Etiket: Hollanda

  • Hollanda’da akaryakıt firmasından kampanya: Fiyatlar 1 saatliğine 20 yıl öncesine döndü

    Hollanda’da akaryakıt firmasından kampanya: Fiyatlar 1 saatliğine 20 yıl öncesine döndü


    Hollanda’da 20 yıl önce hizmete giren “TinQ” akaryakıt firması, bu hafta içinde ülkenin belirli yerlerinde, belirli saatlerde 20 yıl önceki fiyatlardan müşterilerine yakıt satacak.

    Benzin istasyonu, ülkede her gün dört farklı şubede, cumaya kadar günde bir saat boyunca 20 yıl önceki fiyatlardan müşterilerinin otomobilleri için yakıt satın almalarına olanak sağlayacak.

    Buna göre, Hollanda’da litresi 2,37 euro üzerinden satılan benzin, 20 yıl önceki fiyatı 1,17 euroya, şu anda litresi 2,067 euro olan dizel ise 20 yıl önceki fiyatı 0,860 eurodan satılacak.

    Pazar günü ise yine ülke genelinde seçilen 20 farklı şubede, 20 yıl önceki fiyatlardan bir saat boyunca yakıt satılacak.

    Otobüs ve kamyonlara ‘ucuz’ benzin verilmeyecek

    Promosyon amaçlı satışlar için benzin istasyonuna arabalarıyla gelenlerin, ayrıca bidon ve tenekelerle benzin veya dizel yakıt almalarına izin verilmeyecek. Traktör ve kamyonların da yine istasyonlardan promosyon amaçlı 20 yıl önceki fiyattan yakıt alamayacak.

    Hollanda basını, kampanya dolayısıyla Venray’daki benzin istasyonu önünde sabah 10’da uzun kuyruklar oluştuğunu duyurdu.

    Rusya’nın Ukrayna’yı işgali son bir hafta içinde petrol ve dolayısıyla dünya genelinde benzin fiyatlarında önemli artışa yol açtı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hollanda Başbakanı Rutte ordunun Endonezya’da işlediği suçlardan dolayı özür diledi

    Hollanda Başbakanı Rutte ordunun Endonezya’da işlediği suçlardan dolayı özür diledi


    Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Endonezya’nın bağımsızlık savaşı sırasında Hollanda ordusunun “sistemli ve aşırı şiddet uygulamasından” dolayı özür diledi.

    Rutte, Hollanda hükümetinin, Endonezya’nın 1945-1950’deki bağımsızlık savaşı sırasında Hollandalı askerlerin şiddet eylemlerine müsamaha gösterdiğini savunan raporla ilgili basının sorularını yanıtladı.

    Başbakan Rutte, “Bugün Hollanda hükümeti adına, bizim tarafımızdan gelen sistemli ve aşırı şiddet için Endonezya halkına en derin özürlerimi sunuyorum” dedi.

    Daha önceki hükümetlerin bu konuya kayıtsız kalmasından dolayı da özür dilediğini kaydeden Rutte, “Ayrıca, uygun şekilde davranan savaş gazileri de içinde olmak üzere Hollanda’da Endonezya’daki sömürge savaşının sonuçlarıyla yaşamak zorunda kalan herkesten de özür dileriz” dedi.

    Ortak raporda hangi görüşler dile getiriliyor?

    Hollanda Kraliyet Dil, Coğrafya ve Etnoloji Enstitüsü (KITLV), Hollanda Askeri Tarih Enstitüsü (NIMH) ve Savaş, Holokost ve Soykırım Enstitüsü’nün (NIOD) ortak çalışmasında, Hollanda askerlerinin Endonezya’nın 1945-1950’deki bağımsızlık savaşı sırasındaki “sistematik şiddet eylemleri” ele alındı.

    Araştırmanın bulgularına yönelik video konferans yöntemiyle yapılan toplantıda, Hollanda hükümetinin söz konusu şiddet eylemlerine yönelik “sessizliğine” dikkat çekildi.

