Etiket: Halil Falyalı cinayeti

  • Halil Falyalı Suç Örgütü Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanık Kalmadı

    Halil Falyalı Suç Örgütü Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanık Kalmadı


    Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya örgüt yöneticileri tutuklu sanıklar Doğan Karakaya, Enes Güven, Erkan Koçak ve Baran Karaağaç’ın da aralarında bulunduğu 13 tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme hakimi yargılamanın başladığını bildirerek, kimlik kontrolünün ardından sanıklara söz verdi.

    Örgütte ‘Aytekin’ kod ismiyle bilinen tutuklu sanık Baran Karaağaç geçim sıkıntısı nedeniyle Kıbrıs’ta iş bularak gittiğini söyleyerek, “Dolar üzerinden maaş alacağım sigortamın yapılacağı söylendi. Kumarhanelerin finans departmanında çalışacağımı söylediler. Benim yaptığım iş kazanç sağlayan şahıslara hesap üzerinden para aktarımı yapmaktı. Bazı şüpheli işlemler gördüğüm için işten çıkmak istedim. Ancak geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmam gerekiyordu. Çalıştığım süre boyunca maaşımın dışında bir menfaat elde etmedim, edinmedim. Ardından Türkiye’ye döndüm. Soruşturma açıldıktan sonra ismini öğrendiğim Halil Falyalı’yı tanımıyorum. Yaptığım işlerden dolayı pişmanım” dedi.

    Diğer tutuklu sanık Doğan Karakaya ise gerçekleştirilen transferlerin hiçbiriyle alakası olmadığını iddia ederek, “Excel dosyalarında adım geçiyor, kendime ait bilgisayarım bile yoktur. Bulut cüzdanımda para olduğu iddia ediliyor, param olsa çekerdim” ifadelerinde bulundu.

    Söz alan tutuklu sanık Enes Güven, yaşanan olayla bir ilgisinin olmadığını iddia ederek mahkemeden tahliyesini talep etti.

    Hakim’in söz vermesi üzerine konuşan tutuklu sanık Erkan Koçak, tekstil sektöründe çalıştığını hesaba gelen paraların sebze halinden geldiğini iddia ederek, “Pandemi de tekstil sektörü kapandığı için bir dönem köylerden sebze, meyve toplayıp İstanbul Bayrampaşa haline gönderdim. Yaptığım sebze, meyve işi peşin olarak ödeniyordu. Halde komisyon kesiliyordu, onu da hal ödüyordu. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

    TUTUKLU SANIK KALMADI

    Sanık ve avukat beyanlarının ardından söz alan Cumhuriyet Savcısı tutuklu ve tutuksuz sanıkların mevcut hallerin devamına hükmedilmesini talep etti. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Aykut Aydoğan, Bahri Dokuz, Baran Karaağaç, Doğan Karakaya, Enes Güven, Erkan Koçak, Firdes İşlek Güven, Güray Kıroğlu, Hasan Ay, Mehmet Muhammed Erişen, Selim Kahveciler, Seyfi Uslu ve Şeyda Çelik’in tahliyesine karar verirken, tutuksuz sanıklar hakkında bulunan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına hükmetti. Duruşma 13 Mayıs 2025’e ertelendi.

    İDDİANAME

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Spor Toto Teşkilat Başkanlığı “müşteki” olarak yer aldı. İddianamede, KKTC’de 8 Şubat 2022 tarihinde öldürülen Halil Falyalı’nın kurucu ve yöneticisi olduğu suç örgütünün, yasa dışı bahisten elde ettiği mal malvarlıklarını, örgüt mensuplarının banka hesaplarına gönderdiği anlatıldı. İddianameye göre, banka hesapları üzerinden kripto varlığa dönüştürülen paralar, çeşitli işlemlerle Falyalı ile 10 sanığın kripto para cüzdanına aktarıldı.

    İddianamede yer alan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığınca hazırlanan raporda, 218 gerçek kişinin, 3 kripto para borsasına 118 bin 148 işlemde, 2 milyar 583 milyon 66 bin lira yatırdıkları, 4 bin 462 işlemle de 90 milyon 813 bin lira çektikleri tespitine yer verildi. Böylece söz konusu kripto para borsalarına 2 milyar 492 milyon 252 bin 664 lira yatırıldığı belirlendi. Suça konu hesapların birbiri arasında çok kısa zaman aralıklarıyla transfer ilişkilerinin bulunduğu, bu transferlerin tek yönlü olmayıp karşılıklı ve çapraz ilişkiler şeklinde ilerlediği, hesapların kısa zaman aralıklarında kullanılıp sonrasında kapatıldığı belirtildi. Söz konusu işlemlerin zamanlamaları nedeniyle insan gücüyle yapılamayacağı, hesapların yazılımlar aracılığıyla çalıştırıldığı tespit edilmişti.

