Etiket: Katalonya

  • Katalanların bağımsızlık lideri Puigdemont’tan ‘Sihirbaz Houdini numarası’: Arandığı İspanya’ya girip ‘Belçika’ya geri döndü’

    Katalanların bağımsızlık lideri Puigdemont’tan ‘Sihirbaz Houdini numarası’: Arandığı İspanya’ya girip ‘Belçika’ya geri döndü’


    – İspanya’da Katalan bağımsızlığı yanlısı siyasi lider Carles Puigdemont’un İspanya yargısının hakkındaki yakalama kararına rağmen Katalonya bölgesinin başkenti Barselona’da partisinin düzenlediği mitingde konuşma yaptıktan sonra sürgünde bulunduğu Belçika’ya geri döndüğü iddia edildi.

    2017’de Katalonya’nın tek taraflı bağımsızlık ilanını gerçekleştiren dönemin bölgesel yönetim başkanı Carles Puigdemont’un Katalonya İçin Birlikte (Junts) isimli partisinin genel sekreteri Jordi Turull, Katalan liderin Belçika’ya geri döndüğünü, Waterloo’daki evine ulaşıp ulaşmadığını bilmediğini söyledi.

    ‘TUTUKLANMAYA DEĞİL, SİYASİ HAKLARINI KULLANMAYA GELDİ’

    Turull, İspanyol mahkemelerinin “yasadışı” ilan ettiği bağımsızlık referandumuyla ilgili kamu fonlarını kötüye kullanma iddiasıyla aranan Puigdemont’un “İspanya’ya tutuklanmak için değil, siyasi haklarını kullanmak için geldiğini” dile getirdi.

    ‘GÜVENLİK ENDİŞELERİ NEDENİYLE BİR ARABAYA BİNDİ’

    Junts Genel Sekreteri, “Puigdemont’un başta Katalonya’nın yeni başkanını seçmek için bölgesel parlamentoda yapılacak oylamaya katılmayı planladığını, ama mitingden parlamentoya yürümek yerine güvenlik endişeleri nedeniyle bir arabaya bindiğini ve ardından parlamento alanına girmesine izin verilmeyeceğine inandığı için kısa süre içinde ayrılmaya karar verdiğini” anlattı.

    ‘POLİS TARAFINDAN YAKALANMA FOTOLARINA FIRSAT VERMEK İSTEMEDİ’

    2018-21 arası bağımsızlık referandumu nedeniyle hapis yattıktan sonra Sosyalist İşçi Partili (PSOE) Başbakan Pedro Sanchez’in Katalan bağımsızlığı yanlısı siyasiler için çıkardığı afla serbest kalan Turull, “Puigdemont’un polis tarafından yakalanırken fotoğraflarının çekilmesine fırsat vermek istemediğini” sözlerine ekledi.

    NEDEN YAKALANMADIĞINA HENÜZ RESMİ AÇIKLAMA GETİRİLEMEDİ

    Puigdemont’un İspanya’ya girerken, Barselona’ya giderken, Katalan bağımsızlığı yanlıları için simgesel öneme sahip Zafer Takı’na yürürken ve orada yaklaşık 3500 destekçisine seslenirken polis tarafından yakalanmamasına henüz kimse resmi açıklama getiremedi.

    “Birbirimizi bir daha ne zaman göreceğimizi bilmiyorum. Fakat birbirimizi tekrar gördüğümüzde, şimdi sonlandıracağım haykırışı birlikte haykırabiliriz: Çok yaşa özgür Katalonya” dediği konuşmasının ardından kalabalığın arasından bölgesel parlamento binasına doğru ilerleyen Puigdemont, o andan itibaren “ortadan kayboldu”.

    ‘KATALAN BÖLGESEL POLİSİNİN BİR MEMURU GÖZALTINDA’

    İspanyol haber ajansı EFE’nin haberine göre Puigdemont’un mitingin ardından bir araçla kaçmasına yardım etmekle suçlanan Katalan bölgesel polisinin (Mossos d’Esquadra) bir memuru gözaltına alındı. Bölgesel polis de Katalan liderin izini sürmek için “Jaula” (kafes) operasyonunu başlattığını duyurdu.

    KATALAN POLİS ŞEFİ: YURTDIŞINDA OLDUĞUNA DAİR BİLGİMİZ YOK

    Ardından bugün “Belçika’ya geri döndüğü” iddiası gelince, Katalan polisi, Puigdemont’un Barselona’da yakalanmaktan kurtulduktan sonra İspanya’dan kaçıp Belçika’ya döndüğüne dair hiçbir bilgiye sahip olmadığını söyledi.

    Gazetecilere konuşan Katalonya Emniyet Müdürü Eduard Sallent i Peña, Katalan liderin hala Barselona’da olması ihtimalini dışlamadığını belirterek “Politikacıların onun İspanya’dan ayrılmasıyla ilgili söylediklerine güvenmiyorum” dedi. “Puigdemont’un başka yerde olduğuna dair kanıt elde edene kadar onu bulma çabamıza devam edeceğiz” diye ekledi.

    7 YIL ÖNCE POLİS YARDIMIYLA KAÇMIŞTI

    Ekim 2017’deki tek taraflı bağımsızlık ilanı sonrası da Puigdemont, davaya sempati duyan küçük bir grup bölgesel polis memurunun yardımıyla bir arabanın bagajında saklanarak İspanya’dan kaçmıştı.

