Etiket: hakim

  • Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi TBMM’de: 7 Madde Daha Kabul Edildi

    Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi TBMM’de: 7 Madde Daha Kabul Edildi


    Türkiye Adalet Akademisi’nin teşkilat yapısına, görev ve sorumluluklarına ilişkin hazırlanan Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi’nin 17 maddesi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

    KANUN TEKLİFİ NELERİ KAPSIYOR?

    Kabul edilen maddelere göre, meslek öncesi ve meslek içi eğitim ve öğretim programları, hakim ve savcı yardımcıları için Bakanlıkla, hakim ve savcılar için Hakimler ve Savcılar Kuruluyla işbirliği içinde hazırlanan yıllık eğitim planı dahilinde düzenlenecek.

    Yıllık eğitim planı ile eğitim ve öğretim programlarının hazırlanmasında yüksek mahkemeler ve hukuk fakülteleri ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü alınacak.

    İhtiyaç duyulması halinde yıllık eğitim planı haricinde eğitim ve öğretim programları ile seminer, sempozyum, konferans ve benzeri etkinlikler düzenlenebilecek.

    İlgili kurum ve kuruluşlarca talep edilmesi halinde, avukatlar, noterler, hukuk ve adalet alanında görev yapan kamu personeli ile eğitim ve öğretim hizmetlerinden faydalanması uygun görülen diğer kişilere yönelik hizmet içi eğitim programları düzenlenebilecek. Bu programlar, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde yürütülecek.

    Bilgi ve deneyimlerin karşılıklı olarak paylaşılması amacıyla, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği içinde yabancı yargı mensuplarına yönelik yurt içinde veya yurt dışında eğitim ve öğretim programları düzenlenebilecek.

    Akademi, hakim ve savcılara yönelik uzmanlık ve sertifika programları, avukatlar ve noterler ile hukuk ve adalet alanında çalışan diğer kişilere yönelik sertifika programları düzenleyebilecek.

    Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi TBMM'de: 7 Madde Daha Kabul Edildi - Resim : 2

    YATILI TESİSLER KURULACAK

    Akademinin gelirleri, genel bütçeden yapılacak hazine yardımları, yardım, bağış ve vasiyetler, eğitim, öğretim ve diğer hizmetlerden alınacak ücretler, yayın gelirleri, Akademiye ait taşınır ve taşınmaz malların gelirlerinden oluşacak.

    Hakim ve savcı yardımcıları ile hakim ve savcılara yönelik eğitim ve öğretim programları ücretsiz, bunların haricindeki Akademi hizmetleri ise ücretli olacak. Akademi tarafından yatılı tesisler kurulacak. Akademinin denetimi, adalet müfettişlerince yapılacak.

    TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca, teklifin 17’nci maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Karaca, birleşimi, saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

    Kaynak: AA-ANKA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsim Vermeden Yüklendi: İmamoğlu’na Üstü Kapalı Gönderme… ‘Sorumsuzluğun Daniskası’

    İsim Vermeden Yüklendi: İmamoğlu’na Üstü Kapalı Gönderme… ‘Sorumsuzluğun Daniskası’

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hakim ve Savcı Kura Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun geçen günlerde yaptığı bir açıklamaya üstü kapalı atıfta bulunarak, “Yargıya intikal etmiş süreçlerin siyasi malzeme haline getirilmesi, hakim ve savcılarımızın baskı altına alınması, aile ve çocukları üzerinden hedefe konulması sorumsuzluğun daniskasıdır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hakimleri Kura Töreni’nde konuştu. Erdoğan, hakim ve savcılara hitap ederken dikkat çeken ifadeler kullandı.

    Açıklamalarında, “Bugün yargı süreçlerine müdahale etmeye çalışan malum çevreler eski Türkiye’nin hayalini kurmakta, kendilerine sağlanan imtiyazları korumaya çalışmaktadır” diyen Erdoğan, konuya ilişkin sözlerinin devamında, “Türk yargısı sadece ve sadece Türk milleti adına karar verir. Türk milleti adına karar verenlere ise kimse ayar veremez” dedi.

    ‘ZULÜM İLE ADALET BİR ARADA BULUNAMAZ’

    Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    Zihin haritamızda zulüm ile adaletin bir arada bulunduğu tek bir nokta bile yoktur.

