Etiket: insansız hava aracı (İHA)

  • Topraklarına Sovyet yapımı SİHA düşen Hırvatistan’dan NATO’ya eleştiri

    Topraklarına Sovyet yapımı SİHA düşen Hırvatistan’dan NATO’ya eleştiri


    Hırvatistan, savaş bölgesi Ukrayna’dan çıkarak Romanya ve Macaristan hava sahasını geçtikten sonra ülke topraklarına düşen Sovyet yapımı silahlı insansız hava aracı (SİHA) nedeniyle NATO’yu eleştirdi. Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic, ‘NATO ve AB’ye açık tehdit olan duruma’ tepki gösterilmesi gerektiğini söyledi.

    Rus ve Ukraynalı tarafların kendilerine ait olmadığını açıkladıkları Sovyet Rusya yapımı Tu-141 ‘Strizh’ modeli SİHA, dün Macaristan’da öğrenci yurdu yakınına düştü. Can kaybı veya yaralanan kimsenin olmadığı olayda park halindeki 40 araçta maddi zarar oluştu.

    NATO, entegre müttefik hava ve füze savunma sistemlerinin objenin uçuş rotasını takip ettiğini açıkladı. Ancak Hırvat Başbakanı Plenkovic, ülkesinin bilgilendirilmediğini, NATO’nun da gazetecilerin sorusu üzerine reaksiyon gösterdiğini savundu.

    Başbakan Plenkovic, Tu-141 ‘Strizh’ model insansız hava aracının 40 dakikadan daha fazla Macar hava sahasında uçtuğunu duyurdu. Hırvat Başbakan, dronun kendi hava sahalarında 7-8 dakika boyunca uçtuktan sonra yere çakıldığını söyledi.

    Romanya Savunma Bakanlığı ise hava aracının Ukrayna’dan ülke hava sahasına girdiğini ve ihlalin 3 dakika sürdüğü için müdahalenin zor olduğunu savundu.

    Başbakan Plenkovic, Hırvatistan’a çağrıda bulunarak hava savunma sistemlerinin dronu neden tespit edemediğini araştırmasını istedi. Hırvat Başbakan, ülkesi ile Romanya hava sahasının kısa süreli ihlal edildiğini bunun da tespiti zorlaştırdığını kaydetti.

    İnsansız hava aracının nükleer tesise de düşebileceğini kaydeden Plenkovic, iyi bir tepki gösterilemediğini, dronun kim tarafından uçurulduğunun da araştırma sonucu tespit edilebileceğini kaydetti.

    Rus ve Ukraynalı taraflar, SİHA’nın kendilerine ait olmadığını açıkladı, ancak askeri uzmanlar 6 ton ağırlığındaki hava aracını sadece Kiev’in kullandığını öne sürüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukraynalı insansız hava aracı (drone) kullanıcıları, Rusya’ya karşı savaşta orduya destek veriyor

    Ukraynalı insansız hava aracı (drone) kullanıcıları, Rusya’ya karşı savaşta orduya destek veriyor


    Onlar normal zamanlarda düğünleri havadan fotoğraflar, tarlalardaki üretimi çekerek ölümsüzleştirir ve eğlence için yarışmalar düzenlerdi. Şimdilerde ise ülkelerinin Rus işgalini püskürtmesine katkı sağlamak için oluşturulan gönüllü birliklere kaydolarak hayatlarını riske atıyor.

    Ukraynalı sivil insansız hava aracı (drone) kullanıcılarından bahsediyoruz.

    Geçen hafta Ukrayna ordusunun Facebook hesabından, “Kiev’in öfke anında size ve insansız hava aracınıza ihtiyacı var” notuyla, vatandaşlardan ellerindeki dronlarını bağışlama ve bu cihazları kullanmak için deneyimli pilotlar olarak gönüllü çalışma çağrısı yapılmıştı.

    Başkent Kiev’de perakende mağazası işleten bir girişimci, Çinli DJI şriketi tarafından üretilen ve stoklarında bulunan yaklaşık 300 insansız hava arasının tamamının bu çağrıdan sonra tükendiğini dağıtıldığını söyledi.

    Vatandaşlar, Polonya ve Avrupa’nın farklı yerlerindeki arkadaşlarından ve meslektaşlarından da daha fazla drone almak için uğraşıyor.

