Etiket: hazine

  • ABD’den Rusya ambargosunu ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye merkezli şirketlere yaptırım

    ABD’den Rusya ambargosunu ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye merkezli şirketlere yaptırım


    ABD, Türkiye’de kurulu en az dört şirketi Washington’un Ukrayna’yı işgal eden Rusya’ya yönelik ambargosunu ihlal ettikleri gerekçesiyle yaptırımlar listesine aldı.

    ABD Hazine Bakanlığı dünya genelinde farklı bölgelerden 20’ye yakın ülkeden 120’den fazla şirket ve şahıs için daha yaptırım kararı aldı.

    Hazine Bakanlığı açıklamasında hedef alınan şahıs ve kurumların “ABD’nin ihracat denetimlerini ihlal ettiği ve Rusya’nın savaşına yardımcı oldukları” gerekçesiyle yaptırım listesine alındığı duyuruldu.

    “Türk şirketlere bir uyarı atışı”

    İsminin açıklanmasını istemeyen bir ABD yetkilisi yaptırımlara hedef olan Türkiye merkezli şirket ve kişilerle ilgili olarak Reuters’e yaptığı açıklamada, Türkiye’nin denizcilik ve ticaret sektörlerinde Rusya’ya ait veya Rusya ile bağlantılı olan varlıkları ve kişileri de hedef aldığını belirterek, “Bu, ihracat denetimlerinin uygulanmasının gelişen son aşamasında bir uyarı atışı anlamına geliyor.” ifadesini kullandı.

    Hazine Bakanlığı’nın açıklamasında Türkiye’den Azu isimli şirketin, yaptırımları ihlal ederek diğer ülkelerde üretilen bilgisayar çipleri Rusya’ya sattığı bildirildi.

    Reuters’in Rus gümrük kayıtlarına dayandırarak aralık ayında yayımladığı bir haberde, Azu’nun ABD dahil, başka ülkelerde üretilen en az 20 milyon dolar değerinde parçaları Rusya’ya ihraç ettiği iddia edilmişti.

    Listede başka hangi Türk şirketleri var?

    Yine yaptırım listesine alınan Dexias şirketinin ise bir endüstriyel ürün ve ticaret şirketi olarak, yaptırımlara tabi tutulan bir Rus şirketi için aracılık yaptığı açıklandı.

    Dexias’ın bir diğer birimi ve genel direktörü de yine yaptırım listesine alınanlar arasında yer alıyor.

    Hazine Bakanlığı’nın resmi internet sitesine göre bu iki şirket dışında, Artvin Denizcilik ve Ticaret şirketi, Salda Deniz İşletmeciliği ve Ticaret şirketi ve Smart Ticaret ve Sanayi şirketi yaptırıma hedef olan Türk kuruluşları arasında.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kılıçdaroğlu: Hazine’den 418 milyar dolar çalındığını tespit ettik suikast tehdidi geldi

    Kılıçdaroğlu: Hazine’den 418 milyar dolar çalındığını tespit ettik suikast tehdidi geldi


    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hazine’den “418 milyar dolar dolar çalındığını tespit etmelerinin ardından suikast tehditleri aldığını” öne sürdü. Kılıçdaroğlu Sayıştay’a da seslenerek, “İktidara geldiğimizde o raporlarda 418 milyar doları görmezsem, görevinizi layıkıyla yerine getirmemişsiniz demektir. Vallahi de billahi de raporda görmezsem yakarım sizleri” dedi. 

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi. “Artık Türkiye şunu bilmeli, ayrışmayacağız, inadına kucaklayacağız. Kavga etmeyeceğiz, inadına barışacağız, ülkemize huzuru ne pahasına olursa olsun mutlaka getireceğiz” ifadelerini kullanan CHP liderinin konuşmasından öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

    Doğal gaz fiyatları

    “Rusya Ukrayna savaşından sonra doğalgaz fiyatları yüzde 80 düştü. Dünyada ucuzladı. Erdoğan hiç ses çıkarmıyordu. Sanıyordu ki Bay Kemal’in dünyadaki gelişmelerden haberi yok! Hemen söyledim, haberim var. ‘Doğal gaz fiyatları yüzde 80 düştü sen niye düşürmüyorsun’ dedim. Hemen harekete geçtiler. Sadece sanayiciler ve doğalgaz santralleri için düşürdüler, az düşürdüler ama. Konutlarda iş yerlerinde yok. Oralarda düşürmediler. Kışın en ağır geçtiği mevsimin en derinden hissedildiği Erzurum Kars gibi kentlerimiz var. Doğalgaz fiyatını neden düşürmüyorsun kardeşim. Sen de yüzde 80 ucuz alıyorsun, neden milletin sırtına bunu yıkıyorsun! Bu adaletsiz bir vergi, çözümünü istiyoruz! Umuyoruz konutlarda, iş yerlerinde doğalgaz fiyatını düşürmüş olurlar”

    “Asgari ücret açlık sınırının altında”

    “Asgari ücrete büyük zamlar yaptılar sözde. Bu zammın enflasyonla eriyeceğini tahmin ediyorduk ama bu kadar hızlı eriyeceğini düşünmemiştik. Asgari ücret 8 bin 500 lira. 4 kişilik ailenin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım, kültür fiyatları toplanıyor ve asgari ücret belirleniyor. Asgari ücret alanların sayısı 5 milyon 400 bin kişi. Onlar şu anda açlık sınırının altında maaş alıyor. Türk İş’in belirlediği açlık sınırının altında kaldı bu asgari ücret. Alın terinin bu kadar ucuzlatıldığı, insanların açlık sınırının altında maaş almaya mahkum edildiği bir tek adam rejimi var. Benim görevim iktidar olduğumuzda hiçbir asgari ücretlinin açlık sınırının altında maaş almayacağı bir düzeni inşa etmektir!”