    Adaleti diğer her şeyden üstün gören geleneğin bugünkü temsilcisiyiz. Birileri bunlara dudak bükerek küçümseyerek bakabilir. Bu asırlar boyu süzülüp bizlere ulaşan mükemmel bir birikimden bahsettiğimiz gerçeğini değiştirmez.

    İSİM VERMEDEN İMAMOĞLU’NA YÜKLENDİ

    Yargıya intikal etmiş süreçlerin siyasi malzeme haline getirilmesi, hakim ve savcılarımızın baskı altına alınması, aile ve çocukları üzerinden hedefe konulması sorumsuzluğun daniskasıdır.

    Bugün yargı süreçlerine müdahale etmeye çalışan malum çevreler eski Türkiye’nin hayalini kurmakta, kendilerine sağlanan imtiyazları korumaya çalışmaktadır. En temel hukuk kaidelerini ihlal etmeyi kendilerine hak görüyorlar. Hukuk üstünlüğü ilkesinin kendilerini bağlamadığını düşünüyorlar. Ama yargının kapsama alanı dışında olmadıkları gerçeğiyle günden güne daha fazla yüzleşiyor, bunu kabul etmek zorunda kalıyorlar.

    ‘Ben istediğimi yapar, istediğimi tehdit ederim’ hoyratlığı hakikatin sert duvarına eninde sonunda çarpacaktır.

    Türkiye’de kimse layusel değildir. Kimse kendini hukukun üstünde göremez. Hukuk başka bir şey kanun başka bir şey. Biz hukuku kanunun üstünde gören bir milletiz. Hukuk, hakkı hakkı olana teslim etmektir. daha önce de ifade ettim. Nezaket kuralları şartıyla yargının tasarruflarını eleştirebilirsiniz. Her kararı kayıtsız şartsız doğru kabul etmek zorunda değilsiniz. İtirazınızı kanuni yollardan yaparsınız.

    ‘YARGIYA KİMSE PARMAK SALLAYAMAZ’

    Biz de eleştirdik. Doğru bulmadığımız yönleri kamuoyu ile paylaştık. Partimize ve şahsımıza yönelik hukuksuzluklar karşısında bile mücadelemizi hukuk zemininde verdik. Yargıya parmak sallama, yargıyı itibarsız hale getirme yoluna asla gitmedik. Türk milleti adına karar verenlere kimse ayar veremez.

    Tek parti faşizminin, darbeci zihniyetin, vesayet odaklarının etkisinde kalan yargı eski Türkiye’nin yargısıdır. Bu yargı anlayışıyla biz de defalarca yüzleştik. Kimse hukukun üstünde değildir.

    Türk yargısı sadece ve sadece Türk milleti adına karar verir. Türk milleti adına karar verenlere ise kimse ayar veremez.

    Hukuk ve yargı sistemimizi insana hizmet eden işlevsel bir yapıya kavuşturmak adına çok önemli uygulamaları hayata geçirdik. Pek çok temel kanunu yeniledik. Hak arama yollarını açık ve işler tutarken sisteme yeni kurumlar kazandırdık. AYM’ye bireysel başvuruyla hak ve özgürlüklerin hukuki himayesini genişlettik.

    Kamu denetçiliği ile idarenin demokratik denetimini başlattık. İstinafla iki dereceli yargılamadan üç dereceli yargılamaya geçtik.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • CHP’den ‘topuk kanı’ kararını veren hakim için suç duyurusu

    CHP’den ‘topuk kanı’ kararını veren hakim için suç duyurusu


    Artı Gerçek – Kars’ta bir mahkeme geçen hafta, ‘Yenidoğan Tarama Programı’ kapsamında bebeklerinden topuk kanı alınmasına karşı çıkan aile lehinde hüküm verdi. Hakim, kararında ‘alternatif tıp uzmanı’ olarak adlandırdığı bir yazarın topuk kanı almanın ‘çocuğa yapılacak en büyük kötülüklerden olduğuna’ yönelik iddiasına atıfta bulundu. Kamuoyunda teki çeken bu karar sonrası CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, kararı veren Kars Aile Mahkemesi hakimi hakkında Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) suç duyurusunda bulundu.

    Şahbaz, suç duyurusu dilekçesini vermesinin ardından HSK önünde yaptığı açıklamada, yeni doğan bebeğin topuğundan alınan kanla, bazı hastalıklarla ilgili erken tanı konulduğunu söyledi.

