Etiket: hırsızlık

  • Bu İlçede 15 Yıldır Hiç Hırsızlık Yaşanmadı

    Bu İlçede 15 Yıldır Hiç Hırsızlık Yaşanmadı


    Kütahya’ya bağlı Aslanapa ilçesi, düşük suç oranlarıyla dikkat çekiyor. Aslanapa Belediye Başkanı Necati Kulik, yaptığı değerlendirmede ilçede suç vakalarının yok denecek kadar az olduğunu vurguladı.

    “İlçemizde kötü bir şekilde işlenen herhangi bir suç bulunmuyor” diyen Kulik, açıklamasında, “Vatandaşlarımız son derece duyarlı. Herkes malını, aracını güvenle dışarıda bırakabiliyor. İnşaat malzemeleri, marketler, bakkallar rahatlıkla açıkta durabiliyor. Kimse kimsenin malına göz dikmiyor” ifadelerini kullandı.

    İlçenin bu özelliğiyle anılmasından büyük mutluluk duyduklarını dile getiren Kulik, Aslanapa’da siyasi ya da güvenlik açısından olumsuz bir durumun yaşanmadığını belirtti. Bu huzurlu ortamın temelinde ise insanların birbirine karşı gösterdiği saygının bulunduğunu söyledi.

    ’15 YILDIR ŞAHİT OLMADIM’

    Nüfus verilerine de değinen Başkan Kulik, köyler dahil edildiğinde Aslanapa’nın toplam nüfusunun yaklaşık 8 bin 700 olduğunu, ilçe merkezinde ise bu sayının 2 bin civarında olduğunu aktardı.

    Bu İlçede 15 Yıldır Hiç Hırsızlık Yaşanmadı - Resim : 2

    Ocak ayı itibarıyla mahalle sayısının dörtten beşe yükseltileceğini ifade eden Kulik, ilçeye bağlı 30 köy bulunduğunu da sözlerine ekledi. Hırsızlık olaylarının neredeyse hiç yaşanmadığını özellikle vurgulayan Başkan Kulik, “Yaklaşık 15 yıldır böyle bir olaya ne şahit oldum ne de duydum.” diyerek Aslanapa’daki güven ortamının altını çizdi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fenerbahçe’nin Yıldız Oyuncusu Hayatının Şokunu Yaşadı! Hırsızlar Evini Soydu

    Fenerbahçe’nin Yıldız Oyuncusu Hayatının Şokunu Yaşadı! Hırsızlar Evini Soydu


    Fenerbahçe’nin yıldız oyuncusu Bright Osayi-Samuel büyük bir talihsizlik yaşadı. Süper Lig’in sarı-lacivertli ekibinde forma giyen 27 yaşındaki Nijeryalı futbolcunun İstanbul’daki evi hırsızların hedefi oldu.

    KİMSE ZARAR GÖRMEDİ

    Sports Digitale’de yer alan habere göre; olay sırasında evde kimse bulunmazken, herhangi bir yaralanma yaşanmadı.

    SORUŞTURMA BAŞLATILDI

    Hırsızlık olayının ardından emniyet güçleri devreye girdi. Güvenlik kameraları ve çevredeki görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda faillerin kimliğinin belirlenmesi için çalışma başlatıldı. Yıldız oyuncunun yaşadığı olay, kulüp çevresinde ve taraftarlar arasında büyük üzüntü yarattı.

    TAKIMDAN AYRILMASI BEKLENİYOR

    Öte yandan sözleşmesi sezon sonunda sona erecek olan 27 yaşındaki sağ bekin kariyerine İngiltere’de devam etmesi bekleniyor. Yıldız oyuncu, 2021 yılında QPR’den Fenerbahçe’ye 500 bin euro karşılığında transfer olmuştu. 22 kez Nijeryalı Milli Takım forması giyen Osayi, bu sezon yeni sözleşme için Fenerbahçe ile masaya oturmuş ancak anlaşma sağlayamamıştı.

    Bu sezon 37 karşılaşmada forma giyen tecrübeli futbolcu, 8 asistle takımına katkıda bulundu. Fenerbahçe kariyerinde 176 maça çıkan Osayi’nin 7 golü var.

