Etiket: Göçmen

  • Yunanistan ziyaretine başlayan Papa, Avrupa’da otoriterlik ve popülizm tehlikesine dikkat çekti

    Yunanistan ziyaretine başlayan Papa, Avrupa’da otoriterlik ve popülizm tehlikesine dikkat çekti


    Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis, 3 gün sürecek temasları kapsamında Yunanistan’a geldi.

    Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu’nun daveti üzerine Yunanistan’a gelen Papa Francis, Sakelaropulu ve Başbakan Miçotakis ile bir araya geldi.

    Papa Francis, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yaptığı konuşmada, iklim krizi, koronavirüs salgını, yoksulluk ve mülteci meselesi gibi sorunlara dikkati çekti.

    Mülteci sorununa işaret eden Papa Francis, mültecileri “kardeşlerimiz” sözleriyle tanımlarken, bu sorunun kuzey ve güney arasında bir ayrıma yol açtığını söyledi.

    Avrupa’da yükselen popülizm ve otoriterliğin demokrasiye tehdit teşkil ettiğini söyleyen Papa, sağ duyu ve ortak kamu yararını teşvik etmeye yönelik yeni bir bağlılığa ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

    Avrupa’nın bu konuda ağır adımlar attığını, dayanışmanın itici gücü olmak yerine koordinasyondan uzak bir duruş sergilediğini kaydeden Papa Francis, yardıma ihtiyaç duyanlara her ülkenin kendi imkanları kapsamında destek olması gerektiğini vurguladı.

    Papa Francis, iklim krizinin yol açtığı sorunlara da dikkati çekerek, bunun mücadele edilmesi gereken ortak bir sorun olduğunu ifade etti.

    Covid-19 salgınıyla mücadelede aşının önemine de değinen Papa Francis, salgın sürecinde ortaya çıkan dayanışma ruhunun salgın bittikten sonra da kaybedilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

    Papa Francis’in Yunanistan ziyareti programında Midilli Adası da bulunuyor. Cumartesi sabahı Midilli’ye gitmesi planlanan Papa Francis’in buradaki sığınmacı kampını ziyaret etmesi öngörülüyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Güney Kıbrıs’a giden Papa Francis’e Kıbrıslı Türklerden, ‘bizi niye ziyaret etmiyorsun’ sitemi

    Güney Kıbrıs’a giden Papa Francis’e Kıbrıslı Türklerden, ‘bizi niye ziyaret etmiyorsun’ sitemi


    Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francis, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ı kapsıyan 5 günlük ziyaretine bugün başladı.

    Bu arada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 2-4 Aralık tarihlerinde Güney Kıbrıs’ta temaslarda bulunacak Papa Francis’i KKTC’ye davet etti. Vatikan’dan bu davete ilişkin şu ana kadar bir açıklama gelmedi.

    Tatar yaptığı yazılı açıklamada, Güney Kıbrıs Yönetimi’nin Papa’nın ziyaretini Türkiye ve KKTC’ye karşı siyasi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalıştığını belirterek “Bu durum, Rum yönetiminin dini inançları istismar ettiğinin yeni bir kanıtı olurken oldukça üzüntü vericidir.” ifadesini kullandı.

    “Papa Francis’in sadece Güney Kıbrıs’ı ziyaret edecek olması bizim için üzüntü kaynağı”

    Bütün dinlere ve inançlara saygıları olduğunun altını çizen Tatar, “Papa Francis’in sadece Güney Kıbrıs’ı ziyaret edecek olması da bir diğer üzüntü kaynağımızdır. Kıbrıs’ta iki ayrı halk vardır ve Kıbrıs’ta sadece Hristiyan olan Rumlar değil, Müslüman olan Türkler de yaşamaktadır. Kıbrıs’ın temel gerçeklerinden biri de budur.” ifadelerine yer verdi.

    Papa Francis’in gündeminde ne var?

    Papa Francis’in Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ı ziyaretleri sırasında düzensiz göçmenlerin sorunlarının da öncelikle gündeme gelmesi bekleniyor. Güney Kıbrıs yönetimine göre, bu yılın ilk 10 ayında adaya gelen düzensiz göçmen sayısı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 38 arttı.

