Etiket: İyi parti – istifalar

  • Koray Aydın, İYİ Parti’den ayrılmaya hazırlanıyor: Yeni parti mi kuracak?

    Koray Aydın, İYİ Parti’den ayrılmaya hazırlanıyor: Yeni parti mi kuracak?


    İYİ Parti Ankara Milletvekili Koray Aydın’ın, bu hafta parti içindeki ekibiyle yapacağı görüşmelerin ardından istifa etmesi bekleniyor.


    İYİ Parti’de sular durulmuyor. Partisinin 5. olağanüstü kurultayında genel başkan adayı olan ve ilk turda 472 delegenin oyunu alan Koray Aydın’a yakın isimler, Aydın’ın istifa etmesi durumunda, “siyasi yaşamına bağımsız milletvekili olarak devam edeceğini ve yeni bir parti kurmayacağını” dile getiriyor.

    Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre; Aydın, eski İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından Akşener’i “görüşmenin içeriğine ilişkin bir an önce açıklama yapmaya” davet etmişti.

    Aydın ardından da partisine, “Mevcut parti yönetimimiz tarafından Sayın Meral Akşener’in, İYİ Partililerin yüzünü yere eğdiren gelişmeler hakkında bir an önce açıklama yapmaya davet edilmesi şarttır, elzemdir” çağrısında bulunmuştu. Ancak Aydın’ın bu çağrısı karşılık bulmamıştı.

    Akşener’in Erdoğan ile görüşmesinden rahatsız olduğu bilinen Aydın’ın, son dönemde partisinin hiçbir programına katılmaması da dikkat çekmişti. Aydın’ın, yeni haftada parti içindeki ekibiyle bir araya gelerek, “İYİ Parti ile yollarını ayıracağı” belirtiliyor. Ancak Aydın’ın partisinden istifa edip etmemesinin “ekibi ile yapacağı görüşmelere bağlı olduğuna” da dikkat çekiliyor.

    “KOPUŞLAR OLUR”

    Kendisine yakın isimler, Aydın’ın istifa etmesi durumunda, “siyasi yaşamına bağımsız milletvekili olarak devam edeceğini ve yeni bir parti kurmayacağını” dile getiriyor.

    Aydın’ın İYİ Parti’den olası istifasının “hayli gürültü koparacağı” ileri sürülürken istifayla birlikte kendisiyle ortak hareket eden ekipte de kopuşların yaşanacağının altı çiziliyor. Aydın’ın bir süre teşkilat işleri başkanı olarak görev yaptığına işaret edilerek “Aydın’ın partiden istifası beraberinde başka istifaları da getirebilir. İvme kaybeden partinin Aydın’ın istifası ile birlikte daha fazla yara alması aşikâr” değerlendirmeleri yapılıyor.


    Etiketler

    Koray Aydın


    Müsavat Dervişoğlu


    Meral Akşener


    istifa


    İYİ Parti


    İyi parti – istifalar

    En sevilen oyuncular arasında yer alıyordu! Birce Akalay hastalığını açıkladı
    En sevilen oyuncular arasında yer alıyordu! Birce Akalay hastalığını açıkladı

    Vizesiz gitmek mümkün... Çeşme ve Bodrum'dan sıkılanlar akın akın gidiyor
    Vizesiz gitmek mümkün… Çeşme ve Bodrum’dan sıkılanlar akın akın gidiyor

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Bir partinin içindeki iki yönetici, işi baltalamak istiyor
    “Bir partinin içindeki iki yönetici, işi baltalamak istiyor”

    AKP’den CHP'li Bahadır’a düzenlenen saldırı ile ilgili açıklama
    AKP’den CHP’li Bahadır’a düzenlenen saldırı ile ilgili açıklama

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yerel seçim öncesi bir deprem daha: İYİ Parti’de istifa furyasına bir yenisi daha eklendi

    Yerel seçim öncesi bir deprem daha: İYİ Parti’de istifa furyasına bir yenisi daha eklendi



    İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Mehmet Tosun, partisinden istifa ettiğini açıkladı.

    Muğla’nın Bodrum ilçesinin Konacık beldesinde 2 dönem belediye başkanlığı yapan, ardından 2014 yerel seçimlerinde MHP’den, 2019 yerel seçimlerinde ise İYİ Parti’den Bodrum Belediye Başkanı adayı olan Mehmet Tosun, 2023 genel seçimlerinde İYİ Parti’den 3. sıra milletvekili adayı olmuştu.

    Yerel seçim öncesi bir deprem daha: İYİ Parti'de istifa furyasına bir yenisi daha eklendi - Resim : 1

    İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Mehmet Tosun, partisinden istifa ettiğini açıkladı.

    Sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yapan Mehmet Tosun, gördüğü lüzum üzerine partiden istifa ettiğini dile getirerek, “Kıymetli dava arkadaşlarım. Bodrum Belediye Başkan Adaylığı, Muğla Milletvekili Adaylığı ve Yerel Yönetimler Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlenmiş olmanın sorumluluğuyla İYİ Parti çatısı altında geçirdiğim süre boyunca, partimizin yükselmesi ve gelişmesi için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Bu süreçte başta çok değerli Muğlalı ve Bodrumlu hemşehrilerim olmak üzere, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e, il ve ilçe başkanlarımız, yöneticilerimiz, üyelerimiz, gönüllülerimiz ve İYİ Parti’ye oy vermiş tüm vatandaşlarımıza vermiş oldukları desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Gördüğümüz lüzum üzerine İYİ Parti’deki tüm görevlerimden ve parti üyeliğimden istifa ettiğimi belirterek, saygı ve sevgilerimi sunuyorum” ifadelerine yer verdi.

    İYİ PARTİ’DE NELER OLDU?

    14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra söylemlerinde değişim yaşanan partide, CHP ve diğer Millet İttifakı partilerine alınan tavır, bunun yanında işbirliği yapmama, seçime müstakil olarak girme kararı, parti içindeki isimlerin tepkisine neden oldu.

    İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş için ‘korkak’ demesiyle, hali hazırda yaşanan istifa ve görevden alma krizi daha da harlandı.

    İYİ Parti Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım, Çankaya ilçe başkanı ve ilçe yönetiminin görevden alındığını, yerine kurucu ilçe başkanı olarak Doğukan Kozan’ın atandığını açıkladı.

    İSTİFA FURYASI

    İYİ Parti Ankara İl Başkanı Faruk Köylüoğlu da 9 Ekim’de istifa etmişti.

    CHP ile ittifak yapmak isteyen İYİ Parti İBB Meclis Grup Başkanvekili İbrahim Özkan ve beraberindeki 5 isim, partiden ayrılmıştı.

    İYİ Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Cem Koçtürk, partisinden istifa ettiğini açıklamıştı.

    Yerel seçimde CHP’yle işbirliğini savunan İYİ Parti Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Ahmet Zeki Üçok’un görevden alınmasının ardından İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ece Güner “Oyları bölersek AKP kazanır” diyerek istifasını açıklamıştı.

