Etiket: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

  • Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğunun devamına karar verildi

    Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğunun devamına karar verildi


    REKLAM

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna yönelik yapılan aylık incelemede İmamoğlu’nun tutukluluğuna yapılan itiraz reddedilerek, tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    iBB Başkanı ve ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu, 23 Mart’tan bu yana İstanbul Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

    İBB’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan isimlerin tutukluluğuna itirazın değerlendirildiği duruşma cuma günü basına kapalı şekilde gerçekleşti. 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından İmamoğlu’nun tutukluluğunun devamına karar verildi.

    İBB operasyonunda tahliye

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İBB’ye yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklanan Kültür A.Ş.’nin Genel Müdürü Murat Abbas hakkında Cuma günü adli kontrol şartıyla tahliye kararı verildi.

    ‘Etkin pişmanlık’ kapsamında ifade veren Abbas, “ev hapsi” ve “yurt dışı çıkış yasağı” tedbiriyle tahliye edildi.

    İstanbul Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararda, Abbas’ın üzerine atılı suçun niteliği, kanunda öngörülen cezanın miktarı ve mevcut delil durumunun dikkate alındığı kaydedildi.

    İBB’ye yönelik soruşturma kapsamında tutuklananlar arasında bulunan iş insanı Emre Serkan Bayraktar’ın da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı aktarıldı.

    Ne oldu?

    İmamoğlu, 18 Mart’ta İstanbul Üniversitesi’nden aldığı diplomanın iptal edilmesinden bir gün sonra gözaltına alınmış daha sonra da 23 Mart’ta ‘yolsuzluk’ soruşturmasından tutuklanmıştı. Tüm bu süreç, İBB Başkanı’na son haftalarda açılan soruşturmaların ardından ve CHP’nin cumhurbaşkanı adaylığı ön seçiminin öncesinde geldi. Bu soruşturmaların başlangıcında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da “Onlar da çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyükleri heybede. Telaşlarının sebebi bu,” demişti.

    Ancak İmamoğlu tutuklanmasıyla aynı gün 15 milyona yakın oyla CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edildi. Ardından İçişleri Bakanlığı kararıyla İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı. İmamoğlu’nun yerine CHP’li Belediye Meclis Üyesi Nuri Aslan İBB Başkanvekili olarak seçildi.

    İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve sonrasında tutuklanmasıyla tetiklenen kitlesel protestolar, Türkiye’de on yıldan uzun süredir görülen en büyük gösterilere dönüştü. Polis, protestolara karşı biber gazı, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su ile karşılık verdi. İstanbul başta olmak üzere ülkenin birçok büyük şehrinde güvenlik güçleri göstericilere sert müdahalelerde bulunuyor.

    Yetkililer aralarında gazetecilerin de olduğu 2.000’den fazla kişiyi gözaltına aldı. Gözaltılar sonrası 300’ü aşkın kişi tutuklandı. Daha sonra ise bunların bir kısmı itirazlarla serbest bırakıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu’nun ocak ayının ilk haftası görevden alınması bekleniyor | Kulis

    İmamoğlu’nun ocak ayının ilk haftası görevden alınması bekleniyor | Kulis


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği suçlamasıyla aldığı hapis cezasının yankıları sürerken, İmamoğlu’nun İçişleri Bakanlığı’nın başlattığı “terör soruşturması”nda önümüzdeki günlerde görevden alınacağı yönünde bir beklenti söz konusu. euronews’in edindiği bilgilere göre İmamoğlu, ocak ayının ilk haftası görevden alınabilir.

    Ekrem İmamoğlu’nun hakaret davasında aldığı siyasi yasak ve hapis cezası sonrası dikkatler İBB’ye yönelik başlatılan terör soruşturmasında.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu kasım ayında gazetecilerin yönelttiği, “Terör soruşturması sebebiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanacak mı?” sorusuna “Bu tip bir kayyum, böyle bir değerlendirme gündemimizde yok” yanıtını vermişti.

    euronews’in edindiği bilgilere göre İBB’ye bir kayyım ataması beklenmiyor ancak ocak ayının ilk haftası Ekrem İmamoğlu görevden uzaklaştırılacak. Belediyede bu yönde hazırlıkların olduğu ve pek çok çalışanın da iş aramaya başladığı belirtildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, YSK üyelerine hakaret suçundan geçtiğimiz günlerde 2 yıl 7 hapse mahkum oldu ve mahkeme İmamoğlu hakkında siyasi yasak istemişti.

    Kararın kesinleşmesi halinde İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olamayacak. Bununla birlikte karar kesinleştiğinde başkanlık koltuğunun boşalması sonrası Belediye Kanunu devreye girecek. 

    Bu durumda Belediye Meclisinin bir başkan seçmesi gerekecek. Meclis bir seçim yapamazsa İçişleri Bakanı’nın bir görevlendirme yapması öngörülüyor.

    euronews’e konuşan kaynak görevden uzaklaştırma söz konusu olduğundan Belediye Meclis’inde yeni başkanın atamasının yapılacağını ifade etti.

    İçişleri Bakanı Soylu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, İBB Başkanı İmamoğlu’nu hakaret davasında suçlu bulunduğu için görevden alamayacağını, ancak terör soruşturmalarında İçişleri Bakanlığının böyle bir yetkisinin olduğunu söylemişti.

    İBB’ye neden terör soruşturması açıldı?

    İçişleri Bakanlığı, İBB’ye yönelik Aralık 2021’de terör soruşturması başlattı.