    Papa Francis daha önceki konuşmalarında, AB ülkelerine düzensiz göçmenelere kapılarını açmaları ve bu kişilere daha fazla yardım etmeleri çağrısında bulunmuştu.

    Katolik dünyasının ruhani lideri Güney Kıbrıs’a ziyaretinden hemen önce Vatikan’da düzensiz göçmenlerden oluşan bir heyeti kabul etti.

    Papa Francis, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ı ziyareti sırasında resmi yetkililerin dışında Ortodoks ve Katolik dinlerinin temsilcileriyle de görüşecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya vatandaşlık almayı ve kalifiye eleman göçünü kolaylaştırıyor

    Almanya vatandaşlık almayı ve kalifiye eleman göçünü kolaylaştırıyor


    Almanya’da koalisyon kurma konusunda anlaşan Sosyalistler, Liberaller ve Yeşiller; göçmenlerin vatandaşlık almasını, kalifiye işçilerin kabulünü kolaylaştırmayı ve iltica başvurusunda bulunanların haklarını artırmayı planlıyor.

    Üç partinin imzaladığı 177 sayfalık koalisyon uzlaşmasında yeni hükümetin artık çifte vatandaşlığa izin veren bir kanun hazırlayacağı yer aldı. Halihazırda bazı istisnalar olmakla birlikte Alman vatandaşlığı almak isteyen kişilerin diğer ülke vatandaşlıklarından vazgeçmesi gerekiyor.

    Anlaşmada “Kural olarak vatandaşlık, üçüncü yıldan sonra elde edilecek bazı entegrasyon şartları ile beşinci yıldan sonra mümkün olacak,” ifadeleri yer aldı. Şu anda altıncı yıldan sonra yerine getirilen entegrasyon şartlarından sonra 8 yılda vatandaşlık alınabiliyor.

    Misafir İşçilerin çocuklarına vatandaşlık

    Yeni kanunla yabancıların Almanya’da doğan çocuklarına ebeveynlerden birinin ülkede kanuni olarak 5 yıldan fazla kalması halinde otomatik olarak Alman vatandaşlığı verilebilecek.

    Bu kanun özellikle 60’lı ve 70’li yıllarda Türkiye ve Günev Avrupa ülkelerinden gelen misafir işçilerin Almanya’da doğan çocuklarını ilgilendiriyor.

    Halihazırda ülkede onlarca yıldır yaşıyor olmasına rağmen dil sorunları ya da asli vatandaşlığını bırakmak istememeleri nedeniyle binlerce kişi vatandaşlığa geçemiyor.

    Şu andaki kanunda yer alan ve vatandaşlığa ön şart olarak sunulan “Alman yaşam tarzına uygun yaşamak” gibi muğlak ifadeler yerine yeni kanunda daha kesin kriterler yer alacak.

    Kalifiye eleman sıkıntısını aşmak için vizeler kolaylaştırılacak

    Üçlü koalisyon ekonomik canlanmanın önündeki en büyük engellerden biri olan kalifiye eleman sıkıntısını ülkeyi eğitimli göçmenler için daha cazip hale getirmeyi hedefliyor.

    Bunun için yabancıların ülkede eğitim almak ya da çıraklık okuluna gitmek için vize alması kolaylaştırılacak.

    Ayrıca ülkede geçici statü ile bulunan mülteciler daha kalıcı oturum haklarına sahip olabilecek ve ülkeye iyi entegre olabilmeleri halinde 4 ila 6 yıl içinde ailelerini de getirtebilecek.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Polonya: Belarus göçmen krizinde taktik değiştirdi, göçmenler daha küçük gruplarla sınırı geçiyor

    Polonya: Belarus göçmen krizinde taktik değiştirdi, göçmenler daha küçük gruplarla sınırı geçiyor


    Polonya Savunma Bakanı Mariusz Blaszczak, göçmen krizi yaşadıkları komşu ülke Belarus’un taktik değiştirdiğini belirterek, bu ülkenin daha küçük gruplar halindeki düzensiz göçmenleri ortak sınırda birden çok noktaya yönlendirdiğini söyledi.

    Polonya sınır muhafızları cumartesi günü 10’ar kişilik bazı grupların ortak sınırı geçme girişiminde bulunduğunu aktardı. Sınır muhafızları ayrıca ellerinde taş ve göz yaşartıcı gaz taşıyan ve sayıları 200 civarında olan bir düzeniz göçmen grubunun da yine sınırı geçme girişiminde bulunduğunu duyurdu.

