Etiket: Joe Biden

  • 11 Eylül saldırılarının yıl dönümü: Kim hangi mesajı verdi?

    11 Eylül saldırılarının yıl dönümü: Kim hangi mesajı verdi?


    Amerika Birleşik Devletleri’nde 11 Eylül terör saldırılarının 20. yıl dönümünü anma etkinlikleri kapsamında New York’taki Ulusal 11 Eylül Anıtı ve Müzesi’nde tören düzenlendi. Programa ABD Başkanı Joe Bien, First Lady Jill Biden, eski Başkan Barack Obama, eski First Lady Michelle Obama ve eski New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg de katıldı. Bu arada 11 Eylül saldırılarının yıl dönümü nedeniyle birçok dünya lideri mesaj yayınladı.

    Bill Clinton: Yeniden bir araya gelmeyi onlara borçluyuz

    Eski ABD Başkanı Bill Clinton, mesajında, “Amerika, hayatını kaybedenleri, başkalarını kurtarmak için kendi hayatını riske atanları ve 20 yıl önce hayatı sonsuza dek değişenleri asla unutmayacak. Umut, şefkat kararlılık, birlik ve beraberlik içinde yeniden bir araya gelmeyi onların hepsine borçluyuz.” dedi.

    44. ABD Başkanı Barack Obama

    Eski ABD başkanlarından Barack Obama da, “Bugün, 11 Eylül 2001’de ölen yaklaşık 3 bin erkek, kadın ve çocuğu ve o zamandan bu yana geçen 20 yılda ülkeye hizmet ederken hayatını kaybeden diğerlerini saygıyla anıyoruz. Ebeveynlerini kaybeden ama olağanüstü bir sabır sergileyen çocuklar da dahil olmak üzere ailelerine karşı kutsal bir güveni sürdürme taahhüdümüzü yeniden teyit ediyoruz. Bu yıl dönümü, o korkunç sabahtan (11 Eylül) bu yana geçen 20 yılda öğrendiklerimizi göstermekle de ilgili aynı zamanda.” ifadelerini kullandı.

    “Başkan Biden’ın Afganistan’dan çekilme şekli kazanımlarımızı silebilir”

    ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Afganistan’dan alelacele çekilmesi kararını değerlendiren ve sert eleştiriler yönelten Senatör James Risch ise, şu ifadelerle tepkisini dile getirdi:

    “Yirmi yıl sonra bile bu kötülük eylemini anlamak hala zor. Afganistan’daki savaşı Amerikalıları güvende tutacak şekilde, sorumlu bir şekilde sona erdirme çabalarını her zaman destekledim. Ancak Başkan Joe Biden’ın Afganistan’dan feci bir şekilde çekilmesinin, teröre karşı savaşta yirmi yıllık zorlu kazanımları sileceği ve bizi bir kez daha büyük riske atacağı konusunda ciddi çekincelerim var.”

    Kanada Başbakanı Justin Trudeau: Afgan halkına sadakatimizi sürdürüyoruz

    “Son 20 yılı düşündüğümüzde, Afgan halkına sadakatimizi sürdürüyoruz. Afganistan’da özellikle de kadınlar ve kızlar için temel insan haklarının korunmasını teşvik etmeye ve savunmaya devam ediyoruz.” diyen Kanada Başbakanı Justin Trudeau, “Ayrıca Kanada Silahlı Kuvvetlerinin görev başındaki üyelerini ve gazilerini ve Afganistan’da görev yapan kamu görevlilerini desteklemeye devam edeceğiz. Barışı, özgürlüğü ve demokrasiyi savunurken hayatını kaybedenleri de anıyoruz.” mesajını verdi.

    İngiltere Kraliçesi Elizabeth: Dua ve düşüncelerimiz kurbanlar ve kurban yakınlarıyla

    “Ailem ve ulusum adına, tüm dua ve düşüncelerimiz kurbanlar, hayatta kalanlar ve etkilenen ailelerin yanı sıra göreve çağrılan ilk müdahale ekipleri ve kurtarma görevlileriyle birlikte… Hayatını kaybeden birçok ulustan, inançtan ve kökenden gelenleri saygıyla anarken, aynı zamanda yeniden inşa etmek için bir araya gelen toplumların direnç ve kararlılığına da takdirlerimizi sunuyoruz.”

    Donald Trump: New York Belediye Başkanı Guilani’yi tebrik ediyorum

    ABD’nin 45. Başkanı Donald Trump, 11 Eylül mesajında dönemin New York Belediye Başkanı Rudy Giuliani’ye teşekkür etti. Trump, mesajında şu ifadeleri kullandı:

    “New York tarihinin en büyük Belediye Başkanı olan Rudy Giuliani’yi, ulusumuza yapılan saldırı sırasında ve sonrasında böylesine bir liderlik sergilediği ve inanılmaz bir iş çıkardığı için tebrik ediyorum.”