    Teftiş heyetinin incelemesi sonrası İBB ve şirketlerinde terör örgütleriyle irtibatlı/iltisaklı 1.668 kişi çalıştığının tespit edildiği ve ön incelemeye tabi 505 kişiden 484’ünün güvenlik soruşturması yapılmadan işe alındığı kaydedildi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İmamoğlu döneminde alınan 505 kişinin tamamının terörle irtibat ve iltisaklı olduğu için kamu görevinin yapılmasına engel teşkil eden kişiler olduğunu söyledi.

    İmamoğlu’ndan terör soruşturması açıklaması: Heyetin başına militan AKP’li getirildi

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB ve şirketlerinde terör örgütleriyle irtibatlı/iltisaklı bin 668 kişinin çalıştığını belirten İçişleri Bakanlığı raporunun ardından iddialara cevap verdi.

    Altılı masanın temsilcileriyle birlikte çarşamba günü Saraçhane’de basın açıklaması yapan İmamoğlu, açılan soruşturma hakkında belediyeye bilgi verilmediğini, işe alınanların bir kısmının da AK Partili Mevlüt Uysal ve Vali Ali Yerlikaya döneminde alındığını söyledi.

    İmamoğlu, İçişleri Bakanı Soylu’nun devlet adamı kavramıyla bağdaşmayacak şekilde İBB’ye ve çalışanların ailelerine terörle ilgili suçlamalarda bulunduğunu söyledi.

    Ekrem İmamoğlu, suçlamalara konu olan bu isimleri hem İçişleri Bakanlığı hem de İstanbul Valiliği’ne yazı göndererek sorduklarını fakat gelen yanıtın ‘Muhatabımız değilsiniz’ şeklinde olduğunu ifade etti.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İBB’deki yürütülen terör soruşturmayla ilgili olarak, “505 kişi İmamoğlu döneminde alınmış ve bunların bizatihi işe girmelerinde engel durum söz konusu. Bu kadar açık ve net.” dedi.

    Bakan Soylu: İmamoğlu arayıp ricacı oldu

    İBB Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘bizatihi saygılarını sunarak’ kendisini aradığını belirten Soylu, “Beni aradı. Bana belli bir konuda CHP beni sevmiyor. Bu konuda bana yardımcı olur musunuz diye ricası oldu. Kanun neyi gerektiriyorsa biz onu yaparız dedik ve yaptık. İşine geldiği zaman alttan almayı bileceksin diğer taraftan dönüp hakaret edeceksin ve bunu kendine hak göreceksin. Bu iki yüzlülüktür, bunu tarihin akışına bırakıyorum. Böyle bir ikiyüzlülüğe sahip olmadık.” dedi

    Sosyal medya hesabından Soylu’nun telefonla arama iddiasına yanıt veren Ekrem İmamoğlu “Bakan Soylu “Saygılarımla” diyerek kendisini aradığımı ve yardım istediğimi söylemiş. Bu kuyruklu bir YALAN! İstihbarat sende, telefon takibi sende, tüm bilgilere erişme gücün var. Bunu ispat edersen ben, edemezsen sen istifa etmelisin.” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İBB Başkanı İmamoğlu’ndan terör soruşturması açıklaması: Heyetin başına militan AKP’li getirildi

    İBB Başkanı İmamoğlu’ndan terör soruşturması açıklaması: Heyetin başına militan AKP’li getirildi


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB ve şirketlerinde terör örgütleriyle irtibatlı/iltisaklı bin 668 kişinin çalıştığını belirten İçişleri Bakanlığı raporunun ardından iddialara cevap verdi. 

    Başkan İmamoğlu, Saraçhane’de düzenlediği basın toplantısı ile İBB’ye yönelik terör soruşturması hakkında açıklama yaptı. İmamoğlu, incelemeyi yapan heyetin başkanının değiştirilerek yerine “Arif Yıldırım adlı militan AKP’linin” getirildiğini söyledi. 

    Suçlamaların ardından İçişleri Bakanlığı ve Valilik’ten bilgi taleplerine ‘muhatabımız değilsiniz’ cevabı verildiğini aktaran İmamoğlu, OHAL kapsamında sakıncalı personeli çıkarma yetkisinin İçişleri Bakanlığı’nda olduğunu ancak şimdiye kadar bir işlem yapılmadığını vurguladı. 

    İBB Başkanı İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

    “Bir yıldan fazladır Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı devlet adamı kavramıyla bağdaşmayacak iddialar üzerinden İBB’ye, 86 bin çalışanımıza, ailelerine ve bana terör ile ilişkili suçlamalarda bulunmaktadır.

    9 Aralık 2021 günü TBMM’de İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşülürken hezeyana bakılan kapılan sayı ve örgüt listesi vererek İBB’de 557 teröristin çalıştığını iddia etmiştir.

    Bakan 400 gün önce açık bir tespit yapmış ama aradan geçen zamanda terörist olduğunu iddia ettiği kişilere karşı herhangi bir yasal girişimde bulunmamıştır.

    Biz görevimizin gereği, girişimde bulunmak istedik. Hem İçişleri Bakanlığı’na hem de İstanbul Valiliği’ne resmi yazı göndererek ‘isimleri bize verin, yasal işlem başlatalım’ dedik.

    Aldığımız yanıt ‘siz bizim muhatabımız değilsiniz’ oldu. Buradaki önemli bir husus dikkatinizden kaçsın istemem. Bakanın İBB’de teröristler olduğunu iddia etti 9 Aralık 2021 gününden 31 Temmuz 2022 tarihine kadar her nedense kullanmadığı bir yetki var. Nedir bu yetki? OHAL kapsamında çıkarılan kararnamede belediyelerdeki sakıncalı personelin işten çıkarılma yetkisini 31 Temmuz 2022’ye kadar İçişleri Bakanı’na veriyor.