    Kaynak: Sports Digitale

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Görülmemiş Hırsızlık! Atatürk Büstünü Çalıp Kayıplara Karıştılar

    Görülmemiş Hırsızlık! Atatürk Büstünü Çalıp Kayıplara Karıştılar


    Bursa’nın Yıldırım ilçesinde bulunan bir okulun bahçesindeki Atatürk büstü, henüz belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından çalındı. Emniyet güçleri olaya ilişkin soruşturma başlattı.

    Yıldırım’ın Duaçınarı Mahallesi’nde meydana gelen olayda, kimliği belirsiz kişi veya kişiler, tatil sebebiyle okulun boşluğundan yararlanarak bahçede bulunan Atatürk büstünü çaldı. Olay yerine gelen güvenlik görevlisi durumu fark etmesinin ardından polise ihbarda bulundu.

    Olay yerinde yapılan incelemelerde güvenlik kameraları da incelendi. Fail ya da failleri yakalama çalışmaları sürüyor.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kan Donduran Kadın Cinayeti! Altın İçin Önce Öldürüp Sonra Yaktılar!

    Kan Donduran Kadın Cinayeti! Altın İçin Önce Öldürüp Sonra Yaktılar!


    Samsun’un Terme ilçesi Kocaman Mahallesi’nde bugün saat 13.00 sıralarında kan donduran bir cinayet meydana geldi. Fikriye Turgut’un (60) eşinin cuma namazı için camiye gittiği sırada hırsızlık amacıyla evine giren şahıs veya şahıslar, kadının kolundaki bilezikleri zorla almak istedi. Çıkan arbedede kişi ya da kişilerce Fikriye Turgut’un boğazı bıçakla kesildikten sonra altınları alındı ve cansız bedeni ateşe verildi.

    CANSIZ BEDENİNİ EŞİ BULDU

    Fikriye Turgut’un cansız bedeni, camiden gelen eşi tarafından bulundu. Olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Olay yeri inceleme çalışmalarının ardından Turgut’un cansız bedeni Terme Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. İlk belirlemelere göre kadının 4 bilezik ve zincirinin çalındığı öğrenildi.

    Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kartı Çalınan Adam, Aldığı Haberle Şoke Oldu: Büyük Piyango Onlara Vurdu

    Kartı Çalınan Adam, Aldığı Haberle Şoke Oldu: Büyük Piyango Onlara Vurdu


    Fransa’nın Toulouse şehrinde yaşayan Jean-David 3 Şubat’ta aracının camının kırıldığını ve kimlik belgeleriyle birlikte kartlarının çalındığını öğrendi. Ertesi gün, tütüncü dükkanında hırsızların yaklaşık 50 euro harcadığını öğrendikten sonra, yapılan alışverişlerde kazı kazan kartlarının da bulunduğunu fark etti.

    KAZI KAZANA PİYANGO VURDU

    Kazı kazan kartlarından birine büyük bir ikramiye çıktığını öğrenen Jean-David, kazancın 500 bin euro olduğunu duyunca kulaklarına inanamadı. Jean-David, hırsızlardan bu parayı paylaşmalarını talep etti. Ancak, hırsızların kazandıkları parayı henüz Fransa’nın milli piyango oyunlarının işletmecisi olan FDJ kurumundan almadıkları ortaya çıktı. Şikayetçi olmaya karar veren Jean-David, büyük ikramiye kazanan bileti geri almayı umuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Güngören’de Akılalmaz Hırsızlık  500 Kilogram Kablo Çaldılar

    Güngören’de Akılalmaz Hırsızlık 500 Kilogram Kablo Çaldılar


    İstanbul’un Güngören ilçesinde yaşanan ilginç bir hırsızlık olayı yaşandı. Tozkoparan Mahallesi’ndeki bir inşaat alanında, şantiye çalışanı kılığına bürünmüş 6 kişi, 500 kilogram kabloyu çalarak kayıplara karıştı. Olay anında bir inşaat çalışanı, hırsızları fark edip müdahalede bulundu. Ancak paniğe kapılan şüpheliler, çaldıkları kabloları hızla araca yükleyip olay yerinden uzaklaştı.

    Dün gece meydana gelen bu olay, çevredeki bir kişinin cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, şantiye kıyafetleri giymiş hırsızların kabloları çaldıkları anlar açıkça görülüyor. İnşaat çalışanının müdahalesine rağmen, hırsızların planlarını hızla uygulayıp kaçmaları dikkat çekti.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kendini Örümcek Adam Sanan Hırsız Tutuklandı

    Kendini Örümcek Adam Sanan Hırsız Tutuklandı


    ‘Sincap’ lakaplı H.A., binanın üçüncü katına kadar tırmanıp evine girmeye çalıştığı anlar ev sahibi tarafından cep telefonuyla kaydedildi.