    Araştırmacılar, Hollandalı askerlerin Endonezyalılara uyguladığı şiddetin yaygın ve kasıtlı olduğunu belirtti.

    Hollanda hükümetinin askeri, idari ve adli makamlarca yeterli soruşturmayı yapmayarak şiddet eylemlerine müsamaha gösterdiği kaydedildi.

    Araştırmacılar, Endonezya’nın bağımsızlık mücadelesi sırasında görevde olan Hollandalı siyasetçi, bürokrat, askeri personel, adli makamlar ve güvenlik güçlerinin şiddet eylemlerinden haberdar olduğunu ya da olması gerektiğini vurguladı.

    Uzmanlar, Hollandalı askerlerin savaş sırasında sık ve yaygın şekilde şiddete başvurduğu, yargısız infazlarda bulunduğu, öldürme, tecavüz ve işkence eylemleri gerçekleştirdiği ve gayriinsani şartlarda tutuklama yaptığını hatırlattı.

    Ayrıca bağımsızlık savaşının Hollanda’nın “kolonizasyon, ırkçılık ve sömürü amaçlarının sonucu” olduğunu ifade etti. Araştırmacılar, şiddet eylemlerinin dönemin Hollanda hükümetinin bilgisi ve sorumluluğunda olduğunu belirterek sorumluların cezasız kalmasını eleştirdi.

    Hollanda resmi makamlarının ilk tepkisi ne oldu?

    Hollanda İtibar İadesi Komitesi (The Committee of Dutch Debts of Honor (KUKB)) Başkanı Jeffry Pondaag, araştırmayla ilgili yerel medyaya yaptığı açıklamada, bulguların sürpriz olmadığını kaydetti.

    Hollanda’nın kendini açıkça savaşın sorumlusu ilan etmedikçe bu tür bulguların haber niteliği taşımadığını belirten Pondaag, “İki tarafın savaştığı her yerde karşılıklı şiddet ve suçlamalar olur. Fakat burada sadece Hollanda’nın sorumluluğundan bahsediliyor.” ifadelerini kullandı.

    Pondaag, Hollanda’nın 1969 yılında Endonezya’nın 1945-1950 yıllarında bağımsızlık savaşı sırasındaki olaylara ilişkin soruşturma yaptığını ve sonuçlarının kaydedildiğini vurguladı.

    Bağımsızlık tarihi

    Endonezya, Pasifik Savaşı’nın sona ermesinin ardından dönemin siyasi lideri Sukarno ve yardımcısı Muhammed Hatta’nın 1945’te radyodan okudukları bildirgeyle bağımsızlığını ilan etti.

    Hollanda Krallığı, Sukarno’nun bağımsızlık ilanını tanımadığı gibi sömürge yönetimini devam ettirmek amacıyla Cava ve Sumatra adalarına asker çıkardı.

    Krallık askerleri, sivil halka karşı yaptıkları “katliamlarla savaş suçu” işledi.

    Bazı şehirlerde süren çatışmaların ardından Hollanda ile Endonezya arasında başlayan barış görüşmeleri, 27 Aralık 1949’da Hollanda Krallığı’nın yeni devletin bağımsızlığını tanımasıyla sonuçlandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cocid-19’dan sonra HIV’de korkutan yeni varyant: Ölümcül ve hızlı yayılıyor

    Cocid-19’dan sonra HIV’de korkutan yeni varyant: Ölümcül ve hızlı yayılıyor


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İki Türkiye kökenli bakanın bulunduğu Hollanda koalisyon hükümeti göreve başladı

    İki Türkiye kökenli bakanın bulunduğu Hollanda koalisyon hükümeti göreve başladı


    Hollanda’da 15-17 Mart 2021’de düzenlenen genel seçimden 299 gün sonra hükümet resmen kuruldu.

    Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD), Hristiyan Demokratlar Birliği (CDA), Demokrat 66 (D66) ve Hristiyan Birlik Partisi’nden (CU) oluşan dört partili yeni koalisyon hükümeti göreve başladı.