    Bakan Soylu, sayı ve örgüt ismi vererek terörist tespit yapmış ama 8 ay boyunca işten çıkarma yapmamıştır.

    Burada Sayın Bakan, terörist diye iddia ettiği kişileri işten çıkarmayarak görev suçu işlemiş midir? Bu süreçte devletimizin istediği her türlü bilgi ve belge anında yetkili makamlarla paylaşıldı. İBB, talep edilen her bilgiyi soruşturma makamlarına sundu. Bu süreçte de bilgilendirme tek taraflı yürüdü. Tarafımıza herhangi bir bilgi sunulmadı.

    “Heyetin başına Arif Yıldırım adlı militan AKP’li getirildi”

    Soruşturmanın önemli bir ayrıntısı daha var. Mülkiye müfettişleri İBB’ye geldiğinde 8 kişilik ekibin başında ismini vermeyeceğim, bir başka baş müfettiş vardı. Heyet, bir süre incelemeyi bu baş müfettiş başkanlığında yaptı. Her nedense yaza doğru müfettiş heyet başkanlığından alındı ve Ankara’ya çekildi. Heyetin yeni başkanı kim oldu biliyor musunuz? Görevden alınan baş müfettiş yerine kim getirildi biliyor musunuz? Bir dönem AKP’den milletvekili adayı olan bir kişi. Ben İBB adayı olduktan sonra, Beylikdüzü’ndeki dönemimle ilgili 28 ayrı soruşturmayı açan kişi. Arif Yıldırım adlı militan AKP’li bir zat-ı muhterem, heyet başkanı oldu.

    Beni aklından hiç çıkaramıyor. Bu kişi adil ve tarafsız bir müfettiş değildir. Görüyorsunuz, ahmak davasında bu davadan ceza çıkmaz diyen hakim, tabi hakim ilkesine rağmen başka bir kente sürülüyor biliyorsunuz. Terör soruşturmasında da müfettiş grubun lideri merkeze çekiliyor. Bize dönük saldırıların belirli bir takvim ve disiplin içinde yürüdüğünü net olarak söylüyoruz. Bu süreçlere karşı çıkan da ister hakim, ister baş müfettiş olsun… Bu insanlar ortadan teker teker yok ediliyor. Geçtiğimiz yılki iddiaların ardından Bakan Bey, 26 Kasım’da medyanın karşısına çıktı ve aralarında İBB’nin de bulunduğu bazı belediyelerle ilgili bir kısım iddiaları gerçekmiş gibi kamuoyuna sundu. Bu Bakan kendisini çok akıllı, herkesi çok aptal sanıyor.

    Kendini akıllı sanan bakanın, AKP’li belediyelerle ilgili incelemelerine baktığımızda imar yolsuzluğu, imar planlarındaki ranta yönelik değişimler gibi konular olduğunu görüyoruz. Sen terör örgütü suçlamalarıyla sadece CHP’li belediyelere soruşturma açtın. İstanbul, Mersin, Seyhan ve Ataşehir gibi, üstelik yasal olarak belediyelerin hiçbir güvenlik soruşturması açamayacağı bir dönemle ilgili soruşturma açıyorsun. Eğer adaletli olduğunu iddia ediyorsan Ataşehir, Seyhan gibi CHP’li belediyelere gösterdiğin sertliği yüzlerce AKP’li ve MHP’li ilçe belediyelerine göster. Bir de çıkmış, grafikler göstererek “Ben adil biriyim” demeye çalışıyor. Ne adalet, ne vicdan senin ruhunda yer bulmuyor. Yüce Allah, insanı insan yapan bu melekeleri ne yazık ki senden almış. Sen kalbi de aklı da sadece kötülüğe çalışan bir zatsın. Ne yazık ki bu kötülükte sınır tanımayan birisin.

    “İBB’de TAMİM gerillası mı var”

    “İçişleri Bakanı olan kişi yaptığı basın toplantısında terörist olduğunu iddia ettiği 1668 kişiyi 8 terör örgütüne böldü. Son olarak da 51 kişiyi diğer terör örgütleri klasmanına soktu. ‘Diğer’ terör örgütleri acaba hangileridir? İBB TAMİM gerillası mı var? İrlanda’nın bağımsızlığı için çalışan IRA örgütünden adam mı aldım işe? ‘Diğer’ demek ne demek? Bu tam bir aymazlıktır. Gelinen süreçte madde madde elimizdeki veriler ve Bakan’ın iddiaları odaklı bir sunum gerçekleştireceğim sizlere.

    İçişleri Bakanı, 23 Aralık’ta attığı tweeti başından sonuna inceleyin. Böyle bir İçişleri Bakanı ne usulü, ne tarzı, ne anlayışı var. Bu tweeti ile belediyemizle terör arasındaki iltisakı madde madde yazarak yine iddia etti. Konu yargıya taşınmışken yargıyı etkilemeye, hatta tehdit etmeye yönelik faaliyetlerini sürdürdü. Bu iddialara sessiz kalmamız beklenemezdi.