    Savaş öncesi çiftçilere ve enerji şirketlerine drone hizmetleri sağlayan Kiev merkezli endüstriyel insansız hava aracı teknolojisi şirketi DroneUA operasyon direktörü Denys Sushko, “Başka seçeneğimiz yok. Burası bizim toprağımız, bizim evimiz” sözleriyle neden bu yola başvurdukları sorusuna cevap veriyor.

    Ailesinin bulunduğu alana çok yakın bir noktada meydana gelen patlamanın ardından kaçmak zorunda kalan Sushko, yanında drone olmadığını ancak tecrübesini paylaştığını belirityor ve ekliyor:

    “Ülkemizi koruma adına her şeyi kullanmaya çalışıyoruz ve dronlar gerçek zamanlı veri elde etmek için harika araçlar. Şimdi Ukrayna’da (yaşananlara) kimse kayıtsız kalmıyor. Herkes elinden geleni yapıyor.”

    Ukrayna’nın envanterinde bulunan Türk yapımı insansız hava araçlarının aksine, tüketici dronları silah olarak değil keşif araçları olarak kullanılabiliyor.

    Sivil gönüllüler, Rus konvoylarını izlemek için hava kameralarını kullanıyor ve ardından bu görüntüleri ve GPS koordinatlarını Ukrayna ordusuna aktarıyor. Bazı dronelarda gece görüş ve ısı sensörleri de bulunuyor.

    Öte yandan dünyanın önde gelen ticari drone üreticisi DJI, deneyimsiz drone operatörünün yerini kolayca tespit edebilen bir hizmet de de sağlıyor.

    İlaveten Çinli firmanın, müşterilerinin bu verileri ile ne yapabileceğini kimse bilmiyor.

    Kiev’de DJI drone satıcısı olan Taras Troiak, firmanın drone algılama platformu AeroScope’a tercihli erişim sağlayıp sağlamadığı veya devre dışı bıraktığı konusunda net bilgi vermediğini belirtiyor.

    Çinli firma daha önce yaptığı açıklamada, ürettiği insansız hava aracı sistemlerini tanımlayabilen ve izleyebilen AeroScope adlı yeni bir platfortm geliştirdiğini duyurmuştu.

    Çatışmanın her iki tarafı da potansiyel olarak AeroScope platforumu verileriyle ‘düşmanın’ uçuş yollarını veya potansiyel güzergahlarını izlemek için kullanabilir.

    Zira AeroScope, drone ile uzaktan kumandayı kullanan operatör arasındaki iletişim bağlantısına erişim sağlayabiliyor.

    Ukraynalı drone uzmanları, operatörlere bulundukları yeri nasıl gizleyeceklerini öğretmek için ellerinden geleni yaptıklarını söylüyor.

    Avustralyalı drone güvenlik uzmanı Mike Monnik ise, ‘Ukrayna içindeki sivil drone operatörlerine yönelik riskin hala büyük’ olduğunu belirtiyor:

    “Şu ana kadar çatışmalarda gördüklerimize bakıldığında, operatörün yerini tespit etmek, yönlendirilmiş füze saldırısı ile sonuçlanabilir. Daha önceki çatışmalarda olduğu gibi artık angajman kuralları geçerli değil.”

    Monnik, son günlerde mesajlaşma uygulaması Telegram’ın Rusça kanallarında, Ukrayna’daki dronları tespit etmenin yolları ile ilgili tartışmaların sürdüğü uyarısında bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Etiyopya’da 58 sivilin öldüğü saldırıda Türk SİHA kullanıldı’ iddiası

    ‘Etiyopya’da 58 sivilin öldüğü saldırıda Türk SİHA kullanıldı’ iddiası


    Etiyopya’da bir okula düzenlenen 58 sivilin öldüğü hava saldırısında Türkiye yapımı SİHA’nın kullanıldığına dair kanıtlar olduğu öne sürüldü.

    “POLITICO” haber sitesi, Etiyopya’daki iç savaşta sivillere yönelik saldırılarda Türkiye’nin ürettiği Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) kullanıldığı iddiasını gündeme taşıdı.

    Burada çıkan bir haber analizde, SİHA ihracatının Türkiye’ye jeopolitik bir güç verirken, bir taraftan da sivillere yönelik saldırılar yüzünden Ankara’nın bu konuda baskı altında olduğu yorumu yapıldı.

    Etiyopya’da bir okula sığınan sivilleri hedef alan ve 58 kişinin öldüğü saldırıya atıfta bulunulan haberde, daha sonra çekilen görüntülerde, Türkiye’nin ürettiği SİHA’ların bu saldırıda kullanıldığına dair kanıtların bulunduğu aktarıldı.

