Etiket: ikinci tur

  • Fransa’da seçmen Macron’a da aşırı sağa da tavır aldı: ‘Genel seçimlerin galibi sol ittifak’

    Fransa’da seçmen Macron’a da aşırı sağa da tavır aldı: ‘Genel seçimlerin galibi sol ittifak’


    – Fransa’da Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinden “aşırı sağcı” Ulusal Birlik’in (RN) muzaffer çıkmasıyla hezimete uğrayan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ilan ettiği baskın genel seçimlerin ilk turunda RN’nin birinci gelmesinin ardından ikinci turda sol ittifak ipi göğüsledi. Hiçbir parti ya da ittifak parlamento salt çoğunluğunu elde edemedi.

    Cumhurbaşkanlığını hedefleyen Marine Le Pen’in genel başkanlığını 28 yaşındaki Jordan Bardella’ya devrettiği RN, bazı sandık başı anketlerine göre ikinci turda üçüncü olarak hayal kırıklığı yaşadı.

    İlk turda RN’nin ardından ikinci olan Yeni Halk Cephesi isimli sol ittifak, sandık başı anketlerine göre ikinci turda en fazla milletvekilliğini kazandı ve RN’ye karşı beklenmedik bir galibiyet elde etti. Ancak Macron cephesinin ikinci tur öncesi çevirdiği oyunlar nedeniyle meclis salt çoğunluğunu kazanamadı.

    Projeksiyonlara göre 577 milletvekilliğinden 172-215’i sol ittifaka gitti. Macron’un Cumhuriyet İçin Hep Birlikte (Ensemble) ittifakı 150-180 milletvekilliği kazandı. Meclis salt çoğunluğuna göz diken RN ise sadece 115-155 milletvekilliğinde kaldı.

    Yeni Halk Cephesi’nin lider partisi Boyun Eğmeyen Fransa’nın (LFI) adını İkinci Dünya Savaşı’nın en büyük muharebelerinden biri olan Stalingrad Savaşı’ndan alan Stalingrad Meydanı’ndaki merkezinde toplanan taraftarları ilk sonuçların gelmesi üzerine sevinç gözyaşlarıyla karışık coşkulu kutlamalar yaptı.

    İkinci turun zafer konuşmasını, Le Pen-Bardella ya da Macron değil, Stalingrad Meydanı’na el sallayan Boyun Eğmeyen Fransa’nın lideri Jean-Luc Melenchon yaptı.

    İkinci tur öncesi “Boyun Eğmeyen Fransa ile Fransa’yı yönetmem” açıklaması yapan Cumhurbaşkanı Macron’u hedef alan Melenchon, “Macron’un yenilgisi net şekilde teyit edildi. Macron kıvırmadan yenilgiyi kabul etmeli. Gabriel Attal başbakanlıktan gitmeli. Macron, hükümeti kurma görevini Yeni Halk Cephesi’ne vermekle yükümlü” dedi.

    Sol ittifak içinde yer alan Sosyalist Parti (PS) lideri Olivier Faure, genel seçimlerin Yeni Halk Cephesi için bir zafer olduğunu ve bu nedenle sol ittifakın Fransız halkının çoğunluğunu birleştirmesi gerektiğini söyledi.

    Destekçilerine “Tek bir pusulamız olacak: Yeni Halk Cephesi programı” diye seslenen Faure, halkın beklediği açıklamayı yaptı: “Macron, emeklilik reformunu (mezarda emeklilik yasası) iptal etmeli.”

    2022’deki genel seçimin ikinci turunda yüzde 46.23 olan katılım, bu ikinci turda yüzde 67.1’e çıkarak 1997’den beri görülmemiş bir orana ulaştı.

    İlk turda seçim sonucuna yönelik protestoların şiddet olaylarına dönüşmesi karşısında, bugün 5 binden fazlası Paris’te olmak üzere ülke çapında 30 binden fazla güvenlik gücü görevlendirildi.

    Ayrıntılar geliyor…

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa erken genel seçimi, ikinci turda son 43 yılın en yüksek öğle katılımı seviyesini gördü

    Fransa erken genel seçimi, ikinci turda son 43 yılın en yüksek öğle katılımı seviyesini gördü


    – İlk turundan “aşırı sağcı” Ulusal Birlik’in (RN) birinci çıktığı baskın genel seçimlerin ikinci turu için sandık başına giden Fransa’da yerel saatle öğle itibarıyla son 43 yılın en yüksek katılımı görüldü.