    Türkiye: 11 Eylül saldırılarını bir kez daha şiddetle kınıyoruz

    Dışişleri Bakanlığı, ABD’de meydana gelen 11 Eylül terör saldırılarının 20. yıl dönümünde saldırıyı bir kez daha şiddetle kınadığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada “ABD’de meydana gelen 11 Eylül terör saldırılarının yirminci yıl dönümünde bu acımasız terör saldırısını bir kez daha şiddetle kınıyor, saldırının mağdurlarının ve yakınlarının acılarını paylaşmaya devam ediyoruz.” ifadesi kullanıldı. Söz konusu saldılar ve sonrasındaki küresel gelişmelerin, terörizmle mücadelede terör örgütleri arasında ayrım yapmadan uluslararası iş birliğinin gerekliliğini ortaya koyduğu vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Türkiye, bu çerçevede uluslararası toplumun diğer üyeleriyle iş birliği içinde terörle mücadeleyi sürdürmekte kararlıdır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Biden ve Cinping’den ABD-Çin arasında ‘uzlaşı’ çağrısı: Dünyanın kaderi için kritik öneme sahip

    Biden ve Cinping’den ABD-Çin arasında ‘uzlaşı’ çağrısı: Dünyanın kaderi için kritik öneme sahip


    ABD Başkanı Joe Biden ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping yedi ay sonra yaptıkları ilk telefon görüşmesinde süper güçler arasında ‘uzlaşı’ çağrısında bulundu.

    Beyaz Saray, 90 dakikalık görüşmede Biden’ın Washington ile Pekin arasında çekişmeye yol açabilecek yanlış anlamalara karşı uyarı yaptığını; Cinping’in ise ‘ciddi zorluklarla’ kuşatılmış ilişkide ‘yeni bir yön’ çağrısını dile getirdiğini duyurdu.

    Açıklamada, iki ülke arasındaki “çıkarların birleştiği ve ayrıldığı alanlar tartışıldı” denildi.

    Biden ve Cinping’in diğer küresel konuların yanı sıra Covid-19 salgını ve iklim krizini konuştuğu kaydedildi. Biden, Çin’in ABD’ye yönelik siber saldırılarına ilişkin endişelerini de gündeme getirdi.

    ABD yönetiminden üst düzey bir bir yetkilinin gazetecilere verdiği demeçte, arama sırasında Biden’ın, Cinping’e “gelecekte istenmeyen bir ‘çatışmaya’ girilecek herhangi bir durum olmaması” mesajını iletti.

    Görüşmenin iki ülke arasında iletişim kanallarını açık tutmak için yapıldığını belirten yetkili, “Amacımız, ABD ile Çin arasında gerçekten istikrarlı bir duruma ulaşmak” dedi.

    “Samimi görüşme oldu”

    Pekin de telefon görüşmesinin “samimi ve derinlemesine” olduğunu bildirdi.

    Devlet yayıncısı CCTV, Cinping’in Biden’a “Çin ve ABD’nin ilişkilerini düzgün bir şekilde idare edip edemeyecekleri dünyanın geleceği ve kaderi için kritik öneme sahip.” dediğini aktardı.

    Beyaz Saray da liderlerin müdahalesini gerektiren diplomatik çıkmazın sürdürülemez ve potansiyel olarak tehlikeli olduğuna işaret etti.

    İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan ABD’li yetkili, “Sert rekabeti memnuniyetle karşılıyoruz, ancak bu rekabetin çekişmeye dönüşmesini istemiyoruz” dedi.

    Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile üst düzey Çinli yetkililerin Alaska’da bir araya geldikleri mart ayındaki görüşmede, Çin ile daha düşük düzeyde ilişki kurma girişimleri başarısız olmuştu.

    Üst düzey yetkili, “Muhataplarımızın davranışlarından pek memnun kalmadık.” dedi.

    “Görünürde Biden-Cinping zirvesi yok”

    Görüşmede “geniş ve stratejik” konulara odaklanıldığını belirten yetkili, önemli konularda somut kararlar veya ilk Biden-Cinping zirvesinin düzenlenmesinin beklenmediğini kaydetti.

    Washington ve Pekin arasındaki anlaşmazlıkların giderek büyüyor. Çin’in Tayvan ve Güney Çin Denizi’ndeki çok sayıda ada üzerindeki iddiaları üzerinde derinleşen gerilim var. Washington ayrıca, ilk kez Çin’de ortaya çıkan Covid-19 virüsünün kökenlerine ilişkin uluslararası bir soruşturmayla işbirliği yapmayı reddetmesini eleştiriyor.

    Biden’in selefi Donald Trump dönemimde ABD-Çin ilişkileri, dünyanın bir ve iki numaralı ekonomisi arasında bir ‘ticaret savaşı’ başlatmasıyla ve Pekin hükümetini pandemiden dolayı suçlamasıyla düşüşe geçti.

    Biden yönetimi, siber güvenlik ve insan hakları gibi alanlarda Pekin’e karşı sert politika izlemeye devam ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Başkanı ‘Sabrımız tükeniyor. Artık aşı olun’ dedi, çalışanlar için aşı zorunluluğunu genişletti

    ABD Başkanı ‘Sabrımız tükeniyor. Artık aşı olun’ dedi, çalışanlar için aşı zorunluluğunu genişletti


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, kısmen uygulanan aşı zorunluluğunu tüm federal hükümet ve sağlık çalışanlarına genişletti. Bununla birlikte, özel sektörde 100’den fazla personeli olan iş yerlerinde çalışanlara aşı veya haftada bir test zorunluluğu getirdi.

    Biden, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında Covid-19 ile mücadele kapsamında atacakları yeni adımları açıkladı.

