Etiket: Kazı

  • Her Detayı Şoke Eden Olay: Rüyasında Define Gördü, Oğluyla 12 Metrelik Tünel Kazdı!

    Her Detayı Şoke Eden Olay: Rüyasında Define Gördü, Oğluyla 12 Metrelik Tünel Kazdı!


    Samsun’un İlkadım ilçesinde inanılmaz bir olay yaşandı. Rüyasında define gördüğünü iddia eden bir kadın, oğluyla birlikte apartmanın altına 12 metre derinliğinde tünel kazarken polis tarafından suçüstü yakalandı.

    RÜYASINDA GÖRDÜ KAZIYA BAŞLADI

    Edinilen bilgiye göre, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İlkadım İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bir binada olağan dışı bir kazı yapıldığını tespit etti. İnceleme sonucunda, F.T. isimli kadının rüyasında gördüğü define için oğlu D.T. ile kazıya başladığı ortaya çıktı.

    Anne ve oğulun kazıdan çıkan toprağı çıkarmak için elektrikli vinç sistemi kurdukları belirlendi

    12 METRE TÜNEL KAZDILAR

    Anne ve oğul, binanın yan kısmından başlayarak altına doğru yaklaşık 12 metre derinliğinde ve 1-2 metre genişliğinde tünel açtı. Açılan tünelin derinliği, 5 katlı apartman boyuna ulaştı. Hatta kazıdan çıkan toprağı çıkarmak için elektrikli vinç sistemi kurdukları belirlendi. Çıkan toprakların çuvallara doldurularak bahçede biriktirilmesi, kazının boyutunu gözler önüne serdi.

    Polisin yaptığı aramada; 1 adet kazıcı, 3 kürek, 2 baret, iniş takımları, halat, kovalar ve elektrik kabloları gibi çok sayıda profesyonel kazı malzemesi ele geçirildi.

    Her Detayı Şoke Eden Olay: Rüyasında Define Gördü, Oğluyla 12 Metrelik Tünel Kazdı! - Resim : 2
    Suçüstü yakalanan anne oğul gözaltına alındı

    ANNE OĞUL SUÇÜSTÜ YAKALANDI

    Anne F.T. ve oğlu D.T., polis ekiplerince düzenlenen operasyonla suçüstü yakalandı. Haklarında, “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet” suçundan adli işlem başlatıldı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Denizli’de Şaşırtan Keşif! Tam 2 Bin Yıllık

    Denizli’de Şaşırtan Keşif! Tam 2 Bin Yıllık


    Her keşifle şaşırtan arkeolojik kazılara bir yenisi daha eklendi Denizli’de Stratonikeia Antik Kenti ve Lagina Kutsal Alanı’nda Prof. Dr. Bilal Söğüt Başkanlığında yürütülen arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarında 2 bin yıllık bir lahit mezar bulundu.

    12 AY DEVAM EDİYOR

    Mezarın yanında ise meyve, çiçek ve yapraklardan oluşan çelenk olduğu ortaya çıktı. Yeni keşif hakkında bilgi veren Prof. Dr. Bilal Söğüt, ‘Bu çalışmalar Klasik, Hellenistik, Roma İmparatorluk ve Doğu Roma Dönemi yapılarına ilave olarak Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi yapılarında da gerçekleştirilmektedir. Antik kentin içinde antik yapıların yanı sıra Osmanlı Dönemi köy meydanı da ayağa kaldırılmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında ara verilmeden sürdürülen bu çalışmalar, yılın on iki ayı boyunca devam etmektedir’ dedi.

    Denizli'de Şaşırtan Keşif! Tam 2 Bin Yıllık - Resim : 2

    ‘LAHİT ÜRETİM MERKEZİ OLABİLİR’

