Etiket: Kilise

  • İngiltere’yi Sarsan Skandal! Sahte Rahipler Pedofili Adası Kurmuş

    İngiltere’yi Sarsan Skandal! Sahte Rahipler Pedofili Adası Kurmuş


    İngiltere’nin Pembrokeshire kıyısında doğal güzellikleriyle ünlü Caldey Adası yıllar boyunca huzur arayan turistlerin gözdesi olarak biliniyor. Ancak bu masum görüntünün ardında derin ve karanlık bir geçmiş yatıyor. 54 çocuğun cinsel istismara uğradığı bir manastır adanın tarihine damga vuran korkunç bir sırrı barındırıyor.

    Her yaz 60 binden fazla turist Caldey Adası’na feribotla seyahat ederken, çoğu bu güzel adanın karanlık geçmişinden habersiz. Raporlar dini liderlerin ve sahte rahiplerin, küçük çocukları hedef alarak ebeveynlerinin güvenini kazanmak için karmaşık stratejiler geliştirdiğini ortaya koyuyor. Bu durum, adanın tarihi manastır geleneğiyle birleşince daha da ürkütücü bir hal alıyor.

    Yüzyıllara dayanan manastır geleneği günümüze kadar ulaştı. Ancak 1925 yılında bu yapılar Sistersiyen Tarikatı’na satılmış ve sonrasında yaşanan istismar olaylarının bu tarikatın denetimi altında gerçekleştiği iddia edildi. 1960 ile 1992 yılları arasında, bazıları yalnızca 3 yaşında olan çocuklar hem sahte rahipler hem de çeşitli din adamları tarafından cinsel tacize uğramış.

    KORKUNÇ İHLALLERİN TANIKLARI

    73 sayfalık araştırma raporu Başrahip Peder Jan Rossey tarafından görevlendirilen eski yardımcı polis ve suç komiseri Jan Pickles OBE tarafından derlendi. Adadan kurtulan 16 mağdur yaşadıkları dehşeti raporda paylaştı. Raporun merkezinde ‘Peder Thadd’ olarak bilinen ve 1992’deki ölümüne kadar adaletten kaçan seri cinsel suçlu Peder Thaddeus Kotik yer alıyor. Kotik kutsal olarak adlandırdığı bu adada çocuklara yönelik istismarlarını sürdürürken, hiçbir cezai suçlamayla karşılaşmadı.

    MAĞDURLARIN SESLERİ

    Kotik’in 1992’deki ölümünün ardından adaya gömülmesi, mağdurlar için yeni bir travmanın başlangıcı oldu. 2017 yılında kimliği belirsiz bir kadın mağdur, rahibin kalıntılarının mezardan çıkarılıp adadan taşınmasını talep etti. Bu durum adanın geçmişinin hala peşini bırakmadığını göstermektedir.

    2011 yılında 11 ay boyunca aynı adada yaşayan Peder John Shannon, çocuklara ait uygunsuz fotoğraflar bulundurduğu gerekçesiyle hapse mahkum edildi. Bu olay adanın karanlık geçmişinin sadece bir parçası.

    TAZMİNAT VE ÖZÜR

    Mart 2017’de, Manastır’a karşı açılan bir hukuk davasında mağdurlar için tazminat ödenmesine karar verildi. 5.5 yaşına kadar adada yaşayan ve cinsel tacize uğrayan Rebecca, aldığı tazminatı “sus parası” olarak tanımlamıştır.

    Son olarak 2023 yılında başrahip olarak atanan Peder Jan Rossey tüm bu acılar için samimi bir özür diledi ve “Tüm bu yaşananlardan dolayı çok üzgünüm” dedi.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Diyarbakır’da 500 yıllık Surp Sarkis Ermeni Kilisesi’nde restorasyon çalışması başlatıldı

    Diyarbakır’da 500 yıllık Surp Sarkis Ermeni Kilisesi’nde restorasyon çalışması başlatıldı


    Maşalyan da kilisenin 500 yılı aşkın süredir burada olduğunu söyledi.

