Etiket: Kiev

  • ‘Tarafsız ülkeler’ Rusya’nın Ukrayna işgalinde sessizliğini bozdu

    ‘Tarafsız ülkeler’ Rusya’nın Ukrayna işgalinde sessizliğini bozdu


    Daimi tarafsızlık statüsüne sahip ülkeler, Rusya-Ukrayna savaşında Rusya’ya karşı sert açıklamaları ve Ukrayna’ya silah yardımlarıyla sessizliklerini bozdu.

    Afganistan, Suriye, Irak gibi savaşlara sahne olan ülkelerde yaşananlara karşı sessiz ve tarafsız kalmayı tercih eden İsveç, Finlandiya, Avusturya, İsviçre ve İrlanda, Ukrayna konusunda Rusya karşıtı tavır sergiledi.

    Daimi tarafsızlık statüsüne sahip bu ülkeler, Rusya-Ukrayna savaşında Ukrayna’nın yanında olduklarını açıkça beyan etti, hatta bir adım daha ileri giderek Rusya’ya hava sahalarını kapattı ve yaptırım kararı aldı.

    Bu ülkelerden ardı ardına gelen kararlar, Avrupa’nın 2. Dünya Savaşı’nın acı hatıralarıyla endişeye kapıldığı ve birlik içinde hareket ettiği yorumlarına neden oldu.

    İsveç’ten Ukrayna’ya hafif silahlar ve tanksavarlar gönderiliyor

    Tarafsız ülkelerden İsveç Rusya-Ukrayna savaşında Ukrayna’ya askeri yardım yapma kararı verdi.

    İsveç Başbakanı Magdalena Andersson, Ukrayna’ya hafif silahların yanı sıra tanksavar göndereceklerini açıkladı.

    Andersson, sorun tüm Avrupa’nın güvenliğini ilgilendirdiği için böyle bir karar aldıklarını belirtti.

    İsveç de Avrupa Birliği’nin (AB) diğer üyeleri gibi Rusya’ya hava sahasını kapattı.

    Finlandiya’dan Ukrayna’ya askeri ekipman yardımı

    Bir diğer daimi tarafsızlık statüsüne sahip Avrupa ülkesi Finlandiya da “Rusya’nın, eylemleriyle Ukrayna’yı hedef aldığını ancak aynı zamanda tüm Avrupa’nın güvenliğine saldırdığını” açıkladı.

    Finlandiya ayrıca Ukrayna’ya 2 bin kurşun geçirmez yelek, 2 bin miğfer, 100 sedye ve iki acil tıbbi bakım istasyonu için ekipman göndereceğini duyurdu.

    Rusya ile 1300 kilometrelik sınırı bulunan Finlandiya da Rusya’ya hava sahasını kapatan ülkeler arasında yer aldı.

    Avusturya açıkça Ukrayna’dan yana tavır koydu

    Avusturya da daimi tarafsızlık statüsüne rağmen, Rusya-Ukrayna savaşında açıkça Ukrayna’dan yana tavır koydu.

    Avusturya Başbakanı Karl Nehammer, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine yönelik saldırının cevapsız kalmayacağını söyledi.

    AB üyesi Avusturya, 27 Şubat’ta hava sahasının tüm Rus uçaklarına kapattı.

    İsviçre, Rusya’ya karşı AB ile aynı yaptırımları uygulama kararı aldı

    Uluslararası arenada tarafsızlığı ve barış görüşmelerine ev sahipliği yapmasıyla tanınan İsviçre de Rusya’ya karşı yaptırım kararı alan ülkeler arasına katıldı.

    İsviçre Konfederasyonu Başkanı Ignazio Cassis, “Federal Konsey, Başkan Vladimir Putin ve birkaç bakanın mal varlıklarını dondurmaya karar verdi.” açıklamasını yaptı.

    İsviçre böylece Rusya’ya karşı AB ile aynı yaptırımları uygulama kararı almış oldu ve hava sahasını Rusya’ya kapattı.

    İrlanda AB ve BM ile çalışacak

    Daimi tarafsızlar arasında yer alan İrlanda da Rusya’nın Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle ağır bedeli ödeyeceğini ve Ukrayna’nın yanında olduğunu açıkladı.

    İrlanda Başbakanı Micheal Martin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i yaşananlardan sorumlu tutmak için AB ve Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte çalışacağını söyledi.

    “Avrupa tarihinin bu önemli anında müttefiklerin yanındayız”

    Daimi tarafsızlık statüsüne sahip olmayan ancak dünyada çatışmalar karşısında genellikle sessiz kalan Norveç, Ukrayna-Rusya meselesinde ise Ukrayna’nın yanında yer aldı.

    Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, Norveç Varlık Fonu’nun Rusya’daki yatırımları durdurması için emir verdi, Ukrayna’ya askeri yardım olarak miğfer ve çelik yelek yardımı yapılacağını söyledi.

    Store, Norveç’in, Avrupa tarihinin bu önemli anında müttefiklerinin ve Avrupalıların yanında olduğunu vurguladı.

    Norveç merkezli enerji şirketi Equinor da Rusya’daki ortak girişimlerden çıkmaya başlayacağını ve ülkedeki yeni yatırımlarını durdurduğunu açıkladı.

    İsviçre’nin tutum değişikliğinin başlıca nedeni AB ile ilişkileri rayına koymak

    Cenevre Webster Üniversitesi Öğretim Üyesi Doçent Lionel Fatton İsviçre’nin tutum değişikliğini AA muhabirine değerlendirdi.

    Fatton, Afganistan, Irak, Suriye gibi çatışma bölgelerinde sessiz kalıp, Ukrayna-Rusya meselesinde tepki göstermesinin 3 ana nedenden kaynaklandığını belirterek ilkini, İsviçre ile AB arasındaki ilişkilerin son birkaç yıldır kötüleşmesi olarak gösterdi.

    2021’de, AB ile ikili ilişkileri kapsamlı bir şekilde düzenleyecek olan anlaşmanın, Federal Konsey tarafından reddedildiğini, bunun ilişkileri nispeten gerilettiğini aktaran Fatton,”Rusya’ya yönelik yaptırımlar konusunda AB’nin yanında durulması, Bern’in Avrupa uluslarına bağlılığını ifade etmesine olanak sağlayarak, ilişkilerin ilerlemesinin önünü açması ümit ediliyor.” ifadesini kullandı.