    Ortak Mutabakat Metni

    “Ortak Politikalar Mutabakat Metni, demokrasi tarihinde bir ilktir. 6 lider bir araya geldik ve devlet için bir beka sorunu haline gelen tek adam rejimini değiştirip bu ülkeye demokrasiyi getirmek için bir araya geldik. Cumhuriyet tarihinde 6 lider bir araya gelip 2300’ün üzerinde var olan sorunlara tek tek çözüm üretiyorsa ve bunu oy birliği ile yapıyorsa Türkiye’nin geleceği aydınlıktır, kimse endişe etmesin.”

    Hazineden çalınan 418 milyar dolar ve suikast iddiası

    “Asıl panik, uzman ekiplerimiz, Hazine’den çalınan paranın peşine düştüğünde başladı. O raporlar masama geldiği an korkunç bir paniğe kapıldılar. Çalınan paranın toplamının 418 milyar dolar olduğunu saptayınca karalama kampanyaları ve suikast tehditleri gelmeye başladı. Ben korktum mu? Vız gelir tırıs geçer. Kale gibiyiz, sur gibiyiz, yiğit gibiyiz. Bu vesile ile devletimizin temel kurumlarından birisi olan Sayıştay’a ve denetçilerine seslenmek istiyorum. İktidara geldiğimizde o raporlara 418 milyar doları görmezsem, görevinizi layıkıyla yerine getirmemişsiniz demektir. Vallahi de billahi de raporda görmezsem yakarım sizleri. Çok değil, 3,5 ay sonra iktidara geldiğimizde kendi raporlarımızı sizin raporlarınızla karşılaştıracağım. Kim görevini yapmış, kim yapmamış göreceğiz. Son bir şans vermek için onlardan randevu talep edeceğim, gideceğim ve baş başa görüşeceğim. Şimdi konuştuklarımın daha ayrıntısını konuşacağım. Son bir Bay Kemal uyarısı yapmak istiyorum. Beytü’l-male dokunan yanacaktır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Anayasa Mahkemesi, HDP’nin, ‘kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması’ başvurusunu reddetti

    Anayasa Mahkemesi, HDP’nin, ‘kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması’ başvurusunu reddetti


    Anayasa Mahkemesi, (AYM) Halkın Demokratik Partisi’nin (HDP) ‘kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması’ başvurusunu oy birliğiyle reddetti. 

    HDP, geçen hafta Anayasa Mahkemesine başvurarak partinin kapatılması istemli davada sözlü savunma dahil tüm yargılama faaliyetlerinin cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri sonrası bir tarihe ertelenmesini talep etti.

    HDP ayrıca, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hazine hesaplarına tedbir talebini içeren dilekçesinde yer alan ve davanın esasını da ilgilendiren yeni delil mahiyetindeki bilgi ve belgelerin kapsamı dikkate alındığında, bu konuda davalı partiye verilen 30 günlük süre içerisinde savunma hazırlanabilmesinin mümkün olmaması sebebiyle 2 aydan az olmamak üzere ek süre verilmesini” istedi.

    Anayasa Mahkemesinde başvuruyla ilgili görevlendirilen raportörün raporunu tamamlamasının ardından AYM Genel Kurulu, partinin taleplerini görüştü.

    Yüksek Mahkeme, kapatma davasının yargılama faaliyetlerinin seçim sonrasına bırakılması başvurusunu oy birliğiyle reddetti.

    Partinin, hazine hesaplarına bloke konulmasına ilişkin karara karşı savunmasını hazırlaması için iki aylık ek süre isteği reddedilerek partiye 15 gün ek süre verilmesi kararlaştırıldı. AYM Genel Kurulunun kararı gereği HDP’nin 14 Mart’ta sözlü savunmasını yapacağı öğrenildi.

    Süreç nasıl işleyecek?

    Ceza davası prosedürü izlenen kapatma davası sürecinde, partinin Hazine yardımı bulunan hesaplarına 5 Ocak’ta bloke konulmasına karar verilmişti.

    Partinin buna ilişkin cevabının ardından Hazine yardımlarına bloke konulmasına ilişkin karar, AYM Genel Kurulu tarafından tekrar ele alınacak. Heyet, gelecek cevabın ardından kararın kaldırılmasına veya tedbir hükmünün devamına karar verebilecek.

    Bunun ardından HDP yetkililerinin belirlenecek bir günde yapacağı sözlü savunmanın ardından davaya ilişkin bilgi ve belgeleri toplayacak Anayasa Mahkemesi raportörü, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak.

    Raporun Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılması sonrası mahkeme başkanı toplantı için gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Dövize endeksli TL mevduat kararının kısa ve uzun vadede etkileri ne olur?

    Dövize endeksli TL mevduat kararının kısa ve uzun vadede etkileri ne olur?