    Kilisenin terk edildiği için metruk hale geldiğini anlatan Maşalyan, şöyle konuştu:

    “Kilisenin bu halde olması bizim için yürek acısıydı. Diyarbakırlılar için övünelecek bir şey değildi. Eski zamanlarda bir medeniyetin kalitesi ve büyüklüğü, mabetlerinin ya da kabirlerinin güzelliğiyle ölçülürdü. Onun için piramitlerden başlayarak her ulus kendi inancına göre en büyük mabetleri yapmaya çalışmış. Nasıl ki ayakta duran Surp Giragos Kilisemiz, Orta Doğu’daki en büyük Ermeni kilisesi olma vasfını sürdürmekteyse, bu kilisenin de ondan aşağı kalır yanı yok.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya’da kilise üyeliğindeki düşüş sürüyor

    Almanya’da kilise üyeliğindeki düşüş sürüyor


    Almanya’nın iki büyük kilisesinde (Katolik ve Protestan) üye sayısındaki düşüş devam ediyor. Perşembe günü Bonn’da düzenlenen Alman Piskoposlar Konseransı’nda sunulan istatistiklere göre, geçen yıl 402 bin 694 Katolik Hristiyan, Kilise ile bağını kesti. Böylece 2023, bugüne dek kiliseden ayrılma konusunda en yüksek sayının açıklandığı ikinci yıl oldu.

    DW Türkçe’nin aktardığına göre 2022’de 520 binden fazla kişi kiliseden çıkmış, bu da yakın tarihte Almanya’da bir senede en fazla kişinin kiliseden ayrıldığı yıl olarak kayıtlara geçmişti. Toplam üye sayısının azalmasının tek sebebi kiliseden ayrılanlar değil. Her yıl vaftiz edilenden daha çok sayıda Katolik ve Protestan Hristiyan da ölüyor.

    2023’te Katolik Kilisesi’ne katılanların sayısı ise 1559, daha önce ayrılıp yeniden katılan kişilerin sayısı ise 4 bin 127 oldu.

    KİLİSEYE ÜYE OLANLAR EKSTRA VERGİ ÖDÜYOR

    Almanya’da resmi olarak bir kiliseye üye olan kişiler nüfusun geri kalanının ödediği normal vergilere ek olarak kilisenin finansmanıma yardımcı olan bir kilise vergisi ödüyor. Resmi olarak kiliselerden ayrılanlar ise bu vergiyi ödemiyor. Düşük gelirliler, işsizler, emekliler ve öğrenciler için de bu vergide bazı muafiyetler bulunuyor.

    Almanya’daki Katolik Kilisesi’nin geçen yılın sonuna kadar 20,35 milyon üyesi vardı. Psikoposlar Konferansı’nın yıllık raporunda kiliseden ayrılışların sebepleri değerlendirilmedi. Ancak bazı din adamlarının isminin karıştığı istismar vakaları sebebiyle pek çok Hristiyan’ın kiliseye sırtını dönüğü kamuoyunda oldukça gündemde olan bir konu.

    Almanya’da Hristiyan nüfus, Katolik ve Protestanlar olarak neredeyse eşit bir şekilde ikiye bölünmüş durumda. Son yıllarda üye kaybeden tek kilise Katolik Kilisesi değil. Protestan Kilisesi tarafından mayıs ayında yapılan açıklamada, geçen yıl yaklaşık 380 bin resmi ayrılık olduğunu duyurmuş ve güncel üye sayısının 18,56 milyon olduğunu bildirmişti. (DW Türkçe)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Santa Maria Kilisesi saldırısı şüphelileri ile bağlantılı 30 kişi yakalandı

    Santa Maria Kilisesi saldırısı şüphelileri ile bağlantılı 30 kişi yakalandı



    28 Ocak’ta İstanbul’un Sarıyer ilçesinde gerçekleşen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısı failleri ve çatışma bölgeleri ile bağlantılı IŞİD terör örgütü örgütü şüphelisi 30 kişinin yakalandığı açıklandı. Açıklamaya göre aynı terör örgütüne yönelik Ankara’daki operasyonlarda da 18 şüpheli yakalandı.