    Ellerinde salgının yayılmasını önlemek için aşı gibi güçlü bir araç olduğunu vurgulayan ABD Başkanı, “80 milyon kişinin hala aşı olmadığını görmek hayal kırıklığı” açıklamasında bulundu.

    “Sabrımız tükeniyor. Artık doğru olanı yapın ve aşı olun”

    Biden ayrıca henüz aşı olmayanlara da seslenerek, “Aşı olmak için neyi bekliyorsunuz? Sabırlıyız, ancak sabrımız tükeniyor. Artık doğru olanı yapın ve aşı olun.” çağrısında bulundu.

    “Bu salgın, aşı olmayanların salgını”

    Biden, Delta varyantı nedeniyle ülkenin zor günler yaşadığına işaret ederek, “Bu salgın, aşı olmayanların salgını.” değerlendirmesinde bulundu.

    Aşı zorunluluklarına karşı çıkan yerel yöneticileri de eleştiren Biden, “Bu kişiler insanları aşıya teşvik etmek yerine mobil morg siparişi veriyorlar” dedi.

    Kıtada geçtiğimiz aylarda yapılan bir araştırmada da son dönemde Covid-19’a yakalanarak ölenlerin tamamına yakınının aşı olmayan kişilerden oluştuğu ortaya çıkmıştı.

    Aşılı kişileri korumak için adımlarının devam edeceğine de dikkati çeken Biden, “Ulaşım güvenliği yönetimi, maske takmayı reddeden kişilere yönelik cezaları iki kart artıracak. Eğer maskeyi reddediyorsanız ceza ödemeye razı olun.” uyarısını yaptı.

    ABD’de 208 milyon kişiye en az bir doz aşı uygulanırken, 177 milyon kişi tamamen aşılandı. Tüm aşılananların yüzdesi yüzde 54 oranındaki ABD’de ortalama bin kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Enerji Bakanlığı: 2050’ye kadar enerji arzının yarısı Güneş’ten karşılanmalı

    ABD Enerji Bakanlığı: 2050’ye kadar enerji arzının yarısı Güneş’ten karşılanmalı


    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Washington yönetimi, 2050’ye kadar ülkenin enerji arzının yarıya yakınının güneş enerjisinden elde edilmesi gerektiğini açıkladı.

    Enerji Bakanlığı (DOE) tarafından yayınlanan son raporda, hali hazırda ülkenin enerji ihtiyacının yüzde 3’ünün güneşten sağlandığı, bu oranın 2035 yılına kadar yüzde 40’a, 2050’ye kadar ise yüzde 45’e yükselebileceği belirtildi.

    Bakanlık bu hedeflere ulaşılabilmesi için ise ülkenin yıllık güneş enerjisi için yapılan kapasite artırım yatırımlarının dört katına çıkartılması gerektiğinin altını çizdi.

    Bu hedef için gereken diğer bir şartın da kömür ve doğal gazdan elektrik elde etmek için kurulmuş alt yapı ve elektrik şebekelerine yapılan kamu yatırımlarının noktalanması ve karbon bazlı enerji kullanımını caydırıcı politikalara ağırlık verilmesi olduğu da kaydedildi.

    Rapor, ABD’de son tropik fırtınalar ve orman yangınları sonrasında Kongre’nin ülkenin altyapısını elden geçirmeye yönelik önerileri tartıştığı bir dönemde geldi. Ayrıca Başkan Joe Biden, New York ve New Jersey’nin geçen hafta Ida Kasırgası tarafından tahrip edilen bölgelerine yaptığı ziyaretlerde iklim değişikliği ve yenilenebilir enerji konusunda güçlü eylem çağrılarında bulunmuştu. Biden, dünyanın iklim konusunda “kırmızı kod” tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylemişti.

    1,7 trilyon dolar tasarruf

    Politikanın uygulanması konusunda ayrıntıları ve kararları Kongre’ye bırakan rapor, 2050’ye kadar 562 milyar dolarlık bir ek maliyet öngörüyor, ancak yatırımın kamu payı için bir hedef ortaya koyulmuş değil.

    Yatırımı “uygun maliyetli” olarak nitelendiren analiz, sonuç olarak “iklim zararlarından kaçınılması ve hava kalitesinin iyileştirilmesi” yoluyla yaklaşık 1,7 trilyon dolar tasarruf edileceğinin altını çiziyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Başkanı Biden: Afganistan’dan tahliye operasyonu olağanüstü bir başarı

    ABD Başkanı Biden: Afganistan’dan tahliye operasyonu olağanüstü bir başarı


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkan Joe Biden, Afganistan’dan tahliye operasyonunu ‘olağanüstü bir başarı’ diyerek övdü.

    ABD Başkanı Biden, 20 yıllık savaşın ardından Afganistan’dan tahliyeye son verilmesinden sonra ilk kez halka seslendi. Nisan ayında Afganistan’daki savaşı bitirme kararı aldıklarını ve geri çekilmek için son gün olarak 31 Ağustos’u belirlediklerini kaydeden Biden, “Beklenti, 20 yıldır eğittiğimiz ve ekipman sağladığımız 300 binden fazla Afgan ulusal güvenlik kuvvetinin Taliban ile iç savaşta güçlü duracağıydı. Ancak Afgan hükümetinin bir süre direneceği varsayımının doğru olmadığını gördük.” diye konuştu.

