Etiket: Hollanda

  • Hollanda’da Türk camisine saldırı düzenlendi

    Hollanda’da Türk camisine saldırı düzenlendi



    İmam-ı Azam Cami Vakfı Yönetim Kurulu Sekreteri Selçuk Demirci, AA muhabirine, Culemborg’da bir kişi tarafından İmam-ı Azam Camisi’ne saldırı gerçekleştirildiğini söyledi.

    Olayın ardından caminin güvenlik kamera kayıtlarını incelediklerini belirten Demirci, “Saldırgan cumartesi gece 02.00’de çitleri aşarak bahçeye girmiş. Saldırganın elinde belli olmayan bir cisimle caminin 10 pencere camını kırdığını gördük.” dedi.

    Demirci, saldırının nedeninin belli olmadığını kaydederek, “Orta Doğu’da yaşanan olaylarla bağlantılı olabileceğini düşünüyoruz. HDV, İsrail’in Gazze’ye başlattığı saldırıların ardından güvenlik önlemlerini artırmamız ve dikkatli olmamız için bizi uyarmıştı. Kutlu Doğum Haftası’nda camimize hakaret mektupları gelmişti ama böyle bir saldırıyı ilk defa yaşıyoruz.” ifadesini kullandı.

    Olayı kınadıklarını ve güvenlik önlemlerini artırmak için yetkililerle irtibat halinde olduklarını dile getiren Demirci, “Biz bulunduğumuz kentte huzur içinde yaşamak ve ibadetlerimizi rahatlıkla yapmak istiyoruz. Hiç kimseyle ve hiçbir dini cemaatle sıkıntımız yok. Biz kimseye ayrımcılık yapmıyoruz.” diye konuştu.

    Demirci, olayı polise ihbar edip kamera görüntülerini polisle paylaştıktan sonra kimliği tespit edilen saldırganın polis tarafından gözaltına alındığını söyledi.

    HDV’den yapılan yazılı açıklamada ise Hollanda’da cami saldırılarının artmaya başladığına dikkat çekilerek, “Hakaret içerikli mektuplarla başlayan tacizler artık fiziki saldırıya dönüşmüştür. Yetkililerden faillerin bulunarak mahkeme önüne çıkarılmalarını bekliyoruz.” ifadesine yer verildi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ukrayna’ya F-16 verilmesine Rusya’dan tepki: Savaşı tırmandırır

    Ukrayna’ya F-16 verilmesine Rusya’dan tepki: Savaşı tırmandırır


    Kiev yaptığı açıklamada, Rus birliklerinin topraklarından çıkarmak ve Moskova’nın hava saldırılarına karşı koymak için F-16 savaş uçaklarına mutlaka ihtiyacı olduğunu bildirdi.

    Rusya, Danimarka ve Hollanda’nın Ukrayna’ya bağışlayacağı F-16 savaş uçaklarının savaşı tırmandıracağını iddia ederken, Kiev ise bu desteğin Moskova’nın işgalini sonlandıracağı görüşünü dile getirdi.

    REKLAM

    Danimarka ve Hollanda pazar günü yaptıkları açıklamalarda Ukrayna’ya F-16 savaş uçağı verme vaadinde bulunmuştu. Bu uçaklardan 6’sının yılbaşına doğru teslim edilmesi beklenirken, F-16’ların üreticisi ABD, geçen hafta bu transfere resmen yeşil ışık yakmıştı.

    Danimarka’daki Rus Büyükelçi Vladimir Barbin, bu ülkenin basınına yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya 19 adet F-16 uçağı bağışlamasının savaşın tırmanmasına yol açacağını iddia etti.

    Barbin, “Danimarka, ‘barış koşullarını Ukrayna’nın kendisinin belirlemesi gerektiği’ iddiasının arkasına saklanarak, eylemleri ve sözleriyle aslında Ukrayna’ya Rusya ile askeri çatışmayı sürdürmekten başka seçenek bırakmamaya çalışıyor.” dedi.

    Kiev ise bunun ardından yaptığı bir açıklamada Rus birliklerinin topraklarından çıkarmak ve Moskova’nın hava saldırılarına karşı koymak için F-16 savaş uçaklarına mutlaka ihtiyacı olduğunu bildirdi.

    Ukrayna Hava Kuvvetleri Sözcüsü Yuriy Ihnat, “Havada üstünlük sağlanması, karada da tam hakimiyet için mutlak gerekli.” ifadesini kullandı.

