Etiket: HDP

  • İktidarın HDP planı: ‘Ankara’da kapalı kapılar ardında önemli toplantılar yapıldı’

    İktidarın HDP planı: ‘Ankara’da kapalı kapılar ardında önemli toplantılar yapıldı’


    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) HDP‘nin kapatılması istemli davada partinin Hazine yardımı hesabına tedbiren bloke konulması kararını kaldırması dikkati çekti. Hatta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gelişmeye tepki gösterirken, “HDP, zillet ittifakında yer almayıp kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarmayı planlıyorsa tavsiyem odur ki Anayasa Mahkemesi Başkanı arayıp da bulamayacakları özelliklere sahiptir” gibi ifadeler kullandı.

    Peki ne oldu da bloke kaldırıldı?

    Kısa Dalga yazarı Ayşe Yıldırım, Kürt oylarına dikkati çekerek kulislerde dolaşıma sokulan kimi senaryoları aktardı: 

    “(…) Bunlardan bir tanesi de ‘Son günlerde Ankara’da kapalı kapılar ardında önemli toplantılar yapıldığına’ ilişkindi. Hatta ‘Son dönemde ön planda olmayan Erdoğan’ın yakınıda olan bir ismin ekibiyle ‘çalışmalar‘ yaptığı, Kürt oylarının bir bölümünün Beştepe’ye nasıl döndürüleceğinin masaya yatırıldığı’ yazıldı.

    Sanki Saray’da yeni bir Kürt açılımı hazırlığı varmış gibi, hatta bu hazırlığın da uluslararası boyutta olduğu ileri sürüldü.”

    SARAY’DAKİ İKİ EKİP

    Yıldırım, Saray’da HDP’yi kapatma davasına ve Kürt sorununa farklı yaklaşan iki kesimin bulunduğunu belirterek “Bir ekip HDP’nin kapatılmasından yana, diğer ekip ise özellikle seçim öncesi parti kapatan bir iktidar görünümünden kaçınılması gerektiğini dillendiriyor” diye yazdı; akabinde şunları kaydetti:

    “Saray’da bir ekip iktidarın Kürt politikasına yönelik bir çalışma yürütüyor. Özellikle Efkan Ala’nın içinde yer aldığı ekip AKP’nin Kürt politikasını değiştirmesini, sert yaklaşımını durdurması gerektiğini savunuyor.

    Ve evet, ABD’nin Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek ve İran’a karşı daha sert politikalar uygulamak için bölgede bir takım girişimleri olduğu da alınan haberler arasında. Bu girişimlerin bir parçası da hem Türkiye’deki hem de Suriye’deki Kürt sorununa daha ‘barışçıl’ yaklaşım sağlamak ve daha stabil koşullarda İran’ın üzerine yürümek.

    Olur mu olmaz mı henüz bilmiyoruz. Olsa da seçim öncesinde mi olur, orası da muğlak. Ve tabii daha önemlisi bu çalışmanın AKP ile ilgisinin olmaması.

    AKP daha doğrusu Saray, bu saatten sonra ne yaparsa yapsın HDP seçmeninin, özellikle de HDP’ye gönül veren Kürtlerin oyunu alamayacağını çok iyi biliyor. Bunun sağlamasını da son yerel seçimlerde yaptı.

    ‘HALEN AKP’YE OY VEREN KÜRT SEÇMENİN KENDİSİNDEN UZAKLAŞMASINI ENGELLEMEK İSTİYOR’

    Ama varlık yokluk seçimine giden Saray’ın kendisinden bir oyun bile kaçmasına tahammülü yok. İşte Saray’ın yapmaya çalıştığı bu. Gerek batıda gerekse doğuda halen AKP’ye oy veren Kürt seçmenin kendisinden uzaklaşmasını engellemeyi hedefliyor.

    Asıl derdi ‘Kürt oylarını Beştepe’ye döndürmek’ falan değil. Seçime giderken ‘parti kapatan iktidar’ görünümü vermemek, ABD’nin Ortadoğu planını sanki kendisinin de içinde yer aldığı bir ‘çözüm planı’ gibi göstermeye çalışmak ve tabii bu arada kimi Kürtlerin kafasını karıştırmak. (…)”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Bloke kaldırılmıştı: HDP’den AYM kararı sonrası açıklama

    Bloke kaldırılmıştı: HDP’den AYM kararı sonrası açıklama


    HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, HDP’nin kapatılması istemli davada partinin Hazine yardımı hesabına bloke konulduğunu anımsattı.

