Etiket: Göçmen

  • Türkiye’den İtalya’ya yatlarla göçmen taşıyan kaçakçılık çetesi çökertildi

    Türkiye’den İtalya’ya yatlarla göçmen taşıyan kaçakçılık çetesi çökertildi


    Avrupa Polis Teşkilatı Europol’ün desteğiyle yapılan bir operasyonda Türkiye’den İtalya’ya milyonlarca euro karşılığı yatlarla göçmen taşıyan bir kaçakçılık çetesi çökertildi.

    Yunanistan emniyet güçlerinden yapılan açıklamada Arnavutluk, Yunanistan ve İtalya’da 19 ocak günü yaptığı operasyonlarda yaklaşık 80 kişilik insan kaçakçılık ağına mensup 29 kişi tutuklandı. Çetenin 2020’den bu yana Türkiye ve bu üç ülkede faaliyette bulunduğu bildirildi.

    Operasyon sonucu ele geçirilen insan kaçakçılarının bugüne kadar en az bin 100 göçmeni yüz milyonlarca euro karşılığında kaçak yollardan Avrupa Birliği’ne (AB) soktuğu belirtildi.

    Nakillerin büyük çoğunluğunun Türkiye’den yatlarla İtalya’ya yöneldiği, bazı durumlarda Yunanistan ve Arnavutluk üzerine İtalya’ya geçildiği açıklandı.

    Kullanılan bazı yatların Yunanistan’ın batısındaki bölgelerden çalındığı ve çetenin Türkiye ayağında genellikle Ukraynalı balıkçıların eğitildiği ve işe alındığı kaydedildi.

    İtalyan yetkililer, Türkiye’den hareketle İtalya’nın güneyine daha az bilinen bir kaçakçılık rotasını kullanarak geçen göçmen sayısında keskin bir artış görüldüğünü belirtmişti.

    Yetkililer yatlar, lüks tekneler ve yelkenlilerle seyahatin kaçak yollardan AB’ye ulaşmak isteyenlerin daha az yakalanma olasılığının bulunduğunu ve varlıklı Afganlar, Iraklılar, Kürtler ve İranlıların yüksek meblağlar ödeyerek bu yolu kullandığını tespit etmişti.

    Kaçak yollarla AB’ye ulaşmaya çalışan mülteciler Akdeniz’de zorlu koşullarla karşılaşıyor. Geçen ay 30’dan fazla mülteci denizde boğularak can vermişti. Yunanistan açıklarında batan üç teknedeki 30’dan fazla yolcunun da kayıp olduğu sanılıyor. Yunan emniyet güçlerine göre bu kişiler İtalya’ya ulaşmaya çalışıyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Almanya Ekonomi Bakanı: İş gücündeki kıtlığın aşılması için daha fazla göçmene ihtiyaç var

    Almanya Ekonomi Bakanı: İş gücündeki kıtlığın aşılması için daha fazla göçmene ihtiyaç var


    Almanya Ekonomi Bakanı Robert Habeck, ülkenin iş gücündeki kıtlığı aşmak için daha fazla göçmen işçi almaya ihtiyacı olduğunu bildirdi.

    İş gücündeki kıtlığın ekonomideki verimliliği düşürebileceği uyarısında bulunan Alman bakan, “Bugün 300 bin işçi açığımız var ve bunun bir milyona ve daha fazlasına çıkmasını bekliyoruz. Bu açığı kapatmadığımız takdirde gerçek bir üretkenlik sorunu yaşayacağız.” dedi.

    Habeck, düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, ülkenin mühendis ve kalifiyeli işçi için gereksinimlerinin arttığını belirterek, kalifiyeli eleman ihtiyacı için gerekli hazırlıkların yapılması gerektiğini bildirdi.

    Almanya Ekonomi Enstitüsü’nün açıkladığı son rapora göre, yaşlı işçilerin emekli olması ve yerine yeteri kadar eleman gelmemesi yüzünden bu yıl işgücü 300 bin azalacak.