    İkinci faktörün, ABD’nin yaptırım rejimine ayak uydurmaları için “benzer düşüncelere sahip ülkelere yaptığı baskı” olduğunu vurgulayan Fatton, İsviçre’nin siyasi ve ekonomik nedenlerle bu baskıya duyarsız kalmadığını belirtti.

    Fatton son olarak İsviçre kamuoyunun, hükümete Rusya’ya karşı yaptırım uygulaması yönünde baskı yaptığını, bu baskının demokratik yöntemlerle seçilmiş hükümet tarafından göz ardı edilemeyeceğini kaydetti.

    Lionel Fatton öte yandan bunun bir tutum değişikliğinden ziyade İsviçre’nin kendini yeniden konumlandırması anlamına geldiğini vurguladı.

    Fatton, İsviçre’nin Ukrayna-Rusya savaşına coğrafi yakınlığı dolayısıyla da böyle bir tepki gösterdiğini vurgulayarak İsviçre’nin uluslararası alandaki tarafsızlık imajının zarar görme ihtimali sebebiyle bugün “ince bir çizgide yürüdüğü” kanaatinde olduğunu sözlerine ekledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’nın Ukrayna’daki askeri operasyonuna liderler ve uluslararası örgütler nasıl tepki verdi?

    Rusya’nın Ukrayna’daki askeri operasyonuna liderler ve uluslararası örgütler nasıl tepki verdi?


    Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesine uluslararası tepkiler geldi.

    ABD Başkanı Joe Biden, Rusya’nın Ukrayna’ya askeri operasyon başlatması hakkında, “Bu saldırının getireceği ölüm ve yıkımın tek sorumlusu Rusya’dır. ABD ve müttefikleri birlik ve kararlılıkla karşılık verecektir.” açıklamasında bulundu.

    Biden, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’nın doğusundaki Donbas’a özel askeri operasyon başlattıklarını duyurmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada, “Putin, felaket bir şekilde can kaybı ve acı getirecek kasti bir savaşı seçti. Bu saldırının getireceği ölüm ve yıkımın tek sorumlusu Rusya’dır. ABD ve müttefikleri birlik ve kararlılıkla karşılık verecektir. Dünya, Rusya’dan hesap soracak.” ifadesini kullandı.

    ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Linda Thomas Greenfield, Rusya’ya sınırlarına geri dönmesi çağrısında bulundu.

    Greenfield, “Tehlikeli bir andayız ve tek bir nedenden dolayı, Rusya’dan durmasını istemek için buradayız.” ifadelerini kullanarak, Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı operasyon üzerine BM Güvenlik Konseyi’ne taslak sunacaklarını belirtti.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de açıklamasında, Rusya’nın sayısız sivilin hayatını tehlikeye attığına işaret ederek, “Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik sorumsuz ve sebepsiz saldırısını şiddetle kınıyorum.” ifadesini kullandı.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Rus ekonomisini sekteye uğratmak için büyük bir ekonomik yaptırım paketini kabul edeceklerini bildirdi. Johnson, “(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, Ukrayna’ya yönelik bu sebepsiz saldırıyı başlatarak kan dökme ve yıkım yolunu seçti.” değerlendirmesini yaptı.

    Johnson, Twitter’dan yaptığı paylaşımda da Ukrayna’daki korkunç olaylar nedeniyle dehşete düştüğünü ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirtti.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmnauel Macron, Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesine derhal son vermesi gerektiğini belirtti. Macron, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’ya “savaş” açma kararını kınadığını bildirdi. “Rusya askeri operasyonlarına derhal son vermeli.” ifadesini kullanan Macron, ülkesinin Ukrayna ile dayanışma içinde olduğunu ve Ukraynalıların yanında yer aldığını vurguladı.

    Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in büyük bir hata yaptığını söyledi.

    Scholz, Berlin’de yaptığı açıklamada, bugünün Ukrayna için korkunç, Avrupa için ise karanlık bir gün olduğunu belirterek, “Putin büyük bir hata yaptı.” dedi. Twitter’dan açıklama yapan Scholz, “Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Bu, hiçbir şekilde haklı çıkarılamaz.” ifadesine yer verdi.

    Almanya’nın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bu “kaba eylemi”ni en sert bir şekilde kınadığını ifade eden Scholz, Ukrayna’daki insanlarla dayanışma içinde olduklarını vurguladı.

    Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı askeri müdahaleyi şiddetle kınadı.

    Avrupa Birliği (AB), aralarında Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun da yer aldığı, çok sayıda üst düzey yetkiliyi yaptırım listesine aldığını açıkladı.

    AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in ofisinden yapılan açıklamada, “Belarus’un Ukrayna’ya karşı bu saldırganlığa dahil olmasını kınıyor ve onu uluslararası yükümlülüklerine uymaya çağırıyoruz.” denildi.

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Başkan Putin, birliklerinizin Ukrayna’ya saldırmasını durdurun, barışa bir şans verin.” diye seslendi.

    Daha önce Ukrayna’ya yönelik bir saldırının yakın olduğuna dair söylentilere asla inanmadığı için hatalı çıktığını belirten Guterres, “Ve bugün tekrar yanılmak istemiyorum.” dedi.

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyelerinin çoğu, Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı askeri müdahaleyi şiddetle kınayarak bunu, “uluslararası hukuka ve BM ilkelerine saygısızlık” olarak nitelendirdi.

    İtalya Başbakanı Mario Draghi, İtalyan hükümetinin, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısını kınadığını ve ülkesinin Ukrayna halkına yakın olduğunu belirtti.

    Draghi, “İtalyan hükümeti, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısını kınıyor. Bu haksız ve gerekçesizdir. İtalya, bu dramatik anda Ukrayna halkına ve devlet kurumlarına yakındır. Birlik ve kararlılık içinde ivedilikle bir yanıt vermek için Avrupalı ve NATO müttefikleriyle birlikte çalışıyoruz.” dedi.

    Hollanda Başbakanı Mark Rutte, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Hollanda, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısını şiddetle kınıyor. AB, NATO ve diğer müttefiklerle yakın temas halindeyiz. Düşüncelerimiz Ukrayna halkıyla.” ifadelerini kullandı.

