Etiket: Joe Biden

  • Rusya lideri Putin ile ABD Başkanı Biden 16 Haziran’da Cenevre’de görüşecek

    Rusya lideri Putin ile ABD Başkanı Biden 16 Haziran’da Cenevre’de görüşecek


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, 16 Haziran’da Cenevre’de bir araya gelecek.

    Kremlin’den yapılan açıklamada, Rusya ve ABD arasında varılan anlaşmaya göre, Putin ile Biden’ın 16 Haziran’da Cenevre’de görüşeceği belirtildi.

    Görüşmede, Rusya ile ABD arasındaki ilişkilerin durumu ve geleceğinin ele alınacağı bilgisine yer verilen açıklamada, “Stratejik istikrar konularının yanı sıra Covid-19’la mücadelede etkileşim ve bölgesel sorunların çözümü de dahil olmak üzere uluslararası gündemdeki güncel konular istişare edilecektir” ifadesi yer aldı.

    Biden’ın ABD başkanı olmasının ardından iki lider ilk defa yüz yüze görüşme yapacak.

    Beyaz Saray’dan da açıklama geldi

    Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki de yaptığı açıklamada, Biden ve Putin’in 16 Haziran’da Cenevre’de görüşeceğini teyit etti.

    Psaki açıklamasında, “Biz, ABD-Rusya ilişkilerinde öngörülebilirlik ve istikrarı sağlamak isterken, iki lider aramızdaki tüm meseleleri ele alacak” bilgisini paylaştı.

    Öte yandan İsviçre Konfederasyonu Başkanı Guy Parmelin, Twitter’dan yaptığı açıklamada, İsviçre’nin, ABD Başkanı Biden ve Rusya Devlet Başkanı Putin arasındaki zirveye ev sahipliği yapmasından çok mutlu olduğunu belirtti.

    Parmelin, “Umarım, müzakereler hem her iki ülke hem de uluslararası toplum için verimli olur” ifadesini kullandı.

    ABD Rusya ilişkileri, Soğuk Savaş döneminden bu yana en kötü zamanını yaşıyor

    Cenevre’de ABD-Rusya arasındaki en son zirve, Kasım 1985’te dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan ve Rusya lideri Mihail Gorbaçov arasında yapılmıştı.

    Bu arada Biden-Putin görüşmesi, Washington’ın Moskova’yı 2020 ABD başkanlık seçimlerine müdahale ve Amerikan kamu kuruluşlarına yönelik siber saldırılarla suçlayıp çok sayıda Rus diplomatı sınır dışı etmesinin gölgesinde gerçekleşecek.

    Moskova, Washington’ın kararına misillemede bulunarak ABD’li diplomatları sınır dışı etmişi.

    Uzmanlara göre ABD-Rusya ilişkileri, Soğuk Savaş döneminden bu yana en kötü zamanını yaşıyor.

    İki ülke arasında sert tartışmalara neden olan konulardan biri, Rus muhalif lider Aleksey Navalni’nin hapse atılmasına Washington’ın verdiği tepkiye Moskova’nın tepkisi. Rusya, Washington’ın iç işlerine müdahale ettiğini savunuyor.

    Keza ABD Başkanı Biden, Rusya lideri için “Katil Putin” ifadesini kullanmış, ilişkiler daha da gerilmişti.

  • Biden’dan İsrail’e destek: Devlet olarak var olma hakkı tanına kadar barış olmayacak

    Biden’dan İsrail’e destek: Devlet olarak var olma hakkı tanına kadar barış olmayacak


    ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’e verdikleri güvenlik taahhütlerinde bir değişiklik olmayacağını vurgulayarak, “Bölge ülkeleri İsrail’in bağımsız Yahudi bir devlet olarak var olma hakkını tanıyana kadar barış olmayacak.” dedi.

    ABD Başkanı Joe Biden, Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in ile yaptığı ikili görüşme sonrası düzenledikleri basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Son olaylarda ABD’nin İsrail’e verdiği destek ve 735 milyon dolarlık silah satışının bazı Demokrat çevrelerce eleştirilmesine yanıt veren Biden, “İsrail’in güvenliği için verdiğim taahhütlerde bir değişiklik yok. Bölgede iki devletli çözüme hala ihtiyacımız var, sorunlara tek çözüm bu olacaktır.” diye konuştu.

