Etiket: Hava saldırısı

  • ABD, Kabil’de 7’si çocuk 10 üyesini öldürdüğü aileye tazminat ödeyecek

    ABD, Kabil’de 7’si çocuk 10 üyesini öldürdüğü aileye tazminat ödeyecek


    Amerika Birleşik Devletleri, 29 Ağustos’ta Kabil Havaalanı yakınlarında düzenlediği insansız hava aracı (drone) saldırısında hayatını kaybeden 7’si çocuk 10 Afgan sivilin yakınlarına tazminat ödeme teklifinde bulundu.

    Washington, saldırıdan sonra “IŞİD’i hedef aldık.” demiş ancak kısa süre sonra vurulan yerin sivillere ait bir ev olduğu ve şahsın da aracında evine su taşıdığı ortaya çıkmıştı.

    ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Kenneth McKenzie, hava saldırısında yaşamını yitiren 10 kişinin tamamının sivil olduğunu belirterek özür dilemişti.

    ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) aileden geriye kalanlara tazminat ödeme önerisinde bulunduklarını duyurdu ancak söz konusu meblağın ne kadar olacağını açıklamadı.

    Bakanlık ayrıca, aileden ABD’ye gelmek isteyenlerin tamamının tahliye edileceği sözünün verildiğini de kaydetti.

    Pentagon bu bağlamda ABD Dışişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde çalıştığını aktardı.

    Savunma Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, aileye tazminat ödenmesine ilişkin kararın Savunma Politikaları Müsteşarı Colin Kahl ile saldırıda hayatını kaybeden İzmerey Ahmedi’nin çalıştığı ABD merkezli Nutrition and Education International (NEI) isimli yardım kuruluşunun CEO’su Steven Kwon’un görüşmesinden sonra alındığını dile getirdi.

    Ailenin tazminat teklifini ve ABD’ye gitme önerisini kabul edip etmediği henüz bilinmiyor.

    Konuyla ilgili yürütülen soruşturmanın sonucunu açıklayan CENTCOM Komutanı McKenzie, “Söz konusu saldırıda 7’si çocuk 10 kadar sivilin öldüğü sonucuna vardık. Dahası bu saldırının hedefindeki araçtakilerin ya da ölenlerin IŞİD-H ile bir bağlantısı yok ya da ABD güçlerine doğrudan bir tehlike arz etmiyordu.” ifadelerini kullanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD, IŞİD’i hedef aldığı saldırıda 7’si çocuk 10 sivili öldürdüğünü kabul etti

    ABD, IŞİD’i hedef aldığı saldırıda 7’si çocuk 10 sivili öldürdüğünü kabul etti


    ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Kenneth McKenzie, 29 Ağustos’ta Kabil Havalimanı yakınlarında düzenlenen hava saldırısında yaşamını yitiren 10 kişinin hepsinin sivil olduğunu belirterek özür diledi.

    McKenzie, ABD’nin 29 Eylül’de Kabil Havalimanı yakınında düzenlediği hava saldırısına ilişkin soruşturmanın sonucunu açıkladı. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby’nin günlük basın toplantısına video konferans yöntemiyle bağlanan McKenzie, “Söz konusu saldırıda 7’si çocuk 10 kadar sivilin öldüğü sonucuna vardık. Dahası bu saldırının hedefindeki araçtakilerin ya da ölenlerin IŞİD-H ile bir bağlantısı yok ya da ABD güçlerine doğrudan bir tehlike arz etmiyor.” ifadesini kullandı.

    McKenzie, saldırıda yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı dileyerek, “Bu saldırı, kuvvetlerimize ve tahliye ettiğimiz sivillere yönelik tehlikeyi anında engellemek içindi. Ben yürekten bir özür diliyorum. Komutan olarak bu saldırının tüm sorumluluğunu üstleniyorum.” dedi.