    Rusya’nın askeri müdahalesini “şiddetle kınayan” İspanya hükümeti, Ukrayna hükümeti ve halkı ile dayanışma içinde olduğunu bildirdi.

    Başbakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Tamamen haksız ve benzeri görülmemiş bir ciddiyeti olan bu saldırı, küresel güvenliği ve istikrarı riske atan, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir.” ifadesi kullanıldı.

    Çekya Başbakanı Petr Fiala ve Dışişleri Bakanı Jan Lipavsky de yaptıkları açıklamada, Rus askeri müdahalesine tepki gösterdi.

    Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Szijjarto Peter, ülkesinin, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine destek verdiğini açıkladı. Szijjarto, Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı askeri müdahalenin ardından yaptığı açıklamada, Macaristan’ın komşusu Ukrayna’da diplomatik girişimlere rağmen en kötü senaryo olan savaşın başlamasına engel olunamadığını söyledi.

    Avusturya Başbakanı Karl Nehammer, Rusya’nın askeri müdahalesini kınayarak “Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik bu yeni saldırı cevapsız kalmayacaktır.” dedi.

    İsviçre Dışişleri Bakanlığınca, Twitter’dan yapılan yazılı açıklamada, “İsviçre, Rusya’nın işgalini en güçlü şekilde kınamaktadır.” ifadesi kullanıldı.

    Açıklamada, Rusya’ya acilen ateşkes ilan etmesi ve Ukrayna topraklarından çekilmesi çağrısı yapıldı.

    İskandinav ülkeleri Norveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesini kınadı

    İsveç Başbakanı Magdalena Andersson, Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı askeri müdahaleyi şiddetle kınayarak, Rus askerlerinin geri çekilmesini istedi. Andersson, düzenlediği basın toplantısında, Avrupa tarihinde yeni ve karanlık bir sayfa açıldığını söyledi.

    Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö Twitter’dan yaptıkları açıklamalarda, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesini şiddetle kınadıklarını belirttiler.

    İrlanda Başbakanı Micheal Martin, Twitter hesabından “(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin ve rejimini sorumlu tutmak için Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler ile birlikte çalışacağız. Rusya, bu korkunç saldırganlık eylemi için ağır bedel ödeyecek. Ukrayna’nın yanındayız.” paylaşımını yaptı.

    Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Belarus ordusunun Ukrayna’daki Rus operasyonuna katılmadığını bildirdi.

    Sabah saatlerinde Ukrayna devlet sınırının Belarus tarafından desteklenen Rus askeri birliklerince saldırıya uğradığı yönündeki haberleri gördüğünü belirten Lukaşenko, “Bizim askeri birliklerimiz (Ukrayna’daki) bu operasyonda yer almıyor.” ifadelerini kullandı.

    Lukaşenko, daha önce Ukrayna’yı uyardığını hatırlatarak, iki tarafın kan dökülmesi ve savaşı önlemenin yollarını aramaları gerektiğini söyledi.

    Litvanya Devlet Başkanı Gitanas Nauseda, Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi karşısında olağanüstü hal ilan edeceklerini duyurdu.

    Litvanya Ulusal Radyo ve Televizyonunun (LRT) haberine göre, Nauseda yaptığı açıklamada, olağanüstü hal kararnamesi imzalayacağını, parlamentonun da bu kararnameyi olağanüstü oturumda onaylayacağını ifade etti.

    -Balkanlar’dan Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesine tepki

    Bosna Hersek, Hırvatistan, Karadağ, Kosova ve Kuzey Makedonya, Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı askeri müdahaleye sert tepki gösterdi.

    Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Hırvat üyesi Zeljko Komsic ve Boşnak üyesi Sefik Dzaferovic, Facebook hesaplarından yaptıkları açıklamalarla Rusya’yı kınadı.

    Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Ukrayna’ya yapılan saldırıları şiddetle kınıyorum. Bu sebepsiz saldırı uluslararası hukukun ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün ihlalidir. Ukrayna’ya ve vatandaşlarına desteğimiz tamdır.” ifadelerini kullandı.

    Karadağ Cumhurbaşkanı Milo Djukanovic, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Rusya, uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ediyor. Rusya, düşmanlığına son vermeli.” değerlendirmesini yaptı.

    Kosova Cumhurbaşkanı Vyosa Osmani, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Kosova, Rusya’nın saldırgan eylemleri sonucunda meydana gelen sebepsiz bir savaşın sonuçlarıyla karşı karşıya kalan Ukrayna ve halkının yanındadır.” ifadesini kullandı.

    Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Bujar Osmani de Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesinin bir saldırganlık eylemi olduğunu ve bu eylemlerin şiddetle kınandığını belirtti.

    Arnavutluk Cumhurbaşkanı İlir Meta, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Arnavutluk, uluslararası hukuku ihlal ederek ve masum sivillerin hayatını tehdit ederek Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik gerçekleştirdiği haksız saldırıyı kınıyor, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine karşı gerçekleştirdiği askeri eylemlerden geri adım atması için Rusya’ya çağrı yapıyoruz. Arnavutluk, bu karanlık günlerde Ukrayna ve halkının yanındadır.” ifadelerini kullandı.

    Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı askeri müdahaleyi sert bir dille kınadı.

    Milli Güvenlik Hükümet Konseyi Toplantısı’nın açılışında konuşan Miçotakis, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının, uluslararası toplumu sorumlulukları ile yüzleştirdiğini ifade etti.

    Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev ve Başbakan Kiril Petkov, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesini kınayarak, “Rusya Federasyonu’nun, Ukrayna topraklarındaki altyapısına yönelik konvansiyonel saldırısı kesinlikle kabul edilemez.” ifadesini kullandı.

    Türkiye, askeri harekatın kabul edilemez olduğunu ve reddettiğini bildirdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı askeri harekatı kabul edilemez bulduğumuzu ve reddettiğimizi belirtiyorum.” dedi.

    Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri tarafından Ukrayna’ya yönelik olarak başlatılan askeri operasyonu kabul edilemez buluyoruz ve reddediyoruz.” ifadesi kullanıldı.

    Açıklamada, bu saldırının Minsk mutabakatlarını ortadan kaldırmanın ötesinde, uluslararası hukukun ağır bir ihlali olduğu, bölgenin ve dünyanın güvenliğine ciddi tehdit teşkil ettiği belirtildi.

    Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili, “Ukrayna meselesi bizim meselemizdir ve Gürcistan’ın sesinin orada da duyulması gerekiyor.” dedi.

    İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, İsrail’in, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü desteklediğini bildirdi.

    Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Ukrayna-Rusya çatışmasında taraflara itidalli olma, anlaşmazlığı diyalog ve diplomasi yoluyla çözme çağrısı yaptı.

    Katar resmi ajansı QNA’nın haberine göre Al Sani, son gelişmelerle ilgili Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

    Taraflara itidal ve anlaşmazlığı yapıcı diyalog yoluyla çözme çağrısı yapan Katar Emiri, gerginliği daha fazla tırmandıracak adımlardan kaçınılmasını ve sivillerin güvenliğinin sağlanmasına öncelik verilmesini istedi.

    İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Ukrayna’daki krizin köklerinin “NATO’nun provokasyonlarına” dayandığını savunarak, Rusya ile Ukrayna arasında ateşkes sağlanması ve siyasi çözüme odaklanılması gerektiğini ifade etti.

    Ürdün, Ukrayna-Rusya krizinde tarafları itidalli adımlar atmaya ve gerginliği azaltmaya çağırdı.

    Ürdün Dışişleri Bakanlığından Ukrayna-Rusya gerilimine ilişkin yazılı açıklamada, taraflara itidalli olma ve gerginliği azaltma çağrısında bulunuldu.

    Çin’den diyalog çağrısı

    Çin, Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesine ilişkin, taraflara barış kapısını kapatmamaları, sorunu diyalog ve istişare yoluyla çözme yoluna geri dönmeleri çağrısı yaptı.

    Singapur, Rusya’nın Ukrayna’ya askeri operasyon başlatmasını “en güçlü şekilde” kınayarak, uluslararası hukukun uygulanmasını istedi.

    Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesinin hiçbir gerekçesinin olmadığını belirterek, “Rusya’yı yasadışı ve sebepsiz eylemlerini durdurmaya ve Ukrayna’nın bağımsızlığını ihlal etmekten vazgeçmeye çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş, yaptığı açıklamada, “Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri saldırısını şiddetle kınıyor, sükunet ve geri çekilme çağrısında bulunuyoruz.” dedi.

    Güney Afrika Dışişleri Bakanı Naledi Pandor yaptığı açıklamada, Ukrayna-Rusya krizinde tüm tarafları diplomasiye daha fazla çaba göstermeye, gerilimi düşürmeye ve silahlı çatışmayı önlemeye yardımcı olacak çözüm bulmaya davet etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya, yedek askerleri eğitime çağırdı; Ukrayna’daki ayrılıkçılar seferberlik ilan etti

    Rusya, yedek askerleri eğitime çağırdı; Ukrayna’daki ayrılıkçılar seferberlik ilan etti


    Rusya ve Ukrayna arasındaki krizde Moskova ile Donetsk ve Luhansk bölgelerindeki ayrılıkçılar yeni askeri adımlar attı.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yedekte bulunan askerlikle yükümlü vatandaşların eğitime alınması için karar imzaladı.

    Ukrayna’nın Donetsk bölgesindeki Rusya yanlısı ayrılıkçı hükümetin Başkanı Denis Pushilin, askeri seferberlik ilan ederek yedek askerleri kayıt ofislerine gelmeye çağıran bir bildiri yayınladı. Luhansk bölgesindeki ayrılıkçı lider Leonid Pasechnik de benzer bir açıklama yaptı.

    Pushilin, alınan karara gerekçe olarak Ukrayna güçlerinden gelen ‘acil saldırı tehdidini’ gösterdi.

    Rusya Yasal Enformasyon İnternet Portalı’nda Putin’in yayımlanan kararına göre, Rusya Silahlı Kuvvetlerinde, Rusya Ulusal Muhafız Birliklerinde, devlet güvenlik kurumlarında ve Federal Güvenlik Servisi kurumlarında askerlik görevi ile ilgili olarak yedekte bulunan Rusya Federasyonu vatandaşlarına 2022 yılında eğitime alınmaları için çağrı yapıldı.

    Ayrıca karar ile bakanlar kuruluna ve federal bölgelerin yönetimlerine, yükümlü vatandaşların askerlik eğitimine çağrılması ve ilgili faaliyetlerin uygulanmasını sağlama konusunda talimat verildi. Rus Federal Yasalarına göre, yedekte olan yükümlüler 3 yılda bir defadan fazla eğitime çağrılamıyor.

    Siviller tahliye ediliyor

    Ukrayna sınırlarına yaklaşık 150 bin Rus askerinin konuşlandırılmasıyla, ayrılıkçılar ve Ukrayna güçleri arasında 8 yıldır devam eden çatışmaların daha geniş alana yayılabileceği yorumları yapılıyor.

    Ukrayna’nın Donbas olarak bilinen sanayi bölgesini oluşturan Luhansk ve Donetsk bölgelerindeki ayrılıkçılar, sivilleri Rusya’ya tahliye ettiklerini duyurdu.

    Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin taarruz emri vereceğini iddia eden Pushilin, kadınların, çocukların ve yaşlıların önce gideceğini, Rusya’nın da onlar için tesisler hazırladığını söyledi. Putin de hükümete, Donbas bölgesinden ayrılanlara yaklaşık 130 dolar verilmesini emretti.

    Yetkililer, Donetsk’teki bir yetimhaneden çocukların taşımaya başladığını duyurdu. Cumartesi sabahı isyancıların kontrolündeki bölgelerde yaşayan 6 bin 600’den fazla kişi Rusya’ya tahliye edildi.

    Blinken ve Lavrov bir araya gelecek

    Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı gözlemcileri, cuma günü Ukrayna’nın doğusunda 600’den fazla patlama olduğunu bildirdi.

    Diğer yandan ABD’li bir savunma yetkilisi, Rusların büyük bir askeri saldırıya hazırlandığının göstergesi olarak, Ukrayna sınırı yakınında konuşlanan kara kuvvetlerinin tahmini yüzde 40 ila yüzde 50’sinin sınıra yakın saldırı mevzilerine geçtiğini söyledi.