    Katılımın öğle saatlerinde yüzde 26.3 seviyesinde gerçekleştiğini duyuran İçişleri Bakanlığı, 2022 genel seçiminin ikinci turundaki yüzde 18.99 katılıma göre büyük artış olduğunu belirtti.

    Anket şirketleri Harris Interactive ve Ipsos, bunun 1981’den bu yana en yüksek öğle katılımı seviyesi olduğuna dikkat çekti.

    İlk turdaki yüzde 66.7’lik katılım, 1997’den beri en yüksek katılım olmuştu.

    KİME YARAYACAK?

    Bunun Cumhurbaşkanlığını hedefleyen Marine Le Pen’in genel başkanlığını 28 yaşındaki Jordan Bardella’ya devrettiği RN’ye mi yoksa ikinci turda RN adayı karşısında kazanılabilecek seçim bölgelerinde birbiri için adaylarını çeken Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ittifakı ile Yeni Halk Cephesi isimli sol ittifakın çekmeye çalıştığı ‘cumhuriyet setine’ mi yarayacağı, merak konusu. (Reuters, France24, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa, Macron’un ‘büyük kumarının’ ikinci turu için sandık başında

    Fransa, Macron’un ‘büyük kumarının’ ikinci turu için sandık başında


    – Fransa baskın genel seçimlerin ikinci turu için sandık başına gitti. İlk turda yüzde 33 oy alarak en büyük parti olan “aşırı sağcı” Ulusal Birlik’in (RN) ikinci turdan da birinci çıkması bekleniyor. Ancak hiçbir parti ya da ittifakın mecliste salt çoğunluğa ulaşması muhtemel görünmüyor.

    Anketler RN’nin en fazla oyu alacağını, ancak salt çoğunluğu sağlayamayacağını öngörürken, bugün seçimler tamamlandığında Fransa’nın siyasi manzarası Avrupa’yı da etkileyecek boyutta yeniden şekillenecek.

    26 Temmuz-11 Ağustos’taki Paris Yaz Olimpiyatı’nın hemen öncesinde Fransa parlamentosunda kaotik manzara hakim olabilir ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un otoritesi darbe alabilir. RN salt çoğunluğu elde ederse de görev süresi 2027’de sona erecek Macron, kendini RN hükümetiyle zorlu bir “birlikte yaşama” (kohabitasyon) sürecinde bulacak.

    Bugün Fransa’da 49.5 milyon seçmen sandığa çağrıldı. Fransa ana karasında yerel saatle 08.00’de başlayan oy verme işlemi yerel saatle 18.00’de sona erecek. Paris, Marsilya gibi büyük kentlerde ise yerel saatle 20.00’ye kadar oy kullanma işlemi devam edecek.

    Araştırma şirketlerinin TSİ 21.00’de oy verme süreci biter bitmez sandık başı anketlerini yayımlamaya başlaması, daha sonra İçişleri Bakanlığı’nın resmi sonuçları açıklaması bekleniyor.

    Yarından itibaren yeni milletvekillerini ağırlamak üzere kapılarını açacak. meclisin 577 yeni üyesi ilk Genel Kurul oturumu için 18 Temmuz’da toplanacak.

    Meclisteki 577 sandalyenin 76’sı ilk turda sahiplerini bulmuştu. İkinci turda kalan 501 sandalyenin sahipleri belirlenecek. Parti veya ittifakların mecliste salt çoğunluğu elde etmesi için 289 milletvekili sayısına ulaşması gerekiyor.

    Seçim üç ittifakın yarışına sahne oluyor.

    1) Cumhurbaşkanlığını hedefleyen Marine Le Pen’in genel başkanlığını 28 yaşındaki Jordan Bardella’ya devrettiği RN (merkez sağcı Cumhuriyetçiler (LR) partisinin lideri Eric Ciotti ve bazı LR adaylarıyla ittifak halinde).

    2) Fransa’nın en popüler solcu lideri Jean-Luc Melenchon’un Boyun Eğmeyen Fransa’sının (LFI) başını çektiği, Yeşiller (EELV), Fransa Komünist Partisi (PCF) ve Sosyalist Parti’nin (PS) dahil olduğu solcu ittifak Yeni Halk Cephesi.

    3) Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi Rönesans’ın iktidar ortakları Demokrasi Hareketi (MoDem), Horizons (Ufuklar) ve İlerlemeci Federasyon ile oluşturduğu neoliberal ittifak Cumhuriyet İçin Hep Birlikte (Ensemble).

