Etiket: Havaalanı

  • Ukrayna: Pskov havaalanına yapılan IHA saldırısı Rusya topraklarından yapıldı

    Ukrayna: Pskov havaalanına yapılan IHA saldırısı Rusya topraklarından yapıldı


    Ukraynalı yetkililer ilk kez doğrudan Rusya topraklarından gerçekleştirilen bir drone saldırısının sorumluluğunu üstlendi

    Ukrayna, Rusya’nın kuzeybatısındaki Pskov havaalanına düzenlenen insansız hava aracı saldırısının bu ülke topraklarından yapıldığını duyurdu. 

    REKLAM

    Ukrayna askeri istihbarat başkanı Telegram’da yaptığı paylaşımda, “Pskov’daki Kresty hava üssüne saldırmak için kullanılan dronlar Rusya içinden fırlatıldı” dedi.

    Böylece Ukraynalı yetkililer ilk kez doğrudan Rusya topraklarından gerçekleştirilen bu tür bir saldırının sorumluluğunu üstlenmiş oldu.

    Diğer yandan Rus yetkililer, hava savunma sistemlerinin ülkenin batı bölgelerinden üçüne doğru ilerleyen insansız hava araçlarını engellediğini kaydetti. 

    Bölge valileri savunma sistemlerinin Kursk, Belgorod ve Moskova bölgelerinde üç insansız hava aracını durdurduğunu söyledi.

    Rus yetkililere göre Moskova havaalanlarında uçuşlar kısa süreliğine durduruldu ancak büyük bir hasar ya da yaralanma bildirilmedi. 

    Uydu görüntüleri

    AP tarafından analiz edilen uydu görüntüleri, salı günü geç saatlerde Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırılarının bir Rus hava üssünde en az iki Ilyushin Il-76 askeri nakliye uçağını imha ettiğini gösterdi. 

    Perşembe günü çekilen görüntüler, Ukrayna sınırının yaklaşık 700 kilometre kuzeyinde ve Estonya ile Letonya’ya yakın, askeri-sivil bir havaalanı olan Prenses Olga Pskov Uluslararası Havaalanı’nı gösteriyor.

    Dört motorlu Il-76, zorlu koşullarda iniş ve kalkış yapabiliyor. Rus ordusunun filosunda bu uçaklardan 100’den fazla bulunduğu belirtiliyor. 

    AP’nin yaptığı analizde, hava üssünün apronundaki ayrı park yerlerinde iki Il-76’nın kararmış gövdeleri görüldü. Birinde uçağın kuyruğu, diğerinde ise başka bir uçağa ait parçalar görülüyordu. Park alanının çevresinde yangın hasarı vardı. 

    Drone savaşı

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy, perşembe günü ülkesinin 700 kilometre  uzaklıktaki bir hedefi vuran bir silah geliştirdiğini söyledi. 

    Zelenskiy silahın Ukrayna Stratejik Endüstriler Bakanlığı tarafından üretildiğini açıkladı ancak ayrıntı vermedi.

    REKLAM

    Rusya bağlı güçler geçtiğimiz yıl boyunca Ukrayna’yı İran yapımı insansız hava araçlarıyla hedef aldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya, Moskova hava sahasında 2 İHA imha etti, başkentte hava trafiği bir süre aksadı

    Rusya, Moskova hava sahasında 2 İHA imha etti, başkentte hava trafiği bir süre aksadı


    Moskova’daki uçuşlar, son dönemde Rusya’nın Ukrayna’dan gönderildiğini söylediği HA’lar yüzünden kısa süreli de olsa sık sık askıya alınıyor

    Rusya’nın başkenti Moskova’daki dört havaalanında iniş ve kalkışlar Rus Savunma Bakanlığının Ukrayna’nın gönderdiğini söylediği iki İHA yüzünden kısa süreli askıya alındı.

    REKLAM

    Rusya, Moskova hava sahasında görülen iki İHA’nın imha edildiğini açıkladı.

