– Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ocakta eğitim bakanlığından başbakanlığa terfi ettirdiği Gabriel Attal, genel seçimlerin Yeni Halk Cephesi isimli sol ittifakın birinci gelmesiyle sonuçlanmasının ardından, istifa açıklaması yaptı.
Yarın istifasını Macron’a sunacağını belirten Attal, diğer yandan gerektiği süre boyunca görevlerini yerine getireceğini söyledi.
Attal, istifasının reddedilmesi halinde, Paris Yaz Olimpiyatı’nın 26 Temmuz’da başlayacağını göz önüne alarak, “gerektiği sürece görevde kalmaya hazır olduğunu” dile getirdi.
‘BU GECE HİÇBİR AŞIRILIK ÇOĞUNLUK İDDİASINDA BULUNAMAZ’
Macron gibi ikinci tur öncesi Yeni Halk Cephesi isimli sol ittifak ile “aşırı sağcı” Ulusal Birlik’i (RN) aynı kefeye koyan açıklamalar yapmış ve sol ittifakın lider partisi Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) ile her türlü işbirliğini reddetmiş olan Attal, seçim sonuçlarını da “Bu gece hiçbir aşırılık çoğunluk iddiasında bulunamaz” diye değerlendirdi.
SOL İTTİFAKIN TERCİH EDİLMESİ ‘FRANSIZ RUHU’ DEĞİL Mİ?
Bunu “Fransız ruhuna borçlu olduklarını” dile getiren Attal, “Bu gece, (Macron’un ittifakı) Ensemble tahmin edilenden üç kat daha fazla sandalye kazanmış olsa da, çoğunluğu sağlayamadık” diye ekledi.
“Başbakan olmak hayatımın onuru” vurgusu yapan 34 yaşındaki Attal, Fransa’nın en genç ve eşcinsel olduğunu kamuoyuna açıklayan ilk başbakanı olmasının ardından, eski partneri Stephane Sejourne’ü dışişleri bakanı görevine getirmişti. (France 24, BBC, Dış Haberler)
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
– Fransa genel seçimlerini Yeni Halk Cephesi isimli sol ittifakın beklenmedik şekilde birinci bitirmesinin ardından gözler aşırı sağı durdurabilecek bölgelerde sol ittifakın lider partisi Boyun Eğmeyen Fransa’ya (LFI) oy verilmesi çağrısı yapmayı ve LFI ile hükümet kurmayı reddeden Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un cephesine çevrildi.
‘SEÇİM SONUÇLARINI ANALİZLE MEŞGUL’
İkinci turdan ilk sonuçların gelmesinin ardından, Fransa Cumhurbaşkanlığı açıklama yaptı.
“Şu anda son seçim sonuçlarını analiz eden Cumhurbaşkanı Macron, gerekli sonraki kararları almadan önce meclisteki resmin tamamının ortaya çıkmasını bekleyecek” denilen açıklamada şu ifadeye yer verildi.
“Cumhurbaşkanı, kurumlarımızın garantörü olarak Fransız halkının tercihine saygı duyacaktır.”
BOYUN EĞMEYEN FRANSA, BUMERANG GİBİ MACRON’U ÇARPTI
İlk sonuçlara göre hiçbir parti ya da ittifakın meclis salt çoğunluğunu elde edememesiyle Fransa belirsiz ve gerilimli bir döneme girmiş görünüyor.
Ancak birinci gelen sol ittifakın başını çeken Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinin lideri Jean-Luc Melenchon’un ilk açıklaması, “Macron, hükümeti kurma görevini Yeni Halk Cephesi’ne vermekle yükümlü” oldu. (Reuters, Dış Haberler)
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Reform yanlıları, seçimlerin, sertlik yanlıları ile radikal muhafazakarlar arasında bir yarış olduğunu ve dolayısıyla ‘ne özgür ne de adil olduğu’ değerlendirmesinde bulunuyor.
REKLAM
İran’da 1 Mart’ta yapılan Parlamento ve Uzmanlar Meclisi seçimlerine katılım, gayri resmi rakamlara göre yüzde 41 seviyesinde kaldı.
Uzmanlara göre bu, 1979’da gerçekleştirilen İran İslam Devrimi’nden bu yana en düşük katılımlı seçimlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Ülkede 2016 yılında yaklaşık yüzde 62 olan katılım oranı, 2020 Parlamento seçimlerinde yüzde 42,5’e düşmüştü.
Devlet haber ajansı IRNA, resmi olmayan verilere göre seçimlerde 25 milyon civarında vatandaşın oy kullandığını, bunun da yaklaşık yüzde 41’e tekabül ettiğini aktardı.
İçişleri Bakanlığı’nın resmi katılım oranını ve seçim sonuçlarına dair verileri günün ilerleyen saatlerinde açıklayabileceği belirtildi.
Öte yandan İçişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada, sertlik yanlısı Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin oyların yüzde 82,5’ini alarak Uzmanlar Meclisi’ne yeniden seçildiğini duyurdu.
Ilımlılar ve muhafazakarlar cuma günkü seçimden zaten uzak durmuştu.
Reform yanlıları ise, seçimlerin, sertlik yanlıları ile radikal muhafazakarlar arasında bir yarış olduğunu ve dolayısıyla ‘ne özgür ne de adil olduğu’ değerlendirmesinde bulunmuştu.
Ülkenin ilk reformist Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi de cuma günü oy kullanmayan kişiler arasındaydı.
İran’da, milletvekili seçimleri dört yılda bir, Uzmanlar Meclisi seçimleri ise sekiz yılda bir gerçekleştiriliyor.
İran Meclisinde bulunan 290 sandalye için ülke genelinde 15 binden fazla aday yarışırken Uzmanlar Meclisindeki 88 sandalye için ise 144 aday seçimlere katılmıştı.
‘Uzmanlar Meclisi’ dini lideri atamak ve görevden almak gibi önemli görevlere haiz dini bir organ olarak görev yapıyor. Buradaki isimlerin çoğunun dini lider Ayetullah Ali Hamaney’e yakın isimler olduğu belirtiliyor.
