Etiket: Göçmen

  • Doğu Akdeniz’de 45 kişiyi taşıyan tekne battı

    Doğu Akdeniz’de 45 kişiyi taşıyan tekne battı


    Antalya’ya bağlı Kaş açıklarında, içerisinde 45 kişinin bulunduğu bir tekne battı, bölgede arama kurtarma faaliyetleri devam ediyor.

    Milli Savunma Bakanlığından (MSB) yapılan açıklamaya göre, dün akşam Kaş’ın 161 mil güneybatısında, Kerpe Adası’nın yaklaşık 60 mil güneyinde, içerisinde 45 kişinin bulunduğu bir teknenin batmak üzere olduğu bilgisi alındı.

    Bölgeye intikal eden TCG Gelibolu ve TCG Gökova fırkateynleri, arama kurtarma çalışmaları başlattı. “Arama kurtarma sahası” ilan edilen bölgede denizcilere ilanlar yayımlandı, sahada bulunan ticari gemilere arama sektörleri tahsis edildi.

    Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait 2 fırkateyn ve deniz karakol uçağı ile olumsuz deniz ve hava şartlarına rağmen arama kurtarma faaliyetlerinin devam ettiği bildirildi.

    Bu yıl Akdeniz’de göçmen ölümleri geçen seneye göre 2 kat arttı

    Uluslararası Göç Örgütü verilerine göre sene başından bu yana Akdeniz’de kaydedilen ölümler geçen senenin aynı dönemine göre iki kat arttı. 2020 yılında Akdeniz’de 415 göçmen hayatını kaybederken, bu sayı bu yıl bine yaklaştı.

    Örgüt, verilerin, hükümet ve medya kaynaklarından elde edilen bilgilerle toplandığından tahminden öteye geçmediğinin altını çiziyor. Gerçek rakamların çok daha fazla olduğu biliniyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Alman Başbakan Merkel: Türkiye’nin AB’ye üye olmasını beklemiyorum

    Alman Başbakan Merkel: Türkiye’nin AB’ye üye olmasını beklemiyorum


    Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olmasını beklemediğini söyledi.

    Eylül ayındaki seçimlerde görevini bırakacak olan Merkel, düzenlediği son basın toplantısında Suriyeli mülteciler ve Türkiye ile ilgili değerlendirmede bulundu.

    Alman Başbakan, Türkiye’nin çok sayıda Suriyeliyi ağırlayarak olağanüstü iş çıkardığını belirtti ve Ankara’yı bu konuda takdir etti. Mülteci anlaşması kapsamında daha yakın iş birliği görmeyi umduğunu söyleyen Merkel, “Bu anlaşmanın devamı herkes için en iyisi” dedi.

    Alman lider ayrıca Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılmasını öngörmediğini de yineledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Türkiye’den sığınmak için gittikleri Yunanistan’da çıplak arandı, tacize uğradı, geri gönderildiler

    Türkiye’den sığınmak için gittikleri Yunanistan’da çıplak arandı, tacize uğradı, geri gönderildiler


    15 Temmuz sonrası ‘Bylock’ kullandığı iddiasıyla yargılandı ve bir yıl cezaevinde kaldı E.K. Bir yıllık hapis sürecinin sonunda şartlı tahliye edildi, Yargıtay süreci başladı. Bylock kullanmadığını ve cihazında suç unsuru herhangi bir içeriğin olmadığını mahkemeye sundu ama kısa süre önce cezası onandı. İkinci kez cezaevine girmek istemediği için başka bir ülkede yeni bir yaşamın arayışına düştü. Yunanistan’a ayak bastığında ise diğer göçmenlerle birlikte tacize uğradı, çıplak arandı, darp edildi ve geri gönderildi… Adının açıklanmasını istemeyen E.K, euronews’e o yolculuğu ve sonrasını anlattı.