    Kabil havalimanına IŞİD-H’nin düzenlediği hava saldırı sonra başkentte tahliye devam ederken ABD kuvvetleri, bir aracı hedef almıştı. Saldırı sonrası IŞİD-H hedefinin vurulduğu açıklansa da ABD basını sivillerin vurulduğunu duyurmuştu.

    euronews vurulan Afgan ailenin evine gitti

    ABD’nin hava saldırısında aralarında 2 yaşındaki kızı dahil ailesinden 10 kişi öldürülen Emal Ahmedi, “Hepsi masumdu. ABD’nin buradaki sivilleri hedef alması büyük bir hataydı. Saldırının IŞİD’e yönelik olduğunu söylüyorlar ama (Kardeşim Zmaray) Amerikalılar’a çalışmıştı.” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD’nin IŞİD’li diye bombaladığı Afgan aileden geriye kalan Ahmedi, euronews’e konuştu

    ABD’nin IŞİD’li diye bombaladığı Afgan aileden geriye kalan Ahmedi, euronews’e konuştu


    Emal Ahmedi, kaçırılan iki uçağın 11 Eylül 2001’de ABD’nin New York’ta kentindeki ikiz kulelere çarptığını görmemişti. Zira o sırada Afganistan, Taliban’ın kontrolü altındaydı ve ülkede televizyonlara izin yoktu.

    Ancak Emal’in ve birçok Afgan’ın hayatı o günden itibaren Amerika Birleşk Devletleri tarafından başlatılan “teröre karşı savaş” nedeniyle sonsuza dek değişti.

    ABD’nin geçen ay Afganistan’da düzenlediği son hava saldırısında aralarında 2 yaşındaki kızı dahil Emal’in ailesinden 10 kişi öldürüldü.

    Amerikan kuvvetleri, operasyonun Kabil Havaalanı’na saldırı hazırlığı yaptığından şüphelenilen bir IŞİD-H intihar bombacısını hedef aldığını iddia etti. Ancak hedef alınan Emal’in ailesiydi.

    Evinde euronews’i konuk eden Emal Ahmedi, “Hepsi masumdu. ABD’nin buradaki sivilleri hedef alması büyük bir hataydı. Saldırının IŞİD’e yönelik olduğunu söylüyorlar ama (Kardeşim Zmaray) Amerikalılar’a çalışmıştı.” dedi.

    ABD ve müttefiklerine çağrıda bulunan Ahmedi, “Sivilleri hedef almayın. Çünkü Afgan halkı ailelerini çok sever. Babalarını, kardeşlerini veya çocuklarını kaybettiklerinde bu, onlar için çok zor olur.” sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi.

    11 Eylül saldırıları, ülke tarihinin en uzun ve en ölümcül savaşını beraberinde getirdi.

    Savaş, 2 bin 500’den fazla Amerikan askerinin hayatına mal oldu.

    Son 20 yılda 150 binin üzerinde Afgan, hayatını kaybetti.

    İçinde intikam isteği olmadığını söyleyen Ahmedi, daha önce ABD ordusunda tercüman olarak çalıştığı için özel göçmen vizesine (SIV) başvurmuştu ve ailesiyle birlikte Afganistan’dan ayrılmayı planlıyordu.

    Ahmedi, Şimdi artık bu planının suya düştüğünü ve hayalini, sevdiklerinin cesetleriyle birlikte toprağa gömdüğünü anlattı.

    NYT: ABD’nin Afganistan’da düzenlediği son hava saldırısında öldürdüğü kişi IŞİD militanı değil

    Bu arada ABD’nin Afganistan’dan askerlerini çekme sürecinde “havalimanındaki birliklerini korumak için” düzenlediği son hava saldırısında hedef aldığı kişinin, IŞİD militanı olmadığını kamera kayıtlarıyla tespit edildi.

    New York Times, Kabil Havalimanı yakınlarında ABD’nin bir insansız hava aracıyla (İHA) gerçekleştirdiği hava saldırısıyla ilgili kamera kayıtları üzerine yaptığı araştırmada, hedef alınan Zmaray Ahmedi’nin IŞİD’e çalışmadığı ve de iddia edildiği gibi aracında patlayıcı taşımadığı sonucuna vardı.

    Araştırmanın detaylarının verildiği analiz yazısında, ABD askeri yetkililerinin saldırı düzenledikleri aracı kullanan kişinin kimliğini bilmediklerini kabul ettiğine, 43 yaşındaki Ahmedi’nin araca yüklediği ağır malzemenin “patlayıcı olabileceği” sonucuna varıldığına, ellerinde bu konuda kesin bir bilginin bulunmadığına dikkat çekildi.

    Hava saldırısında ölen Ahmadi, ABD yardım kuruluşu çalışanı çıktı

    Kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu, ABD’nin IŞİD üyesi olduğunu iddia ettiği Zemari Ahmadi’nin California merkezli bir yardım ve lobi grubu olan Nutrition and Education Internatinal (NEI) isimli kuruluşta elektrik mühendisi olarak çalıştığı anlaşıldı.