Petrol ve doğal gaz rezervleri açısından dünyanın en zengin ülkelerinden olan ancak dış yaptırımlar nedeniyle ekonomik krizin pençesinde olan 87 milyon nüfuslu ülkede yaklaşık 61 milyon kayıtlı seçmen bulunuyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Pakistan’da ulusal basının paylaştığı resmi olmayan sonuçlara göre, ülke genelinde İmran Han öncülüğündeki Pakistan Adalet Hareketi’nin desteklediği (PTI) bağımsız milletvekilleri yarışı önde götürüyor.
REKLAM
Pakistan’da dün yapılan ve şiddet olayları, internet ile cep telefonu hizmetlerinin askıya alınması ve eski Başbakan İmran Han’ın yarıştan diskalifiye edilmesiyle gölgelenen genel seçimlerin sonuçlarının açıklanması geciktirildi.
Ancak Pakistan medyasının verilerine göre yarış, eski Başbakan Navaz Şerif liderliğindeki Pakistan Müslüman Ligi-Navaz (PML-N) ile tutuklu eski Başbakan İmran Han’ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI) destekli bağımsız milletvekilleri arasında başa baş rekabet sahne oluyor.
Ülkede seçim sonuçlarının açıklanmasının gecikmesi alışılmış bir durum değil.
Ulusal medya ise İmran Han öncülüğündeki PTI destekli bağımsız milletvekillerinin ‘zafer’ kazandığını aktarıyor.
Pakistan Seçim Komisyonu Başkanı yaptığı ilk açıklamada, sonuçların cuma günü erken saatlerde gözetim organına iletileceğini ve sonrasında kamuoyuna açıklanacağını dile getirmişti. Ancak bu gerçekleşmedi.
Ordu destekli geçici hükümetin İçişleri Bakanlığı, gecikmenin “güvenlik önlemlerinden kaynaklanan bağlantı eksikliği” ile ilişkili olduğunu iddia etti.
Bununla birlikte ulusal basının paylaştığı resmi olmayan sonuçlara göre, ülke genelinde PTI’nın bağımsız milletvekilleri seçimi önde götürüyor.
Halen cezaevinde bulunan Han’ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, PTI destekli bağımsız milletvekillerinin seçimleri açık ara önde götürdüğü kaydedildi.
Ancak Reuters haber ajansı saat 06.00 itibariyle Pakistan Seçim Komisyonu’nun (ECP) Ulusal Meclis’teki 265 sandalyenin 47’si için kısmi sonuç açıkladığını aktardı.
Buna göre Şerif’in başında bulunduğu PML-N 17, hapisteki eski Başbakan İmran Han’ın destekçileri ise 14 koltuk kazandı.
ECP’nin açıklamasına göre suikasta kurban giden eski Başbakan Benazir Butto’nun oğlu Bilaval Butto Zardari’nin liderliğindeki Pakistan Halk Partisi’nin (PPP) ise 12 sandalye elde etti.
İmran Han’ın ‘yolsuzluk’ iddiaları dahil çeşitli suçlamalarla hapiste olması ve partisi Pakistan Adalet Hareketi’nin seçimlere katılmasının yasaklanması nedeniyle destekçileri bağımsız olarak yarıştı.
Analistler seçimin net bir galibinin olmayabileceği, bunun da bir yandan ekonomik krizden çıkmaya çalışan, diğer yandan derin bir şekilde kutuplaşmış siyasi ortamda artan şiddet eylemleriyle boğuşan ülkenin mevcut sıkıntılarını daha da arttıracağı değerlendirmesinde bulunuyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Pakistan’da kayıtlı 127 milyon seçmen, 8 Şubat perşembe günü genel seçimler için sandık başına gidiyor.
REKLAM
Nükleer silah sahibi 241 milfyon nüfuslu ülkede on yıllardır devam eden ekonomik kriz, Uluslararası Para Fonu (IMF) bünyesinde uygulanan ağır kurtarma programı, yüksek enflasyon ve diğer sorunlara rağmen manşetler, son seçimin galibi eski Başbakan İmran Han’ın hapse atılmasını ilk sıraya taşıyor.
76 yıllık ülke tarihinde ordunun yönetime el koyması, sıkıyönetim, siyasi çalkantılar, militan grupların yükselişi ve Hindistan’la savaşların gölgesindeki 12’inci seçim yapılıyor.
Parlamento’nun alt kanadında (Ulusal Meclis), kadınlar ve azınlıklar için ayrılan 70 sandalye dahil toplam 266 sandalyeden pay almak için 44 siyasi parti yarışıyor.
Yasalar gereği, seçimden sonra yeni parlamento bir başbakan seçecek. Hiçbir partinin salt çoğunluğu sağlayamaması halinde ise mecliste en çok sandalyeye sahip parti, koalisyon hükümeti kurabilir.
Yarışta kimler yer alıyor?
Kadınların rolünün sembolik olmaktan öteye gidemediği Pakistan siyasetine erkeklerin yanı sıra üç parti hakim.
Bunlar; Pakistan Müslüman Ligi-Navaz (PML-N), Pakistan Tahrik-i İnsaf (Pakistan Adalet Hareketi / PTI ) ve Pakistan Halk Partisi (PPP).
En büyük parti PML-N. Oy pusulasında iki eski başbakan, Navaz Şerif ile kardeşi Şahbaz Şerif yer alıyor.
Siyasi bir hanedanın (ailenin) üyesi olan Bilaval Butto Zerdari liderliğindeki PPP ise ülkenin güneyinde bir güç tabanına sahip.
Bilaval Butto Zerdari’nin her ne kadar başbakanlık için yeterli oyu alması pek mümkün görünmese de Navaz Şerif liderliğindeki bir koalisyon hükümetinin parçası olabilir.
Ancak Pakistan’da kamuoyunun gündeminde asıl PTI’nin kurucusu, eski efsanevi kriket oyuncusu ve İslamcı siyasetçi İmran Han’ın oy pusulasında yer almaması bulunuyor.
Pakistan’da yolsuzluk iddiaları ve davalarının başbakanların peşini bırakmaması bir norm haline gelmiş birçok lider tutuklanmış, diskalifiye edilmiş ya da görevden alınmış olsa da eski Başbakan İmran Han’a karşı yürütülen yasal sürecin yoğunluğu daha önce görülmüş türden değil
Han halihazırda cezaevinde ve üçü geçen hafta olmak üzere şu ana kadar hakkında dört mahkumiyet kararı verildi. Bu nedenle seçimlere katılması ve kamu görevinde bulunması da yasaklanmış durumda.