    Anayasa Mahkemesinin, söz konusu kararı kaldırdığını ifade eden Gergerlioğlu, “Olumlu bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

    Bursaspor-Amed Sportif Faaliyetler maçı ve sonrasında yaşanan olaylara ilişkin cezaları da yetersiz bulduğunu belirten Gergerlioğlu, şunları kaydetti:

    “Çok daha ağır cezalar verilmesi gerekiyordu. İnsanlar orada ölebilirdi. Şiddet içeren fiillere izin verilmemeli. Yargı da yanlı bir taraf ve tavır alıyorsa, birinin yaptığı şiddeti cezalandırıp öbürüne göz yumuyorsa bunlar kabul edilecek hadiseler değil. Adalet sağlanırsa, yeşil sahalardaki şiddet biter.”

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AYM’nin HDP kararında kim ne oy verdi? Erdoğan’ın atadığı Fidan ve İnce’nin oyu yetmedi

    AYM’nin HDP kararında kim ne oy verdi? Erdoğan’ın atadığı Fidan ve İnce’nin oyu yetmedi


    Anayasa Mahkemesi (AYM), HDP’ye açılan kapatma davası sürecinde partinin aldığı hazine yardımının durdurulmasına ilişkin kararın iptali başvurusunu görüştü.

    Yüksek mahkeme, oy çokluğuyla HDP’nin Hazine Yardımı ödenen hesaplarına geçici bloke konulmasına dair kararı kaldırdı.

    TARTIŞMALI İSİMLER KARŞI OY KULLANDI

    Gerçek Gündem’in edindiği bilgilere göre; Hazine yardımının durdurulmasına iptaline yönelik karar 8’e karşı 7 oyla çıktı. AYM Başkanı Zühtü Arslan, Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan gibi mahkeme üyeleri iptal yönünde oy kullanırken; mahkemenin tartışmalı isimleri İrfan Fidan ve Muhterem İnce’nin de aralarında bulunduğu 7 kişi Hazine yardımının durdurulması yönünde oy verdi.

    HDP’ye Hazine yardımının kesilmesi yönünde oy kullanan üyeler şöyle:

    Kadir Özkaya, Muammer Topal, Recai Akyel, Basri Bağcı, İrfan Fidan, Kenan Yaşar, Muhterem İnce.

    FİDAN VE İNCE TARTIŞMASI

    İrfan Fidan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısıyken, Yargıtay’da görevlendirilmiş, tek dosyaya dahi bakmadan Anayasa Mahkemesi Üyeliğine seçilmişti. Muhalefet Fidan’ın bu göreve getirilmesine büyük tepki göstermişti. İrfan Fidan, birçok tartışmalı davada da imza sahibi bir isim.

    Muhterem İnce de İçişleri Bakan Yardımcılığı görevini yürütürken önce Sayıştay’da görevlendirildi hemen ardından da AYM’ye üye yapıldı.

    Her iki isim de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atandı.

    Erdoğan döneminde AYM’ye atanan isimlerin çoğunun HDP aleyhine oy vermesi dikkat çekti.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘İstanbul’daki tüm binalar incelenmeli, gerekliyse yenilenmeli’

    ‘İstanbul’daki tüm binalar incelenmeli, gerekliyse yenilenmeli’


    HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda bugün görüşülen Afet Yeniden İmar Fonunun Kurulması ile Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni eleştirdi.

    Düzenlemeyle yalnızca afet sonrası imar faaliyetlerinin yapılmasının öngörüldüğünü savunan Paylan, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere birçok ilin deprem riskiyle karşı karşıya olduğuna, ülkedeki tüm yapı stokunun olası depremlere hazır hale getirilmesi gerektiğine işaret etti. Paylan, bu konuda TBMM’nin sorumluluk almasının önemini dile getirerek, “İstanbul’da milyonlarca insan çürük binalarda yaşıyor. Başvuru şartı aranmaksızın devlet eliyle İstanbul’daki tüm binalar incelenmeli, gerekliyse yenilenmeli. O süreçte yurttaşlarımıza kira desteği sağlanmalı” diye konuştu.