    Savunma Bakanlığı, başkentin batısındaki Ruzbky ve yakınındaki Istrinsky mahalleleri üzerinde tespit edilen iki Ukraynalı İHA’nın imha edildiğini aktardı.

    Başkente yönelik İHA alarmı verilmesinin ardından Vnukovo, Domodedovo , Şeremetyevo ve Zukovsky havaalanlarındaki uçuş trafiği durduruldu. Rus havacılık idaresi Rosaviatsia 45 yolcu ve 2 kargo uçağının aksamalardan etkilendiğini belirtti.

    Uçuşlar, alarmın kaldırılmasının ardından yeniden başladı.

    Moskova’daki havaalanındaki uçuşlar, son dönemde Ukrayna’dan başkente gönderildiği belirtilenİHA’lar yüzünden kısa süreli de olsa sık sık askıya alınıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • 14 Mayıs seçimleri: Sınır kapılarında kimler ve nasıl oy kullanılacak?

    14 Mayıs seçimleri: Sınır kapılarında kimler ve nasıl oy kullanılacak?


    Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi kapsamında yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenlerin oy verme işlemleri 27 Nisan günü başladı.

    Türkiye’nin Avrupa’ya açılan sınır kapıları Kapıkule, İpsala, Pazarkule, Hamzabeyli ve Dereköy​​​​​​​’de yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı vatandaşlar oy kullanabilecek.

    Kapıkule’ye giriş, çıkış ve gar olmak üzere 3, İpsala, Pazarkule, Hamzabeyli ve Dereköy sınır kapılarına ise 1’er sandık kuruldu.

    Bir başkan, bir kamu görevlisi üye ve son genel seçimde Türkiye genelinde en çok oy alan üç siyasi partinin bildirdiği kişilerden oluşan yurt dışı sandık kurulları sınır kapılarındaki oy verme alanlarındaki yerlerini aldı.

    Sınır kapılarındaki oy verme işlemi 24 saat esasıyla gerçekleşecek ve 14 Mayıs Pazar günü saat 17.00’da sona erecek.

    İstanbul Havalimanı’nda da oy verme işlemi sabah saat 08.00’de başladı.

    Havalimanının dış hatlar terminalinde, geliş ve gidiş katında belirlenen iki alana sandıklar konuldu. Oy verme işleminde önce sandık kurulu üyeleri yemin etti. Yemin edilmesinin artından sandık kurulu üyeleri zarf ve pusula sayımı yaptı.

    Pasaport ve kimliklerini ibraz eden vatandaşlar, oylarını kullandı.

    Sınır kapılarında kimler ve nasıl oy kullanılacak?

    Gümrükte oy kullanmak isteyen yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmen, sınır kapılarında belirlenen perona gelerek oy kullanmak istediğini bildirecek.

    Sandık kurulu başkanı, Seçim Bilişim Sistemi (SEÇSİS) üzerinden seçmenin, yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı olup olmadığını kontrol edecek, kayıtlı ise oy kullanıp kullanmadığını sorgulayacak.

    Oy kullanmadığı anlaşılan seçmen, sandık kurulu mührüyle mühürlenmiş oy pusulası ve zarfıyla mührü alarak, kapalı oy verme yerine gidecek ve oyunu kullanacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya: Büyük havalimanlarındaki güvenlik görevlileri tekrar greve gitti, uçuşlar aksadı

    Almanya: Büyük havalimanlarındaki güvenlik görevlileri tekrar greve gitti, uçuşlar aksadı


    Almanya’da büyük havaalanlarındaki güvenlik görevlileri, ücret zammı taleplerinin dördüncü görüşmede de karşılanmamasının ardından bugün bir günlük uyarı grevine gitti.

    Birleşmiş Hizmet Sektörü Sendikasının (Ver.di) çağrısına uyan çalışanlar ülke genelindeki 8 havalimanında bir günlük iş bırakma eylemi başlattı.