Günler içerisinde 10 yıl, 14 yıl ve son olarak 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hakkında açılan 150’den fazla dava devam ediyor.
Partisi PTI, kampanya için adil bir şans tanınmadığını belirtiyor.
Muhafazakar Müslüman ülkenin bir bölümüne hitap eden küçük çağlı, dini siyasi partilerin çoğunluğu elde etme şansı yok ama onlar da koalisyon hükümetinin bir parçası olabilirler.
Pakistan ordusu ise oy pusulalarında yer almasa da perde arkasındaki gerçek ve tek güç sahibi.
Güney Asya ülkesinin 76 yıllık tarihinin yarısından fazlasında ülkeyi ordu yönetti. Hükümet kararlarının çoğunda yine son sözü hep asker söyledi.
Yeni hükümeti bekleyen asıl konular neler?
Yeni hükümetin uzun bir yapılacaklar listesi bekliyor olacak. Bunlar;
REKLAM
Ekonomiyi düzeltmek, Taliban yönetimindeki komşu Afganistan’la ilişkileri rayına oturtmak, çöken altyapıyı onarmak ve süregelen elektrik kesintilerini çözmek. Bir de bunlara ilaveten dini ve ayrılıkçı militan grupları kontrol altına almak.
Pakistan, döviz rezervlerini desteklemek ve temerrüde düşmemek için Uluslararası Para Fonu ile Çin ve Suudi Arabistan gibi zengin müttefiklerinin ülkeye milyarlarca dolar finansman sağladığı kurtarma paketlerine bel bağlamış durumda. Temmuz 2023’te uzun süredir beklenen 3 milyar dolarlık kurtarma paketini onaylayan IMF, bu yıl da yüzde 24 civarında seyreden yüksek enflasyonun devam edeceği ve yoksulluk seviyesinin artacağı uyarısında bulundu.
Dünyanın geri kalan birçok ülkesi gibi Pakistanlılar da artan hayat pahalılığı ile boğuşuyor. Halk, geceleri gaz kesintileri ve saatler süren elektrik kesintileri ile mücadele ediyor. Şu ana kadar hiçbir hükümet elektrik krizini çözemedi.
Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Taliban örgütü yöneticileriyle ilişkiler, Pakistan’ın ülkede yasa dışı olarak yaşayan ve aralarında yaklaşık 1,7 milyon Afgan’ın da bulunduğu yabancıları tutuklama ve sınır dışı etmeye başlamasının ardından bozuldu. İki komşu düzenli olarak sınır ötesi militan saldırılarından birbirlerini sorumlu tutuyor ve çatışmalar genellikle önemli geçitleri kapatıyor.
Pakistan, 2022 yazında 1,700 kişinin ölümüne, bir noktada ülkenin üçte birinin sular altında kalmasına ve milyarlarca dolarlık hasara neden olan sel felaketiyle harap oldu.
REKLAM
İngiltere merkezli Islamic Relief isimli yardım kuruluşuna göre, hasar gören ve yıkılan evlerin sadece yüzde 5’i tamamen yeniden inşa edilebildi.
Pakistan Talibanı (Tahrik-i-Tulebayı Pakistan), hükümeti devirmek ve İslami bir halifelik kurmak için yeniden savaşa başladı.
Öte yandan ülkenin güneybatısında Beluç ayrılıkçılar bağımsızlık ve ülke kaynaklarından daha fazla pay istiyor. Beluç silahlı gruplar zaman zaman güvenlik güçlerine saldırıyor.
Atmosfer nasıl?
Pakistanlıların çoğu yıllardır devam eden siyasi çekişmeler ve yaşam standartlarında hiçbir iyileşme olmamasından bıkmış durumda. Sokaktaki insanlar, bu seçimden sonra da işlerin farklı olacağına inanmadığını söylemekten çekinmiyor.
İmran Han’ın adaylıktan diskalifiye edilmesi, ‘sadakatlerini sandıkta gösterme’ sözü veren destekçilerini çileden çıkardı. Ancak Han ve takipçileri üzerindeki yoğun yasal ve güvenlik baskısı onları ağır biçimde yıpratmış halde.
REKLAM
Ayrıca PTI seçmenlerinin tamamının sandığa gidip gitmeyeceği belli değil.
Analistlere göre oylarının adil bir şekilde sayılacağının garantisi yok.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, aralarında Avrupa Birliği ve yabancı elçiliklerin de bulunduğu 92 uluslararası seçim gözlemcisinin görev yapacağını açıkladı.
Kamuoyunun hissiyatını şekillendiren bir diğer faktör de, hapis cezası çekmemek için dört yıl yurtdışında sürgünde kalan ve Ekim 2023’te Pakistan’a dönen eski Başbakan Navaz Şerif’in gelişi oldu.
Dönüşünden birkaç hafta sonra hakkındaki mahkumiyet kararları bozuldu ve dördüncü kez göreve gelme şansını elde etti.
REKLAM
Yıllar süren tartışmalara rağmen, büyük bir popülariteye sahip. Uzmanlara göre, Navaz Şerif’in başbakanlığa giden oldukça düz bir yolu var gibi görünüyor.
Pakistan’a yumuşak ama hızlı geri dönüşüyle Navaz Şerif ve önünde aşılmaz gibi görünen yasal engelleri bulunan İmran Han, seçim yarışının öne çıkan iki ismi.
Bu, mevcut şartlarda birçok kişiyi Navaz Şerif’in kazanmasının neredeyse kesin olduğuna inandırıyor.
İnsan hakları örgütleri seçimin özgür ya da adil olma ihtimalinin düşük olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, Han’ın 2022’de devrilmesinden bu yana yapılan tüm siyasi ‘saçmalıkların’ düzen karşıtı duyguları körüklediği uyarısında bulunuyor.
Bu da seçmenler arasında giderek artan bir ilgisizliği besliyor ve seçimin güvenilirliğini daha da zayıflatacak düşük bir katılım riski oluşturuyor.
REKLAM
Hoşnutsuzluk ve bölünmelerin ortasında, Pakistan’da anlamlı değişiklikler üzerinde anlaşacak ve çalışacak güçlü bir koalisyon kurmak ise hayli zor olacak.