    Danimarka’dan uyarı: Uçaklar sadece Ukrayna’da kullanılmak üzere verilecek

    Danimarka Savunma Bakanı Jakob Ellemann-Jensen yaptığı açıklamada ise Ukrayna’nın kendisine bağışlanacak savaş uçaklarını sadece kendi hava sahasında kullanabileceği uyarısında bulundu.

    Ellemann-Jensen, “Düşmanı Ukrayna topraklarından çıkarmak için kullanılmaları şartıyla biz silah bağışlıyoruz. Tanklar, savaş uçakları veya başka ne olursa olsun, bunlar bizim şartlarımız.” dedi. 

    Danimarka, Ukrayna’ya toplamda 19 savaş uçağı vermeyi planlıyor. Hava filosunda toplam 42 savaş uçağı Hollanda ise ne kadar F-16 vereceği konusuna şu ana kadar açıklık getirmiş değil.

    Ukraynalı pilotların F-16 eğitimi başladı

    Ukrayna Savunma Bakanı Oleksiy Reznikov, dün yaptığı açıklamada Ukraynalı pilotların F-16 savaş uçaklarını kullanmak için eğitime başladığını duyurdu.

    Ukraynalı Bakan, eğitimin minimum altı ay süreceğini ama daha uzun zaman alırsa buna da şaşılmaması gerektiğinin altını çizdi.

    Bakan Reznikov, mühendis ve teknisyenlerin eğitilmesinin de en az altı ay belki çok daha uzun süreceği uyarısında bulundu.

    REKLAM

    Ukrayna, Şubat 2022’de ülkeyi işgal eden Rusya’nın hava üstünlüğüne karşı koyabilmek için uzun süredir ABD yapımı modern teçhizatlarla donatılmış savaş uçaklarını istiyor.

    Ukrayna’ya F-16 tedariki amacıyla Hollanda ve Danimarka’nın öncülüğündeki ülkeler, Ukraynalı pilotları NATO’da yaygın kullanılan ABD yapımı F-16 savaş uçakları için eğitmeyi mayısta kabul etmişti.

    Hollanda ile Danimarka, son zamanlarda Ukraynalı pilotların F-16 kullanımı için eğitilmeleri ve Rusya’nın hava üstünlüğüne karşı koymalarına yardımcı olacak jetlerin teslimi için uluslararası çabalara öncülük ediyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD, Danimarka ve Hollanda’dan Ukrayna’ya F-16 transferine onay verdi

    ABD, Danimarka ve Hollanda’dan Ukrayna’ya F-16 transferine onay verdi


    Amerikan yapımı savaş uçaklarının müttefiklerinden Ukrayna’ya transferi için ABD’nin onayı gerekiyor

    Amerika Birleşik Devletleri, Rusya’nın işgaline karşı kendini savunabilmesi için Danimarka ve Hollanda’daki F16 savaş uçaklarının Ukrayna’ya gönderilmesine onay verdi.

    REKLAM

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Danimarkalı ve Hollandalı mevkidaşlarına birer mektup göndererek, pilot eğitimlerinin tamamlanmasının ardından Ukrayna’nın talep ettiği F-16’ların transfer onayının hızlandırılması için iki ülkeye güvence verdi.

    Blinken mektupta “ABD’nin hem F-16 savaş uçaklarının Ukrayna’ya transferine hem de Ukraynalı pilotların nitelikli F-16 eğitmenleri tarafından eğitilmesine tam destek verdiğini ifade etmek için yazıyorum.” ifadelerini kullandı.,

    Blinken, Reuters haber ajansı tarafından görülen mektupta Ukrayna’nın devam eden Rus saldırganlığına ve egemenlik ihlallerine karşı kendini savunabilmesi kritik önemini koruduğunu belirtti ve F-16 transferine ilişkin taleplerin onaylanmasının “Ukrayna’nın ilk pilot grubu eğitimlerini tamamlar tamamlamaz yeni kabiliyetlerinden tam olarak yararlanmasına olanak sağlayacaktır.” diye yazdı.

    ABD Başkanı Joe Biden Mayıs ayında Ukraynalı pilotların F-16’larla eğitim programlarını onaylamıştı. Danimarka’daki eğitimin yanı sıra Romanya’da da bir eğitim merkezi kurulması öngörülüyor.

    F-16’lar ne kadar işlevsel olacak?

    Ukrayna hava kuvvetleri sözcüsü Yuriy İhnat bir Ukrayna televizyonuna yaptığı açıklamada Kiev’in F-16 savaş uçaklarını bu sonbahar ve kış kullanamayacağını belirtmişti.