    Kayıtlarda, saldırı günü Ahmedi’nin iş arkadaşları ile Kabil’de Taliban’ın kontrolü altındaki bir parkta bulunan mültecilere gıda yardımı dağıttığı ve öğleden sonra aracıyla arkadaşlarını aldığı yere bırakarak evine döndüğü tespit edildi.

    Ahmedi’nin iş arkadaşlarını bıraktığı noktada yanında getirdiği bidonlara su doldurarak araca yüklemesi, ABD’ye ait İHA kamera görüntülerinde “patlayıcı” olarak algılandı.

    NEI çalışanının evinin bahçesine giriş yaptığı sırada ABD’nin hava saldırısı sonucu hayatını kaybettiği saldırıda, aynı aileden 7’si çocuk olmak üzere 10 sivilin öldürüldüğü bildirildi.

    Bidonlara su doldurduğu görüntü kaydı ortaya çıktı

    New York Times, ABD askeri yetkililerin patlayıcı taşıdığı iddiasıyla öldürdüğü Afgan vatandaşı Ahmedi’nin, su akmayan evindeki ailesine götürmek üzere beyaz aracının bagajında taşıdığı bidonlara su doldururken kaydedilen görüntülerini yayınladı.

    Videonun devamında, Ahmedi’nin yıllardır üyesi olduğu yardım kuruluşu NEI’nin merkezindeki çalışma görüntüleri de yer aldı.

    Ayrıca, ABD’nin iddia ettiğinin aksine, uzmanlar tarafından incelenen video ve fotoğraflarda vurulan araçta ikinci bir patlamanın izine rastlanmaması, patlayıcı madde taşımadığına delil olarak gösterildi.

    ABD Afganistan topraklarını terk ederken 29 Ağustos 2021 günü Kabil’de “IŞİD’in Afganistan kolu IŞİD-H unsurlarına ait olduğu ve Kabil’deki havalimanına saldırı düzenleyeceği” iddiasıyla, saatlerce havadan takip ettiği bir aracı vurduğunu duyurmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Lübnan Hizbullahı: İsrail’in Lübnan’a yönelik düzenleyeceği her hava saldırısına karşılık vereceğiz

    Lübnan Hizbullahı: İsrail’in Lübnan’a yönelik düzenleyeceği her hava saldırısına karşılık vereceğiz


    Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri Hasan Nasrallah, İsrail’in Lübnan’a yönelik düzenleyeceği her hava saldırısına karşılık vereceklerini söyledi.

    Nasrallah, 2006 İsrail-Lübnan Savaşı’nın bitişinin yıl dönümü münasebetiyle yaptığı televizyon konuşmasında, dün Hizbullah’ın İsrail’e yönelik düzenlediği füze saldırısına değindi.

    Hizbullah’la bir savaşa girmenin yansımalarından korktuğu için İsrail’in 15 yıldan beri Lübnan’a hava saldırısı düzenlemediğini öne süren Nasrallah, “Temmuz 2006 Savaşı düşman İsrail’le caydırıcı bir denge oluşturdu.” dedi.

    İsrail’in birkaç gün önce Lübnan’ın güneyine düzenlediği hava saldırısını “çok tehlikeli bir gelişme” olarak nitelendiren Nasrallah, Hizbullah’ın dün İsrail’e yaptığı füze saldırısının 15 yıl aradan sonra İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik hava saldırılarına karşılık olarak düzenlendiğini söyledi.

    “İsrail hava saldırılarına karşı gecikseydik bir değeri kalmazdı” diyen Nasrallah, şunları belirtti:

    “Şeba Çiftliklerini tercih ettik çünkü oralar sivillerin olmadığı askeri bölgelerdir. Saldırıyı gündüz yapmayı tercih ettik. İsrail hava saldırılarına verdiğimiz karşılığın sorumluluğunu resmi olarak üstlendik. Bizim açık alanları bombaladılar, bizler de açık alanları hedef aldık. Dünkü eylemin hedefi, ülkemizi korumak için çatışma kurallarını belirlemekti.”

    Nasrallah, İsrail’in saldırılarına ülkeyi korumak için en uygun karşılığı vereceklerine işaret etti.

    İsraillilerin, Lübnan’da Hizbullah’a yönelik iç bölünmelere bel bağlamamaları gerektiğini savunan Nasrallah, İsrail’e hitaben şunları söyledi:

    “Lübnan’ın içinde durumlar ne olursa olsun bizim birinci önceliğimiz ülkemizi ve halkımızı korumaktır. Bombalarsanız bizler de bombalarız. Hizbullah’ın iç krizlerle meşgul olduğunu düşünmeyin.”