    Durmuş Yılmaz ve Bahadır Erdem, İYİ Parti’nin 81 ilden belediye başkanı adayı gösterme fikrine sıcak bakmadıkları için partilerinden ayrılmıştı.

    Ayrıca İYİ Partiden istifa eden Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu, AKP’ye katılmıştı.

    MHP’den 2014 yerel seçimlerinde Bilecik Belediye Başkan Adayı olan ve 2022 yılında İYİ Parti’ye geçen Hüseyin Şensoy da partisinden istifa edenler arasındaydı.

    İYİ Parti Ağrı Milletvekili adayı ve Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Çağdaş Çelik partisinden istifa etmiş, istifa ettikten sonra “Gelinen noktada büyük emek ve umutlarla kurduğumuz İYİ Parti, siyasi bir parti olmaktan çok, Meral Akşener’i sevenler derneği halini almıştır” ifadelerini kullanmıştı.

    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır da partiden ihraç edilen isimler arasındaydı.

    TOPLU İSTİFALAR

    Balıkesir’in Bandırma ilçesindeki İYİ Parti Teşkilatı’ndan 100 kişi istifa etmişti.

    İYİ Parti Diyarbakır İl Başkanı, ilçe başkanları ve 12 bin 750 üye İYİ Parti’den istifa ettiğini duyurmuştu.

    İYİ Parti Didim İlçe yöneticileri ile 400 üye partiden istifa ettiğini açıklamıştı.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Parti’de bir istifa daha! İBB Meclis üyesi Ali Kıdık istifa etti: ‘İYİ Parti ülke gerçeğinden uzaklaştı’

    İYİ Parti’de bir istifa daha! İBB Meclis üyesi Ali Kıdık istifa etti: ‘İYİ Parti ülke gerçeğinden uzaklaştı’



    İYİ Partili İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi Üyesi Ali Kıdık, partisinden istifa ettiğini duyurdu.

    Sosyal medyadan açıklama yapan Kıdık, İYİ Parti’nin ülke gerçeğinden uzaklaştığını ve ‘muhalefete muhalefet eden’ konuma geldiğini söyledi.

    Kıdık açıklamasının tamamında şunları yazdı:

    “Kamuoyunun Bilgisine:

    Gerekçelerini sonra açıklamak üzere bugün itibari ile İYİ Parti üyeliğimi sonlandırıyorum. Büyük umutlarla kurduğumuz İYİ Parti maalesef ülkemiz gerçeğinden uzaklaşarak “Muhalefete muhalefet” eden konumuna gelmiştir. Oysa bu ülkenin her gün derinleşen o kadar çok sorunu varken, toplumun sorunlarına çare araması ve mevcut iktidara alternatif olduğunu göstermesi gerekirken kendi içinde yaşadığı güven sorunu sebebiyle hedefinden tamamen uzaklaşmıştır. Bugün “Hür ve Müstakil” denilen yürüyüş, masadan kalkıldığında gerçekleşmeliydi. Sayfalarca sebep yazabilirim. Yedi yılı aşkın süredir yaptığımız mücadelenin kıymeti olmadığını görmek, daha çok dedikodunun itibar gördüğü, iç hesapların ve hesaplaşmanın ülke gerçeklerinin önüne geçmesini görmekten üzgün olduğumu ifade etmek isterim. İYİ Parti teşkilatlarımızın tamamına saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Zira onlar Ankara’da bulunan genel merkezden çok daha inançlılar, çok daha fazla emek sahibi olduklarına şahidim. Saygılarımla.”

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Parti’den istifa eden Yüksel Arslan: ‘Akşener’in okuduğu o şiirden sonra çok üzüldüm’

    İYİ Parti’den istifa eden Yüksel Arslan: ‘Akşener’in okuduğu o şiirden sonra çok üzüldüm’



    Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Doster, Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan, tv100.com Hacı Yakışıklı, hukukçu Av. Engin Akın, Bizim TV Genel Yayın Yönetmeni Şaban Sevinç, Cansu Canan Özgen ile Özgür İfade programına konuk oldu. İYİ Parti’den istifa eden Ankara Milletvekili Yüksel Arslan programa bağlanarak istifasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Yüksel Arslan’ın açıklamalarından satır başları:

    “AKŞENER ‘SERBESTSİNİZ’ DEDİ”

    Akşener, Yavaş ile yakın olduğumuzu bilir. Her toplantıda görüşlerimi bildirdiğim zaman bana Akşener “siz serbestsiniz, Mansur Bey’in arkadaşısınız. Kendi partimize, kendi adayımıza çalışmamı istemeyebilirim” dedi. Git oraya çalış filan demedi. Ben bunu ahlaki bulmuyorum. Bir siyasi partinin vekili olup başka bir siyasi partinin adayını desteklemeyi uygun bulmuyorum. Dolayısıyla ben bunu açıklamamda bahsettim. Ben Ankara’nın diğer illerden farklı olduğunu söyledim ve farklı çözümün olabileceğini sabırla bekledim. Uşak konuşmasında Akşener böyle bir şey olmayacağını söyledikten sonra istifa etmek zorunda kaldım.

    “SÜRECİN DURMAMASI İÇİN BİLGİM YOK DEMEK ZORUNDA KALDIM, DENİZ GÜREL’DEN ÖZÜR DİLERİM”

    Ben partinin başarılı olmasını istedim yerel bir ittifak zemini aradım, görüşlerimi bildirdim. Bütün arkadaşlarım bunu biliyor. Bu sürecin devam ettiğini ve kesintiye uğramasını istemediğim için bu konuda bilgim yok demek zorunda kaldım. Deniz Beyden de özür dilerim siyasette acemiliğimiz de oldu. Akşener’in “Ankara’yı parsallemişler, bölmüşler” deyince ben üzerime alındım.

    “ANKARA’DA MANSUR BEYLE ÇALIŞACAĞIZ, ONLARA BAŞARILAR”

    Ankara’da bir iş birliği olmayacağını düşündüm 50 yıllık arkadaşım, abim, dostum ben farklı bir davranış içerisine giremezdim. Kırmadan dökmeden ben partimi seviyorum, genel başkanımı seviyorum, arkadaşlarımla ilişkilerim çok güzel kendilerine başarılar dilerim. Biz Ankara’da Mansur Beyle beraber çalışacağız.

    “İTTİFAK İÇİN GÖRÜŞME TASLAĞINI AKŞENER’E GÖTÜRDÜM”

    Partimin başarısı için yerel bir ittifak zemini aradım, görüşlerimi bildirdim. Akşener’e taslak götürdüm, kendisi ‘tamam’ dedi. Ankara’da iyi neticeler alınabileceğini söyledim. Taslağı Akşener’in kendisine götürdüm, ‘bakıp inceleyelim’ dedi. Bu benim istifa etmemden 2 gün önceydi.