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın pazartesi akşamı kabine toplantısı sonrası yaptığı döviz garantili TL mevduatı açıklaması sonrası Hazine’nin bu yükü nasıl kaldıracağı tartışma konusu.

    Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı ve eski bankacı Kerim Rota’ya göre, bu politika seti bir devlet garantisi getirdiği için kısa vadede mutlaka işe yarayacak.

    Fakat kısa vadede dövizi aşağı çeken bu adımlar, uzun vadede kamu maliyesi ve Türkiye’nin bütçesi üzerinde bir yük oluşturacak.

    ”Kısa vadeli etkisinin kurlarda düşüşe yol açtığını zaten gördük. Kurlarda oynaklığı düşürücü bir etkisi en başta olacak ve bir stabilizasyon kazandıracak. Çünkü bu aslında bir devlet garantisi. Ekonomi politikalarına güven duymayan döviz ve Türk Lirası mevduat sahiplerinin güveninin bir devlet garantisiyle, devletin yazacağı bir çekle satın alınmasıdır. Bu mutlaka işe yaracaktır, önümüzdeki haftalarda da bu hesapların büyüklüğüne bağlı olarak da biz kurlarda hareketlenmeyi tekrar göreceğiz. Bu aşağı veya yukarı yönde de olabilir. Yani bu hesaplara çok giriş olursa aşağı yönlü, girişler az olursa da yukarı yönlü hareketler görme olasılığımız var. Uzun vadeli etkileri ise kamu maliyesi ve Türkiye’nin bütçesi üzerinde olacak. O yüzden kurları eskisine göre çok daha fazla takip eder hale geleceğiz.”

    ”Kaynak vergiler, borçlanma ve parasal genişleme ile yaratılacak”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları sonrası ortaya çıkan en önemli soru Hazine’nin bu ödemelerin kaynağını nasıl oluşturacağıydı.

    Euronews’e konuşan Rota, kaynağın vergiler, borçlanma ve parasal genişleme ile yaratılacağını belirtiyor ve şöyle detaylandırıyor:

    ”Bir kamu maliyesinin üç tane kaynak yaratma şekli vardır. Vergiler, borçlanma ve parasal genişleme. Öncelikle vergilerimizle karşılanacak. Bugün akaryakıttaki ÖTV’nin tekrar geri dönmesi ve akaryakıt fiyatlarının düşen kurlara karşı düşürülmemesinin kararlaştırılması bunun canlı örneği. Benzin fiyatları düşmeyecek çünkü sizin aldığınız benzinin üzerine ödeyeceğiniz vergiyle 200-300 bin mudiye (bankada mevduat sahibi olan kişi) gelir transferi yapılacak. Bu yetmezse Hazine yurtiçi ve yurtdışı piyasalardan ekstra borçlanmaya gidecek. Bu da yetmezse Merkez Bankası eliyle veya Hazine’nin borçlanmalarını kamu bankalarından alması suretiyle bir parasal genişleme yapılacak. Ki bu en zehirli olanıdır çünkü bizi çok ciddi enflasyon-kur sarmalına götürür.”

    ”Parayla güven satın alındı. Ortaya bir para konuldu. Siz yeterki finansal sisteme ve devletin size olan borçlarını, size olan yükümlülüklerini ödeyeceğine dair güvenin sıkıntı olmaz garantisi verilince rahatlama oldu. Bunu 2000’li yıllarda dönemin Başbakanı Bülent Ecevit de finansal piyasalarda önemli dalgalanmalar olduğunda ve bankacılık sistemine güven kaybedilince bütün mevduatlara devlet garantisi açıklamıştı. Buna benzetiyorum. Bu sefer devlet garantisi mevduatlara verilmedi ama insanların kur artışlarından dolayı kaybedecekleri paranın devlet tarafından ödeneceği garantisi verildi. Yani burada artık muhatap bankadaki mevduat sahipleriyle devlet. AK Parti aradan çıktı.”

    Döviz garantili TL mevduatı açıklamasını şaşkınlıkla karşılayanlar arasında Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı ve eski bankacı Kerim Rota.

    Rota’nın aktarımına göre devlet, karşılığında bir mal veya hizmet almadan ne kadar miktar ödeyeceğinin garantisi olmayan bir taahhüt altına girdi. Ve adeta devlet bütçesinden 200-300 bin kişiye bir bağış yapacak.

    ”Dünyada buna benzer bir uygulama pek yok. Olanların hemen hemen hepsi felaketle bitmiş. Türkiye’de buna benzer uygulama 1967-68 arasındaki dövize çevrilebilir mevduatlar. Bu da o dönem Türkiye’nin bütçesine çok önemli maaliyetler yüklemiş o dönemde. İkinci kısmı ise bunun ucu açık bir opsiyon olması. Yani kamuya maaliyetinin ne olduğunun tahmin edilemez olması. Burada devlet ne kadar miktar ödeyeceğinin garantisi olmayan bir taahhüt altına girdi. Kamu özel işbirliği projeleri de buna benzer. Kurlar yukarı çıktıkça devletin ödeyeceği rakamlar artıyor ama en azından bunun arkasında bir köprü, havalimanı gibi bir alt yapı yatırımı var. Oysa burada devletin aldığı bir mal veya hizmet yok. Adeta devlet bütçesinden 200-300 bin kişiye yapılan bir bağış türü bir ödeme yapılacak.”