    Birleşmiş Hizmet Sektörü Sendikası (Ver.di) tarafından yapılan açıklamada, güvenlik görevlilerinin ücretlerinin artırılmasına yönelik dördüncü tur görüşmelerde de bir anlaşmaya varılamaması nedeniyle Berlin, Bremen, Hamburg, Hannover, Stuttgart, Düsseldorf, Köln/Bonn havalimanları ile ülkenin en büyük ve en işlek havalimanı olan Frankfurt havalimanında yarın tam gün grev çağrısı yapıldığı belirtildi.

    Alman DPA haber ajansına göre Frankfurt havalimanında salı sabahı planlanan 790 uçuştan 108’i iptal edildi. Hamburg çıkışlı 88 uçuşun tamamı iptal edildi.

    Almanya’da havalimanları güvenliği federal polisin sorumluluğunda olmakla birlikte günlük operasyonlar özel şirketler tarafından yürütülüyot. Bavyera eyaletindeki güvenlik görevlileri kamu çalışanları için varılan toplu sözleşmeye paralel bir artış aldıkları için greve katılmıyorlar.

    Diğer eyaletlerde ise Ver.di, işverenlerin önümüzdeki 12 ay boyunca 25 bin havalimanı güvenlik personelinin ücretlerini saat başına en az 1 euro artırmasını ve Almanya’nın farklı bölgelerindeki güvenlik personelinin aynı ücreti almasını talep ediyor.

    Federal Havacılık Güvenliği Şirketleri Birliği (BDLS) de sendikanın taleplerinin toplamının yüzde 40’a varan ücret artışı anlamına geldiğini ve bu nedenle taleplerin “ütopik” olduğunu savunuyor.

    Ukrayna’daki savaş nedeniyle yükselen akaryakıt fiyatları ve hava sahasının kapanması nedeniyle sıkıntılı günlerden geçen hava yolları şirketleri, güvenlik görevlilerinin 14-15 Mart tarihlerindeki grevleri nedeniyle Alman havaalanlarına gidiş-dönüş yüzlerce uçuşu iptal etmek zorunda kalmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye ve Katar Kabil Havaalanı’nda güvenliği sağlama konusunda anlaştı

    Türkiye ve Katar Kabil Havaalanı’nda güvenliği sağlama konusunda anlaştı


    Afganistan’ın Kabil Havalanı’nın güvenliğinin sağlanması konusunda Türkiye ve Katar’ın anlaştığı açıklandı. Reuters haber ajansının Türk diplomatlara dayandırdığı haberinde Ankara ve Doha’nın havaalanının korunması için bir güvenlik çerçevesi üzerinde anlaştığı fakat projenin finansmanı gibi diğer konularda müzakerelerin devam ettiği belirtildi.

    Bu anlaşmanın uygulanabilmesi için Taliban Hükümeti ile görüşmelerin sürdüğü de belirtilirken, Katar devlet haber ajansı, iki ülke heyetlerinin bu hafta iki gün “yoğun müzakereler” düzenlediğini, Taliban Hükümeti’nin ise iki ülke ile görüşmeleri “tamamlamak” için önümüzdeki hafta Doha’da olacağını açıkladı.

    İsminin saklı kalmasını isteyen bir Türk diplomat, sürecin “yapıcı” şekilde devam ettiğini belirterek, havaalanının dışında Taliban’ın, içindeyse işletici ülkenin güvenliği sağlamakla yükümlü olacağını ifade etti. Diplomatlar ayrıca Türk ve Katarlı yetkililerden oluşan bir heyetin bu hafta Kabil’de konuyla ilgili görüşmelerde bulunduğunu da ekledi.

    Geçen ağustosta ülkede yönetimin Taliban kontrolüne geçmesinin ardından Türkiye, güvenlik taleplerinin karşılanması durumunda Katar ile çalışmaya açık olunacağını açıklamıştı.

