İstanbul Valiliği’nin yasak kararı nedeniyle bu yıl 25 Haziran’da İstanbul Nişantaşı’nda yapılan 21. LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nde gözaltına alınan 46 kişi hakkında, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasından soruşturma başlatılmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, söz konusu soruşturmanın “İstanbulpride, LGBTİQ+ Meclisleri, Lambda İstanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği, İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası ve HDK LGBTİ+ Meclisleri’ isimli oluşumlar organizesinde; sözde ’21. İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’ konulu toplanma çağrısı olayı ve sonrasında Şişli ilçesinde izinsiz basın açıklaması yapan grubun ‘Dönmeyiz dönüyoruz, yine döneceğiz-İstanbul Pride’ şeklinde yazıl pankart açılma” nedeniyle başlatıldığını bildirdi.
“ÜÇ ŞARTIN BİRLİKTE GERÇEKLEŞMESİ GEREKİYOR”
T24’ten Sibel Yükler’in haberine göre; soruşturmayı tamamlayan savcılık, 46 kişi hakkında kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığına karar verdi.
“’Kanuna aykırı toplantı ve gösteriye katılma, ihtara rağmen dağılmamaları halinde zor kullanmaya başvurulması, zor kullanmaya rağmen de gruptakilerin dağılmamakta ısrar etmesi” şeklindeki üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirten savcılık, “Ancak somut olayda kolluk güçlerinin ihtarından sonra grubun dağılması için ne kadar süre beklenildiğine yönelik bir belirleme olmadığı ve şüphelilere kolluk güçleri tarafından zor kullanılmaya başlandıktan sonra şüphelilerin dağılmamakta ısrar ettiklerine ve atılı suçun unsurlarının tamamının gerçekleştiğine dair kamu davası açmaya yeterli nitelikte delil bulunmadığına” karar verdi.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programı kapsamında yarın Vatan Caddesi’nde resmi tören geçişi düzenlenecek. Bu nedenle, tören geçişi sırasında Vatan Caddesi ve bağlantı yolları trafiğe kapatılacak.
İstanbul Valiliği, yarın sabah 06.00’dan tören sonuna kadar trafiğe kapatılacak yolları ve alternatif güzergahları açıkladı.
Valilikten yapılan açıklama şöyle:
“29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları dolayısıyla Vatan Caddesi ve bağlantı yolları Cumhuriyet Bayramı tören geçişi sırasında trafiğe kapatılacaktır.
29 Ekim Pazar günü sabah saat 06.00’dan tören süresince trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergâhlar şu şekildedir:
Türkiye’nin batı bölgeleri yağışlı havanın etkisi altına girdi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İstanbul ve Ankara ile Isparta, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Edirne, Tekirdağ ve Kırkalerli şehirleri için sağanak yağış uyarısında bulundu.
AFAD’DAN İSTANBUL’A UYARI
Meteoroloji’nin ardından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından İstanbul için yapılan uyarıda, “Sel, yıldırım ve su baskınlarına karşı dikkatli olunmalıdır” denildi.
İSTANBUL VALİLİĞİ’NDEN DE UYARI
İstanbul Valiliği, “Marmara Bölgesi’nde 28 Eylül 2023 (Perşembe) günü devam eden gök gürültülü sağanak yağışların akşam saatlerinden itibaren İstanbul il geneli, Yalova ve Kocaeli, gece saatlerinden sonra Sakarya çevrelerinde yerel kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Ani sel, su baskını, yıldırım yerel dolu yağışı, ani kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır” uyarısında bulundu.
Kaynak: Gerçek Gündem
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Serbest Düşünce Derneği, X hesabından yaptığı paylaşımda alkol yasaklarına karşı İstanbul-Kadıköy’de düzenledikleri “İçeceğini Al Gel” etkinliğinin kolluk kuvvetleri tarafından engellendiğini ve derneğin 3 üyesine idari işlem uygulandığını iddia etti. Paylaşımda 5326 sayılı kanunun “emre aykırı davranış” başlıklı 32. maddesi uyarınca uygulanan idari işleme itiraz edileceği söylendi.
Valilik duyurdu: İstanbul’da açık alanlarda alkollü içki tüketmek yasaklandı!Güncel
Derneğin X hesabından yapılan paylaşımda şöyle denildi:
“Bu akşam (09.09.2023) saat 18.00’de, İstanbul Valiliği’nin 18.08.2023 tarihli ‘alkol yasağı’ olarak medyada geniş yer bulan ve hukuka açıkça aykırı genelgesine karşı özgürlüklerimizle birlikte haklarımızı korumak için planlanan ‘İçeceğini Al Gel’ etkinliğimiz kapsamında toplandığımız Kadıköy-Moda Sahili’nde alkol tüketilmesi, kolluk kuvvetlerince engellenmiş ve derneğimizin 3 kurucu üyesine 5326 sayılı Kanunun “emre aykırı davranış” başlıklı 32. maddesi uyarınca idari işlem uygulanmıştır. Yönetim Kurulu Başkanımıza ve diğer kurucu üyelerimize uygulanan kanunsuz emir dayatması ve neticesinde uygulanan idari işlem kabul edilemezdir. Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve kanuna aykırı olan bu idari işlemle birlikte söz konusu genelgeye karşı her türlü yasal haklarımızı kullanacağımızı saygılarımızla bildiririz.”
