Etiket: İstanbul

  • Time Out dünyanın en iyi 53 şehrini seçti: Edinburgh ilk sırada

    Time Out dünyanın en iyi 53 şehrini seçti: Edinburgh ilk sırada


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kazdıkça tarih çıkıyor: Osmanlı’ya ait mahalle, Bizans’tan kalma duvarlar bulundu

    Kazdıkça tarih çıkıyor: Osmanlı’ya ait mahalle, Bizans’tan kalma duvarlar bulundu


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kocaeli’nde yapılmasına izin verilmeyen festival İstanbul’da gerçekleşecek

    Kocaeli’nde yapılmasına izin verilmeyen festival İstanbul’da gerçekleşecek


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Asimilasyona direnen Kürt kadınlar: Dilimiz kimliğimizdir

    Asimilasyona direnen Kürt kadınlar: Dilimiz kimliğimizdir


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Karadeniz’e dökülen deniz mayınları güvenlik ve ekonomik açıdan ne gibi tehditler yaratıyor?

    Karadeniz’e dökülen deniz mayınları güvenlik ve ekonomik açıdan ne gibi tehditler yaratıyor?


    Ukrayna, Rus gemilerinden yapılacak çıkartmayı önlemek için Karadeniz kıyısında bulunan Odessa kentinde kıyılara mayın döşedi. Fırtına sonrası kopan mayınların Türkiye kıyılarına ulaşması tedirginliğe yol açtı.

    Geçtiğimiz günlerde Milli Savunma Bakanlığı, Boğaz’da görülen mayının imha edildiğini açıklamış, daha sonrasında ise İğneada açıklarında yeni bir mayın bulunduğunu duyurmuştu.

    Sualtı Savunma Timlerince (SAS) yapılan çalışmalar sonucunda İğneada açıklarında tespit edilen mayın etkisiz hale getirildi.

    Net bir rakam olmasa da Ukrayna’nın döşediği eski tip 420 mayının bulunduğu tahmin ediliyor. Ve bu durum hem Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler için hem de dünya ülkeleri açısından endişe yaratıyor.

    Emekli Deniz Kurmay Albay Yrd. Doç. Dr. Bülent Şenses ve Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Yörük Işık, denizdeki mayınların Türkiye ve uluslararası toplum açısından olası risklerini euronews’e değerlendirdi.

    Emekli Deniz Kurmay Albay Yrd. Doç. Dr. Bülent Şenses, Rusların Odessa’ya çıkarma yapmasını engellemek amacıyla mayınların Ukraynalılar tarafından döşendiğini söylüyor.

    Uluslararası hukuka ve kurallara göre Ukrayna’nın nereyi temizleyip kirlettiğini söyleme zorunluluğu var fakat savaş nedeniyle bu bilgiyi paylaşması imkansız. Çünkü böyle bir durumda Ruslar mayınları tarar ve çıkarma kaçınılmaz olur.

    ”Bir kere bunlar Ukrayna mayınları, Ruslar çıkarma yapmasın diye atıyorlar. Ve bunlar Ukrayna’nın Odessa civarına döktüğü demirli mayınlar. Uzun zaman önce döktükleri tahmin ediliyor ama ikinci dünya savaşından sonra da o kanal içinde bulunan mayınların hepsini temizleyemediler. İki türlü mayın var, demirli mayın ve dip mayını. Dip mayınları ellibeş metreye kadar, demirli mayınlar ise daha derinlere atılır. Bu bizim gördüklerimiz demirli mayınlar. Bu savaş başlamadan yaklaşık altı gün önce Karadeniz’de Odessa suları civarında Kırım’ın batısında kalan sahada Rus donanması bir abluka sahası ilan etti. Yani tam olarak ilan etmese de örtülü bir ablukaydı. Ve sonra tatbikat yapıp orayı kilitledi. Birinci ihtimal o günden sonra Ukraynalıların döktükleri mayınları taradılar. Dikkat ederseniz Rusların giremediği Karadeniz kıyısında sadece Ukrayna sahası kaldı, belli ki mayın taraması yapıyorlar. Ya tarayamadılar ya da tararken bazı mayınları kaçırdılar. Ve o mayınlar şimdi akıntıyla bize doğru geliyor. İkincisi Ukraynalılar dökerken teknik olarak telleri iyi saklayamamışlardır. Ya da bunların bazı yerleri paslandı ve atıldıktan sonra bu demirli mayınlar tellerinden koptu.”