    Kripto para borsasında 26 Kasım 2020’de hesap açan Falyalı’nın, hesap bakiyesinin 642,3 Bitcoin olduğu bilgisi yer alan iddianamede, ölümü sonrasında Falyalı’nın hesabından eşi Özge Taşker Falyalı tarafından 40 Bitcoin çekildiği belirlendi. Suç örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri tarafından, yurt dışında oynatılan yasa dışı bahis ve şans oyunlarından elde edilen suç gelirlerinin, suç örgütüne yardım edenler aracılığıyla Türkiye’de bankacılık işlemleri, şirketler ve kripto varlık borsaları üzerinden aklandığı belirtilmişti.

    SANIKLAR HAKKINDA HAPİS TALEBİ

    İddianamede, Falyalı’nın 8 Şubat 2022’de ölmesi nedeniyle hakkındaki soruşturma şartının ortadan kalktığı ancak Türk Ceza Kanunu’nda yer alan “Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir” düzenlemesine istinaden, işlediği suçtan elde ettiği banka hesaplarında, ödeme kuruluşlarında ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesaplarındaki kazancın müsaderesi açısından hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturan delilin elde edildiği bildirildi.

    Sanıklara “suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek” “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanuna Muhalefet” ve “suç örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçlarından 51’er yıl 9’ar aya kadar hapis cezası talep edilirken sanıklara ait 19 şirket de atılı suçlardan mali açıdan sorumlu tutulmuştu.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Falyalı Cinayetinde Yeni Gelişme! 3 Sanık 17 Davadan Suçlu Bulundu

    Falyalı Cinayetinde Yeni Gelişme! 3 Sanık 17 Davadan Suçlu Bulundu


    Girne’nin Çatalköy bölgesinde 8 Şubat 2022 tarihinde uğradığı silahlı saldırıda şoförü Murat Demirtaş’la birlikte hayatını kaybeden iş insanı Halil Falyalı cinayetiyle ilgili davada bugün mahkumiyet kararı açıklandı. Girne Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanıklar Ömer Tunç, Veysel Sare ve Musa Çiçek planlayarak adam öldürme suçu başta olmak üzere 17 davadan suçlu bulundu.

    Girne Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Banu Soyer, Kıdemli Yargıç Mine Ozankaya ve Yargıç Temay Sağer’den oluşan ağır ceza heyeti, sanıkların organize hareket ederek, planlayarak, silahlı saldırıyı gerçekleştirdiğine vurgu yaptı. Heyet, planlayarak adam öldürme suçunun müebbet hapis öngören ceza yasasındaki en ağır suçlardan olduğunu kaydederek, sanıkları yargılandıkları davalardan suçlu bularak, mahkum ettiklerini açıkladı.

    Heyet, sanıklara verilecek hapis cezasının süresini ise yarın açıklayacağını belirtti.

    DAVANIN GEÇMİŞİ

    Girne bölgesi Çatalköy mevkiinde 8 Şubat 2022 tarihinde arabasındayken silahlı saldırıya uğrayan Halil Falyalı, ağır yaralı olarak Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesine kaldırılmıştı. Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesine nakledilen Falyalı kurtarılamamış, şoförü Murat Demirtaş da olay yerinde yaşamını yitirmişti. Cinayetle ilgili 14 Şubat 2022 tarihinde yapılan aramalarda olay yerinin yaklaşık bir kilometre batısındaki dere yatağına atılmış iki Kalaşnikof, bu silahlara ait 4 şarjör ve 39 mermi ile 9 mm çapında tabanca, tabancaya ait şarjör ve 13 mermi bulunmuştu. Balistik incelemelerde bu silahların olayda kullanıldığı saptanmıştı. Soruşturmanın KKTC ayağında Veysel Sare, Musa Çiçek ve Ömer Tunç yakalanırken, Türkiye’de ise 9, 12 ve 13 Şubat’ta düzenlenen operasyonlarda yakalanan Mustafa Söylemez’in de aralarında bulunduğu 8 şüpheli gözaltına alınmıştı. Veysel Sare, Musa Çiçek ve Ömer Tunç yargılanmak üzere 4 Mart 2022 tarihinde cezaevine gönderilmişti. Türkiye’de tutuklu olan sanıklar hakkındaki karar 19 Ocak 2024 tarihinde açıklanmıştı. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık Mustafa Söylemez’i, ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan 2 kez müebbet hapis cezasına çarptırmıştı. Mahkeme, diğer sanıklar Abdurrahim Çelik, Cengiz Şener ve Ender Yıldız’ı, ‘tasarlayarak öldürmeye yardım’ suçundan 12 yıl 6 ay olmak üzere toplam 25’şer yıl hapisle cezalandırmıştı.

