Etiket: İstihbarat

  • İsrail’de Haredi gence İran casusluğu suçlaması: ‘Poster asmak, para saklamak, kesik bebek başı bırakmak için para aldı’

    İsrail’de Haredi gence İran casusluğu suçlaması: ‘Poster asmak, para saklamak, kesik bebek başı bırakmak için para aldı’


    – İsrail’in iç güvenlik ve istihbarat teşkilatı Şin Bet, İran casusluk ağı ortaya çıkardığını, bu kapsamda 3 İsrail vatandaşının yakalandığını duyurdu.

    Şin Bet açıklamasında “İran istihbarat ajanlarının yönetimi altında İsrail’de ulusal güvenlik alanında eylemlerde bulundukları şüphesiyle son iki hafta içinde üç İsrail vatandaşının yakalandığı” belirtildi.

    Soruşturmanın baş zanlısının, Beyt Şemeş’te yaşayan 21 yaşındaki ultra Ortodoks Yahudi (Haredi) Elimelech Stern olduğu açıklandı.

    ‘CİNAYET İŞLEMEK, ORMAN YANGINI ÇIKARMAK DIŞINDA KABUL ETTİ’

    Şin Bet açıklamasına göre Haredi genç, Telegram uygulaması aracılığıyla Londra’da yaşadığını iddia eden “ANNA ELENA” adlı profille iletişim halindeydi. Bu profil aracılığıyla Stern’den, Tel Aviv’de poster asmak, Kudüs ve Tel Aviv’in çeşitli yerlerinde para saklamak, İsrailli sivillerin kapılarına içinde kesik oyuncak hayvan veya bebek başı, tehditkar mesajlar eşliğinde bıçak bulunan paketler bırakmak, ormanlık alanları ateşe vermek ve daha fazlasını içeren çeşitli görevleri yerine getirmesi istenildi. Cinayet işlemek ve orman yangını çıkarmak dışında istenenleri yerine getireceğini söyleyen Stern, kripto para birimiyle aldığı ödemelerle kendisine yardım etmesi için iki İsrailliyi tuttu.

    ‘TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DUR’

    “Talepte bulunan kişinin sahte kimlik kullanarak sosyal ağlar üzerinden İsrail vatandaşlarıyla iletişime geçmesi, İran istihbarat teşkilatlarının iyi bilinen bir operasyon yöntemidir” diyen Şin Bet, Stern’den asması istenilen posterlerden birinin ve zanlı ile İran istihbaratı arasında geçtiğini iddia ettiği İngilizce konuşmaların ekran görüntülerini yayımladı.

    Kanlı bir el izinin bulunduğu posterde “Tarih çocukların öldürüldüğünü yazacak. Tarihin doğru tarafında dur” ifadeleri yer alıyor.

    ‘100 İLE 100 BİN DOLAR ARASINDA ÜCRET KARŞILIĞI’

    Buna göre Anna Elena profili, Stern’e “100 ile 100 bin dolar arasında değişen ücretler karşılığında İsrail’de görev yapacak cesur insanlar aradığını” söyleyip “Seni 100 dolarlık basit bir görevle sınayacağım. Eğer başarılı olursan ve bana o işin videosunu ve fotoğrafını gönderirsen, sana güvenip daha fazla ödülle daha fazla görev vereceğim” dedi.

    ‘RAHAT OL, POLİS İÇİNDE CASUSLARIM VAR’

    Stern’den benzinle yangın çıkarması istenilen mesajda, “Polis içinde casuslarım var, o yüzden bu konuda endişelenme. Eğer öğrenirlerse bana söyleyecekler, ben de sana bölgeyi terk etmeni söyleyeceğim” iddiasında bulunuldu.

    SUÇLAMA: YABANCI BİR AJANLA TEMAS KURMAK

    Stern, Kudüs Bölge Mahkemesi’nde yabancı bir ajanla temas kurmakla suçlanırken, sorgunun ardından serbest bırakılan iki yardımcısı, savcılığın haklarında dava açıp açmama kararını bekliyor.