    Bir örnek vereyim. Mesela İBB olarak İstanbul Valiliği’ne Kasım 2019’da bünyemize alacağımız bir memur için arşiv araştırması talep etmişiz. Valilik de 30 Aralık 2019’da verdiği yanıtta Anayasa Mahkemesi kararına göre bu evrakı isteyemezsiniz demiş. Yazıyı işlemsiz olarak bize iade etmiş. Arkadaşlar size bunun gibi birkaç yazışmayı daha kitlerinize koyduk. AYM, 28 Kasım 2019’dan, yani yasa çıkan 18 Nisan 2021’e kadar Bakan’ın “Yapmamışlar” dediği araştırmanın yapılmasını zaten yasaklamıştı. AYM’nin yasak kararı olan 17 ayda, İBB’nin iştirak şirketlerine 11 bin kişi işe alındı. İBB, İSKİ ve İETT’de alınanları da sayarsınız 13 bin civarında çalışanın işe girdiğini görüyorsunuz. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yasaktı. Ocak 2021 tarihli sizin elinizde. Bizzat kendisi, bu evrakları istemeyin diye resmi yazı yazmıştı.”

    “Sayın Bakan FETÖ iltisaklısının yakınına jest mi yaptınız”

    “Bakanın belediyemizle ilgili bir diğer iddiası terör örgütlerine katılanların ailelerine iş verdiğimiz iddiası. Böylece onlara sahip çıkıyoruz diye bir tarif yapmış. Güvenlikten sorumlu bir bakan terör örgütlerinin promosyonunu, reklamını niçin yapar?

    Sayın Bakan tekrar anlatalım. Bakanlığın zaten zayıf. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin yüz karası da belediyecilikle yakından uzaktan alakan yok. Bir kere belediyeler güvenlik kuruluşları değildir, terör örgütlerine kim katılmış, onların akrabaları kimdir belediye bunu bilmez, bilemez. Ne böyle bir yetkisi ne böyle bir kuruluşu var. Bunu bilmesi gereken kurumlar sizin başında olduğunuz kurumlardır.

    Bilmemizin mümkün olmadığı konularda nasıl oluyor da kendinizi suçlamanız gerekirken bize çamur atıyorsunuz bunu anlamak mümkün değil. Bakan Bey terör örgütlerinin yakınlarına jest yaptığımızı iddia ediyor. Sayın Bakan, emniyet ve istihbarat gibi hayati önemdeki güvenlik konularına bağladığınız bakan yardımcınızın kardeşi FETÖ üyesi ve yurt dışında kaçak bir firari.

    6 yıldır yaz tatilinde bile gelemez olduğunu biliyoruz. Çataklı’yı 2018’de yardımcınız olarak atayınca siz de bir FETÖ iltisaklısının yakınına jest mi yapmış oluyorsunuz? Çataklı’nın firari kardeşi nedeniyle FETÖ iltisaklısı olmasından yola çıkarak bu göreve getirilmesi, sizin de terör örgütüne yaptığınız jest midir? 2020 yılında bizzat ağzınızdan bir tek FETÖ’cü göreve getirmişsem bu ülkeye ihanet etmişimdir demiştiniz. Hemen ardından atadığınız iki kaymakam FETÖ soruşturması kapsamında görevden alındı.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu hakkında hapis kararı: Görevine devam edebilecek mi? Cumhurbaşkanı adayı olabilir mi?

    İmamoğlu hakkında hapis kararı: Görevine devam edebilecek mi? Cumhurbaşkanı adayı olabilir mi?


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu YSK üyelerine hakaret suçundan 2 yıl 7 hapse mahkum oldu ve mahkeme İmamoğlu hakkında siyasi yasak istedi.

    Peki Ekrem İmamoğlu yasal olarak belediye başkanlığına devam edebilecek mi? Ya da İmamoğlu, cumhurbaşkanı adayı olabilecek mi ? Bundan sonraki yasal süreç nasıl işleyecek ?

    Öncelikle İmamoğlu’nun avukatları bu karara itiraz ederek, kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinafa taşıyacak. 

    Eğer Bölge Adliye Mahkemesi, İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararını yerinde bulursa sonrasında İmamoğlu kararı Yargıtay’a taşıyacak.

    İmamoğlu’nun belediye başkanlığı da Yargıtay’dan çıkacak karara bağlı ancak bu tarihe kadar görevine devam edebilecek.

    Eğer olağanüstü koşullarla süreç hızlandırılmazsa kararın onanmasının seçimlerden sonraya kalacağı tahmin ediliyor ve bu da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olabileceği anlamına geliyor.

    Euronews’in sorularını yanıtlayan Marmara Üniversitesi’den Anayasa Hukukçusu Doç.Dr. Tolga Şirin Anayasa’nın 101. ve 76. maddesini hatırlatıyor. 

    ”Kararın kesinleşmesi durumunda Ekrem İmamoğlu aday olamaz”

    Ve kararın kesinleşmesi halinde Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olamayacağını ifade ediyor.

    ”Anayasa’nın 101’nci maddesine göre Cumhurbaşkanı adaylarının “milletvekili seçilme yeterliliğine sahip” olması gerekir. Yine Anayasa’nın 76’ncı maddesine göre: “taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar” milletvekili seçilemezler. Bu hükümler ışığında denilebilir ki kararın kesinleşmesi durumunda Ekrem İmamoğlu aday olamaz.”

    Anayasa Hukukçusu Doç.Dr. Tolga Şirin, İmamoğlu’nun cezasının kesinleşmesi durumunda belediyedeki görevine devam edemeyeceğini ve bu durumda da Belediye Meclisinin bir başkan seçmesi gerektiğini dile getiriyor.

    Belediye Meclisinin bir başkan seçememesi halinde ise kanunen İçişleri Bakanının bir görevlendirme yapacağını belirtiyor.

