Etiket: Kanada

  • Kanada’da ikinci toplu mezar şoku, yatılı okulda yüzlerce isimsiz insan kalıntısı bulundu

    Kanada’da ikinci toplu mezar şoku, yatılı okulda yüzlerce isimsiz insan kalıntısı bulundu


    Kanada’da ikinci bir toplu mezar bulundu. Ülkenin Güney Saskatchewan eyaleti yerlileri, başka bir yatılı okulun bulunduğu alanda yüzlerce isimsiz insan kalıntısının olduğu toplu mezara rastladıklarını açıkladı.

    Cowessess ve Saskatchewan’daki yerli halkı temsil eden federasyon tarafından yapılan açıklamada, “İşaretsiz mezarlar bugüne kadar Kanada’daki en yüksek sayı olacak” denildi.

    Hükümet kanadından ise henüz bir açıklama gelmedi.

    Daha önce de mayıs ayında British Columbia eyaletinde geçmişte yerlileri asimile etmekte kullanılmış olan bir yatılı okulun bahçesinde 215 yerli çocuğun ceset kalıntıları bulunmuştu.

    Yerli halk basın toplantısı düzenleyecek

    Saskatchewan’daki Egemen Yerli Uluslar Federasyonu Başkanı Bobby Cameron, Cowessess’in doğusunda yer alan ve 1899’dan 1997’ye kadar işletilen Marieval Yatılı Okulu’nda bulunan kalıntılar hakkında bilgi vermek için bir basın toplantısı düzenleyeceklerini belirtti.

    2015 yılında Kanada’da altı yılık bir araştırmanın sonucunda yayımlanan bir raporda, yerli çocukları evlerinden çıkararak ana dillerini konuşmalarını veya kültürel pratikler yapmalarını yasaklayan ve zorla asimile etmek için oluşturulan bu yatılı okul ağı “kültürel soykırım” olarak tanımlanmıştı.

    Zorla çalıştırma, fiziksel, duygusal ve cinsel istismar suçlamalarının da yapıldığı okullarda 150 bini aşkın çocuğun eğitim gördüğü tahmin ediliyor. Rapora göre, Katolik Kilisesi tarafından 1840 ila 1990 arası eğitim veren okullarda 6 bine yakın öğrenci hayatını kaybetti.

    Kanada hükümeti, 2008 yılında bu eğitim kurumlarıyla ilgili resmen kamuoyundan özür dilemişti.

  • Çin’den G-7’ye uyarı: Küresel kararlar, küçük ülke grupları tarafından alınmıyor

    Çin’den G-7’ye uyarı: Küresel kararlar, küçük ülke grupları tarafından alınmıyor


    Çin, dünya ekonomisinin yüzde 40’ını temsil eden ülkeleri bir araya getiren G-7 Zirvesi’nde Pekin’e karşı yapılan planlara tepki gösterdi.

    Çin’in Londra Büyükelçiliği’nden bir sözcü, “Küresel kararların küçük bir grup ülke tarafından dikte edildiği günler çoktan geride kaldı” dedi.

    Sözcü, “Büyük-küçük, güçlü-zayıf, fakir-zengin, ülkelerin eşit olduğuna ve dünya meselelerinin tüm ülkelerle istişare yoluyla ele alınması gerektiğine her zaman inanıyoruz.” ifadesini kullandı.

    Soğuk Savaş’ı sona erdiren Sovyetler Birliği’nin 1991’deki dağılmasıyla birlikte, Çin’in önde gelen bir küresel güç olarak yeniden ortaya çıkması, son zamanların en önemli jeopolitik olaylarından biri olarak kabul ediliyor.

    İngiltere’de yapılan G-7 Zirvesi’nde Çin’in son 40 yıldaki ekonomik ve askeri yükselişine karşı atılabilecek adımlar konuşuluyor.

    Bu noktada G-7 liderleri, düşük ve orta gelirli ülkelerin daha iyi altyapı inşa etmeleri amacıyla Pekin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne rakip olacak bir yatırım planının oluşturulması konusunda uzlaşmaya vardı.

    Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun Çin’e karşı ortak politika geliştirmede öncülük ettiği belirtiliyor.

    Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, İngiltere, Almanya, İtalya, Fransa ve Japonya’dan oluşan G-7 ülkeleri Galler’deki sahil beldesi Carbis Bay’de toplantılara devam ediyor.

    Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumunda bulunan Çin, daha çok Batı ekonomik paktını temsil eden bu oluşumda hiç yer almadı.

    Trudeau, Çin’e uyumlu G-7 yaklaşımı çağrısında bulundu

    Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun yedi kişilik tartışmaya öncülük ettiği ve liderleri “Çin’in ortaya çıkardığı zorluklara birleşik bir yaklaşım getirmeye çağırdığı” belirtiliyor.

    Tartışmaların bilgisine sahip bir kaynak Reuters’e verdiği demeçte, birlikte yaklaşık 40 trilyon dolarlık ekonomik nüfuzu kontrol eden G7 liderlerinin Çin’e uyumlu bir yaklaşım oluşturma konusunda geniş bir anlaşmaya vardıklarını söyledi.

    Kaynak, “Trudeau’nun bugünkü mesajı, Çin’in hepimize sunduğu zorluklara birleşik bir yaklaşım üzerinde bir fikir birliği oluşturmak için gerçekten çalışmamız gerektiğiydi” dedi.

    G7’de Çin konusunda “genel bir uyum” olduğunu söyleyen kaynak, “Grup olarak dayanışma göstermeli ve grup olarak da eylem göstermeliyiz.” dedi.

    Kuşak ve Yol Girişimi’ne alternetif

    Çin’e rakip olmak isteyen G7 liderleri, daha iyi altyapı inşa etmede düşük ve orta gelirli ülkeleri desteklemek için bir yatırım planının üzerinde anlaştığı belirtildi.

    G7 ülkelerinden yapılan açıklamada, düşük ve orta gelirli ülkelerin daha iyi altyapı inşa etmeleri amacıyla Pekin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne rakip olacak bir yatırım planının oluşturulması konusunda uzlaşmaya varıldığı ifade edildi.

    Açıklamada, yatırım planına ilişin olarak G7 liderlerinin “değer odaklı, yüksek standartlı ve şeffaf” bir ortaklık teklif edilmesinin planlandığı kaydedildi.

    Son yıllarda Çin, özellikle Afrika ülkelerinde geniş çaplı altyapı projelerinin finansmanını sağlarken; bu ülkelerin borcunun artmasıyla etki alanını genişletmişti.

  • Kanada’da kamyonetle ezilen Müslüman aile için binlerce kişilik destek yürüyüşü

    Kanada’da kamyonetle ezilen Müslüman aile için binlerce kişilik destek yürüyüşü


    Kanada’da Müslüman aileden dört kişinin ölümüne neden olan araçlı saldırı sonrasında destek ve anma yürüyüşü düzenlendi. Binlerce kişinin katıldığı 7 kilometrelik yürüyüşte Müslüman aileye karşı işlenen nefret suçu kınandı.

    Ontario eyaletine bağlı London kentinde geçen hafta pazar günü 20 yaşındaki Nathaniel Veltman’ın aracıyla ezdiği Müslüman aile için farklı inançlardan binlerce kişi saldırganın polis tarafından yakalandığı bölge yakınındaki bir camiye yürüdü.

    Ontario’nun başka şehirlerinde de benzer etkinlikler düzenlenirken yürüyüşe katılanlar ‘Nefretin burada evi yok’, ‘Nefrete karşı sevgi’ yazılı pankartlar taşıdı.

    Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Ontario’da aynı aileden 4 Müslümanın öldürüldüğü araçlı eylemi “terör saldırısı” olarak nitelendirerek, son yıllarda Müslümanları hedef alan saldırıların arttığını vurgulamıştı.

    Hafta sonu ülkenin London şehrinde koruma yeleği giyen bir kamyonet sürücüsü aracını kaldırımda yürüyen ailenin üzerine sürmüş ve aile bireylerinin dördünün hayatını kaybetmesine birinin ise ağır yaralanmasına neden olmuştu. Güvenlik güçleri, saldırının “önceden tasarlanmış bir eylem” olduğunu ve ailenin “Müslüman inançları nedeniyle hedef alındığı”na dair kanıtlar olduğunu açıklamıştı.

    4 cinayet ve bir cinayete teşebbüsten hakkında dava açılan Veltman’ın yargılanmasına pazartesi günü devam edilecek.