    İsrail’e füze saldırısı düzenleyen Hizbullah mensuplarının bölge sakinlerinin tepkisiyle karşılaşmasına da değinen Nasrallah, askeri ve coğrafi koşullar nedeniyle Şii bölgelerinden fırlatamadıkları füzeleri Şuveyya’dan attıklarını ileri sürdü.

    Hizbullah mensuplarının yakalanarak tepkilerle karşılaştığı Şuveyya beldesi sakinleri ile veya Dürzilerle bir sorunları olmadıklarını dile getiren Nasrallah, füze fırlatan Hizbullah mensuplarını darbetmeye kalkışanlar hakkında soruşturma başlatılması gerektiğini söyledi.

    Geçen yıl Beyrut Limanı’nda meydana gelen büyük patlamanın soruşturmasına da değinen Nasrallah, “Soruşturmaya katkı sunan tüm kesimler, Beyrut Limanı’nda silah veya mühimmatların olmadığı sonuca vardı. Hizbullah’ı Beyrut Limanı’nda amonyum nitratı stoklamakla suçlamaktan daha komik ve çirkin bir şey olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

    Ne olmuştu?

    Lübnan Hizbullahı, 6 Ağustos’ta İsrail ordusunun önceki gün Lübnan’a gerçekleştirdiği saldırılara karşılık olarak İsrail’e füze saldırısı düzenlediğini açıklamıştı.

    İsrail ordusu da söz konusu eyleme karşılık Lübnan’daki bazı hedefleri topçu ateşiyle vurduğunu bildirmişti.

    İki ülkenin sınır hattında konuşlu Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü ise “Durum çok tehlikeli. Tüm tarafları ateşkese teşvik ediyoruz.” açıklaması yapmıştı.

    Lübnan’dan İsrail tarafına 4 Ağustos’ta da 3 roket atılmış, İsrail ordusu buna karşılık topçu atışları ve hava bombardımanıyla Lübnan’daki bazı bölgeleri vurmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ABD: Mahmur Göçmen Kampı’na saldırı uluslararası hukukun ihlali

    ABD: Mahmur Göçmen Kampı’na saldırı uluslararası hukukun ihlali

    ABD’nin Birleşmiş Milletler nezdindeki Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, Irak’taki Mahmur göçmen kampına yönelik saldırının uluslararası ve insani hukuk kurallarına aykırı olduğunu belirterek, kamp yakınlarında yaşanan şiddetten “derin endişe” duyduğunu söyledi.

    Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Thomas-Greenfield, “Türk yetkililere dün Mahmur göçmen kampındaki sivilleri hedef alacak bir saldırının uluslararası ve insani hukuk kurallarını ihlal anlamına geleceğini açık bir şekilde anlattım. Kampın yanındaki bugünkü şiddetten derin endişe duyuyorum ve tarafları göçmen haklarına saygı göstermeye davet ediyorum.” ifadesini kullandı.

    Mahmur kampında bugün ne oldu ?

    Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği Parti yetkilisi Raşad Kelani, Türk Hava Kuvvetlerinin cumartesi günü Kuzey Irak’ta göçmenlerin bulunduğu bir kampa yönelik düzenlediği saldırıda en az 3 kişinin öldüğünü bildirdi. Yetkili hava saldırısında yaralananların da bulunduğunu dile getirdi.

    Reuters’a konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen Iraklı bir güvenlik yetkilisi, hava saldırısında kamptaki insanlardan ölen ve yaralananların olduğunu söyledi ancak kayıplara ilişkin detay vermedi.

    Türk güvenlik güçleri, geçen yıldan itibaren Kuzey Irak’ta konuşlu PKK üslerine yönelik saldırılarını artırdı ve bu bağlamda ateş gücünü Irak’ın 30 km iç kesimlerine kadar yoğunlaştırdı.

    Söz konusu saldırı, Erdoğan’ın TRT’de katıldığı bir programda yaptığı açıklamadan üç gün sonra gerçekleşti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Mahmur meselesini en az Kandil kadar artık önemsiyoruz. Niçin? Çünkü Mahmur, Kandil’in adeta kuluçka yuvasıdır. Bu kuluçka yuvası adeta şehir merkezinde palazlanıyor. Bunun üzerine gitmezsek sürekli üretmeye devam edecektir.” ifadelerini kullanmıştı.

