Etiket: Güney Amerika

  • Türk Uyuşturucu Baronu Kolombiya’da Interpol’a Teslim oldu: Sığınma Talebi Reddedildi, Türkiye’ye İade mi Edilecek?

    Türk Uyuşturucu Baronu Kolombiya’da Interpol’a Teslim oldu: Sığınma Talebi Reddedildi, Türkiye’ye İade mi Edilecek?


    Türk uyuşturucu baronu Feridun Müldür hakkında, 8 yıl önce ‘suç örgütüne üye olmak ve uyuşturucu ticareti yapmak’ suçlamasıyla yakalama kararı çıkartılırken, Müldür bu gelişmenin ardından sırra kadem bastı.

    KOLOMBİYA’DA ORTAYA ÇIKTI

    Kayıplara karışmasının ardından hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkartılan Müldür’ün 2023 yılında Ekvador’dan kaçak yollarla Kolombiya’ya geçtiği belirlenirken, Bogato’da ikamet ettiği süreçte Müldür yakalanamadı.

    ULUSLARARASI UYUŞTURUCU TİCARETİNİN LİDERİ HALİNE GELDİ

    Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Kolombiya’da da uyuşturucu ticareti yapmayı sürdüren Müldür, Güney Amerika’dan Avrupa’ya ‘yutucu kurye’ yöntemiyle yapılan uyuşturucu ticaretini yöneten uluslararası bir suç örgütünün lideri pozisyonuna geldi.

    TESLİM OLDU

    Müldür, geçyiğimiz günlerde İnterpol’a giderek teslim oldu. Güney Amerika’ya sığınma talebinde bulunan Müldür’ün bu talebinin savcılık tarafından reddedildiği öğrenildi.

    Feridun Müldür’ün gözaltına alınmasına dair bilgi paylaşımını ise Kolombiya Ulusal Emniyet Müdürü Tuğgeneral Carlos Fernando Triana Beltrán, 16 Nisan’da X (Twitter) hesabından yaptı.

    TÜRKİYE’YE İADE EDİLECEK Mİ?

    Beltran, Müldür’ün iki yıl önce Kolombiya’ya yasa dışı yollarla girdiğini belirtirken Interpol Merkez Bürosu’nun baskılarının ardından ‘gönüllü olarak’ teslim olduğunu açıkladı.

    Beltran, açıklamasının devamında Müldür’ün Türkiye’ye iade edilip edilmeyeceğine dair bir bilgi paylaşmazken, 2025 yılında 88 suçlunun ülkelerine iade edildiği bilgisini paylaşması, “Müldür Türkiye’ye iade mi edilecek?” sorusunu sordurdu.

    Kaynak: Sabah

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AVM’de Facia! Çatı Çöktü, Onlarca İnsan Altında Kaldı: Çok Sayıda Ölü ve Yaralı Var

    AVM’de Facia! Çatı Çöktü, Onlarca İnsan Altında Kaldı: Çok Sayıda Ölü ve Yaralı Var


    Güney Amerika ülkesi Peru’da, ülkenin 3. büyük kenti Trujillo’daki alışveriş merkezinin çatısının çöktüğü açıklandı. İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, “Olayda 3’ü çocuk olmak üzere 8 kişi hayatını kaybetti, 80 kişi yaralandı. Mahsur kalan tüm kişilerin kurtarılması için başta itfaiye olmak üzere tüm arama kurtarma ekipleri seferber oldu. Bu trajik olayın nedenlerini belirlemek üzere inceleme başlattık” denildi.

    Acil Durum Operasyon Merkezi’nden (COER) yapılan açıklamada, çatının bir kısmının hala yerinde olduğu ancak çökme riskinin sürdüğü belirtildi.

    Çatının, çocuk eğlence parkı ve sinemaların da bulunduğu restoranın üzerine düşmesi nedeniyle ölü sayısının artabileceği düşünülüyor.

    ESKİ BAŞKAN: SAATLİ BOMBA DEMİŞTİM

    Kentin eski belediye başkanı Arturo Fernandez, basına yaptığı açıklamada, Peru’nun en büyük ikinci AVM’sinin yapısal eksiklikler nedeniyle kapatılması için 29 Aralık 2023’te talimat verdiğini belirtti.