    İSPANYA YÜKSEK MAHKEMESİ PEŞİNİ BIRAKMADI

    PSOE hükümeti ile sol platform Sumar’ın Katalan siyasilerle af anlaşması çerçevesinde, Puigdemont hakkındaki “vatana ihanet” ve “terör” suçlamaları düşürülmüştü. Ama geçen ay İspanya Yüksek Mahkemesi, Puigdemont’u etkileyen bağımsızlık referandumunun organizasyonuyla ilgili “kamu fonlarını zimmetine geçirme ve yasadışı zenginleşme suçlamalarının” af yasası dışında tutulmasına hükmetti.

    İspanya kamuoyunun genel kanısı ve muhalefetin iddiası, PSOE-Sumar koalisyon hükümetinin Puigdemont’un ülkeye girip mitingde konuşmasına göz yumduğu yönünde.

    JUNTS: YENİ DURUM DEĞERLENDİRMESİ LAZIM

    Ama Junts, “Katalonya’da durumun çok değiştiği” gerekçesiyle Madrid’deki merkezi hükümete verdiği kritik parlamento desteğini sürdürüp sürdürmeyeceğine karar vereceğini duyurdu.

    Turull, “(PSOE liderliğindeki hükümeti desteklemek için) anlaşmamızı mümkün kılan bağlam ve parametreler nedeniyle durum çok değişti. Bunun bir anlamının kalıp kalmadığını görmemiz lazım” dedi.

    ‘HÜKÜMETİ DESTEKLEMEYİ KABUL ETTİĞİMİZ KOŞULLAR DEĞİŞTİ’

    Junts Genel Sekreteri, kararı belirleyici etkenler olarak, mayıstaki Katalonya seçiminden PSOE’nin yerel uzantısının birinci çıkması sonucu Katalonya Sosyalist Partisi PSC–PSOE lideri Salvador Illa’nın dün parlamentoda bölgesel başkan olarak onaylanmasını ve Katalan bağımsızlık ilanına karışanlara af getiren yasayla ilgili sorunları gösterdi.

    SANCHEZ’İN KADERİ İKİ KATALAN PARTİYE BAĞLI

    Sosyalistlerle ılımlı bağımsızlık yanlısı Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) arasında vergilerle ilgili anlaşma karşılığı Illa’nın Katalonya’yı yönetmesinin, Junts’un geçen yıl Madrid merkezi hükümetini desteklemeyi kabul ettiği koşulları değiştirdiğini söyleyen Turull, Sanchez hükümeti yargıçların af yasasını tam uygulamasını sağlamadığı sürece Junts’un desteğinin tehlikeye gireceği ya da ortadan kalkacağı uyarısını yaptı.

    Sanchez hükümetinin hayatta kalması, Madrid’deki ulusal parlamentoda Junts ve ERC’nin 7’şer milletvekilinin desteğine bağlı. (Reuters, Dış Haberler)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bağımsızlık yanlısı Katalan lider Puigdemont yedi yıl sonra Barselona’da

    Bağımsızlık yanlısı Katalan lider Puigdemont yedi yıl sonra Barselona’da


    – İspanya’da Sosyalist İşçi Partili (PSOE) Başbakan Pedro Sanchez’in bağımsızlık yanlısı Katalan siyasiler için af çıkarıp uzlaşı sağlaması ve Yüksek Mahkeme’nin hapse atılmamak için yurtdışına giden Katalan liderler hakkındaki bir “terörizm” soruşturmasını kapatması sonrası, 2017’deki bağımsızlık girişiminin başını çeken Junts’un lideri Carles Puigdemont yedi yıl sonra Barselona’ya döndü.

    Ancak Puigdemont’un hakkında hâlâ tutuklama kararı olmasına rağmen, tam da Katalan parlamentosunun mayıs ayındaki seçimleri kazanan Sosyalist siyasetçi Salvador Illa’nın başkanlığında açılacağı gün Barselona’da “belirip kaybolması” kriz yarattı.

    Puigdemont, bağımsızlık yanlılarının çoğunluğu kaybettiği parlamentonun açılışı öncesi Barselona’da destekçilerine bağımsızlık mesajı ile seslendi; sonrasında da “beyaz bir arabaya binerek” ortadan kayboldu. Katalan bölgesel polisi Mossos d’Esquadra’nın bir üyesi gözaltına alınırken, Barselona’nın eski belediye başkanı Xavier Trias’tan Puigdemont için “Büyücü gibiydi” yorumu geldi.

    ‘HÂLÂ BURADA OLDUĞUMUZU GÖSTERMEK İÇİN GELDİM’

    Puigdemont bu sabah, hakkındaki tutuklama kararına meydan okuyarak Barselona’da ‘beliriverdi’. Binlerce destekçisi tarafından coşkuyla karşılanan Puigdemont, Katalan parlamentosunun yakınındaki Zafer Anıtı’nda kurulan bir kürsüden binlerce destekçisine Katalanca seslendi.

    POLİSİN ÖNÜNDE KONUŞTU

    Çok sayıda polisin de bulunduğu buluşmada Puigdemont, “Benim tutuklanmamı kutlayacaklarını düşünüyorlardı ve bu cezanın bizi, sizi vazgeçireceğini düşünüyorlardı… Hatalılar. Bugün, hâlâ burada olduğumuzu göstermek için geldim” dedi. Puigdemont, bağımsızlık mücadelesini canlandırmayı amaçladığını vurguladı.

    PARTİSİNDEN ‘PUIGDEMONT’LA YÜRÜYÜŞ’ ÇAĞRISI YAPILDI AMA…

    Katalan lider, konuşmasını bitirdikten sonra sahne arkasına geçti. Bu sırada polis ve medya kendisine ulaşamazken, hoparlörden yapılan duyuruda da “Puigdemont’la birlikte Katalan parlamentosuna yürüme” çağrısında bulunuldu.