    “O MESAJI YANLIŞLIKLA ATTIM”

    Yakışıklı’nın “Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu istifa etti haberi geçti siz de kendi resmi sosyal medya hesabınızdan bu haberin altına şu yorumda bulunmuştunuz ‘İmamoğlu satın aldı’ fakat gönderiyi bir süre sonra sildiniz. Neden yazdınız?” sorusuna Arslan “Ayşe Hanım’a mesaj attım burada bir yanlışlık oldu diye. Bir arkadaşım bana İstanbul milletvekili istifa etmiş yazıp o ibareyi kullanmış bizim de yaşımız geçmiş sosyal medyada teknik konularda hatalarımız olur. Ben ona bunu kaldır bu doğru değil derken onun bana gönderdiğini paylaşmışım. 15-20 saniye geçmeden danışmanım fark etti kaldırdık, özür diledik.” cevabını verdi.

    “BEN O ŞİİRDEN SONRA ÇOK ÜZÜLDÜM”

    (Akşener’in ‘Korkak yavaş’ şiiri) Ben o şiirden sonra çok üzüldüm zaten bundan sonra gelişti bu süreç. Ankara’da Mansur Beyi herkes tanır. Ben ondan çok alınganlık gösterdim. Sayın Genel Başkanım da ‘Ben her toplantımda Atsız’dan şiir okurum böyle bir kastım yoktu’ dedi. O zaman özür dilemek lazım dedim, parti sözcümüz Kürşad Zorlu açıklama yaptı konu kapanmıştır dedim.

    “BAĞIMSIZ KALACAĞIM”

    Yakışıklı’nın “Önümüzdeki süreçte bir başka partiye geçmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna Arslan “Geçmeyi düşünmüyorum. Bağımsız kalacağım.” cevabını verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Parti’de istifa ve görevden alma krizine bir yenisi daha eklendi

    İYİ Parti’de istifa ve görevden alma krizine bir yenisi daha eklendi



    İYİ Parti’de istifa ve görevden alma krizi devam ediyor.

    14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra söylemlerinde değişim yaşanan partide, CHP ve diğer Millet İttifakı partilerine alınan tavır, bunun yanında işbirliği yapmama, seçime müstakil olarak girme kararı, parti içindeki isimlerin tepkisine neden oldu.

    İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş için ‘korkak’ demesiyle, hali hazırda yaşanan istifa ve görevden alma krizi daha da harlandı.

    İYİ Parti Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım, Çankaya ilçe başkanı ve ilçe yönetiminin görevden alındığını, yerine kurucu ilçe başkanı olarak Doğukan Kozan’ın atandığını açıkladı.

    İSTİFA FURYASI

    İYİ Parti Ankara İl Başkanı Faruk Köylüoğlu da 9 Ekim’de istifa etmişti.

    CHP ile ittifak yapmak isteyen İYİ Parti İBB Meclis Grup Başkanvekili İbrahim Özkan ve beraberindeki 5 isim, partiden ayrılmıştı.

    İYİ Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Cem Koçtürk, partisinden istifa ettiğini açıklamıştı.

    Yerel seçimde CHP’yle işbirliğini savunan İYİ Parti Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Ahmet Zeki Üçok’un görevden alınmasının ardından İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ece Güner “Oyları bölersek AKP kazanır” diyerek istifasını açıklamıştı.

    Durmuş Yılmaz ve Bahadır Erdem, İYİ Parti’nin 81 ilden belediye başkanı adayı gösterme fikrine sıcak bakmadıkları için partilerinden ayrılmıştı.

    Ayrıca İYİ Partiden istifa eden Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu, AKP’ye katılmıştı.

    MHP’den 2014 yerel seçimlerinde Bilecik Belediye Başkan Adayı olan ve 2022 yılında İYİ Parti’ye geçen Hüseyin Şensoy da partisinden istifa edenler arasındaydı.

    İYİ Parti Ağrı Milletvekili adayı ve Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Çağdaş Çelik partisinden istifa etmiş, istifa ettikten sonra “Gelinen noktada büyük emek ve umutlarla kurduğumuz İYİ Parti, siyasi bir parti olmaktan çok, Meral Akşener’i sevenler derneği halini almıştır” ifadelerini kullanmıştı.

    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır da partiden ihraç edilen isimler arasındaydı.

    TOPLU İSTİFALAR

    Balıkesir’in Bandırma ilçesindeki İYİ Parti Teşkilatı’ndan 100 kişi istifa etmişti.

    İYİ Parti Diyarbakır İl Başkanı, ilçe başkanları ve 12 bin 750 üye İYİ Parti’den istifa ettiğini duyurmuştu.

    İYİ Parti Didim İlçe yöneticileri ile 400 üye partiden istifa ettiğini açıklamıştı.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstifa krizi büyüyor! İYİ Partili Kavuncu: Bu tip mesaj gönderilenlerin sayısı artıyor

    İstifa krizi büyüyor! İYİ Partili Kavuncu: Bu tip mesaj gönderilenlerin sayısı artıyor



    İYİ Parti’de CHP’nin “yerel seçimlerde işbirliği” teklifini reddetmesiyle birlikte birbiri ardına istifalar gelmeye başladı. Ankara ve İstanbul için istisna yapılmasını ve işbirliği kurulması gerektiğini düşünen partililer ya istifa etti ya da merkez tarafından istifaları istendi. İstifa dalgasının parti içinde yarattığı bir kriz de üyelere gönderilen “istifa etmek istenirse ne yapmaları gerektiği” konusunda gönderilen bilgilendirme mesajı oldu.

    “SİZ DE İSTİFA ETMEK İSTERSENİZ…”

    İYİ Parti Teşkilat Başkanı Buğra Kavuncu, söz konuş mesajlardan birini sosyal medya hesabından paylaştı. Mesajda, “Sayın üyemiz, İstanbul milletvekilimiz Salim Ensarioğlu ile Diyarbakır İl Teşkilatımız İyi Parti’den istifa etmiştir. Siz de istifa etmek isterseniz e-devlet üzerinden Siyasi Parti Üyeliği İptal Başvurusu menüsünden İyi Parti’den istifa edebilirsiniz” yazıyor.

    “Bu tip mesaj gönderilenlerin sayısı artıyor. Gerekli tedbiri alıyoruz” diyen Kavuncu, devamında şöyle yazdı:

    “Bunların sebebi de çok belli, önceki akşam katıldığım canlı yayında gerçek sayıları ve gerekçelerini açıklayınca delege ve siyaset ağalarının üyelerimizi maraba zannettiği gerçeği de ortaya çıktı. Bu siyasi düzeni, eskimiş siyaset anlayışını değiştirmemiz lazım. Bunun da yolu çağa uygun bir Siyasi Partiler Kanunu’ndan ve demokrasinin daha fazla dijitalleştirilmesinden geçiyor. İradeniz kimsenin ipoteği altında değil, hür ve müstakil budur!”

    İstifa krizi büyüyor! İYİ Partili Kavuncu: Bu tip mesaj gönderilenlerin sayısı artıyor - Resim : 3

    İstifa krizi büyüyor! İYİ Partili Kavuncu: Bu tip mesaj gönderilenlerin sayısı artıyor - Resim : 4

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Parti’de ‘Mansur Yavaş’a yakın 4 vekil daha istifa edecek’ iddiası: O isim de aralarında

    İYİ Parti’de ‘Mansur Yavaş’a yakın 4 vekil daha istifa edecek’ iddiası: O isim de aralarında



    İYİ Parti’nin CHP’den gelen iş birliği kararını reddetmesinin ardından partide sular durulmuyor. Karara karşı çıkan isimlerin istifaları ve görevden alınmaları siyaset gündemindeki yerini koruyor.