    VVD lideri Mark Rutte’nin belirlediği yeni kabine üyeleri, Lahey’deki Noordeinde Sarayı’nda Kral Alexander ile görüşerek yemin etti. Kral ile yapılan yemin töreni televizyon kanallarında canlı yayımlandı.

    Rutte’nin başbakanlık ve koalisyondaki diğer 3 partiden belirlenen isimlerin başbakan yardımcılığı yapacağı yeni hükümette, 19 bakan ve 9 devlet bakanı yer alacak.

    Dört partinin daha önce vardığı anlaşmaya göre, VVD 8 bakan ve 3 devlet bakanlığı, D66 6 bakan ve 3 devlet bakanlığı, CDA 4 bakan ve 2 devlet bakanlığı, CU ise 2 bakan ve 1 devlet bakanlığı alacak.

    Devlet bakanlarıyla birlikte kabinenin 14 üyesi kadınlardan oluşuyor.

    Covid-19 testi pozitif çıkan ve karantinada olan Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Kaag yemin törenine çevrim içi katıldı.

    Ülkede İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana hükümetsiz en uzun dönem yaşandı.

    Aileleri Türkiye’den göç eden iki siyasetçi kabineye girdi

    Aileleri Türkiye’den Hollanda’ya göç eden iki siyasetçi de kabineye girdi. VVD partisi milletvekili Dilan Yeşilgöz-Zegerius Adalet ve Güvenlik Bakanı olurken, D66 partisi üyesi Günay Uslu da Eğitim, Kültür ve Bilim Bakanlığına bağlı Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı oldu.

    Kültür tarihçisi olan ve Amsterdam Üniversitesinde Kültür ve Tarih Araştırmacısı olarak görev yapan Uslu, çeşitli müzelerin yönetim kurulunda yer alıyor.

    Dilan Yeşilgöz-Zegerius’un ise sosyal medyada PKK’nın Suriye uzantısı olarak bilinen PYD/YPG’yi destekleyen ve öven paylaşımları olmuştu. Yeşilgöz-Zegerius, 2018 yılında VVD partisinden milletvekili olduğu dönemde, Hollanda Parlamentosu’nun, 1915 olayları ile ilgili Ermeni iddialarını tanıyan tasarısını desteklemişti.

    Aynı partilerden oluşan koalisyon hükümeti vergi skandalı nedeniyle istifa etmişti

    Ülkede aynı partilerden oluşan koalisyon hükümeti vergi dairesinin gelir incelemesi sisteminde hukuka aykırılık yapıldığı gerekçesi ile 15 Ocak 2021’de istifa etmişti.

    Hollanda’da 2017’de yapılan genel seçimlerden 225 gün sonra dört partili koalisyon hükümeti kurulabilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna’da düşürülen Malezya uçağı davası: Savcılık, 4 sanığın da cinayetten mahkum olmasını istedi

    Ukrayna’da düşürülen Malezya uçağı davası: Savcılık, 4 sanığın da cinayetten mahkum olmasını istedi


    Ukrayna’da 298 kişinin öldüğü Malezya Havayollarına ait “MH17” sefer sayılı uçağın 2014’te düşürülmesinden sorumlu tutulan 3 Rus ve bir Ukraynalı hakkında Hollanda’da yürütülen davada savcılık makamı, dört sanığın da suçlu olduğunu belirterek, bu kişilerin cinayetten hüküm giymesini istedi.

    2014’te Ukrayna’da Malezya Havayollarına ait “MH17” sefer sayılı uçağın düşürülmesinden sorumlu tutulan 3 Rus ve 1 Ukraynalının yargılandığı davada savcılık kapanış mütalaasını açıkladı.

    Savcılık makamı, uçağın düşürülmesinden sanıkların “tam sorumlu olduğunu” suçlamasında bulundu.

    Savcı Thijs Berger, “Bu dört şüpheli uçağın düşürülüp, 298 kişinin hayatını kaybetmesinden tam sorumlu” dedi.