    VATANDAŞ KAYDA ALDI

    Vatandaş ‘Nereye kaçıyorsun, buraya bak. Kimse yok mu, hırsız var. Evime girmeye çalışıyor, polisi arayın’ çağrısında bulundu. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri, kısa sürede binanın çevresini sarıp şüpheliyi yakaladı.

    TUTUKLANDI

    Gözaltına alınan H.A., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca 4 ayrı dosyadan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Kendini Örümcek Adam Sanan Hırsız Tutuklandı - Resim : 2

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’da protestocular 3 gecedir sürdürdükleri eylemlerle ülkeyi savaş alanına çevirdi

    Fransa’da protestocular 3 gecedir sürdürdükleri eylemlerle ülkeyi savaş alanına çevirdi


    Fransa’da polis ateşi sonucu ölen genç için ‘intikam’ isteyen eylemciler üçüncü gece yaptıkları eylemlerde araçları, binaları ve çöp bidonlarını ateşe verdi

    Fransa’nın başkenti Paris’te çarşamba günü 17 yaşındaki Kuzey Afrika kökenli bir gencin polis tarafından vurularak öldürülmesi sonrası patlak veren gösteriler üçüncü gününde de devam etti. 

    Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dinmeyen gösterilerle ilgili olarak bakanlarla yeniden kriz toplantısı düzenleyeceğini duyurdu. 

    Avrupa Birliği zirvesine katılmak için Brüksel’de bulunan Macron, bugün yerel saatle 13.00’te başlayacak toplantı için ziyaretini erken kesecek.

    İçişleri Bakanı Gerald Darmanin dün gece yaşanan olaylarda ülke çapında 667 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. 

    Fransız Le Figaro gazetesi tutuklananların çoğunun yaşları 14 ile 18 arasında değişen gençler olduğunu yazdı.

    Ülke çapında en az 40 bin polis memurunun görevlendirildiği göstericileri dağıtmaya çalışan çevik kuvvet ekipleri, eylemcilere panzerler ve biber gazıyla müdahale etti. 

    İçişleri Bakanlığı olaylar sırasında 249 polis ve jandarma erinin yaralandığını duyurdu.

    Ancak hükümetin müdahalesi ve şiddetin durması için yaptığı çağrılar protestocuların öfkesini bastırmaya yetmedi.

    “Nael için intikam”

    Cezayir ve Fas kökenli Nael M.’nin öldürüldüğü Paris’in batısındaki banliyölerden Nanterre’de gencin ailesi tarafından gencin anısına barışçıl bir anma yürüyüşü düzenlendi.

    “Beyaz Yürüyüş” olarak adlandırılan eyleme binlerce kişi katıldı. 

    Eylemcilerin birçoğu üzerlerine “Nael için Adalet” ifadeleriyle birlikte gencin ölüm tarihinin yazılı olduğu tişörtler giydi. 

    Barışçıl yürüyüşün ardından başlayan gösterilerde binalara “Nael için intikam” yazan bazı protestocular, karanlığın çökmesiyle birlikte yeniden harekete geçti.

    Yangınlar, hırsızlık ve yağma

    Protesto eylemlerinde kalabalık gruplar havai fişek patlatarak araçları, kamu binalarını, bir banka ve çöp bidonlarını ateşe verdi. 

    Protestocular tarafından çıkarılan yangınlara müdahale etmek için görevlendirilen itfaiye, kent sakinlerinden acil bir durum olmadığı sürece yangın söndürme ekiplerini çağırmamalarını istedi.

    Öte yandan gösterileri fırsat bilen bazı kişiler hırsızlık ve yağmalama girişiminde bulundu. 

    Paris’in merkezinde bir spor mağazasına giren 14 kişi çaldıkları ürünlerle birlikte gözaltına alınırken, Rivoli caddesindeki mağazaların camlarını indiren 16 gösterici de yakalandı.

    Diğer kentlere de sıçradı

    Ülkeyi savaş alanına çeviren olaylar, başkent Paris’le sınırlı kalmadı ve Lyon, Marsilya, Lille, Toulouse gibi birçok büyük kente sıçradı. 

    Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Paris’teki bir otobüs deposu ile Lyon’daki bir tramvay deposu ateşe verildiği görüldü.