    ‘POLİS ARABASIYLA GİTTİ’

    Fakat Reuters’a konuşan bir Katalan hükümeti kaynağına göre, partisi Junts’un ve daha ılımlı olmakla birlikte yine bağımsızlık yanlısı Esquerra Republicana de Catalunya’nın (ERC) üst düzey yetkilileri Katalan parlamentosuna doğru yürümeye başlarken, Puigdemont’un kendisi “bölgesel bir polis yetkilisinin beyaz arabasına binerek ortadan kayboldu.”

    OPERASYON SONUÇSUZ KALDI

    Bundan kısa süre sonra, devlet televizyonu TV3, hakkında devam eden tutuklama kararına dayanarak Katalan polisi tarafından Puigdemont’u tutuklamak için operasyon başlatıldığını duyurdu. Fakat Puigdemont bulunamadı. Bölge polisi Mossos d’Esquadra’nın sözcüsü, Katalan liderin nerede olduğuna dair soruşturma kapsamında bir üyelerinin gözaltına alındığını açıkladı.

    FRANSA SINIRINDA BARİKAT KURULDU

    Puigdemont’u arama operasyonu sırasında, bir grup destekçisi ile polis arasında arbede de çıktı. Görgü tanıkları, bağımsızlık yanlısı liderin arandığı sırada Barselona trafiğinde ciddi bir karmaşa yaşandığını, İspanya-Fransa sınırında da barikatlar kurularak arabaların arandığını anlattı. Kısa süre sonra ise gerekçesi açıklanmadan, arama operasyonunun sonlandırıldığı duyurusu yapıldı.

    PUIGDEMONT’A SADIK OLAN BAZI POLİSLER VAR’ İTİRAFI

    Yaşananlar, gözleri Katalonya polisi Mossos d’Esquadra’ya çevirdi. Reuters’a konuşan bir Yüksek Mahkeme kaynağı Puigdemont hakkındaki tutuklama kararının açık olduğunu söylerken, iki ulusal polis sendikası da Katalan liderin yakalanmamasını eleştirdi. Katalan özerk yönetimi ile bağlantısı bulunan iki kaynak ise “Puigdemont’a sadık olan bazı Mossos üyeleri konusunda sorun yaşandığını” itiraf etti.

    SAĞCI MUHALEFET, SOSYALİT İKTİDARI SUÇLADI

    Puigdemont’un Katalonya’nın merkezi olan Barselona’da “belirip kaybolması”, İspanya’da ana muhalefetteki sağcı Halk Partisi’nin (PP) de tepkisini çekti. PP lideri Alberto Nunez Feijoo, Sosyalist İşçi Partili Başbakan Pedro Sanchez’i suçlayarak yaşananların “katlanılamaz bir utanç” olduğunu sabundu. Feijoo, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İspanya’nın imajına bu şekilde zarar vermek affedilemez” iddiasında bulundu.

    İspanya hükümet sözcüsü ve Puigdemont’un avukatı ise ilgili soruları şu an için yanıtsız bıraktı.

    NE OLMUŞTU?

    İspanya Yüksek Mahkemesi geçen ay, Puigdemont hakkında açılan bir “terörizm” soruşturmasını kapatmış ancak af yasasına getirdiği istisnalarla dönüşünü engellemeye çalışmıştı. Mahkeme, “terörizm” soruşturmasını kapatma sebebini “usul hatası” diye açıklamıştı.

    Söz konusu ‘terörizm’ soruşturması, binlerce eylemcinin Barselona havaalanına erişimi birkaç saat boyunca engellediği kitlesel bir eylemi de içeren Katalan bağımsızlığı yanlısı protestolarda bulunan Demokratik Tsunami adlı gruba ve onun “sokak terörizmi eylemlerini” el altından yönettikleri iddiasıyla 10 Katalan siyasi lidere Temmuz 2021’de açılmıştı.

    Bu kişiler arasında, 2017’deki tek taraflı bağımsızlık girişiminin başını çeken ve sonrasında Belçika’ya giden dönemin bölgesel yönetim başkanı Puigdemont, bağımsızlık yanlısı Katalonya Cumhuriyetçi Solu (Esquerra Republicana de Catalunya/ERC) Genel Sekreteri Marta Rovira ve ERC milletvekili Ruben Wagensberg de vardı.

    Soruşturmanın düşürülmesi sonrası Rovira ve Wagensberg’in İspanya’ya hapse atılma tehlikesi olmadan dönmesinin önü açılmıştı. Ancak tek taraflı bağımsızlık ilanını muğlak bir dille de olsa gerçekleştirip altını imzalamış Puigdemont için geçerli değildi.

    Öte yandan, Başbakan Sanchez’in bağımsızlık ilanının demir yumrukla bastırılması sonucu hapse giren veya sürgüne giden siyasiler için çıkardığı Katalan genel af yasası, 30 Mayıs’ta mecliste kabul edilerek yürürlüğe girmişti. Bununla birlikte Yüksek Mahkeme, 1 Temmuz’da aldığı kararla Puigdemont’u etkileyen suçlamaları adeta cımbızla çekip af dışında bırakmıştı.