    Geçen Aralık’ta ise Ankara ve Doha’nın havaalanının ortaklaşa işletilmesi konusunda anlaştığı bildirilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Taliban’ın kontrolüne geçen Kabil Havalimanı iç hat uçuşlarına hazırlanıyor

    Taliban’ın kontrolüne geçen Kabil Havalimanı iç hat uçuşlarına hazırlanıyor


    Afganistan’ın başkenti Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nda yarın (4 Eylül) iç hat uçuşları başlayacak.

    ABD’nin son askeri birliklerini 31 Ağustos’ta ülkeden çekmesiyle Taliban’ın kontrolüne geçen havaalanından 4 Eylül günü ilk iç hat uçuşu gerçekleştirilecek.

    İlk uçuş için çevre düzenlemesinin yapıldığı havalimanında uçağın nereye gideceği belirsizliğini korurken, rotanın Herat ya da Mezar-ı Şerif olabileceği belirtildi.

    Tahliye sürecindeki izdihamda oluşan çöp yığınları ve ülke dışına çıkan Afganlardan kalan eşyalar kaldırılıyor.

    Onlarca işçi, havalimanı pistini, terminalini ve yolcu bekleme alanlarını yeniden düzenliyor.

    Katarlı elçi: İnsani yardım koridorunun 48 saat içinde açılmasını ümit ediyoruz

    Bu arada Katar’ın Afganistan Özel Elçisi Mutlak el Kahtani, Afganistan’daki havaalanlarında önümüzdeki 48 saat içinde insani yardım koridorlarının açılmasını görmeyi umduklarını söyledi.

    El Cezire’ye konuşan Kahtani, “Önümüzdeki 24 veya 48 saat içinde insani yardımın Kabil Havaalanı’ndan ve işler durumdaki diğer havaalanlarından girebilmesi için insani yardım koridorlarının açıldığını görmeyi umuyoruz.” açıklamasında bulundu.

    Ayrıca Kahtani, “Katarlı teknisyenler (Kabil havalimanının açılması için) son 48 saatte önemli çaba sarf etti.” diye konuştu.

    İlk uçuşlar Katar ve BAE’den

    Taliban’ın havalimanını devralmasından sonra ilk olarak alana bir Katar uçağı inmişti.

    Uçağın getirdiği teknik ekip çalışmalarına devam ediyor.

    Katar uçağından sonra bugün de bir Katar ve bir Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) uçağı havalimanına indi.

    BAE uçağının acil yardım için ülkede bulunduğu; gıda ve ilaç taşıdığı belirtildi. Her iki uçağın da Kabil’den ayrıldığı aktarıldı.

    Afganistan’ı dünyaya bağlayan Kabil Havalimanı’nın yeniden faaliyete geçmesini isteyen Taliban, Türkiye ve Katar ile konuyu görüşüyor.

    ABD, Avrupa ülkeleri ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm uluslararası toplum Kabil Havalimanının bir an önce devreye girmesini istiyor.

    Katar: Kabil Havalimanı’na teknik destek sunmak için Türkiye ile iletişim halindeyiz

    Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman el Sani dün, ülkesinin Kabil’deki havalimanına teknik destek sağlama imkanına ilişkin Türkiye ile iletişim halinde olduğunu söylemişti.

    Kabil Havalimanı’yla ilgili değerlendirme sürecinde olduklarını belirten el Sani, “Kabil Havalimanı’na teknik destek sunmak için Türkiye ile iletişim halindeyiz.” demişti.

    Afganistan’da uluslararası uzlaşının sağlanması için çaba sarf etmeyi sürdürdüklerini ve Afgan taraflar arasında tarafsız ara bulucu rolünün devam ettiğini vurgulayan Katarlı Bakan ayrıca, “Afganistan’dan ayrılmak isteyenlerin güvenli çıkışını sağlamak için sarf edilen çabalar sürüyor.” diye konuşmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tahliyelerin bitimine bir gün kala, Kabil Havaalanı yakınlarında roketli saldırı

    Tahliyelerin bitimine bir gün kala, Kabil Havaalanı yakınlarında roketli saldırı


    ABD füzesavar savunma sistemleri, Kabil Havaalanı yakınlarından pazartesi sabah saatlerinde en az 5 roketin ateşlendiğini tespit etti.