    Fransız AFP ajansına açıklama yapan Mahmur Milletvekili Raşad Galali de, Türkiye’nin drone (insansız hava aracı) saldırısında üç sivilin öldüğünü, iki kişinin yaralandığını söyledi.

    1990’ların başlarında Türkiye’den göç eden mültecilerin barındığı Mahmur Kampı, Erbil kent merkezine 65 kilometre mesafedeki Mahmur ilçesinde yer alıyor.

    Ankara’nın yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği tarafından terör örgütü olarak kabul edilen PKK, 1984’ten bu yana Türkiye’ye karşı savaşıyor. Çatışmalarda şu ana kadar 40 binden fazla insan hayatını kaybetti.

    Duhok’ta PKK saldırısında 5 Peşmerge öldü

    Bu arada PKK’nın Irak’ın Duhok kentinde düzenlediği saldırıda 5 Peşmerge hayatını kaybetti, 2 Peşmerge de yaralandı.

    Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Peşmerge Bakan Yardımcısı Serbest Lezgin, yerel medyaya yaptığı açıklamada, PKK’nın Duhok’un Amedi ilçesinde Peşmerge güçlerine pusu kurduğunu söyledi.

    Lezgin, saldırıda 5 Peşmerge’nin öldüğünü, 2 Peşmerge’nin de yaralandığını aktardı.

    Peşmerge Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada da, “Bu sabah bir Peşmerge gücü, Amedi’nin Matin Dağı’nda halkı ve köyleri korumak ve bölgenin güvenliğini sağlamak amacıyla askeri operasyon yürütürken PKK’nın tuzağına düştü, 5 Peşmerge şehit oldu, 4 kişi de yaralandı” ifadesine yer verildi.

    Yaralıların Amedi’deki hastanede tedavi altına alındığı belirtildi.

  • Diyarbakır Valiliği: 8. Ana Jet Üs Komutanlığına maket uçaklarla saldırı girişiminde bulunuldu

    Diyarbakır Valiliği: 8. Ana Jet Üs Komutanlığına maket uçaklarla saldırı girişiminde bulunuldu


    Diyarbakır Valiliği, 8. Ana Jet Üs Komutanlığına maket uçaklarla saldırı girişiminde bulunulduğunu ancak herhangi bir zayiatın olmadığını bildirdi.

    Valilikten yapılan açıklamada saat 00.30 sularında Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığına maket uçaklarla saldırı girişiminde bulunulduğu belirtildi.

    Açıklamada, “Söz konusu saldırı maketi düşürülmüş olup, Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığımızda herhangi bir zayiat mevcut değildir.” ifadesine yer verildi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da “Diyarbakır’da bir askeri tesise 2 maket uçakla saldırı teşebbüsünde bulunulmuş, maket uçaklar etkisiz hale getirilmiştir. Herhangi bir zaiyat yoktur.” dedi.

    Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasında ise saldırı girişiminin iki maket uçakla yapıldığı ve bakanlık üs bölgesinde tedbirlerin artırıldığı ifade edildi.

  • AP, İsrail’in hava saldırısının soruşturulmasını istiyor

    AP, İsrail’in hava saldırısının soruşturulmasını istiyor


    Associated Press’in (AP) üst düzey editörü Sally Buzbee, Gazze’de AP ofisinin de bulunduğu binayı hedef alan İsrail hava saldırısıyla ilgili soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.

    Buzbee, AP ve El-Cezire’nin ofislerinin bulunduğu Gazze’deki Cela adlı binanın İsrail savaş uçakları tarafından vurularak yerle bir edilmesiyle ilgili bağımsız soruşturma başlatılması gerektiğini belirterek, “Dün ne olduğuna dair bağımsız bir soruşturma yapılmasının bu noktada uygun olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

    AP yönetici editörü, içinde yerel ve uluslararası birçok medya kuruluşunun ofislerinin de bulunduğu 60 daireli binayı füzelerle dümdüz eden İsrail hükümetinin saldırıyı destekleyen net kanıtlar sunmadığını söyledi.

    Buzbee, 15 yıldır ofislerinin bulunduğu Cela binasında Hamas’ın olabileceğine ilişkin hiçbir bilgi verilmediğine ve bu iddiaya dair herhangi bir gösterge de olmadığına değinerek, gerçeklerin ortaya konması gerektiğini kaydetti.

    Buzbee, “AP çalışanlarına ve diğer kiracılara tahliye için yaklaşık bir saat süre veren İsrail ordusu, Hamas’ın söz konusu binayı askeri istihbarat ofisi olarak ve silah geliştirmek için kullandığını iddia etti. İsrail Askeri Sözcüsü Yarbay Jonathan Conricus, İsrail’in, ABD için kanıt derlediğini ancak önümüzdeki iki gün içinde vermeyi reddettiğini söyledi.” diye konuştu.