    Amerikalı yetkililer de özel yorumlarında, Rusların hava savunma sistemleri ve Ukrayna üzerindeki tartışmalı hava sahaları dikkate alındığında, F-16’ların Ukrayna’nın mevcut karşı savunmasına çok az katkı vereceği ve savaşın seyrini değiştirmesinin beklenmediğini bildirmişti.

    Ukrayna, Rus güçlerinin hava üstünlüğüne karşı Amerikan yapımı F-16’ları talep ediyor; Danimarka ve Hollanda da ABD’den resmi onay bekliyordu.

    Amerikan yapımı savaş uçaklarının müttefiklerinden Ukrayna’ya transferi için ABD’nin onayı gerekiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dilan Yeşilgöz Hollanda’nın ilk kadın başbakanı olabilir

    Dilan Yeşilgöz Hollanda’nın ilk kadın başbakanı olabilir



    Hollanda Güvenlik ve Adalet Bakanı Dilan Yeşilgöz’ün, 22 Kasım’da yapılacak erken genel seçime, iktidar ortağı Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi’nin lideri olarak girmesi kesinleşti.

    BBC’nin aktardıklarına göre; seçimleri kazanması durumunda Ankara doğumlu Yeşilgöz’ün, Hollanda’nın ilk kadın başbakanı olmasının yolu da açılmış oldu.

    Ülkenin en büyük partisi liberal sağ eğilimli VVD’de, Genel Başkan ve Başbakan Mark Rutte, iltica planı krizi nedeniyle hükümetin düşmesinin ardından siyaseti bırakma kararı almıştı.

    VVD yetkili kurulları ile örgütler, Rutte’nin yerine oy birliği ile Yeşilgöz’ü aday gösterdi.

    Parti içinden farklı isimlerin de adaylık sinyali vermesi üzerine, yönetim tarafından 13 Ağustos’a kadar süre tanındı.

    Ancak Pazar geceyarısına kadar VVD Genel Başkanlığı için herhangi bir başvuru olmadı. Böylece tek aday olan Dilan Yeşilgöz’ün liderliği kesinleşmiş oldu.

    Yeşilgöz, VVD liderliğinin kesinleşmesini, “büyük bir onur” olarak değerlendirdi.

    Büyük bir enerjiyle çalışmaya başlayacağını ve yapacak çok şeyleri bulunduğunu vurgulayan Yeşilgöz, “Birlikte ve Hollanda için fikirlerimizle, bu seçimlerde en büyük parti olmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız” dedi.

    Yeşilgöz, 22 Kasım Çarşamba yapılacak erken genel seçimde, VVD’nin Başbakan adayı olarak yarışacak.

    VVD’nin seçimden birinci çıkması durumunda, 46 yaşındaki Ankara doğumlu politikacıya Hollanda’nın ilk kadın Başbakanı olma yolu açılacak.

    İLTİCA POLİTİKASI

    İlk kez 2017’de Hollanda Temsilciler Meclis’ne seçilen Yeşilgöz, Ekonomik İşler ve İklim Politikası’ndan sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu.

    Yeşilgöz, geçen yıl yapılan seçimlerin ardında da hükümette Güvenlik ve Adalet Bakanı olarak yer aldı.

    Yeşilgöz, yeni hükümet kurulana kadar bu görevine devam edecek.

    Seçimlerin en önemli gündem maddelerinden biri de, Yeşilgöz’ün bakanlığının sorumlu olduğu iltica ve göç konusu olacak.

    Kendisi de iltica yoluyla Hollanda’ya gelen Yeşilgöz’ün partisi tarafından hazırlanan katı iltica planı, koalisyon hükümetinin düşmesine yol açmıştı.

    VVD tarafından hazırlanan plan, savaş mültecilerine aile birleşimini sınırlamayı ve çatışmalar bitikten sonra bu kişilerin ülkelerine geri gönderilmesini içeriyor.

    Hükümetin küçük ortağı Hıristiyan Birliği Partisi (CU) ile Demokratlar 66 Partisi’nin (D66) plana karşı çıkması üzerine hükümet düşmüştü.

    Katı göç ve iltica politikası nedeniyle sağ seçmenin VVD’nin desteğini devam ettirmesi bekleniyor.

    VVD, kamuoyu yoklamalarında yeni kurulan Çiftçi Vatandaş Haraketi Partisi (BBB) ile birlikte ilk sıralarda yer alıyor.

    DİLAN YEŞİLGÖZ KİMDİR?

    Dilan Yeşilgöz, Türk kökenli bir anne ile Kürt kökenli bir babanın çocuğu olarak 1977 yılında Ankara’da dünyaya geldi.