    ‘İBRANİCE VE İNGİLİZCE KONUŞARAK İŞ TEKLİF EDİYORLAR’

    “Son aylarda İranlı ajanlar tarafından kullanılan birçok sahte profilin tespit edildiğini ve bunların arkasında kimin olduğuna dair pek çok bilginin elde edildiğini” ileri süren İsrail güvenlik teşkilatları, “İran istihbaratı, İsraillilerle ön temas kurmanın bir yolu olarak, İbranice ve İngilizce dahil farklı dilleri kullanarak iş teklif ediyor” iddiasında bulundu. Alıcıları İran Uluslararası Güvenlik Teşkilatı’yla bağlantılı Telegram uygulamasına yönlendiren mesajları da tespit ettiğini” öne süren Şin Bet’e göre bu şekilde temasa geçilen bazı İsrailliler, yanıt vermeyi reddedip yetkilileri uyardı.

    Geçen yıl iki İsrailli, İran adına casusluk yaptıkları suçlamalarından aklanırken, üçüncü bir İsrailli, İran’la kişisel ya da aile bağları olan beş İsrail vatandaşına yönelik ciddi casusluk suçlamalarıyla başlayan dava kapsamında mahkum edilmişti. (Times of Israel, Ynetnews, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya’yı vuran ses kaydı | Ruslar, Alman subayların konuşmalarını yayınladı, Scholz soruşturma başlattı: Savunmasız durumdayız

    Almanya’yı vuran ses kaydı | Ruslar, Alman subayların konuşmalarını yayınladı, Scholz soruşturma başlattı: Savunmasız durumdayız



    Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Ukrayna savaşıyla ilgili gizli ordu görüşmelerini içerdiği iddia edilen bir ses kaydının Rus sosyal medya hesaplarından yayımlanmasının ardından Berlin için büyük bir utanç kaynağı olan olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma sözü verdi.

    ALMANLAR, HAVA KUVVETLERİNİN DİNLENİLDİĞİNE İNANIYOR

    Alman Savunma Bakanlığı Sözcüsü Agence France-Presse’e (AFP) yaptığı açıklamada Bakanlığın hava kuvvetleri birimindeki bir konuşmanın “dinlendiğine” inandığını doğruladı. Sözcü, “Şu anda sosyal medyada dolaşan kayıtlı ya da deşifre edilmiş versiyon üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığını kesin olarak söyleyemiyoruz” dedi.

    NE OLMUŞTU?

    Rus devlet televizyonu gazetecisi ve Russia Today’in yöneticisi Margarita Simonyan Telegram kanalında bir ses dosyası yayınladı ve bu ses dosyasında Alman subayların Rusya’yı 2014 yılında ele geçirip ilhak ettiği Ukrayna yarımadasına bağlayan “Kırım köprüsünü nasıl vuracaklarını tartıştıklarını” iddia etti.

    Görüşmeye katılanlar, Scholz’un şimdiye kadar kesin bir dille reddettiği Kiev’e olası Taurus seyir füzeleri teslimatını da tartışıyor gibi görünüyor. Ayrıca Ukraynalı askerlerin eğitimi ve olası askeri hedefler hakkında da konuşuyorlar. Kiev uzun zamandır Almanya’dan 500 km uzaklıktaki hedeflere ulaşabilen Taurus füzeleri talep ediyor.

    SCHOLZ: SIZINTI ÇOK CİDDİ

    Reuters 38 dakikalık kaydı dinledi ancak gerçekliğini bağımsız olarak teyit edemedi.

    Roma’ya yaptığı bir ziyaret sırasında konuşan Scholz, potansiyel sızıntıyı “çok ciddi” olarak nitelendirdi ve “şimdi çok dikkatli, çok yoğun ve çok hızlı bir şekilde açıklığa kavuşturulacağını” söyledi.

    Almanya'yı vuran ses kaydı | Ruslar, Alman subayların konuşmalarını yayınladı, Scholz soruşturma başlattı: Savunmasız durumdayız - Resim : 1

    Rusya’nın Berlin’deki büyükelçiliği, olası casusluk iddiaları hakkında Cumartesi günü e-posta yoluyla yapılan yorum talebine yanıt vermedi. Bir Rus dışişleri bakanlığı sözcüsü Cuma günü sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada “Almanya’dan bir açıklama talep ediyoruz” dedi ve endişelerini detaylandırmadı.

    Almanya’nın ARD yayın kuruluşu sızıntıyı Alman gizli servisleri için bir “felaket” olarak nitelendirdi.

    Der Spiegel dergisine göre, video konferans ordunun gizli bir iç ağında değil WebEx platformunda gerçekleştirildi.

    Yeşiller’den Konstantin von Notz RND yayın kuruluşuna verdiği demeçte “Eğer bu hikaye doğru çıkarsa, bu son derece sorunlu bir olay olur” dedi.