    Zanlıların suçlu bulunmaları halinde haklarında ömür boyu hapis cezası istenebilecek. Mahkemenin, yarın son duruşmanın ardından kararını açıklaması bekleniyor.

    Hollanda’nın Schiphol Havalimanı yakınındaki Badhoevedorp şehrinde yer alan yüksek güvenlikli mahkemede yapılan duruşmalarda, gıyabi yargılanan 4 sanıktan sadece Rus uyruklu Oleg Pulatov avukatı aracılığıyla temsil edildi.

    Hollanda Savcılığının açtığı davada, Pulatov’un yanı sıra Donetsk’te ayrılıkçılarca ilan edilen “Donetsk Halk Cumhuriyeti”nin “istihbarat başkanı” olduğu düşünülen Rus asıllı Sergey Dubinskiy, Donetsk Cumhuriyeti’ndeki “savunma bakanı” eski Rus istihbarat albayı Igor Girkin ve Ukraynalı Leonid Kharchenko bulunuyor.

    Savcılığın mütalaasından

    Uçağı düşüren füzeyi taşıyan konvoydaki araçların Rus ordusuna ait olduğunu ifade eden savcılar, bu durumun şahitler tarafından doğrulandığını belirtti.

    Uçağı düşüren füzenin bir Rus tugayına ait olduğunu aktaran savcılar, sanıklar arasındaki füzeye ilişkin konuşmaların yer aldığı tapeleri mahkemeyle paylaştı.

    Savcılık, Dubinskiy ile Pulatov arasında geçtiği iddia edilen konuşmalardaki “Başka bir şey yapamayız. Füze tek umudumuz.” şeklindeki sözlere dikkati çekti.

    Sanıklar arasında iş birliğine ve emir-komuta ilişkisine değinen savcıların, suçun kasten işlendiğini ispatlaması durumunda ömür boyu hapis cezası talep etmesi bekleniyor.

    Pulatov’un avukatı Sabine Ten Doesschate, mart ayındaki duruşmada, müvekkilinin suçlamaları kabul etmediğini bildirmişti.

    298 kişi hayatını kaybetmişti

    “MH17” sefer sayılı uçak, 17 Temmuz 2014’te Amsterdam’dan Kuala Lumpur’a gitmek üzere Ukrayna hava sahasında yol alırken, Ukrayna-Rusya sınırına 40 kilometre mesafede düşürülmüştü.

    Uçaktaki 283 yolcu ve 15 kişilik mürettebat toplam 298 kişi hayatını kaybetmişti.

    Hollanda Dışişleri Bakanlığı, uçağın düşürülmesinden Rusya’yı sorumlu tuttuklarını açıklamıştı.

    Uluslararası Ortak Soruşturma Ekibi (JIT), söz konusu uçağın Rus ordusuna ait bir Buk füzesi tarafından vurulduğunu tespit etmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hollanda’da 9 ay süren koalisyon görüşmeleri tamamlandı: Rutte dördüncü dönemine hazırlanıyor

    Hollanda’da 9 ay süren koalisyon görüşmeleri tamamlandı: Rutte dördüncü dönemine hazırlanıyor


    Hollanda’da 9 aydır süren koalisyon görüşmeleri dört siyasi partinin müzakereleri tamamlaması ile son buldu. Ülkede 2010 yılından beri başbakanlık yapan Mark Rutte koalisyonun başında dördüncü döneme girmeye hazırlanıyor.

    Rutte’un merkez sağ partisi VVD, merkez sol D66, merkez sağ CDA ve muhafazakar Christen Unie çarşamba günü parlamentoya sunacakları metin üzerinde anlaştı.

    Mart ortasındaki parlamento seçimlerinin ardından başlayan müzakereler tam 271 gün sürmüş oldu. 2017’de 225 gün hükümetsiz kaldıktan sonra bu, Hollanda için yeni bir rekor.

    Avrupa’daki hükümetsizlik rekoru ise hala 541 gün ile Belçika’da.