    2017’de yurtdışına kaçmak zorunda kalan Puigdemont, İspanyol adalet sistemi tarafından itaatsizlik ve kamu fonlarının kötüye kullanılması dahil bir dizi suçlamayla aranıyordu. (DIŞ HABERLER)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İspanya Yüksek Mahkemesi, Katalan lider Puigdemont üzerindeki ‘terör’ soruşturmasını kaldırdı, ama ‘gazabını’ kaldırmadı

    İspanya Yüksek Mahkemesi, Katalan lider Puigdemont üzerindeki ‘terör’ soruşturmasını kaldırdı, ama ‘gazabını’ kaldırmadı


    – İspanya’da Sosyalist İşçi Partili (PSOE) Başbakan Pedro Sanchez’in bağımsızlık yanlısı Katalan siyasiler için af çıkarıp uzlaşı sağlaması sonrası, Yüksek Mahkeme, hapse atılmamak için yurtdışına giden Katalan liderler hakkındaki bir “terörizm” soruşturmasını kapattı.

    YILLARDIR SÜRGÜNDEKİLERE ‘USUL HATASI’ YAPILMIŞ

    Yüksek Mahkeme, kapatma sebebini “usul hatası” diye açıkladı. Kararın temyiz süreci açık.

    Yüksek Mahkeme’nin binlerce aktivistin Barselona havaalanına erişimi birkaç saat boyunca engellediği kitlesel bir eylemi de içeren Katalan bağımsızlığı yanlısı protestolarda bulunan Demokratik Tsunami adlı grubu ve onun “sokak terörizmi eylemlerini” el altından yönettikleri iddiasıyla Temmuz 2021’de 10 Katalan siyasi hakkında terörizm soruşturması açtı. Bunlar arasında 2017’deki tek taraflı bağımsızlık girişiminin başını çeken dönemin bölgesel yönetim başkanı Carles Puigdemont, bağımsızlık yanlısı Katalonya Cumhuriyetçi Solu (Esquerra Republicana de Catalunya/ERC) Genel Sekreteri Marta Rovira ve ERC milletvekili Ruben Wagensberg de vardı.

    PUİGDEMONT YİNE DE YURDA DÖNEMEYECEK

    Dün soruşturmanın düşmesinin ardından Rovira ve Wagensberg İspanya’ya hapse atılma tehlikesi olmadan dönebilecek, ama aynı durum, tek taraflı bağımsızlık ilanını muğlak bir dille de olsa gerçekleştirip altını imzalamış Puigdemont için geçerli değil.

    Gerçi İspanya Başbakanı Sanchez’in bağımsızlık ilanının demir yumrukla bastırılması sonucu ya hapse giren ya sürgüne giden siyasiler için Katalan genel af yasası, 30 Mayıs’ta mecliste kabul edilerek yürürlüğe girdi.

    YÜKSEK MAHKEME AF YASASININ KAPSAYAMAYACAĞI İSTİSNALAR GETİRDİ

    Ama Yüksek Mahkeme, 1 Temmuz’da aldığı kararla Puigdemont’u etkileyen suçlamaları adeta cımbızla çekip af dışında bıraktı.

    2017’de yurtdışına kaçmak zorunda kalan Puigdemont, İspanyol adalet sistemi tarafından itaatsizlik ve kamu fonlarının kötüye kullanılması dahil bir dizi suçlamayla aranıyor.

    İtaatsizlik suçlaması düşmüş olsa da, bu hafta Yüksek Mahkeme af yasasının kamu fonlarının kötüye kullanımını kapsamayacağına hükmetti.

    Puigdemont, af yasası kapsamına girmeyen bir başka suç olan vatana ihanet suçlamasıyla da aranıyor.

    SANCHEZ’İN HÜKÜMETİ PAMUK İPLİĞİNE BAĞLI

    Katalan bağımsızlık ilanının liderine yönelik affın engellenmesi, Katalan bağımsızlığı yanlısı partilerin genel af karşılığı hükümetine destek verdiği Başbakan Sanchez’in siyaseten hayatta kalmasını zorlaştırabilir.

    PEK ÇOK YARGIÇ AF YASASINI UYGULAMAK İSTEMİYOR

    30 Mayıs’ta af yasasının çıkmasından itibaren yargıçlara yaklaşık 400 kişiyi kapsayan Katalan bağımsızlığı yanlısı siyasiler hakkında tutuklama emirlerini iptal ederek yasayı uygulamaları için iki ay süre verildi.

    Ancak mahkemelerin affı vaka bazında uygulaması gerekiyor ki, bu da süreci uzun ve yorucu hale getiriyor. Zaten pek çok yargıç uygulama isteksizliklerini gizlemedikleri yasaya açıkça karşı çıkıyor. (AFP, Catalan News, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Covid-19: İtalya’da yeni yıl kutlamalarına yasak getirildi

    Covid-19: İtalya’da yeni yıl kutlamalarına yasak getirildi


    Covid-19 salgınına karşı İtalya’da yeni yıl kutlamaları iptal edirken, bu ülkede dış mekanlarda maske takma zorunluluğu getirildi.

    İspanya’nın doğusundaki Katalonya özerk bölgesinde yılbaşından itibaren 01.00 ila 06.00 arası sokağa çıkma yasağı getirilirken, toplu etkinlikler 10 kişi ile sınırlandırıldı.

    Yunanistan’da, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında yarından itibaren hem iç hem de dış mekanlarda maske kullanımı zorunlu kılındı.

    İtalya’da yeni Covid-19 önlemleri

    Ülkedeki yeni yıl kutlamalarına yasak getiren İtalya’da, dış mekanlar da maske takılmasına zorunluluk getirildi.

    İtalya Sağlık Bakanı Roberto Speranza, daha koruyucu olduğu belirlenen “Ffp2” model maskenin toplu taşıma, tiyatro, sinema ve spor faaliyetlerinde kullanılmasının şart koşulduğunu duyurdu.