    _”Bu bir yıldan fazla ceza hükmü bulunmaması koşulu, 2972 sayılı Kanun’un 9’ncu maddesi uyarınca belediye başkanlığı için de geçerli olduğu için, kararın kesinleşmesi hâlinde başkanlıkta da bir boşalma söz konusu olacaktır.__Olayda bir terör suçu olmadığı için bildiğimiz “kayyım ataması” usulü uygulanmaz. _Boşalma durumunda Belediye Kanunu devreye girer. Bu kanun (md. 45) uyarınca Belediye Meclisinin bir başkan seçmesi gerekecektir. Eğer Meclis bir seçim yapamazsa Kanun (md. 46) İçişleri Bakanının bir görevlendirme yapmasını öngörür.”

    Marmara Üniversitesi’den Anayasa Hukukçusu Doç.Dr. Tolga Şirin’e göre tüm bu süreçte kararın ne zaman kesinleşeceği kritik önemde.

    ”Karar TCK md. 125/3’ten verildiği için CMK md. 286/3/(a) uyarınca önce istinaf yoluna sonra temyize tabidir. Öte yandan AYM’nin de bu sürece müdahale olasılığı vardır. Olağan hukuk uygulamasında bu kesinleşme aşamalarının seçime kadar tamamlanması mümkün değildir. “Olağan hukuk uygulaması” kavramının ise bu vakada geçerli olmadığı kanaatindeyim…”

    Avukat Dr. Rezan Epözdemir, sürecin hızlı işletileceğine dair yapılan yorumlara tepki gösteriyor. Avukat Epözdemir, ‘’Hukuk devletinde kişiye özel uygulama yapılamaz’’ diyor.

    ‘’Diğer dosyalar ne ise bu dosya da olağan zamanda işlenecektir, olağandışı hassasiyet gösterip bu dosyayı öne almak çok doğru olmaz. Kamu önünde yargının saygınlığı tartışılır hale gelir. Kamu vicdanını da rahatsız eder. İki yılda gelir bu karar ve iki yılın altındaki her süre bana göre bu dosyaya olağandışı müdahaleyi gösterir.’’

    Avukat Dr. Rezan Epözdemir, işlemesi gereken hukuki süreci de şu sözlerle anlatıyor :

    ‘’ Bu kararla önce istinaf incelemesi söz konusu olacaktır. Sanık müdafileri istinaf sürecine başvuracaktır. Normalde beş yılın altında bir mahkumiyet hükmü var. Burada fikir ve ifade kapsamında işlenen bir suç olduğundan Yargıtay’da da temyiz yolu açıldı. Ve bu durumda Yargıtay incelemesi de söz konucu olacak. İstinaf Mahkemesi karara hukuken uygundur diyip red kararı verirse Yargıtay’da temyiz incelemesinde bu karar hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz değildir, hukuka uygundur der ve karar şeklen kesinleşirse bu durumda İmamoğlu için siyasi yasak söz konusu olur. Onun dışında Sayın İmamoğlu açısından herhangi bir siyasi yasak bulunmuyor. Cezanın infazı da söz konusu değildir, yerleşik yargı uygulamalarına bakarsak bu süreç yaklaşık iki yılı bulacaktır. Yani iki yıldan önce bu karar gelmez. ‘’

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu davası: Savcı siyasi yasak talep etti; İBB Başkanı, halkı Saraçhane’ye çağırdı

    İmamoğlu davası: Savcı siyasi yasak talep etti; İBB Başkanı, halkı Saraçhane’ye çağırdı


    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 31 Mart 2019 seçimlerinin iptal edilmesinden sonra Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı dava görülüyor. 

    Bir önceki duruşmada savcı mütalaasını açıklarken, İmamoğlu için 4 yıl 1 ay hapis cezası ve siyasi yasak istemişti. İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dördüncü duruşmada da savcı, daha önceki mütalaasını yineledi. 

    Bununla birlikte mahkeme, sanık müdafilerinin esasa ilişkin savunma için süre verilmesi talebini de reddetti. 

    İmamoğlu halkı Saraçhane’ye çağırdı

    İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun dinlenmesini talep etti. Mahkeme Soylu’nun dinlenmesinin davaya yarar sağlamayacağını belirterek talebin reddine karar verirken, savunma makamının ek süre talebi de mahkeme tarafından kabul edilmedi. 

    Avukatların son savunmaları için duruşmaya 16.00’ya kadar ara verildi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da İstanbullulara çağrıda bulunarak, “16 milyon İstanbullunun evi Saraçhane’dir. İstanbul ve Türkiye, iradesine daha önce nasıl sahip çıktıysa bugün de çıkacaktır. Karar ne olursa olsun, kâh sevincimizi kâh irademizi göstermek adına herkesi saat 16.00’da Saraçhane’ye davet ediyorum” dedi.

    İmamoğlu’nun avukatlarının reddi hakim talebi reddedildi

    Duruşmada, hakim Mehdi Komşul bir önceki celse yapılan reddi hakim talebinin reddedildiğini açıkladı. Sanık avukatları, reddi hakim itirazının Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 31’inci maddesine göre bir kez daha ağır ceza mahkemesine gönderilmesini talep etti. Fakat hakim, itirazın daha önce sonuçlandırıldığını ve yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.

    İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada dönemin basın sözcüsü Murat Ongun tanık olarak dinlendi. Ongun, İmamoğlu’nun açıklamalarının YSK üyelerine yönelik olmadığını, gazetecilerin soruları üzerine geliştiğini ifade etti: 

    “Gazeteciler, Soylu’nun İmamoğlu’na ahmak dediğinden bahisle görüşmek istedi. Ben de başkana ilettim ve gazetecileri davet ettim. Gazeteciler bu beyanı sordu, başkan da buna binaen cevap verdi.”