    İsrail savaş uçakları, dün Gazze’de içinde AP ve Katar merkezli televizyon kanalı El-Cezire’nin ofislerinin de bulunduğu 13 katlı binayı vurarak yerle bir etmişti.

  • İsrail-Filistin geriliminde son durum: ‘İslam dünyasında bayram, Gazze’de tabutlar var’

    İsrail-Filistin geriliminde son durum: ‘İslam dünyasında bayram, Gazze’de tabutlar var’


    İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 10 Mayıs’ta hava, kara ve denizden başlattığı saldırılarda can kaybı 124’e yükselirken İsrail tarafında 7 kişi hayatını kaybetti. Saldırılar her geçen saat şiddetini arttırırken binlerce Filistinli, sınıra yakın noktalardan daha güvenli bölgelere kaçmaya çalışıyor.

    Çatışmaların durması için Mısır’ın arabuluculuğunda başlatılan girişim sonuçsuz kaldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “daha bitmedi” sözleriyle Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların devam edeceğini belirtti.

    Sivil kayıplar nedeniyle uluslararası toplumdan gelen eleştirileri kulak arkası eden Başbakan Netanyahu, “Henüz bitmedi. Şehirlerimizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini yeniden sağlamak için her şeyi yapacağız.” ifadesini kullandı.

    Benzer açıklama Gazze’nin kontrolünü elinde bulunduran Hamas’tan geldi. Hamas yetkilileri, geri adım atmayacaklarını bildirdi.

    “İslam dünyası bayramı beklerken Gazze tabutları hazırlıyordu”

    Gazze’de yaşayan Layan Baker, euronews’e yaptığı açıklamada, “Bütün Müslümanlar Ramazan Bayramı için hazırlık yaparken Gazze tabutları hazırlıyordu. İsrail, Filistinlileri demografik ve coğrafi olarak bölmek istiyor ama aynı kanı paylaştığımızı unuttu. Gazzeliler, Şeyh Cerrah’taki zoraki evlerinden çıkarılma ve El Aksa’daki ihlallere cevap vermeden olmazdı. Çağrıya cevap verdik ama her zamanki gibi fatura yine Gazzeli masumların kanıyla ödeniyor.” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.

    Öğretmen bir anne olduğunu belirten Baker, “Kızlarım heyecanla ve sabırsızlıkla bayramı bekliyorlardı. Ama mutlu bir şekilde bayram sabahına uyanmak yerine o gece elleriyle kulaklarını kapatarak kucağımda uyudular. Patlama sesleri ve duman kokusuyla panik içinde uyandılar. Biz hala Gazze’ye bayramın gelmesini bekliyoruz.” diye konuştu.

    “Filistin davası sadece Filistinlilerin meselesi değil.” diyen Layan Baker, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu insani bir neden. Çalınan topraklar, yerlerinden edilmiş mazlum insanlar nedeniyle Filistin’in yanında durulmalı. Her insanın bizi desteklemek için yapması gereken bir rol vardır; İsrail’in suçlarını ifşa etmek, sosyal medyada paylaşım yapmak, konuşmak, etiket kullanmak. Artık kapalı toplumlarda yaşamıyoruz. Birbirimize ulaşabileceğimiz iletişim çağında yaşıyoruz. Belki bunu yaparak uluslararası toplumu bir şeyler yapmaya zorlayabiliriz.”

    Ayrıca dünyanın İsrail ile Gazze’yi ‘iki eşit güç’ olarak algıladığını, bunun büyük bir yanılgı olduğunu ve dış dünya ile bağlantılarının koparıldığını belirten Baker, “İnsanlar kuşatmayı bilmiyorlar ve sınırlarımızdan giriş yok. İsrail tarafı her şeyi, şehre giren ve çıkan herkesi kontrol ediyor.” ifadelerini kullandı.

    Binlerce Gazzeli, daha güvenli alanlara kaçmaya çalışıyor

    Gazze merkezli silahlı gruplarla İsrail arasında 2014’ten bu yana yaşanan en ciddi çatışmanın beşinci gününde, Filistinlilerin İsrail’in güney bölgelerine yönelik roket saldırıları hızlandı.