    ‘BİLİM DIŞI VE HUKUKA AYKIRI KARAR VERİLMİŞTİR’

    Erken tanı neticesinde gerekli tedaviye başlanarak çocukların hayatını sağlıklı şekilde devam ettirebilmesinin sağlandığını belirten Şahbaz, şunları kaydetti:

    “Aksi takdirde hayatını kaybedeceği, ömrünü kısaltan ve geri dönüşümü olmayan çok büyük hasarlar oluşuyor. Sağlık Bakanlığının böyle bir uygulaması var. Kars aile mahkemesi hakimi, bakanlığın bu uygulamasına karşı ‘alternatif tıp uzmanı’ olarak ismi geçen kişilerin iddialarını esas alarak bilim dışı, gerçek dışı ve hukuka aykırı bir karar vermiştir. Bu Anayasa Mahkemesinin bugüne kadar verdiği kararlara da aykırıdır. Çocuğun da yüksek menfaatlerini gözetmeyen bir karardır.”

    Şahbaz, bunun çocukların sağlığını tehlikeye atacak karar olduğunu ifade ederek, “Bu nedenle de biz, Kars aile mahkemesi hakimi hakkında bugün suç duyurusunda bulunduk. Bilimsel veriler, uzun çalışmalar sonucunda yapılan hesaplamalarla ortaya konulan sonuçlardır. Aslında ‘alternatif tıp’ diye bir şey yoktur, tıp vardır. Bizim, sağlıklı bireyler, toplumlar olarak yaşamamızın temeli de tıbbi uygulamalara dayanmaktadır. Topuk taraması son derece önemlidir.” diye konuştu.

    ***Kaynak: Artı Gerçek***
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tahliye Edilen Sanıklar Firarda! Adliyeyi Karıştıran Dosyada Tahliye Veren Hakim Açığa Alındı

    Tahliye Edilen Sanıklar Firarda! Adliyeyi Karıştıran Dosyada Tahliye Veren Hakim Açığa Alındı


    SEYHAN AVŞAR – GERÇEK GÜNDEM

    Büyükçekmece Belediyesi’nin 144 villaya “rüşvet karşılığı” imar izni verdiği iddiasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı. Soruşturma çerçevesinde 21 kişi tutukluydu. Ancak iddianamenin tamamlanmasıyla beraber Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti 8 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı verdi. Başsavcılık bu tahliye kararına itiraz etti. Ancak itiraz reddedildi.

    TAHLİYE EDİLENLER BULUNAMADI

    Savcılık bu kez tahliye kararına itirazı bir üst mahkemeye taşıdı. Bir üst mahkeme olan Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ise tahliye edilen tüm sanıklar hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarttığı ancak projeyi yapan Gül İnşaat’ın sahibi Ali Gül’ün de aralarında olduğu 8 sanık firar etti.

    Tahliyelere ilişkin HSK soruşturma başlattı. Tahliye kararı veren mahkeme başkanı Arzu Al görev yerinden alınarak İstanbul Adliyesi’nde düz hakim yapıldı. Ancak tahliyelere ilişkin soruşturma devam ederken HSK’den dikkat çeken bir hamle geldi. Hakim Al, açığa alındı.

    OLMASI GEREKEN KARARI VERDİM

    Bu tahliyelere ilişkin Adalet Bakanlığının çok büyük tepki gösterdiği bilinirken, hakim Al’ın yakın çevresine yaptığı açıklamada siyasi değil, olması gereken kararı verdim dediği öğrenildi.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Donald Trump, devlete ait gizli belgeleri konutunda bulundurmak suçlamasıyla hakim karşısına çıktı

    Donald Trump, devlete ait gizli belgeleri konutunda bulundurmak suçlamasıyla hakim karşısına çıktı


    Trump’ın hakim karşısına çıkması, Amerikan tarihinde başkanlık yapmış birinin ilk kez federal düzeyde suçlanması açısından önem taşıyor.

    Eski Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Miami’deki malikanesi Mar-o-Lago’da yasa dışı olarak gizli belge saklama suçlamasıyla hakkında açılan davada Florida eyaletindeki federal mahkemede hakim karşısına çıktı. 

