Etiket: Karadeniz

  • Ukrayna Başbakanı Şmihal: Türkiye ile Ukrayna arasında serbest ticaret anlaşması imzalanacak

    Ukrayna Başbakanı Şmihal: Türkiye ile Ukrayna arasında serbest ticaret anlaşması imzalanacak


    Ukrayna Başbakanı Denis Şmihal, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yarınki Kiev ziyareti sırasında Ukrayna ile Türkiye arasında serbest ticaret anlaşması da dahil olmak üzere çok sayıda anlaşma imzalanacağını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin davetlisi olarak, Türkiye ile Ukrayna arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’in onuncu toplantısı dolasıyla yarın Ukrayna’yı ziyaret edecek.

    Erdoğan, sınırlarına Rusya tarafından 100 binden fazla asker yığılan Ukrayna ile dayanışma için Kiev’i ziyaret eden liderlerin sonuncusu olacak.

    NATO üyesi Türkiye, hem Rusya hem de Ukrayna ile Karadeniz’de deniz komşusu. Hem Kiev hem de Moskova ile iyi ilişkileri bulunuyor.

    Ancak Ankara, Rusya’nın Suriye ve Libya politikaları ve Kırım yarımadasının ilhakına karşı duruş sergiliyor.

    Türkiye, Rusya ile savunma ve enerji alanında işbirliğini geliştirirken, Ukrayna’ya gelişmiş silahsız insansız hava araçları da satarak Moskova’nın tepkisini çekti.

    Erdoğan, Moskova ile Kiev arasında arabuluculuk yapmayı teklif ederken bir yandan da Rusya’yı, Ukrayna’yı işgal etmemesi konusunda uyardı.

    Ukrayna Başbakanı Şmihal, bir toplantıda yaptığı konuşmada, “Serbest ticaret anlaşmasının Ukraynalı iş dünyasının çıkarlarını gözetmesi, ihracatımız için fırsatlar yaratması ve Ukraynalı işletmelere modernizasyon potansiyeli oluşturmasını sağlamak için Türk ortaklarımızla müzakereleri yoğunlaştırdık.” dedi.

    Karadeniz’e kıyısı bulunan Türkiye ile Ukrayna arasındaki ticaret hacmi 2021’de 7 milyar doları, Ukrayna’nın ihracatı ise 4.1 milyar doları buldu.

    Ukrayna’nın Türkiye’ye yaptığı ihracatın yüzde 70’ini tahıl ve metal ürünleri oluşturuyor.

    Şmihal, perşembe günü imzalanacak diğer anlaşmaların yüksek teknoloji, havacılık ve uzay, gençlik politikası ve kolluk kuvvetleri alanlarındaki işbirliğini kapsadığını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan yarın Ukrayna’yı ziyaret edecek

    AA’nın haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin davetlisi olarak, Türkiye ile Ukrayna arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey’in onuncu toplantısı dolasıyla yarın Ukrayna’yı ziyaret edecek.

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, ilgili bakanların katılımlarıyla Kiev’de icra edilecek konsey toplantısı kapsamındaki görüşmelerde, stratejik ortaklık düzeyindeki Türkiye-Ukrayna ilişkileri tüm boyutlarıyla gözden geçirilecek, iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da derinleştirilmesi imkanları ele alınacak.

    Görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra, bölgesel ve uluslararası meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulacak.

    Konsey toplantısı vesilesiyle, ikili ilişkilerin ahdi zeminine önemli katkılar sağlayacak muhtelif anlaşma ve mutabakat metinlerinin imzalanması da gündemde olacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya, Ukrayna’yı işgal ederse NATO ne yapabilir?

    Rusya, Ukrayna’yı işgal ederse NATO ne yapabilir?


    Rusya, Ukrayna sınırına 100 binden fazla asker ve çeşitli noktalara da ağır silahlar yığmış durumda. Buna karşın NATO üyesi ülkeleri kuvvetlerini hazır tutuyor ve bir kısmını da Doğu Avrupa’ya takviye gönderiyor.

    NATO, Ukrayna’yı savunur mu?

    Askeri olarak hayır. Ukrayna NATO üyesi değil ve İttifak’ın Ukrayna’yı savunmak için bir anlaşması bulunmuyor.

    ABD Başkanı Joe Biden da daha önce yaptığı açıklamada Ukrayna’da, Rusya’ya karşı savaşmak için Amerikan veya herhangi bir müttefik ülkenin askerinin gönderilmeyeceğini söyledi. Bununla birlikte, Kiev yakın bir müttefik ve 2008’deki bir NATO zirvesinde üyelik sözü verildi.

    Halihazırda 30 üyeli Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, Ukrayna ordusunu modernize etmek için bu ülkeye destek sağlıyor.

    Kanada, eğitim programı yürütürken, Danimarka da Ukrayna ordusunu NATO standartlarına yükseltmesi için çaba harcıyor.

    İttifak ayrıca Ukrayna’nın siber saldırılara karşı savunmasına yardımcı olacağını ve askeri komuta kademesi için güvenli iletişim ekipmanı sağladığını bildirdi.

    Ukrayna’nın silahlandırılması

    ABD, İngiltere ve Baltık ülkeleri, Ukrayna’ya tanksavar füzeleri, küçük silahlar ve tekneler de dahil olmak üzere silah gönderiyor.

    Türkiye, Ukrayna ordusunun ülkenin doğusundaki Rusya destekli ayrılıkçılara karşı kullandığı SİHA sattı.