    ‘Yunanistan’a girişimizde göçmen kadınlar çıplak arandı’

    Eşi ve çocuğuyla Yunanistan’a, oradan da bir başka Avrupa ülkesine gitmek istedi. Legal yollardan ülke dışına çıkması mümkün olmadığı için insan kaçakçılarıyla anlaştı, bir gece yarısı yola koyuldu. 4 kişilik bota, 3’ü çocuk olmak üzere 11 kişi bindiler ve zorlu bir yolculuğun sonunda Yunanistan topraklarına ulaştılar.

    Yaklaşık dört saatlik bir yürüyüşün ardından Yunan polisi ile karşılaşınca umutlandılar. Çünkü hem hastane ihtiyaçlarını giderebilecekleri hem de sığınma talep edebilecekleri yetkili bir merci vardı karşılarında. Ama Yunan polisi telefon ve kimliklerine el koyduktan sonra, onları yüzleri kar maskeli ve ellerinde silahları olan iki kişiye teslim etti. O kişilerin sayısı kısa sürede ikiden dörde çıktı.

    11 göçmen araçla önce karakola, daha sonra ormanlık bir alana götürüldü. Burada E.K.’nin eşi U.K ile diğer kadınlar çıplak aramaya maruz kaldı. E.K’nin eşi U.K’nin aktarımlarına göre kadınlara yapılan bu arama taciz boyutundaydı.

    U.K, arama sırasında eşi A.K.’nin iltica etmek istediklerini söylediğini ancak kimsenin umursamadığını ifade ediyor. Yapılan aramaların sonrasında bekleyişleri çok uzun sürmemiş. Başka göçmenlerin de olduğu bir araca bindirilen E.K., eşi U.K. ve çocuğu, yine Afgan kaçakçılar aracılığıyla Türkiye’ye geri gönderilmiş. Daha önce cezası onanan E.K ise Edirne İpsala Karakolu’nda bir kez daha tutuklandı. Eşi U.K ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

    U.K., Yunan polisleri tarafından maruz kaldıkları muameleye tepkili; ‘’Yunanistan’da gördüklerimiz hiç bir insana yakışmayacak bir muameledir. İnsan haklarına aykırıdır. Biz zaten ölümü göze alan zavallı insanlarız, ayrı bir travmayı da onlar yaşatıyor ki biz sığınma talebinde bulunuyoruz. Bir Avrupa ülkesi olan Yunanistan’ın bu kadar barbarca davranmaması gerekiyordu.’’

    Yaşadıklarını hala üzerinden atamayan aile toparlanmaya çalışıyor ama artık her şeyden çok güvende ve özgür yaşayacakları bir ülke istiyor.

  • Uluslararası Göç Örgütü: Avrupa’ya gitmeye çalışırken boğularak ölen göçmen sayısı iki misli arttı

    Uluslararası Göç Örgütü: Avrupa’ya gitmeye çalışırken boğularak ölen göçmen sayısı iki misli arttı


    Birleşmiş Milletler bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Göç Örgütü (UGÖ), deniz yoluyla Avrupa’ya gitmeye çalışırken boğularak ölen düzensiz göçmen sayısında yılın ilk altı ayında, geçen yıl aynı döneme oranla iki misli artış gözlendiği uyarısında bulundu.

    UGÖ, bu yılın ilk 6 ayında bin 146 düzensiz göçmenin, denizde boğularak öldüğünü açıkladı.

    2020 yılının ilk altı ayında 513 düzensiz göçmenin boğularak öldüğü kaydedilen açıklamada, bu yılın ilk altı ayında ölenlerin sayısının geçen yılın aynı dönemine oranla iki misli arttığı bildirildi.

    Açıklamada, ilgili ülkelere uluslararası hukuktan doğan sorumluluklarını yerine getirerek, gerekli önlemleri acilen almaları tavsiyesinde bulundu.