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) bünyesinde sendikacılık yapan babası Yücel Yeşilgöz, 12 Eylül askeri darbesi sonrası Hollanda’ya kaçarak sığınma talebinde bulundu.

    Dilan Yeşilgöz de 1984 yılında annesi ve kız kardeşiyle birlikte önce tekneyle Yunanistan’ın Kos adasına, oradan da Hollanda’ya geldi.

    Amsterdam Özgür Üniversitesi’nde sosyal bilimler eğitimi alan Yeşilgöz, sağlık sektörü yöneticisi Rene Zegerius ile evli.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • NATO hava sahasını ihlal eden iki Rus bombardıman uçağına müdahale edildi

    NATO hava sahasını ihlal eden iki Rus bombardıman uçağına müdahale edildi


    Hollanda F-16’ları, NATO hava sahasını ihlal eden iki Rus bombardıman uçağına müdahale etti. Rusya ise kendi hava sahasına yaklaşan Norveçli askeri deniz keşif uçağını engellediğini açıkladı.

    Danimarka, kendi hava sahasını ihlal ettikten sonra Hollanda’ya yönelen iki Rus bombardıman uçağına müdahale edildiğini duyurdu. Rusya ise kendi hava sahasına yaklaşan Norveçli askeri deniz keşif uçağını engellediğini açıkladı.

    REKLAM

    Danimarka, NATO adına bölgedeki hava alanını kontrol eden Hollanda’ya ait F-16 savaş uçaklarının Rus bombardıman uçaklarına müdahale etmek üzere derhal havalandıklarını bildirdi.

    Açıklamada, Rus uçaklarının Kuzey Denizi üzerindeki NATO hava sahasından çıkartılarak, uluslararası hava sahasına yönlendirildiği bildirildi.

    Hollanda ordusundan yapılan açıklamada, Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne bağlı iki F-16 uçağının, yerel saatle 07:19’da Danimarka’nın verdiği alarm sonucu NATO hava sahasını korumak üzere havalandığı aktarıldı.

    Açıklamada, “Bu sık sık yaşanan bir durum değil, ancak bugünkü olay hızlı konuşlandırmanın önemini gösteriyor.” denildi.

    Rusya’dan, Norveç’e hava sahası ihlal suçlaması

    Rusya ise kendi hava sahasına yaklaşan Norveçli askeri deniz keşif uçağına müdahale ettiğini duyurdu.

    Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Arktik Okyanusu’nda Barents Denizi üzerinden Rusya sınırlarına yaklaşan bir Norveç askeri uçağını müdahale için bir savaş uçağı gönderildiği aktarıldı.

    Norveç ordusuna bağlı P-8A “Poseidon” tipi askeri deniz keşif uçağının Rus avcı uçağını görünce geri döndüğü belirtilen açıklamada, “Rusya hiçbir şekilde hava sahasına yönelik ihlallere izin vermeyecektir.” denildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hollanda, hava sahasına yaklaşan Rus savaş uçaklarının durdurulduğunu bildirdi

    Hollanda, hava sahasına yaklaşan Rus savaş uçaklarının durdurulduğunu bildirdi



    Hollanda Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, 07.00 sularında Rusya’ya ait 2 F-16 savaş uçağının Hollanda hava sahasına yaklaştığı tespit edildi.

    “Hızlı Tepki Uyarısı” (QRA) sistemlerinin aktifleştirilmesi üzerine uçaklar, Danimarka tarafından bu ülkenin hava sahasındayken durduruldu.

    Açıklamada, bu tip olayların nadir görüldüğü ancak yine de hızlı konuşlanmanın önemini gösterdiği belirtildi.

    Açıklamada ayrıca, Hollanda F-16’larının 24 saat boyunca teyakkuzda bulunduğu, yabancı bir uçağın varlığının tespit edilmesi halinde dakikalar içinde devreye girebildikleri vurgulandı.

    BELÇİKA İLE İŞBİRLİĞİ YAPILDI

    Hava sahasını kontrol görevini Belçika ve Hollanda’nın dönüşümlü olarak üstlendiğinin ifade edildiği açıklamaya göre, iki ülke tüm Benelüks (Belçika, Hollanda ve Lüksemburg) sahasını izliyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hollanda’nın aşırı sağcı siyasetçisi Wilders’dan Erdoğan’a Türkçe soru: Göçmenleri ne zaman ülkelerine göndereceksiniz?

    Hollanda’nın aşırı sağcı siyasetçisi Wilders’dan Erdoğan’a Türkçe soru: Göçmenleri ne zaman ülkelerine göndereceksiniz?