    MALİYETİ 10 MİLYON DOLAR

    HDP’li Paylan, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezleri depremlerin ülke ekonomisine 100 milyar dolarlık zarar verdiğini, deprem öncesi tüm yurttaki yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesinin maliyetinin ise 10 milyar dolar olduğunu söyledi.

    Bir gazetecinin, TBMM Genel Kurulunda görüşülen kamuya olan borçların yapılandırılmasını da içeren kanun teklifine, Kahramanmaraş merkezli depremlerin oluşturduğu etkilerin giderilmesine yönelik tek seferlik ek kurumlar vergisi düzenlemesinin alındığını belirterek, görüşünü sorması üzerine Paylan, “Depremin maliyeti, emekçinin, yoksulun, emeklinin sırtına yüklenemez. TBMM depremin maliyetinin kimin sırtına yükleneceğine karar vermeli. Maliyet, zenginlerden, AKP döneminde rantla servetine servet katanlardan çıkarılmalı” sözlerini sarf etti.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Gergerlioğlu’ndan ‘Yusuf Kerim’ teklifi

    Gergerlioğlu’ndan ‘Yusuf Kerim’ teklifi


    HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 4. evre Ewing Sarkom kanseri hastası 6 yaşındaki Yusuf Kerim Sayın’ın tedavi süresince cezaevindeki annesi ile olabilmesi için kanun teklifi verdi.

    Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Gergerlioğlu, “Yusuf Kerim ve daha bu dramı yaşayacak binlerce çocuk için yasa teklifimi TBMM’e sundum” diyen Gergerlioğlu, “Zulümat Bakanı Bekir Bozdağ adım atmayınca gerekeni yaptım. Şimdi sıra TBMM’de. 600 milletvekili bir çocuğu mu önceleyecek yoksa başka gündemler mi ağır basacak.!? TBMM kapanmak üzere artık” dedi.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Millet İttifakı hazırlıksız yakalandı: ‘Seçimlere hile karışabilir’ şüphesi

    Millet İttifakı hazırlıksız yakalandı: ‘Seçimlere hile karışabilir’ şüphesi


    AKP’nin seçimlerin yapılması konusunda 14 Mayıs’ta ısrarcı olması, depremzedelerin ikamet ve seçmen listesi sorunlarına yönelik tartışmaları da hızlandırdı. Muhalefet partilerinin YSK temsilcileri, depremzedelerin taşındıkları yerlerde sadece cumhurbaşkanı seçmek için oy kullanmalarına yasaların izin vermediğini ve bu uygulamanın seçime de hile karıştıracağı uyarısında bulundu.

    11 kenti derinden sarsan deprem felaketinin ardından depremzedelerin Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinde oy kullanma yöntemi de tartışılıyor. İktidar kulislerinden edinilen bilgiye göre, henüz Cumhurbaşkanı adayını belirlemeyen Millet İttifakı’nı hazırlıksız yakalamak isteyen Saray yönetimi, seçimi 14 Mayıs’ta yapma kararlılığında.

    BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre, 10 Mart’a kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından seçim kararının alınması ve sürecin başlaması planlanıyor. Bu süreçte, depremzedelerin nerede ve ne şekilde oy kullanacağı da tartışılıyor. Mevcut koşullarda, farklı kentlere taşınan depremzedeler, ikametlerini o kente aldırmamaları durumunda bulundukları yerde oy kullanamayacaklar. Seçim Kanunu gereği, kişilerin seçmen listeleri belirlenirken bildirimde bulunmaları gerekiyor. İktidar cephesinden ise konuyla ilgili farklı değerlendirmeler yapılıyor. İktidar, seçmen kütüklerini taşımasalar bile depremzedelerin farklı kentlerde yalnızca cumhurbaşkanı için oy kullanabileceği değerlendirmesini yapıyor. Bu durumun yasaya aykırı olduğunu kaydeden CHP’nin YSK Temsilcisi Hadimi Yakupoğlu, “Depremzedeler taşındıkları yere kayıtlarını aldırmazlarsa maalesef dönüp kendi illerinde oy kullanmaları gerekecek. Sadece cumhurbaşkanına ya da milletvekiline oy verme gibi bir hak da tanımlı değil. İki seçim birlikte düşünülmeli” değerlendirmesini yaptı.