  • Kanada polisi: Müslüman ailenin araçla ezildiği saldırı İslamofobik nedenle yapılmış olabilir

    Kanada polisi: Müslüman ailenin araçla ezildiği saldırı İslamofobik nedenle yapılmış olabilir


    Kanada’da Müslüman aileden dört kişinin ölümüne neden olan araçlı saldırının nefret suçu olduğu açıklandı.

    Kanada’da kaldırımda yürüyen beş kişilik Müslüman aileye bilinçli olarak çarptığı belirtilen bir kişi, aynı aileden 4 kişinin ölümüne neden oldu. Polis, bu saldırının kurbanı ailenin inancı nedeniyle nefret saldırısına maruz kaldığını duyurdu.

    Kanada’nın London kentinde kaldırımda yürüyen aileye, pazar akşam saatlerinde bir kamyonet çarptı. Kamyonetin çarptığı aileden 4 kişi olay yerinde hayatını kaybetti, hastaneye kaldırılan bir kişinin ise durumunun ciddi olduğu belirtildi.

    Kamyonet sürücüsü 20 yaşındaki Nathaniel Veltman, olay yerine yaklaşık 4 kilometre mesafede polis tarafından gözaltına alındı.

    London polis departmanından Paul Waight düzenlenen basın toplantısında, “Bunun önceden tasarlanmış bir eylem olduğuna ve ailenin Müslüman inançları nedeniyle hedef alındığına dair kanıtlar var.” dedi.

    Saldırı sırasında koruma yeleği giydiği belirtilen zanlının dört cinayet ve bir cinayete teşebbüsle yargılanacağı açıklandı.

  • Toplu mezar skandalının ardından ‘somut eylem planı’ sözü veren Trudeau: Bunu üstlenmek zorundayız

    Toplu mezar skandalının ardından ‘somut eylem planı’ sözü veren Trudeau: Bunu üstlenmek zorundayız


    Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun, “Kanada tarihinin en karanlık bölümlerinden biri” olarak nitelendirdiği Kamloops’ta 215 çocuğun mezarının bulunmasının ardından “somut eylem sözü verdik ve yerli halkları bu şekilde destekleyeceğiz” dedi.

    Trudeau hayatta kalanları, aileleri ve Yerlileri desteklemek için “somut eylem” sözü verdi, ancak bunun ne olacağını detaylandırmadı.

    Söz konusu skandal hakkında konuşan Trudeau, “Bir baba olarak çocuklarımın benden alınmasının nasıl bir his olduğunu hayal edemiyorum ve bir Başbakan olarak ise, yerli çocuklarını kendi toplumlarından çalan utanç verici politika beni dehşete düşürüyor. Somut eylem sözü verdik ve hayatta kalanları, aileleri ve yerli halkları bu şekilde destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Trudeau konuşmasının devamında, “Ne yazık ki, bu bir istisna ya da münferit bir olay değil. Bundan saklanmayacağız. Gerçeği kabul etmeliyiz. Yerleşim okulları bir gerçekti, burada, ülkemizde var olan bir trajedi ve bunu üstlenmek zorundayız” dedi.

    Kanadalı yerliler, toplu mezar araştırması istedi

    Kanadalı yerli gruplar, geçen hafta eski bir okulun bahçesinde 215 çocuğun kalıntılarının bulunmasının ardından, ülke çapında yatılı okullarda toplu mezar araması yapılması çağrısında bulundular.

    İlki 1840’ta Katolik Kilisesi tarafından Kanada hükümeti adına açılan ve sonuncusu 1997’de kapatılan toplam 139 yatılı kilise okulu, faaliyette olduğu yıllarda 150 binden fazla yerli çocuğun ailelerinden zorla koparılarak alıkonulduğu yerler oldu.

    Beyaz çoğunluğun hakim olduğu topluluklara entegre edilmek için zorla ailelerinden ve kültürlerinden uzaklaştırılan çocukların büyük kısmı, kötü muameleye maruz kaldı, cinsel ve fiziksel tacize uğradı, açlık ve soğuğa mahkum edildi.

    Dönemin Kanada Başbakanı Stephen Joseph Harper, 2008’de yatılı kilise okullarında yaşananlar için devlet özür dilerken, aynı yıl trajedinin tüm boyutları ile ortaya çıkarılması için Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu kuruldu.

