Etiket: Göçmen

  • Yunanistan, Meriç Nehri’nde göçmenlere karşı sınırını ‘ses bombası’ ile koruyacak

    Yunanistan, Meriç Nehri’nde göçmenlere karşı sınırını ‘ses bombası’ ile koruyacak


    Yunanistan sınır polisi Meriç Nehri üzerinden Türkiye’den yasadışı yollarla ülkeye geçmek isteyen göçmenleri durdurmak amacıyla yeni teknolojileri hayata geçiriyor.

    Yunanistan bu kapsamda Türkiye ile sınırına fiziksel ve yeni deneysel dijital bariyerler kuruyor. Covid-19 salgınının sakin aylarında test edilen sistem ile iki ülke arasındaki 200 kilometrelik sınırdan Avrupa Birliği’ne (AB) yasadışı yolardan göçmen girişinin engellenmesi hedefleniyor.

    Sınıra kurulacak otomatik gözetleme ağı ile nehirde ve karada görev yapan devriyelerin projektör ve uzun menzilli akustik cihazları kullanarak göçmenleri sınıra yaklaşmadan caydırması öngörülüyor. Sistemin yıl sonuna kadar hayata geçirilmesi planlanıyor.

    Çelik duvardan ses bombasına

    “Ses bombası” da denilen uzun menzilli akustik cihazlarla Türkiye sınırına doğru çok şiddetli ses yayılabilecek. Zırhlı br kamyona konulan televizyon büyüklüğündeki aletin ses ayarı jet motorunun gücü kadar yüksek seviyelere çıkarılabiliyor.

    Uzun menzilli kameralar, gece görüş ve çoklu sensörlerle donatılacak olan sınır gözetleme kulelerinden toplanan veriler yapay zeka analizleri yardımıyla şüpheli hareketlerin tespt edilebilmesi için kontrol merkezlerine gönderilecek.

    Yunanistan ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri ile Meksika sınırındakine benzer bir çelik duvar inşa ederek Meriç Nehri üzerinde sıklıkla kurulan yolların kapatılmasını amaçlıyor.

    Deneysel teknolojilerle dijital sınır kontrolü

    Avrupa çapındaki ünversitelerden araştırmacıların özel firmalarla ortak geliştirdiği fütüristik gözetleme ve doğrulama yöntemleri Yunanistan sınırlarındaki bir düzine projede test edildi.

    Bu kapsamda yapay zeka ile güçlendirilmiş yalan makinası ve sanal sınır koruma mülakat robotları üzerinde denemeler yapıldı. Uydu verilerinin hava, kara, deniz ve denizaltında insansız hava araçlarıyla çekilen görüntülerle birleştirilmesi denendi.

    Kişiye özel damar şeklinin tespitiyle biyometrik kimlik tanımlama için kayıt tutan avuç tarayıcılar geliştirildi.

    Canlı kayıt kameralarını yeniden yapılandırılan teknolojiler sayesinde çevredeki yaprak, ağaç, çalı ve bitkilerin sanal olarak silinerek arkasına saklanan göçmenlerin tespiti üzerinde çalışılıyor.

    AB’nin 2015-2016 göçmen krizi sonrasında güvenlik teknoloj araştırmalarına 3 milyon eurolu bir bütçe ayırdı. Geliştirilen sisteler Türkiye-Yunanistan sınırının yanı sıra Macaristan, Letonya ve AB’nin doğu sınırlarında test edildi.

  • Belarus lideri Lukaşenko’dan AB’ye tehdit: Göçmen ve uyuşturucuyu durdurmayacağız

    Belarus lideri Lukaşenko’dan AB’ye tehdit: Göçmen ve uyuşturucuyu durdurmayacağız


    Belarus Devlet Başkanı Alexander Lukaşenko, Belaruslu muhalif gazeteciyi taşıyan uçağın yönünü değiştirerek başkent Minsk’e inişe zorlaması üzerine sert tepki gösteren Avrupa Birliği’ni (AB) hedef aldı.

    Ülkesine yönelik yaptırım kararı almaya hazırlanan Avrupa Birliği’ni sınır kontrollerini gevşetmekle tehdit eden Lukaşenko parlamentoda yaptığı konuşmada “Biz göçmenleri ve uyuşturucuyu durduruyorduk. Şimdi siz yakalayacaksınız” diye konuştu.

    Litvanya Başbakanı: Bu tehdit anlamsız

    Minsk yönetimiyle ilgili olarak “Bu öngörülemez rejimden herşeyi bekleyebilirsiniz ve herşeye hazırlıklı olmalısınız” diye konuşan Litvayna Başbakanı İngrida Simonyte kendi ülkesinin sınır kontrolü bulunduğunu hatırlatarak Lukaşenko’nun tehdidini anlamsız olarak nitelendirdi.