    Mahkemede ifade vermeye çağrılan Trump, kendisine yöneltilen 37 federal suçlamanın okunduğu duruşmada hakkındaki suçlamaları reddetti.

    Trump’la birlikte mahkemeye çağrılan kişisel yardımcısı ve koruması Walt Nauta da hakkındaki suçlamaları reddetti.

    Wilkie D Ferguson Jr Mahkemesi’nde görülen duruşmanın bitiminde Trump ‘seyahat yasağı olmaksızın’ kefaletle serbest bırakıldı ve mahkemeden ayrıldı.

    37 maddelik iddianame, savunma bilgilerinin izinsiz olarak ele geçirilmesini suç sayan Casusluk Yasası’nın ihlalini ve azami 20 yıl hapis cezası öngören adaleti engellemek için komplo kurmayı içeriyor.

    Suçlamalara konu olan Trump’ın sakladığı gizli belgelerde nükleer sırlar ve askeri planlar da bulunuyor.

    Trump suçlamaları reddetti

    Eski başkan duruşma sırasında beklendiği üzere hakkındaki suçlamaları reddetti. Trump’ın mahkemedeki duruşmanın ardından New Jersey’e dönmesi ve burada yapacağı bir basın toplantısıyla hakkındaki suçlamalara yanıt vermesi bekleniyor.

    Trump, hakkındaki suçlamaların seçim kampanyasını bozmak isteyen siyasi muhalifleri tarafından haksız yere hedef yapıldığını savunuyor.

    Amerikan tarihinde bir ilk

    Trump mahkemeye Miami’de ikamet ettiği Trump Doral Resort’tan yola çıkan en az altı siyah renkli SUV tipi araçtan oluşan konvoyla gitti. Konvoya iki polis aracının ve bir polis motosikletinin eşlik ettiği görüldü.

    Trump’ın destekçileri ve karşıtları mahkeme binasının önünde bayraklar ve dövizlerle toplandı.

    8 Ocak 2021’deki Kongre baskınında yaşananları dikkate alan emniyet güçlerinin 50 bin kişilik kalabalığa ve olası şiddet olaylarına karşı hazırlıklı olduğu bildirildi.

    Eski başkan, hakim karşısına çıkmadan önce diğer zanlılar gibi gözaltına alındı, fotoğrafı çekildi, parmak izi alındı ve kimlik bilgileri kayda girdi.

    Miami’deki dava, 2024 seçimleri için yeniden Cumhuriyetçilerin başkan adayı olmak için yarışan Trump’ın karşı karşıya olduğu ikinci ceza davası. Trump daha önce New York eyalet mahkemesine açılan bir davada, 2016 yılındaki kampanyası sırasında ödediği “sus-payını” iş kayıtlarında çarpıtlamakla suçlanıyor.

    Trump’ın hakim karşısına çıkması, Amerikan tarihinde ilk kez federal düzeyde suçlanan ilk eski başkan olması açısından önem taşıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AİHM, 15 Temmuz sonrası tutuklanan 427 yargı mensubu ve hükümetin temyiz başvurusunu inceleyecek

    AİHM, 15 Temmuz sonrası tutuklanan 427 yargı mensubu ve hükümetin temyiz başvurusunu inceleyecek


    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevlerinden alınan ve ‘terör örgütü üyesi’ oldukları gerekçesiyle tutuklanan hakim ve savcılar ile Türk hükümetinin yaptığı temyiz başvurusunun incelenmeye alınıp alınmamasını kararlaştıracak.

    AİHM’in 5 yargıçtan oluşan temyiz başvurularını değerlendiren panelinin, 4 Nisan’daki toplantıda olumlu görüş belirtmesi halinde, dava 17 hakimden oluşan Büyük Daire’de görüşülecek ve gerek duyulursa bir duruşma daha yapılacak.

    AİHM, geçen yıl 23 Kasım’da aldığı kararda, işten atılan ve tutuklanan savcı hakimlerin ‘özgürlük’ ve ‘güvenlik’ haklarının ihlal edildiğine hükmetmişti.

    AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) güvenlik hakkıyla ilgili 5. maddesinin 1. fıkrası kapsamında darbe girişimi sonrası yapılan tutuklamaların insan hakları ihlali teşkil ettiğine hükmetmişti.