    Görüşmelerden sonra gazetecilere verdiği demeçte Rutte, “Bu iyi bir anlaşma” dedi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

    17 Mart seçimlerinde D66 partisinden sandalye kazanmış olan Sigrid Kaag da bunun “güzel ve dengeli bir anlaşma” olduğunu söyledi.

    ‘Teflon’ Rutte

    İlk olarak Ekim 2010’da seçilen Rutte, çocuk parası ile ilgili bir skandal üzerine Ocak ayında başbakanlıktan istifa etmişti fakat vekil sıfatıyla görevine devam etti.

    VVD partisinin kolayca kazandığı Mart ayındaki parlamento seçimlerinde de seçmenlerin hışmına uğramadı ve sadece iki hafta sonra bir güven oyu oylamasından kıl payı ile kurtuldu.

    Bu türden siyasi krizlerde yara almadan çıkma yeteneği üzerine Başbakan Rutte’a hiçbir şey yapışmayan “Teflon” lakabını kazandırdı.

    Orban’dan sonra en uzun süre koltukta kalmaya devam eden Avrupalı lider

    Bu dördüncü dönemle birlikte Mark Rutte, Mayıs 2010’da göreve başlayan Macar Viktor Orban’dan sonra Avrupa’nın en uzun süre iktidarda kalan liderlerinden biri olacak. Bu alanda rekor 16 yıl ile Angela Merkel’de.

    Halk içinde tepki gören Covid kısıtlamaları ve protestolarla gündeme gelen Hollanda’da siyasetçileri oldukça zor bir kış bekliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa’da Covid-19 dalgası: Hollanda’da ameliyatlar ertelendi, Almanya ve Avusturya’da yeni önlemler

    Avrupa’da Covid-19 dalgası: Hollanda’da ameliyatlar ertelendi, Almanya ve Avusturya’da yeni önlemler


    Hollanda’da Covid-19 vaka sayılarının tekrar artmaya başlamasının ardından yoğun bakım ünitelerinde yer açabilmek için kanser ve kalp hastalarına yapılacak operasyonların ertelendiği açıklandı.

    Ulusal Sağlık Enstitüsü, günlük yeni vaka sayısının 23 bine çıktığını ve bunun salgında son dalganın zirvesi olduğunu duyurdu.

    Bir önceki gün 13 bin olan vaka sayısının katlanarak artması, hastanelerde yeni önlemlerin alınmasını zorunlu kıldı.

    Yetişkin nüfusun yüzde 85’inin Covid-19’a karşı aşılandığı ülkede, yoğun bakıma kaldırılma oranı Nisan 2020’ye göre düşük kaldı. Ancak yetkililer, ilk bulaşma ile hastane yatışı arasında zaman farkı olduğunun da altını çizdi.

    Hastane kaynakları yönetimi sözcüsü, bazı kanser ve kalp hastalarına yapılacak operasyonların yoğun bakım bölümlerinde boş yatak tutabilmek için erteleneceğini söyledi. Ayrıca ülkede şu an 200 civarında yoğun bakım yatağı kaldığı aktarıldı.

    Avusturya’da yeniden kısıtlama ve aşı mecburiyeti

    Avusturya’da artan Covid-19 vakaları nedeniyle 20 gün süresince ülke genelinde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak. Şubat ayından itibaren de herkese aşı zorunluluğu getirildi.

    Bu şekilde Avusturya, sokağa çıkma yasağına geri dönen ve Covid aşısını da zorunlu hale getiren ilk Avrupa ülkesi olacak.

    Viyana bu haftanın başlarında aşısızlara kısıtlamalar getirmişti ancak yetkililer şimdi bunun enfeksiyon oranını düşürmek için yeterli olmadığına inanıyor ve pazartesi gününden itibaren tüm ülkeyi sıkı bir karantina altına alıyor.

    Restoranlar, barlar ve gerekli olmayan tüm dükkanlar kapatılacak. Sınıf öğretimi askıya alınacak ve okullar uzaktan eğitime geri dönecek.