    RUSLAR, ALMANLARI SIKIŞTIRIYOR: “ASIRLIK RAKİPLERİMİZ OLAN ALMANLAR YENİDEN EZELİ DÜŞMANLARIMIZA DÖNÜŞTÜLER”

    Cumartesi günü Türkiye’de düzenlenen bir diplomatik forumda konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, kaydın Ukrayna ve destekçilerinin “rotalarını hiç değiştirmek istemediklerini ve Rusya’yı savaş alanında stratejik bir yenilgiye uğratmak istediklerini” gösterdiğini söyledi.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, Almanya’dan “derhal” tartışmayla ilgili açıklama yapmasını talep etti. Zakharova, “Sorulara cevap vermekten kaçınma girişimleri suçun kabulü olarak değerlendirilecektir” dedi.

    Şu anda Güvenlik Konseyi başkan yardımcısı olan eski Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev Telegram’da yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Asırlık rakiplerimiz olan Almanlar yeniden ezeli düşmanlarımıza dönüştüler.”

    “GÜVENLİK VE KARŞI İSTİHBARATIMIZI ACİLEN ARTTIRMAMIZ GEREKİYOR”

    Almanya Parlamentosu Savunma Komisyonu Başkanı Marie-Agnes Strack-Zimmermann Moskova’nın niyetinin “açık” olduğunu söyledi. Scholz’un Ukrayna’ya Taurus füzeleri tedarik etmemesi konusunda “uyarıldığını” söyledi.

    Funke medya grubuna verdiği demeçte, “Güvenlik ve karşı istihbaratımızı acilen arttırmamız gerekiyor, çünkü bu alanda açıkça savunmasız durumdayız” dedi.

    Almanya’da muhalefetteki muhafazakârlardan Roderich Kiesewetter, Handelsblatt gazetesine verdiği demeçte başka kayıtların da sızdırılabileceği uyarısında bulundu ve raporların gerçek olduğunu düşündüğünü söyledi:

    “Rusya elbette hibrid savaşın bir parçası olarak casusluk ve sabotajı ne kadar yoğun bir şekilde kullandığını gösteriyor. Kararları etkilemek, insanları itibarsızlaştırmak ve manipüle etmek için çok daha fazlasının ele geçirilmesi ve sızdırılması beklenebilir.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstihbarat savaşı kızıştı | İsrail: İranlı ajanlar, Kuzey Kıbrıs’ı Yahudi hedefler için bir saldırı alanı olarak kullanıyor. Mossad eylemleri önledi

    İstihbarat savaşı kızıştı | İsrail: İranlı ajanlar, Kuzey Kıbrıs’ı Yahudi hedefler için bir saldırı alanı olarak kullanıyor. Mossad eylemleri önledi



    İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonları devam ediyor. Binlerce sivilin de hayatını kaybettiği operasyonlar, istihbarat savaşlarını da beraberinde getirdi. İsrailli yetkililer, Hamas liderlerini öldürmek için aralarında Türkiye’nin de olduğu ülkelerde operasyon yapabileceklerini duyurması Ankara’dan büyük tepkiyle karşılandı.

    İSRAİL: “İRANLI AJANLAR KKTC’Yİ İSRAİLLİLER VE YAHUDİ HEDEFLER İÇİN BİR SALDIRI ALANI OLARAK KULLANIYOR”

    İstihbarat örgütlerinin savaşıyla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. İngiliz haber ajansı Reuters’ın “son dakika” ibaresiyle aktardığı haberde, İsrailli yetkililer Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Yahudilere ve İsraillilere yönelik suikast girişiminin olduğunu iddia etti.

    Açıklamada, “İranlı ajanlar, Kuzey Kıbrıs’ı İsrailliler ve Yahudi hedefler için bir saldırı alanı olarak kullanıyor” denildi.

    “RAHATSIZLIK DUYDU”

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yapılan açıklamada, İsrail istihbarat servisi Mossad’ın KKTC’de İran’ın bölgedeki Yahudilere yönelik bir suikast girişiminde bulunduğunu fark ettiğini ve engellediği iddia edildi. Açıklamada, bu tür olayların 7 Ekim’den beri giderek arttığı kaydedildi.