    İtalya’da ayrıca konserler 31 Ocak’a kadar iptal edilirken. Gece kulüpleri ve diskotekler de ikinci bir emre kadar kapatıldı.

    Speranza, İtalyanların yüzde 89’unun aşılanmasına rağmen 3. doz aşı kampanyasını hızlandırmak istediklerini bildirdi.

    İtalya’da salgında son 24 saatte hayatını kaybedenlerin sayısı 168 artarak 136 bin 245’e yükseldi.

    Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, ülkede son 24 saatte yapılan 901 bin 450 testte 44 bin 595 kişiye Covid-19 tanısı konuldu. Böylece salgının başladığı şubat 2020’den bu yana bir günde kaydedilen en yüksek vaka sayısı gerçekleşti.

    Katalonya’da dışıra çıkma yasağı başladı

    İspanya’nın doğusundaki Katalonya özerk bölgesinde, yılbaşından itibaren Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında kısıtlamaların artırılmasına karar verildi.

    Katalonya Yüksek Adalet Divanı, hükümetin Covid-19 salgınıyla mücadelede getirdiği yeni kısıtlamaların onaylandığını duyurdu.

    Bu kapsamda, Katalonya’da yılbaşından itibaren 01.00 ila 06.00 arası sokağa çıkma yasağı getirilirken, toplu etkinlikler 10 kişi ile sınırlandırılacak.

    Sokağa çıkma yasağı vakaların 100 bin kişide 250’yi bulduğu bölgelerde uygulanacak.

    Restoranlarda kapasite yüzde 50’ye, mağazalar, spor salonları gibi mekanlarda ise yüzde 70’e düşürüldü.

    Katalonya Yüksek Adalet Divanı gün içinde yaptığı yazılı açıklamada, getirilecek kısıtlamaların “aşırı kısıtlayıcı, ağır ve gereksiz” olacağı uyarısında bulunmuştu.

    Kısıtlamalar, İspanya’da günlük vaka sayısının 60 bini aşarak salgının başlangıcından bu yana en yüksek seviyenin görülmesi üzerine getirilirken, Murcia özerk bölgesi de yılbaşında sokağa çıkma yasağı uygulanacağını açıkladı. İspanya’da dün, dış mekanlarda maske takılması zorunluluğu getirilmişti.

    Yunanistan’da dış mekanlarda maske zorunluluğu geldi

    Yunanistan’da, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında kısıtlamaların artırılmasına karar verildi.

    Yunanistan Sağlık Bakanı Thanos Plevris, yarından itibaren hem iç hem de dış mekanlarda maske kullanımının zorunlu olacağını kaydetti. Yunanistan’daki vaka artışlarına ve Omicron varyantının yayılma hızına dikkati çeken Plevris, hem iç hem de dış mekanlarda maske kullanımının zorunlu olacağını kaydetti.

    Plevris, market ve toplu taşıma araçlarında ise çift maske veya yüksek koruma sağlayan KN 95 tipi özel maske kullanılacağını belirtti.

    Belediyeler tarafından kamusal alanda düzenlenmesi planlanan eğlenceye yönelik etkinliklerin iptal edileceğini bildiren Plevris, tüm sosyal etkinlikler öncesinde de etkinliğe katılacak kişilerin test yaptırmasının tavsiye edildiğini ifade etti.

    Plevris, Yunanistan’a gelecek tüm ziyaretçilerden Covid-19 testi istendiğini hatırlatarak, ziyaretçilerin Yunanistan’a gelişlerinin 2’nci ve 4’üncü günlerinde tekrar test yapılmasının tavsiye edildiğini kaydetti.

    Söz konusu kısıtlamaların 3 Ocak 2022’ye kadar geçerli olacağını belirten Plevris, uzmanlar ve yetkililerin yapacağı değerlendirmelerin ardından, 3 Ocak 2022 sonrasında yeni kısıtlamaların da gelebileceğini bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İspanyol piskopos, erotik roman yazarıyla yaşadığı aşk için Kilise’den ayrıldı

    İspanyol piskopos, erotik roman yazarıyla yaşadığı aşk için Kilise’den ayrıldı


    İspanya’nın en genç piskoposu olarak bilinen Xavier Novell’ın bir ay önce neden istifa ettiği ortaya çıktı. İspanya basınında Vatikan’a dayandırılan haberlere göre, Novell erotik hikayeler yazan bir psikologa aşık olduğu için Kilise’den ayrıldı.

    Novell’in istifasını kabul eden Vatikan, eski piskoposun “kişisel nedenlerden dolayı” görevinden istifa ettiğini ifade etmişti.

    Ancak El Pais ve birçok İspanyol basın, Novell’ın 38 yaşındaki iki çocuk annesi Silvia Caballol Clemente ile beraber olabilmek için görevinden ayrıldığını yazdı. Caballol Clemente’nin satanist ve erotik içerikli romanlar yazması Kilise yetkililerini oldukça şaşırttı.

    Novell, o dönem beraber çalıştığı kişilere, “Hayatımda ilk kez bir kadına aşık oldum ve en uygun olanı yapmak istiyorum” dediği aktarıldı. Beraber yaşayan çiftin yakın zamanda evleneceği belirtildi.

    BBC’nin haberine göre de Vatikan’ın “yükselen yıldızı” Xavier Novell Katolik Klisesi’nin oldukça muhafazakar bir kanadından geliyordu. Eşcinsellik karşıtı çıkışları ile bilinen Novell şeytan çıkarma seanslarına katılıyordu.