    Biden, Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile yaptığı telefon görüşmesinde Batı Şeria’nın güvenliği için de kendilerine destek vereceğini belirttiğini kaydederek, “Aynı zamanda İsraillilere, Kudüs’teki toplumlararası çatışmaları durdurmaları gerektiğini de söyledim.” ifadesini kullandı.

    Gazze’nin yeniden inşası için diğer ülkelerle ekonomik bir paket oluşturulması konusunda çalışmalarda bulunacaklarını bildiren Biden, “Bölge ülkeleri İsrail’in bağımsız Yahudi bir devlet olarak var olma hakkını tanıyana kadar barış olmayacak.” dedi.

    “Ateşkesin korunması için dua ediyorum”

    Biden, bir gazetecinin “Son bir haftada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilişkinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine, “İnsanlarla yaptığım özel görüşme ve müzakereler hakkında konuşmam. Ancak geçen defasında ateşkes 56 günde sağlanmıştı. Şimdi sağlanan ateşkesin korunması için dua ediyorum. Binyamin Netanyahu’dan söz aldım, o bana verdiği sözleri hep tutmuştur.” ifadelerini kullandı.

    Batı Şeria’daki Filistinlilerin hayatının kendisi için önemli olduğunu belirten Biden, “Abbas, Filistin halkının lideri olarak görülmeli, bizim terör örgütü olarak tanıdığımız Hamas değil.” diye konuştu.

  • ABD’li Senatör Sanders: Filistinlilerin hayatını kaybetmesi trajedi değil mi?

    ABD’li Senatör Sanders: Filistinlilerin hayatını kaybetmesi trajedi değil mi?


    İsrail ile Filistin’e acil ateşkes çağrısı yapan tasarıyı ABD Senatosuna sunan Demokrat Senatör Bernie Sanders, sunuş konuşmasında Senato’ya, “12 masum İsraillinin hayatını kaybetmesi gerçekten bir trajedidir. Peki ya 64’ü çocuk, 38’i kadın 227 Filistinlinin hayatını kaybetmesi trajedi değil mi?” sorusunu sordu.

    Senato’daki Demokratların önemli isimlerinden Sanders, İsrail ile Filistin’e Gazze’de acil ateşkes çağrısı yapan tasarısını Senato Genel Kurulu’na sunarken Joe Biden yönetimine ve Cumhuriyetçilere seslendi.

    Gazze’de devam eden İsrail saldırılarına dikkati çeken Sanders, hem Hamas’ın hem de İsrail ordusunun sivillerin hayatını tehlikeye attığını düşündüğünü ifade etti.

    Sanders, Cumhuriyetçilerin tasarısını hazırlayan Senatör Rick Scott’a ve Senato’ya hitaben, “Senatör Scott 64’ü çocuk, 38’i kadın 227 Filistinlinin hayatını kaybetmesinin bir trajedi olduğuna inanmıyor. Ben ise hem İsraillilerin hayatlarını kaybetmesine hem de Filistinlilerin yaşamlarını yitirmesine yas tutmamız gerektiğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

    Gazze’deki durumun son saldırılardan önce de kötü olduğunu anlatan Sanders, İsrail’in saldırılarıyla durumun daha da kötüleştiğini ve acil ateşkesin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

  • Biden’ın İsrail’e silah satışına onay vermesi kendi partisi içinde tartışmalara yol açtı

    Biden’ın İsrail’e silah satışına onay vermesi kendi partisi içinde tartışmalara yol açtı


    Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Joe Biden yönetiminin İsrail’e 735 milyon dolar değerinde silah satışı kendi partisi içinde de görüş ayrılıklarına neden oldu. Biden, silah satışıyla ilgili 5 Mayıs’ta Kongre’ye bildirimde bulunmuştu. Söz konusu gelişme İsrail ile Gazze merkezli silahlı grupların çatışmalarının başlamasından 5 gün önce yapıldı. Biden yönetimi onaylamış olsa da Kongre’nin kararı değerlendirip kararını vermesi için 15 gün süresi bulunuyor.

    İsrail’in 10 Mayıs’ta başlattığı hava, kara ve denizden gerçekleştirdiği saldırılarda Gazze’de şu ana kadar 61’i çocuk, 36’sı kadın 212 Filistinli öldürüldü. 1400’ün üzerinde yaralı bulunuyor. İsrail’de ise Hamas’ın roket atışları sonucu en az 10 kişi hayatını kaybetti.