    Bu haberler üzerine RMF radyo kanalına konuşan Polonya Savunma Bakanı, “Bu sorunun aylarca süreceği gerçeğine karşı hazırlıklarımız sürmeli. Şu anda küçük gruplar halinde düzensiz göçmenler birçok yerden sınırı geçme girişiminde bulunuyor.” dedi.

    Polonyalı bakan, bu sınır ihlallerini Belarus yönetiminin yönlendirildiğine dair hiçbir şüphe olmadığını ifade etti.

    Batı ülkeleri, Belarus’u, çoğunluğu Ortadoğu’dan gelen düzensiz göçmenleri, AB sınırlarından içeri sokmak için teşvikte bulunduğu gerekçesiyle suçluyor.

    Belarus Devlet Başkanı Aleksander Lukaşenko, cuma günü basına yaptığı açıklamada, Polonya sınırına giden göçmenlere kendisine bağlı güçlerin yardım etmiş olmasının ‘büyük olasılık’ olduğunu söylerken, göçmenlerin davetle getirildiği iddialarını ise kabul etmemişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunanistan’da göçmenleri kurtaran 24 yardım görevlisinin yargılandığı ‘casusluk davası’ ertelendi

    Yunanistan’da göçmenleri kurtaran 24 yardım görevlisinin yargılandığı ‘casusluk davası’ ertelendi


    Yunanistan’da 2016-2018 yılları arasında göçmenlerin bu ülkeye ulaşmasına yardım eden 20’den fazla yardım görevlisinin yargılandığı ‘casusluk davası’ ertelendi.

    Sığınmacıları kurtaran aktivistler, 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargı önüne çıkarıldı.

    Sanıklar casusluk, sahtecilik ve radyo frekanslarının yasa dışı kullanımı gibi iddialarla suçlanıyor.

    Savcılar ayrıca, sanıkların Midilli’deki yasak bölgelere girmek için sahte askeri plakalı araç kullandığını iddia ediyor.

    Ancak Midilli’deki yerel mahkemenin yargıcının, mahkemenin davayı görmeye yetkili olmadığına karar vermesi üzerine söz konusu dava askıya alındı.

    Zira sanıklardan biri avukat ve Midilli’deki yerel mahkemenin avukatları yargılama yetkisi bulunmuyor.

    Bu arada mahkeme, yeni bir duruşma takvimi de belirlenmedi.

    Davayı kınayan insan hakları grupları ise süreci ‘saçma’ ve ‘siyasi amaçlı’ olarak tanımladı.

    İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Af Örgütü ve diğer insan hakları grupları, duruşma öncesi yaptıkları açıklamada, suçlamaların düşürülmesi gerektiğini bildirdi.

    Yunanistan merkezli bir STK olan Uluslararası Acil Durum Müdahale Merkezinde (ECRI) çalışan 3 kişi, 2018 yılında tutuklanmış, bu kişilerin de içerisinde bulunduğu 24 kişiye insan kaçakçılığı, kara para aklama ve suç örgütü üyeliği gibi suçlamalar yöneltilmişti.

    Gruptakilerin 17’si yabancı uyruklu aktivistlerden oluşuyor.

    Gönüllü arama kurtarma ekibi üyelerinden İrlandalı yardım görevlisi Sean Binder ile Suriyeli mülteci Sarah Mardini, 100 gün tutukluluk süresinin ardından kefaletle serbest bırakılmışlardı.

    “Çok kızgınım.” diyen Sean Binder, “Çünkü yıllardır bekliyoruz ve daha yıllarca beklememiz gerekiyor. Duruşma öncesi (gözaltı) üç buçuk ay geçirdik ve şimdi tekrar beklemek zorundayız.” diye davanın askıya alınmasına tepki gösterdi.

    Mardini’nin Yunanistan’a girişi yasak olduğundan duruşmayı Almanya’dan izlemek durumunda kaldı.

    Hukuk uzmanlarına göre, sanıklar suçlu bulunmaları halinde sekiz yıl hapis cezasına çarptırılabilir.