    Kazı yapılan yerin antik dönemde lahit üretim merkezi olduğunun varsayıldığını belirten Söğüt şunları anlattı: Bu lahit antik dönemde kentin nekropol (mezarlık) alanında getirilip burada tekrar kullanılmıştı. Bu lahdin dış kısmında bulunan girlandı köşelerde koç başları orta kısımda boğa başları ve eroslar (antik dönemde aşk tanrısı) taşımaktadır. Girland betimlemeleri çam kozalağı, haşhaş, nar ve üzüm gibi meyveler ile yaprak ve çiçeklerden oluşmakta dönemin özelliği olarak olabildiğince gösterişli işlenmiş bir çelenkten oluşmaktadır. Üzerindeki mimari süslemelerine göre tarihi daha net olarak belirlenebilmektedir. Stratonikeia antik kentinde daha önce de lahit ve lahit parçaları bulunmuştu.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hasankeyf Kazılarında Bulundu: Tam Bin 600 Yıllık…

    Hasankeyf Kazılarında Bulundu: Tam Bin 600 Yıllık…


    Hasankeyf, 12 bin yıllık tarihiyle pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış önemli bir bölge olarak öne çıkıyor. 2024 yılı kazılarında 434 eser bulunurken, bunların 20’si envanterlik, 414’ü ise etütlük olarak kaydedildi. Kazılarda, Geç Roma Dönemi’ne ait duvar kalıntıları da ortaya çıkarıldı. Bu buluntu, Roma döneminin varlığını belgelemek adına önemli bir adım oldu. Kazı ekibi, önümüzdeki yıllarda Roma Dönemi kalıntılarının tam olarak gün yüzüne çıkarılmasını hedefliyor.

    1600 YILLIK GÖZYAŞI ŞİŞESİ BULUNDU

    Kazılarda dikkat çeken diğer bir buluntu ise sağlam durumda bulunan 1600 yıllık gözyaşı şişesi oldu. Doç. Dr. Erdal, şişenin cam malzemeden yapıldığını ve günümüze kadar sağlam bir şekilde ulaşmış olmasının büyük bir önem taşıdığını belirtti. Gözyaşı şişelerinin, eski Roma inançlarına dayalı bir gelenek olarak, ölen kişinin eşinin duygusal bağlılıklarını simgeleyen ve mezara bırakılan önemli bir obje olduğuna dikkat çekti.

    Kaynak: DHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Urfa Sefertepe’de Neolitik Çağ’a ait ölü gömme geleneğine ilişkin yeni bulgular

    Urfa Sefertepe’de Neolitik Çağ’a ait ölü gömme geleneğine ilişkin yeni bulgular


    Güldoğan, özellikle ölü gömme ritüelleri adına daha önce benzeri görülmeyen ve yeni bir aşamayı gösteren bu buluntunun, Neolitik Çağ’da iskeletler üzerine uygulanan sürecin anlaşılması açısından oldukça önemli olduğunu vurguladı.

    Güldoğan, şöyle devam etti:

    “Bu sene yaptığımız çalışmalarda özellikle bir özel yapı içerisinde niş içerisinde bulunan kafatası özgün bir buluntu olarak değerlendirilebilecek örnek olarak karşımıza çıkmakta. Uzmanımızın yaptığı ilk değerlendirmelerde, bu kafatasının özellikle içinde bulunduğumuz coğrafya içerisinde, hatta Yukarı Mezopotamya’da ölü gömme gelenekleriyle ilgili bu sürecin anlaşılması açısından büyük bir boşluğu dolduracağı düşünülmekte. Zira benzer yerleşimlerden Karahan ve Sayburç yerleşimlerinde geçtiğimiz yıllarda birtakım iskelet parçaları ve kafatası üzerinde kesik izlerinin olduğunu biliyorduk fakat bu işlemlere ulaşana kadar, kafatasına ne şekilde bir uygulama yapıldığı konusunda büyük soru işaretleri vardı. Sefertepe’de bu niş içerisinde bulduğumuz kafatası bu sürecin anlaşılması açısından büyük bir boşluğu dolduracak ve bilim dünyasına heyecan kazandıracak diye düşünmekteyiz.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Urfa Arkeoloji Müzesi turistik gezilerin rotasında

    Urfa Arkeoloji Müzesi turistik gezilerin rotasında


    Şanlıurfa Müze Müdürü Celal Uludağ, 2012’de temelleri atılan müzenin 2015’te ziyarete açıldığını söyledi.