    Hollanda’nın aşırı sağcı siyasetçilerinden Geert Wilders, Twitter hesabından Türkçe paylaşımda bulundu. 

    Göçmen karşıtı söylemleriyle tanınan Wilders, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek “Göçmenleri ne zaman göndereceksiniz?” diye sordu. 

    Wilders paylaşımında “Cumhurbaşkanı @RTErdoganNe zaman milyonlarca Suriyeli, Afgan ve Pakistanlı göçmeni toplayıp kendi ülkelerine göndereceksiniz, böylece Türk kadınları çok daha güvenli ve daha az taciz edilecek, ekonominiz daha az yağmalanacak ve ulusunuz daha fazla Türk ve daha az Arap olacak?” dedi. 


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Açlık sınırında Avrupa deneyimi! “Maddi zorluklar yaşadığı için ülkeye erken dönen Türk öğrenciler  var”

    Açlık sınırında Avrupa deneyimi! “Maddi zorluklar yaşadığı için ülkeye erken dönen Türk öğrenciler var”


    GERÇEK GÜNDEM – Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki değişim programı olan Erasmus’a gitmeye hak kazanan öğrenciler döviz kurundaki artış ve Türk lirasının her geçen gün daha da değer kaybetmesinden dolayı sıkıntılı zamanlardan geçiyor.

    Erasmus programı sayesinde Avrupa’da eğitim görmeye giden öğrenciler döviz kurundaki artıştan dolayı paralarının hiçbir şeye yetmediğini söylüyorlar.

    Gerçek Gündem’e konuşan öğrenciler, “Maddi zorluk yaşadığı için ülkeye erken dönmek zorunda kalan ve bu yüzden de eğitimlerini tamamlayamayan arkadaşlarımız var. Biz burada daha öğrenciyken geçim kaygısı yaşıyoruz, hepimizin Erasmus deneyimini zehir ediyorlar” diyor.

    “SÜREKLİ KEMERLERİ SIKMAMIZ GEREKİYOR”

    Ankara Üniversitesi’nde İspanyol Dili ve Edebiyatı dördüncü sınıf öğrencisi Ceyda Mavuş, Erasmus programı ile İspanya’ya gitmeye hak kazandı. İspanya’nın Zaragoza şehrinde dört buçuk ay kalan Mavuş, 6 Haziran’da ise Türkiye’ye döndü.

    “VİCDAN AZABINDAN UYUYAMIYORDUM”

    Türkiye’deki öğrencilik hayatının sürekli bir koşuşturma içinde geçtiğini belirten üniversite öğrencisi, İspanya’daki hayatının ise sakin geçtiğini söyledi. Mavuş, İspanya’da kaldığı 4 buçuk ay boyunca sürekli ‘kemerleri sıkması’ gerektiğini belirterek, ay sonu kaygısı yaşadığını dile getirdi:

    “Paramın suyu iyice çektiği için son iki ayda her gün annemin kredi kartıyla harcama yaptım. Bu yüzden kendimi çok kötü hissediyordum, hatta geceleri vicdan azabından ağlayıp uyuyamıyordum.”

    Üniversite öğrencisi Mavuş, Erasmus programı kapsamında aylık 600 euro hibe aldı. Ancak Erasmus’a giderken öğrenciler hibenin hepsini alamıyor. Erasmus’a gitmeden önce öğrencilere hibenin yüzde 80’i veriliyor ve Türkiye’ye geri döndüklerinde eğer tamamlanması gereken krediyi tamamlamışlarsa hibenin geri kalanını alabiliyorlar.

    Türk öğrencilerin Erasmus dönemlerini çok zor koşullar içinde geçirdiklerini söyleyen üniversite öğrencisi, kendisine verilen 600 euroluk hibenin yetmediğini ve ailesinden sürekli para almak zorunda kaldığını ifade etti:

    “Marketteki en ucuz besinleri yiyip şehirdeki en ucuz evlerde kalsam bile hibe bana zar zor yetiyor. Minimum düzeyde sosyalleşmek ve Avrupa’ya gelmişken biraz da gezmek istiyorsanız hibe kesinlikle yetmiyor.”

    “AİLEMİ ZORA SOKTUĞUMU BİLİYORUM”

    Ailesinin durumunun çok iyi olmadığını belirten Mavuş, “Erasmus boyunca ortalama ne kadar harcadığımı bilmiyorum ancak orta halli ailemi zora soktuğumu çok iyi biliyorum ve bunun için de hiç hissetmemem gereken bir vicdan azabı içerisindeyim” dedi.