    Türkiye’nin SİHA ihracatının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için “ulusal gurur kaynağı” olduğu ifade edilen yazıda, sivillere yönelik saldırılar yüzünden NATO ülkesi Türkiye’ye yönelik Etiyopya’ya bu silahlardan satılmaması yolunda baskının arttığı değerlendirilmesinde bulunuldu.

    Etiyopya ordusunun, isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesi’ne (TPLF) yönelik saldırılarda bu SİHA’lar sayesinde önemli bir avantaj elde ettiği kaydedilen haberde, Türkiye dışında İran, BAE, Çin gibi ülkelerin de yine bu ülkeye SİHA sattığı duyuruldu.

    Sivillerin ölümüne yol açan son saldırıda çekilen fotoğrafları inceleyen Hollandalı sivil toplum örgütü “PAX” ve Uluslararası Af Örgütü’nün askeri konulardaki uzmanları, saldırıda kullanılan “MAM-L” tipi bombaların Türkiye’de Bayraktar grubunun ürettiği “TB2” SİHA’larının taşımasına uygun olduğunu aktardı.

    Bu konuda yönetilen sorulara Türkiye ve Etiyopya yönetimlerinden şu ana kadar bir yanıt gelmediği bildirildi.

    Tigray bölgesinde yardım kuruluşlarına göre Etiyopya yönetiminin kullandığı SİHA’lar yüzünden şu ana kadar 300’den fazla sivil yaşamını kaybetti.

    ABD Türkiye’yi uyardı

    POLITICO, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bir sözcüsünün açıklamasına atıfta bulunarak, ABD’nin eski Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi Jeffrey Feltman’nin Aralık ayında Türkiye ve BAE’ne yaptığı ziyaretlerde konuyla ilgili Washington yönetimini endişelerini dile getirdiğini duyurdu.

    Etiyopya ordusu önceki gün yaptığı açıklamada, isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesini (TPLF) yok edene kadar savaşmayı sürdüreceklerini ve Tigray eyaletine gireceklerini duyurmuştu.

    İsyancı grup ile hükümet arasında ABD ve Afrika Birliği’nin ara buluculuk çabaları sürerken, Addis Ababa hükümeti daha önce eyalete girme planlarının olmadığını açıklamıştı.

    Kasım 2020’de başlayan ve Tigray’ın komşu eyaletlerine de sıçrayan çatışmalar, yaklaşık 2,5 milyon kişiyi yerinden etti. Bölgede halen 5 milyondan fazla kişi acil yardıma ihtiyaç duyuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’nin IŞİD’li diye bombaladığı Afgan aileden geriye kalan Ahmedi, euronews’e konuştu

    ABD’nin IŞİD’li diye bombaladığı Afgan aileden geriye kalan Ahmedi, euronews’e konuştu


    Emal Ahmedi, kaçırılan iki uçağın 11 Eylül 2001’de ABD’nin New York’ta kentindeki ikiz kulelere çarptığını görmemişti. Zira o sırada Afganistan, Taliban’ın kontrolü altındaydı ve ülkede televizyonlara izin yoktu.

    Ancak Emal’in ve birçok Afgan’ın hayatı o günden itibaren Amerika Birleşk Devletleri tarafından başlatılan “teröre karşı savaş” nedeniyle sonsuza dek değişti.

    ABD’nin geçen ay Afganistan’da düzenlediği son hava saldırısında aralarında 2 yaşındaki kızı dahil Emal’in ailesinden 10 kişi öldürüldü.

    Amerikan kuvvetleri, operasyonun Kabil Havaalanı’na saldırı hazırlığı yaptığından şüphelenilen bir IŞİD-H intihar bombacısını hedef aldığını iddia etti. Ancak hedef alınan Emal’in ailesiydi.

    Evinde euronews’i konuk eden Emal Ahmedi, “Hepsi masumdu. ABD’nin buradaki sivilleri hedef alması büyük bir hataydı. Saldırının IŞİD’e yönelik olduğunu söylüyorlar ama (Kardeşim Zmaray) Amerikalılar’a çalışmıştı.” dedi.

    ABD ve müttefiklerine çağrıda bulunan Ahmedi, “Sivilleri hedef almayın. Çünkü Afgan halkı ailelerini çok sever. Babalarını, kardeşlerini veya çocuklarını kaybettiklerinde bu, onlar için çok zor olur.” sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi.