    Fernandez, “Halka, Mall Plaza ya da Real Plaza’ya gitmemelerini hep söyledim çünkü güvenlik koşulları yetersizdi ve sanırım zaman beni haklı çıkardı. Bu alışveriş merkezinin risk taşıdığını ve adeta saatli bir bomba olduğunu ifade etmiştim” dedi.

    Yerel basında yer alan haberlere göre, kapatılan alışveriş merkezi bir hafta sonra, 4 Ocak 2024’te yeniden açıldı. Yetkililer, yapının gerekli güvenlik koşullarını sağladığına dair raporlar vererek kapatma kararının gereksiz olduğuna hükmetti.

    Cumhuriyet Savcılığından yapılan açıklamada, kazanın nedeninin belirlenmesi ve sorumluların hesap vermesi için soruşturma başlatıldığı duyuruldu.

    AVM'de Facia! Çatı Çöktü, Onlarca İnsan Altında Kaldı: Çok Sayıda Ölü ve Yaralı Var - Resim : 2

    DEVLET BAŞKANI’NDAN SORUŞTURMA AÇIKLAMASI

    Peru Devlet Başkanı Dina Boluarte, alışveriş merkezinin çökmesine sebep olan sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı.

    Boluarte, “Soruşturma eksiksiz yürütülmeli ve sorumlular en ağır şekilde cezalandırılmalı. Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

    ŞİRKET: ŞEFFAFLIKLA HAREKET EDECEĞİZ

    Alışveriş merkezini işleten şirketten yapılan açıklamada binanın son teknik denetimlerden geçtiği belirtilerek, hayatını kaybedenlerin aileleri ile yaralılara destek olmaya odaklanıldığı bildirildi.

    Real Plaza’nın operasyon müdürü Garlet Rodriguez, yerel medyaya yaptığı açıklamada, alışveriş merkezinin Eylül 2023’te denetimden geçtiğini ve herhangi bir yapısal soruna rastlanmadığını öne sürdü.

    Rodriguez, “Yetkililerle tam işbirliği içindeyiz ve soruşturma için tüm belgeleri sağlıyoruz. Gerekli tüm bilgileri tam bir şeffaflıkla paylaşacağız” dedi.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Asırlık bir aile hikayesi: ‘Violeta’

    Asırlık bir aile hikayesi: ‘Violeta’


    Merve KÜÇÜKSARP


    Eserleri tüm dünyada çeşitli dillere çevrilen ve geniş bir okur kitlesi ile buluşan Isabel Allande’nin kaleme aldığı ‘Violeta’ isimli roman İnci Kut’un çevirisi ile Can Yayınları tarafından yayımlandı. Allende, ‘Violeta’da diğer romanlarında okurlarının aşina olduğu güçlü, gözü kara ve açık sözlü bir kadın karakter yaratarak onun bir asra yayılan çalkantılı hayat hikayesini, zaman zaman kendi hayatından kesitler de sunarak sürükleyici bir dille anlatıyor.

    İsmi verilmeyen bir Güney Amerika ülkesinde geçen romanda, neredeyse bir asır yaşamış olan Violeta’nın Camilo isimli -kim olduğunu romanın sonuna doğru öğrendiğimiz- kişiye yazdığı mektupta anlattığı hayat hikayesini okuyoruz. Bu hayat içerisinde, bir aile servetinin yok olması, ailenin dağılması, fırtınalı ilişkiler ve türlü entrikalar var. Romanın arka planında ise Büyük Buhran, İspanyol gribi salgını, Güney Amerika’nın siyasi kargaşası ve feminizmin doğuşu gibi tarihi olaylar da bulunuyor.

    Violeta zengin bir ailede dünyaya gelir, büyük bir evin içinde müreffeh bir hayat sürer. Ancak bu hayatları 1929’da Wall Street çöküşü ve ardından gelen Büyük Buhran ile birlikte tarumar olur. Babasının intiharından sonra, erkek kardeşi Jose Antonio, annesi ve İrlandalı mürebbiye Bayan Taylor ile birlikte yaşamaya başlarlar. Çocukluğu çoğunlukla kırsal bir ortamda, küçük bir çiftlikte geçer.

    Bir genç kız olduğunda kendisine aşık olan Fabian isimli genç ile, mürebbiyesinin evliliğin kendisine göre bir kurum olmadığına dair uyarılarını dikkate almaksızın evlenir. Fabian iyi ve güvenilir biridir, kendisine aşkın yanı sıra şefkat de gösterir. Ancak bu meziyetleri Violeta’nın kendisini sevmesine hiçbir zaman yetmeyecektir.