    Sarı Yelekler’den “mezarda emekliliğe” karşı protestolara dek halkın tepkisine rağmen neoliberal politikalarda ısrar eden Macron, Fransa’da son 3 seçimdir oylarını artırmaya devam eden RN’nin 9 Haziran’daki Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde yüzde 31.4 oy alarak Rönesans’ın oylarını ikiye katlaması üzerine baskın genel seçim ilan etmişti.

    “Macron’un büyük kumarı” diye nitelenen baskın seçim için daha önce bir türlü ittifak kuramayan solcu partiler, “aşırı sağa” karşı kısa sürede Yeni Halk Cephesi ittifakı altında bir araya gelip her seçim bölgesinde tek aday gösterdi.

    İlk turda, “aşırı sağcı” ittifak yüzde 33 civarında oyla sandıktan birinci çıktı, Yeni Halk Cephesi yüzde 28 ile ikinci, Macron’un ittifakı ise yüzde 20 oyla üçüncü geldi.

    İlk turda seçilen 76 milletvekilinden 39’u aşırı sağ, 32’si sol ittifak, 2’si Macron ittifakı ve kalan 3’ü merkez sağdaki Cumhuriyetçiler ve diğer sağ partilerden geldi.

    Hem Macron’un ittifakı hem sol ittifak, ikinci turda “aşırı sağcı” adayın kazanmasını engellemek amacıyla birbiri için çekilme açıklaması yaparken, Maliye Bakanı Bruno Le Maire, RN adayı kazanacak olsa bile asla LFI adayına oy verilmesi çağrısı yapmayacağını söyledi.

    Salı akşamı yaklaşık 218 aday, RN adayına karşı kazanma olasılığı en yüksek adayın tercih edilmesi için kenara çekildi. Çekilenlerin 130’u sol ittifaktan, 82’si ise Macron’un ittifakından isimlerdi.

    Ardından Macron, LFI ile bir koalisyon hükümeti kurma ihtimalini reddetti. Fransa Cumhurbaşkanı, “Boyun Eğmeyen Fransa ile hükümet etmeyeceğiz. Tıpkı RN’ye tek bir oy bile gitmeyeceğini söylediğimiz gibi, Boyun Eğmeyen Fransa’nın hükümete katılması da söz konusu değil” dedi.

    Müesses nizam “aşırı sağın” ikinci turda birinci gelse de meclis salt çoğunluğunu elde edemeyeceğine bahis oyanmış gibi görünse de RN’nin özelde LFI’ya, genelde sol ittifaka tavrı Macron cephesinden farklı değil.

    Fransa’da ana akım tarafından “radikal sol” diye nitelenen, diğer sol partilere kıyasla emekçi haklarına daha çok sahip çıkan, Gazze Savaşı’nda İsrail’i eleştiren, Filistin’in haklarını savunan LFI, hem aşırı sağcılar hem hükümet tarafından Yahudi karşıtı olmakla suçlanıyor. LFI’nın çok sayıda milletvekili, 7 Ekim’de İsrail’in Gazze Savaşı’nın başlaması sonrası “terör propagandası” yaptıkları gerekçesiyle ifadeye çağrıldı. (AA, Reuters, Dış Haberler)

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘Akşener ‘bilgiye’ dayalı olmadan konuşmaz, 28 Mayıs’tan sonra daha net anlaşılacak’

    ‘Akşener ‘bilgiye’ dayalı olmadan konuşmaz, 28 Mayıs’tan sonra daha net anlaşılacak’


    Sözcü yazarı Aytunç Erkin, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘in 24-25 Haziran’da düzenlenecek olağan kongreyle ilgili açıklamalarını değerlendirdi.

    Akşener, Habertürk TV yayınında “Daha yüksek bir oy olmamız gerekiyordu. Bu benim sorumluluğumdadır. Sorumluluk bana aittir, başarı olarak kabul ediliyorsa herkesindir. Başarısızlık bana aittir. İtirazı olarak arkadaşlarımız bir araya gelinir, aday çıkarılır, yarışılır. Ben de elbette adayım tabii ki” ifadesini kullanmıştı.