    Afganistan’da kalan son Amerikalıyı da tahliye etmekte kararlı olduklarını söyleyen Başkan Biden, “Yaklaşık 200 Amerikalı hala Afganistan’da ve bazıları ülkeden ayrılmak istiyor. İsterlerse tüm Amerikalıları Afganistan’dan çıkarmaya kararlıyız” dedi.

    Başkan Biden, Afganistan’dan ayrılma ve savaşı tırmandırmak gibi 2 seçenek olduğunu söyledikten sonra çekilmenin ABD için en iyi karar olduğunu savundu.

    Tahliyeler sürerken Kabil Havalimanı’na intihar saldırısı düzenleyen IŞİD’in Afganistan koluna karşı mücadelenin devam edeceğini vurgulayan Biden, “Sizinle işimiz henüz bitmedi” dedi.

    ABD’nin Afganistan’daki askeri varlığının sona ermesini “Amerika için en iyi karar” olarak niteleyen Biden, “Bunun doğru, akıllıca ve Amerika için en iyi karar olduğuna dair hiçbir şüphem yok” dedi.

    Konuşma sonrası sosyal medyadan bir ileti paylaşan Biden, 20 yıl süren ulusun en uzun savaşının sona erdiğini, 120 binden fazla kişinin Afganistan’dan tahliye edildiğini yazdı.

    ABD, Eski Başkan Donald Trump döneminde Taliban’la varılan anlaşma gereği 31 Ağustos’ta ülkeden ayrıldı. Böylece 20 yıl önce başlayan savaş sona ermiş oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Biden’dan IŞİD’e Kabil saldırısı tepkisi: Sizi yakalayacağız ve bedel ödeteceğiz

    Biden’dan IŞİD’e Kabil saldırısı tepkisi: Sizi yakalayacağız ve bedel ödeteceğiz


    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, Kabil Havalimanı’ndaki intihar saldırısının faili olarak gördükleri IŞİD-Horasan’ı affetmeyeceklerini belirterek, kendi belirleyecekleri yer ve zamanda saldırıya karşılık vereceklerini söyledi.

    Biden, Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nda düzenlenen saldırıda 12 ABD askerinin yaşamını yitirmesinin ardından Beyaz Saray’da bir basın toplantısı düzenledi.

    Konuşmasına “Zor bir gün.” ifadesiyle başlayan Biden, “Saldırı IŞİD-Horasan olarak bilinen grup tarafından yapılmıştır ve havalimanını koruyan Amerikan askerlerinin canını almıştır, bir kısmını da yaralamıştır. Ayrıca birçok sivil de yaşamını yitirmiştir.” dedi.

    Hayatını kaybeden askerlerin acısını yüreklerinde hissettiklerini belirten Biden, “Bu saldırıyı düzenleyenlere ve Amerika’ya zarar vermek isteyenlere mesajım şudur ki affetmeyeceğiz, unutmayacağız. Sizi yakalayacağız ve bunun bedelini ödettireceğiz.” ifadesini kullandı.

    Biden, son haftalarda IŞİD-Horasan’ın Kabil Havalimanı’na saldıracağına ilişkin istihbarat aldıklarını belirterek, bu nedenle de Afganistan’daki misyonlarını 31 Ağustos’a kadar bitirmekte kararlı olduklarını söyledi.

    “Teröristlerin bizim misyonumuzu durdurmalarına izin vermeyeceğiz”

    Afganistan’daki tahliyeleri de devam ettireceklerinin altını çizen Biden, “Teröristlerin bizim misyonumuzu durdurmalarına izin vermeyeceğiz. Tahliyeleri sürdüreceğiz. Aynı zamanda komutanlarıma IŞİD’in kilit varlıklarına, liderlerine ve tesislerine saldırı planları hazırlamaları emri verdim. Seçtiğimiz vakit, yer ve zamanda kuvvet ve hassasiyetle bu saldırıya yanıt vereceğiz. Bilmenizi isterim ki bu IŞİD teröristleri kazanamayacak. Amerikalıları kurtaracağız, Afgan müttefiklerimizi çıkaracağız. Boyun eğmeyeceğiz.” ifadesini kullandı.

    Biden, Afganistan’dan çıktıktan sonra da ülkeden ayrılmak isteyen Amerikalıları çıkarmak için yeni yollar bulacaklarını dile getirdi.

    Başkan Biden, gün boyunca Savunma Bakanlığı ile Washington, Afganistan ve Katar’daki kumandanlarla yakın temas halinde olduğunu vurgulayarak, 14 Ağustos’tan bu yana Afganistan’dan tahliye edilen kişi sayısının 100 bini aştığını kaydetti.

    ABD’nin Taliban’a isim listesi verdiği iddiaları

    İhtiyaç duyulması halinde Afganistan’a ek kuvvet gönderebileceklerini de komutanlarına ilettiğini vurgulayan Biden, saldırının emrini veren IŞİD-Horasan liderlerinin de peşinde olduklarını belirtti.

    Biden, Taliban’a güvendikleri için kendisine yönelik yapılan eleştirilere ilişkin ise “Konu güven değil, ortak çıkarlar. Ancak şu ana kadar ne bana ne de sahadaki komutanlarımıza Taliban ile bugünkü saldırıyı düzenleyen IŞİD-Horasan arasında bir bağ olduğuna dair bir sonuç gelmedi.” değerlendirmesinde bulundu.