    Kongre’de konuyla ilgili sert tartışmalar yaşanıyor. Özellikle Biden yönetiminin İsrail’e karşı ‘hoşgörülü’ bir tutum sergilemesi ve ‘İsrail’in kendini savunma hakkı var’ yönündeki açıklamaları sol görüşlü Demokratlar arasında rahatsızlıklara neden oluyor.

    İsrail, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD dış yardımının en büyük alıcısı oldu ve bu satış, genel ABD askeri desteğinin küçük bir parçası.

    ABD, 2016’da iki ülke arasında imzalanan anlaşma kapsamında, 2019’dan 2028’e kadar İsrail’e 38 milyar dolarlık askeri yardım sağlama sözü verdi.

    Biden yönetiminin kabul ettiği anlaşmanın nihai şeklini alması ve güdümlü füzeler dahil hassas silahların satışı için Kongre’nin onay vermesi gerekiyor.

    CNN’in Kongre kaynaklarına dayandırdığı ve Washington Post’un ilk defa duyurduğu satışla ilgili haberde, silah satışının Kongre tarafından engellenmesinin pek de mümkün görünmediği yer aldı.

    Zira bu satış da İsrail’e yapılan diğer tüm silah satışlarında olduğu gibi hızlandırılmış bir Kongre inceleme sürecinden geçiyor. Yani Kongre’ye olağan 30 günlük gözden geçirme süresi yerine söz konusu kararı durdurmak adına harekete geçmesi için sadece 15 günlük bir zaman aralığı tanınıyor.

    Adı açıklanmayan bir kaynağa göre, gözden geçirme sürecinin bitimine sadece üç gün kaldı ve yargı komitelerinin tasarıyı bloke etmek için harekete geçme zorunluluğu bulunuyor. Ancak aynı kaynağa göre şimdiye kadar gerçekleşmedi ve kalan süre içerisinde gerçekleşme şansı da neredeyse imkansız.

    Pentagon’a göre, İsrail’in dışında NATO üyesi ülkelerle Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda’ya yönelik silah satışları için de hızlandırılmış inceleme süreci uygulanıyor.

    Satışa aşina iki kaynak, İsrail’in geçmişte de ABD’den hassas güdümlü silahlar satın aldığını ve bunların Gazze’deki mevcut askeri harekatta kullanıldığına inanıldığını belirtti. Kaynaklar, söz konusu satışın İsrail’e verilen rutin desteğin bir parçası olduğunu ve bölgede son zamanlarda tırmanan gerilim nedeni ile gerçekleşmediğini dile getirdi.

    Amerikan medyası, Senatör Bernie Sanders, Vekil Alexandria Ocasio-Cortez ve Demokrat Partili Vekil İlhan Omar’ın dışında Biden yönetimine, İsrail’e sağlanan destek nedeniyle itiraz edenlerin sayısının gün geçtikçe arttığını aktarıyor.

    İlhan Omar, Biden yönetiminin İsrail’e silah satışı sağlamasını Gazze’de sivillerin hayatını kaybettiği savaşın devamına ‘yeşil ışık’ olarak tanımlarken askeri yardımın şartlandırılmasının ciddi şekilde konuşulması gerektiğini dile getirdi. Sanders ise Biden yönetimini, “ABD yardımlarını insan hakları ihlallerini desteklemek için kullanmak yasa dışıdır.” sözleriyle eleştirdi.

    İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırıları devam ederken özellikle progresif kanatta yer alan Demokrat Kongre üyeleri, Biden yönetiminin İsrail politikalarına tepkilerini dile getiriyor.

    Washington Post: Biden’ın duruşuna rağmen ABD’nin İsrail tartışmasının yönü değişiyor

    Bu arada Washington Post’ta yayımlanan bir analizde, Biden yönetiminin İsrail’e “koşulsuz desteğini” sürdürmesine rağmen, Washington siyasetinde Filistin’e destek veren seslerin çoğaldığına dikkat çekildi.

    Başkan Joe Biden’ın son dönemde Filistin ve İsrail’de yaşanan gerilimi ele alma şeklinin tüm taraflardan tepki çektiği vurgulanan analizde, Biden yönetiminin dış politikasının böyle bir gerginliğe hazır olmadığı belirtildi.