    “Tanıdığım kadarıyla Meral Akşener ‘bilgiye’ dayalı olmadan konuşmaz. ‘İtirazı olanlar aday çıkarsın’ diye de cümle kurmaz. Ankara’nın siyaset koridorlarını yakından takip eden isimler de benim gibi düşünüyor. Ofislerde değil de arenada konuşulacak dönemin yaklaştığını söylüyorlar” diyen Erkin, şöyle devam etti:

    “Birisi dedi ki:

    ‘Cumhur İttifakı, HDP-PKK üzerinden CHP’yi sıkıştırdı ama seçmen tabanı anlamında sıkıştırılan İYİ Parti’ydi. Çünkü; milliyetçi damarın daha güçlü olduğu zemin orasıydı. Bir de 2-6 Mart masa süreci yaşandı. Bu sıkıştırılmışlığa rağmen ‘kemik oyumuzu’ aldık dedi. Akşener’in kongrede de yapacağı konuşmanın şifrelerini canlı yayında çözmüş olduk.’

    O konuştuğum ‘koridorcu’ Meral Akşener’in şu değerlendirmesinin altını çizdi ve ‘sıkıştırılmışlığı’ daha da açtı: ‘(Akşener) Komplo anlamında söylemiyorum, HDP’yi tanzim etmeye kalkışan kişilerin, ısrarlı bir şekilde anahtar, kilit her neyse HDP’nin olması gerektiğini çekiçle vura vura götürdüler işi. HDP’nin Cumhur İttifakı’nın bileşenleri tarafından PKK ile özdeşleştirip bu defa bizim kafamızda çekiç olarak kullanılması.’

    Başka bir ‘koridorcu’ da şu tespiti yaptı:

    ‘Kongreler partilerin ana siyaset omurgasına yön verir. İzlemekte fayda var. Akşener o kongrede yapacağı konuşmada önümüzdeki yerel seçimleri de etkileyebilecek açıklama yapar mı? Dengeleri değiştirir mi? Bunu göreceğiz.’

    Akşener’in ‘masa vurgusunu’ da masaya yatırmakta fayda var.

    HDP İÇİN ‘TANZİM’ YAPANLAR’

    ‘… Masadaki mevzu da partimizin bilgisi dahilinde, sonraki aşama da parti yöneticilerimizin bilgisi dahilinde. Yani ben kafama göre takılmadım. Bundan dolayı problem yaşadıysa partimiz. Bütün bunları kendi iç bünyemizde konuşacağız. Cumhurbaşkanlığını aldığımız halde de bunlar olacak. (Meral Akşener/Habertürk TV/22 Mayıs 2023)’

    Bu mesaj çok net değil mi?

    Hatırlayın:

    ‘Altılı Masa’yla görüş ayrılığına düşen Akşener, 3 Mart’ta partisinin bir dayatmaya mecbur bırakıldığını söyledi sonrasında da ara formülle tekrar birliktelik sağlandı. İşte o masaya sert eleştiri ve sonrasında da dönüşle ilgili Akşener kararların parti yönetimiyle alındığı vurgusu yaptı. Bunu da kongre sürecinde yapacağı konuşmada ya da rakip olarak aday olan kişinin ağzından duyacağız notunu düşmekte fayda var.

    Diğer bir konu…

    ‘… Türkiye’de bir insan kitlesi var ki, sayısı çok değil. Onlar da beğendikleri siyasi partileri, herkesi mecbur bırakmak istiyor. Bu dönem beğendikleri parti HDP’ydi. Daha önce sayın Erdoğan’ı tanzim etmeye kalkıştılar. Sayın Erdoğan onları kapının önüne koydu. Millet İttifakının Meclisteki sayısı HDP ile tamamlansın istediler. Bunların anlamı şu; halkı tanımıyorlar, insanları bilmiyorlar.’

    İYİ Parti lideri Meral Akşener’in kurduğu bu cümleler, 28 Mayıs sonrasında daha net anlaşılacak. Çünkü; Akşener şifreli değil net konuşacak! Kendisine yönelik ‘linç’ kampanyasının içinde olanları anlatacak. Bir cümlenin daha altını çizeceğim: ‘… Daha önce sayın Erdoğan’ı tanzim etmeye kalkıştılar. Sayın Erdoğan onları kapının önüne koydu.’ (…)”

    Yazının tamamı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 14 Mayıs sonrası HDP içinde neler konuşuluyor, ikinci tur stratejileri nasıl olacak?