    Geçtiğimiz hafta doların 18’leri görmesi ‘köpük rakamlar’ olarak telaffuz edilmişti. Bu rakamların yeniden görülüp görülmeyeceği ise merak konusu.

    Rota, eğer geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi kurda yeniden bir yükseliş yaşanırsa, bu sefer kamu maliyesinin sürdürülebilirliğinin konuşulmaya başlanacağını ifade ediyor.

    ”Umarım o köpük rakamları bir daha görmeyeceğiz. Bu en azından finansal sisteme olan güven artışı. Bütçeye ve devlete olan güvenle aslında AK Parti ekonomi yönetimine olan güvenin satın alınması gibi düşünebilirsiniz. Vatandaşlar uygulanan ekonomi politikasından memnun olmazsa aslında arkalarında kendilerine yazılmış bir çek var. Bu çekin 200-300 bin kişiye yazıldığını ve çeki yazanların da 84 milyon vatandaş olduğunu da unutmamak lazım. O nedenle adil olmayan bir çek yazılmış vaziyette. Ama artık mevduat yapanlar da şunu biliyor olacak, kurlarda çok yükseliş olursa da buradan bir nemalanma şansları olacak. Ama bu yükseliş aşırı olursa bu köpükler tekrar gündeme gelirse bu sefer kamu maliyesinin sürdürülebilirliğini konuşmaya başlayacağız. Umarım o köpükleri bir daha görmeyiz.”

    Bununla birlikte kurdaki sert düşüşle birlikte zarar eden yurttaşların döviz garantili TL mevduatına ilgi göstermelerinin de şu süreçte daha garantili olacağı kanaatinde Rota.

    ”Öncelikle hem Türk lirası hem de döviz birikimi olan vatandaşların bu ürüne ilgi göstermelerini tavsiye ederim. Çünkü bu aslında düşmeyen dolar yaratma enstrümanı. Karşımızda da devlet olduğuna ve bu paraların ödenmemesi gibi bir durum olmadığına göre… O nedenle kendilerini bu kur oynaklığından korumak için iyi bir ürün olduğunu düşünüyorum. Ama arkasındaki ödemelerin 84 milyon vatandaşın üzerine bineceğini de biliyorum. Kendilerini korumak isteyenler için iyi bir ürün olsa da hiç adil değil.”

    ”2022 ekonomik açıdan seçim için iyi bir yıl değil o nedenle seçim 2023’e kayabilir”

    Ayrıca iktidarın attığı bu adımı muhalefet erken seçim olarak değerlendirse de Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı ve eski bankacı Kerim Rota, seçimin 2023 yılında yapılacağını düşünüyor.

    Çünkü 2022 ekonomik açıdan iyi bir yıl olmayacak.

    ”Sayın Cumhurbaşkanın açıklamalarına bakılırsa altı ay içerisinde bu politika setinin meyvelerini vereceğine dair bir beklentisi olduğu görülüyor. Ama bana kalırsa bu politika seti bir anlamda çöktü. Şu anda Türkiye’de yüzde 30 civarında kredi faizi, yüzde 20 civarında mevduat faizi var. Ve faizler yükselmiş durumda. O nedenle bu politikanın altı ay içerisinde bırakın sonuç vermesini çok yüksek enflasyona neden olacağını düşünüyorum. O sebeple 2022 ekonomik açıdan seçim için iyi bir sene değil. Sayın Bakan ile paralel düşünüyorum ve seçimin 2023’e kayabileceğini görüyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hazine ve Maliye Bakanı Nebati iş dünyası ile buluştu, toplantı 7 saat sürdü

    Hazine ve Maliye Bakanı Nebati iş dünyası ile buluştu, toplantı 7 saat sürdü


    Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, iş dünyası, reel sektör temsilcileri ve STK başkanları ile bir araya geldi.

    Bakan Nebati, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde iş dünyası, reel sektör temsilcileri ve STK başkanları ile buluştu. Basına kapalı düzenlenen toplantı, yaklaşık 7 saat sürdü.

    Toplantıda Nureddin Nebati, yeni dönemdeki ekonomi politikaları hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Bu kapsamda, Türkiye’nin lojistik altyapısı, ihracat ve üretim kapasitesi hakkında bilgiler veren Nebati, küresel ekonomide yaşanan yapısal değişime de değindi.

    Nebati, serbest piyasadan geri adımın asla söz konusu olmadığını vurgulayarak, devletin her alanda destekleyici olmaya devam edeceğini söyledi.

    İş dünyası, STK başkanları, kamu ve özel bankaların genel müdürlerinin katıldığı toplantıda, sunumdan sonra iş dünyası temsilcilerine tek tek söz veren Bakan Nebati, farklı sektörlerin görüş ve sorunlarını dinledi.

    Bakan Nebati ve iş dünyası temsilcileriyle istişareye dayalı gerçekleşen toplantıda, katılımcı bir anlayışla hareket edileceğinin altı çizildi.