    Ancak Almanya, Ukrayna’ya silah gönderilmesine karşı. Berlin bunun yerine tam teşekküllü bir sahra hastanesi ve Ukrayna birliklerinin bu hastaneyi işletebilmesi için de yaklaşık 6 milyon dolar değerinde bir eğitim vaadinde bulundu.

    Peki neden askerlerini hazır bekletiyor?

    İttifak, özellikle Karadeniz bölgesinde Rusya ile Ukrayna arasındaki muhtemel bir çatışmanın potansiyel olarak yayılması olasılığından endişeli. Bunun, 2014’te ilhak edilen Kırım ve Baltık Denizi çevresi olması ihtimali bulunuyor.

    NATO bu bağlamda ittifakın doğu ve güneydoğusunda varlığını artırıyor. ABD Savunma Bakanlığı, kriz nedeni ile 8 bin 500 Amerikan askerini teyakkuza geçirdi.

    Danimarka, Baltık Denizi’ne bir firkateyn gönderdi ve Litvanya’ya 4 F-16 uçağı göndermeye hazırlanıyor. İspanya, Akdeniz ve Karadeniz’deki NATO deniz kuvvetlerine katılmak üzere bir mayın tarama gemisi ve bir fırkateyn gönderdi.

    Madrid, Bulgaristan’a savaş uçakları göndermeyi planlıyor. Hollanda da nisan ayından itibaren Bulgaristan’a iki adet F-35 savaş uçağı göndermeyi teklif etti. Fransa, NATO komutası altında Romanya’ya asker gönderebilir.

    Neden hızlı hareket edilmiyor?

    Rusya, Ukrayna’yı işgal niyetinde olmadığının altınız çizdi. Hem siyasi hem de askeri bir örgüt olan NATO da krize çözüm bulmak için Brüksel’de NATO-Rusya Konseyi formatında Moskova ile daha fazla görüşme önerisinde bulundu. Ayrıca, farklı önceliklere sahip 30 ülkenin oluşturduğu ittifak içerisinde kararlar toplu olarak alınıyor ve ortak görevler için gerekli birliklerin toplanması zaman alabiliyor. NATO müttefikleri, Doğu Avrupa’da rotasyon halindeki asker sayısını artırıp artırmamayı tartışıyor. İttifakın savunma bakanları şubat ayı ortasında Brüksel’de düzenlenmesi planlanan toplantıda bir araya geldiklerinde bu konuya odaklanacak.

    NATO’nun Letonya, Litvanya, Estonya ve Polonya’da, Kanada, Almanya, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından idare edilen dört çok uluslu tabur büyüklüğünde savaş grubu mevcut. Bir diğer deyişle 4 bin askeri bulunuyor. Askerler, NATO’nun 40 bin kişilik mukabele kuvvetinin hızlı intikali ve Atlantik’in diğer ucundan daha fazla Amerikan askeri ve silahı getirilmesi için “tuzak teli” olarak tabir edilen düzenleme çerçevesinde görev yapıyor.

    Reuters’a göre en önemli kararlar, NATO liderlerinin Madrid’de bir araya geleceği haziran ayındaki zirveye kadar alınamayabilir. Bu zirvede, NATO’nun Rusya’yı caydırmaya odaklanmasını pekiştirmek için “Stratejik Konsept” adı verilen yeni bir ana planın kabul edilmesi bekleniyor.

    NATO, Karadeniz’de ne yapıyor?

    Bulgaristan hükümeti, kendi komutası altında ve NATO ile yakın işbirliği içinde, muhtemelen diğer müttefik ülkelerden bazı askerlerin katılımıyla ülkede bin kişilik bir kuvvet oluşturmaya hazır olduğunu duyurdu.

    Bu nisan, mayıs ayına kadar oluşturulabilir.

    Batı ittifakının Romanya’da 4 bin asker civarında çok uluslu bir kara kuvveti var.

    ABD’nin ayrıca Romanya ve Bulgaristan’da ayrı üslerde konuşlanmış askerleri bulunuyor.

    Fransa’nın daha fazla asker teklifinin ardından Romanya daha büyük bir NATO varlığı görülebilir.

    Romanya, topraklarındaki asker sayısını artırma konusunda ABD ile görüşme halinde.

    Bu arada 2017’den beri faaliyette olmasına rağmen, Romanya’daki çok uluslu kuvvet, acil hava, deniz veya özel kuvvet olmaksızın sadece bir kara komutanlığı olarak görev yapıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna ile Rusya arasındaki krizde İspanya iki savaş gemisini Karadeniz’e gönderiyor

    Ukrayna ile Rusya arasındaki krizde İspanya iki savaş gemisini Karadeniz’e gönderiyor


    İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, Ukrayna ile Rusya arasında yaşanan kriz çerçevesinde NATO organizasyonuyla Karadeniz’e 2 savaş gemisi göndereceklerini açıkladı.

    Askeri bir merkezde katıldığı etkinlik kapsamında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Robles, 3-4 gün içinde NATO misyonu kapsamında iki İspanyol savaş gemisinin (Blas de Lezo ve Meteoro) Karadeniz’e gideceğini söyledi.

    Bakan Robles ayrıca İspanya’nın da katıldığı NATO’nun Litvanya’daki misyonunun bir parçası olarak Bulgaristan’da bir hava üssü konuşlandırılması olasılığını da değerlendirdiklerini kaydetti.