    Müzenin dünyanın en nitelikli müzeleri arasında yer aldığını belirten Uludağ, şöyle devam etti:

    “Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, Türkiye’nin en büyük müze kompleksi olarak tanımlanabiliyor. Müzemiz hem mimari anlamda hem bünyesinde barındırdığı eserler anlamında gerçekten de dünyanın en nitelikli müzeleri arasında yer alıyor. Özellikle son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ülkemizin birçok noktasında çağdaş müzecilik anlamında çok yeni müzeler inşa edildi. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi de bu müzelerin içerisinde tabi en önemli olanlarından biridir. Müzemiz ziyarete açıldığı günden bu yana birçok ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Özellikle müzemiz içerisinde yer alan eserlerimiz dünyanın en önemli eserleri arasında yer alıyor. Göbeklitepe’nin, Karahantepe’nin çok kıymetli eserleri, Harran kazılarından çıkan eserler, Urfa Kalesi eserleri, Mozaik Müzemizdeki eserlerimiz dünyanın en önemli eserleri arasında yer almaktadır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Pompeiopolis Antik Kenti’nde kazı çalışması devam ediyor

    Pompeiopolis Antik Kenti’nde kazı çalışması devam ediyor


    Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinin Zımbıllı Tepe mevkisinde yer alan tarihi Paflagonya bölgesinin başkenti Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarının bu yılki bölümü temmuz ayında başladı.

    Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Paflagonya bölgesinin en büyük kentlerinden biri olan Pompeiopolis’te gerçekleştirilen kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında yürütülüyor.

    Bölgede 2006’da başlayan kazılar, son yıllarda antik kentteki villa tabanı ve tiyatro üzerinde yoğunlaştı.
    Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, kazı çalışmalarıyla ilgili açıklamasında, kazıların Taşköprü açısından önemli olduğunu belirtti. Kazı çalışmalarının öneminden bahseden Arslan, Pompeiopolis’in bölgenin başkentliğini yaptığını ifade etti.

    aa-20240803-35306702-35306697-pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismasi-devam-ediyor.jpg

    Pompeiopolis’in turizme açılmasıyla ilgili de konuşan Arslan, şunları söyledi:

    “Bu bir süreç. Çok yavaş seyreden süreç. Yani Efes’in kazı süreci 1800’lü yıllarda başlamış. Yani dolayısıyla bu çok hassas bir süreç. Buna tarih vermek zor. Çünkü farklı şeyler çıkıyor. Beklenmediğiniz şeyler. Yavaş yavaş ziyaretçilerimiz oluşmaya başladı ama turizm anlamında tam ne zaman başlar derseniz biz iki üç yıl içerisinde inşallah turist organizasyonları düşünüyoruz.”

    aa-20240803-35306702-35306691-pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismasi-devam-ediyor.jpg

    Kazı çalışmalarındaki finansmanın öneminden bahseden Arslan, “Kültür ve Turizm Bakanlığının verdiği desteklerin ötesinde biliyorsunuz Türkiye’de değişik kazılarda sponsorlar kazının önem kazanmasını hızlandırıyorlar. Dolayısıyla biz de sponsorluk noktasında hem bölgedeki iş adamlarından hem de başka noktalarda faaliyet gösteren iş adamlarından sponsorluk arayışı ve bekleyişi içerisindeyiz. Bunun Taşköprü’ye, ilimize, Kastamonu’ya çok büyük bir değer katacağını biliyorum” diye konuştu.

    aa-20240803-35306702-35306698-pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismasi-devam-ediyor-001.jpg

    Kazı Başkanı Mevlüt Eliüşük ise kazı çalışmalarında akademisyen uzman ve işçilerle birlikte 34 kişinin görev aldığını söyledi.

    Ekibin çok uluslu olduğunu anlatan Eliüşük, “Pompeiopolis özellikle Paflagonya bölgesi olarak adlandırdığımız günümüzde Karabük, Kastamonu, Sinop’un bir bölümü ve aşağıda Çankırı’yı da içine alan bir bölge. Bu bölgenin özellikle milattan sonra ikinci yüzyıldaki metropolisi yani yönetim, valilik merkezi diye adlandırabiliriz. Ben 2022 yılından itibaren burada kazı başkanlığını yürütüyorum. Çalışmalarımız çok uluslu bir ekip tarafından yönlendiriliyor. Biz son iki yıldır tiyatro ve Roma villası üzerine çalışıyoruz. Roma villası belki de Anadolu’da bulunmuş en büyük birkaç villadan biri. Bu sene yoğun bir çalışma içerisine girdik” bilgisini verdi.