    Denizde arama kurtarma çalışmalarına katılan sivil gemilerin Avrupa limanlarında denize açılmalarına idari engeller çıkartıldığı hatırlatılan açıklamada, özellikle İtalya hedef gösterilerek, yine bu gemilerde çalışanlar için açılan ceza davalarının düzensiz göçmenlerin kurtarılmasına yönelik çalışmalarda ciddi sıkıntılar yarattığı vurgulandı.

    Açıklamada, Libya ve Kuzey Afrika arasında deniz yolu düzensiz göçmenler için “en tehlikeli rota” olarak gösterildi ve yılın ilk altı ayında bu bölgede 741 kişinin denizde can verdiği bildirildi.

    İkinci tehlikeli rota olarak gösterilen Batı Afrika ve İspanya’nın Kanarya Adaları arasında ise yine aynı dönemde 250 kişi hayatını kaybetti.

  • Akdeniz’de bir gecede 369 göçmen kurtarıldı

    Akdeniz’de bir gecede 369 göçmen kurtarıldı


    Sivil toplum kuruluşu SOS Méditerranée’nin kurtarma gemisi Ocean Viking, pazar gecesi Akdeniz’de 369 göçmenin kurtarıldığını duyurdu. Örgüt, birkaç gün içinde toplamda altı kurtarma operasyonu düzenlediklerini belirtti.

    Bir yetkili, “büyük ahşap bir teknede” kurtarılan 369 kişi arasında 9 kadın, 1 bebek, 2 çocuk ve 110 refakatsiz çocuk olduğunu söyledi.

    SOS Méditerranée Şubat 2016’dan bu yana Akdeniz’de 30 binden fazla insanı kurtardığını belirtiyor.

    2021’in başından bu yana 866 göçmen hayatını kaybetti

    Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) rakamlarına göre, 2021’in başından bu yana Akdeniz’de Avrupa’ya ulaşmaya çalışan 866 göçmen hayatını kaybetti.

    Birleşmiş Milletler (BM) de kısa süre önce Libya ve Avrupa Birliği’nden (AB) Akdeniz’deki arama kurtarma operasyonlarında reform yapmalarını istedi.

  • Merkel: Türkiye ile yapılan göç anlaşmasının finansmanının devamı için teklif bekliyoruz

    Merkel: Türkiye ile yapılan göç anlaşmasının finansmanının devamı için teklif bekliyoruz


    Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avrupa Birliği (AB) Komisyonundan, AB’nin Türkiye ile yaptığı göç iş birliğinin finansmanının devamı için somut teklif sunmasını beklediklerini belirtti.

    Merkel, AB Liderler Zirvesi öncesinde Federal Meclis’te yaptığı konuşmada, AB Konseyinin ve Komisyonunun göç konusundaki kilit ülkelerle ortaklıklar kurulması için adımlar atılmasına ilişkin öneriler sunmasını istedi.

    “Türkiye ile diyalog gündemini hızla hayata geçirmeliyiz”

    Türkiye’de 3,7 milyon Suriyelinin kayıtlı olduğunu anımsatan Şansölye, “Mevcut ve gelecek göç sorunlarını ancak Türkiye ile diyalog içinde çözebileceğimiz açıktır. Mart ayında anlaştığımız üzere, AB olarak ortak çıkarlar üzerindeki iş birliğimizi ilerletmek için şimdi Türkiye ile diyalog gündemini hızla hayata geçirmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Geçtiğimiz gün de AB’nin Türkiye’nin Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapmaya 2024 yılına kadar devam etmesi için 3.5 milyar euro aktarmayı düşündüğü belirtilmişti.

    Türkiye ile görüşmelerde Gümrük Birliği’nin modernleştirilmesinin ilerletilmesinin yanında sağlık, iklimin korunması ve terörle mücadele gibi konuların da ele alınması gerektiğini anlatan Merkel ayrıca Türkiye ile hukuk devleti ve temel haklarının uygulanması alanlarında görüş ayrılıkları olmasına rağmen stratejik iş birliğinin ilerletilmesi gerektiğini kaydetti.