    Son olarak Ankara milletvekili Yüksel Arslan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla istifasını duyurdu.

    ‘MANSUR YAVAŞ CESARET GÖSTERDİ’

    Yüksel Aslan, partinin yerel seçimlerinde takınacağı tutum ile ilgili karar alma sürecinde Genel Başkan Meral Akşener’in kendisine “Sizin Mansur Bey ile yakınlığınızı biliyorum. Partimizin Ankara’daki adayına çalışın diyemem. Siz serbestsiniz” dediğini belirtti ve ekledi:

    “Ancak ben üyesi ve milletvekili olduğum partinin aday çıkardığı bir ilde başka bir adayı desteklemenin siyasi, ahlak ve nezaket ile bağdaşmayacağını düşünüyorum. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’ı desteklemeyi vefakârlığın yanı sıra insani, vicdani ve ahlaki bir sorumluluk olarak görüyorum.”

    4 İSİM DAHA İSTİFA EDECEK

    Cumhuriyet’ten Merve Kılıç’ın haberine göre ilçelerin parti örgütlerinin Mansur Yavaş’a çalıştığı ve CHP ile el altından pazarlık yaptığı iddiası kulisleri hareketlendirdi. Parti yöneticileri, başta Polatlı ve Gölbaşı örgütleri olmak üzere Ankara’dan toplu istifaların gündeme geleceğini iddia ediyor. Partiden 5 bin kişinin üzerinde kopuş yaşanacağına işaret eden yöneticiler, Akşener’in Yavaş’a yakın isimleri “biçeceğini” öne sürüyor. Ayrıca, partiden dört milletvekilinin de ilerleyen günlerde Yavaş’a yakınlığı nedeniyle istifasını vereceği ifade ediliyor. Söz konusu dört milletvekilinin arasında Manisa milletvekili Şenol Sunat’ın da adı geçiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı istifa etti: “İhtiraslar, ayak oyunları bıktırdı”

    İYİ Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı istifa etti: “İhtiraslar, ayak oyunları bıktırdı”



    İYİ Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Cem Koçtürk, partisinden istifa ettiğini açıkladı.

    Koçtürk, siyasete devam edeceğini de açıklarken, AKP’ye geçmeyeceğini vurguladı.

    Koçtürk, “İhtiraslar, ayak oyunları basiretsizlikler bıktırdı” dediği paylaşımında şu ifadeleri kullandı.

    “5 yıldır emek verdiğim İyi Parti den istifa ediyorum. İhtiraslar, ayak oyunları basiretsizlikler bıktırdı. Çocuklarıma, Atatürk’ün ışığı ile aydınlanan Türk Vatanı sözüm var ve mücadele etmem lazım. Son gelişmelerle istifamın ilgisi yoktur Sosyal medya siyasetçilerine duyurulur”

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ümit Dikbayır’ın İYİ Parti’ye sunduğu savunma ortaya çıktı: ‘Esma Bekar’ın kocası ile…’

    Ümit Dikbayır’ın İYİ Parti’ye sunduğu savunma ortaya çıktı: ‘Esma Bekar’ın kocası ile…’



    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın partisinin kendisi hakkında açtığı soruşturma kapsamında yaptığı savunma ortaya çıktı. Savunmasında Genel Başkan Akşener’i de eleştiren Dikbayır, hakkındaki tüm iddialarla birlikte ısrarlı takip içeren taciz iddialarını da yalandı. Akşener’in, “Eski çalışanlarımızdan Seda Karadeniz tarafından Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın kendisine yönelik cinsel istismarı iddiası tarafıma ulaşmıştır. Konu hakkında bilgi sahibi olan kişilerin beyanları alınmış ve olayın gerçekliği hususunda ciddi kanaat oluşmuştur. Cinsel dokunulmazlık, en tabi insan hakları arasındadır” dediği sözlerine karşı çıkan Dikbayır, “Şahsımın Seda Karadeniz isimli kişiye Instagram üzerinden mesaj attığım şahsın beni reddettiği, bu durumu başka bir çalışana bildirdiği, o çalışanın da bir danışmana durumu aksettirdiği, kendisinden olaya ilişkin ekran görüntülerinin istendiğini ancak işinden olmaktan korktuğu için ekran görüntüsünü sildiği iddiasıdır. Bunun ardından bir hafta sonra işten çıkarıldığını belirten bir dilekçedir. Dilekçenin başında ‘İyi Partiden özel kalem müdürü Esma Bekar’ın kocası ile ilişki yaşadığım için işten çıkarıldığı’na yönelik sosyal medyada paylaşımlar yapıldığı için bu açıklamayı yapmak için dilekçe yazdığı belirtilmektedir” dedi.

    “Cinsel dokunulmazlığı ihlal ettiğim gibi kabul edilemez bir iddia ileri süren sayın Genel Başkan’ın bu kanaate erişmesini sağlayan böylesi bir belgeden ibarettir” diyen Dikbayır, kendisine iftira atıldığını söylerken, mağdur olduğu belirtilen kadının “yıllarca sessiz kalmasını hayatın olağan akışına aykırı” buldu. Dikbayır, “Buradaki ifadelerin ne denli ciddi olduğu ya da ciddi kanaat oluşturur içerikte olduğu sorusu bir tarafa, üzerinden yıllar geçtikten sonra gerçekte iftira olan ve aslında iftira olduğu, örgütlü bir şekilde bu iftiranın atıldığı ayan beyan ortada olan hiçbir delile dayanmayan, tutarlılığı olmayan ifadelerle huzurunuzda bulunmak ve böyle bir mevzuya ilişkin olarak savunma yapmak bile şahsiyetimi rencide edici ve kabul edilemezdir” dedi.

    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, 22 Kasım’da İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in banka hesaplarını inceletmek ve belediyelerle parasal ilişki kurmak başta olmak üzere dört suçlamadan ötürü kendisi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Dikbayır aynı zamanda milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması için de TBMM Başkanlığı’na başvurmuştu.

    ANKA’da yer alan habere görei Ümit Dikbayır’ın partiye sunduğu savunma ortaya çıktı. Dikbayır, bugün Ankara Noterliği aracılığıyla İYİ Parti’ye gönderdiği savunmasında hakkındaki “taciz, belediyelerle parasal ilişki kurma ve Meral Akşener’in banka hesaplarını inceletme” gibi iddiaları reddederek, “partiden kesin çıkarma” talepli disiplin soruşturmasına yer olmadığını savundu. Dikabayır, savunmasında “İddia olunan eylemleri gerçekleştirmediğim sabit olduğundan ve bunlara ilişkin tutarlı hukuken geçerli hiçbir delil de bulunmadığından, hakkımda açılan ‘kesin çıkarma’ talepli disiplin soruşturmasında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesini saygılarıma talep ederim” dedi.