    “ÇOK AÇ OLMAMAMA RAĞMEN PARAM OLMADIĞI İÇİN YEMEK YİYEMEDİM”

    Üniversite öğrencisi, Erasmus’taki Türk öğrenciler ile diğer Avrupalı öğrenciler arasında özellikle maddi açıdan çok büyük farklılıklar olduğunu söyledi. Mavuş, Alman arkadaşıyla bir alışveriş merkezine gittiğini ancak parası olmadığı için arkadaşıyla birlikte restoranda yemek bile yiyemediğini anlattı:

    “Ben alışveriş merkezinde sadece en temel ihtiyaçlarımı aldım ama yine de para harcadığım için kendimi kötü hissettim. Alman arkadaşımsa çok pahalı bir mağazadan alışveriş yaptı ve üstüne 20 Euro’ya bir restoranda yemek yedi. Ben ise o an çok aç olmama rağmen param olmadığı içi yemek yiyemedim ve çok uzakta olan evime dönüp makarnamı haşlayıp onu yedim. Çünkü başka çarem yoktu.”

    “Biz Türk öğrenciler olarak Avrupa’ya gelmişken gezmek istiyoruz ama otel ücretlerini bile karşılayamadığımız için Couchsurfing isimli uygulamayı kullanarak ucuz yerlerde kalmak zorunda kalıyoruz” diye konuşan üniversite öğrencisi, Türk öğrencilerin sürekli stresli, yorgun ve mutsuz olduklarını dile getirdi.

    “ERASMUS, TÜRK ÖĞRENCİLERİN PSİKOLOJİK SINAVI”

    Erasmus’un Türk öğrenciler için geçim kaygısı içinde geçtiğini söyleyen üniversite öğrencisi, “Avrupalı arkadaşlarımla konuşurken sürekli ‘ucuzluktan’ bahsedip para muhabbeti yapıyorum ve bu tüm Türk öğrencilerde olan bir durum. Erasmus, Türk öğrencilerinin psikolojik bir sınavı” diye konuştu.

    Üniversite öğrencisi, “Genellikle marketten aldığımız kalitesiz ve ucuz şeylerle beslendik. Avrupalı yaşıtlarımız ise refah içinde geçirdiler Erasmus dönemini. İspanya’nın kötü ekonomisi bile Türkiye’dekinden çok daha iyi bir durumda” diye de ekledi.

    Türkiye’deki öğrencilik hayatının da çok zor geçtiğini belirten Mavuş, “O kadar korkunç bir durum ki aslında bu. Ben İspanya’ya geldiğimde fark ettim Türkiye’de şikâyet ettiğim hayatımın buraya kıyasla ne kadar kolay olduğunu” dedi.

    Erasmus programı sayesinde Avrupa’ya gitmeye hak kazanan bir diğer öğrenci ise Boğaziçi Üniversitesi iktisat bölümü ikinci sınıf öğrencisi Bülent Can Solakarı.

    Yaklaşık 5 aydır Hollanda’da eğitimine devam eden Solakarı, 5 arkadaşıyla birlikte uluslararası bir öğrenci evinde kalıyor. Tilburg Üniversitesi’nde eğitimine devam eden üniversite öğrencisi, Hollanda’da Türkiye’ye kıyasla çok sakin bir hayatının olduğunu söylüyor:

    “Genellikle burada okula veya başka yerlere bisikletle gidip geliyoruz. Daha ekonomik olduğundan evde yemek yemeyi tercih ediyorum.”

    Hollanda’da Türkiye’dekinin aksine herkesin çok rahat ve özgür bir biçimde yaşadığını söyleyen üniversite öğrencisi, “Hollanda, kimsenin kimseye karışmadığı ve müdahale etmediği bir yer. Birbirinizi rahatsız etmediğiniz sürece burada her şeyi yapabiliyorsunuz” dedi.

    Zaragoza, İspanya

    “ERASMUS İÇİN YILLARCA PARA BİRİKTİRDİM AMA ŞU ANDA PARAM RESMEN YOK OLDU”

    Üniversite öğrencisi Solakarı, yıllarca Erasmus için para biriktirdiğini ancak şu anda biriktirdiği paranın ‘yok olduğunu’ belirterek, “Kur o kadar yüksek ki Türk lirası inanılmaz derecede çok hızlı bir şekilde eriyor. Bu yüzden paramız hiçbir şeye yetmiyor” diye konuştu.