    14 Mayıs sonrası HDP içinde neler konuşuluyor, ikinci tur stratejileri nasıl olacak?


    14 Mayıs’ta düzenlenen seçime kendilerine dönük kapatma davasının oluşturduğu risk nedeniyle ‘Yeşil Sol’ adıyla giren HDP‘de, 2018’e kıyasla yaşanan oy düşüşüne dair çeşitli tartışmalar yürütüldü ve mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilk turdan beri destekledikleri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun karşı karşıya geleceği son oylamayla ilgili yeni stratejiler geliştirildi. 

    Parti Meclisi, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve il eş başkanlarıyla yürütülen tartışmalar ve yapılan önerilerde kitle çalışmalarında Kılıçdaroğlu’nun isminin telaffuz edilebileceği, ancak basına verilen demeçlerde CHP liderinin direkt adının belirtilmediği bir propaganda dili kullanılması gerektiği önerisi yer aldı.

    Parti içinde dile getirilenlerden biri de, kişi bazlı bir kampanya yürütmek yerine ‘siyasal hedefe’ odaklanılması gerektiği. Bu konuda temel argümanlar olarak ‘rejimi demokratikleştirme mücadelesi’, ‘toplumu savunmak, barışı kurmak’ konularında hemfikir olundu; “Mevcut rejim ile özdeş hale gelen Erdoğan’ı göndereceğiz”, “Saray rejimini durduracağız” gibi söylemlerin önemine dikkati çekildi. Bunların hem ‘üçüncü yol hattını güçlendirmek’ hem de ‘Erdoğan’ın milliyetçi / ırkçı minder üzerinde kampanya yürütmesine izin vermemek’ açısından oldukça önemli olduğunun altı çizildi. 

    Toplantılarda ayrıca üzerinde durulan konulardan diğeri, ‘iktidara malzeme vermemek’ oldu. Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar başta olmak üzere tüm parti yetkililerinin en normal söyleminin bile AKP’ye yakın çevrelerce köpürtüldüğüne dikkat çekilerek bu detaya özen gösterilmesi gerektiği ifade edildi. 

    Uzlaşı sağlanan adımlarda ‘büyük mitingler yerine kamuoyuna doğrudan seslenilecek bir medya çalışması yapılması’; ‘il, ilçe, belde ve köy ziyaretlerinin gerçekleştirilmesi’ öne çıkan maddeler arasında yer aldı.

    İKİNCİ TURA KATILIMIN ÖNEMİ ANLATILACAK

    Son seçimde Türkiye genelinde seçime katılım oranı artarken HDP’nin güçlü olduğu illerin hemen hepsinde 2018’e kıyasla düşüş yaşanmıştı. Parti organlarında yapılan değerlendirmelerde bu durum da ele alındı. İkinci tura giden süreçte halkla bir araya gelindiğinde ikinci tura katılımın önemine özel olarak vurgu yapılması gerektiğinde uzlaşıldı. 

    OYLAR NEDEN DÜŞTÜ?

    Geçtiğimiz seneye kadar yüzde 10 olarak uygulanan seçim barajı, Nisan 2022’de yüzde 7’ye çekilene kadar HDP açısından tehlike arz ediyordu. Nitekim 2018’de bu risk üzerinden seçmeni konsolide eden HDP, oyların yüzde 11.70’ini alarak Meclis’e 67 milletvekiliyle girmişti.

    Ancak 14 Mayıs’ta partinin oylarında düşüş yaşandığı görüldü. ‘Yeşil Sol’ adıyla girdiği seçimde parlamentoya 61 milletvekili gönderen partinin oy oranı ise yüzde 8.83 oldu. 

    Parti içinde yapılan değerlendirmelerde motivasyon kaybı ve birtakım kafa karışıklıklarının da büyük oranda bu sonuçta etkili olduğu konuşuluyor. ‘Yerellerde ev ev gezip yürütülmesi gereken pusula çalışmalarında yetersiz kalındığı’ tespitinin de yapıldığı toplantılarda ‘Yeşil Sol’ adının gerektiği kadar tanıtılamadığı belirtiliyor.

    Ayrıca buna ek olarak milletvekili ile cumhurbaşkanlığı seçimi arasındaki farkın belirgin bir şekilde halka anlatılamadığı, ‘Bir Oy Yeşil Sol’a, Bir Oy Kılıçdaroğlu‘na kampanyasının da seçmen nezdinde ana muhalefet partisine oy verme eğiliminin artırdığı düşünülüyor: “Oyların bir bölümü bu nedenle CHP’ye yöneldi.”