    Romanda feminist nüanslar da vardır. Keza Allande Violeta’nın hayatı üzerinden evlilik kavramını masaya yatırır. Sevgisiz, güvence uğruna yapılan evliliklerin kişiyi nasıl bir cendere altına soktuğunu anlatmasının yanı sıra Allende romandaki erkek karakterlerin kadınların hayatlarını mahvedebildiklerini, bu bağlamda kadınların ekonomik özgürlüklerini kazanmalarının önemini de sık sık vurgular. Ancak Allande, güvence uğruna yapılan evlilikleri taşlarken, aynı zamanda aşkın ve cinsel tutkunun insanın akıl melekelerini uyuşturduğunu, onu uçuruma götüren bir yola soktuğunu da Violeta’nın çocuklarının babasıyla yaşadığı ilişki ekseninde anlatır.

    Violeta makbul bir koca olabileceğine inanarak evlendiği Fabian’ı zaman geçtiği halde bir türlü sevemez, evliliğinde mutluluğu yakalayamaz. Üstelik mürebbiyesinin bir zamanlar dikkate almadığı uyarısı artık zihnini kurcalar, zira evliliğin kendisine göre olup olmadığından şüpheleri vardır, kocası çocuk istediği halde anne olmak istemez, bu uğurda adaklar adar. O yalnızca sevilmenin ve şımartılmanın kıvancı ve güveni ile günlerini idame ettirir. Bu tekdüze hayatı ise Julian isimli bir yabancının hayatlarına girmesi ile değişir.

    Julian bir pilottur, maceraperesttir, çekicidir, üstelik kadınlarla derin ve uzun soluklu bağlar kurmaktan kaçınır. Kadınları kendine hayran bırakır, huzursuz ve tahammülsüzdür, kendi özgürlüğüne de düşkün… Onun Fabian’a tezat mizacı ve fiziksel çekiciliği Violeta’nın aklını başından alır ve kocasını terk ederek onunla birlikte olur. Bunu yaparken ise evli bir kadının aşığı ile yaşamasına kötücül bir nazarla bakan toplumdan dışlanmayı, çeşitli yaftalara maruz kalmayı, ailesi ile arasının açılmasını göze alır.

    Julian önceki ilişkilerinin aksine Violeta’ya bağlanır. Başka kadınlarla görüşüp görüşmediği hala muammadır ama Violeta’dan vazgeçmek istemez. Aralarında cinsel bir tutku vardır. Bilhassa Violeta bu tutkunun esiri olduğunu, Julian’ın çapkınlıklarına, hoyratlıklarına, hatta kendisine fiziksel şiddet uygulamasına bu tutkunun hatırına katlandığını itiraf eder ve bu yüzden nedamet getirir. Bir tutku değildir aslına bakarsanız yaşadığı, bir saplantıdır. Yıllarca bir saplantıya boyun eğer. Nitekim bu saplantıdan çok daha sonra Jung’un da öğrencisi olan bir terapist sayesinde kurtulacak, özgürlüğüne kavuşacaktır. Ancak yine de Allande, Violeta’nın güçlü ve kararlı bir kadın olduğunu okura çeşitli vesilelerle hissettirir. Burada yaşadığı bir gençlik hastalığı olarak gösterilir.

    Bu marazi ilişkide Violeta iki defa anneliği tadar. İlk çocuğu Juan Martin’in ardından kızı Nieves dünyaya gelir. Bu çocuklar ikilinin ilişkisini farklı bir boyuta taşır. Her ne kadar Violeta resmi olarak hala Fabian ile evli olsa da, bir aileye dönüşürler. Ne ki mutsuz bir ailedir bu. Sık sık kavga ederler. Kavgalarının nedeni çoğunlukla Julian’ın yasal olmayan tehlikeli işleri veya başka kadınlarla ile münasebetleridir. Zaman zaman da Julian Violeta’yı evlendikten sonra başka bir kadına dönüştüğü ve artık çekici olmadığı için suçlar. Önceleri Violeta, bu eleştirileri dikkate alarak görünümünde türlü değişiklikler yapmaya gider.