    AP, görgü tanıklarına dayanarak verdiği haberinde atılan füzelerin Kabil Havaalanı yakınlarındaki Salim Karwan mahallesine düştüğünü duyurdu.

    Reuters’e konuşan isminin açıklanmasını istemeyen bir ABD yetkilisi, son roketli saldırıda ilk gelen raporlara göre Amerikan askerlerinin can kaybı yaşamadığını belirterek, bu bilginin değişebileceğini bildirdi.

    Afgan medyası ise roketlerin bir araçtan ateşlendiğini ve başkentin çeşitli bölgelerine isabet ettiğini duyurdu.

    ABD’nin Afganistan’dan çekilme süreci yarın tamamlanıyor. ABD ve müttefikleri şu ana kadar 114 bin 400 kişiyi tahliye etti.

    ABD Başkanı Joe Biden, önceki gün yaptığı açıklamada 24 ila 36 saat içinde Kabil Havaalanı’na yeni bir saldırı olacağı yolunda istihbarat aldıklarını söylemişti.

    Tahliye çalışmalarının sürdüğü Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’na yakın bölgede, 26 Ağustos’ta iki ayrı patlama meydana gelmişti.

    Havalimanındaki terör saldırılarında çok sayıda sivil, Taliban mensubu ve ABD askeri ölmüştü. Ülkeden ayrılmak üzere olan ABD ordusu, intihar saldırısıyla aynı gün havalimanı yakınlarında mühimmat imha işlemleri yapmış ve 4 büyük patlama sesi daha duyulmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Taliban sözcüsü: Türk askerini olumsuz bir durum meydana gelmemesi için istemiyoruz

    Taliban sözcüsü: Türk askerini olumsuz bir durum meydana gelmemesi için istemiyoruz


    Taliban Sözcüsü Zebihullah Mücahit, Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak istediklerini ancak Kabil Havaalanı’nın güvenliğini kendilerinin sağlayacağını söyledi.

    euronews’e mülakat veren Mücahit, “Türkiye bizim için önemli bir ülke. Müslüman ve kardeş bir millet. Kalıcı ve iyi ilişkiler kurmak isteriz. Güçlü ve diplomatik ilişkilere sahip olmak isteriz.” dedi.

    “Türkiye ile dostluktan yanayız.” diyen Taliban Sözcüsü Zebihullah Mücahit, NATO üyesi Türkiye’nin askerini Kabil’de istememelerinin sebebini ise, “Bunun nedeni, Allah korusun bizimle Türkiye arasında olumsuz bakışın (kötü durumun) meydana gelmemesi.” sözleriyle açıkladı.

    “Havaalanının güvenliğini kendimiz sağlayacağız”

    Afgan halkının dış güçlere karşı oldukça hassas olduğunu belirten Mücahit, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Afganistan halkı dış ülkelerin güçlerine karşı çok hassas. Biz (Türkiye’ye karşı) hassasiyetin daha fazla artmasını istemeyiz. Dolayısıyla Kabil Havaalanı’nın güvenliğini kendimiz sağlayacağız. Havaalanının tüm kapasitelerini kendimiz kullanabiliriz ama eğer teknik, ticari ve diplomatik konular olursa tabi ki (Türkiye’den) yardım talep edeceğiz.”

    Askeri birliklerin Afganistan’da tutulmasının halk tarafından ‘tecavüz’ (işgal) ve ‘işgalin devamı’ şeklinde algılanacağının altını çizen Mücahit, “Tüm dünya ülkeleriyle iyi ve diplomatik ilişkiler kurmayı istiyoruz. Afganların ve savaştan zarar gören ülkemizin iyi ve diplomatik ilişkiler kurmaya ihtiyacı var.