    Uluslararası Af Örgütü adına duruşmaya gözlemci olarak katılan Giorgos Kosmopoulos, bu durumdan ötürü ‘hayal kırıklığına uğradığını’ söyledi.

    Kosmopoulos, “Bugün duymak istediğimiz açıkça onların masum olduklarıydı. Bunun yerine, hayatları belirsiz bir haldeyken daha fazla yargılama ve daha fazla bekleme durumu olacak.” şeklinde konuştu.

    Son birkaç yılda Avrupa genelinde Sivil Toplum Kuruluşu çalışanlarına yönelik insan kaçakçılığı dahil olmak üzere çeşitli suçlamalarla davalar açıldı.

    Benzer durumdaki yaklaşık 60 davanın çoğu ise Yunanistan ve İtalya’da açılmış durumda.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Polonya sınırına giden göçmenlerin azaltılması için Türkiye ile AB arasında anlaşma

    Polonya sınırına giden göçmenlerin azaltılması için Türkiye ile AB arasında anlaşma


    Polonya ile Belarus sınırında yaşanan göçmen krizi devam ederken, Türkiye ile Avrupa Birliği’nin bir dizi önlem üzerinde anlaştığı öne sürüldü. Buna göre Türkiye, Belarus’a giden göçmen sayısının azaltılması için daha sıkı kontrol mekanizması kuracak.

    Avrupa Birliği ve Türkiye arasında varılan anlaşmaya göre, Polonya sınırında yığılan ve AB ülkelerine gitmek isteyen göçmen baskısının azaltılması için Türkiye, Belarus uçuşlarında tek yön bilet satışına son verecek. Böylece Türkiye’den Minsk’e gitmek isteyenler çift yön bilet almak zorunda kalacak.

    Ayrıca Türk Havayolları da İstanbul’dan Minske yapacağı uçuşlarda Irak, Suriye ve Yemen gibi göçmen kaynağı ülke vatandaşlarına bilet satışlarına kısıtlama getirecek. Bloomberg’de yer alan haberde ayrıca Türk Havayolları’nın Orta Doğu ağlarının da Belarus Ulusal Havayolu Belavia tarafından kendi vatandaşları için kullanmasının da önüne geçeceği belirtildi.

    Avrupa Birliği, Polonya sınırında yaşanan göçmen krizinin daha ileri boyuta taşınmaması için özellikle Irak’tan Belarus’a yapılan uçuşlara yönelik önlem almaya çalıştı. Türkiye ile yapılan son anlaşma ile de göçmenlerin Belarus’a gitmelerinin önüne geçilmeye çalışılıyor.

    Ancak Türkiye tarafı, AB yetkililerine bu sorunla mücadele etmenin zor olduğunu vurguladı. Türk yetkililer, çoğu göçmenin uçuş ve kimlik belgelerinin tam olduğunu bu nedenle bu insanları durdurmanın güç olduğunu kaydetti.

    Havayolu şirketlerine yaptırım

    Avrupa Birliği, dün de Polonya sınırından geçmeye çalışan göçmenleri Belarus’a getiren havayolu şirketlerini kara listeye almaya ve Minsk yönetimine karşı alınacak yaptırımları Amerika Birleşik Devletleri ile koordine etmeye hazırlandığını açıkladı.

    Günlük basın toplantısında konuşan AB Komisyonu basın sözcüsü “Belarus rejimine karşı alınacak önlemlerin yaptırımlar olacağı açık ve komisyon başkanı halihazırdaki yaptırımların genişletileceğini söyledi” ifadelerini kullandı.

    Polona ile Belarus sınırındaki krizin arkasında yatan neden ne?

    Belarus’ta 2020’de yapılan seçimi Devlet Başkanı Alexander Lukaşenko açık farkla kazandı. Ancak hile iddialarıyla sokağa çıkan muhaliflere sert müdahale yapıldı.

    Binlerce kişinin tutuklanmasının ardından AB tarafı Belarus’u hedef alan bir dizi sert yaptırım uygulamaya başladı. İki taraf arasında gerilim artarken Rusya’nın desteğini alan Belarus’un Polonya sınırına göçmen akını başladı.