    2010’da henüz 41 yaşında olan Novell o dönem İspanya’nın en genç piskoposu olmayı başarmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İspanya hükümeti, tutuklu 9 Katalan siyasetçi için ‘kısmi af’ çıkardı

    İspanya hükümeti, tutuklu 9 Katalan siyasetçi için ‘kısmi af’ çıkardı


    İspanya’da sol koalisyon hükümeti, Katalonya’da 1 Ekim 2017’de yapılan referandum ve bağımsızlık yanlısı girişimler nedeniyle bin 328 gündür tutuklu bulunan 9 Katalan siyasetçi için kısmi af kararı aldı.

    Bakanlar Kurulunda oy birliği ile kabul edilen af kararının ardından açıklama yapan Başbakan Pedro Sanchez, “Affedilenlerin fikirlerini değiştirmelerini beklemiyoruz. Zaten bu kişiler hiçbir zaman fikirlerinden dolayı hüküm giymediler.” dedi.

    Sanchez, söz konusu affın “kısmi” olduğunu, hapis cezalarının tamamen kaldırılmasına rağmen kamu görevinden men cezalarının yürürlükte kalacağını ve bu kişilerin 3 ila 6 yılda ağır suç işlemeleri halinde affın iptal edileceğini dile getirdi.

    Yüksek Mahkemenin Katalan siyasetçiler hakkında 2019 yılında verdiği hükmün hükümet tarafından sorgulanmadığını belirten Sanchez, kamuoyunun yararına olduğuna inandıkları ve bölünmeyi, karşıtlığı bir tarafa bırakıp yeni bir sayfa açmanın gerekli olduğunu düşündükleri için bu af kararını aldıklarını söyledi.

    İspanya Başbakanı, sözlerine şöyle devam etti:

    “İspanya demokrasisi bugün büyüklüğünü gösteriyor. Katalonya ve İspanya için en iyisi olduğu için İspanya Anayasasının uzlaşı ve birlikte yaşama ruhuna uyduğu için bu karar alındı. Bu karar, bir arada yaşamayı yeniden kurma ihtiyacından kaynaklanıyor. Diyalog için yeni bir dönem açmak istiyoruz. Birlikte yaşıyoruz ve sorunlarımızı birlikte çözmeliyiz. Sorunlarımızı çözmek çok zor ama gelecek nesiller için bunu denemek zorundayız. Hükümet olarak geleceğe iyimser bakıyoruz. Şimdi, siyasette yeni bir sayfa açma ve asla terk edilmemesi gereken yola girme zamanıdır. Şimdi, tüm gücümüzü halkımızın yaşamlarını iyileştirmeye yoğunlaştırmanın zamanı. Sıfırdan başlayamayız ama yeniden başlayabiliriz.”

    Hüküm giydikleri tüm suçlamalardan muaf tutulan ve kişiye özel ayrı ayrı çıkarılan kararlarla affedilen tutuklu Katalan siyasetçilerin, Yüksek Mahkemenin imzası ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla hemen cezaevinden çıkmaları öngörülüyor.

    Diğer yandan Katalan siyasetçilerin, yasa dışı referandumdan dolayı İspanyol mahkemesince verilen cezanın iptali ve İspanyol devletine karşı tazminat taleplerinin olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine açtıkları davayı devam ettirecekleri bildirildi.

    Af kararı, İspanyol mahkemelerinden kaçarak yurt dışına giden, eski Katalonya özerk hükümet başkanı ve şu anda Avrupa Parlamentosunda parlamenter olan Carles Puigdemont ve diğer 6 eski Katalan hükümeti üyesini kapsamıyor.

    Af kararına siyasi partilerin tepkileri

    Bu arada hükümetin, Katalonya’da “birlikte yaşamı yeniden inşa etmek” hedefiyle aldığı af kararı, siyasi çevrelerde farklı gerekçelerle eleştirildi.

    Ana muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisi (PP) ile aşırı sağcı Vox ve liberal Vatandaşlar partileri, af kararının “İspanyol demokrasisine ve yasallığına bir darbe” olduğunu savundu.

    Söz konusu Katalan siyasetçilerin yasa dışı referandum süreciyle ilgili şimdiye kadar hiçbir pişmanlık duymadığını ve İspanyol halkından özür dilemediğini söyleyen PP lideri Pablo Casado, af kararının iptali için Yüksek Mahkemeye başvuracaklarını açıkladı.

    Yüksek Mahkeme, geçen ay sunduğu ve tavsiye niteliği taşıyan bir raporda, “adalet, eşitlik ve kamu yararına aykırı” olduğu gerekçeleriyle af kararına karşı çıktığını açıklamıştı.

    Katalanlar genel af yasası ve referandum istiyor

    Katalonya özerk hükümet başkanı Pere Aragones ise “Af kararı bizim de tanıdığımız ilk adım olsa da eksik ve yetersiz. Sorunun bir çözümü değil.” eleştirisinde bulundu.

    Aragones, Katalonya’da bağımsızlık girişimlerine katıldığı için haklarında soruşturma veya dava açılan diğer Katalan siyasetçileri de kapsayacak şekilde genel bir af yasası çıkarılmasını ayrıca 2023 yılından itibaren Katalonya’nın kendi geleceğine karar verme hakkının verileceği bir bağımsızlık referandumuna yasal zeminin hazırlanmasını istedi.

    İspanyol basınında siyaset uzmanlarının yorumlarında, af kararının, özellikle kısa vadede Başbakan Pedro Sanchez ve partisine (Sosyalist İşçi Partisi) olumsuz etki edeceği ancak Katalonya’daki gelişmelere bağlı olarak orta vadede durumun terse dönebileceği belirtildi.