    Savunma Bakanı, İspanyol yetkililerin ayrıca NATO’nun Ukrayna’yı olası bir Rus işgalinden korumasına yardımcı olmak için bölgeye savaş uçakları göndermeyi teklif ettiğini de sözlerine ekledi.

    Rusya ve Ukrayna arasında gerilimi düşürecek diplomatik çözümlerin halen bulunabilir olduğunu ve NATO’nun pozisyonunun çok açık olduğunu vurgulayan Robles, “Rusya hiçbir ülkeye ne yapabileceğini söyleyemez ve NATO bünyesine katılmak isteyen herhangi bir ülkeyi savunacaktır.” diye konuştu.

    Koalisyonda fikir ayrılığı

    İspanya’nın Ukrayna ile Rusya arasında yaşanan krizde pozisyon takınmasını koalisyonu oluşturan aşırı sol parti Unidas Podemos ağır şekilde eleştirdi.

    Bu kararı “ciddi bir hata” olarak değerlendiren hükümet ortağı parti, bu durumun benzin fiyatlarında yükselişe ve enflasyonda artışa neden olacağı konusunda uyardı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya lideri Putin’den Batı’ya ‘kırmızı çizgilerimizi hafife almayın’ uyarısı

    Rusya lideri Putin’den Batı’ya ‘kırmızı çizgilerimizi hafife almayın’ uyarısı


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ‘NATO’nun Rusya’ya yönelik saldırgan bir tutum içerisinde’ olduğunu belirterek, “Bu konuda endişelerimizden ve kırmızı çizgilerimizden bahsediyoruz ancak (Batılı) ortaklarımız oldukça tuhaflar, kırmızı çizgilerimizi ve uyarılarımızı hafife alıyorlar.” dedi.

    Putin, Rusya Dışişleri Bakanlığı personeline yaptığı konuşmada, uluslararası konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Belarus’ta yaşanan gelişmeler nedeniyle Batılı ülkeleri suçlayan Putin, “Belarus-Polonya sınırındaki göçmen krizini, Minsk’e baskı yapmak ve bize yakın bir bölgede yeni bir gerilim nedeni olarak kullanıyorlar. Aynı zamanda, insani konularda kendi taahhütlerini de unutuyorlar” ifadelerini kullandı.

    Afganistan’da ise durumun ivedi önlemler alınması gerektirdiğine işaret eden Putin, “Afganistan’daki gelişmeler, Rusya’nın güney sınırlarında güvenliğini ve müttefikimiz Orta Asya devletlerine destek sağlamak için ek tedbirlere ihtiyaç duyulmasına neden oluyor.” diye konuştu.

    Putin, bölgede yaşanabilecek göç dalgalarına yönelik tedbirler alınması gerektiğini belirterek, “Kontrolsüz göç dalgalarını, teröristlerin ve diğer suç unsurlarının sınırımıza sızmasını önlemek için önlemler almak gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    İklim değişikliği konusunda Rusya’nın gerekli adımlar attığını öne süren Putin, “Aynı zamanda, Avrupa Birliği ve ABD’nin, iklim değişikliği gündemini tek başına dikte etme ve bu konuda belirli standartlar oluşturma girişimlerine de daha aktif bir şekilde itiraz etmeliyiz.” dedi.

    NATO’ya “saldırgan tutum” eleştirisi

    Putin, konuşmasında son dönemde NATO ile Rusya arasında artan gerginliğe de değinerek NATO’nun askeri varlığını Rusya’ya giderek yaklaştırarak saldırgan bir tavır sergilediğini söyledi.

    Karadeniz’deki NATO faaliyetlerinin Rusya için endişe verici olduğunun altını çizen Putin, “Karadeniz konusuna gelirsek, son gelişmeler belirli sınırların ötesine geçiyor. Stratejik bombardıman uçakları Rusya sınırına 20 kilometre yakından uçuyor. Bu konuda sürekli olarak endişelerimizden ve kırmızı çizgilerimizden bahsediyoruz ancak (Batılı) ortaklarımız oldukça tuhaflar, kırmızı çizgilerimizi ve uyarılarımızı hafife alıyorlar. Çok yüzeysel bir tavır sergilediklerini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Putin, Orta Doğu ve Afrika ülkeleriyle iş birliğini geliştirmenin Rusya’nın öncelikli politikalarından olduğunu aktardı.

    Washington’le Moskova’nın ilişkilerinin tatmin edici bir seviyede olmadığının altını çizen Rus lider, bununla birlikte ülkesinin ABD ile diyaloğa açık olduğunu kaydetti.

    Putin, NATO’nun tüm diyalog mekanizmalarını yok ettiğini de söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO, farklı cephelerde olası Rus saldırısına karşı yeni plan geliştirdi

    NATO, farklı cephelerde olası Rus saldırısına karşı yeni plan geliştirdi


    NATO savunma bakanlarının, birden fazla cephede herhangi bir olası Rus saldırısına karşı savunmak için yeni bir ana plan üzerinde anlaşmaya varmaya hazır olduğu bildirildi.

    Gizli olan strateji, mevcut bölgesel savunma planlarının ötesine geçiyor. Planla Baltık ve Karadeniz bölgelerinde, nükleer silahlar, uzayda bilgisayar ağlarının hacklenmesi de dahil olmak üzere herhangi bir eş zamanlı saldırıya hazırlık hedefleniyor.

    Rusya, savaş niyeti olduğu iddialarını reddediyor ve NATO’nun bu tür hazırlıklarının Avrupa’yı istikrarsızlaştırma riski taşıdığını söylüyor.