    İTO Başkanı Avdagiç: 2022’de ihracattan güç bulacağız

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Nureddin Nebati ile buluşmamızda İTO’nun görüşlerini ifade ettik. 2022’nin, ihracattan güç bulacağımız, üretim ve istihdamı öncelediğimiz ve sıfır cari açık hedefini yakalayacağımız bir yıl olması için çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

    Bakan Nebati’nin iş dünyası temsilcileriyle İstanbul’da bir araya gelmesinin ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Avdagiç, Türkiye’nin artık cari fazlayı hedef alan yeni bir yolda yürüdüğünü belirtti.

    Avdagiç, “Sayın Bakanımızın üretime dayanan yeni politika eksenini benimsiyoruz. İş dünyası olarak da hedefimiz yüksek ihracat, yüksek istihdam, düşük cari açık. Bu süreçte dünyada olduğu gibi enflasyonla mücadelemiz sürecek. Eski gücüne kavuşacak hizmet ve turizm gelirleri, ihracat artışı ve cazip yatırım ikliminin etkisiyle temel göstergeler ekonomik gücümüzü yansıtan bir seviyeye ulaşacağız. Türkiye ekonomisine ve Türk iş dünyasına güveniyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

    TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Yeni ekonomik modelin detaylarını ilerde öğreneceğiz

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ile buluştukları toplantıyı, ”Ham madde fiyatlarındaki artış, medikal firmaların ödemeleri, kamuya iş yapan firmaların durumu, alacakları, KDV alacakları gibi birçok konu gündeme geldi. Sayın Bakanın tüm sorunlarımızla ilgileneceği ve çözüm odaklı çalışacağı kanaati edindim. Çok verimli bir toplantı oldu” şeklinde değerlendirdi.

    TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 6 saati aşkın bir toplantı yaptıklarını belirterek, bütün meslek örgütleri, iş dünyasının farklı sektör temsilcileriyle bir arada bulunduklarını söyledi.

    Gerek reel sektörden gerekse finans sektöründen de katılımların olduğunu aktaran Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

    “60’ın üzerinde bir katılım vardı. Yapıcı bir toplantı oldu. Katılımcı demokrasi ve istişare açısından bizler için bu toplantı çok önemliydi. Herkes sorunlarını vakit kısıtı olmaksızın birebir aktarabildi. Sayın Bakan bunların hepsini dinledi ve not aldı. Sayın Bakan bizlere toplantı öncesinde hem mevcut görünüm hem de yeni ekonomik programla ilgili bilgilendirme yaptı. Ham madde fiyatlarındaki artış, medikal firmaların ödemeleri, kamuya iş yapan firmaların durumu, alacakları, KDV alacakları gibi birçok konu gündeme geldi. Sayın Bakanımızın tüm sorunlarımızla ilgileneceği ve çözüm odaklı çalışacağı kanaati edindim. Çok verimli bir toplantı oldu. İnşallah ülkemiz ve sektörler açısından hayırlı olur.”

    Yeni ekonomik modele ilişkin soru üzerine Hisarcıklıoğlu, bununla ilgili birkaç slayt ile bilgilendiklerini, detaylarını ileride öğreneceklerini söyledi.

    DEİK Başkanı Olpak: Doların 9’a mı ineceği, 14’e mi çıkacağını düşünmeyi iş dünyası istemez

    Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ise ”Her şeyin konuşulduğu, Bakanımızın görüşlerini açıkladığı ve soruları yanıtladığı bir toplantı oldu. İş dünyası açısından konuşmak isteyip de konuşamayan olmadı. Bakanımızın iş insanı olması da kolay diyalog kurmamız açısından önemliydi. Ülkemizde her şey iyi olmayabilir ama üretim devam ediyor, tedarik zinciri kopmadı. İhracatımız güzel gidiyor, bankacılık sistemimiz iyi. Fakat dövizde bunlarla uyumlu olmayan uzak bir sorunlu tablo var. Neye ihtiyacımız var diye sorduğumuz şey ise mevcut kazanımlardan geri gitmeyeceğimize ilişkindi. Acaba sermaye kısıtlamaları olacak mı, dövizlerle ilgili bir şey düşünülüyor mu, belirsizlik. Bunlara cevaplar aldık.” dedi.

    Olpak, şunları söyledi:

    “13 küsur olan doların 9’a mı ineceği, 14’e mi çıkacağını düşünmeyi iş dünyası istemez. Bunları konuştuk ve gördüğümüz tablo şu, yarın sabah insanların bir şeyleri değiştirmesi mümkün değil ama şu 7 saatin özetinden gelen açık ki serbest piyasadan herhangi bir şekilde geri adım atılması ve olmayacak müdahaleler yapılması söz konusu değil. Yakın tarihimizde de zaten olmadı. Kaç defa teyit ederek sorduk. Büyüme modelimiz konuşuldu. Enflasyon önemli başlığımız, düşük enflasyon yüksek büyüme geçmişte gerçekleştirilmişti, güvene ihtiyacımız vardı, Sayın Bakan’da bu güveni gördük. 3,5 yıldır kendisi bakan yardımcısı olarak zaten içimizdeydi. Herkes Bakan beye bu ifadeleriyle devam ettikleri sürece destek olacağını da söyledi. Şeffaflık içinde çok net cevaplar aldık.”

    MÜSİAD Başkanı Asmalı: Sektörel sorunlar masaya yatırıldı

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı ise “Ülkemizin en güçlü sanayicileri ve firmaları geldi, Bakanımızın 2 saatlik sunumunda ülkemizin güçlü ve kırılgan yanları çok net ifade edildi. Herkes söz aldı, ben not aldım 42 iş adamımız söz aldı. Herkesin çok değerli fikirleri var. Sektörel sorunlar masaya yatırıldı. Bakanımız hepsini not aldı ve toplantı sonunda cevap verdi.” diye konuştu.