    Marsilya’da turistik eski limanda gösteriler yapan gençler kafe ve mağazaları hedef aldı. Polis, göstericilere göz yaşartıcı gazla müdahale etti.

    Belçika sınırı yakınındaki Roubaix’de bir mini süpermarketin ateşe verilmeden önce yağmalandığı, Nantes’da da bir süpermarkete arabayla dalan kişilerin yağmalama yaptığı bildirildi.

    Bazı kentlerde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Söz konusu yasağın 3 Temmuz’a kadar devam edeceği bildirildi.

    Fransa’da polis şiddeti sonucu ölümler

    Şiddet dolu gösteriler, büyük kentlerin çevresinde yaşayan daha düşük gelirli, ırksal olarak karışık banliyölerde ve insan hakları örgütlerinden gelen “polis şiddeti” ve “kolluk kuvvetleri içindeki sistematik ırkçılıkla” ilgili devam eden şikayetleri yeniden gündeme getirdi. 

    Nael M.’yi  trafik kontrolü sırasında silahla ateş açarak öldüren polis memuru, çıkarıldığı mahkemece ‘kasten adam öldürmek’ suçundan tutuklandı. 

    Olay, polisin silah kullanımını düzenleyen koşulların silbaştan gözden geçirilmesi çağrılarını da beraberinde getirdi.

    Polis kayıtlarına göre, geçen yıl trafik kontrolü için durma talimatına uymadığından dolayı 13 kişi polis tarafından açılan ateş sonucu öldü. 

    Aynı koşullarda ölen kişi sayısı ise bu yıl Nael de dahil üç olarak açıklandı.

    Polisin silah kullanma yetkisini genişleten yasa, ülkede meydana gelen bir dizi terör saldırının ardından 2017 yılında kabul edilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan yeni ‘şiddet’ filmine ‘para’ bulursa devam edecek

    Erdoğan yeni ‘şiddet’ filmine ‘para’ bulursa devam edecek

    Erdoğan’ın yeniden seçilmesiyle birlikte hukuksuzlukların, adaletsizliklerin, insan hakları ihlallerinin, mala çökmelerin ve zulümlerin devam edeceğine şüphe yok. Saray’ın balkonundan seçimi kazandıktan sonra yaptığı konuşmayla bütün dünyaya ilan etti. Ancak Erdoğan, bu düzeni devam ettirebilmesi için gerekli olan seçeneklerin hepsini bitirmiş durumda. Muhteşem geri çarklarıyla bilinen Erdoğan, kendini kurtarmak için yarı hukuk düzenine geçmek zorunda kalabilir.

    Yaşadığımız süreci kısaca özetleyip ardından Erdoğan’ın yarı hukuk düzenine niçin dönmek zorunda kalabileceğini anlatmaya çalışayım.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçime bir parti lideri olarak değil devletin bütün kurumlarını, beşli çeteleri, cemaat görünümlü yapıları, Alaattin Çakıcı gibi mafya liderlerini ve Katar, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Suudi Arabistan gibi ülkelerin desteğini alarak gitti. Yüzde 95’ini ele geçirdiği gazete ve televizyonların desteği de yanındaydı ama buna rağmen seçimi bir anlamda zor kazandı.

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise yarışı başa baş götürmesi ülkemiz acısından ümitlenecek bir durum. Erdoğan, halkın yarısını devasa güçlerine rağmen ‘ütememiş’ görünüyor. Tek adam rejimlerinin olduğu bir çok ülkede devlete karşı bir partinin ve kişinin yarıştığı seçimlerin sonucu genelde yüzde 90’larla bitiyor. Bizde kötü de olsa demokrasi geleneği Erdoğan’ın Aliyev olmasını engelliyor. Bu nedenle seçimi kaybetse bile kazananların başında Kılıçdaroğlu geliyor. Ülkeye ‘Erdoğan’dan farklı bir cumhurbaşkanı olabilir’ seçeneğini sundu çünkü ve halkın yarısına bu seçeneği kabul ettirdi.