    Açıklamada İsrail’in, İran’ın Türkiye’nin kontrolündeki KKTC’yi “hem terörizm hedefleri için hem de operasyon ve geçiş alanı olarak” kullanmasından “rahatsızlık duyduğu” belirtildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’den İsrail istihbaratına uyarı: Ciddi sonuçları olur

    Türkiye’den İsrail istihbaratına uyarı: Ciddi sonuçları olur



    İsrail’in Türkiye dahil Filistin dışında yaşayan Hamas üyelerini hedef alacağına dair haberler üzerine, İsrail istihbarat birimlerine, Türkiye’de yasa dışı faaliyette bulunmalarının ciddi sonuçları olacağı bildirildi.

    Amerikan Wall Street Journal gazetesi, İsrail’in, Filistin dışında yaşayan Hamas üyelerine yönelik suikast planları yaptığını yazdı. Haberde, İsrail istihbarat birimlerinin Lübnan, Türkiye ve Katar’da Hamas üyelerini hedef alacağı iddia edildi.

    İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Direktörü Ronen Bar, İsrail devlet televizyonu KAN’da yayımlanan bir kayıtta, “Katar, Türkiye ve Lübnan dahil olmak üzere dünyanın her yerinde Hamas liderlerini, yıllar sürse bile öldürmeye kararlı olduklarını” belirtmişti.

    “GEREKLİ UYARILAR YAPILDI”

    Türk istihbarat kaynakları, İsrail’in, Türkiye dahil Filistin dışında yaşayan Hamas üyelerini hedef alacağına dair uluslararası basında yer alan haberlere ve İsrailli yetkililerin bu yöndeki açıklamalarına istinaden muhataplara gerekli uyarıların yapıldığını ve aksi yöndeki bir tutumun ciddi sonuçları olacağını bildirdi.

    Anadolu Ajansına konuşan yetkililer, muhtelif istihbarat servislerinin daha önce de Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yasa dışı faaliyetler gerçekleştirmeye çalıştığını anımsatarak, hiçbir servisin bu tür operasyonlarına müsaade edilmeyeceğini vurguladı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna, askeri istihbarat şefinin eşinin zehirlenmesinden Rusya’yı sorumlu tuttu

    Ukrayna, askeri istihbarat şefinin eşinin zehirlenmesinden Rusya’yı sorumlu tuttu


    Ukrayna İstihbarat Dairesi Başkanı Kyrylo Budanov’un eşi Marianna Budanova’nın ağır metallerle zehirlendiği bildirildi. Kiev, olayın arkasında Rusya’nın olduğunu bildirdi.

    REKLAM

    Kiev, Ukrayna’nın askeri istihbarat başkanının eşinin zehirlenmesinden Rusya’yı sorumlu tuttu.

    Ukrayna askeri istihbarat sözcüsü Andriy Yusov, müfettişlerin “ana hipotezinin” Rusya’nın zehirlenme girişiminde yer aldığı yönünde olduğunu söyledi.

    Savunma Bakanlığı’nın İstihbarat Dairesi Başkanlığı’nı (GUR ) yöneten 37 yaşındaki Kyrylo Budanov’un eşi Marianna Budanova’nın ağır metallerle zehirlendiği bildirildi. 

    Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko’nun danışmanı olan Marianna Budanova, sağlık durumunun uzun süre bozulmasının ardından hastaneye kaldırıldı.

    “Hedef eşiydi” diyen Yusov, çünkü “komutanlara doğrudan ulaşmak kesinlikle imkansız.” şeklinde konuştu.

    Yusov, saldırıda oldukça zehirli maddeler olan cıva ve arseniğin kullanıldığını kaydetti. 

    Budanova’nın ne zaman hastalandığı belli değil ancak Yusov, suikast girişiminin “zamana yayılmış olabileceğini” söyledi; “Şu anda zamanlaması hakkında konuşamam” dedi.

    Askeri istihbarat sözcüsü, AFP’ye diğer çalışanlarda ağır metal izleri bulunduğunu doğruladı ancak kaç tane olduğunu söylemeyi reddetti.

    Rus yetkililer konuyla ilgili herhangi bir yorum yapmadı. 

    “Zehir, yiyecek yoluyla verildi”

    Haber sitesi Babel, ismi açıklanmayan istihbarat kaynaklarına atıfta bulunarak Kiev’in “cinayete teşebbüs” olarak tanımladığı olayla ilgili soruşturma başlattığını bildirdi. 

    AFP’ye konuşan başka bir kaynak, Babel’in haberinin doğru olduğunu belirterek, Budanova’nın zehirlendiğini ve tedavi gördüğünü söyledi. 