    Operasyonlar Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirdi. Konuya ilişkin açıklama ise İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından sosyal medya üzerinden yapıldı. Açıklama şöyle:

    “İstanbul’da Santa Maria Kilisesi’nde meydana gelen silahlı saldırı olayının failleri ile bağlantılı ve çatışma bölgeleriyle irtibatlı olan şahıslar başta olmak üzere DEAŞ Terör Örgütüne yönelik düzenlenen “BOZDOĞAN-21” operasyonlarında 48 şüpheli yakalandı. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan çalışmalar sonucu; DEAŞ terör örgütü ile bağlantılı oldukları tespit edilen 18 şüpheli yakalandı”

    Yerlikaya, terörle mücadele operasyonlarının kararlılıkla devam edeceği vurgusu da yaptı.

    25 KİŞİ TUTUKLANMIŞTI

    28 Ocak’ta İstanbul’un Sarıyer semtinde bulunan Santa Maria Kilisesi’ne ayin sırasında düzenlenen saldırıda Tuncer Murat Cihan yaşamını yitirmişti. Olaydan hemen sonra gözaltına alınan terör örgütü bağlantılı 60 şüpheliden 26’sının sınırdışı edildiği açıklanmış, diğer şüphelilerden 25’i tutuklanmış, 9 şüpheli hakkında da adli kontrol kararı verilmişti.

    Kaynak: ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cezaevinde ölen Rus muhalif lider Navalny, son yolculuğuna uğurlanıyor

    Cezaevinde ölen Rus muhalif lider Navalny, son yolculuğuna uğurlanıyor


    Cezaevinde ölen Rus muhalif lider Aleksey Navalny, bugün başkent Moskova’da düzenlenecek cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlanacak. Ancak Navalny bazı için kiliseler tören düzenlemeyi reddederken yakın arkadaşları da cenaze aracı bile kiralayamadıklarını belirtti.

    REKLAM

    Rusya’nın Kuzey Kutup Dairesi’nde bir ceza kolonisinde aniden hayatını kaybeden muhalif lider Aleksey Navalny, yoğun güvenlik önlemleri altında düzenlenecek törenin ardından bugün başkent Moskova’da toprağa verilecek.

    Kremlin ve Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en sert muhalifi olan 47 yaşındaki Navalny, 16 Şubat’ta, hakkındaki 30 yıllık hapis cezasını çektiği sırada cezaevinde aniden ölmüştü. 

    Navalny için bugün yerel saatle 14.00’te, daha önceden yaşadığı Moskova’nın Maryino semtindeki Meryem Ana Kilisesi’nde bir dini tören düzenlenecek.

    Kilisenin önünde yoğun güvenlik görevlisi varlığı göze çarparken etrafındaki binaların çatılarında polislerin bulunması dikkatlerden kaçmadı. 

    Akabinde Moskova Nehri’ne yakın Borisovskoye Mezarlığı’na defnedilmesi planlanıyor. 

    Destekçileri, Moskova’daki bazı kiliselerin Navalny için dini tören düzenlemeyi reddettiğini dile getirdi. 

    Aleksey Navalny’nin cenazesi, ölümünün ardından uzun süre ailesine verilmemişti.

    Annesi 69 yaşındaki annesi Lyudmila Navalnaya, günler süren mücadelesinin ardından oğlunun cansız bedenini teslim alabilmişti. 

    Bugünkü törene Navalny’nin annesinin de katılması bekleniyor. 