    Asmalı, iletişim kanallarının önemine değinerek, “Bakanımızın sorunları detaylıca bilmesi ve ilgisi iş dünyasında pozitif bir etki bıraktı. Bu tarz iletişim kanallarının her zaman açık olması; yapılan ve alınan kararların sahadaki uygulaması noktasında önemli. Yaşanan sorunları reel sektör temsilcilerinin iletmesi açısından bu fırsatlar sık sık dile getirilmeli. Ekonomi belirsizlik kabul etmiyor, kullanılan dil ve algı yönetimi çok önemli. Bakan beyin çok net ve anlaşılır ifadeleri son derece önemli. Kur mutlaka ihracatçıyı özendirmeli ve öngörülebilir olmalı.” dedi.

    TİM Başkanı Gülle: Öneriler ve endişeler dile getirildi”

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle de “Son derece içimiz ve gönlümüz rahat bir toplantı çıkışındayız. TİM olarak pandemiden sonraki dönemde ihracatta başarılarla ülkemizin yüzünü güldürdük. Bakanımızın da açıkladığı yeni model yüksek büyüme ve düşük cari açık. Bunu sağlayacak tek argüman da ihracat. Biz de şu ana kadar bunu destekledik. Konulan hedefleri geçtik. Bundan son derece mutluyuz.” ifadelerini kullandı.

    Gülle, şunları söyledi:

    “Kafamızdaki bazı sorular ve TL’deki oynaklıkların giderilmesi, azaltılmasıyla ilgili görüşlerimiz, önerilerimiz karşılık buldu. Bakan bey tanıdık olduğumuz, bildiğimiz birisi. Kendisini yalnız bırakmadan destekleyeceğimizi ifade ettik. Enflasyonla mücadele konusunda da destek vereceğiz. 2022’de yakaladığımız ritmi devam ettireceğiz. Daha yüksek bir oranla ihracatımız ithalatımızı karşılayacak. 8 saat her birimizi dinleyerek birbirimizden çok faydalandığımız bir toplantı oldu.”

    ATO Başkanı Baran: Sorunlarımızı biliyoruz, konuşarak çözeceğiz

    Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ise “Bakanımız, bakan yardımcılığı döneminde de bize çok yardımcı olup, sorunlarımıza elinden geldiği desteği veriyordu. Bugün de 60’ın üzerinde sanayici, ihracatçı, tüccar, üretici arkadaşımız burada. Ticaretin olduğu her kesimden isim var. Ben KOBİ’lerle ilgili sıkıntıları gündeme getirdim. Şu anda her kesimden söz alan arkadaşlarımız bütün sıkıntılarını dile getirdi ve Bakan bey de notlarını aldı.“ dedi

    İlerleyen günlerde yeni toplantıların da olacağını söyleyen Baran, “Ekonominin her alanıyla ayrı ayrı da toplantı yapılacak. Elimizden gelen desteği vermeye hazır olduğumuzu ilettik Bakanımıza. Problemlerimizin yanında artılarımız var. Pandemi sürecinde bunu öğrendik. Sorunlarımızı biliyoruz, konuşarak çözeceğiz. Herkes içindekini gizlemeden, saklamadan söylüyor.” şeklinde konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Hazine ve Maliye Bakanı olarak atanan Nureddin Nebati kimdir?

    Hazine ve Maliye Bakanı olarak atanan Nureddin Nebati kimdir?


    Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile görevden af talebi kabul edilen Lütfi Elvan’dan boşalan Hazine ve Maliye Bakanlığına Nureddin Nebati atandı.

    Nureddin Nebati

    6 Eylül 2018’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla Hazine ve Maliye Bakanı Yardımcılığına atanan Nureddin Nebati, Lütfü Elvan’ın istifa etmesiyle bakanlık görevine getirildi.

    Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sitesinde yer alan bilgilere göre, 1964’te Şanlıurfa’da doğan Nureddin Nebati, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu.

    Aynı üniversitede Siyaset Bilimi üzerine yüksek lisansını tamamladı. 2003·2009 yılları arasında MÜSİAD Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.

    Nebati, 2001· 2011 yılları arasında AK Parti istanbul Kurucu il Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.

    Nebati, 24. Dönemde İstanbul, 25. Dönemde Şanlıurfa, 26. Dönem İstanbul Milletvekili seçildi.

    Nureddin Nebati, en son nisan ayı sonunda Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda, muhalefetin “128 milyar dolar nerede” kampanyasıyla ilgili olarak “128 milyar dolar nereye gitti sorusunun yanıtı da Merkez Bankasının bilançosunda yer alıyor ve burada görünüyor. Sanki 128 milyar dolar buharlaşmış gitmiş ve birilerine bilerek gönderilmiş şeklinde bir şeye dönüştürüyorlar.” demişti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz politikasını savunuyor

    Nureddin Nebati, 25 Ekim tarihinde Twitter hesabından yaptığı paylaşımda düşük faizi savunmuştu. Nebati açıklamasında “Sadece faiz ve döviz kuru ikilisini esas alan bir makroekonomik yaklaşım yerine düşük faiz yüksek üretim hacmine dayanan temel politika ekseninde yüksek istihdam, yüksek ihracat, düşük cari açık ve düşük dış borç hedeflenmektedir.” dedi.