    Ancak ABD’li yetkililer ve NATO diplomatları, Rusya’nın yeni silah sistemleri geliştirmesi ve müttefiklere daha yakın noktalara birlik ve teçhizat yerleştirmesi nedeniyle, Avrupa-Atlantik Alanında Caydırıcılık ve Savunma “kavramı” ile Stratejik Uygulama Planının gerekli olduğunu ifade ediyor.

    Üst düzey bir ABD hükümet yetkilisi, Reuters’a “Böyle bir büyük çatışmanız varsa, tüm operasyon alanında faaliyet gösterecek mi? Aynı anda birkaç şey olabilir ve bu gerçekten bütünsel bir planlama gerektirir.” dedi.

    Rusya’nın yeni savunma hamlesi

    Batılı yetkililere göre Rusya, mayıs ayında Ukrayna ile sınırına yaklaşık 100.000 asker topladı ve bu, Moskova’nın 2014’te Kırım’ı ilhak etmesinden bu yana en yüksek sayı. Eylül ayında Rusya, eski Sovyet müttefiki Belarus ile Baltık müttefiklerini alarma geçirmek için orduda yeni savaş robotları kullandı. 2018’de ortaya çıkarılan hipersonik seyir füzeleri, erken uyarı sistemleriyle önlenebilecek nükleer kapasiteye kavuştu.

    Brüksel’deki Avrupa’nın Dostları düşünce kuruluşunda eski bir üst düzey NATO yetkilisi Jamie Shea, planın ABD, İngiltere ve Fransa’nın Hint-Pasifik stratejileri geliştirdiği bir dönemde Rusya’ya odaklanmaya da yardımcı olabileceğini söyledi.

    Rusya’nın yeni silah politikasına dikkat çeken Shea, “Şimdiye kadar Rusya bir sıkıntıydı, ancak yakın bir tehdit değil. Ancak Ruslar rahatsız edici şeyler yapıyorlar, robotik ve hipersonik seyir füzeleri ile pratik yapıyorlar, gerçekten çok yıkıcı olabilir” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD, Rusya’yı Karadeniz’i istikrarsızlaştırmakla suçladı; Moskova, B-1B uçaklarına müdahale etti

    ABD, Rusya’yı Karadeniz’i istikrarsızlaştırmakla suçladı; Moskova, B-1B uçaklarına müdahale etti


    ABD Dışişleri Bakanı Lloyd Austin, Rusya’yı, Karadeniz bölgesini istikrarsızlaştırmakla suçladı. Austin, bu açıklamayı yaptığı sırada Rusya, ABD savaş uçaklarını Karadeniz’de ulusal sınırlarını ihlal etme girişiminde bulunduğu gerekçesiyle eleştirdi.

    Romanya Savunma Bakanı Nicolae Ciuca ile Bükreş’te yaptığı görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Austin, “Karadeniz, Rus saldırganlığına karşı savunmasız bir konumda. Biz bunun kanıtlarını Ukrayna’nın doğusunda devam eden eylemlerde, Gürcistan’ın bazı bölgelerinin işgalinde, Karadeniz yapılan askeri yığınakta, havada ve denizde gerçekleşen eylemlerde gördük.” dedi.

    Karadeniz’in güvenlik ve istikrarının ABD çıkarları ve NATO’nun doğu kanadının güvenliği içinde çok önemli olduğunu vurgulayan Austin, “Daha da ileri giderek, Rusya’nın Karadeniz’de ve çevresindeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerinin, bölgede yeniden hakim bir konuma gelme ve özgür ve barış içinde bir Avrupa’nın gerçekleşmesini engelleme hırsını yansıttığını söyleyebilirim.” ifadesini kullandı.

    Karadeniz’de ABD ve Rusya arasında gerginlik tırmanıyor mu?

    Bu arada, Rusya Savunma Bakanlığı, iki adet “Su-30” tipi avcı uçağının Karadeniz’de ABD’ye ait iki adet “B-1B” tipi stratejik bombardıman uçağının Rusya sınırlarını ihlal etmesini önlediği bildirildi.

    Rus hava sahasını izleyen radarların ilk olarak Karadeniz’de Rusya sınırlarına yaklaşan hedefleri tespit ettiği kaydedilen açıklamada, bunun üzerine hedeflerin tanımlanması ve olası bir ihlalin önlenmesi için 2 adet “Su-30” uçağının havalandığı aktarıldı.

    Açıklamaya göre, Su-30 uçakları, daha sonra hedeflerin ABD Hava Kuvvetleri’ne ait B1-1 uçakları ve bunlara eşlik eden iki adet “KC-135” tanker uçağı olduğunu saptadı.

    Su-30 uçakları sınır ihlalini önlemek için Karadeniz semalarında ABD uçaklarına eşlik ettikten sonra kendi üslerine döndü.

    ABD’nin Soğuk Savaş döneminde nükleer bomba ve füze taşıdığı B1-1 uçakları artık geleneksel yükler taşıyor. ABD’nin B1-1 savaş uçakları, son dönemde NATO müttefiklerinin Avrupa ve Baltıklar bölgesindeki askeri tatbikatlarında sıkça kullanılıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki petrol sızıntısına soruşturma: Sanılandan daha büyük

    Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki petrol sızıntısına soruşturma: Sanılandan daha büyük


    Rusya’nın Karadeniz kıyısında yaşanan petrol sızıntısının tahmin edilenden daha büyük olduğunun ortaya çıkmasıyla geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Başsavcılık, çevre kirliliği suçlamalarıyla ilgili bir ceza soruşturması başlattığını ve suçlulardan tazminat talep edeceğini söyledi.