Pakistan’da patlamalar : 24 ölü
Bu arada seçimlere saatler kala yerel yetkililer ülkenin güneybatısındaki Belucistan eyaletinde seçim adaylarının ofislerinin yakınında meydana gelen iki patlamada 24 kişinin öldüğünü ve onlarca kişinin yaralandığını belirtti.
Yetkililer yaptıkları açıklamalarda, oy verme kabinlerinde güvenliği artırdıklarını bildirdi.
İlk saldırının Pişin bölgesinde bağımsız bir adayın seçim ofisi yakınlarında meydana geldiği ve 14 kişinin ölümüne neden olduğu belirtildi.
Belucistan Eyalet Enformasyon Bakanı’na göre, Qilla Saifullah kasabasında meydana gelen ikinci patlama, dini bir parti olan Cemiyeti Ulemayi İslam’ın ofisinin yakınında gerçekleşti.
REKLAM
Buradaki patlamada da 10 kişinin yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Saldırının kim ya da kimler tarafından gerçekleştirildiği henüz bilinmezken olayın sorumluluğunu üstlenen de olmadı.
Bir Seçim Komisyonu sözcüsü yaptığı açıklamada “Seçim Komisyonu, Belucistan Genel Sekreteri ve Genel Müfettişinden acil rapor istedi ve olayların arkasındakilere karşı harekete geçmeleri talimatını verdi” ifadesini kullandı.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Gezegendeki nüfusun neredeyse yarısına ev sahipliği yapan onlarca ülkede 2024 yılında genel seçimler yapılacak. Bununla birlikte oy kullanma hakkını kullanan vatandaşların sayısının çokluğu, pek de iyiye işaret etmiyor. Öyle ki bu yıl, en sağlam demokrasiler bile bir anlamda test edilecek.
REKLAM
Bu yıl, dünya genelinde 50’den fazla ülkede halk, seçimler için sandık başına gidecek.
2024 yılında başta Türkiye’deki yerel seçimler ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki başkanlık seçimleri olmak üzere 50’den fazla ülkede, yüz milyonlarca insan oy kullanmak üzere sandığa gidip vatandaşlık görevini yerine getirecek.
Siyaset uzmanlarına göre seçimler, otoriter eğilimli liderlerin elini daha da güçlendirecek gibi görünüyor.
Rusya, Tayvan, ve İngiltere’den, Pakistan, Hindistan, El Salvador ve Güney Afrika’ya kadar birçok ülkede başkanlık ve meclis seçimi yarışları olacak.
Bu seçimlerin insan hakları, ekonomi, uluslararası ilişkiler ve istikrarsız dünyada barış beklentileri üzerinde büyük etkileri bulunuyor.
Analistlere göre bazı ülkelerde oylamalar ne bağımsız ne de adil olacak.
Birçok ülkede muhalif adayların önündeki engeller, yorgun seçmenler, manipülasyon ve dezenformasyon potansiyeli, demokrasinin kaderini kampanyaların merkezine oturtmuş durumda.
ABD
ABD’de Başkan Joe Biden ile selefi Donald Trump arasında olası bir “rövanş”, 2024 seçim takviminde büyük önem taşıyor. Zira Trump’ın kasım ayındaki (muhtemel) zaferi belki de en büyük küresel joker olacak.
Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House Direktörü Bronwen Maddox ise, o tarihten önceki yüksek riskli oylamaların da uzak bölgelerde seçmenler arasındaki “memnuniyetsizlik, sabırsızlık ve tedirginlik ruh halini” ölçeceği değerlendirmesinde bulunuyor.
Küresel etkisi olan oylamalar
Tayvan
Tayvan’da devlet başkanlığı ve 113 üyeli yasama organı seçimlerinin cumartesi günü Çin’in yoğun baskısı altında gerçekleşecek olması, sonucu Asya-Pasifik bölgesinin büyük bir bölümü ve ABD için önemli kılıyor.
Pekin, kendi toprağı olarak gördüğü ve kendi kendini yöneten adayı ilhak etmek için askeri güç kullanma tehdidini yineliyor ve oylamayı “savaş ile barış arasında bir seçim” olarak tanımlıyor.
Bangladeş
Dünyanın en uzun süre görev yapan kadın lideri olan Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina, muhalefet partilerinin boykot ettiği ve öncesinde şiddet olaylarının yaşandığı bir seçimle 7 Ocak’ta üst üste dördüncü dönemini kazandı.
Hasina’nın Avami Birliği Partisi, yüzde 40 gibi düşük bir katılım oranıyla yeniden seçildi. Muhalefetin bastırılması ise siyasi kargaşayı tetikleme riski taşıyor.
Hindistan
Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan’da 2024 yılı ortalarında yapılacak genel seçimler, sağcı Hindu milliyetçisi Bharatiya Janata Partisi’nden Başbakan Narendra Modi’ye üst üste üçüncü bir dönem daha kazandıracak gibi görünüyor.
Destekçilerine göre Modi, onlarca yıllık yolsuzlukları temizleyen ve Hindistan’ı yükselen bir küresel güç haline getiren siyasetin dışından bir isim. Eleştirmenler, Hindu milliyetçilerinin basına ve ifade özgürlüğünün bitme noktasına gelmesinin yanı sıra dini azınlıklara yönelik saldırıların da onun gözetiminde ‘küstahça’ arttığı eleştirisini yöneltiyor.
El Salvador
İktidarını korumaya çalışan bir diğer lider de, şiddet yanlısı sokak çetelerini bastırmak için olağanüstü hal yetkilerini kullanarak geniş bir halk desteği kazanan El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele.
Partisinin atadığı kişiler tarafından yönetilen bir Yüksek Mahkeme, başkanların iki dönem üst üste görev yapmasını yasaklayan anayasaya rağmen Bukele’nin 4 Şubat’ta aday olmasına izin verdi. Yabancı hükümetler, bazı sivil hakların askıya alınmasını eleştirse de Bukele’nin ciddi bir rekabetle karşılaşması beklenmiyor.