    Belarus’un Rusya’nın yanı sıra Avrupa Birliği üyesi Litvanya, Letonya ve Polonya’yla sınırı bulunuyor.

    Minsk’e zorla indirilen uçak iki AB üyesi Yunanistan ve Litvanya arasında sefer yapıyordu.

    Lukaşenko olayla ilgili Hamas’ı suçladı

    Lukaşenko parlamentoda perşembe günü yaptığı konuşmada Hamas’ın İsviçre’den duyurduğu bir bomba tehdidinden dolayı uçağın seyrinin değiştirildiğini iddia etti.

    The Times gazetesi Cenevre merkezli bir e-posta sağlayıcı Proton Technologies AG adlı şirketten konuyla ilgili yapılan açıklamasında uçağın Minsk’e yönelmesinden sonra Belarus’a uyarı gönderildiği kaydedildiği belirtildi. Açıklamada “Biz Belarus’un iddialarını doğrulayacak güvenilir bir kanıt görmedik” denildi.

    AB nasıl tepki verdi?

    AB, İrlandalı havayolu şirketi Ryanair’e ait yolcu uçağının Belarus’a bomba ihbarı gerekçesiyle indirilmesi ve uçaktaki muhalif gazeteci Roman Protaseviç’i gözaltına alınmasını kınayarak, yeni yaptırımlar uygulanması ve bu ülkeye ait hava yolu şirketlerine AB hava sahası ile hava alanlarını kullandırmama kararı aldı.

    Olayı “eşi görülmemiş ve kabul edilemez” diye nitelendiren AB liderleri Uluslararası Sivil Havacılık Kuruluşunun acilen soruşturma başlatması çağrısında bulundu.

    Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA), AB sınırlarına gelen ve bölgeden ayrılan hava yolu şirketlerine, acil durumlar dışında Belarus güzergahından kaçınmalarını tavsiye etti.

    Avrupa Birliği’nin dış politika şefi Josep Borrell, Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukaşenko’nun son yaşanan olay nedeniyle bedel ödeyeceğini söyleyerek “AB çerçevesinde daha önce yapmaya pek alışkın olmadığımız sektörel ekonomik yaptırımlar önerildi” ifadelerini kullandı.

  • İtalyan mahkemesi, Afrikalı göçmenleri kurtaran Alman kadın kaptanı yargılamayacak

    İtalyan mahkemesi, Afrikalı göçmenleri kurtaran Alman kadın kaptanı yargılamayacak


    İtalyan mahkemesi, donanmanın engellemesine rağmen Afrikalı göçmenleri 2019 yılı haziran ayında limana getiren özel kurtarma gemisinin Alman kaptanın yargılanamayacağına hükmetti.

    Sicilya’daki Agrigento kentindeki mahkeme, İtalyan güvenlik güçleri tarafından yasalara uymadığı gerekçesiyle önce tutuklanıp sonra serbest bırakılan 33 yaşındaki kadın kaptanın yargılanmasına gerek görmedi.

    Savcılık makamı da, “denizin ortasında iki haftadan fazla bir süre sıkışıp kalmış insanların hayatını kurtarma” adına, yasaları çiğneyen kadın kaptanın yargılanmasını talep etmemişti.

    Dünya kamuoyunda geniş yankı uyandıran kadın kaptan, 41 Afrikalı göçmeni, kendisini engellemeye çalışan sahil koruma teknesine çarpmasına rağmen, Lampedusa Adası’nın limanına getirmeyi başarmıştı.

    Alman hayır kuruluşunun “Sea-Watch” teknesinin kadın kaptanın Afrikalı göçmenleri kurtarma çalışmalarına dünyanın dört bir yanından sivil toplum örgütleri yoğun destek vermişti.

  • AB, İspanya-Fas arasındaki göç krizi için Türkiye’yi örnek gösterdi, ‘şantaja boyun eğmeyiz’ dedi

    AB, İspanya-Fas arasındaki göç krizi için Türkiye’yi örnek gösterdi, ‘şantaja boyun eğmeyiz’ dedi


    Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Yardımcısı Margaritis Schinas, Fas’ın İspanya’ya düzensiz göçmen akımını teşvik etmesiyle ilgili olarak Türkiye örneğini vererek, “Kimse AB’ye gözdağı veremez ve şantaj yapamaz.” dedi.

    Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta kentine gelen düzensiz göçmenlerle ilgili basına konuşan Schinas, AB’nin göçmenler konusunda hiç kimsenin kendisine gözdağı vermesine izin vermeyeceği görüşünü dile getirdi.