    Budanova’nın vücudunda bulunan maddelerin “normal hayatta veya askeri işlerde kullanılmadığını” belirten Babel, “Onların varlığı kasıtlı bir zehirlenme girişimine işaret ediyor olabilir” şeklinde yazdı. Babel, ayrıca “birkaç” GUR çalışanının da zehirlenme şüphesiyle tedavi altına alındığını kaydetti. 

    Ukrainska Pravda gazetesinin haberine göre kolluk kuvvetleri, zehrin yiyecek yoluyla verildiğine inanıyor.

    Budanov, ağustos ayında eşinin kendisiyle birlikte “ofisinde” yaşadığını ve güvenlik nedeniyle işgalin başlangıcından bu yana yanından ayrılmadığını söyledi.

    30 yaşındaki eşi Budanova, psikoloji yüksek lisansı yaptı, Kiev Belediye Başkanı’nın danışmanı olarak göreve başladı. 

    “10’dan fazla suikast girişimi önlendi”

    Yetkililer, Ukrayna’da oldukça saygın bir isim olan Budanov’a yönelik “10’dan fazla” suikast girişimini önlediklerini söyledi.

    Budanov’un askeri istihbarat biriminin, Rusya’ya karşı cephe gerisinde gerçekleştirilen çok sayıda sabotaj saldırısından sorumlu olduğu düşünülüyor.

    Moskova, Rusya’yı Kırım yarımadasına bağlayan Kerç köprüsünde Ekim 2022’de meydana gelen patlamaların arkasında GUR’un olduğunu savundu.

    REKLAM

    Rusya daha önce de zehirleme saldırılarıyla suçlandı; ancak Kremlin suçlamaları kesin bir şekilde reddetti. 

    Moskova tarafından vatana ihanetten mahkum edilen eski bir Rus askeri istihbarat subayı, İngiltere’de kızıyla birlikte 2018 yılında zehirlenmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Alman istihbaratı: Türkiye, Rusya, Çin İran ülkede önemli istihbarat faaliyeti yapanlar arasında

    Alman istihbaratı: Türkiye, Rusya, Çin İran ülkede önemli istihbarat faaliyeti yapanlar arasında


    Raporda, Almanya’da faaliyet gösteren Türk istihbaratının özellikle hedefinde hükümetin tehdit olarak gördüğü bütün muhalif grupların yer aldığı belirtilirken, bunların başında özellikle PKK ve Gülen grubunun geldiği bildirildi.

    Alman İç İstihbarat Servisi tarafından hazırlanan raporda, Türkiye, Rusya, Çin ve İran ülke topraklarında önemli istihbarat çalışması yapan ülkeler arasında gösterildi.

    “Almanya Federal Anayasayı Koruma Ofisi” resmi adıyla faaliyet gösteren iç istihbarat servisi, ülkedeki takip altına aldığı güvenlik açısından tehdit oluşturduğunu düşündüğü yabancı gruplarla ilgili 380 sayfalık kapsamlı bir rapor yayımladı.

    Raporda, Almanya’da faaliyet gösteren Türk istihbaratının özellikle hedefinde hükümetin tehdit olarak gördüğü bütün muhalif grupların yer aldığı belirtilirken, bunların başında özellikle PKK ve Gülen grubunun geldiği bildirildi.

    Raporda MİT’in diğer ekonomik, Almanya’daki siyasi, askeri ve teknolojik konularla da yakından ilgilendiği saptaması yapıldı.

    Raporda, Almanya’da faaliyet gösteren Türkiye bağlantılı Hizbullah, Milli Görüş Hareketi, Furkan, Ülkücüler, PKK, DHKP-C, TKP/ML, MLKP gibi örgütlerle ilgili iç istihbarat servisinin saptamaları ayrıntılı bir şekilde yer aldı.

    Rus istihbaratının etkisi son dönemde artıyor

    Alman iç İstihbarat Örgütü, Ukrayna’nın işgalinin ardından Rusya’nın Almanya’daki istihbarat faaliyetlerini arttırdığı uyarısında bulundu.

    Rusya’nın gelecekte daha saldırgan ve daha gizli casusluk faaliyetlerini artmasının beklediğini kaydedilen raporda, Moskova’nın bilgi toplama, toplumu etkileme ve sabotaj ve siber saldırı hedefleriyle casusluk faaliyetlerini artırabileceği bildirildi.

    Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, raporun önsözünde yaptığı açıklamada, “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı, Alman iç güvenliği için bir dönüm noktasını temsil ediyor. Savaş zamanında Kremlin, Rus gizli servisinin çalışmalarına güveniyor ” ifadesini kullandı.