Meksika
Meksika, 2 Haziran’da ya Devlet Başkanı Andres Manuel Lopez Obrador’un himayesindeki eski Mexico City Belediye Başkanı Claudia Sheinbaum ya da eski bir muhalefet senatörü olan Xochitl Galvez olmak üzere ilk kadın başkanını seçmeye hazırlanıyor. Kazanan, uyuşturucuyla bağlantılı şiddetin ürkütücü boyutlara ulaştığı ve ordunun giderek daha etkili olduğu Güney Amerika ülkesini yönetecek.
REKLAM
Endonezya
Güneydoğu Asya’nın en büyük demokrasisi Endonezya’da seçmenler 14 Şubat’ta Devlet Başkanı Joko Widodo’nun halefini seçecek. Kamuoyu yoklamaları, sağcı bir milliyetçi olan Savunma Bakanı Prabowo Subianto ile iktidar partisinin adayı eski Orta Java Valisi Ganjar Pranowo arasında başa baş bir yarış olduğunu gösteriyor.
Pakistan
Pakistan’da 8 Şubat’ta yapılması planlanan parlamento seçimleri ülkenin güçlü ordusunun gözetimi altında gerçekleşecek. Popüler bir muhalif figür olan eski Başbakan İmran Han hapiste ve seçim yetkilileri Han’ın adaylığını engelledi.
Rakibi, üç kez başbakanlık yapmış olan Pakistan Müslüman Birliği lideri Navaz Şerif’in yolsuzluk mahkumiyetlerinin bozulmasının ardından oy pusulasında yer almasına izin verildi. Ayrıca eski Dışişleri Bakanı Bilaval Butto Zerdari liderliğindeki Pakistan Halk Partisi de yarışlardaki yerini alıyor.
Analistler seçimin muhtemelen sallantılı bir hükümet çıkaracağı görüşünde. Seçim, Taliban kontrolündeki komşu Afganistan ile ilişkilerin kötüleşmesi ve Pakistan güvenlik güçlerine yönelik ölümcül saldırılar nedeniyle ertelenebilir.
Popülizm Avrupa’da zirve mi yaptı?
Avrupa’da, kıtanın ekonomik istikrarsızlık ve yaşanan kitlesel göçle karşı karşıya kalmasıyla popülizm geniş zemin kazandı. Haziran ayında yapılacak 27 üyeli Avrupa Parlamentosu seçimleri, geleneksel partilerin, birçoğu Ukrayna’ya askeri desteğe şüpheyle yaklaşan popülist rakiplerini alt edip edemeyeceklerinin bir işareti olacak.
REKLAM
Slovakya, Polonya
Geçen yıl yapılan ulusal seçimler karışık sinyaller vermişti. Örneğin Slovakya’da Rusya yanlısı popülist Başbakan Robert Fico seçilirken, Polonya’da seçmenler, muhafazakar hükümeti, Brüksel yanlısı merkezci Donald Tusk liderliğindeki koalisyonla değiştirdi.
Siyasi danışmanlık şirketi Eurasia Group’tan Mücteba Rahman, 2019’da yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde popülist bir çoğunluğun çıkmayacağını ancak “merkezin son oylamaya kıyasla zemin kaybedeceği” öngörüsünde bulunuyor.
İngiltere
Eski AB üyesi İngiltere’de popülizm, 2016 Brexit referandumu ve eski Başbakan Boris Johnson’ın çalkantılı döneminde zaten zirve yapmıştı. Birleşik Krallık’ta bu yıl yapılacak genel seçimler, iktidardaki Muhafazakarlar ile 14 yıl aradan sonra yeniden iktidara gelmeye çalışan ve kamuoyu yoklamalarında açık ara önde olan merkez sol İşçi Partisi’ni karşı karşıya getirecek.
Afrika’da demokrasinin karşılaştığı zorluklar
Dünyanın en hızlı büyüyen kıtası Afrika’yı yeniden şekillendiren güçler arasında iklim değişikliği, Ukrayna savaşı nedeniyle tahıl tedarikinin sekteye uğraması ve Çin ile Rusya’nın artan ilgisi yer alıyor.
Nijer ve 2023’te Gabon dahil 2020’den bu yana sekiz Batı Afrika ülkesinde askeri darbe oldu.
REKLAM
Senegal
Senegal bölgede istikrarın kalesi olarak görülüyor. Cumhurbaşkanı Macky Sall’in görevi bırakmasının ardından 25 Şubat’ta yapılacak seçimler ülkenin siyasi dayanıklılığının bir göstergesi olarak görülüyor.
Muhalefet lideri Ousmane Sonko destekçileri hükümeti, ölümcül protestolara yol açan bir dizi yasal dava ile Sonko’nun adaylığını engellemeye çalışmakla suçluyor.
Eurasia Group analisti Tochi Eni-Kalu, cumhurbaşkanlığı seçiminin “önceki yılların normlarına dönüşü işaret edebileceğini ya da daha değişken bir siyasete doğru kalıcı bir kayışın sinyalini verebileceğini” belirtiyor.
Güney Afrika
Güney Afrika’da mayıs ve ağustos ayları arasında yapılacak parlamento seçimlerinin siyasi arka planını zor durumdaki ekonomi, elektrik kesintileri ve yüzde 32’lik işsizlik oranı oluşturuyor. Seçmenlerin hayal kırıklığının üstesinden gelmek, uzun süredir iktidarda olan Afrika Ulusal Kongresi (ANC) için zorlu bir süreç olacak. ANC, 1994 yılında ülkenin ırkçı apartheid sisteminin sona ermesinden bu yana cumhurbaşkanlığı ve Meclis’te çoğunluğu elinde tutuyor. Ancak parti 2021 yerel seçimlerinde daha önce elde ettiği oyların yarısından azını kazanabildi. Parti desteğinin yüzde 50’nin altına düşmesi halinde, milletvekillerinin Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa’yı yeniden seçmesini sağlamak için bir koalisyon kurulması gerekecek.
Güney Sudan
Dünyanın en genç ülkelerinden Güney Sudan, uzun süredir ertelenen ilk seçimlerini aralık ayında gerçekleştirmeyi planlıyor. Oylamanın önemli bir dönüm noktasını temsil etmesi öngörülse de mevcut koşullar altında tehlikelerle dolu ve başarısızlığa açık süreç olabilir.