    ‘Kültürel soykırım’

    Hayatta olan mağdurların 6 bininden fazlasını dinleyen Komisyon, çalışmalarını 2015’te tamamladı ve 4 bin sayfalık rapor hazırladı.

    Raporunda yaşananları “kültürel soykırım” olarak tanımlayan Komisyon, hükümete de sorunun çözümüne ilişkin 94 madde halinde tavsiyelerde bulundu.

    Bazı kaynaklarda, kilise okullarında kalırken ölen çocuk sayısı 4 bin 200 olarak verilirken, Komisyon raporunda, ölümlerin kilise yönetimlerince belgelenmemesi nedeniyle bu sayının 5 bin 995 olduğu kaydedildi.

    Kuruldukları bölgelerdeki yerli kabilelerinin çocuklarını, ailelerinden zorla alan kilise yatılı okulu görevlilerinin, cinsel ve fiziksel kötü muamelenin yanı sıra çocuklar üzerinde tıbbi deneyler yaptıkları da belirlendi.

    Yangınlarda, onlarca çocuk yanarak can verdi

    Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu 6 ciltlik raporuna göre, ilki 1840 yılında Batı Kanada’da açılan yatılı kilise okullarında defalarca yangın çıktığı, bu yangınlarda 40 çocuğun yanarak öldü. Raporda, “Eğitilecek diye anne babalarının kollarından zorla alınan çocuklar, oyun bahçeleri yerine isimsiz mezarlara konuldular. Birçoğunun neden öldükleri, ölenlerin çoğununsa isimleri bile bilinmiyor.” ifadesi yer aldı.

    Çocukların çoğu açlıktan veya soğuktan donarak öldü

    Ödenek azlığı gerekçesiyle yeterli beslenemeyen bazı çocukların açlıktan öldüğü kayıtlara yansırken, bazı çocukların da yatakhanelerin ısıtılmaması nedeniyle donarak can verdikleri şahit ifadelerinde yer aldı.

    Hayatta olan ve Komisyona konuşan bazı mağdurların ifadelerine göre, uygulanan kötü muamelelerden kurtulmak isteyen ve yaşları büyük olan bazı çocukların kaçma girişimleri de ya donarak ya da yakalandıktan sonra aç bırakılarak ölümle sonuçlandı.

    28 bin mağdura şu ana kadar 3 milyar dolar tazminat ödendi

    Yatılı kilise okullarının mağdurlarından halen 70 bine yakın kişinin hayatta olduğu belirtilirken, bunlardan bazılarının Kanada mahkemelerine açtığı binlerce taciz ve istismar davaları da devam ediyor.

    Kanada devleti, uygulamanın mağdurlarından 28 binine 11 Mart 2021 itibarıyla toplam 3 milyar dolar civarında tazminat ödemesi yaptı.

  • Kanada’da eski bir yatılı okulun bahçesinde 215 çocuğun cesedine ulaşıldı

    Kanada’da eski bir yatılı okulun bahçesinde 215 çocuğun cesedine ulaşıldı


    Kanada’da İngiliz Kolumbiyası (British Columbia) eyaletindeki Kamloops kasabasında, daha önce kapatılan bir yatılı okulun bahçesinde 215 çocuğun cesetlerinden geriye kalan kalıntılar bulundu.

    1978 yılında kapatılan Kamloops Kızılderili Yatılı Okulu’nun bahçesinde bulunan kalıntıların bir kısmı üç yaşından küçük çocuklara ait. Bu çocukların ölüm nedenleri ve zamanı henüz bilinmiyor.

    Kanada Başbakanı Justin Trudeau yaptığı açıklamada, çocukların ceset kalıntılarının bulunmasını “yürek parçalayıcı” olarak niteledi.

    Kamloops kasabası yakınlarındaki eski okulun etrafında toprağın ileri teknoloji içeren radarla taranması sonucu yapılan kazıda, çocukların ceset kalıntılarına ulaşıldı. Kamloops Kızılderili Yatılı Okulu 1890’da Roma Katolik Kilisesinin girişimiyle kurulmuş ve 1978’de kapatılmıştı.