    Ancak tecavüz (işgal) ve askeri güçlerin bırakılması, işgalin devamı olarak biliniyor ve Afganistan halkı bu konuda çok hassas. Bu konuda fikir beyan edenler (Yabancı ülkelerin askerlerinin Afganistan’da kalması konusuna sıcak bakanlar) Afganistan’ı tanımıyorlar.”

    Röportaj sırasında sık sık dış dünyaya mesaj gönderen ve uluslararası toplumla diplomatik açıdan iyi ilişkiler kurmak istedikleri yönünde beyanatlar veren Mücahit, hükümeti kurduktan sonra diğer ülkelere büyükelçi göndermeyi ve diğer ülkelerden de Afganistan’a büyükelçi gelmesini istediklerini ifade etti.

    Ayrıca Mücahit, halihazırda Kabil’de bazı ülkelerin büyükelçiliklerinin olduğunu ve buraların güvenliğini sağladıklarını kaydetti.

    Patlama, Amerikan askerlerinin olduğu bölgede yaşandı, onlar zemin hazırladı

    Kabil Havaalanı’nda 26 Ağustos günü IŞİD-Horasan tarafından düzenlenen intihar saldırısının ABD’lilerin sorumluluğu altındaki bölgede gerçekleştiğini belirten Taliban Sözcüsü, Amerikalıların bu duruma zemin hazırladığını iddia etti.

    Zebihullah Mücahit şu şekilde konuştu:

    “Yürek yakıcı bir saldırıydı. Bizi çok üzdü. Orada toplanan siviller, kadın, çocuk ve savunmasız insanlardı. Çok üzücü, Amerikalılar buna ortam hazırladı. Çünkü halkı onlar topladı ve herkes bir yerde toplanınca durum bizim kontrolümüzün dışına çıktı. Kabil Havaalanı’nda bizim durduğumuz bir çizgi var. Mücahitler (militanlar) bu çizgiyi geçmiyor. Amerikalılar da bu tarafa gelmiyor. Olay Amerikalıların mesul olduğu noktada yaşandı. Onlar o bölgenin güvenliğini sağlayamadılar.”

    İslami hükümet kurulacak

    Taliban, 15 Temmuz’da başkent Kabil’i ele geçirdi. Demokratik yollardan seçilen Batı destekli hükümetin lideri olan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, ülkeden kaçtı. Taliban o zamandan bu yana, aralarında eski siyasetçilerin de olduğu üst düzey isimlerle ‘geniş katılımlı’ olduğunu belirttiği bir hükümet üzerinde çalışıyor.

    euronews’e hükümet kurma aşamasını anlatan Mücahit, “Şuan istişareler devam ediyor. İstişareler bitikten sonra umarım kabine açıklanır ve hükümet normal işine döner.” dedi.

    Amerikalıların yakında çekileceğini dile getiren Taliban Sözcüsü, hemen ardından yeni bir hükümet kurulacağını ve yönetim şeklinin de İslami olacağını aktardı. Dolayısıyla zaten İslami bir hükümet kurulacağı için artık farklı silahlı grupların bir ‘İslami hükümet’ bahanesiyle savaşması için ortamın da kalmayacağını söyledi.

    Herkesin bu yönetim altında yaşayacağını söyleyen Mücahit, “İslam adına yapılan hiçbir saldırının, insan öldürmenin savaşın devam etmesinin mazereti olamaz. Ben herkesin gerçekleri göreceğine inanıyorum. Sizin de gördüğünüz gibi halkın savaşma gücü yok. Artık bir İslami hükümet kurulacak, Afganistan halkı tekrar bağımsızlığını kazanacak. Dolayıyla Afganistan halkı bir millet olarak, rahat yaşama hakkına sahip, biz ülkede istikrarın yeniden sağlanması için çaba göstereceğiz.” şeklinde konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Afgan halkı, Türkiye’nin Afganistan’daki askeri varlığını sürdürmesiyle ilgili ne düşünüyor?