    Ümit Dikbayır’ın İYİ Parti’ye sunduğu savunmanın tamamı şöyle:

    “Hakkımda İYİ Parti Yönetimi tarafından kesin ihraç talebiyle yapılan başvuru Müşterek Disiplin Kurulunuzca kabul edilerek tedbirli olarak disiplin sürecinin işlemesine karar verilmiştir. Bu iddia ve ithamlara ilişkin savunmam şu şekildedir;

    Hakkımda kesin ihraç talebi istenen hususlardan ilki Türk Ceza Kanunu’nda 12.05.2023 tarihlinde yapılan değişiklikle eklenen 123/A maddesinde düzenlenen ısrarlı takip suçunu oluşturan iddiadır.

    Israrlı takip olgusu mevzuatımıza ilk kez 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrası ile girmiştir. Bu düzenlemeyle, yasal koruma ve önleme halkası içine ‘tek taraflı ısrarlı takip’ mağdurları da alınmıştır. Suçun maddi unsurunu iki seçimlik hareket oluşturmaktadır. Bunlardan birincisi; ısrarlı bir şekilde fiziken takip etmek, ikincisi ise (haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak) ısrarlı bir şekilde temas kurmaya çalışmaktır. Israr, her iki seçimlik hareketin de kurucu unsurudur. Israr yoksa seçimlik hareketlerin varlığını-yokluğunu tartışmaya da gerek yoktur. Sözlükte ısrar, ‘direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma’ anlamlarına gelmektedir. Israrlı olma hali de bir şeyin tekrarlanarak yapılmasıdır. Hukuksal anlamda ısrar, başkasının karşı yönde oluşan iradesine aykırılık teşkil eden davranışların kayıtsızca ve bilinçli bir şekilde yapılmasıdır. Kanun ‘ısrarlı bir şekilde’ dediğine göre bu şartın gerçekleşmesi failin ısrar ‘göstermesine’ bağlıdır. Yani burada ısrar iradesinden değil, ısrar davranışından söz etmek gerektir.

    “ISRARLI TAKİBIN MAĞDURUN PSİKOLOJİSİNİ BOZMASI GIBI SONUÇLARI OLMALIDIR”

    Israrlı Takip Suçu tehlike suçu değil, zarar suçudur; sırf hareket değil, netice suçudur. Suçun neticesi, mağdur üzerinde ‘ciddi bir huzursuzluk oluşması’ ya da mağdurun ‘kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duyması’dır. Suçta aranan netice, mağdurun failin hareketlerinden kaygı ya da endişe duyup duymadığını araştırmayı da gerektirmektedir. Mağdurda oluşan huzursuzluğun ciddi boyutta olması gerekmektedir. Israrlı takibin mağdur için büyük stres kaynağı olması, gündelik hayatın akışını etkilemesi, mağdurun psikolojisini bozması gibi sonuçları olmalıdır.

    “YAKLAŞIK BEŞ YIL SONRA KESİN İHRAÇ İSTEMİYLE SEVKIMIN HUKUKİ GEÇERLİLİĞİ YOK”

    Suçun hem temel şeklinin hem de nitelikli hallerinin takibi şikâyete bağlıdır. Dava zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, mağdurun fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren 6 ay içinde şikâyetçi olması gerekir. (TCK m. 73/2). Mütemadi suç olduğu için fiil sürdüğü müddetçe ve en geç temadinin kesildiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyet şartı gerçekleşmiş olmalıdır. Takibi şikayete bağlı bir suçla ilgili olarak gerçekleştiği iddia edilen tarihten yaklaşık beş yıl geçtikten sonra kesin ihraç istemiyle sevkimin hukuki geçerliliği yoktur. Böylesi bir iddia sahibinin buna ilişkin olarak beş yıl boyunca adli makamlara şikayette bulunmaması, hakkımda bu hususla ilgili açılmış herhangi bir soruşturma bulunmamasına rağmen dedikodu düzeyinde olan ve az sonra açıklayacağımız üzere şahsımla da ilgili olmayan bir hususun üzerinden iş bu soruşturmanın yapılıyor olması esef vericidir.

    Kaldı ki İYİ Parti Tüzüğünün disiplin suçlarının düzenlendiği 76. Maddesinde kesin çıkarma disiplin suçunun oluşması için bu hususta aranan şart mahkumiyet hükmüdür. İlgili 76/D-h düzenlemesine göre ‘Kadına şiddet, cinsel taciz ve istismar, terör suçlarından affa veya zaman aşımına uğramış olsa dahi mahkûmiyet hükmü almış olmak’ fiili kesin çıkarma cezası ile tecziye edilmiştir. Oysaki bu hususla alakalı olarak hakkımda verilmiş bir kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmadığı gibi herhangi bir kovuşturma hatta bir soruşturma bile bulunmamaktadır.

    “OLAYIN MEYDANA GELMESİNDEN İTİBAREN İKİ YIL GEÇTİKTEN SONRA SORUŞTURMANIN YAPILMASI DA MÜMKÜN DEĞİL”

    Hakeza bir an için olayın vuku bulduğunu kabul anlamına gelmeksizin gerçekleşmiş olduğunu varsaysak bile Disiplin işlemlerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği İYİ Parti Tüzüğü 71 maddeye göre ‘Disipline konu olayın meydana gelmesinden itibaren iki yıl, öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde sevk kararı alınmamış disiplin suçlarıyla ilgili soruşturma yapılamaz’ durumdadır. İddia edilen vakanın tarihi bundan beş yıl öncesine aittir. Bu durumda bu iddia üzerinden hakkımda disiplin soruşturması yapılamaz. Sayın Genel Başkanın kesin ihraç talepli disiplin işlemi yapılması maksadıyla yapmış olduğu başvuruda da bu husus belirtildikten sonra şu ifade kullanılmak zorunda kalınmıştır: ‘Her ne kadar Tüzüğümüz’de (….) şartı aranmışsa da başvuru dilekçesinde anlatılan eylemlerin ciddiyet ve Partimiz ilkelerine aykırılık durumu, ayrıca kamuoyu nezdinde yaratacağı vahim sonuçları dikkate alındığında bu eylemin kesin çıkarma cezası gerektirdiği açıktır.’