REKLAM
Güney Sudan’daki BM misyonunun başında bulunan Nicholas Haysom, geçen ay Güvenlik Konseyi’ne verdiği brifingde, seçmen kayıt detayları, bir güvenlik planı ve anlaşmazlıkları çözmenin bir yolunun, “Güney Sudan vatandaşları için güvenilir ve kabul edilebilir sayılan” özgür seçimleri sağlamak için gereken eksik unsurlar arasında olduğunu söyledi.
Sonucu önceden belli seçimler
Rusya
Rusya’da mart ayında yapılacak başkanlık seçimlerini kimin kazanacağına dair şüphe yok gibi. Devlet Başkanı Vladimir Putin, beşinci dönem için çıktığı yolda göstermelik bir muhalefetle karşı karşıya. Başlıca rakipleri ya hapiste, ya sürgünde ya da hayatını kaybetti. Ukrayna ile barış isteyen siyasetçi ise Rusya Seçim Komisyonu tarafından diskalifiye edildi.
Belarus
Aleksander Lukaşenko liderliğindeki Belarus’ta da Rusya’ya benzer bir durum söz konusu. Lukaşenko hükümeti, tartışmalı 2020 seçimlerine karşı düzenlenen protestoları bastırdı. O tarihten bu yana ülkenin 25 Şubat’ta ilk parlamento seçimini yapması bekleniyor. Binlerce muhalif hapiste ya da ülkeden kaçmış durumda.
“Her şeye rağmen sandığı çekici görüyorlar”
Chatham House Direktörü Bronwen Maddox, tüm sorunlarına rağmen yine de demokratik idealin, otoriter liderler için bile bir çekiciliğe sahip olduğunu dile getiriyor ve ekliyor:
“Seçim yapmayı tercih etmeleri, özgür bir oylamaya sahip olduklarını iddia etmelerinin değerini gördüklerini gösteriyor.”
REKLAM
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Kayıtlı 37,4 milyon seçmenin oy kullanacağı genel seçimlerde 350 milletvekilinin yanı sıra Senato’nun 265 sandalyesinin 208’inin yeni sahibi belli olacak.
İspanya’da halk, gelecek dört yıl boyunca ülkeyi yönetecek merkezi hükümeti belirleyecek genel seçimler için oy vermeye başladı.
Seçimlerde Başbakan Pedro Sanchez liderliğindeki Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) iktidarı kaybetmesi ve diktatör Franco döneminden bu yana, yani 50 yıl aranın ardından aşırı sağın ilk kez koalisyon ortağı olması büyük bir ihtimal olarak görülüyor.
Kayıtlı 37,4 milyon seçmenin oy kullanacağı genel seçimlerde 350 milletvekilinin yanı sıra Senato’nun 265 sandalyesinin 208’inin yeni sahibi belli olacak.
Ancak katılımın yaz dönemi olması hasebiyle yüzde 70’lerde kalacağı öngörülüyor.
Oy verme işlemi yerel saatle sabah 09’da başladı ve çıkış anketlerinin açıklanacağı akşam 20.00’de sona erecek.
Uzmanlar, kazanan tarafın bir milyondan az oyla ya da parlamentoda 10’dan az sandalye sayısıyla belirlenmesinin beklendiğini belirtiyor.
Sanchez, mayıs ayındaki yerel seçimlerde solun hezimete uğramasının ardından seçimleri erkene almıştı.
Siyaset bilimciler, “rakiplerini yanıltmak için oynadığı kumarın” ters tepebileceği ihtimalini göz ardı etmiyor.
Kamuoyu yoklamaları seçimleri Alberto Nunez Feijoo öncülüğündeki ana muhalefetteki merkez sağ Halk Partisi’nin (PP) kazanacağını gösteriyor.
Ancak yeterli çoğunluğa ulaşamayacağı ve hükümeti kurmak için de Santiago Abascal liderliğindeki aşırı sağcı Vox ile koalisyon ortağı olması öngörülüyor.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde 1970’lerde Francisco Franco diktatörlüğünün sona ermesinden bu yana ilk kez aşırı sağcı bir parti hükümette yer almış olacak.
İspanyollar tam tatil dönemi ve aşırı sıcaklar nedeniyle sandığa gitmeye karşı çıkıyordu.
Posta yoluyla oy kullanan seçmen sayısı ise 2,47 milyonu geçti. Bu, tüm zamanların rekor rakamı olarak kayıtlara geçti.
Sonuçlar, Feijoo ya da Sanchez’in koalisyon hükümeti kurmak için yeterli sayıda küçük partinin desteğini alıp alamayacağına bağlı.
Mevcut başbakanın azınlıktaki Sosyalist hükümeti halihazırda pazar günkü seçimlerde Sumar platformu altında yarışan aşırı solcu Unidas Podemos ile koalisyon halinde.
Bu iki partinin oluşturduğu koalisyon, meclis azınlığıyla ülkeyi yönetiyor.
Ötenazi, transseksüel hakları, kürtaj ve hayvan hakları konularında ilerici yasalar çıkaran PSOE, kampanyasında, seçmenlere anti-feminist, aile değerleri odaklı Vox’un bir sonraki hükümetin parçası olması halinde tüm bu hakların geri alınabileceği uyarısında bulundu.
Ülkede yeni hükümetin kurulması, haftalar ya da aylar sürebilecek ve hatta yeni seçimlerle sonuçlanabilecek oldukça karmaşık müzakere sürecine bağlı.
Bu tür bir belirsizlik, halihazırda Avrupa Birliği’nin altı aylık dönem başkanlığını yürüten Madrid’in etkinliğini ve AB Covid kurtarma fonlarını harcamasını olumsuz etkileyebilir.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Yunanistan’da genel seçimler sonucunda mecliste 151 sandalyeyi kazanan parti tek başına iktidar olurken, hiçbir partinin bu sayıya ulaşamaması halinde Cumhurbaşkanı en çok oyu alan parti liderini hükümeti kurmak üzere görevlendirecek.
Hükümet kurulamazsa Cumhurbaşkanı sırayla en çok oy olan ikinci ve üçüncü parti liderlerine görevi verecek. Liderlerin hükümeti kurmaları için üçer günlük süreleri olacak.