    Yine aynı rapora göre, gerekli önlem alınmadığı takdirde 2029’da yıllık ihtiyaç 650 bine çıkacak ve 2030 yılında daha önceki yıllardan gelen birikmeyle iş gücü kıtlığı 5 milyona yükselecek.

    Düşük doğum oranı ve düzensiz göçle birlikte işgücünün düşmesi, eskiye oranla yaşam süresi uzun emekli sayısının artması ve bu kişilerin maaşlarının ödenmesi ülkedeki emeklilik sistemi üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.

    Koalisyon hükümetini oluştururan partiler, yönetime gelmeden önce yürüttükleri müzakerelerde yurt dışından gelecek kalifiye işçilerin önündeki engelleri düşürme konusunda uzlaşırken, asgari ücretin saat başına 12 Euro’ya yükseltilmesi de içinde olmak üzere çeşitli önlemlerle istihdamı yeniden cazip hale getirmek konusunda uzlaşmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • New York’ta 19 kişinin öldüğü yangına, arızalanan elektrikli ısıtıcının neden olduğu açıklandı

    New York’ta 19 kişinin öldüğü yangına, arızalanan elektrikli ısıtıcının neden olduğu açıklandı


    New York’un Bronx kentinde bir apartmanda çıkan ve 9’u çocuk 19 kişinin ölümüne yol açan yangının bir dairedeki ısıtıcıda meydana gelen elektrik arızasından kaynaklandığı belirtildi.

    New York İtfaiye Departmanı Komiseri Daniel Nigro, düzenlediği basın toplantısında, Bronx’ın Tremont bölgesinde bulunan 19 katlı binada çıkan yangına, arızalanan elektrikli bir ısıtıcının sebep olduğunu bildirdi.

    Nigro, 9’u çocuk 19 kişinin hayatını kaybettiği olayda, yangın çıkan dairenin kapısının açık bırakılması nedeniyle dumanların hızlıca üst katları sardığını ve 60’tan fazla kişinin zehirlendiğini ifade etti.

    New York Belediye Başkanlığından yapılan bilgilendirmede ise yangında ölen çocukların 16 yaş ve altında bulunduğu, binada oturanların büyük çoğunluğunun Gambiya’dan gelen Müslümanlar olduğu kaydedildi.

    200 kişilik ekip müdahale etti

    New York şehir merkezine bağlı Bronx kentindeki binada erken saatlerde çıkan yangında mahsur kalan 63 apartman sakininin yaralandığı, 32’sinin durumunun ağır olduğu belirtilmişti.

    Nigro, düzenlediği basın toplantısında, yaralananların çoğunun yüksek katlı binanın yangın çıkan katının üzerindeki dairelerde bulunduğunu, 200 kişilik bir ekiple yangına müdahale edildiğini açıklamıştı.

    New York Belediye Başkanlığı, yangında 9’u çocuk 19 kişinin hayatını kaybettiğini, bazılarının durumları ağır olmak üzere onlarca kişinin civar hastanelerde tedavi altına alındığı bilgisini doğrulamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İsveç Başbakanı Andersson’ın evine baskın düzenleyen polis, yasa dışı çalışan göçmen kadını yakaladı

    İsveç Başbakanı Andersson’ın evine baskın düzenleyen polis, yasa dışı çalışan göçmen kadını yakaladı


    İsveç Başbakanı Magdalena Andersson’ın evine baskın yapan polis, yasa dışı olarak çalışan bir göçmen temizlik işçisi kadını gözaltına aldı.

    Başbakan Andersson, ‘tehlikeli bir işletmeci’ tarafından aldatıldığını iddia etti.

    Noel öncesi gerçekleşen baskınla ilgili Expressen gazetesine konuşan Andersson, “Doğru şeyi yapmak isteyen bizler bile tehlikeli firmalara aldanabiliyoruz.” diye konuştu.

    Başbakan, temizlik firması sahibinin, tüm çalışanlarının yasal ve bir sendika üyesi olarak belirlenen maaş ve koşullar altında çalıştıklarına dair kendisine defalarca güvence verdiğini dile getirdi.