    Ongun’un ardından mahkemede söz alan İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan ise “Olay günü toplantıdaydık. Soylu’nun yakışıksız ifadeleri bize iletildi. Ekrem Başkan, Soylu’ya karşılık verilmesi gerektiğini söyledi. Toplantı çıkışında Ekrem Başkan ahmak sözünü söyleyen kişiye iade etti” ifadelerini kullandı.

    Soylu’nun tanık olarak dinlenmesi talebi reddedildi

    Tanık beyanlarının ardından İmamoğlu’nun ‘ahmak’tan kastının Süleyman Soylu olduğu açıklaması üzerine Soylu’nun açıklamasının olduğu CD mahkeme salonunda dinlendi. 

    İBB Başkanı İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat, Soylu’nun tanık olarak dinlenmesini talep etti. Ancak savcı, “Uzman tanıkların dinlenmesine yönelik talebimiz yoktur” diyerek talebi reddetti. 

    Ekrem İmamoğlu neden yargılanıyor?

    Yerel seçimlerde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘ahmak’ ifadelerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “31 Mart seçimini iptal ettirenler ahmaktır” sözleriyle yanıt vermesi sonrasında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı iddianame hazırladı.

    Cumhuriyet Başsavcısı, Ekrem İmamoğlu hakkında “Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen zincirleme şekilde hakaret” suçundan 4 yıl 1 aya kadar hapis cezası istedi.

    Hazırlanan iddianamede dönemin Yüksek Seçim Kurulu başkanı olan Sadi Güven ile 10 YSK üyesinin de mağdur olduğu belirtildi.

    11 Kasım’daki duruşmada hakim de ”Sözlerin muhatabı Soylu” dedi. Hakimin savcıdan esas hakkında mütalaa istemesi üzerine avukatlar reddi hakim talebinde bulundu. 

    Fakat üst mahkeme, İmamoğlu’nun avukatlarının yaptığı reddi hakim talebinin reddine karar verdi.

    4 yıl 1 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep edilmişti

    Mütalaada, İmamoğlu hakkında ‘siyasi yasak’ anlamına gelen Türk Ceza Kanunu’ndaki (TCK) 53. maddenin uygulanması talep edildi. En çok tartışılan talep ise bu oldu. 

    Euronews’e konuşan Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat, her ne kadar hukuken bir karşılığı olmasa da İmamoğlu hakkında ‘siyasi yasak’ kararının verilebileceğinin mümkün olduğu söylemişti.

    “Teorik olarak bu son karar duruşmasından ‘siyasi yasak’ çıkabilir. Birilerinin arzusu, amacı, dileği bu olabilir. Ama hukuken bir maddi temeli yok. Böyle bir karar muhakkak bir yerden dönecek. Ama ben mahkemenin de bu yönde bir karar verebileceğini düşünmüyorum. Çünkü resmen bir hukuk cinayeti olur. Benim talebim bu davanın reddedilmesi ve beraat kararı verilmesi.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu COP26’da konuştu: İstanbul depremi için global dayanışma gerekli

    İmamoğlu COP26’da konuştu: İstanbul depremi için global dayanışma gerekli


    İmamoğlu Glasgow’dan çağrı yaptı: İstanbul depremi için global dayanışma gereği vardır

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İskoçya’nın Glasgow şehrinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Zirvesi (COP26) toplantıları kapsamında Sıfır Emisyon başlıklı panele katıldı. İmamoğlu burada yaptığı konuşmada, “İstanbul’un depreme dayanıklı hale getirilmesini, sadece İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceği açısından değil, tüm kıta açısından hayati kabul ediyoruz. Bu konuda global bir dayanışma gereği vardır” dedi.

    İBB Başkanı İmamoğlu, İskoçya’da düzenlenen COP26’ya katılmak üzere gittiği Glasgow’da C40 Büyük Kentler İklim Liderlik Grubu (C40 Cities) tarafından düzenlenen Sıfır Emisyon başlıklı panelde konuştu.

    ‘Kentler hem fail hem mağdur’

    Paneldeki konuşmasında, İstanbul’un Türkiye’de C40’a üye tek şehir olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Kentlerin iklim değişikliği sorununda hem fail hem mağdur olduğu bir dünya düzeninde yaşıyoruz” dedi. Dünya nüfusunun çok büyük bir oranda kentlerde yaşadığına dikkat çeken İmamoğlu, “Biz, bu süreçte, İBB olarak, kentimizi vatandaşlarımız için çok daha güvenli hale getirmeyi öncelikli görev olarak kabul ediyoruz” diye konuştu.

    İstanbul’un, üzerinde yaşadığımız gezegenin benzersiz şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Ama İstanbul, aynı zamanda yeryüzünde en yüksek deprem riski taşıyan lokasyonlardan birinde yer alıyor. 16 milyonluk nüfusuyla, Avrupa’nın en büyük kenti olan İstanbul, jeopolitik olarak çok stratejik bir noktada bulunuyor. Her şeyden önce Türkiye’nin sanayi üretiminin yarısı, İstanbul ve civarında yer alıyor. Ayrıca başta Avrupa Birliği ve Amerika olmak üzere, pek çok ülkenin doğrudan yatırımları da İstanbul’da bulunuyor” bilgilerini paylaştı.