    Şu ana kadar İsrail, Gazze’ye yönelik 600’den fazla hava saldırısı düzenledi, Filistinli silahlı gruplarsa İsrail kentlerine bin 800’den fazla roket atışı gerçekleştirdi.

    Gazze Şeridi boyunca askeri varlığını arttıran İsrail ordusu, ilaveten 9 bin yedeği yeniden göreve çağırdı.

    Boyu 42, eni 7 kilometre olan ve 2 milyonluk nüfusla dünyada metrekare başına en çok insanın yaşadığı şehir olan Gazze’de birçok bina, hava saldırıları nedeniyle yerle bir oldu.

    Vatandaşlar daha güvenli bölgelere kaçmaya çalışıyor. Evleri yıkılanlarsa BM sığınakları, cami ve okul gibi yerlere sığınıyor.

    Birleşmiş Milletler, İsrail’in hava saldırılarında Gazze’nin yoğun nüfuslu bölgelerinde sivil mülklerin ve 24 okulun büyük hasar gördüğünü, 200’den fazla konutun yıkıldığını veya ciddi zarar gördüğünü bildirdi.

    Yoğun saldırılarda anayollar, caddeler ve kavşaklar da hedef alındı.

    İsrail’in hava saldırılarında çeşitli bölgelerde altyapı tesisleri ve su kanalları kullanılamaz hale geldi.

    Zarar gören altyapı sistemlerinden dolayı 10 bin evde su kesintisi yaşanıyor.

    Linç girişimleri yaşanıyor

    Öte yandan 1948 ve 1967 savaşları sonrası İsrail sınırları içerisinde kalan İsrail vatandaşı Araplarla fanatik Yahudilerin ‘sokak savaşını’ andıran çatışmaları yer yer devam ediyor.

    Araplarla Yahudilerin birlikte yaşadığı Hayfa gibi kentlerde yaşanan linç girişimlerine ait videolar sosyal medyaya yansıyor.

    Gazze’de hayatını kaybedenlerin 34’ü çocuk, biri 5 aylık bebek

    Gazze’deki saldırılarda şu ana kadar hayatını kaybedenlerin 34’ü çocuk, 20’si kadın. Yaralıların sayısı 900’ü geçti. Hayatını kaybeden çocuklardan en küçüğü 5 aylık

    Kentin Beyt Lahya semtindeki dört katlı bir binaya gece yapılan hava bombardımanında Rafat Tanani isimli Filistinli ile hamile eşi ve dört çocuğu can verdi.

    Bu arada İsrail güvenlik güçleriyle Filistinli göstericiler arasındaki çatışmalar, işgal altındaki Batı Şeria’nın çeşitli kentlerinde de devam ediyor.

    Batı Şeria’daki çatışmalarda şu ana kadar 10 Filistinli hayatını kaybetti. Yaralı sayısı 130’u aştı.

    Diğer yandan sınırın Ürdün tarafında da hareketlilik yaşandı. Çok sayıda Ürdünlü Filistinlilere destek için sınıra gelerek gösteri düzenledi.

  • İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırıları sürüyor; Can kaybı 83’e yükseldi

    İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırıları sürüyor; Can kaybı 83’e yükseldi


    İsrail ile Filistinli gruplar arasında başlayan çatışmalar şiddetlenerek devam ediyor. İsrail ordusunun Gazze’ye yönelik saldırıları ve Filistinli silahlı grupların İsrail’e yönelik roket atışları sürüyor. Filistinli gruplar pazartesi gününden İsrail’in orta ve güney kesimlerine binden fazla roket atarken İsrail de Gazze’ye yüzlerce hava saldırısı gerçekleştirdi.

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 10 Mayıs’ta başlattığı hava saldırılarında şu ana kadar 17’si çocuk, 7’si kadın en az 83 Filistinli hayatını kaybettiğini bildirdi. Saldırılarda en az 487 Filistinli de yaralandı. İsrail tarafında ise biri asker 7 kişi hayatını kaybetti.

    Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti, Mısır’ın önerdiği ateşkesi kabul etmediklerini duyurdu. Ayrıca İsrail Savunma Bakanlığı, gelecek birkaç gün içerisinde ateşkesin söz konusu olmadığını bildirdi. Hava saldırılarına paralel olarak İsrail ordusu, kara birliklerini Gazze Şeridi sınırına sevk etmeye devam ediyor. Bu bağlamda çok sayıda tank ve zırhlı araç, Gazze sınırına doğru gönderiliyor.