    Yerli halk kayıp çocukların akıbetini biliyordu

    Bölgedeki K’emlups te Secwepemc halkları temsilcisi şefi Rosanne Casimir, biz kendi toplumumuz arasında bu kayıp çocukların cesetlerinin varlığını kanıtlayabileceğimizi biliyorduk. Şu anda hala yanıtlanması gereken bir çok soru var.” dedi.

    2015 yılında altı yılık bir araştırmanın sonucunda yayımlanan bir raporda, yerli çocukları evlerinden çıkararak ana dillerini konuşmalarını veya kültürel pratikler yapmalarını yasaklayan ve zorla asimile etmek için oluşturulan bu yatılı okul ağı “kültürel soykırım” olarak tanımlanmıştı.

    Raporda, zorla çalıştırma gibi uygulamaların da görüldüğü okullarda fiziksel, duygusal ve cinsel istismar suçlamaları da gündeme getirilmişti.

    Bu okullarda 150 bini aşkın çocuğun eğitim gördüğü tahmin ediliyor. Rapora göre, Katolik Kiliseler tarafından 1840 ila 1990’yı yıllara kadar eğitim veren okullarda 4 bin 100 öğrenci hayatını kaybetti.

    Kanada hükümeti, 2008 yılında bu eğitim kurumlarıyla ilgili resmen kamuoyundan özür dilemişti..

  • Kanada, Pfizer/BioNTech aşısını 12-15 yaş grubu için onaylayan ilk ülke oldu

    Kanada, Pfizer/BioNTech aşısını 12-15 yaş grubu için onaylayan ilk ülke oldu


    Kanada, BioNTech’in geliştirdiği Pfizer’ın ürettiği Covid-19 aşısını 12-15 yaş grubunda kullanılmasına onay veren ilk ülke oldu. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in de önümüzdeki günlerde bu yaş grubu için Pfizer’in aşısını onaylaması bekleniyor. Avrupa Birliği ise durumu değerlendirme aşamasında.

    Kanada Sağlık Kurumu yetkilileri 12-15 yaş grubu için Pfizer aşsının kullanımına onay verdiklerini açıkladı. Bu onayla Pfizer aşısı için Kanada’da 12 yaş üstü bütün yaş gruplarında kullanılabilecek. Aşının onaydan önceki alt yaş sınırı 16’ydı.

    Kanada’nın Covid-19’la mücadelesinde büyük adım

    Onay kararını kamuoyuyla paylaşan Dr Supriya Sharma bu kararın ülkesinin Covid-19 salgınıyla mücadelesinde büyük bir adım olduğunu belirtti.

    Dr Sharma her ne kadar gençlerin Covid-19 nedeniyle ağır hastalanma ihtimali düşük olsa da, güvenli ve etkili bir aşıya erişimin hastalığın aile ve arkadaş çevresinde yayılmasını kontrol altına almaya ve bu sayede ağır komplikasyonlar yaşayabilecek kişileri korumaya yardımcı olacağına dikkat çekti.

    Yetkilinin verdiği bilgiye göre salgının başından bu yana ülkede görülen vakaların yüzde 20’si 19 yaş altı grupta görüldü.

    Aşılama kampanyasını hızlandıran Kanada’da son bir ay içinde en az 10 milyon kişi aşılandı. Böylece ülke nüfusunun yüzde 34’ünden fazlasına ilk doz aşı verilmiş oldu.

    Aşının gençlerdeki yan etkisi diğer yaş gruplarından farklı değil

    Kanadalı sağlık yetkilileri Pfizer/BioNTech aşısının 12-15 yaş grubundaki yan etkilerinin diğer yaş gruplarından farkjlı olmadığını ve bugüne kadar aşılanan milyonlarca kişide güvenliğe dair herhangi bir yeni sorunla karşılaşılmadığının altını çiziyor.

    Aşı sonrasında görülen yan etkilerin geçici ve hafif kol ağrısı, titreme ve ateş gibi belirtilerl sınırlı kaldığı bildiriliyor.

    Pfizer’ın Mart ayında açıkladığı çalışmaya göre, ABD’de 12-15 yaş aralığındaki 2 bin 260 gönüllüde gerçek aşı verilen grup içinde hiç Covid-19 vakası yaşanmazken, plasebo verilen grup içinde 18 kiinin hastalığa yakalandığı tespit edilmişti.