    Minsk yönetimi yaptırımlara tepkisini “göçmen akışını kontrol altına almak için gereken fonlardan ülkenin yoksun bırakıldığını” savunarak ve yasa dışı göçü durdurmak için yapılan anlaşmaya artık uymayacağını açıklayarak gösterdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • UHNCR: Dünyada yerlerinden edilmiş kişilerin sayısı 84 milyonu aştı

    UHNCR: Dünyada yerlerinden edilmiş kişilerin sayısı 84 milyonu aştı


    Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Temsilciliği (UNHCR), dünyada yerlerinden edilmiş kişilerin sayısının yılın ilk altı ayında muhtemelen 84 milyonu geçtiğini duyurdu.

    UNHCR, Afrika kıtasındaki çatışmaların özellikle bu sayının artmasında önemli rol oynadığını aktardı.

    UNHCR Genel Direktörü Filippo Grandi yaptığı açıklamada, çoğu kendi ülkesinde olmak üzere 2020 yılı sonu itibarıyla 82,4 milyon kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını ifade ederek, “Uluslararası camia şiddet, zulüm, insan hakları ihlallerini önlemede başarısız kaldığı için insanlar evlerini terk etmeye devam ediyor. Bunun dışında küresel ısınmanın getirdiği olumsuzluklar da insanların evlerini terk etmesine yol açıyor. ” dedi.

    UNHCR raporuna göre, yılın ilk yarısında dünyada mülteci statüsüne sahip kişilerin sayısının 20,8 milyondan fazla olduğu ve bunun bir önceki yılın tamamına oranla 172 bin artış gösterdiği kaydedildi.

    Raporda, mülteci başvurusunda bulunanların sayısının ise 237 bin artışla 4,4 milyon kişiye çıktığı belirtildi.

    Bazı verilerin henüz kendilerine ulaşmamış olabileceğine dikkati çekilen raporda, “UNHCR 2021 yılın ilk altı ayı itibarıyla yerlerinden edilmiş kişilerin sayısının 84 milyonu aştığını tahmin ediyor.” denildi.

    Bu yılın ocak ve haziran ayları içinde 33 ülkede 4,3 milyon kişinin ülke içinde evini terk etmek zorunda kaldığı hatırlatılan raporda, Kongo, Etiyopya, Afganistan, Mozambik. Myanmar, Güney Sudan ile Afrika’nın Sahel bölgesinde özellikle çok sayıda kişinin evini terk etmek zorunda kaldığı aktarıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Belarus yönetimi muhalif haber kanalını izleyenleri cezaevine gönderecek

    Belarus yönetimi muhalif haber kanalını izleyenleri cezaevine gönderecek


    Belarus yönetimi, merkezi Polonya’da bulunan muhaliflerin televizyon haber kanalı Belsat’ı “aşırı uç örgüt” olarak ilan etti. Belarus yönetiminin son açıklaması, bu ülke yasalarına göre kanalda çalışanların ve yine bu kanalı izleyenlerin 7 yıl hapis cezasıyla yargılanacakları anlamına geliyor.

    Merkezi Varşova’da bulunan ve uydu üzerinden yayın yapan Belsat, Belarus’ta devlet yayınlarına alternatif olarak muhalefetin görüşlerini yansıtıyor. Belsat için çalışan iki Belaruslu gazeteci şubat ayındaki gösterileri filme aldıkları gerekçesiyle tutuklanıp, cezaevine gönderilmişti.

    Belarus’ta yasak ilan edilen televizyon kanalının haberlerine izleyiciler uydu ve internet üzerinden ulaşabiliyor. Belarus İçişleri Bakanlığı haber kanalının “aşırı uç örgüt” ilan edilmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, internet ve uydu üzerinden izlenmesine de yasak getirildiğini duyurdu.

    Belsat yönetimi ise yasaklama kararının saçma ve anlamsız ve boşuna bir uygulama olduğunu bildirdi.

    Belarus’ta sürgündeki muhalif lider Sviatlana Tsikhanouskaya’nın danışmanı Franak Viacorka, “dünyada ilk kez bir rejim televizyon kanalının tamamını etiketledi.” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Belarus’ta 800’den fazla siyasi mahkumun olduğu tahmin ediliyor.

    Polonya ve Belarus arasında yeni gerginlik

    Bu arada Polonya Dışişleri Bakanlığı, sınır ihlalleri şikayetiyle ilgili olarak Belarus Maslahatgüzarı Alexander Chesnovsky’nin bakanlığa çağrılarak Varşova’nın rahatsızlığının dile getirildiğini duyurdu.