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un önümüzdeki hafta bir araya gelmesi bekleniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD, Kiev’deki elçilik operasyonlarını sınırda artan Rus yığınağı nedeniyle Lviv’e taşıyor

    ABD, Kiev’deki elçilik operasyonlarını sınırda artan Rus yığınağı nedeniyle Lviv’e taşıyor


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ukrayna’da artan güvenlik endişeleri nedeniyle Kiev’deki elçilik operasyonlarını geçici olarak ülkenin batısındaki Lviv kentine taşımakta olduklarını açıkladı.

    Blinken, “Rus güçlerinin (sınıra) çarpıcı şekilde yığınak yapması sebebiyle Kiev’deki elçilik operasyonlarımızı geçici olarak Lviv kentine taşıma sürecindeyiz” ifadesini kullandı.

    Elçiliğin Ukrayna yönetimiyle temas halinde diplomatik girişimlerini sürdüreceğini söyleyen Blinken, Rusya’nın gerginliği artırmaya devam ettiğini, bununla birlikte diplomatik süreçlerin işletilmesine “halen açık” olduklarını belirtti.

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Amerikan elçiliğinin taşınmasının açıklanmasından birkaç saat önce bazı Batılı ülkelerin elçiliklerini Kiev’den Lviv’e taşımaları kararlarının “çok büyük bir yanlış” olduğunu ifade etmişti.

    Ukrayna’nın başkentindeki büyükelçilik personeli sayısı, Washington’un bu hafta sonu yaptığı çağrının ardından en düşük seviyesine çekilmişti. Konsolosluk hizmetleri sonlandırılmış ve sadece acil durumlarda hizmet vermek üzere Polonya sınırına 70 kilometre mesafedeki Lviv’e kaydırılmıştı.

    “Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik olası saldırısı hızlı, koordineli ve güçlü bir yanıtla karşılanacak”

    Ukraynalı mevkidaşı Dmitro Kuleba ile de telefonda görüşen Blinken, Rusya’nın tehditleri ve ülkesinin Ukrayna’ya verdiği destek başta olmak üzere son durumu ele aldı.

    ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Dışişleri Bakanı Antony Blinken bugün Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ile telefonda görüştü. Bakan, ABD ve ortaklarının, ekonomik ve finansal istikrar da dahil olmak üzere Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan bağlılığımızda birlik içinde olduklarını kaydetti” ifadelerine yer verildi.

    Blinken’ın mevkidaşına, ABD’nin acil önceliğinin gerginliği azaltma çabalarını desteklemek olduğunu bildirdiğinin kaydedildiği açıklamada, “Bakan, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik herhangi bir askeri saldırısının hızlı, koordineli ve güçlü bir yanıtla karşılanacağını vurguladı.” ifadesi kullanıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Reuters: Rusya, Ukrayna sınırına kan sevkiyatına başladı

    Reuters: Rusya, Ukrayna sınırına kan sevkiyatına başladı


    Rusya’nın Ukrayna sınırına 100 binden fazla asker konuşlandırması sonrası Batı ve Moskova arasındaki kriz tırmanıyor.

    Moskova’nın savaş durumunda “yaralıları tedavi etmek için Ukrayna sınırına kan sevkiyatı yapmaya başladığı” bildiriliyor.

    Reuters’a konuşan 3 ABD’li yetkiliye göre, Rusya, bölgedeki askeri hazırlığını, tıbbi malzemelerin yanısıra kan tedarikini kapsayacak şekilde genişletti.

    Bu adımın Rusya’nın Ukrayna’yı işgale hazırlandığı iddialarını güçlendirdiği belirtiliyor.

    Avrupa Politika Analizi Merkezi (CEPA) araştırma enstitüsünden emekli ABD’li korgeneral Ben Hodges, Reuters’a “Bu, başka bir saldırı olacağını garanti etmez, ancak elinizde o olmadıkça başka bir saldırı gerçekleştirmezsiniz” dedi.

    “Rusya sınır boyunca yığınağını artırdı”

    ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Rusya’nın Belarus ve Kırım dahil Ukrayna sınırı boyunca yüz binlerce asker yığdığını ve bu yığınağı artırdığını kaydetti.

    ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley ile Rusya-Ukrayna krizi üzerine ortak basın toplantısı düzenleyen Austin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’ya girme konusunda nihai karar verdiğine inanmadığını ama artık bunu yapma kabiliyetine eriştiğini söyledi.

    Rusya’nın Karadeniz’deki faaliyetlerinin yanı sıra Kuzey Atlantik ve Akdeniz’de de askeri faaliyetlerini artırdığına işaret eden Austin, “Putin’in bu güçleri Ukrayna’ya karşı kullanmak için henüz nihai bir karar verdiğine inanmıyoruz ama açıkçası artık bunu yapma kabiliyetine erişmiş durumda.” dedi.

    Austin, Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesinin, Moskova’nın batısında güçlü ve kararlı bir NATO istemediği anlamına geleceğini söyledi.

    ABD’nin muharebe amacıyla Ukrayna’ya asker göndermeyeceğini yineleyen Austin, ABD vatandaşlarının tahliye edilmesi konusunda asker gönderme seçeneğine ilişkin ise yorum yapmaktan kaçındı.

    “Soğuk Savaş dönemi gibi”

    ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley de Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri yığınağının yakın zamanda benzerini görmediklerini, durumun Soğuk Savaş dönemindeki gibi olduğunu ifade etti.

    Milley, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin sonucunun özellikle kentsel kesimlerde felaket olacağı uyarısında bulundu.

    Ukrayna’ya askeri ekipman desteği vermeye devam edeceklerini belirten Milley, Rusya’nın NATO ülkelerinden herhangi birisine müdahalesi durumunda NATO anlaşmasının beşinci maddesi kapsamında güçlü bir NATO gücünün karşılık vereceğini söyledi.

    Rusya’nın Ukrayna sınırına asker yığdığını ve bunu çeşitli diğer askeri eylemlerle desteklediğini belirten Austin, “Şu anda (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’in elinde birçok seçenek var ve bunlara önemli şehirlerin ve toprakların ele geçirilmesi de dahil. Tabii Rusya provokatif siyasi eylemlerde bulunabilir.” ifadesini kullandı.

    Austin, Rusya’nın Ukrayna konusunda birçok dezenformasyon kampanyası yürüttüğünü de belirterek, “Ukrayna’ya yönelik bir Rus saldırısı ya da sınır ihlali sadece bir çatışmanın fitilini ateşlemez. Bu durum aynı zamanda ulusal egemenlik, toprak bütünlüğü ve özerkliğin temellerinin ihlali olur. NATO’nun 30 üyesinden biri olarak Rusya’nın bu tehditlerini ciddiye alıyoruz.” dedi.