    Sanık Mehmet Faysal Söylemez’in “Tasarlayarak iki kez adam öldürme” ve “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” suçlarından sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı vererek tahliyesine karar verilmişti.

    Mahkeme ayrıca tüm sanıklar hakkında “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından ise beraat kararı verirken, Sanık Metin Süs hakkında üzerine atılı tüm suçlardan beraatına karar vermişti. Mahkeme heyeti, sanık Cemil Önal hakkında ise “Tasarlayarak adam öldürme” suçundan 2 kez ve “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan hakkındaki davanın ayrılmasına hükmetmişti.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Halil Falyalı cinayeti davasında, Faysal Söylemez konuştu: Süleyman Soylu’ para aldı iddiası

    Halil Falyalı cinayeti davasında, Faysal Söylemez konuştu: Süleyman Soylu’ para aldı iddiası



    Halil Falyalı ve şoförü Murat Demirtaş’ın Kıbrıs’ta öldürülmesine ilişkin davanın onuncu duruşması İstanbul’da görüldü. Çağlayan Adliyesi 36’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden duruşmaya, tutuklu yargılanan sanıklar Mustafa Söylemez Antalya S Tipi Kapalı Cezaevi’nden, Cengiz Şener Bodrum S Tipi Kapalı Cezaevi’nden, Ender Yıldız İzmir 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya katıldı. İzmir 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden tutuklu olan Abdurrahim Çelik ve Mehmet Faysal Söylemez duruşma salonunda hazır bulundu.

    Gazete Duvar’dan Ferhat Yaşar’ın haberine göre; duruşmada savcı, Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez’in ‘tasarlayarak kasten öldürme’ ve ‘suç işleme amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet ile 6’şar yıldan 12’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istediğini yineledi. Ender Yıldız, Abdurrahim Çelik, Cengiz Şener, Metin Süs’ün ise ‘tasarlayarak kasten öldürmeye yardım’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından 33’er yıldan 46’şar yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep ettikleri mütalaasını tekrar etti.

    HAKİM HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

    Mehmet Faysal Söylemez’in avukatı Coşkun Atılgan, mahkeme başkanını ‘görevi kötüye kullanmak’ iddiasıyla HSK’ye şikayet ettiğini söyledi. Atılgan, “Karar veremezsiniz. Katıl dışarda. Katil, Ulvi Umutlu. Beni öldürecekler. İki çocuğum var. Eğer öldürülürsem sorumlusu sizsiniz” dedi.

    ‘KİMSEYİ TANIMIYORUM’

    Mehmet Faysal Söylemez, duruşma salonunda hazır edildi. Savunma yapmayacağını belirten Söylemez, “Bu konuşmayı mahkeme heyetine yönelik yapmıyorum, bu bir savunma değildir, bu konuşma toplumu ve kamuoyunu bilgilendirme amaçlıdır. Dünyanın en zor işi, var olmayan bir şeyin varlığını ispatlamaya çalışmaktır. Bu davada benden istenen tam da budur. Sizlere dosyadaki durumumu anlatayım; hayatım boyunca Kıbrıs’a hiç gitmedim. Hayatım boyunca hiç gazinoya gidip kumar oynamadım Hayatım boyunca uyuşturucu kullanmadım, satmadım. Hayatım boyunca kara para aklamadım. Hayatım boyunca hiç kimseye şantaj yapmadım. Bunları yapmamış biri olarak Halil Falyalı denen şahsı tanımam mümkün değildir. Kendisini kesinlikle tanımıyorum. Kendisinin de beni tanıması mümkün değildir. Dosyada tanık, sanık, müşteki adı geçen hiç kimseyi tanımıyorum” dedi.