    Katalonya’daki süreç

    Katalonya’da bağımsızlık yanlısı siyasi girişimler, 2012’de başlamış ve dönemin Katalonya özerk hükümet başkanı Artur Mas’ın öncülüğünde 9 Kasım 2014’te ilk bağımsızlık yanlısı halk oylaması yapılmıştı.

    Ardından 12 Ocak 2016-28 Ekim 2017’de Katalonya Özerk Hükümet Başkanı olarak görev yapan, halihazırda Avrupa parlamenteri olan ve İspanya’da hakkında yakalama ve tutuklama emri bulunan Carles Puigdemont’un liderliğinde 1 Ekim 2017’de, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen bağımsızlık referandumu gerçekleşmişti.

    Katalonya özerk yönetim parlamentosu da 27 Ekim 2017’de “açıklanması ertelenen, tek taraflı bağımsızlık deklarasyonunu” kabul etmiş ve aynı gün İspanya Senatosunda alınan ve Anayasa’nın 155. maddesinin uygulandığı kararla Katalonya’nın özerk hakları geçici olarak merkezi hükümete devredilmişti.

    Bu gelişmelerin ardından İspanya mahkemelerinden kaçan Puigdemont ve 6 eski Katalan siyasetçi ülkeyi terk ederken, diğer eski Katalan özerk yönetim hükümeti üyeleri ve iki sivil toplum örgütün temsilcisi 2 Kasım 2017’de tedbiri kararla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

    Yüksek Mahkemede tutuklu yargılanan eski Katalonya özerk yönetim hükümetinde üyeleri ve sivil toplum örgütü temsilcilerinden 9’u, devlete karşı ayaklanma, kamu parasını kötüye kullanma ve devletin kurumlarına itaatsizlik suçlarından Ekim 2019’da açıklanan kararla 9 ila 13 yıl hapis cezası almıştı.

    Katalonya özerk yönetimi, tutuklu Katalan siyasetçilere ocak ayında yarı serbestlik hakkı tanısa da daha sonra Katalan mahkemesinin itirazlarıyla bu hak iptal edilmişti.

    İspanya’da Ocak 2020’den itibaren iktidarda olan sol koalisyon hükümeti Katalonya sorununa çözüm için af adımını atsa da Katalan özerk hükümetinin bağımsızlık için yasal bir referandum talebine sıcak bakmıyor.

    Merkezi hükümet ile Katalan özerk hükümeti arasında kurulacak diyalog masasında referanduma gitmeden özerklik haklarının genişletileceği bir çözüm aranması bekleniyor.

  • İspanya’da muhalif tepkiye karşın hükümet hapisteki ayrılıkçı Katalanlar affedecek

    İspanya’da muhalif tepkiye karşın hükümet hapisteki ayrılıkçı Katalanlar affedecek


    İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, muhalefetten gelen güçlü tepkiye karşın kabinenin, 2017 bağımsızlık hareketindeki rolleri nedeniyle hapsedilen 9 ayrılıkçı Katalan politikacı ve aktivistin aflarını onaylayacağını söyledi.

    Sánchez bu duyuruyu Barselona’da, birkaç yüz sivil toplum temsilcisinin önünde kuzeydoğu bölgesinin geleceğine ilişkin yol haritasından bahsederken yaptı. Kabinenin afları salı günü onaylaması bekleniyor.

    12 ayrılıkçı lider, ayaklanma ve diğer suçlardan mahkum olmuş, dokuzu yasadışı ilan edilmiş olan referandum sonuçlarının geçerli olduğu konusunda beyanatlar verip birkaç gün sonra bağımsızlık ilan etmekten ötürü ağır hapis cezalarına çarptırılmışlardı.

    Katalan bölgesinde yaşayan İspanya yanlıları ise referandumu boykot etmişti.

    Sánchez, “Yeniden birleşim: tüm İspanya’nın geleceği için bir proje” başlıklı sunumunda, “Bu eylemle, fiziki olarak dokuz kişiyi hapisten çıkarıyoruz, ancak sembolik olarak milyonlarca insanı bir arada yaşama katıyoruz” dedi ve ekledi: “Anlaşabilmek uğruna yapacağız ve bunu gönülden isteyerek yapacağız.”

    Kimseyi memnun edemedi

    Sanchez’in konuşması sırasında ise Katalan bayrağı taşıyan ve tüm ayrılıkçılara tam af verilmesi için slogan atan bir eylemci protestoda bulundu. Muhalefet partileri de af kararını sert şekilde eleştiriyor.

    Son haftalarda kutuplaştırıcı ve tartışmalı bir konu haline gelen aflar hali hazırda zor şartlarda kurulmuş olan hükümette sıkıntılara yol açıyor ve ülkedeki siyasi gerilimi artırıyor.

    Muhalefet, başbakanı afları Katalan partilerinin desteğini güvence altına almak için kullanmakla suçluyor. Sánchez’in sosyalist partisi şu anda aşırı solcu Podemos ile koalisyon halinde bir azınlık hükümetine liderlik ediyor. Yasama programının kabul edilmesi için de daha küçük, bölgesel gruplara ihtiyaçları var.

    Sanchez’e istifa çağrısı

    Bu ayın başlarında Madrid’de düzenlenen ve siyasi merkezden aşırı sağa üç İspanyol muhalefet partisi tarafından desteklenen bir protesto sırasında binlerce kişi Sánchez’e istifa çağrısında bulundu.