    ABD’nin tercih ettiği yolun sorunun diplomasi ile çözümü olduğunun altını çizen Austin, “Çatışma, kaçınılmaz değildir. Hala diplomasi için zaman ve alan var.” ifadesini kullandı.

    Austin, Ukrayna’nın ve NATO’nun güvenliği için verdikleri sözlerin arkasında olduklarını kaydederek, “Bildiğiniz gibi hafta başında binlerce askerimizi operasyona hazır hale getirdik. NATO bu askerleri aktivite ederse, bizim askerlerimiz gitmeye hazır.” diye konuştu.

    ABD Başkanı Joe Biden’ın ABD askeri müdahale seçeneğini masadan kaldırmasının Putin’i teşvik edip etmediğine ilişkin bir soruya doğrudan yanıt vermekten kaçınan Austin, “Odaklandığımız nokta şu; ne olursa olsun, müttefiklerimize güven vermeye ve NATO’nun çabalarını desteklemeye hazır olduğumuzu söyleyebilirim. Elbette, bu NATO ve müttefikleri ile ilgili. Ve size NATO’nun bir savunma ittifakı olduğunu hatırlatırım.” dedi.

    Kanada’nın Ukrayna’da 400 askeri bulunduğunu, ABD’nin de oradaki asker sayısının bunun yarısı olduğunu hatırlatan bir gazetecinin, Pentagon’un bu sayıyı artırıp artırmayacağına yönelik sorusuna doğrudan yanıt vermekten kaçınan Austin, Ukrayna’ya silah desteği vermeye devam edeceklerini ve burada önemli olan konunun asker sayısından çok sağlanan kabiliyetlerin etkinliği olduğunu söyledi.

    ABD’nin Doğu Avrupa’daki güçlerinin Rus güçleriyle karşı karşıya kalmaması için neler yaptıklarına yönelik bir soru üzerine Austin, “Odağımız Ukrayna’daki savaş değil bölgedeki NATO müttefiklerimize güvence vermektir.” dedi.

    Rusya’ya “geri adım atması” uyarısı

    ABD Genelkurmay Başkanı Milley de Ukrayna’nın 1991’den bu yana bağımsız olduğunu ve ABD’nin bunu desteklediğini vurgulayarak, “Rusya’yı geri adım atması ve diplomasi yoluyla bir çözüm bulması için güçlü bir şekilde uyarıyoruz. Silahlı kuvvetler her zaman en son seçenek olmalı.” diye konuştu.

    Ukrayna’nın başkent Kiev başta olmak üzere birçok şehrinde yoğun nüfus olduğuna işaret eden Milley, “Muhtemel boyutta bir savaş patlarsa, sivil nüfus büyük acılar çeker.” uyarısında bulundu.

    Milley, ABD’nin şu anda Ukrayna’da rekabetçi silah sistemi ya da kalıcı askerleri olmadığını belirterek, “Bizim oradaki rolümüz sınırlı. Eğitim, danışma, taktik, teknik ve usul yardımı verebiliriz.” ifadesini kullandı.

    Ukrayna’nın NATO üyeleri Polonya, Slovakya, Macaristan ve Romanya ile sınır olduğunu anımsatan Milley, “Biden ve Savunma Bakanı Austin, ABD ordusuna hazırlıkların artırılması talimatı verdi. NATO üyelerine yardım etmeli ve onları desteklemeliyiz. Ancak savaş kaçınılmaz değildir. Burada doğru cevap diplomatik çözüm.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Belarus lideri Lukaşenko’dan Moskova-Kiev krizi açıklaması: Rusya’nın yanında savaşırız

    Belarus lideri Lukaşenko’dan Moskova-Kiev krizi açıklaması: Rusya’nın yanında savaşırız


    Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Rusya’nın saldırıya uğraması halinde Moskova’nın yanında savaşacaklarını söyledi.

    Çatışma olursa “kazanan olmayacağını” belirten Lukaşenko, savaş durumunda “yüz binlerce” Rus askerini ülkesine kabul edeceğini kaydetti.

    Moskova ve Minsk, Belarus topraklarında 10-20 Şubat’ta “Müttefik Kararlılığı-2022” isimli ortak askeri tatbikat düzenlemeye hazırlanıyor.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belarus’ta 2020’deki tartışmalı seçimler sonrası başlayan protesto gösterileri sonrası Lukaşenko’ya “kilit destek verdiği” biliniyor.

    Lukaşenko, Belarus Parlamentosunda yaptığı konuşmada, bölgede Rusya ile ABD ve NATO arasında artan askeri gerginliğe dair değerlendirmelerde bulundu.

    Belarus’un güneyinde, Ukrayna sınırında gerginliğin artığını belirten Lukaşenko, “Ukrayna perde arkası pazarlığa konu oluyor, Ukraynalılar çatışmanın alevlerine itiliyor, kasıtlı olarak saldırganlığa hazırlanıyorlar. Belaruslular da dahil olmak üzere kardeş halklara karşı düşmanca bir tavır oluşturuyorlar.” şeklinde konuştu.

    “Yüz binlerce Rus askeri Belarus’a gelecek”

    Bölgede askeri bir çatışma ihtimalinin yalnızca iki durumda gerçekleşeceğine işaret eden Lukaşenko, “Savaş olacak mı olmayacak mı? Evet, olacak ancak sadece iki durumda: Belarus’a doğrudan saldırı yapılırsa, Belarus’a karşı sıcak bir savaş başlatılırsa. İkinci durum, müttefikimiz Rusya doğrudan saldırıya uğrarsa. Belarus da buna katılır ve bunun temeli bizim müttefiklik anlaşmalarımızdır.” dedi.

    Ülkesine bir saldırı gerçekleştirilmesi halinde “yüz binlerce” Rus askerinin Belarus’a geleceğini ifade eden Lukaşenko, “Batı, Belarus’ta Rus askerinin olup olmayacağı sorusuyla oldukça ilgili. Buna cevap vermek istiyorum. Eğer ülkemize yönelik bir saldırganlık olursa, yüz binlerce Rus askeri vatanımızı yüz binlerce Belaruslu ile birlikte korumak için burada olur.” diye konuştu.