    11 Eylül saldırıları, ülke tarihinin en uzun ve en ölümcül savaşını beraberinde getirdi.

    Savaş, 2 bin 500’den fazla Amerikan askerinin hayatına mal oldu.

    Son 20 yılda 150 binin üzerinde Afgan, hayatını kaybetti.

    İçinde intikam isteği olmadığını söyleyen Ahmedi, daha önce ABD ordusunda tercüman olarak çalıştığı için özel göçmen vizesine (SIV) başvurmuştu ve ailesiyle birlikte Afganistan’dan ayrılmayı planlıyordu.

    Ahmedi, Şimdi artık bu planının suya düştüğünü ve hayalini, sevdiklerinin cesetleriyle birlikte toprağa gömdüğünü anlattı.

    NYT: ABD’nin Afganistan’da düzenlediği son hava saldırısında öldürdüğü kişi IŞİD militanı değil

    Bu arada ABD’nin Afganistan’dan askerlerini çekme sürecinde “havalimanındaki birliklerini korumak için” düzenlediği son hava saldırısında hedef aldığı kişinin, IŞİD militanı olmadığını kamera kayıtlarıyla tespit edildi.

    New York Times, Kabil Havalimanı yakınlarında ABD’nin bir insansız hava aracıyla (İHA) gerçekleştirdiği hava saldırısıyla ilgili kamera kayıtları üzerine yaptığı araştırmada, hedef alınan Zmaray Ahmedi’nin IŞİD’e çalışmadığı ve de iddia edildiği gibi aracında patlayıcı taşımadığı sonucuna vardı.

    Araştırmanın detaylarının verildiği analiz yazısında, ABD askeri yetkililerinin saldırı düzenledikleri aracı kullanan kişinin kimliğini bilmediklerini kabul ettiğine, 43 yaşındaki Ahmedi’nin araca yüklediği ağır malzemenin “patlayıcı olabileceği” sonucuna varıldığına, ellerinde bu konuda kesin bir bilginin bulunmadığına dikkat çekildi.

    Hava saldırısında ölen Ahmadi, ABD yardım kuruluşu çalışanı çıktı

    Kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu, ABD’nin IŞİD üyesi olduğunu iddia ettiği Zemari Ahmadi’nin California merkezli bir yardım ve lobi grubu olan Nutrition and Education Internatinal (NEI) isimli kuruluşta elektrik mühendisi olarak çalıştığı anlaşıldı.

    Kayıtlarda, saldırı günü Ahmedi’nin iş arkadaşları ile Kabil’de Taliban’ın kontrolü altındaki bir parkta bulunan mültecilere gıda yardımı dağıttığı ve öğleden sonra aracıyla arkadaşlarını aldığı yere bırakarak evine döndüğü tespit edildi.

    Ahmedi’nin iş arkadaşlarını bıraktığı noktada yanında getirdiği bidonlara su doldurarak araca yüklemesi, ABD’ye ait İHA kamera görüntülerinde “patlayıcı” olarak algılandı.

    NEI çalışanının evinin bahçesine giriş yaptığı sırada ABD’nin hava saldırısı sonucu hayatını kaybettiği saldırıda, aynı aileden 7’si çocuk olmak üzere 10 sivilin öldürüldüğü bildirildi.

    Bidonlara su doldurduğu görüntü kaydı ortaya çıktı

    New York Times, ABD askeri yetkililerin patlayıcı taşıdığı iddiasıyla öldürdüğü Afgan vatandaşı Ahmedi’nin, su akmayan evindeki ailesine götürmek üzere beyaz aracının bagajında taşıdığı bidonlara su doldururken kaydedilen görüntülerini yayınladı.

    Videonun devamında, Ahmedi’nin yıllardır üyesi olduğu yardım kuruluşu NEI’nin merkezindeki çalışma görüntüleri de yer aldı.

    Ayrıca, ABD’nin iddia ettiğinin aksine, uzmanlar tarafından incelenen video ve fotoğraflarda vurulan araçta ikinci bir patlamanın izine rastlanmaması, patlayıcı madde taşımadığına delil olarak gösterildi.

    ABD Afganistan topraklarını terk ederken 29 Ağustos 2021 günü Kabil’de “IŞİD’in Afganistan kolu IŞİD-H unsurlarına ait olduğu ve Kabil’deki havalimanına saldırı düzenleyeceği” iddiasıyla, saatlerce havadan takip ettiği bir aracı vurduğunu duyurmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’taki İHA’ları ve üs kurma planları bölge ülkelerini endişelendiriyor

    Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’taki İHA’ları ve üs kurma planları bölge ülkelerini endişelendiriyor


    Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) Geçitkale askeri havaalanında bulundurduğu insansız hava araçlarını yenilediğine ve üsteki kapasitesini arttırdığına dair haberler adada ve bölgede rahatsızlık yaratıyor.