Polislerin tuttuğu tutanak
KAMUYA AÇIK ALANLARDA AKOLLÜ İÇECEK TÜKETİLMESİNİ YASAKLAYAN BİR KANUNİ DÜZENLEME BULUNMUYOR
Konuyla ilgili Gerçek Gündem’e değerlendirmelerde bulunan Avukat Hüseyin Ersöz, açık alanda alkollü içecek tüketimi nedeniyle cezai işlem uygulanmasının keyfi bir durum olduğunu ve yasalara aykırı olduğunu anlattı:
‘‘İstanbul Valiliği genelgesi ile uygulanan kamuya açık alanlarda alkollü içecek tüketimi ile ilgili yasak Anayasa ve Kanunlara aykırıdır. Öyle ki, Anayasa’nın 13. Maddesinde temel hak ve özgürlüklerin ancak Kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir. Bir kişiye, ‘genel davranış özgürlüğü’ olarak nitelendirilebilecek, kamuya açık alanda alkollü içecek tüketimi nedeniyle cezai işlem uygulanması ve bir engellemeye maruz kalması keyfi bir durumdur. İdarenin kendisine Kanunla tanınmayan bir yetkiyi kullanması mümkün değildir. Kamuya açık alanlarda alkollü içecek tüketilmesini yasaklayan bir Kanuni düzenleme ise bulunmamakta.’’
Ersöz, bu cezaların iptali için yasal yollara başvurulması gerektiğini söyledi. Mahkemelerin tarafından iptal kararları verileceğini düşündüğünü belirten Ersöz, şöyle konuştu:
‘‘Bu çerçevede, İstanbul Valiliği tarafından yayınlanan genelge ile kolluğa verilen talimat yasadışı emir oluşturur. Kadıköy’de yaşanan olayda, içki içeceğini beyan eden kişilerin önce doktor kontrolüne sonrasında da polis merkezine götürülmesi, belirttiğim çerçevede Kanuna aykırı olması yanında ‘hürriyeti tahdit’ sonucunu dahi doğurabilecek bir olaydır.
Öyle ki, polisin kaynağını, Anayasa ve Kanundan almayan bir düzenleme ile özgürlükleri kısıtlaması, Ceza Kanunlarımızda düzenlenen suçları oluşturabilecektir. Bu durumda, bu uygulamaya maruz kalan kişiler, sorumlular hakkında ceza hukuku ve tazminat hukuku boyutuyla, yasal yollara da başvurabilirler.”
“BU DURUM HUKUK DEVLETİ OLMAKLA BAĞDAŞMAZ VE KİŞİLERİN HUKUK GÜVENLİĞİ’Nİ YAKINDAN İLGİLENDİRİR”
Ersöz, konunun hukuk güvenliği boyutuyla da ele alınması gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Kadıköy’de alkollü içki tüketenlere uygulanan bir idari para cezası bulunması halinde ise bu cezaların iptali için yine yasal yollara başvurulması mümkündür. Bu konuda, Mahkemeler tarafından iptal kararları verileceğini düşünüyorum. İstanbul Valiliği genelgesi, dar bir bakış açısıyla, kişilerin sadece alkol tüketimini yasaklayan bir olay olmayıp, Hukuk Devleti ve Hukuk Güvenliği ile ilgili de bir meseledir. Konun bu perspektifle ele alınası gerekir. Bugün, Anayasa’ya aykırı olarak getirilen alkollü içecek tüketimiyle ilgili yasaklamanın yerini, yeni genelgelerle başka yasakların da alması mümkündür. Bu durum Hukuk Devleti olmakla bağdaşmaz ve kişilerin Hukuk Güvenliği’ni yakından ilgilendirir.’’
Ne olmuştu?
İstanbul Valiliği’nin 17 Ağustos’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 39 ilçe kaymakamlığı, 39 ilçe belediye başkanlığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği genelgede kamusal alanda içki tüketiminin yasaklandığı söylenmişti.
Gelen tepkilerin ardından İstanbul Valiliği konuyla ilgili bir yazı yayımlamış ve yeni bir yasağın söz konusu olmadığı, yeni genelgenin “hatırlatma” niteliği taşıdığı söylenmişti.