    Rusya Bilimler Akademisi (RAN), Karadeniz’de yaşanan ve 200 metrekare alanı etkilediği bildirilen petrol sızıntısının aslında 80 kilometrekare alanı etkilediğini açıkladı.

    Çevreci dernek WWF Rusya’ya göre toplam 100 ton petrol denize döküldü.

    Sızıntı, açıklanandan 400 bin kat daha fazla

    RAN’da görevli bilim insanlarınca hazırlanan raporda, 7 Ağustos’ta Rusya’nın Karadeniz sahilindeki Novorossiysk şehrinde terminalde yaşanan petrol sızıntısına dair bilgiler verildi.

    Sızıntının, terminalde bulunan Yunanistan bayraklı bir gemide yaşandığı aktarılan raporda, “Radarla yapılan incelemelerde, petrol kirliliğinin neredeyse 80 kilometrekare alana ulaştığı ve sızıntının beyan edilenden çok daha büyük olduğu tespit edildi.” ifadesi kullanıldı.

    Terminalin sahibi Caspian Pipeline Consortium adlı şirketten olaya ilişkin 8 Ağustos’ta yapılan açıklamada, sızıntının yalnızca 200 metrekarelik alana yayıldığı öne sürülmüştü.

    Rusya Tabii Kaynaklar ve Çevre Ajansınca (Rosprirodnadzor) yapılan açıklamada, sızıntının çevreye verdiği zararın değerlendirmesine yönelik çalışmalara başlandığı kaydedildi.

    Sızıntı nasıl meydana gelmişti ?

    Petrol sızıntısı, 7 Ağustos’ta Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’nun yükleme cihazı VPU-1’den Yunanistan bayraklı Minerva Symphony tankerine petrol pompalanması sırasında meydana gelmişti.

    Uydu ve meteorolojik verileri analiz etmeye devam eden uzmanlar, elde ettikleri son verileri henüz paylaşmadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu’da: Selden etkilenen 3 il, Afet Bölgesi ilan edildi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu’da: Selden etkilenen 3 il, Afet Bölgesi ilan edildi


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kastamonu, Bartın ve Sinop’ta selden etkilenen yerlerin “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edildiğini açıkladı.

    Erdoğan, 11 Ağustos’ta Batı Karadeniz bölgesinde etkili olan aşırı yağış sonucu meydana gelen sel ve su baskınları sonrası incelemelerde bulunmak üzere geldiği Kastamonu’nun Bozkurt ilçesine gitti.

    Cumnurbaşkanı Erdoğan, Kastamonu’da Bozkurt, Azdavay, İnebolu, Küre ve Pınarbaşı ilçelerinin bu yağışlardan en çok etkilenen yerler olduğunu söyledi.

    Bozkurt Yeni Camisi’nde Cuma namazının ardından konuşan Erdoğan, “4 bin 760 personel, 19 helikopter, 1 İHA, 66 ambulans, 41 UMKE, 630 hizmet aracı, 437 iş makinası ve pek çok araç gereç sahada faaliyet gösteriyor. Selden etkilenen Ayancık Devlet Hastanesi’ndeki hastaların tamamı diğer hastanelere nakledilmiş veya evlerine ulaştırılmıştır. Yolların ve köprülerin hasar görmesi nedeniyle ulaşımı aksayan yerler için alternatif güzergahlar üzerinde Karayolları’mız çalışmaktadır. Kredi desteğinden vergi ertelemelerine kadar tüm acil tedbirleri devreye almış durumdayız. Hayatını kaybeden insanlarımızı geri getiremeyiz ama devletimiz onun dışındaki her türlü kaybı telafi edecek güce, imkana, kararlılığa sahiptir.” dedi.

    Erdoğan’a, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun eşlik etti.

    “1 yıl içerisinde konutları bitireceğiz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden insanlarımızı geri getiremeyiz ama devletimiz onun dışındaki her türlü kaybı telafi edecek güce, imkana, kararlılığa sahiptir. Yıkılanın yerine daha iyisini yaparak, yananın yerine daha fazlasını dikerek, eksilenin yerine daha çoğunu koyarak yolumuza devam ediyoruz. İçinden geçtiğimiz şu kritik dönemi başarıyla geride bıraktığımızda artık bu ülkenin ve insanlarının önünde yepyeni bir dönem başlayacaktır. Ülkemizin kutlu yürüyüşünü baskıyla, terörle, tuzakla, kumpasla engelleyemeyenler, kin ve nefret siyasetiyle bizi birbirimize düşürmeye çalışıyor. Bugüne kadar nice oyunları bozmuş bir millet olarak inşallah bu kirli senaryoyu da çöpe atacağız. Diğer afetlerde olduğu gibi fevkalade bir durum olmadıkça inşallah 1 yıl içerisinde burada da bu konutları bitireceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Yangın açıklaması

    Erdoğan, Türkiye’de son dönemde çıkan orman orman yangınlarıyla ilgili de konuştu. ABD ve Rusya’nın yangınların altından hala kalkamadığını belirten Erdoğan, “Biz 20 günü bulmadan buralarda, bu afetlerden büyük oranda hamdolsun kurtulduk. Ama gece-gündüz demeden benim tüm bakan arkadaşlarım oralardan çıkmadılar. Bütün kurumlarımız, kahramanlarımız yangın demeden oralarda çalıştılar ve şu anda hala ‘aman ha’ diyoruz, rehavet yok, devam edeceğiz, çalışacağız ve bu işi bitireceğiz. Millet olarak geçmişte depremler, işte yine yangınlar şimdi de seller vesilesiyle tek yürek, tem yumruk haline gelmeyi hamdolsun başarıyoruz.” diye konuştu.