    SORUŞTURMAYI “KUTADGU BİLİG” ÜZERİNDEN ELEŞTİRDİ

    Öncelikle bu ifadenin son derece vahim, tehlikeli ve aynı zamanda üzüntü verici olduğunu söylemeliyim. İYİ Parti’nin dayandığı temel değerlerden birisi hukuk devletidir. Hukuk devleti ilkesinin en önemli özelliklerinden birisi hukukun öngörülebilir olmasıdır. Bu öngörülebilirliği sağlamak için yasal düzenlemeler mevcuttur ki hiç kimse yasanın üstünde değildir. Kaldı ki bu temel değer Türk Devlet geleneğinin de ayrılmaz bir parçasıdır. Kutadgu Bilig’in 454. Beytinde ‘Beylik çok iyi bir şeydir fakat daha iyi olan kanundur ve onu doğru tatbik etmek gerekir’ der. Her ne kadar ile başlatan cümleler tehlikelidir. Çünkü hiç kimse yasanın suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz, ilke kesindir ki nulla poena sine lege. Oysaki ‘her ne kadar’lar bu ilkeyi aşındırır. Bu yol Carl Schmitt’in 1934’ye kaleme aldığı “der Weg des Deutschen Juristen’ yani Alman Hukukçusunun Yolu başlıklı makalesinde söylediği hedefe gider. Çünkü bu “yol” en başta hukuk devletinin en önemli güvencesi olan nulla poena sine lege ilkesinin işlevsizleştirilmesine yöneliktir. Schmitt’e göre ‘daha canlı bir hukuk uygulaması’nın yolu bu ilkenin yerine daha yüksek bir hukuksal gerçekliği ifade eden nulla crimen sine poenadır yani cezasız suç olmaz… ki yasa da bu ilkeye göre yorumlanmalıdır. Bunun sonu ise bir oksimoron oluşturur bicinde Nasyonal Sosyalist Hukuk Rejiminin 1935’te yürürlüğe giren Ceza Kanununun 2. maddesinde ifadesini bulan haldir; ‘halkın sağduyusuna göre cezalandırılmayı hak eden bir fiili işleyen cezalandırılır.’ Hatta yasada hüküm yoksa bile en uygun ceza verilir. Bu anlayışta halkın sağduyusu, parti; parti ise Führer’dir. Oysaki demokratik ilkeleri temel kabul eden hukuk devletini tam ve kamil olarak tesis etmek için mücadele eden İYİ Parti’nin böylesi bir yola tevessül etmesi düşünülemez. Aksi durum, İYİ Parti’nin temel ilkelerinin zedelenmesi, kuruluşundan bugüne değin verdiği haklı ve kararlı mücadelesinin zarar görmesi anlamına gelir.

    AKŞENER’E CEVAP

    Sayın Genel Başkan’ın iddiası şu şekildedir: ‘Eski çalışanlarımızdan Seda Karadeniz tarafından Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın kendisine yönelik cinsel istismarı iddiası tarafıma ulaşmıştır. Konu hakkında bilgi sahibi olan kişilerin beyanları alınmış ve olayın gerçekliği hususunda ciddi kanaat oluşmuştur. Cinsel dokunulmazlık, en tabi insan hakları arasındadır.’

    “CİNSEL DOKUNULMAZLIĞI İHLAL ETTİĞİM GİBİ KABUL EDİLEMEZ BIR İDDİA”

    Ciddi kanaat oluştuğu iddia edilen ifade 20 Kasım 2023 tarihlidir. Öylesine ciddi bir iddiadır ki bu ne tarih ne zaman ne belge ne bilgi söz konusu bile değildir. Şahsımın Seda Karadeniz isimli kişiye Instagram üzerinden mesaj attığım şahsın beni reddettiği, bu durumu başka bir çalışana bildirdiği, o çalışanın da bir danışmana durumu aksettirdiği, kendisinden olaya ilişkin ekran görüntülerinin istendiğini ancak işinden olmaktan korktuğu için ekran görüntüsünü sildiği iddiasıdır. Bunun ardından bir hafta sonra işten çıkarıldığını belirten bir dilekçedir. Dilekçenin başında ‘İyi Partiden özel kalem müdürü Esma Bekar’ın kocası ile ilişki yaşadığım için işten çıkarıldığı’na yönelik sosyal medyada paylaşımlar yapıldığı için bu açıklamayı yapmak için dilekçe yazdığı belirtilmektedir.

    Cinsel dokunulmazlığı ihlal ettiğim gibi kabul edilemez bir iddia ileri süren sayın Genel Başkan’ın bu kanaate erişmesini sağlayan böylesi bir belgeden ibarettir. Cinsel bütünlüğü ihlal gibi vahim bir eylemin mağduru olan birisinin yıllarca sessiz kalması, iddiasına göre bu sebeple işinden edilmiş olmasına rağmen bu konuyu yıllarca gündeme almaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Ne hikmetse bu çalışan olayın vuku bulduğunu iddia ettiği tarihten yıllar sonra 2023 yılının 20 Kasım günü Genel Başkanlık makamına böylesi bir açıklama içerir belge yazmaya karar vermiştir.

    Dahası 20 Kasım 2023’te Kerime Yeşil, kime yazıldığı belli olmayan bir yazı ile Seda Karadeniz’in kendisine benim gönderdiğim iddiasıyla bazı mesajlar gösterdiğini kendisinin durumu Metehan beye aktardığını, üçünün birlikte görüştüklerini ve olaydan bir hafta on gün sonra Seda’nın işten çıkarıldığını ifade etmektedir.

    Yine kime yazıldığı belli olmayan ve yine 20 Kasım 2023 tarihli bir yazı ise Metehan Kutlu, yine tarihi belirsiz bir şekilde Kerime Yeşil’in bir gün yanına geldiğini, danışmadaki Seda ile ilgili bir olay olduğunu söylediğini, kendisinin ne olduğunu sorduğunda Kerime’nin telefonundan benim Seda Karadeniz’e gönderdiğim iddia edilen bazı mesajları gösterdiğini iddia etmektedir. Kendisinin durumu Hasan Seymen’e aktardığı, Hasan Seymen’in Cengiz Güler’le geri geldiğini ve Cengiz Güler’in kendisine olayın böyle olmadığını ifade ettiğini, kendisinin bunun üzerine Seda Karadeniz’den mesajları istediği ancak Seda Karadeniz’in olayın duyulması üzerine korkup mesajları sildiğini söylediğini olayla bilgisinin bu kadar olduğunu ifade etmektedir. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Metehan Kutlu imzalı 20 Kasım 2023 tarihli yazıda yaklaşık olarak beş yıl evvel gerçekleştiği iddia olunan bir olayla ilgili olarak muhatabının dahi ifade etmediği sözleri hatırlayıp eklenmiştir. Seda Karadeniz şahsımın kendisine instagram paylaşım sitesinden gönderdiğim mesajda ‘akşam çay-kahve içmek için buluşmayı teklif’ ettiğimi iddia ederken ve Kerime Yeşil de “akşam buluşup kahve içmek istediğini ve görüşmek istediğini” içeren bir yazışmayı Seda Karadeniz’in kendisine gösterdiğini söylerken Metehan Kutlu o dönemde danışmanı olduğu ise dönemin Genel Başkan Yardımcılarından ve halen Genel Başkan’ın avukatlığını da yürütmekte olan Hasan Seymen’e durumu ilettiğini mesajlarda muhatabının dahi ifade etmediği ‘birkaç kez’ vurgusunu da yaparak kahve içme teklifinde bulunulduğunu belirterek yine ne muhatabın ne de diğer tanık olduğu iddia olunan Genel Merkez çalışanının beyanlarında olmayan ‘akşam bende kal annenlere de kankamla kalıyorum dersin’ ifadesini gördüğünü iddia etmektedir.