İstanbul Valiliği’nden yapılan son açıklamada şu maddelere yer verilmişti:
“18 yaş altı çocuklara alkol satışının yapılmaması, Ruhsatlı alkol satışı yapılan lokanta ve restoranlar dışında 22.00 – 06.00 saatleri arasında perakende alkol satışının yapılamayacağı, Sarhoşluk sebebiyle halkın huzurunu bozacak şekilde hareket edilmemesi, Alkol satışı ve tüketilmesi; ruhsatı bulunan işletmeler dışında yapılmaması. (Park, piknik ve mesire alanları, sahil bandı, plaj vb. alanlarda) Bahsi geçen yerlerde emniyet, jandarma ve zabıta birimlerinin etkin denetimleriyle asayişi, halkımızın huzur ve güvenliğini bozacak olaylara meydan vermemesi hususlarında ilgili birimler talimatlandırılmıştır.”
Kaynak: Gerçek Gündem
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
İstanbul Barosu, valiliğin tepki çeken alkol yasağının ardından harekete geçti. Baro valiliğin genelgesinin iptali için dava açtı.
İstanbul Barosu İstanbul Valiliği’nin ‘alkol genelgesi’nin iptali ile yürütmesinin durdurulması için dava açtı. Baronun açıklamasında ‘özel yaşamın gizliliği’ne atıfta bulunuldu.
Baronun açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“30.08.2023 tarihinde İstanbul Valiliği tarafından alkol yasağı genelgesi olarak basın ve kamuoyunda yer alan “Alkol Satışı Ve Alkollü İçeceklerin Tüketimi” konulu 17.08.2023 tarihli genelge ile “alkol satışı ve tüketilmesi ruhsatı bulunan işletmelerin dışında park, piknik ve mesire alanı, sahil bandı, plaj vb. alanlarda çevrenin rahatsız edilmemesi, olumsuz görüntülerin oluşmasına mahal vermemek amacıyla alkol satışı ve tüketilmesinin önlenmesi, bahsi geçen yerlerde emniyet/jandarma ve zabıta birimleri tarafından sorumluluk alanlarında etkin bir şekilde denetimlerin yapılarak asayişi, halkımızın huzur ve güvenliğini bozacak olaylara meydan verilmemesi, Kanun, Yönetmelik ve Genel Emir hükümlerine uymayan kişiler ve işletmeler hakkında yasal işlem yapılması” istenilmiştir. Genelge ile Anayasa’nın 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. maddesi ile güvence altına alınmış olan özel yaşamın gizliliğine müdahale edilmektedir. Anayasa’nın 6. maddesi uyarınca “Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.” İstanbul Barosu olarak kişilerin yaşam biçimlerine müdahale eden bu genelgenin iptali ile yürütmesinin durdurulması istemli olarak İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nde 2023/1991 Esas numarası ile dava açılmıştır.”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Avukat Ersan Şen, İstanbul Valiliği tarafından açık alanda alkol tüketimini yasaklayan genelgeye ilişkin paylaşımda bulundu.
Şen, X hesabından yaptığı paylaşımda bu tür kısıtlamaların genelgeyle getirilemeyeceğini yalnızca Anayasa’nın 13’üncü maddesi çerçevesindeki kanunlarla mümkün olacağını söyledi.
Yerel seçim zamanı bu tür bir yasağın gündeme getirildiğine dikkat çeken Şen, “Seküler kesim böyle tuzağa düşüyor, böylelikle bu konu üzerinden başlıyor tartışma ve propaganda; İstanbul’u ayyaşlara mı teslim edeceksiniz, yoksa kıblesi belli olanlara mı? Böylece; kira ücreti, okul taşıma ücreti, bir litre süt fiyatı, 1 kg kıyma fiyatı, göçmen, yabancı istilası gibi konular unutulup, “ondan mısın bizden misin” seçimine zorlanıyor halk, bu arada Eminönü’nde röportajlar yapılır halk ikiye bölünür, böyle devam eder” dedi.