    Erdoğan, cenaze namazına katıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bozkurt ilçesinde hayatını kaybeden Fatih Keşaplı için kılınan cenaze namazında saf tuttu.

    Selde hayatını kaybeden 44 yaşındaki Keşaplı için Bozkurt Yeni Camisi’nde cenaze namazı kılındı.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından kıldırılan cenaze namazı ve edilen duaların ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her nefis ölümü tadacaktır.” ayetini hatırlatarak, şunları kaydetti:

    “Bunun nerede, nasıl olacağı belli değil. Tıpkı, Fatih kardeşimizde de olduğu gibi. Şöyle bir sorulsa ‘böyle bir şey olur mu?’ diye, kimse nerede, nasıl olacağını veya hocamızın da okuduğu ayette ifadesini bulan, ‘ne zaman olacağına dair’, bunu ifade etmek mümkün değildi. Netice itibarıyla böyle bir sel afeti ve bu sel afetinin neticesinde de Fatih kardeşimizi Hakk’a uğurluyoruz. Rabbim inşallah mekanını cennet eylesin ve sevgili Habibi’nin Liva-ül hamd ismiyle müsemma sancağı altında bizleri haşru cem eylesin. Zaten hocam helalliklerimizi de aldı. Tekrarına da gerek yok. Benim de Fatih’le ilgili arkadaşlardan aldığım bilgiler onun ne denli samimi olduğunu, Sırat-ı Müstakim üzere olduğunu öğrendim. İnşallah mekanı cennet olsun.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Batı Karadeniz’de sel: Kastamonu’da 25, Sinop’ta 2 kişi hayatını kaybetti

    Batı Karadeniz’de sel: Kastamonu’da 25, Sinop’ta 2 kişi hayatını kaybetti


    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sel nedeniyle Kastamonu’da 25, Sinop’ta 2 kişinin hayatını kaybettiğini, Bartın’da kaybolan bir kişiyi arama çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

    AFAD’dan Batı Karadeniz’deki sele ilişkin yapılan açıklamada, tüm kurumların, personel ve araç desteğiyle tahliye, arama kurtarma ve müdahale çalışmalarına devam ettiği belirtildi.

    Açıklamada, “Sel nedeniyle Kastamonu’da 25, Sinop’ta 2 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bartın’da kaybolan bir vatandaşımızı arama çalışmaları devam etmektedir.” bilgisine yer verildi.

    Bartın’ın Ulus Akörensöküler köyünde kaybolan kişiyi arama çalışmalarının AFAD, itfaiye ve jandarma ekipleri ile UMKE personelince sürdürüldüğü vurgulanan açıklamada, Sinop’un Ayancık ve Kastamonu’nun Bozkurt ilçelerinde arama ve kurtarma ekiplerince çalışmalara devam edildiği anlatıldı.

    Türk Kızılaya ait 217 personel/gönüllü, 9 ikram aracı ve 42 aracın bölgede bulunduğu, sıcak yemek dağıtımının yapıldığı ifade edilen açıklamada, Jandarma Genel Komutanlığınca Sinop’a 1 mobil mutfak tırı sevk edildiği, afetzedeler için yemek pişirme ve dağıtım hizmetine başlandığı kaydedildi.

    Açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Kastamonu’ya bir mobil mutfak tırının sevk edildiği bildirildi.

    Sel bölgelerine 20 milyon lira ödenek gönderildi

    AFAD tarafından Kastamonu’ya 5 milyon lira, Sinop’a 3 milyon lira, Bartın’a ise 2 milyon lira acil yardım ödeneğinin gönderildiği hatırlatılan açıklamada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından ise Kastamonu’ya 5 milyon lira, Sinop’a 3 milyon lira, Bartın’a da 2 milyon lira ödenek gönderildiği, böylece bölgelere toplam 20 milyon lira ödenek gönderildiği belirtildi.

    Bartın genelinde elektrik verilmeyen köyün kalmadığı vurgulanan açıklamada, Kastamonu’da 112, Sinop’ta 86 köyde elektrik bulunmadığı bildirildi.

    Açıklamada, Kastamonu, Bartın ve Sinop’ta 70 personelle 833 kişiye psikososyal destek hizmeti sunulduğu belirtildi.

    Ayrıca AFAD şu ana kadar Bartın’da 323, Kastamonu’da 925, Sinop’ta ise 472 kişinin tahliye edildiğini açıkladı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla yangın bölgesinden afet bölgesine intikal ettik

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kastamonu’nun Bozkurt ilçesindeki sel felaketiyle ilgili, “Benim gördüğüm en ağır sel felaketi burası, Dereli’de karşı karşıya kaldığımız felaketin 5 misli diyebiliriz.” dedi.

    Bakan Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile ilçede gerçekleştirilen AFAD Koordinasyon Toplantısı’nın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, afeti yaşayan vatandaşlara geçmiş olsun dileğinde bulundu.