    Her ne kadar 400’den fazla mayının kopmuş olabileceği dillendirilse de Emekli Deniz Kurmay Albay Bülent Şenses, bunun imkansız olduğu görüşünde. Şenses’e göre kopan mayın sayısı maksimum on-onbeş arasında.

    ”400’den fazla olduğu söyleniyor ama o kadar mayının kopmuş olması çok zor. Ve bu yaklaşma sularına dökülmüştür, Karadenizin tamamına dökülmedi. Yani ne kadar tehlike olursa olsun 40 mayının gelmesi gibi bir rakam yoktur, sayı on-onbeş arasıdır. Bunlar yavaş yavaş bulunacak. Bununla yaşayacağız ama Deniz Kuvvetleri’nin oraya gönderdiği birliklerin de ne kadar yoğunlukta olduğunu biliyorum. Orada inanılmaz büyüklükte bir çalışma var. Şunu söylüyorum, dünyanın en iyileri orada. Biraz bekleyelim, askerler işini yapsın. Kirli bir saha varsa Ukraynalıların bunu deklare etmeyeceğini hepimizin kabul etmesi lazım. Çünkü savaş var. Bu gelenekseldir, Ukrayna çaresiz.”

    Türkiye’nin mevcut çalışmalarını yeterli ve yerinde bulan Emekli Deniz Kurmay Albay Yrd. Doç. Dr. Bülent Şenses, sayının artması halinde Türkiye’nin olası koşulları değerlendireceğini ifade ediyor.

    ”İki mayını bulduk ama ilerleyen zamanlarda baktık ki sayı artıyor işte o zaman bir dakika denilir. Kimse de değer mi değmez mi sorusunu sormadan geçmez. Yani değmeyeceği zamanda dururlar. Ama şuan bu aşamada değiller. Boğazların kapatılması gibi bir tehlike görmüyorum açıkçası. Rus donanması o mayınların hepsinin tellerini kesse onbeşten fazla kaçmaz. Şu anda risk yönetildiğini herkes görmeli.”

    Uluslararası ilişkiler uzmanı ve aynı zamanda Rusya-Ukrayna çalışan Dr. Yörük Işık ise her ne kadar fiziksel olarak bulunan mayın sayısı fazla olmasa da büyük bir tehditle karşı karşıya kalındığı kanaatinde.

    420 mayının koptuğuna dair olan iddiaları ise Rus propagandası olarak görüyor:

    ”420 mayın olduğu söyleniyor bence bu Rus propagandası. Rusların bunu bilmelerine imkan yok eğer böyle bir sayı veriyorlarsa demek ki kendileri bırakmış. Bunu da geçtim böyle bir sayının kopmuş olmasına da imkan yok. Bu giden mayınlar eski Sovyet tipi mayınlar. O yüzden çok sert hava koşullarında kopmuş olma ihtimali var ama kolay kolay kopacak bir durum da yok. Bu ihtimal de sıfır değil bir kaç tanesi kopmuş da olabilir. Ama bunun Rusya tarafından yayımlandıktan sonra ortaya çıkmış olması da şüpheli. Bu mayınların Karadeniz’e hukuksal olarak Ukrayna’yı zor durumda bırakmak için Rusya tarafından bırakılmış olma ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Romanya’da bulunan mayının üzerindeki yazılardan Ukrayna’ya ait olduğunu görüyoruz ama bunlar o kadar yeniki.”

    Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Yörük Işık’a göre Rusya, Ukrayna’nın bu mayınlarla savaş suçu işlediğine dair bir algı yaratma çabasında.

    ”Ukrayna Odessa limanını mayınladı, Rusya’nın operasyon yapmama sebebi de bu. Ama bu mayınların illa ki ordan kopup geldiğini düşünmüyorum. Rusya donanması bu mayınlama operasyonu nedeniyle çıkarma yapamayınca Ukrayna’ya karşı psikolojik haberler yaptırma savaşına girdiğine inanıyorum Kendisi savaş suçları işlediği için, Ukrayna’nın 1907 Lahey Anlaşması’nı bozduğuna dair hava yaratmak için bir hikaye uydurulduğuna inanıyorum. Ama bu görünen üzerinden bir değerlendirme.”

    Konumu sebebiyle kopan mayınlar Türkiye’yi daha fazla tehdit etse de bütün uluslararası toplumun tehlikede olduğunu söylüyor Yörük Işık.

    ”Eğer daha fazla mayın ortaya çıkarsa Köstence Limanı trafiği durur. Ekonomi ve ticaret etkilenir.”

    Bununla birlikte ticari ve ekonomik faaliyetlere de yansımasının olacağını ifade eden Işık, eğer daha fazla mayın çıkarsa örneğin Köstence Limanı’ndaki trafiğin duracağını belirtiyor.

    ”Gemileri geçen bütün şirketler ve onun taşıdığı bayraklar tehlike altında. Tabi mayın direkt olarak Boğaz’a girerse İstanbul’u etkileyen bir şey olabilir ama buradaki trafiği düşündüğümüz zaman bu mayınların hangi ülkenin gemisine zarar vereceğini bilemeyiz. Bununla birlikte bu durum İstanbul merkezli ve Karadeniz’deki balıkçılar için bir sorun. Ticaret duruyor. Bununla birlikte Rusya yaptırımlar nedeniyle kendisi zorlanınca, buradaki uluslararası operasyonu da israf edecek bir olay yaratmış olabilir. Eğer daha fazla mayın ortaya çıkarsa Köstence Limanı trafiği durur. Ekonomi ve ticaret etkilenir. Direkt olarak Türkiye olacak denilemez ama bütün gemiler ve dolaylı yoldan tüm ülkeler etkilenir.”

    NATO ülkeleri içinde mayın tehlikesine karşı en hazır ülkenin Türkiye olduğunu da sözlerine ekleyen Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Yörük Işık, aktif olarak Türkiye’nin adımlarının yerinde olduğunu aktarıyor.

    ”Türkiye bu mayınlara en hazır ülke NATO içinde. 11 tane mayın arama gemisi var ve hep hazır durumda. En hazırlıklı ülkelerden biri ve çalışmaları da görüyoruz gemilerinin. Aktif olarak Türkiye kendi savunması içinde üzerine düşeni yapıyor. Ama en profesyonel ekipler bile hava koşulları nedeniyle bunları bulmak da zorlanabilir. Şanssızlık olup da bir geminin mayına çarpma ihtimali var ve dikkatli olmak zorunda. Önemli bir tehdit ama derecesini söylemek için erken. Fakat Türkiye’nin şimdiki ilerleyişi doğru ve yerinde. Daha da ileriye giderse NATO’nun tatbikat gücünü ister. Bununla birlikte bu gemiler ve personelin aylarca çalışması imkansız, para da gerektiriyor. Ama olay büyürse uluslararası destek istenebilir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya: ‘İstanbul’daki müzakereler ne çok umut vericiydi ne de bir atılım sağlanabildi’

    Rusya: ‘İstanbul’daki müzakereler ne çok umut vericiydi ne de bir atılım sağlanabildi’


    Kremlin yönetimi, Ukrayna ile Rusya delegasyonları arasında dün İstanbul’da gerçekleştirilen müzakerelerin ne “çok umut verici” geçtiğini ne de bir “atılım” sağlandığını duyurarak müzakerelerde ilerleme umutlarını azalttı.

    Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitri Peskov gazetecilere verdiği demeçte, “Şu anda çok umut verici bir şey veya herhangi bir atılım bildiremiyoruz. Yapılması gereken çok iş var” dedi.

    Yine de Ukrayna tarafının “sonunda önerilerini somut bir şekilde formüle etmeye ve yazılı hale getirmeye başladığını” belirten Peskov bu durumu “olumlu” olarak nitelendirdi.

    Müzakerelerin “ihtiyatlı bir şekilde” gerçekleşmesi gerektiğine inandıklarının da altını çizen sözcü, “Müzakerelerin konuları hakkında kamuoyuna açıklama yapmaktan dikkatli bir şekilde kaçınıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Peskov’un açıklamaları İstanbul’daki müzakerelere katılan Rus yetkililerin çok daha olumlu olanlarıyla tezat biri durumu da ortaya koydu.

    Görüşmelerin sonunda, Rus heyetinin başkanı ve Kremlin temsilcisi Vladimir Medinski, “önemli görüşmeler” yapıldığını bildirmiş, Ukrayna’nın bir anlaşma için “açık” tekliflerinin “çok yakında incelenip Vladimir Putin’e sunulacağını” söylemişti.

    Rusya Savunma Bakan Yardımcısı da Moskova’nın Ukrayna’nın kuzeyindeki “Kiev ve Çernigiv bölgesindeki askeri operasyonlarını radikal bir şekilde azaltacağını” açıklamıştı.

    Bu açıklamalar, Batılı başkentler tarafından şüpheyle karşılanmış, Moskova “iyi niyet maskesi arkasında müzakere edilmiş bir çözüm aramamakla” suçlanmıştı.

    Ukrayna’nın Çernigiv valisi de Rusya’nın sözüne rağmen bombalamaların “bütün gece” gerçekleştiğini söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Batı’nın yaptırımları sonrası Rus zenginler İstanbul ve Dubai’de emlak almak için sıraya mı girdi?

    Batı’nın yaptırımları sonrası Rus zenginler İstanbul ve Dubai’de emlak almak için sıraya mı girdi?


    Emlak şirketlerine göre Rus zenginler, Ukrayna’nın işgalinin ardından Batı’dan gelen yaptırımlardan kaçmak için artık Türkiye’de İstanbul ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) Dubai’de taşınmaz almak için paralarını harcıyor.

    İstanbul’daki “Golden Sign” isimli emlak şirketinin yöneticisi Gül Gül, Reuters’e yaptığı açıklamada, Rus vatandaşlarına her gün 7 veya 8 emlak sattıklarını belirterek, “Onlar nakit para ödüyor. Banka hesabı açıyorlar veya ülkeye altın getiriyorlar.” dedi.

    Gül, kendilerine başvuranları “oligark” değil “zengin Rus vatandaşları” olarak niteledi. Rusların Türkiye’ye para getirmenin yolunu bir şekilde bulduğunu kaydeden Gül, “Aynı anda üç dört daire alan müşterilerimiz var.” ifadesini kullandı.

    Dubai’deki “Modern Living” adlı emlak şirketinin temsilcisi Thiago Caldas, Rusça bilen üç kişiyi son dönemde işe aldığını belirterek, Rus zenginlerin bu kentte emlak satın almak için gösterdikleri ilgiyi özetledi.

    Savaşın başlamasından önce zengin Rusların bir bölümünün paralarını yurt dışına çıkartmaya başladığını belirten Caldas

    “Ukrayna’nın işgalinin başında, biz bölgede bir kampanya başlattık. Bize başvuranların sayısı, normal zamandan 10 kat daha fazla arttı.” dedi.

    Reuters haberinde, Türkiye’nin işgali kınamasına rağmen Ankara’nın BM’nin Moskova’ya yaptırım uygulamasına karşı çıktığını ve Rusya ile Türkiye arasındaki doğrudan uçuşların devam ettiğini aktardı.