    Amerikan basınında ABD’nin Taliban’a Afganistan’dan çıkarmak istedikleri Afgan ve Amerikalıların listesini verdiğine ilişkin iddialara ise Biden şu yanıtı verdi:

    “Bazı durumlarda askerlerimizin, Taliban’daki muhataplarıyla irtibata geçip, ‘Şu kadar kişiyle şöyle bir otobüs geliyor, bu otobüse ya da bu gruba geçiş izni vermenizi istiyoruz’ dediği durumlar evet, oldu. Size bir isim listesinden söz edemem ama bazı listelerin olmadığını da söyleyemem. Bu tarz durumlarda otobüslerdeki kişilerin listesi verilmiştir.”

    Afganistan’dan çıkış sürecinde yaşananlara ilişkin sorumluluğu üstlenip üstlenmediği sorulması üzerine Biden, son dönemde yaşananlara ilişkin sorumluluk aldığını ancak Taliban ile anlaşıp onlara çıkış tarihi verenin eski Başkan Donald Trump olduğunu savundu.

    Biden sözlerini, “Hanımlar ve beyler, artık 20 yıllık savaşı bitirme zamanı.” ifadeleri ile noktaladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Taliban, Afganistan’ın başkenti Kabil’e 130 km mesafedeki Gazne kentini ele geçirdi

    Taliban, Afganistan’ın başkenti Kabil’e 130 km mesafedeki Gazne kentini ele geçirdi


    Taliban, başkent Kabil’e 130 kilometre mesafedeki Gazne kentinin merkezinde kontrolü ele geçirdi.

    Örgütün ilerleyişi, bir Amerikan istihbarat raporunun ‘Taliban’ın 3 ay içerisinde Kabil’i ele geçirebileceği’ yönündeki değerlendirmeden bir gün sonra geldi.

    Birçok tarihi yapının bulunduğu ve bazılarının UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde olan Gazne kentinin alınmasıyla birlikte Taliban, son bir hafta içerisinde Afganistan’ın 9’uncu vilayetini ele geçirmiş oldu.

    Üst düzey bir güvenlik yetkilisi, Taliban’ın Kabil Kandahar arasındaki otoyol üzerinde bulunan Gazne’yi ele geçirdiğini ve ‘şiddetli çatışmaların ardından tüm devlet daireleri ve merkez karargahı işgal ettiğini’ söyledi.

    Kimliği açıklanmayan yetkili, “Vali de dahil olmak üzere tüm hükümet yetkilileri Kabil’e tahliye edildi.” dedi.

    Gazne İl Meclisi üyesi Amanullah Kamrani AP’ye yaptığı açıklamada, şehir dışındaki iki üssün hükümet güçlerinin elinde kaldığını söyledi..

    Biden, çöküşe rağmen Afganistan’dan çıkma konusunda kararlı

    Afganistan ordu güçleri ABD Başkanı Joe Biden’in Amerikan birliklerini geri çekme talimatı verdiği ve askeri otoritelerin de mümkün olduğunu öngördüğü süreçten çok daha hızlı çöküyor.

    Ancak Beyaz Saray’da, Pentagon’da veya Amerikan kamuoyunda Taliban karşısındaki bu ‘bozgunu’ durdurmaya çalışma konusunda istek hayli az ve muhtemelen bunun için artık çok geç.

    Biden, söz konusu adımın Taliban’ın iktidarı ele geçirmesiyle sonuçlanmasına işaret etmesine rağmen, geçen baharda verdiği kararı geri alma niyetinde olmadığını açıkça dile getiriyor.

    ABD birliklerinin çoğunun Afganistan’dan ayrıldığı ve Taliban’ın da sahada kazanımlarını hızlandırdığı bir ortamda, AP’ye göre, Amerikan askeri liderleri Başkan Biden’a fikrini değiştirmesi için baskı yapmıyor.

    Zira bu baskı, Başkan için tek seçeneğin, bitirmeye karar verdiği savaşı yeniden başlatması anlamına geliyor.

    1996’dan 11 Eylül saldırılarının ardından ABD işgaline kadar ülkeyi yöneten Taliban, çarşamba günü üç vilayetin merkezini daha ele geçirdi, böylece ülkenin yaklaşık üçte ikisinde etkin olarak kontrolü sağladı.

    Örgütün hava gücü bulunmuyor ve militan sayısı da ABD tarafından eğitilen ve donatılan Afgan ordu güçlerine göre daha az, ancak ülke topraklarını baş döndürücü bir hızla ele geçiriyor.

    ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby, Afganların kendilerini yenilgiden kurtarmak için hala zamanları olduğunu dile getirdi.

    “Kabil’in düşmesi de dahil olmak üzere hiçbir potansiyel sonuç kaçınılmaz olmak zorunda değil.” diyen Kirby, “Böyle olmak zorunda değil. Bu daha ziyade Afganların bunu tersine çevirmek için ne tür bir siyasi ve askeri liderlik ortaya koyabileceğine bağlı.” ifadesini kullandı.

    Başkan Biden da bir gün öncesinde yaptığı açıklamada, Afgan liderlerin siyasi olarak bir araya gelmeleri gerektiğinin altını çizmişti.