    Geçen hafta yayınlanan bir Ipsos anketi, İspanyolların yüzde 53’ünün aflara karşı olduğunu, yüzde 29’unun desteklediğini ve yüzde 18’inin bu konuda bir fikri olmadığını ortaya koydu. Katalan iş dünyası liderleri ise sosyal barışı teşvik edeceğini söyleyerek öneriyi desteklediklerini açıkladılar.

  • İspanya’da hükümetin ‘tutuklu Katalan siyasilere af girişimine’ karşı eylem

    İspanya’da hükümetin ‘tutuklu Katalan siyasilere af girişimine’ karşı eylem


    İspanya’da hükümetinin, ayrılıkçı girişimleri nedeniyle hüküm giyen Katalan siyasetçileri affetmek için başlattığı girişim Madrid’de protesto edildi.

    “Union 78 Sivil Platformu” adlı sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla başkent Madrid’deki Colon Meydanı’nda düzenlenen gösteriye ana muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisi (PP) ile muhalefetteki diğer partilerden aşırı sağ görüşlü Vox ve liberal sağ görüşlü Vatandaşlar (C’s) partisinin sempatizanları katıldı.

    Polis, sıcak havaya ve salgına rağmen düzenlenen gösteriyle katılımın 125 binin üzerinde olduğunu açıkladı.

    Eylemciler Başbakan Pedro Sanchez’i, “demokrasiyi saptırma, ülkeye ihanet etme ve Katalan darbesine boyun eğmekle” suçladı. Tutuklu Katalan siyasetçilerin olası affının “anayasanın çiğnenmesi ve bunun İspanyol demokrasisine bir saldırı anlamına geleceği” iddia edildi.

    İspanyol bayrakları ile gösteriye katılan eylemciler, “Katalonya İspanya’dır”, “Sanchez artık git”, “Sanchez istifa”, “Yaşasın İspanya” sloganları attı.

    Bazı göstericiler, İspanya Kralı 6. Felipe’ye, hükümetin af kararı alması halinde bunu imzalamaması çağrısı yaparken, benzer bir açıklama PP’nin yöneticilerinden Madrid Özerk Hükümet Başkanı İsabel Diaz Ayuso’dan da geldi.

    Ayuso, “Bu hükümet, İspanya’nın bir kısmını tek taraflı ve yasa dışı olarak parçalamak niyetinde. Bu zamana kadar Katalonya’da basit bir müfettiş gibi hareket eden Başbakan, şimdi suç ortağına dönüştü. Bu dakikadan itibaren İspanya Kralı ne yapacak? Bu affı imzalayacak mı? Onu suç ortağı mı yapacaklar?” diye konuştu.

    Hükümet, tutuklu Katalan siyasetçilere affa hazırlanıyor

    İspanyol meclisinde, muhalefetteki sağ görüşlü partilerin yanı sıra Yargıtay da “adalet, eşitlik ve kamu yararına aykırı” olduğu gerekçesiyle tutuklu Katalan siyasetçilerin olası affına karşı çıktığını açıklamıştı.

    Tepkilere rağmen yaz sonuna kadar tutuklu Katalan siyasetçilere af çıkarması öngörülen sol koalisyon hükümeti, Katalonya’da kurulan yeni yerel hükümet ile diyalog masasını kurmakta kararlı gözüküyor.

    Başbakan Sanchez, “Ceza için bir zaman var ise uzlaşma için de bir zaman vardır. İntikam veya öç almaya kapılmadan geleceğe bakmak gerekiyor. Anayasal değerler içinde öç yoktur.” diyerek af girişimini savunmuştu.

    Af konusuyla ilgili son kararı, merkezi hükümette Adalet Bakanlığının kararı sonrasında Bakanlar Kurulu verecek.

    Katalonya’daki süreç

    Katalonya’da bağımsızlık yanlısı siyasi girişimler, 2012’de başlamış ve dönemin Katalonya özerk hükümet başkanı Artur Mas’ın öncülüğünde 9 Kasım 2014’te yasa dışı ilk bağımsızlık yanlısı halk oylaması yapılmıştı.

    Ardından 12 Ocak 2016-28 Ekim 2017’de Katalonya Özerk Hükümet Başkanı olarak görev yapan, halihazırda Avrupa parlamenteri olan ve İspanya’da hakkında yakalama ve tutuklama emri bulunan Carles Puigdemont’un liderliğinde 1 Ekim 2017’de, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen yasa dışı bağımsızlık referandumu gerçekleşmişti.

    Katalonya özerk yönetim parlamentosu da 27 Ekim 2017’de “açıklanması ertelenen, tek taraflı bağımsızlık deklarasyonunu” kabul etmiş ve aynı gün İspanya Senatosunda alınan ve Anayasa’nın 155. maddesinin uygulandığı kararla Katalonya’nın özerk hakları geçici olarak merkezi hükümete devredilmişti.

    Bu gelişmelerin ardından İspanya mahkemelerinden kaçan Puigdemont ve 6 eski Katalan siyasetçi ülkeyi terk ederken, Yüksek Mahkemede tutuklu yargılanan eski Katalonya özerk yönetim hükümetinden 12 siyasetçi, devlete karşı ayaklanma, kamu parasını kötüye kullanma ve devletin kurumlarına itaatsizlik suçlarından Ekim 2019’da açıklanan kararla 9 ila 13 yıl hapis cezası almıştı.

    Katalonya özerk yönetimi, tutuklu Katalan siyasetçilere ocak ayında yarı serbestlik hakkı tanısa da daha sonra Katalan mahkemesinin itirazlarıyla bu hak iptal edilmişti.