    Schinas, “Ceuta, Avrupa sınırıdır ve burada olanlar sadece Madrid’in değil, bütün Avrupalıların sorunudur.” dedi.

    Türkiye’den Yunanistan’a giden düzensiz göçmenlere de atıfta bulunan AB Komisyonu Başkan Yardımcısı, “Kimse, AB’ye gözdağı veremez, şantaj yapamaz, son 15 aydır bu konuda girişimde bulunan üçüncü ülkeler var, onlar göç konusunu araçsallaştırmaya çalışıyor. Biz bunu hoş göremeyiz.” dedi. dedi.

    İspanya hükümetine göre, pazartesi gününden bu yana 8 bine yakın düzensiz göçmen Ceuta’ya giriş yaptı ve bunlar içinden 4 bin 800 kişi Fas’a geri gönderildi. Özel statüsü olan ve sayıları bin 500’ü bulan çocukların durumu ise belirsizliğini koruyor.

    Göç akımı, Fas’ın sınır kontrolüne tekrardan başlamasıyla bugün durduruldu

    Kuzey Afrika’daki İspanyol toprağı Ceuta kentinde iki gündür süren düzensiz göçmen akını, Fas’ın sınır kontrolüne tekrardan başlamasıyla bugün durduruldu.

    Fas yönetimi 17 Mayıs’tan itibaren boş bıraktığı Ceuta sınırını bugün tekrar kapattı.

    Bölgede düzensiz göç akınının çok büyük ölçüde durdurulduğu, sadece bazı küçük grupların denizden gelmeye çalıştığı ve bunların İspanyol güvenlik güçleri tarafından karşılandıkları görüldü.

    Başbakan Pedro Sanchez’den değerlendirme

    Bu arada Fas ile yaşanan kriz, İspanya’nın meclis genel kurulunda bugün yapılan hükümete sorular oturumunun ana maddesi oldu.

    Başbakan Pedro Sanchez, muhalefet partilerinden gelen eleştiriler üzerine, “Bu bir göçmen krizi değil, başka tür bir kriz.” değerlendirmesini yaptı.

    Ceuta’da yaşananları, “sınıra saldırı” olarak yorumlayan Sanchez, İspanya’nın sınırının aynı zamanda Avrupa Birliği (AB) sınırı olduğunu ve AB’nin de İspanya’ya tam destek verdiğini söyledi.

    Hükümet kaynakları da bölgede düzensiz göçmen akınının sona erdiğini, şimdiki önceliğin Fas ile ilişkilerin normalleşmesi olduğunu vurguladı.

    İspanya’da tedavi gören Polisario Cephesi liderine “soykırım” suçlamasıyla soruşturma açıldı

    Diğer yandan geçmişte benzeri olmayan, rekor düzeydeki düzensiz göçmen akınına neden olduğu varsayılan, İspanyol hükümetinin girişimiyle ülkedeki bir hastanede Covid-19 tedavisi gören ayrılıkçı Polisario Cephesi Genel Sekreteri İbrahim Gali hakkında İspanya Ulusal Mahkemesi tarafından soruşturma açıldı.

    Mahkeme hakimi Santiago Pedraz, Sahra İnsan Haklarını Savunma Derneğinin Gali hakkında yaptığı, Cezayir’deki mülteci kamplarındaki Batı Sahralı nüfusa karşı “soykırım, işkence, cinayet” suçları işlediği iddiasıyla yaptığı başvuruyu kabul ederek, açtığı soruşturma kapsamında Gali’yi 1 Haziran’da ifade vermeye çağırdı.

    Batı Sahra meselesinden dolayı son dönemlerde ciddi gerginlikler yaşanan İspanya-Fas ilişkileri, İspanya’daki sol koalisyon hükümetinin 22 Nisan’da ayrılıkçı Polisario Cephesi Genel Sekreteri İbrahim Gali’yi, yakalandığı Kovid-19 hastalığından dolayı tedavi görmesi için gizlice ülkeye getirip Logrono kentindeki bir hastaneye kaldırmasıyla diplomatik krize dönüşmüştü.

    Hükümet, Gali’nin insani yardım gerekçesiyle getirildiğini savunuyor.

    Fas hükümeti, mevcut krizin ardından Madrid Büyükelçisi Karima Benyaich’i istişarelerde bulunmak üzere Rabat’a çağırmıştı.

  • Avrupa Konseyi insan Hakları Komiseri’nden Yunanistan’a: Göçmenlere geri itme uygulamasına son verin

    Avrupa Konseyi insan Hakları Komiseri’nden Yunanistan’a: Göçmenlere geri itme uygulamasına son verin


    Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatoviç, Yunanistan’ı kendi karasuları ve uluslararası sularda göçmenlere geri itme uyguladığı konusunda suçladı ve buna derhal son verilmesi gerektiğini söyledi.