    Ancak dini merasim için kiliseye başka kimlerin alınacağı belli değil.

    Eşi Yulia Navalnaya ve iki çocuğu yurt dışında olduğu için törende bulunamayacak.

    Muhalif siyasetçinin yakın arkadaşları, töreni internet üzerinden canlı yayınlayacaklarını bildirdi. 

    Yakın arkadaşları, liderleri Aleksey Navalny için düzenlemek istedikleri geniş katılımlı cenaze törenin yetkililer tarafından engellendiğini duyurdu. 

    Hatta cenaze arabası kiralamalarının dahi engellendiğini belirttiler. 

    Kremlin ise Navalny’nin cenaze düzenlemeleriyle hiçbir ilgisi olmadığını iddia etti. 

    Çalışma arkadaşları, Navalny’nin hayatını kaybetmesinden Devlet Başkanı Vladimir Putin’in sorumlu olduğunu bildirdi. 

    Kremlin, Navalny’nin ölümü ile herhangi bir bağının olmadığını ileri sürdü. 

    Navalny’nin ölüm sertifikasına da “doğul yolla ölüm” yazıldı. 

    REKLAM

    Ancak yakınları, cenazede otopsi yapılmasına izin verilmediğini kaydetti. 

    Navalny’nin ölümü dünya genelinde özellikle de Batılı ülkeler tarafından sert ifadelerle kınanandı. 

    ABD öncülüğündeki Batılı ülkeler, Navalny’nin ölümü nedeniyle Rusya’ya yönelik yeni yaptırımları hayata geçirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Serbest bırakılanlar eylemlere başladı: Kilise saldırısında IŞİD’ten serbest kalan bir kişi daha tutuklandı

    Serbest bırakılanlar eylemlere başladı: Kilise saldırısında IŞİD’ten serbest kalan bir kişi daha tutuklandı



    İstanbul Sarıyer’de bulunan Santa Maria İtalyan Kilisesi’ne 28 Ocak Pazar günü saat 11.40 sıralarında iki kişi tarafından yapılan silahlı saldırı düzenlenmişti. IŞİD’in üstlendiği silahlı saldırıda 52 yaşındaki Tuncer Murat Cihan hayatını kaybetmişti.

    10 Haber’den Masum Gök’ün haberine göre; Santa Maria Kilisesi saldırısında tutuklananlar arasında saldırıdan 47 gün önce başka bir IŞİD davasından serbest bırakılan bir kişi daha olduğu çıktı.

    Daha önce de Santa Maira Kilisesi saldırısından tutuklanan Mirzoev’in bir başka IŞİD davasından serbest bırakıldığı ortaya çıkmıştı. Mirzoev’le aynı davada yargılanıp serbest bırakılan Muhammed Dakiev’in de Santa Maria Kilisesi saldırısından sonra tutuklandığı öğrenildi.

    MİRZOEV’İ TANIDIĞINI SÖYLEDİ: “ABD’YE GİDEBİLMEK AMACIYLA MEKSİKA’YA BİLET SORMUŞTU”

    1998 Çeçenistan doğumlu olan Dakiev 10 Ağustos’ta Mirzoev ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanmıştı. 12 Aralık’ta davanın ilk duruşmasında Dakiev de diğer sanıklarla beraber beraat etti. Oturma izni de olmayan Dakiev, Çeçenistan’dan Rusya’da askerlik yapmak istemediği için geldiğini söyledi. IŞİD davasından gözaltına alındığında ise savcılık ifadesinde Mirzoev’i tanıdığını belirterek şöyle konuşmuştu:

    “Sadece ifademe eklemek istediğim bir husus vardır. O da Mirzoev isimli şahsı fotoğrafı gösterildiğinde tanımadığımı belirtmiştim. Ancak ifadeden sonra hatırladım. ABD’ye gidebilmek amacıyla Meksika ülkesine uçak bileti olup olmadığını bu şahıs bana sormuştu. Bunun haricinde şahısla herhangi bir bağlantım olmadı. İfademde sorulan pasaport görselleri, uçak biletleriyle ilgili tüm bildiklerimi anlattım.”