    Kaçak göçmenlerin Avrupa Birliği ülkelerine girişini teşvik ettiği ve bunun için Polonya sınırının kullanıldığı şikayetinde bulunan Varşova ve Minsk arasında ilişkiler son açıklamaların ardından yeniden gerginleşti.

    Polonya, Belarus’tan gelen üniformalı üç silahlı kişinin ortak sınırdan içeri 300 metre geçerek ihlalde bulunduğunu ve Polonyalı güvenlik görevlileriyle karşılaşan bu kişilerin daha sonra kendi topraklarına geri döndüklerini bildirdi.

    Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lukasz Jasina, bakanlığa davet edilen Belaruslu diplomattan bu ihlalle ilgili açıklama istendiğini ve bu tür bir ihlale karşı Varşova’nın bir daha tolerans göstermeyeceği uyarısı yapıldığını aktardı.

    AB ve Belarus arasında göçmen krizi

    Son aylarda turist vizesiyle Belarus’a gelen çok sayıda Suriye, Irak, Afganistan ve Afrika ülkelerinden gelen kişinin daha sonra Polonya ile birlikte Litvanya ve Letonya’ya yasa dışı yollarla geçmesi AB’nin sert tepkisine yol açmıştı.

    Brüksel’de geçen ay sonu düzenlenen AB zirvesinde, Belarus’taki Aleksandr Lukaşenko, “göçmenleri siyasi araç olarak kullandığı” gerekçesiyle eleştirilerek, bu ülkeye yönelik yeni yaptırımlar masaya yatırılmıştı.

    AB, düzensiz göçmenlere yönelik yasa dışı bir şekilde “geri itme” uyguladığı gerekçesiyle son dönemde Polonya’ya sert eleştirilerde bulunuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Girit Adası açıklarında Türk bandıralı yük gemisindeki 400 göçmen kurtarıldı

    Girit Adası açıklarında Türk bandıralı yük gemisindeki 400 göçmen kurtarıldı


    Yunanistan, 400 göçmen taşıyan ve tehlike mesajı veren bir yük gemisine yönelik Girit Adası açıklarında kurtarma operasyonu başlattı.

    Yunan sahil güvenlik yetkilileri yolculardan birinin Türk bandıralı geminin “Türkiye’den yola çıktığı” ifadesinde bulunduğunu belirtti.

    Yetkililer operasyonun bugüne kadar yapılan en büyük arama ve kurtarma çalışmalarından biri olduğunu ve geminin güvenli bir şekilde limana demirlediğini kaydetti. Ancak yolcuların sağlık durumu ya da uyruklarına ilişkin bilgi verilmedi.

    Motorunda arıza oluştuğu ve bu nedenle yardıma ihtiyacı olduğu için tehlike mesajı attığı belirtilen geminin İtalya kıyılarına doğru yöneldiği tahmin ediliyor. Yunanistan’ın son 18 aydır sınır ve sahil koruma devriyelerini sıkılaştırması üzerine göçmen kaçakçıları İtalya kıyılarında daha yoğun faaliyet yürütüyor.

    Yunanistan, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gitmek isteyen göçmen ve sığınmacıların ana güzergahında bulunuyor. Türkiye ile AB arasında 2016 yılında imzalanan Göç Anlaşması sonrasında Yunanistan’a ulaşmaya çalışan göçmen sayısında keskin bir düşüş yaşandı. Yine de Türk sahil güvenliği ve emniyet güçlerinden kaçmayı başaran göçmen ve sığınmacılar Yunanistan’a ulaşmak için tehlikeli yolculuğu göze almaya devam ediyor.

    Salı günü Türkiye’den Sakız Adası’na gitmek üzere 27 yolcuyla yola çıkan bir teknede bulunan üçü çocuk dört kişi boğularak yaşamını yitirmişti.

