek tedbirler almak gerekiyorsa alırız. Bununla ilgili arkadaşlarımız çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Hiçbir alanı boş bırakmadığımız gibi bu alanı da boş bırakmıyor ve atılması gereken adımları hızla, vatandaşlarımızı mağdur etmeden atıyoruz.”

    TRUMP SORUSUNA YANIT: YAPACAĞIMIZ ÇOK İLGİNÇ ÇALIŞMALAR VAR

    Erdoğan, “Trump zaten daha önce bir dönem görev yaptı ve siz onunla çalıştınız. Sonrasında da Biden seçildi ve onunla da bir süre çalıştınız. Şimdi Trump’ın yeniden anketlerde önde gittiğini görüyoruz, ki siz de kendisiyle görüştünüz. Türkiye-Amerika ilişkileri bağlamında önümüzdeki süreçle ilgili, Türkiye için iyi günler gelecek ifadesi kullandığınız için soruyorum. Daha iyisini bekliyor muyuz bugünkünden?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

    Bu konuya şimdi girmem pek doğru olmaz. Çünkü yapacağımız çok ilginç çalışmalar var. Geçen hafta çarşamba günü Macar Başbakanı Viktor Orban konuğumuzdu. Görüşmemizden sonra da “Trump’la bir akşam yemeği yiyeceğiz” dedi. Bu arada aynı zamanda da NATO zirvesi devam ediyordu. Ertesi gün Viktor Orban’ı yoğun bir şekilde eleştirmeye başladılar. “Yok şöyle dedi, yok böyleler, biz Viktor’un dediklerine katılmıyoruz, söyledikleri doğru şeyler değil” dediler. Sayın Orban malum Moskova’ya gitti, eleştirdiler. Çin’e gitti aynı şekilde eleştirdiler. Ardından Şuşa’daki toplantıya katıldı, eleştirdiler. Şimdi de Macaristan’ı AB dönem başkanlığından nasıl alırız, bunun hesabı içindeler. Bize de düşen şu anda sabır. Bu sabırla birlikte de inşallah gereğini vakti saati geldiğinde birlikte yaparız. Sayın Trump ile kendisine yapılan suikast girişimini konuştum. Kendilerini alçakça saldırı karşısında demokrasinin yanında durmaları nedeniyle tebrik ettim. Biz demokrasinin tarafındayız ve ülkelerin geleceklerine halkların özgür iradelerinin karar vermesinden yanayız.

    ‘EMEKLİLERİMİZİN DAİMA YANINDAYIZ’

    “Meclisin tatil öncesi görüştüğü en önemli düzenlemelerden biri vergi adımları ve en düşük emekli maaşının 12 bin 500 liraya yükseltilmesine yönelik düzenleme oldu. Basına yansıyan bazı haberler var emeklilik sisteminde köklü değişiklik içeren yeni bir hazırlık yapılıyor diye. Bu konuyla ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?” sorusunu yanıtlayan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Bizler toplumumuzun her kesimi gibi emeklilerimizin de daima yanındayız. Emeklilerimizi enflasyona ezdirmemek için azami gayret gösteriyor, elimizden gelenin daha fazlasını imkanlar nispetinde yapıyoruz. Eldeki imkanlar dahilinde en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Engelleri aşmayı kendimize şiar edinmiş bir iktidar olarak sürekli tüm vatandaşlarımızın refahını artırmak için sürekli yeni yol haritaları oluşturuyoruz. Ekonomik istikrardan taviz vermeden, popülizm tuzaklarına düşmeden en rasyonel adımı nasıl atarız anlayışı içinde hareket ediyoruz. Aslında Grup Başkanımız Abdullah Güler gerekli açıklamaları yaptı. En düşük emekli maaşının 12 bin 500 lira olacağını açıkladı. Bütün bunlara rağmen muhalefet bakıyorsunuz, düşünmeden, görüşmeden, konuşmadan “asgari ücret 17 bin” diyor. Bunların sırtında maalesef küfe yok. Biz ölçüyoruz, biçiyoruz. Nasıl bu işi ekonomik dengeleri bozmayacak biçimde götürürüz? Buna bakıyoruz, adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Onun için de yeni yasama döneminde inşallah bu konuyu gündeme alacağız. O şekilde de yola devam edeceğiz. Grup başkanımız ne açıkladıysa gündemimizde o konular var, gerisi söylentiden ibaret. “

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***