    “Paramız yetmediği için en basit aktivitelere bile katılamıyoruz. Örneğin yaklaşık 20 kişi toplanıp bir yere gitmek istiyoruz ama bizim yani Türk öğrencilerin parası yetmediği için çoğu geziye katılamıyoruz. Avrupalı öğrenciler her geziye katılabilirken biz çoğu yere gidemiyoruz” diye konuşan Solakarı, bunun Türk öğrenciler için çok kötü bir durum olduğunu belirtti.

    “ÇALIŞMAK ZORUNDA KALAN ARKADAŞLARIM VAR”

    Hollanda’ya hem çok büyük bir meblağ biriktirerek hem hibe alarak geldiğini söyleyen üniversite öğrencisi, maddi zorluklar yaşadıkları için çalışmak zorunda kalan arkadaşlarının olduğunu söyledi:

    “Yarı zamanlı işlerde çalışarak geçimini sağlamaya çalışan arkadaşlarım var. Ben de Hollanda’ya gelmeden önce çok fazla para biriktirmiştim ama paramın neredeyse hepsini harcadım.” 

    “BURADA İKİ AY DAHA KALMAK İÇİN PARAM YOK”

    Yakın zamana kadar maddi sorunların kendisini çok fazla etkilemediğini ifade eden Solakarı, Hollanda’da ki ay daha kalacağını ancak bu zamanı geçirmek için yeterli parasının olmadığını söyledi:

    “İstediğiniz kadar hesap yapın veya tutarlı olun ama para çok hızlı bir şekilde eriyor. Bu iki ayı nasıl geçireceğimi düşünüyorum. Yemek yerken, dışarıda arkadaşlarımla birlikteyken ya da su alırken bile düşünüyorum bunu çünkü hiç aklımdan çıkmıyor para konusu.”

    “RESTORANDA YEMEK YERİNE SANDVİÇ ALIYORUM, BÖYLECE BİRKAÇ EURO ARTIRIYORUM”

    Dışarıda bir lokantada yemek yiyemiyorum onun yerine sandviç alıyorum böylece birkaç euro daha artırabiliyorum. Sürekli böyle hesaplar yapıyorum” diye konuşan Solakarı maddi zorlukların Türk öğrencileri her açıdan kısıtladığını söyledi.  

    Tilburg, Hollanda

    Tilburg, Hollanda

    “HİBE HİÇBİR ÖĞRENCİYE YETMİYOR”

    Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği üçüncü sınıf öğrencisi Eda* ise 4 üzerinden 4 ortalama yaparak Erasmus’a gitmeye hak kazandı ve şu anda İspanya’nın Zaragoza şehrinde eğitimine devam ediyor. İspanya’da beşinci ayında olan üniversite öğrencisi, dört kişiyle birlikte aynı evde kalıyor.

    Türk öğrencilerin kurun sürekli oynaması sebebiyle çok fazla maddi zorluk yaşadığını söyleyen üniversite öğrencisi Eda*, Erasmus sürecinde alınan hibenin hiçbir öğrenciye yetmediğini belirtti:

    “Sürekli para hesabı yapmamız gerekiyor. Hibe sadece yaşam masraflarınızı karşılamaya yetiyor. O yüzden dolu bir Erasmus deneyimi yaşamak istiyorsanız hibenin üzerine sizin para koymanız gerekiyor. Bu da en fazla Türk öğrencileri vuruyor çünkü Türk lirası gün geçtikçe değer kaybediyor.”

    “TÜRKİYE’YE ERKEN DÖNMEK ZORUNDA KALAN ARKADAŞLARIM VAR”

    Üniversite öğrencisi, maddi zorluk yaşadığı için Türkiye’ye erken dönmek zorunda kalan çok fazla arkadaşının olduğunu söyledi:

    “Normalde birkaç ay daha fazla kalabilecekken ekonomik olarak zorlandıkları için dönen arkadaşlarım var. Para harcamamak için evden çıkmama noktasına gelen arkadaşlarım da var.”

    “ARTIK TÜRK LİRASIYLA İŞLEM BİLE YAPILAMIYOR, SEBEBİ DE KUR ARTIŞI”

    Erasmus öğrencisi, Türk bankasında bulunan parasını Euro hesabına aktarmak için Wise adında bir sistem kullandığını söyledi. Bu sistemi kullanmasının sebebi ise para transferlerinde bankaların çok büyük bir oranda komisyon alması. Transfer sırasında maddi kayba uğramamak için bu sistemi kullandığını söyleyen üniversite öğrencisi, kur artışından dolayı ise yaklaşık 1 aydır sistemi kullanamıyor:

    “Türk lirası hesabından euro hesabına para gönderileceği zaman bankalar ciddi oranda ücret alıyor. Biz bundan kaçınmak istiyoruz çünkü paranın çok büyük bir kısmı kesiliyor ve zaten kur farkı da var. Ancak şu anda sistemi kullanamıyorum. Kullanmaya çalıştığımda Türk lirasıyla işlem yapılamamaktadır diye bir uyarı veriyor.”