    “Temizlik firmasıyla tüm bağlantıları kestim. Sendikalarla toplu iş sözleşmesi imzalayıp imzalamadıklarını sorduğumuzda, birkaç kez olumlu yanıt verdiler.” diyen Andersson, “Artık sorumlu kurumların olup biteni derinlemesine araştırmasını bekliyorum.” sözleriyle yetkili mercileri göreve çağırdı.

    Ayrıca Andersson, “Diğer birçok İsveçli gibi, ben de hizmet satın aldığımda her şeyin doğru ve düzgün olduğundan emin olmaya dikkat ediyorum. Ancak doğru şeyi yapmak isteyenlerin bile tehlikeli işletmecilere aldanması, çeşitli hile yöntemleriyle mücadele etmek için daha fazla siyasi adım atmaya devam etmemiz gerektiğini gösteriyor.” diye konuştu.

    Muhalefetteki Ilımlı Birlik Partisi (Moderate Party) ise bu hafta sonu ortaya çıkan skandalı ‘Städgate’ (temiz kapı) olarak nitelendirdi.

    Partinin Meclis Grup BaşkanıTobias Billström, ‘ülkenin başındaki kişinin, başbakanın böylesi bir duruma düşmesinin ciddi ve endişe verici’ olduğunu söyledi.

    “Şimdi asıl mesele, bunun tek seferlik bir olay mı yoksa benzer başka örneklerinin de olup olmadığı.” diyen Billström, üst düzey politikacıların evlerinde çalışan yasa dışı göçmenlerin, düşman dış güçler tarafından şantaj amaçlı kullanılabilecek gerçek risk olduğunu kaydetti.

    İsveç polisi, 21 Aralık’ta Andersson’ın 2011’den beri ailesiyle birlikte yaşadığı başkent Stockholm’ün dışında yer alan Nacka’daki evine baskın düzenlemişti.

    Baskında o gün evde temizlik görevlisi olarak çalışan Nikaragualı kadının ne oturma ne de çalışma izni olmadığı belirlenmişti.

    Sınır polisinin bu kadını sınır dışı etmek üzere aradığı ortaya çıkmıştı.

    Nikaragualı 25 yaşındaki temizlik işçisi kadın polise, 2020 baharında sınır dışı kararı verilmesinden sonra yasa dışı olarak çalıştığını itiraf etti.

    Kadının ayrıca 2020 sonbaharında Stockholm’deki bir mağazada hırsızlıktan suçlu bulunduğu belirlendi.

    Temizlik şirketinin yöneticisi ise kadının başka bir temizlik şirketi tarafından kendilerine taşeron olarak gönderildiğini öne sürdü.

    Ayrıca firma olarak işçi sendikalarıyla hiçbir zaman toplu iş sözleşmesi yapmadıklarını da itiraf etti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Litvanya, Iraklı göçmenlere bin euro verip ülkelerine geri gönderiyor

    Litvanya, Iraklı göçmenlere bin euro verip ülkelerine geri gönderiyor


    Belarus’tan Litvanya’ya giriş yapan 98 Iraklı düzensiz göçmene, Bağdat’a giden uçağa binip ülkelerine geri dönmeleri için bin euro ödendi.

    Litvanya İçişleri Bakanı Agne Bilotaite, bu göçmenlerin para karşılığında gönüllü olarak ülkelerine geri dönmeyi kabul ettiğini bildirdi.

    Göçmenlerin Litvanya’da kalması halinde kendilerine ne kadar mali bir yük getireceğini hesapladıklarını kaydeden Bilotaite, “Bir göçmenin bize yıllık maliyeti 11 bin euro, onlara para verip, uçaklarını ayarlayıp ülkelerine geri göndermek elbette bizim için daha karlı.” dedi.

    Göç krizi başladığından bu yana Litvanya şu ana kadar Belarus’tan gelen 500’den fazla düzensiz göçmeni sınır dışı etti.

    Litvanya’daki göçmen ağırlama merkezlerinde 3 binin üzerinde düzensiz göçmen bulunuyor.