    Alman hükümeti geçen hafta sunduğu ulusal güvenlik stratejisinde Moskova’yı “barışa yönelik en büyük tehdit” olarak hedef almıştı.

    Nisan ortasında Almanya, ülkedeki “istihbarat servislerinin varlığını azaltmak için” Rus diplomatları sınır dışı etti. Buna karşılık Rusya, misilleme olarak “yirmiden fazla” Alman diplomatı Rusya’dan sınır dışı etti.

    Sınır dışı edilen Rusların tam sayısı o sırada belirtilmemişti.

    Almanya ayrıca, Moskova’nın Rusya’daki kendi diplomatik temsilciliğine uyguladığı kısıtlamalara misilleme olarak mayıs ayı sonunda topraklarında bulunan beş Rus konsolosluğundan dördünü kapatma kararı aldı.

    2022 baharında Almanya, güvenliği için tehdit oluşturduğunu söylediği yaklaşık 40 Rus diplomatı sınır dışı etmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yeni İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın iki günde iki kez İstihbarat’a gitmesi neden önemli?

    Yeni İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın iki günde iki kez İstihbarat’a gitmesi neden önemli?


    T24 yazarı Tolga Şardan, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın ikinci turda yüzde 52.18’le kazandığı cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası oluşturulan yeni kabinede İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen Ali Yerlikaya‘nın son adımlarını köşesine taşıdı. 

    Yerlikaya’nın bir yandan hükümet çalışmalarına katıldığını, diğer yandan da kurumsal faaliyetlerini yürüttüğünü dile getiren Şardan, yeni bakanın bu kapsamda önceki gün Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş ve yardımcılarıyla bir araya geldiğini söyledi:

    Görüşmede ilginç bir durum yaşandı. Soylu döneminde hem Soylu’ya hem de kurumsal çalışmalara uzak kalan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan da Yerlikaya ile bir araya geldi. Hatırlanacağı üzere, Soylu ile Çalışkan arasında uzun soluklu gerginlik yaşanmıştı.”

    İSTİHBARATA İKİ GÜNDE İKİ KEZ GİTTİ

    Şardan, devamında Yerlikaya’nın göreve gelmesinden hemen sonra iki gün içinde iki kez Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı’na gitmesinin dikkati çektiğini belirtti:

    “Büyüteç’te salı günü Eski Bakan Soylu’nun, Yerlikaya hakkında özel dosya hazırlayıp Cumhurbaşkanlığı’na götürdüğünü aktarmıştım. Soylu’nun söz konusu dosyayı Emniyet İstihbarat Başkanlığı üzerinden yaptığı ortaya çıkmıştı.

    İşte bu nedenle Yerlikaya’nın iki günde iki kez aynı birime gitmesi önemli. İlk gün İstihbarat Başkanlığı’na giden Yerlikaya çarşamba gecesi yine aynı birimdeydi. 

    Beraberinde Emniyet Genel Müdürü Aktaş’la birlikte Yıldız’daki yerleşmeye giden Yerlikaya, Türkiye’deki terörle mücadele başta olmak üzere suçlarla mücadele konusunda başkanlık yönetiminden bilgi aldı.”

    Yazının tamamı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’de askeri belgeleri sızdıran ulusal muhafız istihbaratçısı gözaltına alındı

    ABD’de askeri belgeleri sızdıran ulusal muhafız istihbaratçısı gözaltına alındı


    ABD ordusuna ait askeri bilgileri internette ifşa eden Massachusetts Ulusal Hava Muhafızlarının istihbarat kanadı üyesi 21 yaşındaki Jack Teixeira göz altına alındı.

    ABD Adalet Bakanı Merrick Garland, yaptığı basın açıklamasında, “Bugün Adalet Bakanlığı, Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri Ulusal Muhafızlarının bir çalışanı olan Jack Teixeira’yı, gizli ulusal savunma bilgilerinin izinsiz çıkarılması, saklanması ve iletilmesi iddiasıyla ilgili bir soruşturmayla bağlantılı olarak gözaltına aldı.” ifadesini kullandı.

    Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve kolluk kuvvetlerince gerçekleştirilen gözaltı işleminin “olaysız şekilde” sonuçlandığını aktaran Garland, davanın Massachusetts Bölge Mahkemesinde görüleceğini bildirdi.