    Nebati ayrıca, düşük faiz avantajı ile birlikte ihracat artışından elde edilecek gelirin enerji ve hammaddeye yönlendirileceğini, böylelikle enflasyon üzerindeki kur baskısını azaltmayı ve istihdamı artırmayı amaçladıklarını belirtiyor.

    İş dünyasından sonra siyasete giren Nebati, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’a yakın olmakla biliniyor.

    Nebati ile Albayrak, ağustos ayında İstanbul’da bir restoranda görülmüştü.

    Ümmetin Temsilcileri Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı

    Daha önce İTÜ Disiplin Kurulu Üyeliği görevini de üstlenen Nureddin Nebati, aynı zamanda Ümmetin Temsilcileri Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyor.

    Ümmetin Temsilcileri Vakfı, sitesinde yer alan bilgilere göre şu şekilde tarif ediliyor:

    “Ümmetin Temsilcileri Vakfı, sadece İslam coğrafyasının değil, tüm insanlığın ortak mirası açısından kutsal kabul edilen Kudüs’ün barış ve huzura kavuşturulması çabası içerisindedir. Bu amaçla, Ortadoğu Coğrafyasında artarak devam eden baskı ve zulüm politikalarının ortadan kalkması için, meclis başkanları ve parlamenterler nezdinde çalışmakta; bu topraklara adalet ve huzurun hakim olması yönünde gayret göstermektedir. Ümmetin Temsilcileri Vakfı, el birliği içerisinde, Filistin ve Kudüs başta olmak üzere, Ortadoğu Coğrafyasında zulme tabi tutulan tüm halkların haklı davalarını savunmayı amaçlamaktadır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Siyasi partilere hazine yardımı nasıl belirleniyor? 2022’de hangi parti ne kadar alacak?

    Siyasi partilere hazine yardımı nasıl belirleniyor? 2022’de hangi parti ne kadar alacak?


    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na 16 Ekim’de sunulan 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu teklifi geçtiğimiz hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlandı. 1 ay sürmesi beklenen görüşmelerin ardından bütçe tasarısı aralık ayında genel kurulda oylanarak kanunlaşacak.

    Her yıl bütçe tasarısında merak edilen maddelerden biri de siyasi partilere yapılacak hazine yardımları oluyor. Erken seçim tartışmalarının alevlendiği şu günlerde de hazine yardımı daha da fazla gündeme geliyor.

    Peki siyasi partilere verilecek hazine yardımı nasıl belirleniyor?

    Siyasi partiler faaliyetlerini sürdürmek için bağış, aidat, gayrimenkul gelirleri ve parti etkinliklerinden elde edilen gelirleri kullanabiliyor. Fakat bunların yetersiz kalması nedeniyle Türkiye’de 1965 yılından beri hazine tarafından siyasi partilere destek veriliyor.

    Siyasi partiler kanuna göre en son parlamento seçimlerime katılmış ve genel barajı aşmış partilere toplamda her yıl o yılki genel bütçe gelirlerinin 5 binde ikisi oranında ödeme yapılıyor. Bunun haricinde barajın altında kalmasına rağmen yüzde 3’ten fazla oy alan partilere de en düşük yardımı alan partiyle orantılı olarak destek veriliyor. Seçim yıllarında bu miktar 3 katına çıkıyor.

    2022’de hangi parti ne kadar hazine yardımı alacak?

    Meclise sunulan bütçe taslağında 2022 yılı genel bütçe gelirlerinin 1 trilyon 448 milyar 944 milyon 742 bin lira olması bekleniyor. Buna göre barajı aşan partilere toplam hazine yardımı 579 milyon 577 bin 896 lira olacak. Bunun haricinde İYİ Parti de destek alacak.

    Partilere yapılacak yardımın miktarı ise en son genel seçimde aldıkları oy oranına göre belirleniyor. Buna göre;

    • AK Parti 280 milyon 279 bin lira
    • CHP 149 milyon 134 bin lira
    • HDP 77 milyon 65 bin lira
    • MHP 73 milyon 99 bin lira
    • İYİ Parti 65 milyon 588 bin lira alacak.

    Erken seçim olması halinde partiler bu miktarların 3 katını alacak. Öyle bir durumda partilere ayrılacak ödenek 2 milyar liraya yaklaşacak.

    6 muhalif partiden yeni teklif

    Öte yandan bu sistem yeni kurulan veya düşük oy alan partiler tarafından sık sık eleştiriyor. Seçim kampanyalarında hazine yardımlarını kullanamayan partiler bu sistemin büyük partiler lehine haksız rekabete yol açtığını savunuyor.

    CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ile DEVA Partisi yetkililerinin “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çalışmalarını ortaklaştırmak için başlattığı toplantılarda partilere hazie yardımı da gündeme alındı. Buna göre parti yetkilileri seçim barajının yüzde 3’e düşürülmesinde mutabık kalırken hazine yardımı için belirlenen alt sınırın tüm partiler arasında eşitlik ve adaletin sağlanması için yüzde 1’e düşürülmesi konusunda anlaşmaya vardı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD Hazine Bakanlığı’ndan Türkiye’de 5 kişiye el Kaide’ye destek yaptırımı

    ABD Hazine Bakanlığı’ndan Türkiye’de 5 kişiye el Kaide’ye destek yaptırımı


    Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı, Türkiye’de ‘el Kaide’ye finansal hizmet ve seyahat yardımı sağladığından şüphelenilen’ beş kişiye yaptırım uygulandığını duyurdu.