    DOSYA İSTİNAFTA

    12 Aralık’ta görülen IŞİD davasında savcının terör örgütü üyeliğinden cezalandırılmasını istemesine rağmen mahkeme bütün sanıkların delil yetersizliğinden beraatine karar vermişti. Savcı karara itiraz ederek dosyayı istinafa taşıdı. Şu an istinafın vereceği karar bekleniyor.

    Serbest bırakılanlar eylemlere başladı: Kilise saldırısında IŞİD’ten serbest kalan bir kişi daha tutuklandı - Resim : 3
    Santa Maria Kilisesi’ne silahlı saldırı sonrası Türk bayrağı asıldı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kilise saldırısında 17 şüpheli daha gözaltında

    Kilise saldırısında 17 şüpheli daha gözaltında



    İstanbul Sarıyer’de bir kişinin hayatını kaybettiği Santa Maria Kilisesi’ndeki saldırıya ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 34 şüpheliden 25’i tutuklandı, 9 şüpheli ise adli kontrol uygulamalarına tabi tutularak serbest bırakıldı.

    Saldırıyla ilgili çok sayıda detay ortaya çıkmaya devam ederken IŞİD militanlarının oturum izni aldığı ve korsan taksicilik yaptıkları öğrenildi. Saldırıya ilişkin savcılık sevk yazısında, Başakşehir’de yakalanan Edelkhan Inazhaev’in aynı zamanda, 28 Haziran 2016’da IŞİD’in gerçekleştirdiği İstanbul Atatürk Havalimanı bombalı saldırısı şüphelisi olduğu da kaydedildi.

    17 KİŞİNİN DAHA YAKALANDIĞI DUYURULDU

    Saldırıyla bağlantılı olan terör örgütü IŞİD üyesi 17 şüpheli, İstanbul merkezli operasyonla yakalandı.

    Operasyonda adreslerdeki aramalarda çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildiği belirtildi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kilise saldırısında gözaltına alınan Inazhaev, Atatürk Havalimanı saldırısından tutuklanmış

    Kilise saldırısında gözaltına alınan Inazhaev, Atatürk Havalimanı saldırısından tutuklanmış



    İstanbul Sarıyer’de bir kişinin hayatını kaybettiği Santa Maria Kilisesi’ndeki saldırıya ilişkin savcılık sevk yazısında, Başakşehir’de yakalanan Edelkhan Inazhaev’in aynı zamanda, 28 Haziran 2016’da IŞİD’in gerçekleştirdiği İstanbul Atatürk Havalimanı bombalı saldırısı şüphelisi olduğu da kaydedildi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 34 şüpheliden 25’i tutuklandı, 9 şüpheli ise adli kontrol uygulamalarına tabi tutularak serbest bırakıldı.

    Soruşturma savcılığının şüphelilerin tutuklanmasına yönelik sevk yazısında, saldırı olayına ilişkin ayrıntılara yer verildi. Sevk yazısında, Başakşehir Güvercintepe Mahallesi’ndeki bir adreste, saldırıyı gerçekleştiren zanlılardan David Tanduev ile bağlantılı oldukları değerlendirilen Edelkhan Inazhaev ve eşi Zharaidat Esmurzieva’nın yakalandığı, yapılan aramada 1 adet kurusıkıdan bozma silah ve boş vaziyette şarjörle ele geçirildiği belirtildi.