    Garland, FBI’ya, Adalet Bakanlığı savcılarına ve Savunma Bakanlığına “davayla ilgili gayretli çalışmaları için” teşekkür ederken, soruşturmanın devam ettiğini kaydetti.

    Gizli bilgiler nasıl dışarı sızdırıldı?

    Bu arada New York Times gazetesi, çevrim içi bir grubun lideri olduğu anlaşılan Teixerira’nın ABD ordusuna ait bilgileri bu grupta paylaştığını duyurdu.

    İnternete sızdırılan belgelerde, Rusya ile savaşta olan Ukrayna’nın savunmasındaki potansiyel güvenlik açıklarına ve ülkede aktif olduğu iddia edilen Birleşik Krallık özel kuvvetlerinin sayısıyla ilgili bilgilere yer verildiği ortaya çıkmıştı.

    Teixeira’nın gizli belgeleri, Thug Shaker Central isimli çevrim içi grupta, farklı ülkelerden çoğu 20-30 yaş arası 25 aktif üyeyle paylaştığı tahmin ediliyor.

    New York Times’ın haberine göre, federal müfettişler, Teixeira’nın aylar öncesinden başlayarak söz konusu sohbet grubunun platformuna yüzlerce sayfalık istihbarat brifinglerini yüklediği ve grup üyelerine dünyadaki olaylardan haberdar olmanın önemi konusunda dersler verdiğini belirledi.

    Söz konusu sızıntı, ilk defa, grubun bazı üyelerinin belgelerin bir kısmını halka açık bir çevrim içi forumda yayımlamasıyla ortaya çıkmıştı.

    Daha önce, Pentagon’u sarsan sızıntılardan “endişelendiğini” ifade eden ABD Başkanı Joe Biden, Dublin ziyaretinde gazetecilere verdiği demeçte, “Bildiğiniz gibi, istihbarat topluluğu ve Adalet Bakanlığı ile tam kapsamlı bir soruşturma sürüyor ve sonuca yaklaşıyorlar.” demişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD, Çin’e ait ‘casus balonu’ savaş uçağıyla vurarak düşürdü; Pekin tepki gösterdi

    ABD, Çin’e ait ‘casus balonu’ savaş uçağıyla vurarak düşürdü; Pekin tepki gösterdi


    ABD hava sahasındaki Çin “casus balonu” Amerikan ordusu tarafından vurularak düşürüldü. Pekin, ABD’nin istihbarat amaçlı olduğundan şüphelendiği balonunu düşürmesini protesto etti.

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın, Çin’in başkenti Pekin’e yapacağı ziyaretini ertelemesine neden olan ABD semalarındaki Çin “casus balonu” Amerikan karasularında Atlantik okyanusu üzerine çıktığında Amerikan ordusuna ait jet uçaklar tarafından vurularak düşürüldü.

    “Üç okul servisi otobüsü büyüklüğünde” olduğu ve 60 bin fit yükseklikte uçtuğu belirtilen balondan geriye kalan enkazın çıkarılması çalışmaları devam ediyor.

    Balonun düşürülmesi operasyonu için yerel saatle 13.50’de ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), “Savunma Bakanlığının güvenlik çabalarını desteklemek için” Kuzey ve Güney Carolina eyaletlerindeki üç havaalanından kalkış ve varış seferlerini durdurduğunu, hava sahasının da uçuşa kapatıldığını açıklamıştı.

    Çin Dışişleri Bakanlığı ise balonun vurulmasına tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Çin, ABD’nin sivil insansız hava aracına güç kullanması karşısında derin hoşnutsuzluk içindedir ve saldırıyı protesto etmektedir.” ifadelerine yer verildi.

    Çin tarafının, Washington’ı, hava aracının sivil amaçlı olduğu, zorlayıcı sebeplerle Amerikan hava sahasına girmesinin tamamen tesadüf eseri olduğu konusunda bilgilendirdiğini ve meselenin sakin, profesyonel ve itidalli şekilde ele alınmasını açıkça talep ettiğinin vurgulandığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü, balonun yerdeki personele askeri veya fiziksel tehdit oluşturmadığını söyledi. Bu şartlar altında, ABD tarafı güç kullanmakta ısrar ederek aşırı bir tepki verdi ve uluslararası kural ve teamülleri açıkça ihlal etti.”

    Açıklamada, Çin’in, olaydan zarar gören şirket ve kurumlarının meşru haklarını ve çıkarlarını koruyacağı ve gerekli tepkileri verme hakkını saklı tuttuğu belirtildi.