    Rusların, İran ve Iraklıların ardından uzun süredir Türkiye’de emlak satın aldığı belirtilen Reuters’in haberinde, emlak şirketleri temsilcilerinin görüşlerine atıfta bulunularak bu ilginin son haftalarda çok daha fazla arttığı aktarıldı.

    Türkiye İstatistik Kurumu’na göre, Rusların Ukrayna sınırına yaptığı yığınağı sürdürdüğü şubat ayında Ruslara satılan emlak sayısı geçen yıl aynı döneme oranla 2 misli artarak 509’a çıktı.

    Bu verilen bilginin Batı yaptırımlarından önce olduğu düşünüldüğünde, şu andaki rakamın bundan çok fazla olduğu tahmin ediliyor.

    Türkiye’de inşaat yapan ve genelde yabancılara emlak satan bir şirketin temsilcisi İbrahim Babacan, geçmişte Rus vatandaşların Akdeniz’de kıyısı bulunan Antalya’dan ev satın almak isteğini hatırlatarak, şu andaki eğilimin İstanbul’a yöneldiğini söyledi.

    Ev alan Ruslar konuşmak istemiyor

    Reuters, ev satın alan Rus vatandaşların ise durumun hassasiyeti yüzünden açıklama yapmaktan kaçındığını bildirdi.

    Türkiye, 250 bin dolara taşınmaz alanlara oturma izni verirken, üç yıl boyunca bu taşınmazı tutanlar vatandaşlık için başvurabiliyor. BAE’de ise 205 bin dolara satın alınan ev karşılığı üç yıl oturma vizesi almak mümkün.

    Genelde Rus müşterilere yönelik çalışan ve Moskova ile Berlin’de şubeleri bulunan emlak şirketi Tranio’nun temsilcisi Elena Milishenkova, “Yatırımcılar, sermayelerini güvence altına almak ve BAE’de oturma izni almanın yollarını arıyor.” diyerek, BAE’ye yönelik ilginin nedenini özetledi.

    Milishenkova, şirketinin, bu yıl ilk üç ayında, geçen yılın aynı dönemine oranla Dubai’den emlak satın almak isteyenlerden üç misli daha fazla talep aldığını belirtti.

    “Kripto parayı nakit paraya çeviriyorlar”

    BAE’deki Royal Home emlak şirketi pazarlamacısı Elena Timchenko, Dubai’de banka hesabı bulunan Rusların burada emlak satın almasının kolay olduğunu belirterek, burada banka hesabı olmayanların yakın arkadaşlarından yardım istediğini bununla birlikte son dönem para çıkartmakta zorlananların da bulunduğunu kabul etti.

    Türkiye’ye son dönemde gelen Rusların yine yaptırımlar yüzünden banka transferlerinde sıkıntılar yaşadığı belirtilen araştırmada, Visa ve Mastercard gibi kredi kartlarını kullanamamanın da bu sıkıntıları artırdığı aktarıldı. Türkiye’nin OECD bünyesinde faaliyet gösteren Mali Eylem Gücü’nün (FAFT) izlemeye aldığı ülkeler arasında olduğu da hatırlatıldı.

    Reuters’in araştırmasında emlakçıların, önemli miktarda Rus müşterilerinin kripto paralardan çevrilen nakit paralarla da ev satın aldığı yolundaki görüşlere yer verildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 2. Kürt Film Festivali ‘Kurdên Êzidî’ filmiyle 24 Mart’ta başlayacak

    2. Kürt Film Festivali ‘Kurdên Êzidî’ filmiyle 24 Mart’ta başlayacak


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’ye ambargo uygulayan Kanada, Ukrayna’ya Bayraktar kameraları gönderecek

    Türkiye’ye ambargo uygulayan Kanada, Ukrayna’ya Bayraktar kameraları gönderecek


    Kanada yönetimi, Türkiye’ye satmadığı Bayraktar Silahlı İnsansız Hava Araçları’nda (SİHA) kullanılan kameraların Ukrayna’ya sağlanacak askeri ve mali yardım kapsamında gönderileceğini açıkladı.