    İYİ Parti’nin YSK Temsilcisi Mustafa Tolga Öztürk de yasal düzenleme gerekliliğine işaret etti. Öztürk, “Kişi nerede yaşarsa yaşasın oy kullanacağı cumhurbaşkanı adayları aynı. Hakkâri’de de yaşasa Almanya’da da yaşasa aynı adaylardan birini seçecek. Ancak milletvekili seçimleri öyle değil. İki seçim için de partilerin bir araya gelip tartışması gerekiyor” dedi.

    MÜKERRER OY KULLANILABİLİR

    HDP’nin YSK Temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki de “İnsanlar bulundukları yerlerde ellerinde kimliklerle istedikleri sandıkta oy kullanamaz” diye konuştu. Tiryaki, seçmenlerin ikametgâhlarının bulunduğu yerde oy kullanabileceklerini anımsatarak, “Dolayısıyla adres kayıtlarını taşındıkları yere almazlarsa gittikleri yerde hiçbir şekilde oy kullanamayacaklar. Canı isteyenin, istediği sandıklarda tekrar tekrar oy kullanmalarına neden olabilir bu sistem. Cumhurbaşkanlığı için oy kullanacak kişinin oyu, nerede olursa olsun aynı kişiye gidecek ama bunun için ülkedeki tüm seçim sisteminin değişmesi gerekiyor. Bunun için de bir yıllık bekleme süresine ihtiyaç var. Yani pratikte böyle bir durumun olması mümkün değil” ifadelerini kullandı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HDP’li Turan: ‘Deprem nedeniyle ortaya çıkacak bütçe açığı yine yoksulu, emekçiyi vuracak’

    HDP’li Turan: ‘Deprem nedeniyle ortaya çıkacak bütçe açığı yine yoksulu, emekçiyi vuracak’


    HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 17. gününe gelindiğini, bölgede başta çadır olmak üzere birçok ihtiyaç malzemesinin eksikliğinin hissedildiğini ifade etti.

    Yöneticilerin, “Ülke tarihinin en büyük felaketini yaşadık” ifadelerini kullandıklarını belirten Turan, “Ülke tarihinin en büyük felaketini yaşadığınızı söylüyorsunuz da ülke tarihinin en büyük kaynağını kullanan hükümet de sizdiniz. O zaman bu devasa kaynaklarla neden bu ülkeyi depreme dayanıklı hale getirmediniz? Bir bağış tiyatrosu kurdunuz, sağ cebinizden aldığınızı sol cebinize koyuyorsunuz. Deprem nedeniyle ortaya çıkacak bütçe açığı herkesten daha çok yine yoksulu, emekçiyi vuracak” diye konuştu.

    Turan, devletin vatandaşını yalnız bıraktığını, düşman ilan ettiği diğer ülkelerin ise enkaz altındakileri kurtarmak için bölgeye ekiplerini gönderdiğini belirterek, “Halkın zihninde artık siz yoksunuz. Ölüme terk ettiklerinizin öfkesi sizleri mutlaka vuracaktır” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • HDP’li Oruç: ‘İnsanlarla birlikte Antakya’nın tarihi dokusu da enkaz altında kaldı’

    HDP’li Oruç: ‘İnsanlarla birlikte Antakya’nın tarihi dokusu da enkaz altında kaldı’


    HDP Adana Milletvekili Tulay Hatımoğulları Oruç, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin acı veren bir afet yaşadığını, 11 ilde çok sayıda binanın yıkıldığını, binlerce insanın yaşamını yitirdiğini söyledi.

    Son yüzyılın en ağır depremlerinin yaşandığı bölgede Kızılay ve AFAD gibi kurumların gereken refleksi gösteremediğini ifade eden Oruç, “Yaşadığımız bu büyük depremde çok sayıda canımızı kaybettik ve bunun sorumlusu bölgede gereken refleksi gösteremeyen, teçhizatsız AFAD ve Kızılay ekipleri olmuştur. Derhal bu hükümet istifa etmelidir” diye konuştu.

    Oruç, şu an enkaz altında açıklanan vefat sayısının birkaç katı insanın olduğunu tahmin ettiklerini, bölge halkının yetkililerden tek isteğinin, bu insanların vücut bütünlüğünün bozulmadan enkazdan çıkarılması olduğunu kaydetti.