Bu aşamada da hükümet kurulamazsa Cumhurbaşkanı tüm siyasi parti liderlerini bir araya getirecek. Bu süreçte de başarısız olunması halinde, tüm partilerin katılımıyla kurulacak geçici bir hükümetle, seçmenler haziran ayında yeniden sandığa gidecek.
İkinci tur yerine “tekrar” olarak adlandırılan bu seçimde, ilk seçimde alınan oy oranına bakılmaksızın tüm parti ve bağımsız adaylar bir kez daha oy pusulalarındaki yerlerini alacak.
Seçimlerin “tekrar” edilmesi halinde “bonus” milletvekilliği uygulanacak. Buna göre, oy oranı yüzde 25 ve üzeri olmak kaydıyla birinci partiye 20 bonus milletvekilliği verilecek.
Siyasi partilerin parlamentoya üye sokabilmeleri için en az yüzde 3 oy oranında oy almaları gerekiyor.
Anket şirketlerine göre, siyasi partilerden birinin, parlamentoda çoğunluğu sağlayabilmesi için oyların yüzde 46’sını alması şart. Aksi takdirde hiçbir partinin çoğunluğu sağlaması mümkün gözükmüyor.
Anketlere göre, üç parti de bu orana ulaşamayacağı ve yine üç parti birlikte koalisyona gitme konusunda istekli olmadıklarını açıkladığından seçim sonucunda yeni bir belirsizliğin çıkacağına kesin gözüyle bakılıyor.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için oy verme işlemi, Türkiye genelinde bugün saat 08.00 itibarıyla başladı ve 17.00’a kadar devam edecek.
Türkiye’nin, 5 yıl boyunca görev yapacak cumhurbaşkanı ile yeni parlamento üyelerinin belirleneceği seçim için ülke genelinde 973 ilçe, 1094 ilçe seçim kurulunda 191 binden fazla sandık kuruldu.
Seçimde yurt içinde 60 milyon 697 bin 843 seçmen oy kullanacak. Yurt içinde 4 milyon 904 bin 672 seçmen ilk kez oy verecek. Cezaevinde tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlü seçmen sayısı ise 53 bin 172.
Kırklareli’nde sandık merkezlerinde son hazırlıklar tamamlandı. AA
Oy verme işlemleri, Türkiye genelinde saat 08.00’de başladı; saat 17.00’de sona erecek. Ancak saat 17.00’ye geldiği halde, sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler, başkan tarafından sayıldıktan sonra sırayla oylarını kullanacak.
Seçmenler, üzerinde Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası bulunan, kimliği tereddütsüz ortaya koyan, resimli, resmi nitelikteki belgelerden biriyle oy kullanabilecek.
Seçmenin nerede oy kullanacağını gösteren seçmen bilgi kağıdının getirilmesi zorunlu olmayacak. Seçmen bilgi kağıdı kendisine ulaşmayanlar, nerede, hangi sandıkta oy kullanacağını Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) internet sitesinden öğrenebilecek. Seçimin ikinci tura kalması halinde seçmen bilgi kağıdı yeniden gerekli olmayacak.
Cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak olacak. Bu tür cihazlar, oy verme işlemi bittikten sonra iade edilmek üzere sandık kuruluna bırakılacak.
Seçmen, cumhurbaşkanına ve milletvekillerine yönelik tercihte bulunduğu iki ayrı oy pusulasını aynı zarfa koyarak sandığa atacak.
Önce cumhurbaşkanı seçimine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.
Muharrem İnce oy pusulalarında yer almaya devam edecek.
Deprem bölgesinde seçim
YSK, Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremler nedeniyle çeşitli önlemler aldı. Depremden etkilenen illerdeki eksiklikleri tespit eden YSK, çalışmalar sonucu illerde kurulan konteynerlerde seçimin sağlıklı yürütülmesi için hazırlıklarını yaptı.
Bölgede eskiden hangi okullara sandık kuruluyorsa aynı okullara yine sandık kurulacak. Okullar yıkılmış ya da hasar görmüş ise bahçesine veya yakın bir alana konteyner konarak oyların kullanılması sağlanacak.
Depremden etkilenen seçmenler, adres kaydını nereye aldırmışsa orada oy kullanacak, oylar o seçim çevresi için sayılacak. Deprem bölgesinden yaklaşık 133 bin seçmen diğer illere kayıtlarını aldırdı.
Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenler için bu seçimde de seyyar sandıklar oluşturuldu. Bu seçmenler, seyyar sandıklarda oylarını kullanabilecek.
Bu seçimde ayrıca ilk kez, kendileri için hazırlanan şablonla oy kullanacak görme engelliler için her sandığa şablon gönderilecek.
Gümrüklerde oy kullanma işlemleri devam ediyor
Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı 3 milyon 416 bin 98 seçmen için, 73 ülke ve 156 yerdeki yurt dışı temsilciliğinde sandık kurulları oluşturuldu. Yurt dışı temsilciliklerindeki oy verme işlemi 9 Mayıs’ta sona erdi. Bulunduğu ülkede belirlenen sürede oy kullanamayanların gümrük kapılarında oy verme işlemleri, saat 17.00’ye kadar sürecek.
Yurt dışında kullanılan oy pusulaları, uçaklar ve diplomatik kuryelerle Türkiye’ye getirildi. Ankara ATO Congresium’daki Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu’nda saklanan oylar, tüm yurtta oy verme işleminin tamamlanmasının ardından diğer oylarla eş zamanlı açılarak sayılmaya başlanacak.
Cumhurbaşkanı adayları
Cumhurbaşkanı seçimi pusulasında, kurayla belirlenen sıralamaya göre, Recep Tayyip Erdoğan, Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu ve Sinan Oğan’ın adı yer alacak. Ancak adaylardan Muharrem İnce, 11 Mayıs’ta adaylıktan çekildiğini açıkladı. Pusulaların basımı ve dağıtımı tamamlandığı için İnce’nin adı pusulada yer almaya devam edecek.
Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul mitingi
28. Dönem Parlamentosu’nu belirlemek üzere yapılacak Milletvekili Genel Seçimi’ne ise 24 siyasi parti ile Türkiye genelinde 151 bağımsız milletvekili adayı girecek.