    ABD ve NATO, son haftalarda Ukrayna sınırına 100 bin Rus askerinin yığılmasının ardından Rusya’nın işgal planı olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor.

    Geçtiğimiz salı günü Rusya ile yapacakları tatbikatı değerlendiren Lukaşenko, “Ukrayna ile 1500 kilometrelik sınırı sağlama alacak bir grubun hızlı şekilde oluşturulması konusunda çalışıyoruz. Uzun zamandır planladığımız çalışmalarımız, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile geçen yıl üzerinde anlaştığımız tatbikatlara denk geldi.” demişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya Ukrayna’ya ‘5 bin miğfer göndereceğiz’ dedi, Kiev belediye başkanı ‘şaka’ olarak tanımladı

    Almanya Ukrayna’ya ‘5 bin miğfer göndereceğiz’ dedi, Kiev belediye başkanı ‘şaka’ olarak tanımladı


    Almanya Savunma Bakanı Christine Lambrecht Ukrayna’ya 5 bin miğfer göndereceklerini açıkladı. Bakan Lambrecht gazetecilere yaptığı açıklamada “Ukrayna büyükelçiliğinden gelen mektupta askeri techizat, tam olarak miğfer desteği istenmiştir” dedi ve 5 bin miğfer temin edeceklerini açıkladı. Lambrecht bunun “Sizin tarafınızdayız” demenin bir işareti olduğunun altını çizdi.

    Miğferin silah olmadığını, ancak işe yarar bir araç olduğunu belirten Lambrecht “Bu ihtilafta aynen bu şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Biz Avrupa’nın ortasında barıışçıl bir çözüm için çalışıyoruz” diye konuştu.

    Savunma bakanlığı sözcüsünün miğferlerin hibe mi yoksa para karşılığı mı gönderildiği konusunda açıklamaya yetkili olmadığını söylediği aktarıldı.

    Lambrecht hafta sonu yaptığı açıklamada da Ukayna’ya sahra hastanesi vereceklerini açıklamış ve şimdilik Ukrayna’ya silah sevkiyatı yapmayacaklarını belirtmişti.

    Almanya Başbakanı Olaf Scholz Ukrayna’da Rusya’dan gelebilecek olası saldırılara karşı Ukrayna’nın yinelenen talebine karşın “ölümcül silah” gönderme seçeneğini gözardı ediyor.

    Kiev Belediye Başkanı Söyleyecek söz bulamıyorum

    İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olası bir Rus saldırsına karşı silah ve askeri mühimmat gönderirken Almanya’nın silah göndermeyi reddederek miğfer temin edeceğini açıklaması eleştirilere neden oldu.

    Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko Almanya’nın 5 bin miğfer göndermesini “şaka” olarak tnımladı. Uzun yıllar Almanya’da yaşamış olan eski ağır siklet boks şampiyonu başkan “Almanların bu davranışı karşısında söyleyecek söz bulamıyorum. Görünüşe göre savunma bakanı bizim her an Ukrayna’yı işgale hazırlanan mükemmel donanımlı Rus güçleri ile karşı karşıya olduğumuzun henüz farkında değil” ifadeleni kullandı ve “Almanya bir sonraki sefer nasıl bir destek gönderecek, yastık mı? diye sordu.

    Rusya ile Batı cephesi arasında ilişkiler gerilmeye devam ediyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in gerçeklikle bağının koptuğunu ve açıklamalarını ciddiye almanın zor olduğunu söylerken, ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna’yı işgal etmesi durumunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yaptırım uygulayabileceği tehdidi savuruyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Izvestia: Türkiye’nin arabuluculuk çağrısına Rusya ve Donbass’tan ‘gereksiz’ cevabı

    Izvestia: Türkiye’nin arabuluculuk çağrısına Rusya ve Donbass’tan ‘gereksiz’ cevabı


    Rus Izvestia gazetesi, Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna arasında arabulucu rolü üstlenmek istediğini fakat Donbass bölgesi temsilcilerinin görüşmelerin yerinin değiştirilmesinin ‘anlamsız olduğunu’ söylediğini aktardı.

    Ukrayna’nın doğusunda tek yanlı şekilde bağımsızlığını ilan eden Lugansk Halk Cumhuriyeti liderleri Türkiye’nin üçlü kontakt grubunun müzakerelerini Minsk yerine İstanbul’da yapılması davetinin gereksiz oluğunu belirterek bunun toplantını sonuçlarına bir etkisi olmayacağını belirtti.

    TASS haber ajansının aktardığı basın özetine göre, Luganks Halk Cumhuriyet Başkan Danışmanı Rodion Miroshnik henüz bir teklif almadıklarını vurgulayarak konunun sadece Kiev ve Donbass yetkililerin görüşmeye devam ettiği tartışma platformu ile alakalı olduğunun anlaşılması gerektiğini belirterek “Bu nedenle o konu üzerinde çok durmak gerektiğini düşünmüyorum,” ifadelerini kullandı.

    Müzakereci aha önce pandemi nedeniyle çevrim içine çevrilen üçlü kontakt grubu toplantılarının yüz yüze devam etmesi isteniyorsa bunun bir an evvel yapılması gerektiğini vurguladı.

    Öte yandan Izvestia’ya konuşan isimsiz kaynaklar Rusya’nın Türkiye’nin arabuluculuğunda yapılacak bir toplantıya katılmayı anlamsız gördüğünü aktardı.

    Yeni Türkiye Çalışmaları Merkezi Direktörü Yuri Mavashev, “Türkiye’nin ABD ile ilişkileri yakın bir zamanda düzelmeyecek. O yüzden Ankara Avrupa üzerine oynuyor. Avrupalılar da Ukrayna topraklarında savaş olmasını istemiyor ve Türkler de bunun üzerine pozisyon alma kararı verdi,” ifadelerini kullandı.

    Ankara’nın varlığını arabulucuk hizmetleri sunarak hissettirmek istediğini belirten Mavashev, Avrupa’nın çabalarının sonuçsuz kalması halinde Rusya’nın Türkiye’nin desteğinden fayda görebileceğini vurguladı.