    Yıkım yaşayan bazı kentlerin tarihi dokusunun da zarar gördüğünü belirten Oruç, “İnsanlarla birlikte Antakya’nın tarihi dokusu da enkaz altında kaldı. Kamu şimdiye kadar yapmadığı sorumluluğunu bundan sonra mutlaka yerine getirmelidir. Toplum, bizim sesimizi duydu ama devlet duymadı. Sizin aldığınız gibi bölge insanı da notunu aldı ve gerekeni zamanı geldiğinde mutlaka söyleyecek” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Semra Güzel’in yargılanmasına devam edildi


    Dokunulmazlığı kaldırıldıktan sonra hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan eski HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in yargılanmasına devam edildi.

    Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanık Güzel katılmazken avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme Heyeti Başkanı Okay Koç, Güzel’in Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilendiğini bu nedenle duruşmaya katılmayacağını gerekçe gösteren mazeret dilekçesini okudu.

    Koç, yaşanan deprem felaketi sebebiyle sanığın ileri sürdüğü nedenlerin de dikkate alınarak Güzel’in mazeretinin kabul edildiğini belirtti. Söz alan sanık avukatı Senem Doğanoğlu, bir önceki celsede “durma” talebinde bulunduklarını hatırlatarak bu talebi yinelediklerini söyledi.

    Talep üzerine görüşü sorulan duruşma savcısı, sanığın 22 Aralık 2022’de milletvekilliğinin sonlandırıldığını ve yargılanmasında hukuken bir sakınca olmadığını vurgulayarak, talebin reddini istedi. Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının “durma” talebinin oybirliğiyle reddedildiğini açıkladı.

    Bunun üzerine sanığın tutukluluk durumuyla ilgili görüşü sorulan duruşma savcısı, sanığın üzerinde sahte kimlikle yakalandığını, kaçma şüphesinin bulunması nedeniyle Güzel’in tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.

    Güzel’in tutukluluk durumuna ilişkin söz alan avukat Arzu Eylem Kayaoğlu, müvekkilinin evde olmadığı anda çilingirle evine girildiğini, bu durumun yasalara uygun olmadığını savundu. Kayaoğlu, “Müvekkilimin farklı bir kimlikle yakalanmış olması yargıya güvenmemesinin sebebidir. Müvekkilim yargıya güvenmeyerek, kendi emniyetini kendi sağlamıştır” dedi.

    Avukat Sinem Coşkun da davaya konu olan fotoğrafların 2014’te çekildiğini, öldürülen PKK’lı Volkan Bora’nın telefonunda başka kişilerle de fotoğrafları olduğunu, o kişilerin yargılanıp beraat aldığını savundu.

    Coşkun, müvekkilinin tahliyesini talep etti. Avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek, duruşmayı 28 Nisan 2023’e erteledi.

    NE OLMUŞTU?

    Adıyaman’da 2017’de terör örgütü PKK’ya yönelik hava destekli operasyonda etkisiz hale getirilen terörist Volkan Bora’nın cep telefonunda, birlikte çekildikleri fotoğraf çıkması üzerine eski HDP Milletvekili Güzel hakkında soruşturma başlatılmıştı.

    İfadesi alınmak üzere çıkarılan davetiyeye cevap vermeyen ve adresinde bulunamayan Güzel hakkında “yakalama kararı” çıkarılmıştı. Güzel, 2 Eylül’de başkası adına düzenlenen sahte kimlikle İstanbul’dan Edirne’ye giderken yakalanmıştı.

    Soruşturma kapsamında, Başsavcılığın talebi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından Güzel’in dokunulmazlığı kaldırılmıştı.

    Güzel’in milletvekilliğinin düşürülmesine dair TBMM kararı ise 23 Aralık 2022’de Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Güzel’in, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 15 yıla kadar hapsi isteniyor.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yıkımlardan kim sorumlu? HDP’li Garo Paylan imar affı için ‘Meclis bu vebalin altına girmemeli’ diyerek uyarmıştı

    Yıkımlardan kim sorumlu? HDP’li Garo Paylan imar affı için ‘Meclis bu vebalin altına girmemeli’ diyerek uyarmıştı


    Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde yaklaşık 10 saat arayla meydana gelen depremler; Hatay, Gaziantep, Osmaniye, Malatya, Adıyaman, Adana, Kilis, Diyarbakır, Elazığ  ve Şanlıurfa’da yıkıma neden oldu. Depremlerin afete dönmesine neden olan hatalar ve ihmaller Türkiye gündeminde yerini koruyor.