    Litvanya, Letonya, Polonya ile birlikte AB, Belarus yönetimini düzensiz göçmenlerin Avrupa’ya geçişini planlı bir şekilde teşvik ettiği gerekçesiyle suçluyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Kanada, 401 bin yabancıya sürekli oturma izni vererek 2021 yılı hedefine ulaştığını duyurdu

    Kanada, 401 bin yabancıya sürekli oturma izni vererek 2021 yılı hedefine ulaştığını duyurdu


    Kanada, ülkedeki 401 bin yabancıya sürekli oturma izni vererek, 2021 yılı için göçmenlerle ilgili belirlediği hedefe ulaştığını duyurdu.

    Kanada Göç Bakanı Sean Fraser, ülkenin göç politikasındaki son gelişmelerle ilgili basına bilgi verdi.

    Covid-19 salgını yüzünden seyahat yasaklarına dikkati çeken Kanadalı bakan, bu yıl sürekli oturma izni alanların önemli bir kısmını daha önce geçici oturma iznine sahip kişiler olduğunu ifade etti.

    Fraser, “Geçen sene iddialı bir hedef ortaya koyduk ve bunu başardık.” dedi.

    Sınırların kapanmasının ardından 2020’de sürekli oturma izni alanların sayısı 185 bine düşmüştü.

    Kanada’nın ekonomisinin sağlıklı işleyebilmesi ve yaşlanan nüfusla ilgili sorunların aşılması için düzenli ve kontrollü göç akışı ülkenin en önemli politikalarından birisini oluşturuyor.

    Kanada’nın liberal eğilimli Başbakanı Justin Trudeau, 2015 yılında iktitara geldiğinden bu yana ülke ekonomisinin büyümesi için göç akışının sürmesi gerektiğine inanıyor.

    Yaklaşık 38 milyon nüfusa sahip Kanada, her yıl nüfusun yüzde 1 oranındaki göçmene sürekli oturma izni vermeyi hedefliyor.

    Hükümet gelecek yıl için 411 bin göçmene sürekli oturma izni vermeyi planlıyor.

    Kanada’da ekonomik veriler, son altı aydır büyümenin sürekli yükselişte olup, salgın öncesi seviyeye yaklaştığını ortaya koyuyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yunanistan açıklarında göçmen yüklü tekne battı: 1 kişi öldü, 12 kişi kurtarıldı

    Yunanistan açıklarında göçmen yüklü tekne battı: 1 kişi öldü, 12 kişi kurtarıldı


    Yunanistan’ın Folegandros Adası yakınlarında yaşanan tekne kazasında bir kişinin öldüğü, onlarca kişinin kayıp olduğu bildirildi. Göçmen dolu teknenin batması sonucu meydana gelen kazada 12 kişinin kurtarıldığı açıklandı.

    Kiklad Adalar takımının güney batısındaki Folegandros’un göçmen kaçakçılarının kullandığı olağan güzergahlardan biri olmaması dikkat çekti.

    Bölgede yürütülen arama-kurtarma operasyonuna Yunan Sahil Güvenlik ekiplerine ait dört bot, donanmaya ait iki helikopter, hava kuvvetlerine ait bir kargo uçağının yanı sıra bölgede seyir halindeki beş gemi ve üç özel teknenin katıldığı belirtildi.

    Kurtarılan 12 kişinin büyük tekneye bağlı bir şişme bota binmiş halde bulunduğu ve yalnızca iki kişinin can kurtarma yeleği giymiş olduğu kaydedildi.

    Kurtarılan yolcular yetkililere teknenin motorunda meydana geldiği ve daha sonra battığı bilgisini verdi. Ancak teknede toplam kaç yolcu bulunduğuna dair bilgiler net değil. Kurtarılanların bir kısmı toplam yolcu sayısını 32, bir kısmı ise 50 olarak bildirdi.

    Ölen ya da kurtarılan göçmenlerin kimliği ve uyruğuna dair bilgiler de henüz netleşmedi.