    İmamoğlu: Kanal İstanbul BM’nin ‘Sürdürülebilir Kalkınma’ amaçlarına karşı

    “İstanbul’da, risk altındaki konut stokunun depreme dayanıklı ve çevreyle dost yapılara dönüştürülmesini amaçlıyoruz” diyen İmamoğlu, “Avrupa’nın en büyük kenti olan İstanbul’un depreme dayanıklı hale getirilmesi, sadece İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceği açısından değil, tüm kıta açısından hayati kabul ediyoruz. Bu konuda global bir dayanışma gereği vardır. Yaratıcı ve girişimci kapasitesiyle İstanbul, her türlü dayanışmanın karşılığını ödeyecek güçtedir. Bu arada önemle altını çizmek isterim ki, İstanbul’a dayatılan Kanal İstanbul projesini, sadece deprem açısından değil, pek çok açıdan kentin güvenliği için en ciddi risk olarak kabul ediyoruz. Bu projenin BM’nin ‘Sürdürülebilir Kalkınma’ amaçları kapsamındaki 17 prensibine birden karşı olduğunu görüyoruz. Finans kuruluşları dahil olmak üzere, dünya ölçeğinde tüm aktörlerle bu konuda dayanışma bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    ‘Global iş birliklerine tümden açığız’

    İmamoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “İstanbul’un iklim krizi ile karşı karşıya olduğu afetlerin en başında, susuzluk ve kuraklık riski geliyor. Bu konutları, yerleşim planı, donatıları, sirkülasyon ağı ile kentten ayrışan kapalı bir alanlar yerine kentle bütünleşen, yüzde 40’tan fazla rekreasyon alanı ile herkesin hakkı olan yeşile erişmesini sağlayan; kente ve kentlilere çağdaş bir mimari dil ile tasarlanmış kullanışlı, özgün, güvenle yaşanacak konutlar sunuyoruz. Bu konutlarda afetlere de uyumlu tasarımları yerleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü biz, İstanbul’da, depreme karşı dayanıklılığın artırılması çabalarına, düşük gelirli insanların finansal olarak desteklenmesini de öncelikli kabul ediyoruz. Kentler ve kentleşme iklim değişikliğinin önemli bir nedeni olduğu için, uluslararası kurumların ve finans kuruluşlarının yerel yönetimlerle doğrudan çalışmalarını gerekli görüyoruz. Biz, İstanbul’da yeşil dönüşümü ve yaşam kalitesinin artırılması doğrultusunda global işbirliklerine tümden açığız.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İmamoğlu Fransız Bakan Djebbari ile görüştü: ‘İstanbul, Türkiye-Fransa ilişkilerinin odak noktası’

    İmamoğlu Fransız Bakan Djebbari ile görüştü: ‘İstanbul, Türkiye-Fransa ilişkilerinin odak noktası’


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Fransa Ulaştırma Bakanı Jean-Baptiste Djebbari İstanbul’da görüştü.

    Daha önce Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo’nun davetlisi olarak Fransa’da bulunduğunu belirten İmamoğlu, ikili basın toplantısında “Umarım Fransa’da da buluşuruz ve bu güzel iş birliklerinin devamını hep birlikte sağlarız. Zira İstanbul, Türkiye-Fransa ilişkilerinin odak noktası.” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Fransa ile iş birliği içerisinde olduklarını vurgulayan İmamoğlu, “Fransa’yla, özellikle başkonsolosluğumuz ve büyükelçiliğimizle çok değerli iş birliklerimiz var. Aynı zamanda İstanbul gibi önemli bir kentte, çok değerli iş birlikleri için Fransa’nın farklı kurum ve kuruluşlarıyla görüşüyoruz ve yönetiyoruz. Bundan memnunuz. Daha güzel iş birlikleri için de tabii ki geliştirmeye dönük çalışmalar söz konusu” diyerek ilişkileri sürdürme mesajı verdi.

    Türkiye’de ve İstanbul’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Fransa Ulaştırma Bakanı Djebbari ise, İBB’yi ziyaretinde “Sabah deniz yolu ve limanlarla ilgili görüşmeler yaptık. Gündemdeki konular hakkında görüşme fırsatı bulacağız. Ülkelerimiz arasındaki iş birlikleri konusunda da sizinle görüşmekten memnuniyet duyacağız. Özellikle Paris’te 200 kilometrelik bir metro hattının tam da inşa edildiği bu vakitte görüşmekten memnunum. Fransa Kalkınma Ajansı’yla iş birlikleriniz olmuş. Yine başka ve gelecekte yapacağımız iş birlikleri konusunda da görüşme fırsatı yakalamış olacağız ulaştırma konusunda” ifadelerini kullandı.

    Bakan Djebbari’ye ziyaretinde, Fransa İstanbul Başkonsolosu Olivier Gauvin de eşlik etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yakuplu Kent Ormanı’nın açılışını yapan İmamoğlu’dan Kanal İstanbul’a gönderme: Mesele duygusal

    Yakuplu Kent Ormanı’nın açılışını yapan İmamoğlu’dan Kanal İstanbul’a gönderme: Mesele duygusal


    İstanbul Büyükşehir (İBB) Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu 50 bin metre karelik Yakuplu Kent Ormanı’nın açılışında iktidarın Kanal İstanbul projesine gönderme yaparak, “Mesele duygusal” ifadelerini kullandı.

    Söz konusu projeyi “Beton Kanal” olarak niteleyen ve sadece yeşil projelerin milli olabileceğini belirten İmamoğlu, “O ‘Kanal’ denilen meselenin içindeki, kanal değil, sağına soluna dikilecek şu binalar. Mesele o. Mesele yine duygusal.” diye konuştu.