    Türkiye’nin ürettiği Bayraktarların kamera ve motorlarını temin eden Kanada, Ermenistan Azerbaycan Savaşı’nda bu araçların kullanılmasından dolayı Türkiye’ye ihracat yasağı getirmişti.

    Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Kiev’e askeri ve mali yardımda bulunma kararı alan Ottawa yönetimi, Ukrayna’nın da satın aldığı Türk SİHA’larının kamera ihtiyaçlarının karşılanacağını açıkladı.

    Hükümetin Ukrayna’ya 50 milyon dolarlık yeni askeri ve insani yardım sağlayacağını duyuran Başbakan Justin Trudeau, bu miktarın bir kısmının Ukrayna’nın Bayraktar TB2 SİHA’ları için güvenlik kameraları satın almak için kullanılacağını ifade etti.

    Türkiye’de üretilen Bayraktar TB2 şu ana kadar Azerbaycan, Ukrayna ve Polonya gibi birçok ülkeye satıldı. 2019’dan beri Ukrayna’nın satın aldığı SİHA’lardan Kiev’in elinde 50 adet bulunuyor. Ukrayna’ya gidecek askeri yardımda bu kameralardan 30 ila 40 adet bulunması öngörülüyor. Fakat bu kameraların ne zaman üretileceği ve Ukrayna’ya teslim edileceği konuları netliğe kavuşmamış durumda.

    “Kanada çifte standart uyguluyor”

    Nisan 2021’de patlak veren Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki savaşta Bayraktar TB2’ler kullanılmış ve Azerbaycan’ın savaşı kazanmasında önemli rol oynamıştı. Kanada Dışişleri Bakanı Marc Garneau ise Azerbaycan’ın SİHA’ları kullanmasının “ne Kanada dış politikası ile ne de Türkiye’nin verdiği kullanım güvenceleri ile örtüştüğünü” ileri sürerek kameraların Türkiye’ye ihracatını durdurma kararı almıştı.

    Bir NATO müttefiki olan Türkiye, Kanada’nın kararına sert tepki göstermiş, ambargonun Türkiye ve SİHA müşterileri için ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda uyarmıştı.

    Türk yetkililer, Ottawa’nın Suudi Arabistan’a askeri ihracata izin vermeye devam etmesi nedeniyle Kanada’yı çifte standart uygulamakla da suçlamıştı. İnsan hakları konusunda kötü bir sicile sahip olan Suudi Arabistan, 100 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan Yemen’deki savaşta kilit rol oynadı.

    Kanada üretimi kameralar, Amerikalıların “terörist hedefleri” vurmada kullandıklarını belirttikleri Predator SİHA’larında da kullanıldı. Ancak Afganistan, Somali, Pakistan ve Yemen’deki bu insansız hava aracı saldırılarında 10 bin ila 20 bin sivilin öldüğü tahmin ediliyor.

    Kanada yardımı Ukrayna’ya ne zaman ulaşacak?

    Kanada ordusu, Ukrayna’ya 100 tanksavar silahı ve 2 bin mermi mühimmatının yanı sıra birlikler için daha fazla koruyucu yelek gönderecek.

    Buna ek olarak, hükümet kasklar, gaz maskeleri ve gece görüş gözlükleri dahil olmak üzere Kanada’nın ölümcül olmayan yardım için 25 milyon dolar sağlayacağını duyurdu. Ancak bu teçhizatların Kanada Kuvvetleri ekipman envanterinden gelmeyeceği, çeşitli şirketlerden ve tedarikçilerden satın alınacağı belirtildi. Uzmanlar bu nedenle satın alım ve tedarik konusunda gecikmelerin yaşanabileceğini ifade ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İstanbul Kürt Film Festivali’nin 2’ncisi 24 Mart’ta başlıyor

    İstanbul Kürt Film Festivali’nin 2’ncisi 24 Mart’ta başlıyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***