    Atina ise uzun zamandır farklı şekillerde ve mecralarda rapor edilen bu uygulamanın var olduğunu inkar ediyor.

    3 Mayıs’ta Yunan bakanlığına gönderilen mektup kamuoyu ile de paylaşıldı. Komiser Atina yönetimine “En azından 2017’den bu yana çok sayıda yadsınamaz suçlamalar bulunduğunu” belirtiyor. Buna göre denizin ortasındaki kaçak göçmenler çeşitli şekillerde Türk sularına geri itiliyor. Yunan yetkililer ise tüm bunları reddetmeye devam ediyor.

    Birleşmiş Milletler Göçmen Ajansı da Ocak 2020’den bu yana onlarca geri itme hadisesine ilişkin bilgi toplamış durumda. Bu raporların varlığını da aynı mektupta Mijatoviç muhataplarına hatırlattı.

    Yunan makamlar: Soruşturmamızı yaptık iddialar temelsiz

    Mekupta şu ifadelere yer verildi:

    “Sizi bu uygulamalara bir son vermeye ve güvenlik güçlerinin tüm geri itme ve kötü muamele iddialarına ilişkin bağımsız ve etkili soruşturmaların yürütülmesini sağlamaya davet ediyorum”.

    Mijatoviç’in mektubuna cevap olarak Yunanistan, soruşturmaların yapıldığını fakat yöneltilen suçlamalara ilişkin iddiaların çoğunlukla “temelsiz olduğunun” tespit edildiğini belirtti.

    Ayrıca Yunan bakanların Konseye yanıtlarında, “Deniz sınırlarımızda gerçekleştirdiğimiz eylemler, ülkenin uluslararası yükümlülüklerine tamamen uygun şekilde yürütülmektedir” dedikleri aktarıldı. Yunanistan’ın 2015’te Avrupa’daki göçmen krizinin başlamasından bu yana binlerce insanı kurtardığını ve memurların işlerini “çoğu durumda kaçakçılardan yayılan kasıtlı yanıltıcı bilgilerin bulunduğu elverişsiz bir ortamda” yapmak zorunda kaldığını söylediler.

    Mülteci kampları standartların çok altında

    Mijatoviç bunların yanı sıra Yunan adalarındaki aşırı kalabalık mülteci kampı şartlarının da Avrupa İnsan Hakları standartlarının altında olduğunu kaydetti. Reuters’a konuşan komiser, Chios Adası’nda 28 yaşındaki bir Somalili gencin sıçan ısırığı nedeniyle akciğer embolisi geçirerek hayatını kaybettiğini söyledi.

  • Bir günde 400’ü aşkın göçmen Lampedusa adasına ayak bastı

    Bir günde 400’ü aşkın göçmen Lampedusa adasına ayak bastı


    Pazar günü içinde yüzlerce göçmenin bulunduğu 5 farklı tekne, Akdeniz’i geçerek İtalya’nın Lampedusa Adası’na ulaştı. İtalyan güvenlik birimleri, ada açıklarında teknelere müdahale etti.

    Lampedusa Adası, Tunus ve Libya gibi Kuzey Afrika ülkelerinden hareketle Avrupa’ya ulaşmak için riskli deniz yolculuğuna çıkan yasa dışı göçmenlerin rotasındaki ana varış noktalarından biri.

    Adanın belediye başkanı Toto Martello, yaptığı açıklamada, “Havanın düzelmesiyle birlikte göçmenlerin gelişleri de yeniden başlıyor. Göç sorunuyla ilgili tartışmalar yeniden başlatılmalı.” ifadesini kullandı.

    İtalya haber ajansı Ansa, 325 kişiyi taşıyan bir teknenin Lampedusa Adası’nın 8 mil açıklarında durdurulduğunu bildirdi.

    Ayrıca Ansa, mali suçlar ve kaçakçılıkla ilgilenen İtalyan vergi polisine ait bir devriye botunun, yaklaşık 90 göçmeni adaya taşıyan bir başka tekneye karaya kadar eşlik ettiğini ardından müdahale edildiğini aktardı.

    İçlerinde 98 ve 16 kişi bulunan diğer iki ayrı teknenin de gün içerisinde Lampedusa’ya ulaştığı bildirdi.

    Ansa’nın haberine göre farklı milletlerden 400 kişinin bulunduğu ve sürüklendiği beşinci tekne karaya ulaştı.

    Balıkçı teknesi olan ve kapasitesinin çok üzerinde kişinin bulunduğu bu teknenin batmasının an meselesi olduğu kaydedildi.