    Demokrat Parti içindeki “çatlağın” büyüdüğünün altı çizilen analizde, ABD’nin önde gelen Müslüman-Amerikan kuruluşlarının da Biden’ın dün düzenlediği “Ramazan Bayramı” programını boykot ettiği anımsatıldı.

    Biden’ın açıklamalarında, bir taraftan gerginliği azaltma çağrısı yaparken bir taraftan da “meşru müdafaa” hakkı diyerek İsrail’i savunduğu belirtilen analizde, ABD’nin BM Güvenlik Konseyindeki ateşkes çağrısını da veto ettiği hatırlatıldı.

    Filistin’de yaşananların “dünya sahnesinde insan hakları savunucusu” olmaya soyunan ABD yönetimi için de önemli bir sınav olduğu vurgulanan analizde, Biden yönetiminin bu konuda köşeye sıkışabileceği belirtildi.

    Bu arada ABD Başkanı Biden, İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefon görüşmesinde, bölgede ateşkes sağlanmasını desteklediğini bildirdi. Ancak Biden saldırıların hemen sonlandırılması yönünde bir çağrıda bulunmadı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da, Biden’la yaptığı telefon görüşmesinde, Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyonun devam etmesi konusunda kararlı olduğunu belirtti.

  • Biden’ın telefon diplomasisi: Netanyahu’ya destek, Abbas’a ‘Hamas’ı durdur’ çağrısı

    Biden’ın telefon diplomasisi: Netanyahu’ya destek, Abbas’a ‘Hamas’ı durdur’ çağrısı


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, cumartesi günü İsrail ve Filistin liderleriyle telefon diplomasisi gerçekleştirdi. Biden, İsrail Başbakanı Netanyahu’ya “terörist gruplara karşı kendilerini savunma hakkını desteklediğini” söylerken, Filistin Devlet Başkanı Abbas’a “Hamas roketlerinin son bulması gerektiğini” vurguladı.

    Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamalarda, iki liderle de gerçekleştirilen konuşmalar hakkında bilgi paylaşıldı.

    Göreve geldiğinden bu yana ilk defa Filistin Devlet Başkanı’yla konuşan Joe Biden, “Filistin halkının hak ettiği itibar, güvenlik, özgürlük ve ekonomik fırsat” için çalışmaları sürdüreceğini belirtti. Açıklamada, Biden’ın iki devletli çözümü desteklediğini ve bunun kalıcı bir çözüm için en iyi yol olduğunu vurguladığı kaydedildi.

    Biden ayrıca, Gazze ve Batı Şeria’ya yapılan insani yardımları yeniden başlatacaklarını açıkladı. Söz konusu yardımlar, eski Başkan Trump döneminde sonlandırılmıştı.

    Biden İsrail’e desteğini yineledi

    Çatışmalarda İsrail’e desteğini çok defa açıkça ifade eden Biden, Netanyahu ile görüşmesinde de desteklerini yineledi.

    Konuşmayla ilgili paylaşılan basın bildirisinde, “Başkan Biden, Hamas ve Gazze’deki diğer terör gruplarının roket saldırılarına karşı İsrail’in kendini koruma hakkına güçlü desteğini bir kez daha dile getirdi. Biden, İsrail’deki şehir ve bölgelere yönelik bu rastgele saldırıları kınadı” ifadelerine yer verildi.

    Biden, AP ve El Cezire gazetecilerinin çalıştığı binanın İsrail saldırısıyla yıkılmasına doğrudan atıfta bulunmasa da, gazetecilerin güvenliği ve emniyeti konusundaki endişelerini dile getirdi.

    Amerikan başkanı, çatışmalarda aralarında çocukların da bulunduğu İsrailli ve Filistinli sivillerin yaşamını yitirmesi nedeniyle duyduğu endişeyi her iki devlet liderine de iletti.

    Demokrat Parti vekillerinden Biden’a tepki

    Diğer yandan ABD Başkanı Joe Biden’ın tutumu, kendi partisi üyeleri arasında da tepkilere neden oldu.

    New York Vekili Ocasio-Cortez, gazetecilerin bulunduğu binanın yıkılmasına ilişkin yaptığı bir paylaşımda “Bu, ABD’nin desteğiyle oluyor. Hiçbir sözcünün lafı ne kadar çevirdiğini umursamıyorum. ABD, BM’nin ateşkes çağrısını veto etti. Biden yönetimi bir müttefikine karşı sesini çıkarmıyorsa, kime karşı çıkar? Nasıl insan hakları savunuculuğunda güvenilir olurlar?” ifadelerini kullandı.