    Türkiye yaklaşık dört milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Şimdiye kadar ise temel hizmetler için 40 milyar dolardan fazla para harcandığı belirtildi. Öte yandan Türkiye AB’nin mülteciler için ayırdığı fonların doğrudan hükümete ödenmesini istiyor.

    AB ve Türkiye arasında göçmen kriziyle ilgili üzerinde mutabakata varılan ve 20 Mart 2016’da resmen yürürlüğe giren anlaşmanın maddeleri arasında Yunanistan’a varan yasadışı göçmenlerin Türkiye’ye geri gönderilmesi de bulunuyordu.

  • ‘AB, Türkiye’ye 3.5 milyar euro göçmen fonu aktarmayı planlıyor’

    ‘AB, Türkiye’ye 3.5 milyar euro göçmen fonu aktarmayı planlıyor’


    Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin Suriyeli mültecilere 2024 yılına kadar ev sahipliği yapmaya devam etmesi için 3.5 milyar euro aktaracağı kaydedildi.

    Göçmenlerin bloğa ulaşmasını durdurmaya yönelik bölgesel destek planının parçası olan fonun, yarınki AB Zirvesi’nde karara bağlanması bekleniyor.

    AB’nin planına göre, toplam 5.77 milyar euroluk paket, Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Suriye için hükümetlere değil, insani projelere verilecek.

    Yaklaşık dört milyon Suriyeli ile dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye, temel hizmetler için bugüne kadar 40 milyar dolardan fazla para harcadığını belirtiyor.

    “Ankara, fonun hükümete aktarılmasını istiyor”

    Ankara’nın fonların doğrudan hükümete ödenmesini istediğini kaydeden Reuters, haberinde “Türkiye’nin artan otoriterliği ve kötüleşen insan hakları sicili olarak gördükleri şeyden rahatsız olan AB liderlerinin bu talebi kabul etmesi pek olası değil. Ayrıca Türkiye’yi göçmenleri pazarlık kozu olarak kullanmakla suçluyorlar, Ankara ise bunu reddediyor.” ifadelerine yer verdi.

    AB’nin yeni bir mülteci akınını önlemeyi ve 10 yıllık Suriye iç savaşı sona erene kadar zaman kazanmayı amaçladığı belirtiliyor.

    Brüksel’de yapılacak zirvede Avrupa Komisyonu’nun finansman önerisini desteklemesi bekleniyor. Kaynak tamamen AB’nin ortak bütçesinden aktarılacağı için planı, Avrupa Parlamentosu’nun onaylaması gerekiyor.

    Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke Türkiye, ilk 10’da Avrupa’dan sadece Almanya var.

    “AB, Türkiye ile ilişki kurmaya hazır”

    AB ve Ankara arasında 2016’daki göçmen anlaşması uyarınca Türkiye, Suriyeliler de dahil olmak üzere Ege’yi geçerek Yunanistan’a yasadışı yollardan giren tüm göçmen ve mültecileri daha fazla fon karşılığında geri almayı kabul etti. AB ise Türkiye’den Avrupa’ya gidecekler için vize şartını kaldırma ve Ankara’nın bloğa katılım sürecini hızlandırma sözü verdi.

    Reuters tarafından görülen nihai zirve bildirisinin bir taslağına göre, AB liderleri Ankara’ya “bir dizi ortak çıkar alanında işbirliğini geliştirmek için AB’nin Türkiye ile ilişki kurmaya hazır olduğunu” teklif edecek.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, göç, vize serbestisi ve Türkiye-AB ilişkilerini görüşmek üzere hafta sonu AB dış politika sorumlusu Josep Borrell ile bir araya geldi. Çavuşoğlu, AB’nin Türkiye ile müzakereler konusunda “masaya dönmesi” gerektiğini söyledi.