Şen’in açıklaması şöyle:
“İçki veya alkol yasağı; bu konu yeni değil, esasen malumun ilanı, gençlerin ve kamu sağlığının korunması amacıyla Anayasa m.13, 56 ve 58’e uygun olarak kanunla alkollü içecek satışına ve kullanılmasına sınırlama getirilebilir. Örneğin; 18 yaşını doldurmayanlara alkollü içecek satışı yasaktır, fakat kamu güvenliği ve asayişinin korunması gerekçesiyle alkollü içeceklere satış ve tüketilme yerleri ile ilgili sınırlama getirilmesi, Anayasa ve yasa dayanağından yoksundur. 2013 yılından bu tarafa tartışılan alkol ve içki yasağı hakkında işin hukuki yönü kısaca budur. Bu tür kısıtlamalar; ancak Anayasa m.13 çerçevesinde Anayasa ve kanunlarla mümkün olup, yönetmelikle ve hele genelge ile getirilemez. Önümüz belediye seçimlerinde bu konu tekrar gündeme geldi? Ne oluyor hemen tartışma başlıyor İran mı oluyoruz, Şeriat mı geliyor? Seküler kesim böyle tuzağa düşüyor, böylelikle bu konu üzerinden başlıyor tartışma ve propaganda; İstanbul’u ayyaşlara mı teslim edeceksiniz, yoksa kıblesi belli olanlara mı? Böylece; kira ücreti, okul taşıma ücreti, bir litre süt fiyatı, 1 kg kıyma fiyatı, göçmen, yabancı istilası gibi konular unutulup, “ondan mısın bizden misin” seçimine zorlanıyor halk, bu arada Eminönü’nde röportajlar yapılır halk ikiye bölünür, böyle devam eder. Laik olduğunu söyleyen arkadaşlar biraz akıllı davranın, her seçim aynısı, böl, parçala kutuplaştır. Devlet içkiden milyarlar tahsil ediyor, yasaklar mı? Yazar üstüne “sağlığa zararlıdır” aynen devam. Devlet memurunun maaşı, emeklinin maaşı nereden ödeniyor? Niye provoke oluyorsun? İçmek mi istiyorsun al içkini iç (burada içmeyi tavsiye etmiyorum, içki ve sigara sağlığa zararlıdır), araç kullanmiyorsun ki polis sana alkol testi yapsın sahilde, uzatma masada meze yapıp polemik yapmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürme! Muhalefetten de bir cevap bekleme, her verilen cevap +1 yazıyor iktidara. Genç kardeşim; süt kaç lira, kıyma, peynir kaç lira, yurt var mı, ev kiraları ne kadar, domates kaç lira? Esenyurt’ta, Eminönü’nde, Küçükpazar’da Türkçe konuşan kaç kişi? Bu konular önemli. Ödenen faizlerden bahset, faizin yasaklanmasını savun. Niye Merkez Bankası Başkanımız veya Hazine ve Maliye Bakanımız günah olan, İslam’da caiz olmayan faizi dillerinden düşürmüyor, onu sor. Gündemi sen belirle. Hemen atlama, asıl gündeminin kapatılmasına, gözardı edilmesine izin verme, akıllı ol, sakin ol yeter, gündem sende!”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
İstanbul Valisi Davut Gül’ün daha 3 gün önce suç oranlarının azaldığını söylediği Esenyurt ilçesinde bugün yeni bir silahlı kavga yaşandı.
Esenyurt’un Pınar Mahallesi’nde, sokakta oynayan çocukların kavga ettiğini gören iki aile arasında tartışma yaşandı. Aileler arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü.
Kavga eden taraflardan biri silahla havaya ateş etmeye başladı. Sopa ve döner bıçaklarının kullanıldığı kavga devam etti. Ailelerin kavgasını gören mahalle sakinleri polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen özel harekât ve çevik kuvvet ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi aldı.
Kavgaya karışan ailelerden 1 kişi silahla, 2 kişi ise döner bıçağıyla boynundan yaralandı. Yaralılara ilk müdahale olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapıldı. Yaralanan 3 kişi ambulansla hastaneye kaldırıldı.
NE OLMUŞTU?
İstanbul Valisi Davut Gül, gazetecilerle bir araya gelmişti. Esenyurt’taki tekel saldırısının ardından yaptığı açıklama dikkati çekmişti. Gül, “Esenyurt’ta da özel baktığımızda geçen seneye göre suçlar yüzde 9 oranında düşmüş. Esenyurt’un nüfusu artmasına rağmen, suç oranı yüzde 9 azaldıysa demek ki bir mücadele var. Asıl olan şu devletin bir kararlılığı var mı yok mu? Devletin, İçişleri Bakanımızın da bütün valilere talimatıdır. Sokak çeteleriyle, adı ne olursa olsun, bu anlamda illegal gruplarla sonuna kadar mücadele edilecek. İster bir kişi olsun ister bin kişi olsun. Asla suç işleyenleri hoş görmeyeceğiz. Asla suç işleyenleri himaye etmeyeceğiz. Asla suç işleyenleri normalleştirmeyeceğiz. Mücadele edeceğiz. Ama ne ile karşı karşıya olduğumuzu da bilmemiz lazım. İnsan olan yerde suç işlenir. Suçun işlememesi için bütün tedbirleri alacağız. Suç işlendikten sonra da faili meçhul olmaması için güvenlik kameraları başta olmak üzere, İstihbarat başta olmak üzere bütün enstrümanları kullanacağız” demişti.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***