    Dün akşam Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla yangın bölgesinden bakanlarla afet bölgelerine intikal ettiklerini belirten Soylu, Bozkurt’taki tabloyu gördüğünde etkilendiğini dile getirdi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da “Türkiye’nin değişik illerinde depremde, selde, heyelanda ne yaptıysak, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde üç ilimizde de Bartın’ımızda, Sinop’umuzda, Kastamonu’da, Bozkurt’ta, diğer ilçelerimizde de hızlı bir şekilde vatandaşlarımızın yarasını saracağız” diye konuştu.

    Yangın ve sellerden zarar gören vatandaşlar için yardım kampanyası başlatılacak

    Türkiye’de yangın ve sel afetlerinden zarar gören vatandaşlar için yardım kampanyası başlatılmasına ilişkin karar, Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre, Türkiye’de yakın zamanda yaşanan yangın ve seller ile bundan sonra meydana gelecek benzeri afetler sonrasında uygulanmak üzere, genel hayatı olumsuz etkileyen şartların iyileştirilmesine katkı sağlaması amacıyla insani yardım kampanyası başlatılacak.

    Bu kapsamda koordinasyonu sağlamak üzere AFAD Başkanlığı görevlendirildi. Kampanya kapsamında, valilikler, belediyeler ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca toplanan yardımların aktarılması ya da gerçek ve tüzel kişilerce doğrudan bağış yapılması amacıyla kamu bankaları veya özel bankalar nezdinde açılacak özel hesaplar, AFAD Başkanlığınca duyurulacak.

    Yağışların etkisini akşam kaybetmesi bekleniyor

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada ise 11 Ağustos’ta Bartın Ulus’a 302,4 mm, Kastamonu Küre’ye 198 mm, Pınarbaşı’na 167 mm, Azdavay’a 145 mm, İnebolu’ya 123 mm, Abana’ya 122 mm, Bozkurt’a 126,5 mm, Sinop merkeze 83,8 mm, Ayancık’a 240,5 mm, Boyabat’a 76,6 mm, Dikmen’e 54 mm, Erfelek’e 78,6 mm, Gerze’ye 72,4 mm, merkeze 83,8 mm ve Türkeli’ne 88,8 mm yağış düştüğü ifade edildi.

    Açıklamada ayrıca, sel felaketlerinde Kastamonu’da 34 personel ve 7 araç ile 571 kişiye, Bartın’da 21 personel ve 7 araç ile 207 kişiye, Sinop’ta 15 personel 4 araç ile 55 kişi olmak üzere toplamda 70 personel ve 18 araç ile 833 kişiye psikososyal destek hizmetinin sunulduğu kaydedildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Batı Karadeniz’de sel: Kastamonu ve Sinop’ta en az 11 kişi hayatını kaybetti

    Batı Karadeniz’de sel: Kastamonu ve Sinop’ta en az 11 kişi hayatını kaybetti


    Batı Karadeniz bölgesinde etkili olan aşırı yağışlar sonucu yaşanan sel baskınlarında Kastamonu’da 10 ve Sinop’ta 1 kişi hayatını kaybetti; Bartın’da kaybolan bir kişiyi arama çalışmaları devam ediyor.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) yapılan açıklamada, Bartın’ın Ulus ilçesi, Kastamonu’nun Azdavay, İnebolu, Bozkurt, Küre ve Pınarbaşı ilçeleri ile Sinop’un Ayancık ilçesinin selden etkilendiği belirtildi.

    Arama kurtarma çalışmaları sürüyor

    Bartın’ın Ulus Akörensöküler köyünde kaybolan kişiyi arama çalışmalarının AFAD, itfaiye, UMKE ve jandarma ekipleriyle sürdürüldüğüne işaret edilen açıklamada, bölgedeki mevcut ekiplere destek amacıyla sevk edilen personel ve araç sayılarına ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:

    “AFAD 65 personel ve 10 araç, Sahil Güvenlik Komutanlığı 17 personel ve 14 bot, Jandarma Genel Komutanlığı 417 personel, 5 arama kurtarma köpeği, 5 kadavra köpeği, 1 mobil mutfak tırı, Emniyet Genel Müdürlüğü 163 PAK personeli, 23 balık adam, 13 bot ve 2 kadavra köpeği, 24 kurbağa adam, 5 personelden oluşan ekip ile 5 bin kişilik yemek kapasiteli mobil mutfak tırı, 25 Büyükşehir/Merkez/İlçe Belediyesi 10 itfaiye ekibi, 27 iş makinesi ve 3 jeneratör, Tarım ve Orman Bakanlığı 8 itfaiye aracı, 10 arazöz, 4 greyder, 4 dozer ve 5 ekskavatör ile DSİ, Karayolları Genel Müdürlüğü ve belediyeler tarafından çok sayıda iş makinesi sevk edilmiştir.”

    Türk Kızılay tarafından sel bölgelerinde toplam 180 personel ve gönüllü, 9 ikram aracı ve 34 aracın görev yaptığı bildirilen açıklamada, 1500 sıcak yemek, 4100 kumanya, 4 bin 250 ikramlık malzeme, 3 bin 350 içecek ve 86 bin 418 litre su dağıtımı yapıldığı ifade edildi.

    Bölgede tahliye çalışmaları devam ediyor

    Bartın’ın Ulus ilçesinde sel sonrası 323 afetzedenin güvenli bölgelere tahliye edildiği bilgisi verilen açıklamada, Kastamonu’da da toplam 285 kişinin tahliye edildiği aktarıldı.