    aa-20240803-35306702-35306692-pompeiopolis-antik-kentinde-kazi-calismasi-devam-ediyor.jpg

    Bu yıl 16 Mayıs’tan itibaren zemin mozaiklerinin kaldırılması, konservasyonu ve yerine konulmasıyla ilgili çalışmalara başladıklarını anlatan Eliüşük, kazı çalışmalarına ise temmuz ayında başladıklarını belirtti.
    Kazı çalışmalarını ekim ayına kadar sürdüreceklerini ifade eden Eliüşük, sponsorluk konusunda destek beklediklerini kaydederek, “Bu yardımlar geldikçe emin olun Pompeiopolis Kastamonu için parlayan bir yıldız olacak. Kente gelen insanların görmek isteyeceği ve önemli bir destinasyon alanı olarak da verilen desteklerin çok çok fazlasıyla Kastamonu’ya geri döneceğine de biz eminiz” diye konuştu. (AA)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Haydarpaşa kazılarında sona yaklaşıldı: ‘Sonuçlar İstanbul’un tarihini etkileyecek’

    Haydarpaşa kazılarında sona yaklaşıldı: ‘Sonuçlar İstanbul’un tarihini etkileyecek’


    HEM İSTANBUL HEM DÜNYA TARİHİNİ ETKİLEYECEK

    Asal, İstanbul’da son 20 yılda yapılan arkeolojik çalışmaların, İstanbul’un tarihini ve bazı yayınlar da tamamlandığında dünya tarihini de belli ölçüde etkileyecek sonuçlara ulaşılacağını kaydederek, “Bütün genel geçer yayınlarda İstanbul’un kuruluşu milattan önce 7. yüzyıllara tarihlendirilir ki, o da günümüzden 2 bin 700 yıl öncedir. Bizim bu bölgenin o denli bir geçmişi olmasa da Yenikapı’yı göz önüne aldığımızda, günümüzden 8, 9 bin 500 yıl öncesine kadar İstanbul’un tarihinin gittiğini görüyoruz. İstanbul bir Yunan kolonisi şehri, Megaralıların kurduğu bir şehir değil. Onlar geldiğinde İstanbul’da yerleşik bir yaşam vardı” dedi.

    Arkeolojik kazılarda bulunan birçok bulgunun sergilemeye çıktığına ama bunun yeterli olmadığına dikkati çeken Asal, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Normal koşullarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile beraber Yenikapı Kazı Alanı’nda bir yarışma projesiyle müze binası inşa edecektik ama maalesef o gerçekleşmedi. Allah kısmet ederse başka yerlerde bu projeler hayata geçirilecek. Biz tabii ki kalıntıların, buluntuların çıktığı yerde sergilenmesini tercih ederiz ama mümkün olmadığı zamanlarda da mutlaka sergilenecek alanlar oluşturulacaktır. Kısmen İstanbul Arkeoloji Müzelerinde, Yenikapı’da çıkan buluntuları gelip görebilir ziyaretçilerimiz.” (KÜLTÜR SANAT)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Adıyaman’daki 2 bin yıllık tokalaşma anıtı ve yazıt Perre Antik Kenti’nde sergilenecek

    Adıyaman’daki 2 bin yıllık tokalaşma anıtı ve yazıt Perre Antik Kenti’nde sergilenecek


    Adıyaman'daki 2 bin yıllık tokalaşma anıtı ve yazıt Perre Antik Kenti'nde sergilenecek

    Adıyaman’ın Gerger ilçesinde köylüler tarafından bulunan tokalaşma anıtı ve yazıt, Perre Antik Kenti’nde sergilenecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kurul Kalesi, kazılarda kısmen açığa çıktı

    Kurul Kalesi, kazılarda kısmen açığa çıktı


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İş makinesiyle arkeolojik kazı iddiası: Boşver biraz çalkalansın ortalık

    İş makinesiyle arkeolojik kazı iddiası: Boşver biraz çalkalansın ortalık


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***