    Afgan halkı, Türkiye’nin Afganistan’daki askeri varlığını sürdürmesiyle ilgili ne düşünüyor?


    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın ülkesinin 20 yıldır sürdürdüğü savaşı sonlandırarak Amerikan askerlerinin Afganistan topraklarından tamamen çekileceğini açıklamasının ardından Türkiye başkent Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nın işletmesine talip olduğunu bildirdi.

    Türkiye bu konuda ABD ve NATO ile görüşmeler sürdürürken Afganistan’ın dört bir köşesinde kilit sınır kapılarını ele geçiren ve giderek güçlenen Taliban, son günlerde yaptığı açıklamalarla Türkiye’nin Afganistan’da kalmasına sıcak bakmadığını duyurdu.

    Taliban, herhangi bir ülkeden Afganistan topraklarında kalanları ‘işgalci güç’ olarak göreceğini belirtiyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, Taliban’la görüşmeler yaparak rahatsızlıkların giderilmesi için çalışılacağını belirmişti.

    Afgan halkı Türkiye’nin ülkedeki varlığı konusunda görüş ayrılığı içinde

    Türkiye’nin Kabil’deki havalimanının güvenlik ve işletmesine talip olması Afgan halkında da görüş ayrılığına sebep oldu.

    Euronews’e konuşan Afgan vatandaşı Amruddin Fahim “Öncelikle belirtmek istiyorum ki, Afganistan devleti, kendi havaalanının güvenliğini başka bir ülkeye vermemesi gerekiyor. Çünkü bir ülkenin havaalanı o ülkenin onuru sayılır. Yolculuklardan tutun diplomatik ilişkilere kadar güvenlik orası (havalimanı) ile sağlanıyor” diyor. Ancak Fahim ülke koşulları nedeniyle Türkiye’nin varlığına karşı olmadığını şu sözlerle belirtiyor:

    “21. yüzyılda bir ülkenin güvenirliği için kendi havaalanı kontrolünü kendisi yapması gerekir fakat ülkede savaş ve istikrarsızlıkların devam etmesi sebebiyle, Kabil Havaalanı güvenliğini başka yabancı ülkenin almasından öte, tarihi bağlarımız olan, kardeş ülke Türkiye’nin almasını iyi karşılıyoruz ve buna karşı değiliz”

    “Türkiye’nin havaalanını devralması Kabil’in yararına olur”

    Kabil Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Faizullah Jalal de iki ülke arasında dini, kültürel, tarihi ve sosyal bağları vurgulayarak Türkiye’nin bu görevi üstlenmesinin doğru karar olacağı yönünde görüş bildiriyor.

    “Biz yüz yıldan fazla Türklerle dostuz ve bu dostluğun temelini Şah Amanullah ve Atatürk atmıştır. Hatta daha öncelere bakarsak dostluğumuz Osmanlı dönemine dayanıyor. Şu anda birçok gencimiz Türkiye’de eğitim görmekte. NATO birliği çerçevesinde Afganistan’a gelen Türkler, burada yabancılık çekmiyordu. Halk bunları seviyordu. Müslüman oldukları, aynı kültürü paylaştıkları, aynı değerleri taşıdıkları için kimse bunları yabancı olarak görmüyordu. Dolayısıyla Amerikalılar bu mevzuları göz önünde bulundurarak elçilikler ve diplomatların güvenliğini iyi bir şekilde temin edebilmesi için bu görevi Türklere devretme kararı aldı” diyen Jalal’e göre Taliban bu duruma razı olacak ve bir sıkıntı yaşanmayacak:

    “Taliban genel olarak bir aksiyon gösterdi. Hiçbir yabancı gücün Afganistan’da kalmamasını istedi. Eğer mesele biraz ciddileşirse bence Taliban da Türklerin havaalanında bulunmasına razı olacaklar. Sonunda eğer Türkler olmazsa ABD’liler veya başka ülkelerin olması gerekiyor. Böylece Taliban, Türklerin olmasında razı olacaklar ve herhangi bir sıkıntı yaşanmaz diye düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kabil havaalanı güvenliğinin Türkiye tarafından sağlanmasında Pakistan’dan destek isteyeceğiz” açıklamasını ben Talibanı yumuşatması olarak değerlendiriyorum. Ama tüm dünya biliyor ki bizim Pakistan ile sıkıntımız var. Fakat bunun üstesinden gelebilecek olan Türkiye var. Türkiye’nin havaalanını devir alması bizim, komşu ülkeler, elçilikler ve Kabil güvenliğinin yararına olur”.

    “Türkiye dahil tüm yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmeleri daha mantıklı olur”

    Kabil’de görüştüğümüz bir başka Afgan vatandaşı ise Taliban’la benzer görüşleri paylaşıyor. “Yabancı güçlerin Afganistan’dan geri çekilmesi söz konusu ise Türkiye NATO birliği üyesi olduğundan dolayı ve Taliban’ın farklı nedenler öne sürmemeleri için Türkiye dahil tüm yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmeleri daha mantıklı olur diye düşünüyorum” diyen Mohammad Taib Siddiqi, ileride barış ve güvenliği tehlikeye atabilecek hiçbir şeyin önünün açık bırakılmaması gerektiği görüşünde:

    “Taliban belki Türk devleti ile anlaşma yapabilir fakat unutmamak gerekiyor ki Taliban da içinde farklı dalları olan bir grup ve şimdi bir grubun Türkiye ile anlaşması ileri ki zamanlarda başka bir grubun Türkiye’nin Afganistan’dan geri çekilmesi talebi söz konusu olabilir. Dolaysıyla gelecekte aynı savaşın devam etmemesi için ilk baştan böyle bir ihtimale karşı tedbirin alınması daha iyi olur”

    “Suriye’nin tahrip edilmesine önemli rol oynayan ülkelerden biri Türkiye devletiydi”

    Bir Afgan uzman olarak görüşüne başvurduğumuz Kabil Üniversitesi Öğretim üyelerinden Dr. Numan Naibkhil ise kabil havalimanının işletmesinin Türkiye’ye devredilmesine karşı olduğunu belirtirken iddiaları dile getiriyor:

    “Kabil havaalanının Türkiye’ye devir edilmesine ben karşıyım. Çünkü Türkiye’nin son 10 sene geçmişine bakarsak, bazı ülkelere karşı iyi adımlar atmadığını görüyoruz. Örneğin Suriye. Bakın, Suriye’nin tahrip edilmesine önemli rol oynayan ülkelerden biri Türkiye devletiydi. 3-4 bine yakın IŞİD savaşçısı Türkiye topraklarından geçerek Suriye’ye gidip savaşıyordu. Türkiye buna hiçbir tepki göstermedi. Tepki göstermesi bir yana, bunlara Türkiye yoluyla silah yardımında bulunuyordu ve hatta IŞİD ile petrol ticareti yapıyordu”

    Türkiye’ye olan güvensizlik duygusunu Türk dış politikasında son dönemde yapılan hamlelere bağlayan Naibkhil, “Türkiye’nin geçmişine bakarsanız görüyorsunuz ki Libya ile problem yaşandı. Bazı devlet yetkililerinin geçenlerde Venezuela’daki uyuşturucu kaçakçılığı basına yansıdı. Ayrıca Türkiye devletinin Pakistan’a olan yakınlığı bize endişe verici. Kabil havaalanı güvenliğini Türkiye’ye verilmesi, IŞİD savaşçılarının Suriye’den Afganistan’a getirilmesi ve böylece büyük bir savaşın tekrardan canlanması ve binlerce kışının ölümüne sebep olunması ihtimal dışı değil” yorumunda bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***