    Yaklaşık 50 bin metre kare alana sahip Yakuplu Kent Ormanı’nı hizmete açan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu gündemle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    Amaçlarının yeşil ve yaşanabilir bir kent yaratmak olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, Beton Kanal gibi projelerin değil, yeşil projelerin “milli” olduğunun altını çizdi.

    İmamoğlu konuşmasında, “O ‘Kanal’ denilen meselenin içindeki, kanal değil; sağına soluna dikilecek şu binalar. Mesele o. Mesele yine duygusal. Bizim o işe tahammülümüz yok. İstanbul buraya kadar geldi. Buraya tahammülümüz yok. Elinizdeki yetkiyle, İstanbul kentinin geleceğini sıkıntıya sokamazsınız. Türkiye’nin geleceğini, tehdit altında bulunduramazsınız. Marmara Denizi’ni yok edemezsiniz” diye konuştu.

    İmamoğlu, Yakuplu Ormanı projesine Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde talip olduğunu, ancak merkezi idarece bu alanın o dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edildiğini kaydetti. İmamoğlu on binlerce İstanbullunun buranın yeşil alan olarak korunması için imza topladığını belirterek, “İBB Başkanlığı’nı kazandıktan sonra hemen arkadaşlarımla bu sorunu ele aldık ve drenaj sistemi kurduk, yüzlerce ağaç diktik buradaki ormanı projelendirdik, meşe ağaçlarını kurtardık. ” ifadelerini kullandı.

    “Şu anda dünyanın en birinci meselesi yeşili korumak”

    Amaçlarının yeşil ve yaşanabilir bir kent yaratmak olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Efendim, kanal yapacağız, İstanbul kurtulacak. Milli bir proje. ‘Ya Allah’ın aşkına; şundan daha milli bir proje var mı? Doğayı korumak yaşamı korumaktır. Doğayı korumak ve geliştirmek, yeşil alanları büyütmek, geleceği kurtarmaktır. Bakın bu kadar net. Dünyanın en birinci meselesi şu anda yeşili korumak, küresel ısınmaya karşı mücadele vermek. Efendim, millet bahçeleri yapıyoruz, Allah razı olsun. Daha fazlasını yapın. Daha fazla yeşil alanlar yapın; ama bunu yapmayın. Bu yanlıştan dönün. Israr ediyoruz, yalvarıyoruz hatanızdan dönün. Yanlış yapıyorsunuz. Türkiye’nin geleceğini, tehdit altında bulunduramazsınız. O bakımdan buradan ben, bu derin mesajı vermek zorundayım.” diye konuştu.

    İmamoğlu konuşmasının ardından düzenlenen kurdele merasiminin ardından Yakuplu Kent Ormanı’nı hizmete soktu.

  • İBB: Ekrem İmamoğlu’na türbe önünde ellerini arkaya bağladığı için soruşturma açıldı

    İBB: Ekrem İmamoğlu’na türbe önünde ellerini arkaya bağladığı için soruşturma açıldı


    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında geçen yıl katıldığı bir törende, Fatih Sultan Mehmet’e ait türbenin önünde ellerini arkaya bağladığı için hakkında soruşturma başlatıldığı öne sürüldü.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sözcüsü Murat Ongun iddianın doğru olduğunu duyurdu.

    Ongun, sosyal medyadaki açıklamasında, “Cumhuriyet Gazetesi’nde Barış Pehlivan imzalı köşe yazısında belirtilen bilgiler ne yazık ki doğrudur. Niyet okuma odaklı, izandan yoksun yeni bir soruşturma hazırlığı için Başkanımızın ifadesi istenmiştir.” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet gazetesinden Barış Pehlivan, “İmamoğlu’nun Suçlanan Elleri” başlıklı köşe yazısında geçen yıl yaşanan olaya değindi.

    Pehlivan, “İmamoğlu’nun o türbenin dışında yürürken ellerini arkasından bağlaması İçişleri Bakanlığını harekete geçirdi. İnsan inanmakta zorlanıyor ama bakanlığın onayıyla Mülkiye Başmüfettişi görevlendirildi. Ve geçen hafta Ekrem İmamoğlu’nun ifadesi istendi” diye yazdı.

    Habere göre gerekçede “2020 yılında gerçekleştirilen bir program kapsamında ziyaret ettiğiniz Fatih Sultan Mehmet’e ait türbede elleriniz arkanızda bağlı bir şekilde gezinmek suretiyle saygısızlık yaptığınız iddiası…” ifadeleri kullanıldı.

    İçişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Çataklı doğruladı

    İçişleri Bakan Sözcüsü İsmail Çataklı, İstanbul Belediyesi Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu hakkında İstanbul başsavcılığının soruşturma başlatıldığını doğruladı. Çataklı, bugünkü basın toplantısında, soruşturmayla ilgili yaptığı konuşmada: “İmamoğlu’yla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bir işlemi bu. İstanbul Başsavcılığı bir talepte bulunmuş, sayın İmamoğlu’nun HDP’li belediye başkanlarını ziyaret ederek suçluyu övdüğü, yine ziyaret ettiği belediye başkanlarını ve anılan partiyi destekleyerek, teröre olan yardımlarını bunların desteklediği… Üçüncü konu bir ziyareti esnasında Fatih Sultan Mehmet’e ait türbeye saygısızlık yaptığı iddiaları ilgili. Bu iddialar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı bir işlem var. Bize gönderildi. dolayısıyla her cumhuriyet başsavcılığından gelen işlemlere nasıl rutin olarak yapmamız gerekenler varsa bu süreçte yürüyor.” dedi.