    Almanya’da yeni önlemler

    Almanya’da Covid-19 vaka sayısının son günlerde rekor seviyelere çıkmasının ardından bir dizi önlem alınmasına karar verildi.

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, eyalet başbakanlarıyla yaptığı görüşmenin ardından Başbakan Yardımcısı Olaf Scholz, Kuzey-Ren Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendirk Wüst ve Berlin Eyaleti Başbakanı Michael Müller ile ortak basın toplantısı düzenledi.

    Ülkedeki salgın durumunun çok endişe verici olduğunu ifade eden Merkel, “Çok ciddi durumdayız.” ifadesini kullandı.

    Merkel, çok hızlı artan vaka sayılarını bir an önce durdurmak gerektiğini kaydetti.

    Bunun için hızlı ve kararlı bir şekilde hareket edilmesini isteyen Merkel, bu konuda tedbirler paketinin kabul edildiğini bildirdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hollanda’da Covid-19 testleri pozitif olan 61 yolcudan 13’ü Omicron varyantı çıktı

    Hollanda’da Covid-19 testleri pozitif olan 61 yolcudan 13’ü Omicron varyantı çıktı


    Güney Afrika’dan Hollanda’ya cuma günü giden 2 uçakta Covid-19 testleri pozitif çıkan 61 yolcudan 13’ünün Omicron varyantı olduğu belirlendi.

    Güney Afrika’da ortaya çıkan Covid-19’un Omicron varyantı paniğe neden olurken birçok ülke kısıtlama kararları aldı. Güney Afrika ülkelerine yönelik uçuş kısıtlamaları getirilirken, Omicran varyantı hızlı şekilde yayıldı.

    Avrupa’da ilk vakanın Belçika’da görülmesinin ardından İngiltere ve Almanya’da da yeni varyant tespit edildi. Fransa Sağlık Bakanlığı ise tespit edilen bir vaka olmamasına karşın Omicron varyantının ülkeye ulaşmış olmasının mümkün olduğunu duyurdu.

    Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘endişe verici’ olarak nitelediği varyantın tespit edilmesinin ardından Güney Afrika’dan Hollanda’ya gelen uçakta bulunan 600 yolcuya dün Covid-19 testi uygulandı. Bu testlerden pozitif sonuç alınan 61 kişi izole edilerek detaylı inceleme başlatıldı.

    Hollanda Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada testi pozitif çıkan 61 yolcudan 13’nün Omicron varyantı olduğunu duyurdu. Hollanda Ulusal Sağlık Enstitüsü, şu ana kadar 13 kişide yeni varyant tespit edildiğini ancak örneklerin incelenmesi ile birlikte bu sayının artabileceğini duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Güney Afrika’dan Hollanda’ya giden 61 kişinin Covid-19 testi pozitif çıktı

    Güney Afrika’dan Hollanda’ya giden 61 kişinin Covid-19 testi pozitif çıktı


    Güney Afrika’da ortaya çıkan yeni Covid-19 varyantı nedeniyle bu ülkeye yönelik uçuş yasakları konuldu. Ancak Güney Afrika’dan Hollanda’ya cuma günü giden 2 uçakta bulunan 61 kişinin Covid-19 testleri pozitif çıktı.

    Sağlık Bakanlığı, pozitif sonuçlarda Omicron varyantı olup olmadığını belirlemek için detaylı inceleme yapıldığını açıkladı.

    ‘Endişe verici’ olduğu söylenen ‘Omicron’ varyantının ortaya çıkmasının ardından Hollanda, Güney Afrika uçuşlarını yasakladı. Ancak kalkış yapmak üzere olan uçaklarda bulunan yolculara da varışlarında test yapılacağı duyuruldu.

    Güney Afrika’dan bu kapsamda havalanan iki uçakta bulunan 600 kişiye Amsterdam’a vardıklarında Covid-19 testi uygulandı. Yolculardan 61’nin testi pozitif çıktı. Sağlık Bakanlığı testi pozitif çıkan yolcuların havalimanı yakınında bulunan otelde izole edileceklerini duyurdu.