    ‘ANKARA EMNİYET MÜDÜRÜ, SOYLU’NUN KURYESİDİR’

    Söylemez, “Durumum bu iken dosyaya nasıl dahil edildiğimi anlatayım, Kardeşim Mustafa Söylemez bu olayla ilgili gözaltına alınmıştı, polis bu olay ile ilgili soruşturmasını yürütürken ben de kendimce soruşturmaya başladım. Bu durum birilerini rahatsız etti, o dönemdeki polislerin en tepesindeki ‘Soysuz Süleyman’ bu durumdan rahatsız olduğu ve kendisinin saklamak istediği şeyler olduğu için emir ve talimat vererek beni gözaltına aldırdı. Savcının gözaltı kararı verme gerekçesi ‘Mehmet Faysal Söylemez’in Mustafa Söylemez ‘in kardeşi olduğu tespit edilmiştir’ şeklindedir. Sorun şu ki, kardeşimin suçlu olduğunu da henüz ispatlayamadılar. Dosyada suçu işlediğine dair hiçbir maddi somut delil yoktur. Beni gözaltına aldırma talimatını veren ‘soysuz’ daha sonra kokainci, kumarcı, kara paracı, şantajcı Hüsnü Falyalı’dan milyon dolar almıştır; parayı Hüsnü Falyalı’dan alıp ‘Soysuz Süleyman’a getiren kurye kişi eski Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz’dır. Bunu ben dahil herkes bilmektedir” ifadelerini kullandı.

    ‘MAHKEMEYE TALİMAT…’

    Mahkemeye talimat verildiğini öne süren Söylemez, şöyle devam etti: “Şimdi size yargılama aşamasını anlatıyorum. Yargılamada ilk söz iddianındır, ilk talepler işlemler de onlar tarafından yapılır, bu işlemler tamamlandıktan sonra sıra bizim taleplerimiz ve karşı savunmalarımıza sıra gelir. Yargılamanın iddia tarafının talepleri bittiğinde mahkeme heyeti bizim bütün taleplerimiz reddederek bize savunma hakkı vermeyerek alelacele fantastik bir hikayeden öte gitmeyen hiçbir hukuki değeri olmayan delillerini, Google’daki internet haberlerine dayandıran bir mütalaa ile karşımıza çıktı. Mahkeme heyetinin durumu, ‘kafelerde kasayı kapattık, servis yapmıyoruz’ olayına benzemektedir. Birilerinin bir yerlerde yazdığı, kendilerinin altına sadece imza attığı, 3-4 aydır da ceplerinde dolaştırdıkları kendilerince ‘karar’ diye adlandırdıkları herkesin malumu olan bu belgeyi yüzümüze okumak için can atıyorlar. Gerçekte bu bir karar değildir, adalet dağıtma hiç değildir, şerefsizin birinin mahkemeye verdiği bir talimat ile yargısız infaz yapmaktadır.”

    ‘SİLAH OLARAK CÜBBELERİNİ KULLANIYORLAR’

    Çete lideri olmadığını belirten Söylemez, şunları söyledi: “Savcı Serdal Sarıdağ efendi beni Google haberlerine dayanarak ‘çete reisi’ göstermiş, ben çete değilim, çete reisi değilim. Doğrudur ortada bir çete vardır, o çetenin adı da ‘İstanbul Adliyesi Çetesi’dir. Çete reisi Şaban Yılmaz’dır. Çete reisinin yardımcıları, Başsavcı Vekili İbrahim Bozkurt ve mahkeme başkanı Hakim Hakan Özer’dir. Çete üyeleri, Savcı Serdal Sarıdağ, savcı Ahmet Baba, Mahkeme heyeti üyeleri ve Münevver Nur Çelik Akçay ve Şaziye Burcu Koşan’dır. Erhan Kanioğlu, çete reisine parayı veren rüşvete aracılık eden kişidir. Ulvi Umutlu, rüşvete aracılık eden kişi-çete üyesidir.