    “Wise adlı para transferi sisteminde Bulgaristan ve Romanya’nın bile parası kullanılıyor ama artık Türk lirasıyla işlem yapılamıyor” diye konuşan Eda, Türk lirasının sürekli değer kaybetmesinden dolayı endişe duyduğunu söyledi.

    “DAHA ÖĞRENCİYKEN GEÇİM KAYGISI YAŞIYORUZ, ERASMUS DENEYİMİMİZİ ZEHİR EDİYORLAR”

    Özellikle son zamanlarda yaşadığı maddi zorlukların psikolojisini çok kötü etkilediğini belirten Eda*, kirayı öderken veya bir şey alırken sürekli hesap yaptığını ve bu durumun kendisinde çok büyük bir stres yarattığını ifade etti:

    “Sürekli bu ayı çıkarabilecek miyim diye düşünmekten Erasmus’tan zevk alamıyorum. Tüm bunlar Erasmus deneyimimi zehir ediyor çünkü biz burada daha öğrenciyken geçim kaygısıyla yüzleşiyoruz hem de sadece eğitim için geldiğimiz bir yerde.”

    “30’DAN FAZLA ÜLKEYE GİTTİM AMA HİÇBİRİNDE MADDİ ZORLUK YAŞAMADIM, ŞİMDİ GÜNÜ KURTARMAYA ÇALIŞIYORUM”

    Avrupa Birliği programlarına katılarak 30’dan fazla ülkeye gittiğini söyleyen üniversite öğrencisi, daha önce hiç maddi zorluklar yaşamadığını söyledi. Eda*, önceden katıldığı AB değişim programları ve projelerinin hiçbirinde para konusunu bu kadar düşünmediğini ifade etti:

    “Önceki dönemlerde de gittiğim ülkelerden hibe alıyordum ama hiç zorluk yaşamamıştım. Ancak şimdi sürekli günü kurtarmayı düşünüyorum. Ailemden ekstra para almak zorunda kalıyorum.”

    Açlık sınırında Avrupa deneyimi! "Maddi zorluklar yaşadığı için ülkeye erken dönen Türk öğrenciler  var" - Resim : 3

    Madrid, İspanya

    *İsmini vermek istemediği için ismi değiştirilmiştir.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hollanda Başbakanı Mark Rutte ülkesinin kölelikte oynadığı rol için resmen özür diledi

    Hollanda Başbakanı Mark Rutte ülkesinin kölelikte oynadığı rol için resmen özür diledi


    Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Lahey’deki yaptığı bir konuşmada köleliği insanlık suçu olarak tanımladı ve ülkesinin kölelikteki rolü için Hollanda hükümeti adına resmen özür diledi.

    Rutte, Ulusal Arşiv’de özel davetlilere yönelik 20 dakika süren konuşmasında “Bugün Hollanda hükümeti adına Hollanda devletinin geçmişteki hareketlerinden dolayı özür dilerim.” ifadelerini kullandı.

    Bazı aktivistlerin özür konuşması için başbakanın 1 Ocak’ta Hollanda’da köleliğin kaldırılmasının yıl dönümünü beklemesi çağrılarını hatırlatan Rutte “Herkese uygun bir zaman yok, herkes için uygun söz yok, herkes için uygun yer yok” diye konuştu. 

    Rutte ayrıca hükümetin Hollanda’da ve sömürgelerinde köleliğin mirasıyla beş edebilmeye yardımcı olma girişimleri için bir fon kurulacağını da sözlerine ekledi.

    Hollanda hükümeti daha önce ülkenin kölelik konusundaki tarihi rolünden dolayı derin üzüntü duyduğunu ifade etmiş ancak Rutte, böyle bir açıklama yapmasının toplumu kutuplaştırabileceğini ifade ederek resmi özür dilemekten kaçınmıştı. 

    Ülkenin geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğini düşünen Rutte, geçtiğimiz şubat ayında Endonezya’nın bağımsızlık savaşı sırasında Hollanda ordusunun “sistemli ve aşırı şiddet uygulamasından” dolayı özür dilemişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hollanda’da yapay kalp nakli yapılan ilk hasta 240 gün yaşayabildi

    Hollanda’da yapay kalp nakli yapılan ilk hasta 240 gün yaşayabildi


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***