    Türkiye’nin bölgede bulundurduğu Bayraktar TB2 İHA’larını ve sistemlerini yenileyerek uydu rehberliğinde menzilini arttırma çalışmaları yaptığını belirten Associated Press (AP) haber ajansı ele geçirdiği bir istihbarat raporunun Geçitkale’de yeni İHA’lar, gözlem araçları, eğitim uçakları ve gelişmiş savaş uçaklarının konuşlanabilmesi için planlanan kapasite geliştirme çalışmaların başladığına işaret ettiğini kaydediyor.

    Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye’ye ait İHA’ların adada bulundurulmasını yayılmacı bir politika takip ettiğinin işareti olarak değerlendiriyor. Rum yönetimine göre, Türkiye askeri varlığını kullanarak erişimini genişletme ve potansiyel doğal gaz rezervleri nedeniyle önem taşıyan bölgedeki kontrolünü sağlamlaştırma peşinde.

    Türkiye 1974’teki Barış Harekatı’ndan bu yana adada 35 binden fazla asker ve ağır silah bulunduruyor. Ancak Türkiye’nin saldırı kapasitesini genişleten İHA’ların adada konuşlandırılması bölge ülkelerini tedirgin ediyor.

    KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın bir Türk televizyonuna bu ay başında verdiği demeçte Geçitkale askeri hava üssünde konuşlanan Bayraktar TB2’lerin çok daha hızla havalanarak Mısır kıyılarına kadar bölgeyi denetleme kapasitesinin bulunduğunu açıklaması Kahire’de tepkiyle karşılandı.

    Mısır tepkili

    İHA’ların konuşlandırılmasını “Ankara’nın yeni bir provokatif girişimi” olarak niteleyen Mısırlı bir yetkili, başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası camianın “sert tepkisini” gerektirdiğini dile getiriyor.

    AP’ye yorumda bulunan ancak konuyla ilgili açıklama yapma yetkisi bulunmadığından dolayı adının gizli kalması koşuluyla konuşan yetkili, son olarak Geçitkale havaalanının üsse dönüştürülmesinin Kıbrıs, Libya ve Akdeniz’deki diğer gelişmelerle birlikte bölgede istikrarsızlığa yol açacağı uyarısında bulunuyor.

    Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkiler 2013 yılında Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin askeri darbe sonucu devrilmesinden bu yana gergin seyrediyor.

    İsrail kaygılı

    Her ne kadar İsrail Türkiye’nin bölgede üs kurulumunu doğrudan tehdit olarak görmese de, Ankara’nın bölgedeki hareketlerini “agresif” olarak değerlendiriyor ve Kıbrıs Rum Yönetimi’ni desteklemeyi sürdürüyor.

    Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan İsrail Bölgesel Stratejik Çalışmalar Enstitüsü uzmanlarından Gabriel Mitchell, İHA’lar konusunun bölgedeki varolan gerilimi arttırabilecek endişe verici bir gelişme olduğu yorumunda bulunuyor.

    İsrail’in Ankara ile diyalog için açık kapı bırakacak şekilde Yunanistan ile Kıbrıs’a desteğini dengeleme çabasını sürdüreceğini belirten Mitchell, Türkiye’nin İHA üssünü planlı şekilde genişletmesinin bölge ülkelerini kızdıracağı ve Doğu Akdeniz’de yeni bir güvenlik endişe yaratacağı görüşünde.

    Akdeniz’deki potansiyel hidrokarbon rezervleriyle ilgili Kuzey Kıbrıs halkının dışlandığı gerekçesiyle Türkiye, Aralık 2019’da Kıbrıs Rum Yönetimi’nin lisans verdiği uluslararası şirketlerin petrol ve doğal gaz arama çalışmaları sırasında Geçitkale’ye iki adet Bayraktar TB2 göndermişti. Bu iHA’lar 200 kilometre menzilde 6 bin 100 metre yükseklikte hareket edebiliyor. Silah da taşıyabilen bu araçlar Türk donanma gemilerine gerçek zamanlı görüntü iletebilen gözetleme ekipmanı kapasitesine sahip bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Polonya Cumhurbaşkanı Duda, Türkiye’de: 24 adet SİHA alımı için sözleşmesi imzalanacak

    Polonya Cumhurbaşkanı Duda, Türkiye’de: 24 adet SİHA alımı için sözleşmesi imzalanacak


    Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, resmi temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya geldi. Duda’nın ziyareti sırasında Türkiye’den alacakları insansız hava araçlarıyla ilgili anlaşmayı imzalaması bekleniyor.