    Yukarıda belirttiğim çete, Kıbrıs’taki uyuşturucu tüccarlarından, kumarcılardan, kara ve beni infaz etmeye paracılardan, şantajcılardan para alarak tetikçilik yapmakta çalışmaktadırlar. Silah olarak da devletin adalet dağıtılması için giydirdiği cübbeleri kullanmaktadırlar. Kıbrıs’taki kumarcı, kara para aklayıcı, şantajcı uyuşturucu tüccarları kriminal camiadan bulamadıkları tetikçileri maalesef Çağlayan Adliyesi’nde hakim ve savcılardan elde etmişlerdir. Bunları çete olarak itham etmiş olmam birileri tarafından yadırganabilir. 1996 yılında bir mahkemede yaptığım açıklamada ‘çete arıyorsanız Mehmet Ağar-Sedat Bucak ikilisine bakın’ demiştim. Mehmet Ağar o dönemde içişleri bakanı idi, Sedat Bucak da hasmım olduğu için kimse açıklamalarımı ciddiye almamıştı. Bu açıklamadan 10 gün sonra Susurluk kazası oldu. Ardından ‘Susurluk skandalı’ patladı. Manşetleri de aylarca Susurluk çetesi meşgul etti. Olay, bundan ibarettir.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kıbrıs’ta öldürülmüştü: Halil Falyalı davasında müebbet hapis talebi

    Kıbrıs’ta öldürülmüştü: Halil Falyalı davasında müebbet hapis talebi



    Yasa dışı bahis baronu Halil Falyalı ve şoförü Murat Demirtaş’ın Kıbrıs’ta öldürülmesine ilişkin İstanbul 36’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez’in iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 12’şar yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi. Mütalaaya karşı savunma yapan avukatlar, mütalaaya katılmadıklarını, ortada bir suç örgütü olmadığını savundu.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre Halil Falyalı, kendisine suikast düzenleneceğini öğrendi. Bunun üzerine çalışanları Falyalı hakkında şikayetçi oldu. Falyalı da kendisi hakkında şikayetçi oldu. Bu şikayetler üzerinde 14 Ağustos 2021’de karakola giden Falyalı, Kıbrıs’ta ‘adam kaçırma, darp ve zorla alı koyma’ suçlamalarıyla tutuklandı. Falyalı’ya suikast düzenleyen ekibin tekrar Türkiye’ye dönmesinin ardından Falyalı iki ay sonra, 17 Aralık 2021’de tahliye edildi. Ancak tahliyesinden iki ay sonra bu kez pusuya düşürüldü. Saldırıda Falyalı ve şoförü öldürüldü.

    ‘SUÇ ÖRGÜTÜ YÖNÜNDE SOMUT DELİLLER ELDE EDİLDİ’

    Gazete Duvar’dan Ferhat Yaşar’ın haberine göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının esas hakkındaki mütalaasında, şunlara yer verildi: “8 Şubat 2022 günü saat 18.45 sıralarında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne şehrinin Çatalköy mevkiinde bulunan 20 Temmuz Caddesi üzerinde, Halil Falyalı ve Murat Demirtaş isimli şahısların uzun namlulu ateşli silahlarla saldırıya uğradığı, Murat Demirtaş isimli şahsın olay yerinde, Halil Falyalı isimli şahsın ise kaldırıldığı Yakın Doğu Üniversite Hastanesinde hayatını kaybetti. Olayla ilgili olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Polis Genel Müdürlüğü güvenlik güçlerince yapılan ilk çalışmalarda Mustafa Söylemez, Yusuf Güneş, Ahmet Naim Memiş, Gürsel Erkaya, Abdürrahim Çelik adlı şahısların saldırı ile bağlantılarının olduğu ve haklarında ilgili mahkemeden karar temin edildiği bilgilerinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile paylaşıldı. Mehmet Faysal Söylemez, Mustafa Söylemez, Abdurrahim Çelik, Cengiz Şener, Ender Yıldız ve Metin hakkında suç örgütü yapılanması içerisinde bu eylemi gerçekleştirdikleri yönünde somut deliller elde edildiği, bu eylemin sebebi, örgütün diğer üyeleri ve olası azmettiricilerle ilgili soruşturma işlemleri ve araştırmaların devam ediyor.”

    DURUŞMA ERTELENDİ

    Bugün İstanbul 36’ıncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, sanık avukatları iddia makamının mütalaasına karşı savunma yaptı. Savcının hazırladığı mütalaaya katılmadıklarını belirten avukatlar, “Ortada bir örgüt yok. Örgütsel hiyerarşi ve iletişim de yok” dedi.

    Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Abdurrahim Çelik, Cengiz Şener, Ender Yıldız, Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez’in tutuklu hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 8 Aralık Cuma günü saat 09.30’a erteledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***