    Savunma Bakanı Gantz: Şehirlere takviye güç göndereceğiz

    İşgal altındaki Batı Şeria ile abluka altındaki Gazze’de süren çatışmaların yanı sıra fanatik Yahudiler, İsrail sınırları içerisindeki Araplara ait çok sayıda ev ve iş yerine saldırdı. Cadde ve sokaklardaki Filistinlilere yönelik linç girişimleri sosyal medyaya yansıdı. Görüntülerde araçları durdurulan Arapların, kalabalık gruplar tarafından dövüldüğü yer alıyor.

    Etnik çatışmaya benzer linç girişimleriyle ilgili konuşan İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, düzenin ve iç güvenliğin sağlanması için çatışmaların yaşandığı kentlere güç takviyesi yapılması talimatı verdi.

    “Ulusal şiddet nedeniyle acil durum içerisindeyiz.” diyen Gantz, “Şimdi sahada yoğun bir güç takviyesi gerekiyor. Yasa ve düzeni uygulamak için derhal sevk edilecekler.” ifadelerini kullandı.

    Bakan, sevk edilecek güçlerin büyük ölçüde işgal altındaki Batı Şeria’da faaliyet gösteren İsrail sınır polisinin yedekleri olacağını belirtti. Polis sözcüsü Micky Rosenfeld de, toplumlar arası şiddetin on yıllardır görülmeyen bir noktaya ulaştığını dile getirdi.

    Linç girişimleriyle ilgili bir açıklama da Başbakan Binyamin Netanyahu’dan geldi. Netanyahu, “İsrail kentlerinde son birkaç gündür olanlar kabul edilemez. Arapların Yahudiler tarafından linç edilmesi, Yahudilerin Araplar tarafından linç edilmesi hiçbir şeyi haklı göstermez. İsrail iki cephede bir savaşıyor.” dedi.

    Uzmanlar, bu defaki İsrail-Filistin çatışmasının daha öncekilerden farklı olarak İsrail sınırları içerisindeki nüfusun yüzde 21’ini oluşturan Arap azınlığa yönelik fanatik Yahudilerce linç girişimlerini de kapsayacak şekilde genişlemiş olmasını gösteriyor.

    Gerginlik, İsrail’in Filistinli aileleri evlerinden çıkmak istemesi üzerine başladı

    Taraflar arasındaki gerginlik, İsrail’in Doğu Kudüs’te bulunan Şeyh Cerrah semtindeki 6 Filistinli aileyi evlerinden zorla çıkarma girişimi sonrası patlak verdi.

    Çok sayıda Filistinli, düzenledikleri gösterilerle bu kararı protesto etti.

    Ardından İsrail güvenlik güçlerinin Ramazan’ın son günlerinde Mescid-i Aksa’ya baskın düzenleyip namaz kılanlara gaz bombası atmasıyla gerginlik had safhaya çıktı.

    Gazze Şeridi’ndeki Filistinli silahlı gruplar, İsrail polisinin işgal altındaki Doğu Kudüs’te yer alan Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah Mahallesi’nden çekilmesi için 10 Mayıs Pazartesi günü yerel saatle 18.00’e kadar süre tanıdı.

    İsrail polisinin bu noktalardan çekilmemesi üzerine Filistinli gruplar İsrail’e çok sayıda roket fırlattı. Bunun üzerine İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik “Surların Muhafızı” adıyla askeri operasyon başlattı.

    Şam Kapısı başta olmak üzere Doğu Kudüs, yaklaşık bir aydır İsrail polislerinin Filistinlilere saldırılarına ve Filistinlilerin de taşlarla karşılık verdiği şiddet olaylarına sahne oluyor.

    Benzer saldırılar Yahudi sivillere yönelik de gerçekleşiyor.

    Gazzeliler bayramın birinci gününde evlerinden çıkamadı

    Bu arada hava saldırıları nedeniyle Gazzeliler, bayramın birinci gününde evlerinden çıkamadı, sokaklar sessizliğe büründü.

    Bölgede İsrail saldırıları nedeniyle büyük camilerde bayram namazı kılınamadı.

    Ummu Macid al Rayis isimli dört çocuk annesi 50 yaşındaki Gazzeli kadın, gece yakınlarındaki binanın bombalanması ve kendi evinin de hasar görmesinin ardından çocuklarını alarak zorla sokağa çıktığını dile getirdi.

    Rayis, “Gazze küçücük bir bölge, burası bir hapishane, nereye gidersen git. Gittiğin her yerde hedefsin.” sözleriyle yaşadığı korku dolu anları anlattı.