    Kararda, başvuranların duruşma öncesi tutukluluk hallerinin hukuka uygunluğuna ilişkin AİHS’nin 5. maddenin 1. bendi kapsamındaki şikayet kabul edilirken, 5. maddenin 3,4 ve 5’inci fıkralarıyla ilgili şikayetler geri çevrilmişti. AİHM, Türkiye’nin başvuranların her birine 5’er bin euro ödemesine hükmetmişti.

    AİHM’in bu kararına daha sonraki tarihlerde hem başvuruyu yapanlar hem de Türk hükümeti itirazda bulunarak, davanın Büyük Daire’de görülmesini talep etmişti.

    15 Temmuz darbe girişimi sonrası yargı içinde “FETÖ” üyesi olduğundan şüphelenilen ve aralarında Yargıtay ile Danıştay üyelerinin de olduğu yargı mensupları hakkında soruşturma başlatılmış ve çok sayıda kişi tutuklanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tunus Cumhurbaşkanı Yüksek Yargı Konseyini feshetme kararı aldı

    Tunus Cumhurbaşkanı Yüksek Yargı Konseyini feshetme kararı aldı


    Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, yargıya siyasi baskı tartışmalarının gölgesinde Yüksek Yargı Konseyi’ni “tarafsız olmadığı” geretçesiyle feshetme kararı aldı.

    Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Youssef Bouzakher, Reuters’e yaptığı açıklamada, Said’in bu girişimiyle yargıçları kendi buyruğu altına almayı hedeflediği suçlamasında bulundu.

    Bouzakher, Cumhurbaşkanı Said’in kararının “yasal olmadığını” ve cumhurbaşkanlığı yetkilerinin ihlal edildiği görüşünü dile getirdi.

    2019 yılında Cumhurbaşkanı seçilmeden önce anayasa profesörü olarak görev yapan ve bir hakimle evli olan Said, ocak ayında bu konseyin üyelerine tanınan bazı maddi ayrıcalıkları kaldırmıştı. 2016 yılında kurulan bu konsey, ülkedeki yagıç atamalarında söz sahibi.

    Tunus Cumhurbaşkanlığı, gün içinde Said’in, İçişleri Bakanlığına yaptığı ziyaret sırasında çekilen görüntülerini paylaştı.

    “Şu andan itibaren bu Konsey tarihe karıştığını bilsin”

    Bakanlıktaki toplantıda geçici bir kararname çıkararak Yüksek Yargı Konseyini feshetme kararı aldığını söyleyen Said, “Şu andan itibaren bu Konsey tarihe karıştığını bilsin. Konsey mevkilerin satıldığı yer haline geldi. Yargıçlar sadakate göre atanıyor. Onların yeri şimdi oturdukları yer değil, sanıkların durduğu yerdir.” ifadelerini kullandı.

    Destekçilerinin bugün başkent Tunus’ta düzenlemeyi planladığı gösteriye işaret eden Said, “Tunusluların Yüksek Yargı Konseyinin feshedilmesini talep edeceklerini biliyorum.” dedi.

    Tunus’ta Said’i destekleyen 25 Temmuz Hareketi, Yüksek Yargı Konseyinin kapatılması talebiyle bugün başkentteki Konsey binası önünde bir protesto eylemi düzenleyecek.

    Tunus’taki siyasi kriz

    Tunus’ta Cumhurbaşkanı Said’in geçen yıl açıkladığı olağanüstü kararların ardından siyaset, ekonomi ve yargı alanında yaşanan krizler artarak devam ediyor.

    Said, 25 Temmuz 2021’de ilan ettiği olağanüstü kararlarla parlamentonun çalışmalarını dondurdu ve milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırdı. Said, 22 Eylül’de yeni kararnamelerle yetkilerini genişleterek yürütme organını tamamen kendine bağladı.

    Cumhurbaşkanı’nın aldığı tüm bu kararlar, ülkede bir tür “istisnai durum” oluşmasına yol açtı.

    Bazı kesimler Said’in kararlarını “darbe” olarak nitelendiriyor ve Tunus’un demokrasiden uzaklaştığını savunuyor.

    Tunus Cumhurbaşkanı, 19 Ocak’ta da Yüksek Yargı Konseyi üyelerine tanınan imtiyaz ve maddi yardımları kaldırdığını duyurmuştu. Said’in bu kararı birçok kesim tarafından yönetimin yargıya müdahalesi olarak değerlendirilmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***