    Ocasio-Cortez başka bir paylaşımında da İsrail’i “Apartheid rejimi” olarak nitelendirerek, “Apartheid ülkeler, demokrasi değildir” mesajını verdi.

    Müslüman Kongre üyesi Ilhan Omar ise, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin ateşkes çağrısına destek vermeyen tek ülkenin ABD olduğunu hatırlatarak, “ABD’nin bu şiddetli katliamı desteklemesi mide bulandırıcı ve ahlak dışı. ABD’nin aktif bir şekilde ateşkesi engellediği ve sivillerin katledilmesine izin verdiği başka bir zaman bilmiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

    ABD ve Kanada’da Filistin’e destek eylemleri

    İsrail ile Filistin arasındaki çatışmalar sürerken ABD’nin birçok kentinde cumartesi günü Filistin’e destek eylemleri düzenlendi. New York, Boston, Los Angeles, Washington’ın yanı sıra Kanada’nın Toronto kentinde binlerce kişi sokaklara çıktı.

    Ellerinde Filistin bayrakları taşıyan göstericiler, “Filistin için özgürlük, Gazze için özgürlük” sloganları attı. “Benim adıma yapma” yazılı pankart taşıyan Yahudilerin de eylemlere katılarak saldırıları kınaması dikkat çekti.

    Şiddetlenen İsrail-Filistin çatışmalarında 10 Mayıs’tan bu yana 41’i çocuk, 23’ü kadın en az 147 Filistinli ve 10 İsrailli hayatını kaybetti, 1115 kişi de yaralandı.

  • ABD Başkanı Joe Biden: Tamamen aşı olanlara maske zorunluğu kalktı

    ABD Başkanı Joe Biden: Tamamen aşı olanlara maske zorunluğu kalktı


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Covid-19 karşı tamamen aşılanan kişilerin maske takmasına gerek olmadığını belirterek, “Şimdi kural çok basit, aşı olun ya da olana kadar maskenizi takın.” dedi.

    Biden, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (CDC) Covid-19 kurallarına ilişkin yeni bir rehber yayımlamasının hemen ardından Beyaz Saray bahçesinde açıklama yaptı.

    “Bugün ABD’de koronavirüs ile mücadelemizde muhteşem bir gün.” diyen Biden, “ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, tamamen aşılanan kişilerin artık maske takma zorunluluğu olmadığını duyurdu” ifadesini kullandı.

    Biden, bu kararın ardında aşılamalardaki başarılarının olduğunun altını çizerek, “114 günde 250 milyon doz aşı yaptık. Bunun sonuçlarını da görüyoruz. 50 eyaletten 49’unda vakalar düştü” diye konuştu.

    Uzun bir süre boyunca dünyada en kötü etkilenen ülke konumunda olan ABD’de maske takmayanlara ceza uygulanıyordu. Örneğin cezaların en düşük seviyede olduğu Kaliforniya eyaletinde 100 dolar olurken en yüksek olan Havai Adaları’nda 5000 dolar ve 1 yıl hapis cezası verilebiliyordu.

    Salgının başından bu yana hastaneye yatış oranlarının en düşük seviyede olduğunu açıklayan Biden, ABD halkının son 1 yıldır gösterdiği sabrın ve fedakarlıkların takdire şayan olduğunu vurguladı.

    ABD’de en az 598 bin kişi Covid-19’dan hayatını kaybetti, bugüne kadar 32 milyon 815 bin vaka kaydedildi.

  • İsrail, Gazze sınırına asker yığınağını artırıyor, 9 bin yedek asker göreve çağrıldı

    İsrail, Gazze sınırına asker yığınağını artırıyor, 9 bin yedek asker göreve çağrıldı


    İsrail, Gazze sınırına asker yığınağını artırırken, 9 bine yakın yedek askeri göreve çağırdı. Bu arada İsrail savaş uçakları abluka altındaki Gazze Şeridi’ni 2 saatlik bir sükunetin ardından sabah saatlerinde yeniden bombaladı.

    Hamas’ın kontrolündeki bölgeyi işgal etmek için İsrail ordusunun sınırdaki yığınağını artırdığını duyurulurken, Fransız Haber Ajansı (AFP) ise akşam saatlerinde İsrail ordusunun kara harekatı başlattığı yolundaki haberin daha sonra yalanlandığını aktardı.