    Afgan Milletvekili: Gani, yenilgi aldıktan sonra bölgesel komutanlardan yardım istedi

    Afgan ordu güçleri, Taliban karşısında özellikle de kuzeyde peş peşe yenilgi alıyor. Afganistan’ın 34 vilayeti bulunuyor.

    Örgütün ele geçirdiği şehir sayısı en az 9 ancak birçok şehirde savaş devam ettiği ve kontrol zaman zaman el değiştirdiği için rakamlar değişiyor.

    AP ajansına göre 10, Reuters’a göre 9 vilayet Taliban’ın kontrolü altında.

    Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, Kuzey Afganistan’ın en büyük ve en kalabalık kenti Mezar-ı Şerif’te bölgesel komutanlarla (savaş ağaları) bir araya gelerek orduya destek vermelerini istedi.

    Euronews’e konuşan bir Afgan Milletvekili, Mareşal Raşit Dostum’un Mezar-ı Şerif merkezli bir cephe açarak Taliban’a karşı savaşacağını söyledi.

    Adının açıklanmasını istemeyen vekil, Gani’nin bölgesel komutanları uzun süre Taliban’la savaştan uzak tuttuğunu ancak kontrolü kaybettikten sonra yönünü bu kişilere döndüğünü dile getirdi.

    Cumhurbaşkanı Gani’nin güç paylaşımına hiç yanaşmadığını öne süren Afgan vekil, kuzeyin tamamen düşebileceğini ve başkent Kabil’e doğru bir kitlesel göçün yaşanabileceği uyarısında da bulundu.

    Taliban: Sivilleri hedef alıp öldürdüğümüz doğru değil

    Taliban, Afgan ordu birliklerine karşı saldırı sırasında sivilleri hedef aldığı ya da öldürdüğünü yönündeki suçlamaları yalanladı.

    Bu bağlamda bağımsız bir soruşturma çağrısında bulunan örgüt, halka ‘hiçbir ev veya ailenin kendileri tarafından herhangi bir tehditle karşı karşıya kalmayacağı’ konusunda güvence verdi. Ancak aktivistler ve bağımsız kuruluşlar, Taliban’ın özellikle de hükümete çalışmış kişileri infaz ettiğini dile getiriyor.

    Birleşmiş Milletler geçen ay 1000’den fazla sivilin öldürüldüğünü bildirmişti Uluslararası Kızılhaç Komitesi de (ICRC) 1 Ağustos’tan bu yana 4 bin yaralının kuruma ait sağlık tesisinde tedavi edildiğini açıklamıştı.

    Taliban Sözcüsü Süheyl Şahin yaptığı açıklamada, grubun “herhangi bir bölgede herhangi bir sivili veya evini hedef almadığını, operasyonların büyük bir hassasiyet ve dikkatle yürütüldüğünü” iddia etti.

    Şahin sivil ölümlerinden Afgan hükümet birliklerini ve yabancı güçleri sorumlu tuttu.

    BM Sözcüsü Stephane Dujarric ise gazetecilere verdiği demeçte, yıl başından bu yana yaklaşık 390 bin kişinin çatışmalar nedeniyle ve mayıs ayından bu yana da ‘büyük bir artışla’ yerinden edildiğini söyledi.

    On binlerce kişi, kuzey vilayetlerinden kaçarak başkent Kabil’e akın ediyor.

    Yerlerinden edilen kişiler, başkent Kabil’de ve Mezar-ı Şerif’te sokaklarda ve parklarda kalıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Başkanı Biden: Afganistan’dan asker çekme kararımdan pişman değilim

    ABD Başkanı Biden: Afganistan’dan asker çekme kararımdan pişman değilim


    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, ülkesinin Afganistan’da bulunan güçlerini çekmesi kararını savunarak bundan sonra Taliban’a karşı Kabil hükümetinin ve Afgan liderlerin mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

    “Afgan liderlerin bir araya gelmesi gerekiyor. Sanırım en yukarıda bir araya gelmeleri gerektiğini anlamaya başladılar.” diyen ABD Başkanı Biden, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Afganistan’daki siyasi bölünmüşlüğe tepki gösterdi.

    Biden ayrıca, Afgan birliklerinin Taliban’dan (sayıca) daha fazla olduğunu ve ülke için mücadele etmeye istekli olmaları gerektiğini belirterek, “Kendileri için savaşmalılar, ulusları için savaşmalılar.” değerlendirmesinde bulundu.

    ABD Başkanı, Washington’un 20 yılda 1 trilyon dolardan fazla harcadığını ve binlerce asker kaybettiğini hatırlatarak çekilme kararından pişman olmadığını söyledi.

    Amerika Birleşik Devletleri’nin Afgan güçlerine önemli miktarda hava desteği, gıda, ekipman sağlamaya ve askerlerin maaşlarını ödemeye devam ettiğini de aktardı.

    Taliban’ın sahadaki ilerleyişi devam ederken militanlar son olarak Bağlan kentinin merkezi Pul-i Humri’yi ele geçirdi. Ordu güçlerinin ise zayiat vermemek için Kelagi çölüne çekildikleri bildirildi.

    AB Büyükelçilerinden ortak çağrı: Sınır dışı edilmeler askıya alınsın

    Bu arada Afganistan’da görev yapan Avrupa Birliği ülkelerinin büyükelçileri, kötüleşen güvenlik durumu nedeniyle Afgan göçmenlerin sınır dışı edilmelerinin şimdilik askıya alınmasını tavsiye etti.