    2016 TARİHLİ OPERASYONDA TUTUKLANMIŞ

    Edelkhan Inazhaev’in dijital materyallerinde, saldırıda kullanılan EL738FX yabancı plakalı araca ait görsellerin olduğu bilgisine yer verilen yazıda, bu şüphelinin, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda 28 Haziran 2016’da gerçekleşen bombalı ve silahlı saldırı eylemiyle bağlantılı oldukları değerlendirilen şahısların ikamet ettiği Başakşehir Kayabaşı Mahallesi’ndeki adrese yönelik 1 Temmuz 2016 tarihli operasyonda yakalanarak tutuklandığı aktarıldı.

    Şüpheli Inazhaev hakkında ayrıca, yasa dışı yollarla Suriye’ye geçme arayışında olan IŞİD mensubu Çeçen “İlyas” kod adlı şahıs olduğuna ilişkin bilgiler de bulunduğu kaydedilen yazıda, Inazhaev’in eşi Zharaıdat Esmurzieva’nın hakkında ise “DEAŞ terör örgütüne katılarak canlı bomba eylemi yapmak üzere gönüllü olduğu” şeklinde bilgiler bulunduğu ve “Abu Kasas Al Taciki” kod adlı Behruz Bobokalonov isimli şahsın eski eşi olduğu yönünde tespitler yapıldığı ifade edildi.

    Edelkhan Inazhaev’in dijital materyallerine ilişkin ön incelemede, IŞİD mensupları olduğu değerlendirilen şahıslara ait resimler, örgütün bayrağı ile bomba yapımında kullanılan malzemeler ve yapım aşamasına ait resimlerin bulunduğu da aktarılan yazıda, ayrıca saldırganların Başakşehir’de kaldığı adreslerinde şüpheliler Mukhammad Kodır Mirzaev ve İbrahim Sünmez’in yakalandığı, burada yapılan aramada Kur’an-ı Kerim içerisinde saldırgan Kholikov’a ait ikamet izin belgesinin bulunduğu dile getirildi.

    Sevk yazısında, şüpheli Ismonalı Mirzojonov’un dijital materyallerinin ön incelemesinde ise IŞİD mensupları olduğu değerlendirilen silahlı kamuflajlı şahısların silah eğitimlerine ait ve “İthal bir evi kiliseye çeviriyor” şeklinde üstünde yazı olan resimler ile örgütün propaganda amaçlı kullandığı “Neşhid” marşının ekran alıntısı ve örgütün infazına ait çocukların silahlandırıldığına ilişkin ekran alıntıları olduğu bilgisi verildi.

    Şüphelilerden Mahmud Muhammed’in Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı olduğu, aynı zamanda 2016’da Türk vatandaşlığı kazandığı vurgulanan yazıda, bu kişinin “DTİP” ve “DEAŞ/ÇB” ile bağlantılı kişilerle irtibatının olduğu yönünde bilgiler bulunduğu da kaydedildi.

    NE OLMUŞTU?

    Santa Maria Kilisesi’nde 28 Ocak’ta meydana gelen silahlı saldırıda Tuncer Cihan hayatını kaybetmişti.

    Olayın ardından başlatılan çalışma kapsamında 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 51 şüpheliyi gözaltına almıştı. Şüphelilerden olayla bağlantısı olmadığı belirlenen 23’ü işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezine teslim edilmişti. Soruşturma kapsamında dün yakalanan 9 zanlıdan 3’ü de işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezine teslim edilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • IŞİD hücreleri ve Horasan Grubu bağlantıları: ‘İbadethanelere saldırı hazırlığındalar’

    IŞİD hücreleri ve Horasan Grubu bağlantıları: ‘İbadethanelere saldırı hazırlığındalar’



    Gazeteci Tolga Şardan, T24’teki köşesinde “İstanbul’daki IŞİD hücrelerinde Horasan Grubu bağlantıları” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

    Şardan, İstanbul’daki son IŞİD operasyonlarında, Balat ve çevresindeki farklı dinlere ait ibadethanelerin hedef alındığının anlaşıldığını ifade etti. Şardan devamında, “Söz konusu ibadethanelere yönelik yoğun güvenlik önlemleri alındığı yine güvenlik kaynaklarından edindiğim bilgilerden” diye belirtti.