    SEÇİM SÜRECİNDE HANÇERLENEN LİDER

    Sürecin kazanan liderlerinden birisi de Meral Akşener. İktidarın bütün ‘ayartma’ girişimlerini elinin tersiyle itti. Karşılığını partisi içerisindeki ‘derin devlet artıklarının’ hançerleme girişimlerine maruz kalarak ödedi. Yavuz Ağıralioğlu’nun seçimin hemen öncesinde yaptığı, böyle bir girişimdi. Akşener, geniş halk kesimleriyle buluşmaya ayıracağı zamanını Ağıralioğlu, Aytun Çıray ve Ümit Özdağ gibi ‘derin abiler’le uğraşarak geçirdi. Bu süreçte ‘derin abilerin’ de etkisinde kalarak Kılıçdaroğlu’nun adaylığına uzun süre sıcak bakmadı. Başta bu bakış açışı doğruydu. Kılıçdaroğlu’dan ziyade İmamoğlu aday olabilirdi. Ancak İmamoğlu’na gelmesi muhtemel siyasi yasak ve Mansur Yavaş’a yönelik HDP’nin ambargosu buna imkan vermedi. Bütün bunlara rağmen seçmen kitlesinin büyük kısmını Kılıçdaroğlu’na destek için ikna edebildi. İktidarın bütün ‘cazip tekliflerine’ rağmen demokrasi cephesini terk etmedi.

    DİK DURMANIN UYGULAMASINI GÖSTERDİ

    Selahattin Demirtaş, cezaevinde olmasına rağmen ortaya koyduğu demokrasi mücadelesiyle dik durmanın sözle değil uygulamalı şekilde nasıl olması gerektiğini bütün dünyaya gösterdi. İktidara yönelik eleştirel açıklamalarını bir nebze azaltsa önüne birçok imkanın serilecek olmasına rağmen çizgisini hiç bozmadı. Demirtaş, cezaevinde ‘yatmadı’; hikaye, roman, makale yazdı, röportaj verdi, tweet attı. Demokrasi, insan hakları ve hukuk mücadelesinde hep ön planda yer aldı. İnsanların morallerinin çöktüğü anda paylaştığı zeka fışkıran tweetleriyle moral ve cesaret verdi.

    SARAY’A MUAHLİF GİRİP, MUHALİF ÇIKAN TEK LİDER… 

    İktidarın baştan çıkarıcı tekliflerini elinin tersiyle iten diğer bir kişi ise Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu oldu. Önce partisi Fatih Erbakan aracılığıyla bölündü, ardından Saray tarafından önlerine her türlü imkan sunuldu. Karamollaoğlu, düz çizgisinden milim sapma göstermedi. İslamcı siyasetçilerin yerlerde sürünen itibarını kurtaran kişi oldu. Karamollaoğlu, bir muhalif olarak Erdoğan’la görüşüp, Saray’da ağırlanıp, oradan çıktıktan sonra da muhalif kalabilen tek lider olarak adını yeni demokrasi cephesine yazdırdı.

    TAVŞAN ADAYLAR KAYBETTİ

    “Bu sürecin asıl kaybedeni kim” diye sorarsanız, Erdoğan’ın tavşan adayları konumuna düşen Muharrem İnce ve Sinan Oğan asıl kaybedenlerdir. Seçim sürecindeki tavırları hep önlerine konulacak ve tek adam destekçisi ilan edilecekler.

    Muharrem İnce, kendisine yönelen genç seçmen kitleyi seçim sürecinde bilinçli bir şekilde iktidarın medya aygıtlarının dişlileri arasına bırakıp dönüştürülmelerini sağladı. Erdoğan’a karşı naif bir dil kullanırken siyasetten kendisinin önünü açmış eski liderine karşı en sert ifadeleri kullanmaktan çekinmedi. İnce, seçim sonrasında yeniden bir çıkış yapmayı deneyecek ama karşılığını alamayacağı gibi, yok olup gidecek siyasetçilerden biri olacak.

    Sinan Oğan’ın sık sık kullandığı ‘parolaya sadık kal’ ifadesi nedeniyle yeni kabinede yer alabilir yada Saray’a danışman olarak atanabilir. Bahçeli sonrasında MHP’de yeniden şansını deneyecek ancak karşılık alacağını zannetmiyorum. ‘Parolaya sadık kalmaya’ devam ettiği taktirde devletin derin katmanlarında her zaman kendisi için bir yer olacaktır.