    Tüm bunlar yine ne gariptir ki 20 Kasım 2023 tarihinde Genel Başkan’da yeterli inandırıcı ciddi hatta kesin kanaat oluşturarak disiplin kuruluna tedbirli olarak sevkime ilişkin kararın temel omurgasını oluşturmuştur.

    “İFTİRAYA SAVUMA YAPMAK RENCİDE EDİCİ”

    Buradaki ifadelerin ne denli ciddi olduğu ya da ciddi kanaat oluşturur içerikte olduğu sorusu bir tarafa üzerinden yıllar geçtikten sonra gerçekte iftira olan ve aslında iftira olduğu, örgütlü bir şekilde bu iftiranın atıldığı ayan beyan ortada olan hiçbir delile dayanmayan, tutarlılığı olmayan ifadelerle huzurunuzda bulunmak ve böyle bir mevzuya ilişkin olarak savunma yapmak bile şahsiyetimi rencide edici ve kabul edilemezdir. Hatırlatmak gerekir ki ‘manevi şahsiyetin bütünlüğü ve korunması’ ‘kişilik hakları’ ‘isnat ve iftiralardan korunma hakkı’ da bir temel insan hakkıdır.

    “İFTİRADAN İBARET İDDİALAR”

    Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kısım Altıncı Bölümünde düzenlenmiştir. Bu bölümdeki suçlar; cinsel saldırı (m. 102), çocukların cinsel istismarı (m. 103), reşit olmayanla cinsel ilişki (m. 104), cinsel taciz (m. 105) suçlarıdır. Soruşturma konusu olan ve iftiradan ibaret bulunan iddiaların bu suçlardan hiçbirisini doğurması da mümkün değildir. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere hukuk devletinin en temel özelliği ‘kanunsuz suç olmaz’ ilkesidir. Asıl, Liderin sağduyusunda cezalandırılması gereken fiilleri suç olarak kabul etmek ve yaptırım uygulamak, İYİ Parti’nin en temel değerlerinden olan hukuk devleti ilkesini yok sayıcı davranış ve eylem içinde bulunmak” fiilinin oluşmasına sebebiyet verir. En azından bu tutarsızlığa düşülmeyeceğine inanmak istiyorum. Aksi halin gerçekleşmesinin imkansız olduğuna inanarak yine de hatırlatmak ve uyarmak istiyorum ki bu temel değerlerin ihlali durumunda ihlalcilerin hepsinin İYİ Parti tüzüğüne göre disiplin yaptırımına maruz kalması da Tüzüğün gereğidir. Sonuç olarak bu iftirayı atan kişiler hakkında tüm yasal haklarımı kullanacağımı belirterek gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan, bırakın cinsel dokunulmazlığı ihlal suçlarından herhangi birisinin unsurlarını hiçbir suçun unsurlarını oluşturmayan afaki iddiayı reddediyor. Bu iddia üzerinden 76/a ve/veya 76/d gereği kesin ihraç talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum.

    Sayın Genel Başkan’ın 20 Kasım 2023 tarihli dilekçesinde kendisi ve İYİ Parti yetkilileri aleyhine son zamanlarda basın kuruluşlarına yaptığım açıklamalarla haksız ve hukuka aykırı beyanlarda bulunduğumu iddia etmiştir. Bu nedenle 76/ı maddesini ihlal ettiğimi iddiasıyla ihracımı talep etmiştir. Bu hususa ilişkin getirilen tek belge 9 Kasım 2023 tarihli hakkımdaki iddialara ilişkin olarak disiplin soruşturması açılmasına ilişkin İyi Parti Merkez Disiplin Kurulu ile TBMM İYİ Parti Grubu Disiplin Kurulu başkanlıklarına yazdığım dilekçelerin fotoğraflarını paylaşarak eski ismiyle twitter olan X isimli sosyal medya platformunda İsmail Saymaz tarafından yapılan gönderidir.

    Bu dilekçeler Partinin yetkili kurullarına verilmiş olan ve hakkımda ortaya atılan iftira ve ithamlara ilişkin olarak araştırma yapılmasını talebini içeren dilekçelerdir. Elbetteki bu dilekçelerin basın yayın kuruluşlarında haber yapılması, sosyal medyada konuşulması, konuya ilişkin gönderiler yapılması son derece doğaldır. Şahsımın 20 Kasım 2023 tarihinde kadar sosyal medya platformlarında ya da basın yayın kuruluşlarında ne İYİ Parti Genel Başkanı ne GİK, MDK üyeleri ne İYİ Parti milletvekilleri veya belediye başkanları aleyhine asılsız iddiada bulunmam ve bunları tekrarlamam söz konusu değildir.

    Disiplin suçunun konusunu oluşturan eylem, asılsız iddialarda bulunmak ve bunları tekrarlamaktır. Ancak disipline sevkime dair yazının ekinde şahsıma ait hiçbir ifade, açıklama, basın yayım kuruluşlarına verilmiş röportaj vs. yer almamaktadır. Hiçbir açıklama olmaksızın nasıl “asılsız” iddialarda bulunma ve bunları tekrarlama fiilini işlediğimi anlayamamaktayım. Dahası İYİ Parti üyesi bir kişi basına çeşitli açıklamalarda da bulunabilir. Hatta parti içi demokrasiyi özümsemiş bir parti olan İYİ Partide genel başkan da dahil olmak üzere yönetimdeki kişileri eleştirebilir. Disiplin suçuna konu olan fiil “asılsız iddialarda bulunmak ve bunları tekrarlamak”tır. İşbu nedenle hakkımdaki 76/ı maddesi gereği işlem tesis edilmesi talebinin hukuki geçerliliği bulunmadığından bu yönden kesin ihraç talebinin reddi gerekir.

    ŞİRKET İDDİALARINA İLİŞKİN SAVUNMA

    Kesin ihraç talebiyle sevkimin üçüncü sebebi olarak gösterilen Tüzük maddesi 76/d’dir. Bu kapsama girdiği iddia edilen fiil, ‘Rengarenk’ isimli şirket tarafından İYİ Partiye verildiği iddia olunan bir dilekçedir. Genel Başkanın sevk talepli yazısında bu hususa ilişkin olarak ‘2023 Milletvekilliği Genel Seçimlerinde Sakarya ilinde yapılan seçim çalışmaları için kendilerinden birtakım faaliyetlerde bulunmaları istendiği, çalışmaların yapılmasına rağmen 309.325 TL bedelin kendilerine ödenmediği, bu bedelin Genel Merkez bütçesinden ödenmesi gerektiği’ yönünde beyana istinaden Partiye başvuru yapılarak ödeme talep edildiği iddiasıdır.

    Bu iddia kapsamında Tüzük 76/d’de düzenlenmiş bulunan ‘Partiden şahsi menfaat sağlamak, partinin itibar ve nüfuzunu diğer kurum ve kuruluşlar üzerinde yetkisiz bir şekilde kullanmak ve istismar etmek, partinin gelir sağlayıcı kaynaklarını özel işlerinde kullanmak’ fiilini işlediğimden dolayı kesin ihraç cezası ile tecziyem talep olunmaktadır.