    Asya, Ortadoğu ve Afrika’dan Avrupa Birliği’ne varmak isteyen göçmenlerin ilk ulaşmaya çalıştığı ülkelerden olan Yunanistan’ın son dönemde denizde tespit ettiği göçmenleri Türkiye’ye geri itmesi sebebiyle, göçmenler son dönemde daha az bilinen, daha uzun ve zorlu güzergahlardan ülkeye ulaşmaya çalışıyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Eski Danimarka Göç ve Uyum Bakanı Stoejberg’ın milletvekilliği düşürüldü

    Eski Danimarka Göç ve Uyum Bakanı Stoejberg’ın milletvekilliği düşürüldü


    Danimarka Parlamentosu’nda bağımsız milletvekili olarak görev yapan eski Göç ve Uyum Bakanı Inger Stoejberg’ın milletvekilliği düşürüldü.

    Yüce Divan’da 13 Aralık’ta yargılanan ve sığınmacı 23 genç çifti ayırmaktan 60 gün hapis cezasına çarptırılan Stoejberg, parlamentodan da ihraç edilerek milletvekilliği düşürüldü.

    Danimarka Parlamentosu’nda yapılan oylamada milletvekillerin büyük çoğunluğu Stoejberg’in aleyhinde oy kullandı.

    Böylece Stoejberg, 1953’ten beri meclisten ihraç edilen 5’inci Danimarkalı milletvekili oldu.

    Dokunulmazlığı da kaldırılan Stoejberg’in 60 günlük hapis cezasının ev hapsine çevrilmesi bekleniyor.

    Danimarka’da 2015-2019 yıllarında Göç ve Uyum Bakanlığı yapan İnger Stoejberg, Suriye’de iç savaşın ardından başlayan sığınmacı krizinin yaşandığı 2015 yılında, ülkeye giren sığınmacıların ziynet eşyalarına el konulması kararının alınmasında başrol oynamıştı.

    Yabancılara yönelik sert kararları pasta keserek kutlayan Stoejberg’in başında bulunduğu Göç ve Uyum Bakanlığı, 10 Şubat 2016’da bir basın bildirisi yayınlamış ve ülkeye gelen sığınmacı çiftlerden herhangi birinin 18 yaşından küçük olması durumunda, çiftlerin birbirinden zorla ayrılacağını bildirmişti.

    Uluslararası hukuka aykırı

    Bakanlığa bağlı birimler, talimat üzerine 18 yaşından küçük sığınmacı çiftleri zorla ayırmaya başlamıştı. Zorla boşandırılan eşler, farklı sığınmacı kamplarına gönderilmişti.

    Kararın uluslararası hukuka ve Danimarka yasalarına aykırı olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte 2019 yılında hükümeti devralan Sosyal Demokrat Parti, Stoejberg’e yönelik parlamentoda komisyon kurdurmuştu. Komisyon raporu doğrultusunda 13 Aralık’ta Yüce Divan’da yargılanan Stoejberg, 60 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.

    4 Şubat muhafazakar Liberal Partisi’nden istifa eden Stoejberg, bağımsız milletvekili olarak mecliste görev yapıyordu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Akdeniz’de batan iki teknede 163 göçmen öldü, yılbaşından bu yana ölenlerin sayısı 1508’e ulaştı

    Akdeniz’de batan iki teknede 163 göçmen öldü, yılbaşından bu yana ölenlerin sayısı 1508’e ulaştı


    Uluslararası Göç Örgütü (UGÖ), son günlerde Akdeniz’de Libya açıklarında iki teknenin batması sonucu 163 düzensiz göçmenin hayatını kaybettiğini duyurdu.

    Son kayıplarla birlikte Avrupa’ya ulaşmak için yola çıkıp Akdeniz’de batan teknelerde boğularak hayatını kaybeden düzensiz göçmenlerin sayısı yılbaşından bu yana 1508’e çıktı.