    ABD ile Çin arasında ‘Casus balon’ krizi

    ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), 2 Şubat’ta Çin’e ait olduğu iddia edilen yüksek irtifa istihbarat balonunun ABD ana kıtası üzerinde uçuş yaptığını ve Amerikan ordusunun balonu takip ettiğini açıklamıştı.

    Çinli yetkililer balonun Çin’e ait sivil bir hava aracı olduğunu, meteorolojik araştırma için kullanıldığını, rüzgarlarla sürüklenerek yanlışlıkla ABD hava sahasına girdiğini belirtmişti.

    ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri ise “Çin’in açıklamasının farkındayız ancak bunun bir gözetleme balonu olduğunu biliyoruz.” ifadesini kullanmıştı.

    Balon krizi üzerine ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da 5-6 Şubat’ta Pekin’e yapacağı ziyareti erteleyeceğini açıklamıştı. Başkan Biden da bugün konuya ilişkin ilk yorumunu yaparak, “(Casus balonun) İcabına bakacağız.” demişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin FSB’ye sınırlarda ve toplum içinde kontrolün arttırılması talimatı verdi

    Putin FSB’ye sınırlarda ve toplum içinde kontrolün arttırılması talimatı verdi


    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Federal Güvenlik Servisi’ne (FSB) “yurt içi ve dışındaki vatan hainlerine” karşı Rus toplumunda ve sınırlarda denetimi arttırmaları talimatını verdi.

    Putin ülke genelinde kutlanan Güvenlik Hizmetleri Günü öncesinde yaptığı konuşmada “yeni tehditlerin oluşumunun” daha büyük bir istihbarat faaliyetine ihtiyacı arttırdığını söyledi.

    Sınırlardaki çalışmaların yoğunlaştırılmasını isteyen Putin “(Sınırı) ihlal etmeye yönelik her türlü girişim, mobil eylem birimleri ve özel kuvvetler de dahil olmak üzere elimizdeki tüm güçler ve araçlar kullanılarak hızlı ve etkili bir şekilde engellenmelidir.” diye konuştu.

    Toplumun kontrolü sıkılaştırılacak

    Putin, toplumun kontrolünü sıkılaştırmak amacıyla FSB’ye operasyonel, teknik ve personel potansiyelini azami ölçüde kullanmalarını da emretti.

    Kremlin tarafından sağlanan ve Reuters tarafından tercüme edilen konuşma metnine göre Putin “Yabancı özel servislerin eylemlerini ciddi bir şekilde bastırmak, hainleri, casusları ve sabotajcıları hızla tespit etmek gerekiyor.” diye konuştu.

    Sovyet döneminin istihbarat servisi KGB’nin ana halefi olan FSB, Rusya’da ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinde geniş bir gözetleme ve sansür aygıtı olarak faaliyet gösteriyor. 

    Putin’in yandaşı Aleksander Bortnikov tarafından yönetilen FSB, son talimatlar uyarınca kitlesel toplantılar, stratejik tesisler ve enerji altyapısı üzerindeki denetimini de arttıracak.

    Savaşın başlamasından bu yana Rusya’da yapılan gösteriler ve muhalif girişimler hızla bastırıldı ve eylül ayında Putin’in 300 bin kişilik askeri seferberliğini kınayan protestolarda bin 300’den fazla kişi gözaltına alındı.

    Putin’den itiraf: Ukrayna’da durum son derece zor

    Ukrayna’nın işgaline dair nadir bir itirafta bulunan Putin, Moskova’nın Eylül ayında ilhak etmek için harekete geçtiği Ukrayna’ya ait bölgelerindeki durumun “son derece zor” olduğunu söyledi ve FSB’ye orada yaşayan insanların “güvenliğini” sağlama talimatı verdi.

    “Onların güvenliğini azami ölçüde sağlamak, hak ve özgürlüklerine saygı göstermek için gereken her şeyi yapmak sizin görevinizdir” diyen Putin daha fazla “modern ekipman ve silah” sözü verdi.

    Rusya’nın Ukrayna’yı işgali 10. ayına girerken, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da yaşanan en büyük çatışmada on binlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarcası evlerinden oldu ve birçok şehir harabeye döndü. 

    Moskova, işgali komşusunu silahsızlandırmak ve askerden arındırmak için yapılan “özel bir operasyon” olarak tanımlarken, Kiev ve Batı’daki müttefikleri bunu toprak ele geçirmek için kışkırtılmamış bir savaş olarak nitelendiriyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***