    Buna ilişkin olarak yazı ekinde ‘1 adet başvuru dilekçesi’nden bahsedilmekle birlikte eklerde böyle bir dilekçe bulunmamaktadır. Sadece Rengarenk şirketinin kaşesinin bulunduğu bir sipariş dökümü ve döküm altında -yazı tüm imla hataları ve bozukluğuyla aynen aktarılmaktadır- ‘Ümit Dikbayır’lı talebi ile Sakarya ilinde yapılan çalışmalar için yukarıda bilgileri verilmiş olup Bedeli Ümit Dikbayır tarafından ödenmemiş olup bedeli Genel Merkez tarafından ödeneceği beyan edilmiştir’ şeklinde bir yazının bulunduğu ve altında kime ait olduğu anlaşılmayan imza olduğu düşünülen bir karakterin mevcut olduğu bir kağıt parçasıdır.

    Bir ticari işte böylesi bir kağıt parçasının nasıl bir hükmü olduğu hukukçular tarafında bilineceğinden ayrıntısına girmiyorum. Ne bir proforma, ne bir fatura ne de bir iş talebi belgesi özelliği taşımayan Sipariş Dökümü başlıklı bir kağıttan ‘şahsi menfaat sağlama’ gibi ağır bir ithama ulaşılmış olması da hukuk tanımazlığın demesek de hukuk bilmezliğin en basit göstergesidir. ‘İyi Parti Gaffar Okkan’ yazılı bir iş için çeşitli ebatlarda afiş yaptırıldığı ve İYİ Parti Sakarya mitingi için elde tutmalı ‘Başbakan Akşener’ yazılı 700 adet dekato yaptırıldığı iddia edilen tarihsiz, resmi bir içeriği olmayan kağıt parçasından anlaşılmaktadır. Bu kağıt parçasında 76/d’de düzenlenen hangi fiilin gerçekleştiği ise muammadır. Başbakan Akşener yazan bir elde tutmalı 5 mm dekato ile ben nasıl bir şahsi menfaat sağlamış olabilirim. Ya da Partinin itibar ve nüfuzunu yetkisiz bir şekilde nasıl kullanmış ve istismar etmiş olabilirim? Ya da Partinin gelir sağlayıcı kaynağını nasıl özel işlerimde kullanmış olabilirim?

    Bir an için bu kağıt parçasının itibar edilebilir bir belge olduğunu kabul etsek bile sipariş dökümünden anlaşıldığı kadarıyla İYİ Parti’nin seçim sürecinde yaptığı Sakarya Mitingi ile ilgili Başbakan Akşener yazılı dövizler ile Sakarya’nın evladı olan şehit Gaffar Okkan ile ilgili çeşitli yerlere asılmak üzere muhtelif ebat ve adetlerde İYİ Parti logolu olarak yaptırılan afişlerin konu olduğu bir iş yapılmıştır. Bunun İYİ Parti’nin seçim çalışmaları ve propaganda faaliyetleriyle alakalı olduğu da açıktır. Parti’ye yapılmış olan bir işin yine Parti tarafından ödenmesi de hayatın olağan akışındandır. RENGARENK isimli şirket GENEL MERKEZ’in çalıştığı bir şirkettir. Şahsım tarafından Sakarya iline özel ya da kendi kişisel politik çalışmalarıma özgü olarak çalıştığım bir şirket değildir. RENGARENK şirketi Genel Merkez’in iş talepleri doğrultusunda İYİ PARTİ Genel Merkezine iş yapmaktadır. Dolayısıyla zaten ödemenin de İYİ PARTİ tarafından yapılması gerekir. Parti faaliyetleri ile ilgili olarak yapılmış olan afiş ve döviz çalışmasından benim şahsi menfaat sağlamam ya da partinin gelir sağlayıcı kaynaklarını özel işlerimde kullanmam söz konusu bile edilemez. İşbu nedenle hakkımdaki 76/d maddesi gereği işlem tesis edilmesi talebinin hukuki geçerliliği bulunmadığından bu yönden kesin ihraç talebinin de reddi gerekir.”

    Dikbayır, hakkında başlatılan MDK soruşturmasına ilişkin verdiği savunmada “partiden kesin çıkarma” talepli disiplin soruşturmasına yer olmadığını belirterek, “Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle iddia olunan eylemleri gerçekleştirmediğim sabit olduğundan ve bunlara ilişkin tutarlı hukuken geçerli hiçbir delil de bulunmadığından, hakkımda açılan ‘kesin çıkarma’ talepli disiplin soruşturmasında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesini saygılarıma talep ederim” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İYİ Parti’den istifa eden Adnan Beker, AKP’ye mi geçecek? ‘Çok sevdiğim dostlarım var…’

    İYİ Parti’den istifa eden Adnan Beker, AKP’ye mi geçecek? ‘Çok sevdiğim dostlarım var…’



    Bizim TV Genel Yayın Yönetmeni Şaban Sevinç, hukukçu Bışar Özbey, tv100.com yazarları Hacı Yakışıklı ve Barış Yarkadaş, iletişimci-yazar Ferhat Murat, tv100 Ankara temsilcisi Deniz Gürel, Gürkan Hacır ile Taksim Meydanı’na konuk oldu. Geçtiğimiz hafta istifa eden Ankara Milletvekili Adnan Beker, Gürel’e konuştu.

    ADNAN BEKER’İN DENİZ GÜREL’E ÖZEL AÇIKLAMASI ŞU ŞEKİLDE:

    Sayın Meral Akşener’in bir otelde fuhuş yaptırıldığına dair isim vermeden yaptığı açıklamaların ardından Fetövari taktiklerle bu olayla ilgili beni ilişkilendiren şeref yoksunu insanlarla ilgili TBMM çatısı altında yaptığım çağrının ardından bugün İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu açıklama yaptı. Sayın Akşener’in işaret ettiği kişinin Adnan Beker’le ne ilgisi var?” dedi. Keşke bu açıklamaları bu iğrenç iftiralar tarafıma atılmadan ailemi sevdiklerimi üzmeden yapsalardı ben de konuşmasaydım.

    “BUGÜN EMEĞİ OLMADAN MAKAM SAHİBİ OLANLAR HAKKIMIZDA KONUŞUYORLAR”

    Ben Sayın Akşener’in şu an yanında olanlar yanında değilken yanındaydım. Yola çıktığında yanında ilk olanlardan biri bendim. Bugün emeği olmadan makam sahibi olanlar hakkımızda konuşuyorlar. Bizim Ankara’da nasıl bir çalışma yaptığımızı başta Ankara olmak üzere Türkiye biliyor.

    “AKP’YE GEÇECEK Mİ?”

    Gürel’in “Hakkınızda AK Parti’ye geçebileceği yönünde iddialar var, şimdi ne yapacaksınız?” sorusuna Beker “AK Parti’de çok sevdiğim dostlarım var. Ötesini Allah bilir… CHP’de kıymetli dostlarım var. Ancak orada siyaset yapmam” yanıtını verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***