    UGÖ Sözcüsü Flavio Di Giacomo, ‘yeni bir dram’ diyerek son gelişmeyi basına duyurdu. UGÖ Sözcüsü, Libya’nın başkenti Trablus yakınlarında Surman açıklarında batan ilk gemide 102, Sabratha açıklarında batan ikinci gemide ise 61 kişinin hayatını kaybettiğini aktardı.

    Sözcü, bu son batan gemide aralarında 35 kadın ve 10 çocuk olmak üzere 210 kişinin kurtarıldığını bildirdi.

    Son verilerle Akdeniz’de yılbaşından bu yana can kaybı 1508’e çıktı. Geçen yıl batan teknelerde 999 kişi hayatını kaybetmişti.

    Yılbaşından bu yana Libya sahil koruma görevlileri, Avrupa’ya ulaşmak için Akdeniz’e yasa dışı bir şekilde açılan 31 bin 500 düzensiz göçmen yakaladı. Daha önce bu rakam, 11 bin civarındaydı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Covid-19: Üretici şirketler yan etki kaynaklı tazminat riski yüzünden mültecilere aşı sağlamıyor

    Covid-19: Üretici şirketler yan etki kaynaklı tazminat riski yüzünden mültecilere aşı sağlamıyor


    Covid-19 aşısı üreten bazı şirketlerin ürünlerinin yan etkilerinden kaynaklanan yasal risklerden endişe duyduğu için mültecileri program dışında tuttuğu belirtildi.

    Küresel Aşı İttifakı İnisiyatifi’nin (Gavi) belgelerinde çok az sayıda şirketin bu riski göze alarak mülteciler için oluşturulan bölgelere aşı sağladığı kaydedildi.

    Gavi, küresel program Covax’ın mülteciler ve afetlerden etkilenen insanlar için oluşturduğu ‘insani yardım bölgeleri’nde aşıdan kaynaklı tazminat mekanizmasının olmadığına dikkat çekti.

    Gavi, esas olarak yasal kaygılar nedeniyle, şu ana kadar bu ‘bölgeden’ 2 milyondan az doz gönderildiğini söylüyor. Belgelerde belirtilen Birleşmiş Milletler verilerine göre ise yaklaşık 167 milyon insan ulusal programlardan dışlanma riskiyle karşı karşıya.

    Reuters’e konuşan bir Gavi sözcüsü, aşı üreticilerinin yasal riskleri üstlenme konusundaki isteksizliğinin mültecilere aşı sağlama girişimlerinde “büyük bir engel” olduğunu söyledi.

    Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) Küresel Aşılama Koordinatörü Mireille Lembwadio, göçmenlerle ilgili, “Onları aşısız bırakmak, virüsün ve çeşitlerinin dünyaya yayılmasına neden olabilir” dedi.

    “Ülkeler tazminat ödemekle yükümlü”

    Birleşmiş Milletler, birçok Covid-19 aşı üreticisinin, aşıların bir sonucu olarak bireylerin maruz kaldığı olumsuz olaylar için ülkelerin kendilerini tazmin etmesini şart koştuğunu söyledi.

    Ancak hükümetlerin kontrolde olmadığı yerde, bunun mümkün olmadığı biliniyor. Bu durumdan en çok etkilenenler Myanmar, Afganistan ve Etiyopya krizleri nedeniyle yerinden edilenler gibi ulusal hükümetlerin aşılama programlarının erişiminden yararlanamayan insanlar.

    Covax’ı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile birlikte işleten Gavi, başta STK’lar olmak üzere doz başvurusunda bulunanların yasal risklere katlanamayacakları durumlarda, bu stoktan teslimatların ancak aşı üreticilerinin sorumluluğu kabul etmesi halinde yapılabileceğini söylüyor.

    Gavi personelinin kasım ayı sonunda başlayacak bir yönetim kurulu toplantısı için yazdığı Reuters’in gördüğü belgelere göre, bu koşullar altında bunu yapmaya istekli olan şirketler programın aşılarının yalnızca küçük bir kısmını sağlıyor.