    Depremde meydana gelen yıkımlar 2018 yılında kaçak yapılara imar affı verilmesini de yeniden gündeme getirdi. Yıkımdan imar aflarını onaylayanların da sorumlu olduğu yorumları yapılırken akıllara Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Garo Paylan’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) imar affına karşı yaptığı konuşma da yeniden hatırlandı.

    HDP’li Garo Paylan, “Meclis bu vebalin altına girmemelidir. Bir af getirilecekse bunun pek çok boyutlu olarak düşünülüp yapılması lazım. Düşünün ki siz o 10 katlı binayı affettiniz. O 10 katlı binada 100 vatandaşımız yaşıyor. Bir deprem oldu, o vatandaşlarımız o binanın altında kaldı. Kim bu vebali taşıyacak?” ifadelerini kullanmıştı. 

    2018 yılında imar affı ile kaçak yapıların beyanname verilmesi ve verginin ödenmesiyle, yapı denetimi gerçekleştirilmeden yasal hale getirilmesi mümkün olmuştu.

    HDP’li Garo Paylan’ın TBMM’deki konuşması şöyle olmuştu:

    35 YILLIK KANAYAN BİR YARA TORBA MADDEDE, YALAPŞAP GETİRİLİR Mİ?

    İnanın bu kadar rezil bir imar affı gelmemişti. Bir torba yasa içinde bir maddelik yalapşap bir imar affı. Kaç kişiyi ilgilendiriyor? 13 milyon iş yeri ve konutu yani yaklaşık 50 milyon vatandaşımızı ilgilendiren bir konu. Kanayan bir yara seçime kırk beş gün kala buraya Plan ve Bütçe Komisyonundan, Bayındırlık Komisyonundan değil Plan ve Bütçe Komisyonundan yalapşap, bir maddeyle getiriliyor arkadaşlar. Ya, olur mu böyle bir şey? Otuz beş yıllık kanayan bir yara böyle, bir torba maddede, yalapşap bir şekilde getirilir mi arkadaşlar? Hak mıdır bu?

    Bakın, ne tür arazlar var maddede? Diyor ki: “Arkadaş, ben imar affını getiriyorum.” E, nasıl gelecek bu imar affı? Özal’ın imar affında nasıldı, biliyor musunuz? Vatandaş proje çizdiriyordu, projesini teknikere götürüyordu, onaylatıyordu “Ya, bu bina sağlam mı, oturulabilir mi, şartlara uygun mu bu affettiğim yer?” diye. İmar affını böyle yapmıştı rahmetli Özal. Şimdiki imar affı ne diyor? “Vatandaş beyannamesini yazacak, benim şu kadar metrekarelik, şu kadar katlık beyanım var diye gidecek beyannamesini verecek ve yüzde 3 vergi verecek. Ben onu affediyorum.” diyor. Böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar?

    Gelin, bilmeyenler varsa sizi İstanbul’da gezdireyim, herkesin şehrinde vardır. 2 katlı imarlı yere, 2 kata göre temel atılmış yere vatandaş 10 katlı bina yapmış, kolonu yok, deniz kumuyla yapılmış, bina üflesen yıkılacak, diyor ki: “Arkadaş, ben bu binanın “check up”ını yapmayacağım, denetlemeyeceğim, sen gel, bildir, bana da yüzde 3 para ver -para lazım, çok sıkışığız- ben senin 10 katlı binanı affediyorum.”

    MECLİS BU VEBALİN ALTINA GİRMEMELİDİR

    Arkadaşlar, bakın, bu, büyük bir vebaldir. Bu Meclis bu vebalin altına girmemelidir. Böyle, seçim arifesinde, vatandaşa -tırnak içinde söylüyorum- seçim rüşveti vererek bu iş olmaz. Bir af getirilecekse bunun pek çok boyutlu olarak düşünülüp yapılması lazım. Düşünün ki siz o 10 katlı binayı affettiniz. O 10 katlı binada 100 vatandaşımız yaşıyor. Bir deprem oldu -Allah korusun- o vatandaşlarımız o binanın altında kaldı. Kim bu vebali taşıyacak? Milyonlarca vatandaşımız çürük binalarda yaşıyor. O, o vatandaşlarımızın suçu değil, onlar barınma hakkı çerçevesinde yapmışlar, evet, rant çerçevesinde yapanlar da var ama bunu bu şekilde denetimsiz affetmek hak mıdır, olacak iş midir?

     
     
     
     

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***