    Mısır’ın arabuluculuğundan sonuç çıkmadı

    Mısır’ın İsrail’in saldırılarını durdurmak için arabuluculuk girişimleri şu ana kadar sonuçsuz kaldı.

    Gecenin ilk saatlerinde Gazze Şeridi’nin kuzey kesimini yoğun şeklide bombalayan İsrail savaş uçakları, 2 saatlik sükunetin ardından çeşitli bölgeleri bombalamaya devam etti.

    Hamas’ın ise İsrail saldırılarına roketle karşılık verdiği bildirildi. Gazze Şeridi’nden atılan roketler, ilk kez İsrail’in orta kesimini aşarak kuzey bölgelerine kadar ulaştı.

    İsrail ordusu abluka altındaki Gazze Şeridi’nin kuzey kesimine gecenin ilk saatlerinde kara, hava ve denizden eş zamanlı olarak yoğun şekilde saldırı düzenlemişti.

    Kudüs ve Batı Şeria’da gerginlik tırmanıyor

    Öte yandan Batı Şeria’nın birçok yerinde Gazze Şeridi’ne destek amaçlı Filistinlilerin gösterileri geç saatlere kadar sürdü.

    Lübnan’dan gelen roketler

    AFP’ye açıklamada bulunan Lübnanlı bir askeri kaynak, perşembe günü Güney Lübnan’dan İsrail’e üç roket atıldığını bildirmiş ve bu bilgi İsrail Ordusu resmi twitter hesabından teyit edilmişti.

    Lübnan’dan gelen roketler, “İsrail’in kuzey sınırında yeni bir cephe açılacağı” şeklinde yorumlandı.

    Londra’daki sürgündeki Hamas’ın önemli isimlerinden Saleh Aruri, uydu üzerinden yayın yapan Al Araby kanalına yaptığı açıklamada, barış müzakereleri için silahların susması önerisini geri çevirdiklerini açıkladı.

    Aruri, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri ile BM’nin ateşkes girişimleriyle ilgili müzakereleri yürüttüğünü söyledi. ABD Başkanı Joe Biden ise İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile telefon görüşmesi yaparak gerilimin düşürülmesi çağrısı yaptı.

    Macron, Filistin Devlet Başkanı Abbas ile telefonda görüştü

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile telefonda görüştü ve Abbas’a gerginliği tırmandırıcı eylemlerden uzak durulması tavsiyesinde bulundu. Macron’un bugün ayrıca Netenyahu ve bölge liderleriyle de görüşeceği bildirildi.

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’den çağrı

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres de İsrail ve Filistin arasında artan gerginlik ve şiddet olaylarında çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini belirterek, “Ramazan Bayramı’nın hatırına” çatışmalara derhal son verilmesi çağrısı yaptı.

    Guterres, Twitter hesabından, “Ramazan Bayramı hatırına Gazze ve İsrail’deki gerginliğe ve çatışmalara derhal son verilmesi çağrısı yapıyorum. Çok sayıda sivil öldü. Bu çatışma sadece bölgedeki radikalleşmeyi ve aşırılığı artırır.” açıklamasında bulundu.

    İsrail’in 10 Mayıs’tan bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda şu ana kadar 28’i çocuk, 15’i kadın olmak üzere 109 kişi hayatını kaybetti, oldu, 621 kişi yaralandı.

  • ABD Başkanı Biden, Netanyahu ile görüştü: Bölgedeki gerilimin yakın zamanda bitmesini umuyorum

    ABD Başkanı Biden, Netanyahu ile görüştü: Bölgedeki gerilimin yakın zamanda bitmesini umuyorum


    İsrail ve Gazze’de yaşanan şiddeti durdurmak için diplomatik girişimlere hız verildi. ABD Başkanı Joe Biden, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgede yaşanan gerilimin yakın zamanda bitmesini umduğunu söyledi.

    Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada, Washington’ın “İsrail’in meşru müdafa hakkını desteklediği” yinelendi.

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da Filistin lideri Mahmud Abbas ile yaptığı telefon görüşmesinde ‘bölgede sükunet için çaba gösterdiklerini kaydederek, Gazze’den “roket saldırılarının bitirilmesi” çağrısı yaptı.