    ERDOĞAN, BİLİNÇ ALTINDAKİ NEFRETE OYNADI

    Peki, bu seçimi Erdoğan, ekonomideki olumsuzluklar, depremin yıkıcılığı ve dış politikadaki itibarsızlığa rağmen nasıl kazandı? Erdoğan, Türkiye’de seçmenlerin davranışının ideolojik olduğunu çok iyi biliyor ve buna oynadı. Tarihi yüz yıllar ötesine giden Alevilik algısı üzerinden Orta Anadolu seçmeninin bilinç altına hitap etti, karşılığını da aldı. Türkiye’nin Suriye gibi olacağı yönündeki açıklamasındaki amaç buydu. Esad üzerinden Kılıçdaroğlu’na gönderme yaptı. Normal dönemlerde mesajları algılamakta zorlanan seçmen bilinç altındaki konu olduğu için devreye imamlar ve cemaat temsilcilerinin girmesiyle yeniden hatırlamış oldu.

    ORTA ANADOLU VE BİTMEYEN KORKULARI… 

    Yerel seçimlerde Ankara ve İstanbul seçmeni üzerinden etkili olmayan PKK ve terör korkusunu Orta Anadolu’nun muhafazakar ve milliyetçi kitlesinin üzerine adeta boca etti. Bu seçmen kitlesi o her yönden Kılıçdaroğlu’nun iktidar olması durumunda ülkenin elden gideceğine inanacak noktaya getirildi. Zaten bu seçmen grubunun büyük bir kısmının partisi AKP idi. Son dönemde İYİ Parti’ye olan ilgi bu sayede ortadan kaldırıldı. Terör üzerinden yapılan propaganda CHP seçmenini etkilemedi ama İYİ Parti, Demokrat, DEVA ve Gelecek Parti tabanlarını ciddi oranda etkiledi.

    On yıllardır Orta Anadolu’da yaşayanlar, kimi zaman din üzerinden, kimi zaman “CHP zihniyeti” denilen soyut bir söylem üzerinden, kimi zaman da PKK üzerinden manipüle edilerek, siyasete yön verici konumda. Malatya’dan başlayıp Maraş’tan Konya’dan Kayseri’den geçip Sivas’a Yozgat’a, Çankırı’ya varana dek geniş bir alanda yaşayanlar “bitmeyen korkuları” sayesinde Türkiye’de siyaset yapan geçmiş partileri de kurulma ihtimali olanları da domine ediyorlar. Eğer Türkiye’de bir şeyler değişecek, demokrasi bilinci oluşacaksa, Orta Anadolu’nun “dönüşümü” sağlanmalı. Aksi halde bu bölge, bir 25 yıl daha “manipüle edilmeye hazır” zihinleriyle siyaseti dizayn etmeye devam edecek.

    BUNDAN SONRA NE OLACAK?

    Erdoğan’ın önünde çok fazla bir alternatifi yok. Kısmi normalleşmeye giderek Batılı ülkelerin para musluklarını açmalarını sağlayacak ya da aynı tempoda hukuksuzluklara, yasaklara ve baskıya devam ederek önüne çıkacak felaketi bekleyecek. Erdoğan, kısmi normalleşmeye gitmesi durumunda önemli davalarda geri adım atacak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını uygulayacak ve asgari hukuk düzenine dönecek demektir. Bunu yapması durumunda yerel seçimlerde halkın karşısına nasıl çıkacak diye sormayın. Cumhur İttifakı bileşeni seçmenlerinin yüzde 100 derece politika değişikliği konusunda antremanlı olduğunu zaten biliyoruz.

    Erdoğan, siyasette finalini nasıl yapacağının fragmanını Saray’ın balkonundan millette gösterdi. Fragman filmin gerçeğini tam olarak yansıtıyorsa ülkeyi yeni felaketler, halka zülüm, haksız tutuklamalar ve adaletsizlik bekliyor demektir. Hırsızlık, dolandırıcılık, şiddet ve psikolojik şiddet barındıran yeni filminde rol alabilecek çok sayıda kötü aktöre sahip olmasına rağmen bunu finanse edecek bir bütçesi ve sponsoru yok.

    Erdoğan, zulüm düzenini devam ettirecek parayı bulamadığı sürece, normalleşiyor rolünü oynamaya çalışacak.

    Daha Fazla Göster:
    ErdoğanfilmSaray

    SÜLEYMAN ÖZKAYA
    30 Mayıs 2023 GÖRÜŞ

    Kaynak: Kronos
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Cannes için gitmişti: Nilperi Şahinkaya’nın kimlik ve pasaportu çalındı

    Cannes için gitmişti: Nilperi Şahinkaya’nın kimlik ve pasaportu çalındı


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***