    Erdoğan’dan arabuluculuk çağrısı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan cuma günü yaptığı açıklamada “Rusya ve Ukrayna arasında bir barışın olmasına, bir barışın özellikle hakim olmasına biz ara bulucu olabiliriz,” demişti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce de açıkladığım gibi bir defa Rusya ile Ukrayna arasında bölgede sınır ihlalinden tutunuz, herhangi bir işgale yönelik bir gelişmenin olması veya bir savaş çıkması, bölgenin huzuru için çok ciddi bir ihlal doğurur. Bu, bölgeyi ciddi manada rahatsız edeceği gibi bugün 40 milyona yakın bir nüfusu olan Ukrayna ile Rusya’nın zaten durumu ortada, bu kadar büyük bir nüfusa hakim, bir de öbür taraftan da Rusya’nın alan olarak bölgenin en büyük ülkesi, en büyük devleti, gücü olarak en güçlü devleti. Burada bir huzursuzluğun doğmasını Türkiye olarak bizler kabul etmiyoruz.” diye konuşmuştu.

    Rusya ile ilişkilerin “güzel bir şekilde devam ettiğini” dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Rusya ve Ukrayna arasında bir barışın olmasına, bir barışın özellikle hakim olmasına biz ara bulucu olabiliriz, bu konuda üzerimize düşen görev ne ise bu görevi yapmaya hazır olduğumuzu daha önce de gerek (Vladimir) Zelenskiy’e gerek Sayın (Vladimir) Putin’e de ifade etmiştim. Şimdi önümde bir Ukrayna ziyareti var. Bu arada belki Sayın Putin ile ama telefonla ama belki bir Moskova ziyareti olabilir, bütün bunlarla beraber biz bölgede barışın egemen olmasını, hakim olmasını istiyoruz. Bunun için de üzerimize ne düşerse bunu yapmaya hazırız,” ifadelerini kullanmıştı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya Savunma Bakanı Lambrecht: Şimdilik Ukrayna’ya silah sevkiyatı yapmayacağız

    Almanya Savunma Bakanı Lambrecht: Şimdilik Ukrayna’ya silah sevkiyatı yapmayacağız


    Almanya, Moskova-Kiev arasında yaşanan krizde Ukrayna’ya şimdilik silah sevkiyatı yapmayacağını duyurdu.

    Almanya Savunma Bakanı Christine Lambrecht, “Gerginliği azaltmak için her şeyi yapmalıyız. Bu noktada şu anda silah teslimatı yardımcı olmaz, Alman hükümetinde bu konuda görüş birliği var.” dedi.

    Lambrecht, Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un Almanya’nın Ukrayna’ya silah sağlayan diğer ülkeleri eleştirmeyeceği sözlerini hatırlattı.

    NATO, AB ve G7 ülkelerinin Rusya’ya “saldırının sonuçları ağır olur” şeklinde net mesaj verdiğini kaydeden Bakan, “Ancak bu tür teslimatların askeri dengeyi değiştirmesinmin gerçekçi olduğunu düşünmüyorum.” diye konuştu.

    “5.3 milyon euroluk hastane yaptırdık”

    Lambrecht, “Ukrayna’yı destekleme arzusunu anlayabiliyorum ve bizim yaptığımız tam olarak bu.” dedi.

    Reuters’ın haberine göre, Almanya’nın ağır yaralı Ukrayna askerlerini yıllardır askeri hastanelerinde tedavi ettiğinin altını çizen Lambrecht, Ukrayna’da 5.3 milyon euroya yaptırdıkları sahara hastanesinin şubat ayında açılacağını kaydetti.

    İngiltere, birkaç gün önce Kiev’e tanksavar silahları tedarik etmeye başladı. ABD Senatosu’nda Demokrat ve Cumhuriyetçi partilerden iki temsilci de Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi durumunda bu ülkeye füzeler, küçük silahlar ve tekneler içerebilecek silahlar gönderileceği sözünü verdi.

    Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Berlin’in çatışma bölgelerine öldürücü silah tedarik etme politikası olmadığını vurguluyor.

    Rusya-Ukrayna krizi

    Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesinin ardından Ukrayna’nın NATO üyeliği için diplomatik girişimde bulunması Moskova’yı harekete geçirdi. Rusya Ukrayna sınırına 100 bin asker konuşlandırırken, Batı’da ‘Kiev Ruslar tarafından işgal edilecek’ endişesi başladı.

    Rusya’nın olası Ukrayna işgalini engellemek için başta ABD olmak üzere NATO ülkeleri bir dizi girişimde bulundu. İki taraf arasında yapılan görüşmelerde ise bir sonuca ulaşılamadı.

    ABD, Rusya’nın istediği güvenlik garantilerini vermedi ve isteyen ülkelerin NATO üyeliği için başvurabileceğini açıkladı. Moskova ise Ukrayna’nın NATO üyeliğini ulusal güvenlik tehdidi olarak gördüğünü duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Vatana ihanetle yargılanan Eski Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko serbest kaldı

    Vatana ihanetle yargılanan Eski Ukrayna Devlet Başkanı Poroşenko serbest kaldı


    Ukrayna mahkemesi, vatana ihanetle suçlanan eski Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko’nun tutuksuz yargılanmasına ve pasaportuna tedbiren el konulmasına karar verdi.

    Kiev’deki Peçersk Bölge Mahkemesi, savcılığın 1 milyar grivna (yaklaşık 480 milyon Türk lirası) kefalet veya tutuklu yargılanma talebini reddederek, önleyici tedbir kapsamında kişisel kısıtlama getirerek 56 yaşındaki Poroşenko’nun pasaportunu teslim etmesine karar verdi.

    Duruşma sırasında Poroşenko taraflarları, mahkeme binası önünde gösteri düzenledi.

    Poroşenko, 15 yıla kadar hapis talebiyle yargılanıyor. Ukrayna’da muhalefet Petro Poroşenko’nun yargılanmasını iktidarın muhalefeti “susturma hamlesi” olarak görüyor.

    İktidar ise yargının bağımsız olduğunu belirterek, Poroşenko’nun kendisini yargının üzerinde göremeyeceği görüşünü dile getiriyor.

    Yurt dışında olan Poroşenko, 17 Ocak’ta ülkeye dönüp mahkemeye çıkmıştı.

    Poroşenko, Donbas bölgesindeki Rusya yanlısı ayrılıkçılardan kömür temin ettiği gerekçesiyle “vatana ihanet” ve “terörizme finansman sağlamakla” suçlanıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***