    ABD’den üst düzey bir heyetin bölgede temaslarda bulunacağı duyuruldu.

    Bu arada ABD Temsilciler Meclisinde farklı eyaletlerden 25 temsilci, Dışişleri Bakanı Antony Blinken’a mektup yollayarak Kudüs’teki Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinlilerin yerlerinden edilmesi konusunda İsrail’e diplomatik baskı yapması çağrısında bulundu.

    “İsrail’in meşru müdafaa hakkını destekliyoruz”

    Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada, “Biden, Hamas ve diğer terör gruplarının Kudüs ve Tel Aviv de dahil bölgelere yönelik roket saldırılarını kınadı. Biden, İsrail’in güvenliği ve İsrail’in sivilleri korurken kendini ve halkını meşru müdafaa hakkına sarsılmaz desteğini iletti.” ifadesine yer verildi.

    “Tüm dünyadaki çeşitli inançlardan insanlar için çok önemli bir şehir olan Kudüs’ün barış yeri olması gerektiğini belirten Biden’ın Netanyahu’ya son dönemde Mısır, Ürdün, Katar ve Filistin dahil bölge ülkeleri ile yapılan diplomatik diyaloglar konusunda da bilgi verdiği kaydedildi.

    Gazze’de 67 kişi hayatını kaybetti

    Hamas bugün erken saatlerde Tel Aviv’e ve Kudüs’e roketler fırlattı. Gazze’den 100 km uzaktaki kuzey Nahalal’de yaklaşık bin İsrailli sirenlerin çalmasıyla sığınaklara gitti.

    Bölgede yaşanan şiddette Gazze’de ölenlerin sayısı 67’ye yükseldi. İsrail tarafında da 7 kişi hayatını kaybetti.

    İsrail’e diplomatik baskı yapması için Blinken’a mektup

    İllinois eyaleti temsilcilerinden Demokrat Marie Newman ile Wisconsin eyaleti temsilcilerinden Demokrat Mark Pocan’ın öncülüğünde hazırlanan mektupta, “İsrail’in Kudüs’teki Bustan ve Şeyh Cerrah mahallelerinden yaklaşık 2 bin Filistinliyi yerlerinden etme planına karşı derin kaygımızı ifade etmek için bu mektubu yazıyoruz.” ifadelerine yer verildi.

    İsrail’in tematik park inşa etmek için Bustan Mahallesinde yüzde 60’ı çocuklardan oluşan 1550 Filistinlinin yaşadığı 100 binayı yıktığı ifade edilen mektupta, Şeyh Cerrah’ta ise 46’sı çocuk 169 kişiden oluşan 12 Filistinli aileye evlerini İsrailli yerleşimcileri yasa dışı olarak yerleşmesi için boşaltma tebligatının gittiği hatırlatıldı.

    Mektupta, İsrail’in Bustan ve Şeyh Cerrah mahallelerinde Filistinlilere ait evlere el koyup yıkmasının Cenevre Kongresinin ilgili maddelerine kesinlikle uymadığı belirtildi.

    “Onlara asla hayal etmedikleri darbeler vuracağız”

    Hamas’a karşı kampanyanın daha da artacağını duyuran İsrail, “birkaç Hamas komutanını öldürdüğünü” duyurdu. Askeri operasyonlarına hız veren İsrail, çarşamba günü Gazze Şeridi’ndeki 14 katlı yüksek bir binayı havadan vurdu.

    İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, “Bu sadece başlangıçtı. Onlara asla hayal etmedikleri darbeler vuracağız.” dedi.

    Hükümetin bir güvenlik kabine toplantısı sonrasında Hamas yönetimindeki Gazze Şeridi’ni hedef alan askeri operasyonlarını yoğunlaştırmayı planladığı bildirildi.

    Kudüs ve Gazze’deki olaylar

    Gazze Şeridi’ndeki Filistinli direniş grupları, İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs’te yer alan Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah Mahallesi’nden çekilmesi için 10 Mayıs Pazartesi günü yerel saatle 18.00’e kadar süre tanımıştı.

    İsrail polisinin Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah’tan çekilmemesi üzerine Filistinli direniş grupları İsrail’e çok sayıda roket fırlatmıştı.

    Bunun üzerine İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik “Surların Muhafızı” adıyla askeri operasyon başlatıldığını duyurmuştu.