    HDP’lilere göre Emek ve Özgürlük İttifakı’nın tek listeyle seçime girmemesi de oy kaybındaki faktörlerden biri. Liste tartışmalarının uzaması ve sürecin istenilen düzeyde iyi yürütülememesinin de sonucu belli düzeyde etkilediği ifade ediliyor. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Murat Yetkin: Özdağ’ın Kılıçdaroğlu’na sorduğu öyle bir soru var ki, adeta demirden leblebi

    Murat Yetkin: Özdağ’ın Kılıçdaroğlu’na sorduğu öyle bir soru var ki, adeta demirden leblebi


    Gazeteci Murat Yetkin, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın yüzde 49.52, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun ise yüzde 44.88 oranında destek bulduğu, ancak ’50+1’ şartının sağlanamaması nedeniyle ikinci tura kalan cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yaşananları değerlendirdi.

    Bu kapsamda Kılıçdaroğlu’nun ilk turda yüzde 5.17 oy alan Sinan Oğan‘ı yarışa sokan ATA İttifakı’nın ‘demirbaşı’ – Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile gerçekleştirdiği görüşmeye değinen Yetkinreport.com yazarı, şunları kaydetti:

    “(…) Özdağ, Kılıçdaroğlu ile görüşmesinde Suriyelilerin durumundan Anayasa’nın ilk dört maddesine dek bir dizi soru sormuş ve bildirildiğine göre yanıtlardan tatmin olmuş. Ancak Özdağ’ın Kılıçdaroğlu’na sorduğu asıl öyle bir soru var ki, adeta demirden leblebi.

    Özdağ, Kılıçdaroğlu’na ‘Seçilirseniz ekonomide enkaz devralacaksınız, başa çıkabilecek misiniz?’ diye sormuş. Bu soru aslında ‘Ekonomiyi AK Parti bu hale getirdi, faturayı size ödetmek istiyor’ gibi bir yanıtı da içinde barındırıyor.

    Kılıçdaroğlu ‘Merak etmeyin, programımız da kadrolarımız da iyi’ gibilerinden bir yanıt vermiş. Yine de Özdağ’ın sorusunun Ankara siyaset kulisinde ciddi bir karşılığı olduğunu belirtelim. Bakalım Sinan Oğan’ın tercihi 28 Mayıs’a bir hafta kala siyasi görünümü nasıl etkileyecek?”

    Yazının tamamı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AKP’ye yakın Selvi: Erdoğan, ‘ikinci turda banko kazanacaksınız’ şeklindeki yaklaşımlara prim vermiyor, ihtiyatlı

    AKP’ye yakın Selvi: Erdoğan, ‘ikinci turda banko kazanacaksınız’ şeklindeki yaklaşımlara prim vermiyor, ihtiyatlı


    Türkiye’nin kaderini şekillendirecek cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunu 4.5 puan farkla önde kapatan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın 28 Mayıs için ‘ihtiyatlı davrandığı’ öğrenildi.

    Yarışın ‘14 Mayıs‘ ayağında sağlıklı veri akışıyla ilgili ciddi tartışmalar yaşanmıştı. Ana muhalefet partisi temsilcileri, CHP’nin önde olduğu sandıklara AKP tarafından sürekli olarak itiraz edildiğini ve devamlı baştan sayım yapıldığını kaydederken, Anadolu Ajansı (AA) ilk saatlerden itibaren manipülatif veriler yayınlamıştı. Ana muhalefet partisinde ise ‘ıslak imzalı tutanakların geç açıklanması’, krize neden olmuştu. 

    Seçimin ikinci tura kaldığının kesinleşmesiyle hem Erdoğan hem de Millet İttifakı’nın adayı – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önümüzdeki 11 günlük süreçte atacakları adımlar üzerinde çalışıyor. 

    Öte yandan AKP’ye yakınlığıyla bilinen Abdulkadir Selvi, bugün dikkati çeken bir yazı kaleme aldı. 

    Erdoğan, ikinci turda banko kazanacaksınız şeklindeki yaklaşımlara prim vermiyor. Onun yerine birinci turdan daha fazla çalışmak gerektiğini söylüyor. Seçimden birinci çıkmasına rağmen ihtiyatlı” diyen gazeteci, şöyle devam etti:

    ‘REHAVETE YER YOK’

    Ben de AK Parti’yi bekleyen en büyük tehlikenin rehavet olduğuna inanıyorum. İstanbul seçimleri bunun en önemli örneğidir. En büyük yanlış ikinci turu kazandık havasına girmektir.”

    Yazının tamamı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***