  • Danimarka’nın mültecilerle ilgili yeni yasasına Avrupa Birliği’nden tepki

    Danimarka’nın mültecilerle ilgili yeni yasasına Avrupa Birliği’nden tepki


    Danimarka’da yeni onaylanan sığınmacıları Avrupa dışında inşa edilen kamplarda kabul etmesini öngören yasa tasarısı Avrupa Birliği’nde tartışma yarattı.

    AB Komisyonu Sözcüsü Adalbert Jahnz, sığınma talep edenlerin sınır dışı edilmesine imkan veren yeni yasasının, mevcut AB hukukuna aykırı olduğunu bildirdi.

    Jahnz, Danimarka’nın uluslararası yükümlülükleriyle uyumluluğu ve sığınmacıların korunması için uluslararası dayanaklara zarar verilmesi riskiyle ilgili Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) endişelerini paylaştıklarını belirtti.

    Sığınma talepleriyle ilgili bu tür kararların hem konuya ilişkin hukuki süreçlere hem de mağdurlara etkili biçimde koruma sağlanmasına yönelik soru işaretleri oluşturduğunu belirten Jahnz, şunları kaydetti:

    “Bu, mevcut AB hukuku altında ya da göç ve sığınmaya yönelik yeni teklifler içeren anlaşma uyarınca mümkün değildir. Komisyonun önerdiği yeni göç ve iltica anlaşması, sığınmayı AB Şartı tarafından garanti altına alınmış bir temel hak olarak görüyor. Komisyon, yeni bir adım atılmadan ve yürürlüğe girmeden önce Danimarka’nın yasalarını dikkatlice inceleyecek.”

    Danimarka’nın kararı

    Danimarka Parlamentosu, Danimarka’nın sığınmacıları Avrupa dışında inşa edilen kamplarda kabul etmesini öngören yasa tasarısını onaylamıştı.

    Söz konusu yasa tasarısı, hükümeti oluşturan Sosyal Demokrat Partinin yanı sıra sağ ve aşırı sağ görüşlü partilerin de desteğiyle kabul edildi. Yasa tasarısının kabulü için 70 parlamenter oy kullanırken 24 parlamenter ise karşıt tutum sergiledi.

    Danimarka Göç Bakanı Mattias Tesfaye, geçen ay yaptığı açıklamada, Danimarka’nın Avrupa’nın dışında sığınmacı kabul kampları kuracağını belirtmişti.

    AB Komisyonu, 2015’teki göç akınından bu yana sığınmacıların nasıl dağıtılacağı ve iltica başvuruları reddedilenlerin nasıl geri gönderileceğine çözüm bulunamaması nedeniyle yeni bir tasarı hazırlamıştı.

  • Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias: Türkiye’nin göç konusunda şantaj yapmasına izin vermeyiz

    Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias: Türkiye’nin göç konusunda şantaj yapmasına izin vermeyiz


    Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Avrupa Birliği’nin Türkiye veya Belarus tarafından göç konusunda kendisine “şantaj yapılmasına” izin vermeyeceğini söyledi.

    Dendias, “Türkiye, Beyaz Rusya, kim olursa olsun… AB’ye baskı uygulamak için göç olgusunu araçsallaştırmasına izin veremeyiz. Elimizden geldiğince ihtiyacı olan insanlara yardım etmeye hazırız ama göçü araçsallaştırmak için başka ülkeler tarafından AB’ye veya kendimize şantaj yapılmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Dendias, Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis ile Vilnius’ta düzenlediği basın toplantısında konuştu.

    “Büyük ve önemli farklılıklar var”

    Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Brüksel’de NATO Zirvesi sırasında yaptığı görüşmeyi de değerlendiren Dandias, iki ülkenin politikaları arasında “büyük ve önemli farklılıklar” olduğunu söyledi.