  • ABD ülkedeki petrol borularına yapılan siber saldırı sonrası acil durum ilan etti

    ABD ülkedeki petrol borularına yapılan siber saldırı sonrası acil durum ilan etti


    ABD yönetimi ülkedeki en büyük yakıt boru hattı sisteminin iki gün önce siber saldırıya uğradığının fark edilmesinin ardından işlevini kaybetmesi sonucunda pazar günü bölgesel acil durum ilan etti.

    Colonial Pipeline Company, 50 milyon tüketiciye hizmet veren 8 bin 850 kilometrelik boru hattı aracılığıyla Teksas Körfezi’nden ülkenin doğu kıyısına yakıtı gönderiyor ve 50 milyon tüketicinin ihtiyacını görüyordu.

    Şirketten yapılan açıklamada fidye yazılımı olan ransomware virüsünün kullanıldığı ve sistemsel verilerin yeniden çalışabilmesi için para talep edildiği belirtildi.

    Otobanlar kullanılacak

    Ulaşım Bakanlığından yapılan acil durum bildirisinde amacın benzin, motorin, jet yakıtı ve diğer rafine edilmiş petrol ürünlerinin derhal taşınması ihtiyacını karşılayarak gerekli rahatlamayı sağlamak olduğu kaydedildi.

    Buna göre yüksek miktarda yanıcı ve tehlikeli yakıt otobanlar kullanılarak Alabama, Arkansas, Columbia, Delaware, Florida, Georgia, Kentucky, Louisiana, Maryland, Mississippi, New Jersey, New York, Kuzey Carolina, Pennsylvania, Güney Carolina, Tennessee, Teksas ve Virginia gibi durumdan kötü etkilenen eyaletlere taşınabilecek.

    Bu eylem planı ile ayrıca özel şirketlere ait ticari araçlar da bu acil durum kullanılacak.

    Colonial’ın depoları Georgia eyaletinin güneyinde yer alıyor ve ABD’deki en yüksek hacimli boru hattının işletmecisi konumunda. Günde 2,5 milyon varil benzin, dizel ve jet yakıtı transfer edilmesini sağlayan şirketin durum güvenli hale gelmeden sistemlerini çalıştırmayacağı belirtiliyor.

    Yaşanan gelişmeler sonrası Pazartesi günü petrol fiyatları yüzde 1’lik artış yaşadı.

    Biden yönetimi devraldığından bu yana üçüncü büyük saldırı

    Başkan Joe Biden göreve geldiğinden bu yana ABD yoğun bir siber saldırı altında. Kısa süre önce de önce güneş panelleri sistemleri hacklenmiş ardından da binlerce federal kurum ve özel sektör bilgisayarının bağlı bulunduğu ağlara virüs bulaştırılmıştı. Bu saldırılar için Rusya sorumlu tutulmuş ve karşılık verileceği duyurulmuştu.

    Son boru hattı saldırılarının ise Çin’den geldiği öne sürülüyor.

  • ABD Başkanı Biden’dan Avrupa ziyaretinde olası Putin görüşmesi için ‘umudum bu yönde’ yorumu

    ABD Başkanı Biden’dan Avrupa ziyaretinde olası Putin görüşmesi için ‘umudum bu yönde’ yorumu


    ABD Başkanı Joe Biden, haziran ayında Avrupa’ya yapacağı ziyaret kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin, “Umudum ve beklentim bu yönde” açıklamasında bulundu.

    Biden, Beyaz Saray’da Covid-19 salgınına ilişkin düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Haziran ayında İngiltere’deki G7 ve Belçika’daki NATO zirvelerine katılacağı açıklanan Biden’a bir gazeteci, “Avrupa ziyaretinizde Putin ile görüşecek misiniz?” sorusunu yöneltti. Biden ise “Umudum ve beklentim bu yönde” yanıtını verdi.

    “Hindistan için yapabileceklerimizi yapıyoruz”

    Öte yandan Biden, son günlerde Covid-19 vaka ve ölümlerinin ciddi derecede arttığı Hindistan’a da yardım malzemeleri gönderdiklerini anımsatarak, “Hindistan için yapabileceklerimizi yapıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Ellerindeki AstraZeneca Covid-19 aşılarının hangi ülkelere dağıtılacağının sorulması üzerine ise Biden, bu konudaki görüşmelerinin devam ettiğini ve şu anda detaylı bilgi veremeyeceğini belirtti.