    Alman DPA ajansının haberine göre, AB ülkelerinin büyükelçileri, iç yazışma kapsamında kendi ülkelerine gönderdikleri bir mektupta, “Artan çatışma durumu göz önüne alındığında, güvenliğin istikrarsızlığı ve insan hakları durumunun yanı sıra ülkede güvenli alanların olmaması nedeniyle AB ülkelerinden Afganistan’a zorunlu geri dönüşlerin geçici olarak askıya alınmasını tavsiye ediyor.” ifadelerine yer verdi.

    Mektupta ayrıca, AB üyesi ülkelerden Uluslararası Göç Örgütü’ne (IOM) , Pakistan, İran ve Türkiye’deki BM mülteci ajansına desteği artırmaları tavsiyesinde bulunuldu. Zira bu ülkelere Afganistan’dan büyük oranda mülteci akını olmasının beklendiği kaydedildi.

    Söz konusu mektubu Almanya dahil, Afganistan’daki diplomatik misyonları hala aktif olan 8 AB ülkesinin büyükelçisi imzaladı.

    AB Büyükelçileri görev yaptıkları ülkelerden zaman zaman saha analizleri yapsa da tavsiye niteliğindeki bu mektup, alışılmış bir durum değil.

    On binlerce kişi parklarda ve sokaklarda kalıyor

    Çatışmaların hızlanması ve özellikle kuzeydeki şehirlerin birer birer Taliban’ın eline geçmesi nedeniyle çok sayıda kişi evlerinden kaçarak başkent Kabil’e ve Mezar-ı Şerif’e akın ediyor.

    Beraberlerine az miktarda yiyecek ve su alan vatandaşlar, geceyi park ve sokaklarda geçiriyor.

    Aileler, yaşadıkları bölgelerin bomba, silah ve hava saldırılarının hedefi olduğunu ve sivillerin çapraz ateş altında kaldığını aktardı.

    Bazıları ise Taliban’ın ele geçirdiği yerlerde güvenlik güçlerinin erkek akrabalarını bulup öldürdüğünü, kadınlara da yeni kısıtlamalar getirmeye başladığını dile getirdi.

    Evlerinden kaçanlar hükümete de sert tepki gösteriyor. Tacikistan sınırındaki Kunduz kentinden kaçan Fevziye Kerimi isimli kadın, Taliban’ın ilerleyişi sırasında hükümetin örgüt militanlarını vurmadığını, Taliban’ın kenti ele geçirmesinden sonra savaş uçaklarının yerleşim alanlarını hedef almaya başladığını söyledi. Kerimi, “Hükümet hiçbir şey yapamıyorsa, bombardımanı durdurmalı ve Taliban’ın yönetmesine izin vermeli.” dedi.

    Üç ay önceki bir çatışmada çapraz ateş arasında kalan 16 yaşındaki oğlunu kaybeden Fevziye Kerimi, bu defa 5 çocuğunu da alarak Kunduz’dan kaçtığını anlattı.

    Kaynaklar, son iki hafta içerisinde en az 170 bin kişinin başkent Kabil’e akın ettiğini belirtiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Biden ve Kazımi, ABD’nin Irak’taki savaş misyonunu sona erdiren anlaşmayı imzaladı

    Biden ve Kazımi, ABD’nin Irak’taki savaş misyonunu sona erdiren anlaşmayı imzaladı


    Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’la Irak Başbakanı Mustafa Kazımi, ABD’nin Irak’taki savaş misyonunu 2021 yılı sonunda resmen bitirmesini öngören belgeyi imzaladı. Bu, 18 yılı aşkın süredir Irak’ta bulunan ABD askerlerinin bu ülkedeki varlığının da resmen sona ermesi anlamına geliyor.

    Demokrat Partili Başkan Joe Biden, Afganistan’daki Amerikan güçlerinin çekilmesinin ağustos ayında tamamlanmasıyla birlikte, ABD’nin ülke dışındaki iki savaşını sona erdirmiş olacak.

    Her iki ülkedeki savaş da dönemin Cumhuriyetçi Partili başkanı George Bush tarafından başlatılmıştı.

    Biden ve Kazımi, ilk yüz yüze görüşme kapsamında Washington’da bir araya geldi.

    Oval Ofis’te gerçekleşen buluşmada Biden, Kazımi ile uzun süredir tanıştıklarını belirterek, “Benim yönetimim iki ülke arasındaki ortaklığı güçlendirmeye kararlı.” diye konuştu.

    “Irak’ta işlerin iyi gittiğine inanıyorum”

    Görüşmenin ardından açıklama yapan Biden, “Irak’ta işlerin iyi gittiğine inanıyorum. Bu durumda Irak’taki rolümüz, gerektiğinde hazır bulunmak, eğitimlere devam etmek, yardımlar yapmak, ortaya çıktığında IŞİD’le mücadele şeklinde olacak ama yıl sonu itibarıyla muharip görevde kalmayacağız.” ifadelerini kullandı.

    Bu konuyu kabinesi içinde defalarca konuştuklarını kaydeden Biden, şu an için Irak hükümeti ile ekimde yapılacak genel seçimlerin adil olması üzerine sıkı bir çalışma içinde olduklarını bildirdi.