    Giyim kuşamını değiştirir, kilo verir, bunlar Julian’da kıskançlık uyandırsa da onu diğer kadınlarla olan ilişkilerinden alıkoymaz, Violeta ise zamanla onu kazanmaya çalışmaktan vazgeçer, başka kadınlarla olan bağlarını kıskanmaz. Hatta Julian’ı kazanmaya çalışan genç bir kadınla gizlice ahbap olur. Hem zaten Violeta’nın artık yeni ilgi veya endişe odağı yetişkinliğe doğru koşar adım ilerleyen çocuklarıdır.
    Büyük oğlu Juan Martin sakin, sessiz, kitaplara düşkün bir çocukluk geçirdikten sonra birtakım siyasi hiziplerin içinde bulur kendisini. Bilhassa zihnindeki erkeklik tanımı çok daha farklı olan Julian için oğlu tam bir hayal kırıklığıdır.

    Violeta ise oğluna düşkündür, ancak siyasi düşünceleri yüzünden belirli grupların peşinde sürüklenişi onu endişelendirir. Ancak yine de aile için asıl endişe membaı Nieves’dir. Zira her türlü niteliğe sahip olarak dünyaya gelen kızı, sahip olduklarını elinin tersiyle iterek çok farklı bir hayat yaşamaya başlar. Birtakım erkeklerin peşinde, uyuşturucuya bağımlı, zaman zaman bunu temin etmek için sokaklarda dilencilik veya seks işçiliği yapan, pejmürde mekanlara takılan biri haline gelir. Nieves’i girdiği yoldan döndürmeye uğraşırken Violeta’yı yeni bir ilişki ve serüvenler beklemektedir.

    Allende diğer romanlarında olduğu gibi, bu romanında da, zeki, güçlü, etkileyici bir kadın karakter yaratarak, yalnızca bir ailenin çalkantılı çöküş hikayesini değil, Güney Amerika’nın yüzyıllık siyasi portresini de mercek altına alıyor. Güvence ve aşk arasında kalmış bir kadının yüzlerce yıldır anlatılan ve daha da anlatılacak olan hikayesini, bir kadın için hangisini tercih etmenin daha evla olacağının cevabını okura bırakarak sürükleyici bir dilde anlatıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Panama: Son durağı Mersin Limanı olan gemiden 616 paket kokain çıktı

    Panama: Son durağı Mersin Limanı olan gemiden 616 paket kokain çıktı


    Orta Amerika ülkesi Panama’da yapılan bir narkotik operasyonunda, son durağı Türkiye’nin Mersin Limanı olan gemide muz yüklü bir konteyner içerisinde 616 paket kokain ele geçirildi.

    Yapılan resmi açıklamada uyuşturucu yüklü geminin çarşamba günü Puerto Bolivar’dan ayrılarak aktarma noktası olan Panama’nın PSA Limanı’na geldiği, buradan da doğrudan Mersin Limanı’na gideceği kaydedildi.

    Ancak Ulusal Havacılık Servisi’nin (SENAN) ulaştığı istihbarat bilgileri doğrultusunda, söz konusu gemi PSA Limanı’na geldiği zaman narkotik köpekleriyle arama yapıldı. Operasyonda muz kutuları içerisinde plastik poşet ve bantlarla sarmalanmış 3616 paket kokain ele geçirildi. Olay Panama ve İspanyol basınında da yer alırken, SENAN, Twitter hesabından kokain paketlerinin fotoğraflarını paylaştı.

    Panamalı Narkotik Savcısı Ricardo de la Torre, ülkedeki limanlarda uyuşturucu madde kaçakçılığının çok yaygın olarak yapıldığını, tacirlerin çoğunlukla yasa dışı maddeleri konteynerler içerisindeki ürünlerin arasına saklamaya çalıştığını kaydetti.

    Panama limanlarında yapılan narkotik operasyonlarında 2021’nin ilk 6 ayı içerisinde toplamda 40 tonu aşkın uyuşturucu madde ele geçirildi. Bu maddelerin yüzde 61’ini kokain ve yüzde 21’ini ise esrar maddesi oluşturdu. 2020 yılında yürütülen operayonlardaysa 84 tonu aşkın uyuşturucu madde ele geçirilmişti.

    Panama’daki limanlardan çıkan uyuşturucu maddelerin en büyük pazarı Kuzey Amerika ülkeleri. Panamalı yetkililer her sene Kolombiya, Kosta Rika ve ABD istihbaratıyla yaptığı işbirlikleri sayesinde düzenledikleri operasyonların yüzde 91’inde uyuşturucu maddeye rastlıyor.