    Polonya Savunma Bakanı Mariusz Blaszczak, ülkesinin Türkiye’den 24 adet Bayraktar (TB2) tipi Silahlı İnsansız Hava Araçlarını (SİHA) alacağını duyurmuştu.

    Avrupa Birliği (AB) üyesi Polonya böylece Türkiye’den drone alan ilk NATO üyesi ülke olacak.

    Blaszczak, TB2 ile ilgili “Bu, gerçek bir silah. Avrupa’nın doğusunda, savaşlarda kendini kanıtladı. Aynı şekilde Orta Doğu’da kullanıldı.” ifadelerini kullanmıştı.

    “Dünyanın dördüncü büyük drone üreticisi”

    NATO üyesi olan Türkiye’de yetkililer, ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batılı silahlara olan bağımlılığı azaltmak için yerli üretimi artırmasından bu yana dünyanın dördüncü en büyük insansız hava aracı üreticisi haline geldiğini söylüyor.

    Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, daha önce AFP’ye yaptığı açıklamada, “Kalite-fiyat ilişkisi açısından biz bu alanda en iyisiyiz. Dünyada çok farklı SİHA var ancak, fiyat ve özellikleri, bizimkiyle kıyaslandığında ortada büyük farklılıklar bulunuyor. Bizim özelliklerimize sahip olup, diğer ülkelerde üretilenlerin fiyatları neredeyse iki misli daha fazla. Dünyada lider olabileceğimiz veya yeni teknolojilerin öncüsü olabileceğimiz bu alana girmek istedik, SİHA’larımız bunun için mükemmel ”demişti.

    “Suudi Arabistan, Türk dronu ile ilgileniyor”

    Türk savunma teknolojisi şirketi Baykar, Bayraktar TB2 silahlı insansız hava aracını Azerbaycan, Ukrayna, Katar ve Libya’ya sattı. Erdoğan, mart ayında Suudi Arabistan’ın da Türk dronu satın almakla ilgilendiğini söyledi.

    Türkiye’den üretilen SİHA’ların 2016 yılından bu yana PKK ile mücadelede de kullanıldığını hatırlatan AFP, Türkiye’nin Tunus’a aralık ayında 80 milyon dolar değerinde “Anka” adı verilen SİHA’ların satışı için anlaşma imzaladığını kaydetti.

    Kanada, lisansı iptal etti

    Kanada, ekipmanın Dağlık Karabağ bölgesinde Ermenistan ile savaşan Azeri güçleri tarafından kullanıldığına karar verdikten sonra nisan ayında Türkiye’ye drone teknolojisi ihracat izinlerini iptal etti. Ambargo altındaki parçalar, Baykar silahlı uçakları için kamera sistemlerini içeriyordu.

  • İsrail ordusu, kime ait olduğu bilinmeyen bir İHA düşürdüğünü açıkladı

    İsrail ordusu, kime ait olduğu bilinmeyen bir İHA düşürdüğünü açıkladı


    İsrail ordusu Gazze Şeridi’nde hava saldırılarına devam ederken Ürdün yakınlarındaki Ağvar bölgesine bağlı Vadi el-Uyun’da insansız bir hava aracının (İHA) düşürüldüğünü duyurdu.

    Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, İsrail güçlerinin söz konusu İHA’yı takip ettiği ve İsrail hava sahasına yaklaştığı anda vurduğunu belirtti.

    The Jerusalem Post’un haberine göre insansız hava aracını kimin kontrol ettiği hala belirsiz.

    Diğer taraftan İsrail savaş uçakları Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bazı bölgelere hava saldırıları düzenledi.

    İsrail ordusu yaptığı açıklamada bu gece abluka altındaki Gazze Şeridi’ne 65 saldırı düzenlediğini duyurdu.

    İsrail’in 10 Mayıs’ta başlattığı hava, kara ve denizden gerçekleştirdiği saldırılarda Gazze’de şu ana kadar 61’i çocuk, 36’sı kadın 212 Filistinli öldürüldü. 1400’ün üzerinde yaralı bulunuyor.

    İsrail’de ise Hamas’ın roket atışları sonucu en az 10 kişi hayatını kaybetti.