    Şardan, Sarıyer’deki kiliseye yönelik IŞİD eylemine bakıldığında, Horasan Grubu’nun izlerini görmenin mümkün olduğunu ifade etti.

    Yazının ilgili kısımları şöyle:

    IŞİD’lilerin ülkeye giriş tarihleri, yöntemleri, bağlı oldukları yerel üniteler farklı olmakla birlikte, IŞİD’in yeni eylem grubu olarak tanımlanan IŞİD-H yani Horasan Grubu’yla bağlantıları, üzerinde durulması gereken bir gelişme kanımca.

    Yeri gelmişken IŞİD’in Horasan Grubu kolu hakkında kısa bilgi vermekte fayda var.

    Kimi açık kaynak bilgilerine bakıldığında IŞİD-H’nin ortaya çıkışı 2014’e kadar gidiyor.

    Her ne kadar Türkiye’de de aynı isimli ilçe bulunsa da örgütün ismini aldığı yer, Erzurum’un Horasan ilçesi değil elbette.

    Bugün, Afganistan, İran’ın doğusu, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Pakistan’ın bir bölümünden oluşan ve tarihte Persler döneminde imparatorluğun doğusuna verilen isimdi Horasan. Farsça’da “güneşin yükseldiği yer” anlamında.

    El Kaide’nin devamı olarak biliniyor. Bir dönem, El Nusra içinde de faaliyeti vardı. Hatta ABD güvenlik birimleri, özellikle yeni kurulduğu dönemde Horasan Grubu içinde Afganistan, Pakistan ile Kuzey Afrika ve Çeçenistan’dan gelen 50’ye yakın kıdemli El Kaideci’nin görev aldığı bilgisini paylaştı.

    Taliban’ın, Afganistan yönetimini 2021’de ele geçirmesiyle Horasan Grubu, silahlı eylemlerine hız verdi. Taliban’ın IŞİD-H’ye yönelik operasyonlarını genişletmesi, 2022’de grubun yeni eylem stratejisine yönelmesine yol açtı.

    Büyük intihar saldırılarına başlayan grup, yabancı uyruklu siviller, diplomatlar, Taliban komutanlarının yanı sıra lider konumundaki dini isimler ile başkent Kabil’deki önemli ve değerli tesisleri hedef haline getirdi.

    Horasan Grubu, yakın zamanda IŞİD içindeki en etkin ve güçlü eylem grubuna dönüştü.

    İSTANBUL’DA HORASAN GRUBU İZLERİ

    Horasan Grubu, faaliyet alanlarına Türkiye’yi de ekledi bir süredir.

    Gazeteci Hale Gönültaş, Horasan Grubu’nun Türkiye’deki faaliyetleri hakkında önemli bilgiler içeren yazıları kaleme aldı geçtiğimiz günlerde.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan IŞİD soruşturmasını içeren bir iddianamedeki bilgilerden yola çıkan Gönültaş, örgütün Türkiye ve çevresindeki bölgelerde nasıl örgütlendiğini ve faaliyet yürüttüğünü resmi belgelerle ortaya koydu.

    Sarıyer’deki kiliseye yönelik IŞİD eylemine bakıldığında, Horasan Grubu’nun izlerini görmek mümkün.

    Gözaltına alınan iki şüphelinin, Horasan Grubu ile bağlantılı olduğu belirlendi. Tıpkı, İstanbul yapılan son üç operasyonda gözaltına alınan şüphelilerdeki gibi.

    Şüphelilerden birisi bilindiği üzere Tacik uyruklu. Diğer eylemci, Rus pasaportu taşımasına rağmen Tacik.

    Her iki eylemcinin de yasal yollardan Türkiye’ye giriş yaptığı yaklaşık dört yıldır ülkede bulunduğu anlaşıldı.