    Yunanistan Göç ve İltica Bakanı Notis Mitarakis olayla ilgili olarak “Türk makamları, suç çetelerinin göçmenlerin sömürmesini kaynağında önlemek için daha fazlasını yapmalı. Bu geçişler bile yaşanmamalı” ifadesini kullanarak Türkiye’yi suçlamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Atina’da Miçotakis’le görüşen Merkel’den ‘Türkiye ile makul ilişkiler çıkarımıza’ mesajı

    Atina’da Miçotakis’le görüşen Merkel’den ‘Türkiye ile makul ilişkiler çıkarımıza’ mesajı


    Yunanistan Başbakanı Kriyakos Miçotakis’in davetlisi olarak Atina’yı ziyaret eden Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye ile anlaşmazlıklara rağmen makul ilişkiler yürütülmesinin çıkarlarına olduğunu belirtti.

    Merkel, Miçotakis’le görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada Yunanistan ve Türkiye arasındaki sorunların birçoğunun aynı zamanda AB-Türkiye sorunu da olduğunun altını çizdi.

    Türkiye ile Batı arasında diyalog yolunu savunan Merkel, “İnanıyorum ki, bir NATO üyesi ve komşumuz olarak Türkiye’ye makul ilişkiler kurmanın, anlaşmazlığımız olduğu konularda, hatta insan haklarıyla ilgili meselelerde bile, çıkarlarımıza uygun olduğunu açıkça belirtecek şekilde davranmalıyız” ifadelerini kullandı.

    Türkiye ve Avrupa’nın kurallara uyarak sorunları çözmeleri halinde kendi konumlarını hem küresel anlamda hem de ekonomik olarak güçlendirebileceklerini kaydeden Merkel, 2015’te başlayan göçmen sorunu üzerine AB ve Türkiye arasında imzalanan Göç Anlaşması’nı hatırlatarak anlaşmanın Türkiye ile iş birliği yapılması gerektiğini gösteren bir örnek olduğunu vurguladı.

    AB’nin, mültecilerin AB’ye gelmesi yerine, kendi ülkelerine yakın bölgelerde misafir edilmesini tercih ettiğini kaydeden Merkel, AB ve Türkiye’nin göçmen sorununa ilişkin imzaladığı anlaşmanın da bu düşünce üzerine kurulu olduğunu, hem AB’ye hem de Türkiye’ye faydalı olduğunu ifade etti.

    Merkel Türkiye’nin bu noktada desteklenmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin Afganistan konusundaki endişelerini de anladıklarını belirtti ve “Biz nasıl insan kaçakçılığını ve yasa dışı göçün finanse edilmesini istemiyorsak Türkiye’nin de benzer bir hakkı vardır” diye konuştu.

    Sorunların çözümünde Uluslararası Hukuk ve Birleşmiş Milletler kararlarının temel alınması gerektiğini savunan Merkel, çok zaman alsa da zor sorunların bile diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini kaydetti.

    Miçotakis’ten Batı’ya sitem: Sakin tepkiniz gelişigüzel hareketleri teşvik ediyor

    Yunanistan Başbakanı Miçotakis ise Batı’nın Türkiye’ye karşı sakin tepkisinin kabul edilemez davranışları teşvik etmesinden endişe duyduğunu belirtti. Miçotakis “Korkaırm ki Batı’nın soğukkanlılığı Türkiye’nin gelişigüzel hareketlerini teşvik etmektedir ve artık Avrupalı prensiplere aykırı davrananlara karşı Avrupa politikalarına ve pratiğe dökülmelidir” diye konuştu.

    Kimsenin AB ile Türkiye arasında tam bir kopuş istemediğinin altını çizen Miçotakis, bunun ne Avrupa’ya, ne Yunanistan’a ve nihayetinde Türkiye’ye yararı olamayacağını kaydetti.

    Miçotakis “Yunanistan bir yandan dostluk eli uzatırken, diğer yandan egemenliğinin ve egemenlik haklarının herhangi bir şekilde ihlal edildiği hissine kapılırsa onu ilk savunan olacaktır” diye konuştu.

    Almanya geçmişte Türkiye ile ilişkilerin iyileştirilmesinin diyaloğun anahtarı olduğunu vurgulamış, Yunanistan ise diyaloğa açık olduğunu ancak benzer bir isteğin iki tarafta da olması gerektiğinde ısrarcı olmuştu.

    Türkiye’nin görüşmelere açık olduğunu belirtmesi üzerine iki taraf arasında düşük düzeyli bir dizi güven arttırıcı müzakerelere başlanmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***