    Dendias, “Bildiğiniz gibi Yunanistan Başbakanı Miçotakis dün Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Brüksel’de bir araya geldi. Ne yazık söylemeliyim ki, Başbakan Miçotakis ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşme ‘buz kıran’ bir görüşmeydi ama bir atılım değildi. Başbakan Miçotakis’in daha sonra söylediği gibi, farklılıklar var, farklılıklar hala var ve bunlar büyük ve önemli farklılıklar.” diye konuştu.

    Yunanistan Dışişleri Bakanı daha önce euronews’e verdiği mülakatta, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuka uymadığını öne sürmüştü.

    Dendias ayrıca “Belarus’un Yunanistan’dan Litvanya’ya giden Ryanair uçağını bir gazetecinin tutuklanması için Minsk’e inmeye zorlamasıyla” ilgili de “bu bir korsanlık eylemi” dedi.

    Erdoğan: Görüşmelerimizi özel hattan yapabiliriz

    Erdoğan, Brüksel’deki zirve sonrasında yaptığı konuşmada Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile görüşmelerinde yeniden canlandırdıkları diyalog mekanizmalarının sürdürülmesini kararlaştırdıklarını dile getirdi. Erdoğan, “Sayın Başbakan’la ülkelerimiz arasında pozitif gündemi destekleyecek adımların karşılıklı olarak atılması hususlarında da fikir birliğine vardık. Hatta biz görüşmelerimizi ikili olarak yapalım ve daha da ilerisi biz görüşmelerimizi gerekirse özel hattan yapmak suretiyle araya birilerini sokmamızın anlamı yok kararına vardık.” şeklinde konuştu.

  • Papa Francis: Akdeniz, Avrupa’nın en büyük mezarlığına dönüştü

    Papa Francis: Akdeniz, Avrupa’nın en büyük mezarlığına dönüştü


    Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francis, çoğunlukla Afrika ülkelerinden gelerek denizde boğulan göçmenleri kastederek “Akdeniz, Avrupa’nın en büyük mezarlığına dönüştü.” dedi.

    Pazar günü İtalya’nın Sicilya bölgesinde bir ayine katılan Papa Francis, 2015’te göçmen taşıyan bir geminin alabora olmasının ardından boğularak ölen yaklaşık 800 kişi için dua etti. O tarihten bu yana birçok göçmen Avrupa’ya ulaşmak isterken Akdeniz’de hayatını kaybetti.

    Katoliklere seslenen Papa Francis, “Akdeniz’deki bu trajediler bir sembol olarak, herkesin vicdanını sorgulamaya devam edecek ve kayıtsızlık duvarını yıkarak daha birleşik bir insanlığın ortaya çıkmasını teşvik edecek. Şunu unutmayalım, Akdeniz, Avrupa’nın en büyük mezarlığı haline geldi” diye konuştu.

    Avrupa’da daha iyi bir yaşam hayal eden binlerce insan, her yıl genellikle aşırı kalabalık ve kaçakçılar tarafından yönetilen eski teknelerle Kuzey Afrika’yı terk ediyor.

    Akdeniz, dünyadaki en ölümcül göç yollarından biri olarak kabul ediliyor. Avrupalı ​​yetkililerin desteğinin eksikliğinden şikayet eden birkaç insani yardım kuruluşu, kendi gemileriyle göçmenleri kurtarmaya çalışıyor.

    Uluslararası Göç Örgütü’ne (IOM) göre, bu yıl ocak ile mayıs ayları arasında İtalya ile Malta arasında geçiş yapmaya çalışırken 500’den fazla kişi öldü.

    Göç Örgütü mart ayında yayınladığı raporunda 2020’de Akdeniz’de hayatını kaybeden göçmen sayısının 2 bin 200 olduğu işaret etti. Fakat yardım kuruluşları gerçek sayının çok daha fazla olduğunu ileri sürüyor.

    Yine Göç Örgütü’nün raporuna göre, sadece 2014’ten bu yana en 20 bin göçmen Akdeniz’de boğularak öldü.