    Gavi, Covax dozlarının üçte ikisinden fazlasının Pfizer ve ortağı BioNTech, AstraZeneca ve Moderna’dan geldiğini söylüyor. Moderna bu konuyla ilgili yorum talebini geri çevirdi. AstraZeneca ve Pfizer, Gavi ile görüştüklerini ancak daha fazla yorum yapmaktan kaçındıklarını ifade etti. Bu üç şirket dozları daha yoksul ülkelere nispeten düşük fiyatlarla sunmaya kararlı olduklarını kaydetti.

    Çinli şirketler yasal riskleri üstleniyor

    Gavi belgelerine göre, tüm firmalar yasal sorumluluğu kabul etmedikçe, “bazı topluluklar için aşılara erişim sorun olmaya devam edecek” ve yeni krizlerin yerinden edilmiş nüfusları kapsayacak ek talep yaratacak.

    Öte yandan üç Çinli ilaç üreticisi SinoVac Biotech Ltd, Sinopharm Group Co. Ltd ve Clover Biopharmaceuticals, aşıları anılan bölgelerde yapılmasından doğacak yasal riskleri üstlenmeyi kabul etti.

    Uluslararası İlaç Üreticileri ve Dernekleri Federasyonu (IFPMA), şirketlerin yasal riskleri alabileceklerini ancak bazı firmaların aşıların nerede ve nasıl kullanılacağını tam olarak bilmeden bunu yapamayacaklarını düşündüklerini kaydetti.

    Avrupa İlaç Sanayi ve Dernekleri Federasyonu (EFPIA) mülteci kamplarında aşıların güvenlik açısından sürekli olarak izlenmesinin zor olacağını söyledi.

    “İlgisiz olanlar da aşıları suçlayabilir”

    İnsanların, konuyla ilgisiz olsalar bile sonradan ortaya çıkan sorunlar için aşıları suçlayabileceklerinden endişe ediliyor.

    Bir kaynak Reuters’e, “Bu, daha sonra aşının güvenliği ve etkinliğinin kamuoyu önünde sorgulanacağı davaların sayısında artışa yol açabilir” dedi. Kaynak, bunun da aşılara karşı şüphenin artmasına yol açabileceği ve pandemiden daha yavaş bir iyileşmeye neden olabileceğini ifade etti.

    Uluslararası Göç Örgütü’ne (IOM) göre 100’den fazla ulusal hükümet, yerinden edilmiş tüm insanlara mümkünse topraklarında aşı sunmaya söz verdi. Ancak BM örgütü, idari veya kültürel engeller nedeniyle göçmenlerin ve mültecilerin genellikle bu tür planlardan etkin bir şekilde dışlandığını söylüyor. IOM’ye göre, en az 40 ülke henüz düzensiz göçmenleri aşı programlarına dahil etmedi.

    Aşılar çok kısa sürede üretildi

    EFPIA, aşı üreticilerinin yasal endişesinin, Covid aşılarını geliştirme çabalarının ‘benzeri görülmemiş hızından’ kaynaklandığını söyledi.

    Kısa dönemde aşı geliştirilmesinden dolayı bazı yan etkiler ortaya çıktı. Onlardan biri AstraZeneca aşısını alanların bazılarında nadir görülen bir kan pıhtılaşma durumu.

    Bu noktada birçok hükümet ve uluslararası kuruluş, mağdurlara tazminat ödemek ve uzun davalardan kaçınmak için tazminat planları oluşturdu. ABD tarafından başlatılan bir acil durum yasası, ilaç şirketlerine ülkede kullandıkları Covid-19 aşılarının yan etkilerine karşı, “kasıtlı suistimal” durumları dışında yasal dokunulmazlık sağlıyor.

    Georgetown Üniversitesi’nden Profesör John T. Monahan, “Aşı üreticileri hemen hemen her ortamda yasal riskleri en aza indirmeye çalışıyorlar. Altın standart, davalara karşı tam dokunulmazlıktır” dedi.

    Bugüne kadar 5 milyondan fazla insanı öldüren pandeminin yaklaşık iki yılında, düşük gelirli ülkelerdeki insanların sadece yaklaşık yüzde 7’si bir doz Covid-19 aşısı oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***