    Sağlık Bakanlığı, “Pozitif test sonuçlarının, ‘Omicron’ olarak adlandırılan yeni varyant olup olmadığını olabildiğince çabuk araştırıyoruz.” açıklamasını yaptı.

    Amsterdam’a varmalarının ardından test için 4 saat boyunca bekletilen yolcular durumdan şikayetçi oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Avrupa başkentlerinde Covid-19 önlemleri protesto edildi; Hollanda’da 40 kişi tutuklandı

    Avrupa başkentlerinde Covid-19 önlemleri protesto edildi; Hollanda’da 40 kişi tutuklandı


    Avrupa’nın çeşitli başkentlerinde Covid-19 kısıtlamalarına karşı gösteriler düzenlendi. Hollanda polisi, başta Lahey olmak üzere ülke genelinde düzenlenen gösterilerde çıkan arbede sonucu en az 40 kişiyi gözaltına aldı.

    Polis, Lahey’deki gösteride protestocuları tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz sıkarak dağıtırken, 19 kişiyi gözaltına aldı. Bu gösterilerde en az 5 polis yaralandı.

    Ülkenin güneyindeki Roermond ve Stein kasabalarında da polis ve göstericiler arasında çıkan arbedede en az 13 kişi gözaltına alındı. Balıkçı kasabası Urk’ta 8 kişi gösteriler sırasında kamu düzenini bozmak suçundan gözaltına alındı.

    Farklı grupların Amsterdam’da Dam meydanında toplanarak organize ettiği gösteri yürüyüşü ise olaysız tamamlandı.

    Hollanda polisi, cuma akşamı Rotterdam kentinde Covid-19 kısıtlamaları karşıtı düzenlenen gösteride, havai fişek kullanarak yangın çıkartan ve güvenlik güçleriyle karşı koyan 51 kişiyi gözaltına almıştı.

    Hollanda’da Ekim ayında bu yana yükselişe geçen Covid-19 pozitif vaka sayılarında rakamlar son dört günde 20 binin üzerinde seyrediyor.

    Geçici hükümet, 2 Kasım’da, Covid-19 vaka sayılarının artmaya başlamasının ardından maske ve mesafe kuralının geri getirildiğini ve Covid-19 kartı uygulamasının kapsamının genişletildiğini, 12 Kasım’da ise kısmi kapanmaya gidildiğini açıklamıştı.

    Avusturya, Hırvatistan, İtalya’daki gösteriler

    Hollanda dışında vaka sayısı arttığı için Covid-19 önlemleri artırılan Avusturya, İtalya, Hırvatistan ve Kuzey İrlanda’da dün akşam yine protesto gösteriler düzenlendi.

    Avusturya’nın başkenti Viyana’da 50 bine yakın gösterici, Covid-19 vaka sayılarındaki artış nedeniyle ülke genelinde 20 gün süresince uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasına tepki gösterdi. Şehrin önemli meydanlarından Heldenplatz’da toplanan göstericiler, Avusturya bayraklarının yanı sıra, “Kapanmaya hayır”, “Aşı zorunluluğuna hayır”, “Özgürlük” yazılı pankartlar açtı.

    Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de toplanan 10 binden fazla kişi, ülkedeki Covid-19 tedbirlerini protesto etti.

    Ülke genelinden gelerek başkentteki Ban Jelacic Meydanı’nda toplanan protestocular, salı gününden bu yana uygulanan kamu kurumlarına Covid-19 aşı kartı veya negatif PCR testiyle giriş yapılması kararına tepki gösterdi.

    Hükümetin aşılama kampanyasına da karşı çıkan eylemciler, “Özgürlük için Kovid-19 aşı kartına karşıyız”, “Özgürlüğü aşıyla satın alamazsınız” ve “Demokrasi” yazılı dövizler açtı.

    Covid-19 vakalarının yükseldiği Hırvatistan’da vaka sayısı 560 bin 504, can kaybı da 10 bin 178’e yükseldi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***