    Sinop’un Ayancık ilçesi ve mahallelerinden 302 afetzedenin 2 helikopter aracılığıyla tahliye edildiği bildirilen açıklamada, helikopter ve bot vasıtasıyla tehlikeli bölgelerde bulunan afetzedelerin güvenli bölgelere tahliye edildiği vurgulandı.

    Açıklamada, barınma, enerji ve altyapı çalışmalarına ilişkin şu bilgiler verildi:

    “Kastamonu’da acil barınma ihtiyacının karşılanması için öğrenci yurtlarında 3 bin 577 kişilik kapasite ayrılmış olup, 446 vatandaşımıza barınma hizmeti sunulmaktadır. Sinop’ta acil barınma ihtiyacının karşılanması için öğrenci yurtlarında 2 bin 733 kişilik kapasite ayrılmış olup, 142 vatandaşımıza barınma hizmeti sunulmaktadır. Kastamonu’daki olası barınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere 160 çadır, 480 battaniye, 480 yatak, 480 nevresim seti ve 51 mutfak seti bölgeye sevk edilmiştir. Sinop Ayancık ilçesine Sinop destek depodan 100 battaniye gönderilmiştir. Ankara’dan Kastamonu’ya sevk edilen 4 WC konteyneri bölgeye ulaşmıştır.

    Köylere elektrik verilemiyor

    Bartın genelinde 3 köye, Kastamonu genelinde 183 köye ve Sinop’ta 88 köye elektrik verilememektedir. Kastamonu’ya Samsun AFAD’dan 1 mobil enerji aracı bölgeye sevk edilmiştir. Sinop’taki çalışmalarda kullanılmak üzere Samsun’dan jeneratör sevk edilmiştir. Kastamonu Bozkurt ilçesinde meydan aydınlatması ve kurulması planlanan seyyar hastane için 3 adet 400 kVA jeneratör sahada aktif durumdadır. Sinop merkezde 37 jeneratör hazırlanmıştır, 9’u Ayancık ilçesine ulaştırılmıştır.”

    Açıklamada, Kastamonu’da yağışlar nedeniyle Çatalzeytin Köprüsü, Küre İkiçay Köprüsü ve Azdavay Köprüsü’nün yıkıldığı, Valay-1 Köprüsü’nün ayaklarında ve Kanlıçay Köprüsü’nün yaklaşım dolgularında hasar meydana geldiği, söz konusu bölgelerde yolun trafiğe kapatıldığı bildirildi.

    Bartın’da yağışlar nedeniyle Kavlakdibi Köprüsü ve Kumluca 2 köprüsünün yıkıldığı aktarılan açıklamada, Sinop’ta İkisu Köprüsü’nde hasar meydana geldiği, Çatalzeytin-Türkeli yolu ile Türkeli-Erfelek-Sinop yolu ve Ayancık-Sakızyolu’nun meydana gelen hasarlar nedeniyle trafiğe kapatıldığı kaydedildi.

    Kastamonu ve Sinop havalimanları, bölgedeki demiryolu hatları ile kıyı yapılarında ulaşımı etkileyen sorun bulunmadığı ifade edildi.

    Kastamonu Devrekani ve Azdavay’a, Bartın Abdipaşa’da Derecik, Ulupınar ve Kadıoğlu, Karadiken ve Yeşilpazar mahalleleri ile Sinop Ayancık’ta Cevizli ve Türkeli’ne su verilemediği, sorunun giderilmesi için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

    Sinop Ayancık kara yolunda ulaşım yeniden sağlandı

    Sinop Ayancık kara yolunun sel nedeniyle çöken kısmında ulaşım yeniden sağlandı. İlçede dün yaşanan selde Sinop Ayancık kara yolunun yedinci kilometresinde çökme meydana geldi.

    Karayolları ekiplerinin yoğun çabası sonucu, yolun çöken bölümüne 16 büz yerleştirilerek, üzerine toprak serildi. Büzlerle alt tarafından suyun geçişine izin verilen yolda, kontrollü olarak tek şeritten ulaşım yeniden sağlandı.

    Haberleşme çalışmaları

    Kastamonu ve Sinop’ta bazı bölgelerde mobil şebeke kapsama sorunu yaşandığı bildirilen açıklamada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı aracılığıyla bölgeye ilave mobil baz istasyonu takviyesi sağlandığı kaydedildi.

    Yağışların akşam etkisini kaybetmesi bekleniyor

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan bilgiye göre ise 11 Ağustos’ta Bartın Ulus’a 90 mm, Kastamonu Küre’ye 198 mm, Pınarbaşı’na 167 mm, Azdavay’a 145 mm, İnebolu’ya 123 mm, Abana’ya 122 mm, Bozkurt’a 117 mm, Sinop merkeze 83,8 mm, Ayancık’a 240,5 mm, Boyabat’a 76,6 mm, Dikmen’e 54 mm, Erfelek’e 78,6 mm, Gerze’ye 72,4 mm, Merkeze 83,8 mm, Türkeli’ne de 88,8 mm yağış düştüğü bildirildi.

    Açıklamada, “Karadeniz Bölgesinde etkili olan sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların bölgenin kıyı kesimleri ile Karabük ve Kastamonu çevrelerinde kuvvetli, Bartın, Kastamonu’nun kuzey ilçeleri, Sinop, Samsun kıyıları ve Ordu çevrelerinde yer yer çok kuvvetli olması beklenmektedir. Yağışların 12 Ağustos Perşembe günü 18.00 civarında bölgede etkisini kaybetmesi beklenmektedir. Gelişmeler takip edilmektedir.” ifadelerine yer verildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***