Bazı siyasi partiler, “Cumhur”, “Millet”, “Ata”, “Emek ve Özgürlük” ve “Sosyalist Güç Birliği” ittifakları adı altında 5 ayrı ittifakla seçime giriyor.
Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tekirdağ mitingi
Bu kapsamda, AK Parti, MHP, BBP ve Yeniden Refah Partisi, “Cumhur İttifakı” adıyla seçime katılıyor.
“Millet İttifakı”nı, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) ile Demokrat Parti oluşturdu.
Muharrem İnce seçim yarışından çekildi ancak oy pusulalarında yer almaya devam edecek olan İnce için erilen oylar da geçerli sayılacak.
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ile Türkiye İşçi Partisi (TİP), “Emek ve Özgürlük İttifakı” adı altına seçime giriyor. Anayasa Mahkemesinde açılan kapatılması istemli davada süreç devam eden HDP de Yeşil Sol Parti listelerinden seçime katılıyor.
ATA İttifakı adayı Sinan Oğan
Zafer Partisi ve Adalet Partisi, “Ata” ittifakı adı altında, Türkiye Komünist Partisi, Türkiye Komünist Hareketi ve Sol Parti ise “Sosyalist Güç Birliği İttifakı” adı altında seçime giriyor.
Oy verme yerleri
Kapalı oy verme yerleri, oyların gizliliğini ve seçmenlerin oylarını tam bir serbestlik içinde vermelerini sağlayacak, dışarıdan içerisinin gözetlenmesine imkan bırakmayacak şekilde olacak.
Sandık başında görevli partili kurul üyeleri, adaylar ve gözlemciler (müşahitler), rozet, amblem veya partisini belirtir herhangi bir işaret taşımayacak.
Ülke genelinde 973 ilçe, 1094 ilçe seçim kurulunda 191 binden fazla sandık kuruldu
Sandık kurulu başkan ve üyeleri, göreve başlamadan önce ilk iş sandık başında bulunanlar önünde ant içecek ve sandığın boş olduğunu kontrol edecek.
Sandık alanında düzeni, sandık kurulu başkanı sağlayacak. Başkan, düzeni bozmaya yeltenenleri uyaracak, uyarıyı dinlemeyenleri sandık alanı dışına çıkarabilecek.
Sandık alanında alınacak tedbirler, seçmenlerin sandık başı işlemlerini izlemelerini engelleyecek nitelikte olamayacak.
Oy verme işlemi sırasında gebeler, hastalar, engelliler ve yaşlılara öncelik tanınacak.
Sandık başında seçmene, vereceği oy hakkında hiç kimse müdahale, telkin ve tavsiyede bulunamayacak. Seçmenler, oylarını kullandıktan sonra sandık başından ayrılacaklar.
Seçim günü yasakları neler?
Seçim yasakları kapsamında saat 06.00’dan 24.00’e kadar alkollü içki satılamayacak, içkili ve umumi yerlerde alkollü içki verilmesi ve içilmesi yasak olacak. Eğlence yerleri oy verme süresince kapalı kalacak, eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda da yalnızca yemek verilebilecek.
Seçim yasaklarına ve belirtilen kurallara uyulmak şartıyla saat 18.00’den sonra düğün yapılabilecek.
Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka kimse silah taşıyamayacak. Radyolar ve her türlü yayın organlarınca seçim günü saat 18.00’e kadar seçim ve seçim sonuçlarıyla ilgili haber, tahmin ve yorum yapılamayacak. Radyolarda ve her türlü yayın organlarında 18.00-21.00 saatleri arasında ancak YSK tarafından seçim ile ilgili verilecek haber ve tebliğler yayımlanabilecek.
Seçim günü bütün yayınlar, saat 21.00’den sonra serbest olacak, ancak YSK tarafından gerek görülmesi halinde saat 21.00’den önce de yayınların serbest bırakılmasına karar verilebilecek.
Oylar hangi hallerde geçersiz sayılacak?
Seçmenler, cumhurbaşkanına ve milletvekillerine yönelik tercihte bulundukları iki ayrı oy pusulasını aynı zarfa koyarak sandığa atacak. Önce cumhurbaşkanı seçimine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.
Zarftan çıkan oy pusulalarında bir seçim türüne ait olanın geçersiz olması, diğerinin geçersiz sayılmasını gerektirmeyecek.
“Evet” ya da “Tercih” mührü basılmayan, birden fazla ittifaka, aynı ittifakta yer almayan parti veya adaya mühür basılması halinde oylar geçersiz olacak.
Oy pusulasının bütünlüğünün bozulacak şekilde yırtılması veya koparılması, pusula üzerine mühür dışında veya mühür yerine herhangi bir özel işaretin, isim, imza kaşesi veya parmak izinin basılması da kullanılan oyu geçersiz kılacak.
Ayrıca, oy pusulasının belirgin bir şekilde karalanması, çizilmesi veya işaretlenmesi, zarftan işaret amacı taşıyan herhangi bir madde çıkması hallerinde de oylar geçersiz sayılacak.
Cumhurbaşkanı adaylarından hiçbirinin, yapılacak seçimde salt çoğunluğu sağlayamaması halinde 28 Mayıs’ta ikinci tur oylama yapılacak. Bunun için daha önce YSK tarafından hazırlanan seçim takvimi işleyecek.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem milletvekili seçimlerine 36 siyasi partinin katılmaya hak kazandığını bildirdi.
Ahmet Yener, YSK’de 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere ilişkin toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Yener, “Bugün yaptığımız toplantıda 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak olan 28. dönem milletvekili seçimine 36 siyasi partinin katılmaya hak kazandığı tespit edilmiştir. Ayrıca bugün yaptığımız toplantıda, 14 Mayıs 2023 tarihinde oy verme saatleri ve bir oy sandığında kaç seçmenin oy kullanacağına ilişkin tespitlerde de bulunulmuştur.” ifadelerini kullandı.
YSK’nin toplantısında seçime katılmaya hak kazanan partilerin isimleri de belli oldu.
Buna göre, Adalet Birlik Partisi, Adalet Partisi, AK Parti, Anavatan Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Parti, Emek Partisi, Gelecek Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Hür Dava Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Yol Partisi, Saadet Partisi, Sol Parti, Türkiye Değişim Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yenilik Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ve Zafer Parti, seçimlere katılabilecek.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***