    Irak Başbakanı Kazımi de Irak halkı adına Biden’a teşekkür ederek, “Sayın Başkan, sizinle çalışmayı dört gözle bekliyorum.” ifadesini kullandı.

    Kazımi, Irak halkının şu an her zamankinden daha da güçlü olduğunu kaydederek, ABD’de 3 gün kalacağı ve Kongre üyeleri ile de temaslarda bulunacağı bilgisini paylaştı.

    Irak’ta halihazırda 2 bin 500 Amerikan askeri bulunuyor. ABD’nin Irak’taki rolü Irak ordusuna savunma eğitimi vermeye ve danışmanlık hizmeti sunmaya dönüşecek.

    Ancak ABD’nin zaten Irak güçlerinin eğitimine yoğunlaşmış olması nedeniyle misyon değişikliğinin ciddi bir etkisinin olması beklenmiyor.

    ABD’nin Irak’taki askeri varlığı

    ABD liderliğindeki koalisyon, Saddam Hüseyin hükümetinin kitle imha silahlarına sahip olduğu iddiası ile Mart 2003’te Irak’ı işgal etti.

    Saddam iktidardan indirildi, hükümet yıkıldı ancak var olduğu iddia edilen kitle imha silahları hiçbir zaman bulunamadı.

    ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, Irak’ı işgal ettikten 8 yıl sonra 2011’de askerlerini geri çekti. Irak hükümeti, 2014’te IŞİD’in ortaya çıkmasından sonra Washington’dan yeniden asker göndermesi talebinde bulundu, dönemin ABD Başkanı Barack Obama da Bağdat’ın resmi talebi üzerine Irak’a 5 binin üzerinde asker gönderdi.

    ABD’nin askeri varlığı son yıllarda Irak’ın yanı sıra Suriye’de de IŞİD’e karşı mücadeleye yoğunlaştı.

    Bu arada 2021 sonundan itibaren eğitim ve danışmanlık kapsamında Irak’ta kaç Amerikan askerinin kalacağı hakkında bilgi verilmedi.

    Kazımi, Washington’a hareketinden önce ABD’li askerlerin Irak’taki varlığına ilişkin açıklamada bulunmuştu. Kazımi bu bağlamda IŞİD’le mücadele için artık ABD’li askerlerin Irak’taki varlığına ihtiyaç kalmadığını belirtmişti.

    Irak Başbakannı, her ne kadar ABD yanlısı açıklamalar yapsa da Bağdat hükümeti, ABD’nin bölgede İran’a yönelik hedeflere düzenlediği saldırıları her fırsatta kınadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin’den Biden’a ‘Afganistan konusunda Orta Asya’daki üslerimizi kullanın’ teklifi

    Putin’den Biden’a ‘Afganistan konusunda Orta Asya’daki üslerimizi kullanın’ teklifi


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, haziran ayında gerçekleşen görüşmede ABD Başkanı Joe Biden’a, Afganistan konusunda bilgi toplamak için Orta Asya’daki Rus askeri üslerini kullanmayı teklif etti.

    Washington’ın, 20 yıl süren işgalin ardından Afganistan’dan asker çektiği süreçte Taliban, Kabil merkezi hükümeti karşısında ilerlemeler kaydediyor.

    Bu durum, Orta Asya’yı arka bahçesi olarak gören ve mülteci akınını tetiklemesinden korkan Moskova açısından güvenlik alanında, güney sınırlarında savunmayı istikrarsızlaştırıcı bir baş ağrısı.

    Söz konusu iddiayı, Rus Kommersant gazetesi tarafından cumartesi günü okuyucuyla ile paylaştı.

    Gazetenin Moskova’daki kaynaklarına dayandırarak verdiği haberine göre, ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerin soğuk seyrettiği döneme denk gelen 16 Haziran’daki görüşmede Putin, Cenevre’de Biden’a Afganistan konusunda koordinasyon sağlamayı teklif etti ve bu bağlamda Rusya’nın Tacikistan ve Kırgızistan’daki üslerini “pratik kullanıma” koymalarını önerdi.

    Gazete, önerinin insansız hava araçları kullanılarak elde edilen bilgi alışverişini içerebileceğini, ancak ABD tarafından somut bir yanıt gelmediğini aktardı.

    Reuters, ay başında konuya vakıf üç farklı kaynağa dayandırarak verdiği haberinde Biden yönetiminin Amerikan güçleriyle çalışan ve halihazırda Taliban tehdidi altında olan binlerce Afgan’ı geçici olarak kabul etmeleri için Kazakistan, Tacikistan ve Özbekistan ile görüştüğünü aktarmıştı.

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, cuma günü yaptığı açıklamada, ABD’nin Afganistan’daki misyonunun “çöktüğünü” ABD ve NATO’nun Afganistan’dan çekilmesinin siyasi ve askeri durumu daha belirsiz hale getirdiğini ve bunun da bölgedeki terör tehdidini şiddetlendirdiğini söylemişti.

    Lavrov, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlenen “Orta ve Güney Asya: Bölgesel ilişkiler, Tehditler ve İmkanlar” konulu yüksek düzeyli uluslararası konferansın ardından yaptığı basın toplantısında, Rusya’nın Afganistan’da savaşan taraflar arasında barış görüşmelerinin başlatılmasına yardımcı olmak istediğini dile getirmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***