    12 IŞİD EYLEMİ ÖNLENDİ

    Eylem konusunda değerlendirmesini aldığım güvenlik bürokrasisinde üst düzey bir isim, özellikle yılbaşından önce İstanbul’da yapılan operasyonlarla 12 terör eyleminin önlendiğini anlattı.

    Kentteki yabancı uyrukluları takip edebilmenin zorluğuna dikkat çeken yetkili, operasyonların arı kovanına çomak sokulduğunu ve birbiriyle bağlantısı olmayan IŞİD hücrelerinin tespit edildiğini söyledi.

    Bu arada, son olayın üzerinde araştırma yaparken, kritik bir bilgiye daha ulaştım.

    Şöyle ki, yine İstanbul’daki son IŞİD operasyonlarında, Balat ve çevresindeki farklı dinlere ait ibadethanelerin hedef alındığı anlaşıldı. Söz konusu ibadethanelere yönelik yoğun güvenlik önlemleri alındığı yine güvenlik kaynaklarından edindiğim bilgilerden.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul’da kiliseye yapılan saldırıyı IŞİD üstlendi

    İstanbul’da kiliseye yapılan saldırıyı IŞİD üstlendi


    İstanbul’da Büyükdere Mahallesi’ndeki Santa Maria Kilisesi’ne ayin sırasında yapılan silahlı saldırıyı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) üstlendi.

    REKLAM

    İstanbul’da pazar günü meydana gelen saldırıda Santa Maria Kilisesi’ne ayin sırasında giren iki kişi silahlı saldırı düzenledi. Olay sırasında başından vurulan 52 yaşındaki Tuncer Cihan yaşamını yitirdi.

    Güvenlik kameralarında maskeli oldukları görülen saldırganlar olay yerinden kaçaraken polis arama çalışması başlattı. Gece boyu süren arama çalışmalarının ardından iki şüpheli yakalandı.

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kilisedeki pazar ayini sırasında yapılan silahlı saldırının ardından yürütülen operasyonlara ilişkin İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde açıklamalarda bulundu.

    Saldırganlar Rus ve Tacik kökenli

    Olayın hemen ardından yaptıkları açıklamada faillerin kısa sürede yakalayacaklarını kaydettiklerini anımsatan Yerlikaya, İstanbul Emniyetinin hızlı ve kapsamlı bir çalışma başlattığını aktardı.

    Yerlikaya, “Gün boyu emniyet güçlerimiz 30 ayrı adrese baskın düzenledi ve şu ana kadar 47 şahıs gözaltına alındı. Son olarak ise saat 22.00’de belirlenen adrese yapılan baskında cinayet zanlısı her iki şahıs da yakalandı. Zanlıların her ikisinin de yabancı uyruklu olduğunu ifade etmek istiyorum. Biri Tacikistanlı, diğeri Rusyalı olan bu iki yabancı uyruklunun DEAŞ’lı olduklarını değerlendiriyoruz. Olayın üzerinden 12 saat bile geçmeden her iki katil zanlısını yakalayan İstanbul Emniyetimize, kahraman polislerimize teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

    Bakan Yerlikaya, kilisede işlenen cinayetle ilgili zanlıların ifadelerinin alınacağını, olayla ilgili karanlık noktaların aydınlatılacağını söyledi

    IŞİD Telegram’dan saldırıyı üstlendi

    Reuters haber ajansı, örgütün kendilerine ait Telegram hesabından saldırıyı üstlenen bir açıklama yaptığını duyurdu. 

    Ayrıca IŞİD’in yayın organlarından Amag’da da bir açıklama yer aldı. 

    IŞİD’in üst düzey yetkililerine dayandırılan açıklamada saldırının, örgüt liderlerinin ‘Yahudi ve Hristiyanların her yerde hedef alınmasını’ isteyen talimatına bir cevap olduğu belirtildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***