    Hazine Bakanlığı, 5 kişinin Türk ve Mısır uyruklu kişilerden oluştuğunu belirttiği açıklamada, bu kişilerin 11 Eylül saldırılarını ve ABD’ye karşı diğer komploları gerçekleştiren örgütün üst düzey üyelerine çeşitli şekillerde destek sağladığını aktardı.

    Karar, bu kişilerin Amerikan yargı yetkisi altındaki tüm varlıkları donduruyor ve küresel finansal sistemini bu kişilere kapatıyor.

    Söz konusu adım, el Kaide’ye destek olanlara karşı uzun süredir devam eden girişim kapsamında atıldı.

    Konuyla ilgili kararı açıklayan ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) Direktörü Andrea Gacki, ABD’nin örgüte destek sağlayan ağları açığa çıkarmak ve yok etmek isteği kapsamında Türkiye ve diğer müttefikleriyle birlikte çalıştığını söyledi.

    Yaptırım listesine alınanlar arasında el Kaide’nin Türkiye’deki faaliyetlerinin başlıca yöneticilerinden biri olduğu iddia edilen Mısır doğumlu avukat Majdi Salim de yer alıyor.

    Washington, şahsın bu görevi el Kaide lideri Eymen el Zevahiri’den devraldığını bildirdi.

    ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesine aldığı diğer isimlerin, Mısır uyruklu Muhammed Nasreddin el Ghazlani ve Türkiye vatandaşı Nurettin Müslihan, Cebrail Güzel ile Soner Gürleyen olduklarını duyurdu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Danimarka’da tarihin en büyük hazinelerinden biri ‘tesadüfen’ bulundu

    Danimarka’da tarihin en büyük hazinelerinden biri ‘tesadüfen’ bulundu


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD. Afganistan’ın dondurulan varlıklarını serbest bırakmayı yakın zamanda planlamıyor

    ABD. Afganistan’ın dondurulan varlıklarını serbest bırakmayı yakın zamanda planlamıyor


    Beyaz Saray’ın Afganistan’ın Amerika Birleşik Devletleri’nde tutulan ve Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinden sonra dondurulan altın, yatırımlar ve döviz rezervi gibi varlıklarını insani yardım kuruluşlarının baskısına rağmen serbest bırakma gibi bir planı olmadığı bildirildi.

    Reuters’e açıklama yapan bir Hazine Bakanlığı sözcüsü Taliban’a uygulanan yaptırımları veya küresel finansal siteme erişimleri üzerindeki kısıtlamaları kaldırmayacaklarını belirtti.

    Afganistan Merkez Bankası’nın sahip olduğu 10 milyar dolar civarındaki varlığının büyük bir kısmı yurt dışında bulunuyor ve batılı ülkeler bu varlıkları Taliban’a kadın hakları ve hukukun üstünlüğüne saygı göstermesi konusunda en büyük baskı aracı olarak görüyor.

    ABD Dışişleri Bakanlığı, Hazine, Ulusal Güvenlik Konseyi ve diğer kuruluşlar Afganistan’ın varlıkları ile ilgili ne yapılacağı konusunda sürekli görüşmeler yürütüyor. Fonların serbest bırakılması kararlı bu departmaların onayından geçmesi gerekecek ve ardından nihai karar Başkan Joe Biden’ın olacak.

    Bu nedenle uzmanlar dondurulan varlıkların serbest bırakılmasının aylar alabileceğini belirtiyor.

    Öte yandan dış yardımların kesilmesi ile yaşanan nakit sıkışıklığı, kuraklık ve dış ticaretin durmasıyla ülkede gıda ve akaryakıt fiyatları sıçrama yapmış durumda. Birleşmiş Milletler de ülkede açlık krizinin kapıda olduğu uyarısında bulundu.

    Hazine Bakanlığı ise bu hafta Amerikan hükümeti ve müttefiklerin Afganistan’daki insani yardımları sürdürmelerine onay verdi. Ayrıca Western Union ve diğer finansal kuruluşlara da Afganistan’daki bireysel müşteri hizmetlerini sürdürme izni verdi.

    Hazine Bakanlığı Taliban üzerindeki kısıtlamaları gevşetmeden doğrudan Afgan halkına verilecek tüm insani yardımlara destek olduklarını açıkladı.

    Varlıkların serbest bırakılması gerektiğini savunan Afganistan Merkez Bankası’nın yönetim kurulu üyelerinden Maryland Üniversitesi Profesörü Shah Mehrabi ülkede durumun çok ağır olduğunu ve her geçen kötüleştiği uyarısında bulunuyor.

    Fakat eski Hazine Bakanlığı yetkililerinden Brian O’toole gibi uzmanlar ise sadece bu fonların serbest bırakılmasının Afgan ekonomisinin sorunlarını çözemeyeceğini, sadece Taliban’ın eline milyarlarca dolarlık kaynak sağlayacağını belirtiyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***