Etiket: gayrimenkul

  • Aile yapısı ve konut: 5 evden birinde tek kişi yaşıyor, tek kişilik haneler 8 yılda yüzde 73 arttı

    Aile yapısı ve konut: 5 evden birinde tek kişi yaşıyor, tek kişilik haneler 8 yılda yüzde 73 arttı


    Son sekiz yılda yaklaşık 2 milyondan fazla kişi daha yalnız yaşamaya başladı. 2014-2022 arasını kapsayan sekiz senede tek kişilik hanehalkı sayısı yüzde 73 artarak 5 milyon 67 bine yükseldi.

    Resmi veriler Türkiye’de aile yapısının son yıllarda ciddi bir değişime uğradığını gösteriyor. Tek başına yaşayanların sayısı hızla artıyor. Yapılan konut sayısı artmasına rağmen İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde kiralık ev bulmak kolay değil. Kira artışına getirilen yüzde 25 sınırının piyasaları alt üst etmesi bunda etkili. Ancak son sekiz yılda yaklaşık 2 milyondan fazla kişi daha yalnız yaşamaya başladı. 2014-2022 arasını kapsayan sekiz senede tek kişilik hanehalkı sayısı yüzde 73 artarak 5 milyon 67 bine yükseldi.

    Hanehalkı nedir?

    Hanehalkı, aralarında akrabalık bağı bulunsun ya da bulunmasın aynı konutta yaşayan bir veya birden fazla kişiden oluşan topluluk olarak tanımlanıyor. Hanehalkı, bir aileden oluşabileceği gibi birden fazla aileden de oluşabiliyor. “Tek kişilik hanehalkı” ise yalnız yaşayan fertten oluşuyor.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2022 yılında Türkiye’de 26 milyon 75 bin hanehalkı bulunuyor. Ortalama hanehalkı büyüklüğü ise 3,17 kişi.

    Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğü, azalma eğilimi göstererek 2022 yılında 3,17 kişiye kadar düştü. Bu oran 2009’da da 4 idi. Ortalama hanehalkı büyüklüğü son 13 senedir sürekli olarak düşüyor. 2009-2022 arasındaki gerileme yüzde 21.

    Hanehalkı büyüklüğü şehirlere göre değişiyor

    Ortalama hanehalkı büyüklüğü Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde genel olarak daha yüksek. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ise sayı daha düşük.

    2022 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il, 4,91 kişi ile Şırnak oldu. Şırnak’ı 4,81 kişi ile Şanlıurfa ve 4,67 kişi ile Batman takip ediyor. Ortalama hanehalkı büyüklüğünün en düşük olduğu iller ise 2,54 kişi ile Tunceli ve Çanakkale oldu. Bu illeri, 2,57 kişi ile Giresun ve 2,61 kişi ile Balıkesir izledi.

    Tek başına yaşayanların sayısında rekor artış

    TÜİK verilerine göre tek başına yaşayanların sayısı her geçen gün artıyor. 2014’te 2,93 milyon kişi tek başına yaşarken bu sayı 2022’de 5,07 milyona kadar çıktı.

    Yalnız başına yaşayanların sayısı 2014-2022 arasındaki son 8 senede yüzde 73 artış gösterdi. 2014’ten bu yana yalnız yaşayanların sayısı her sene artıyor. Son 8 yılda 2,14 milyon kişi daha yalnız yaşamaya başladı.

    Yalnız yaşayanların oranı 15 senede üçe katlandı

    2007’de yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hanehalklarının oranı yüzde 6,5 iken bu oran 2022 yılında yüzde 19,4’e kadar çıktı. Bu da 2022’de beş evden birinde tek kişinin yaşadığı anlamına geliyor. Tek başına yaşayanların oranı son 15 yılda üçe katlandı.

    Öte yandan, TÜİK verilerine göre tek başına yaşayanların oranı 2013’te yüzde 8,3 iken 2014’te yüzde 13,9’a yükseldi. Bu keskin artışın sebebi tanım değişikliği veya veri güncellemesi olabilir.

    Tek başına yaşayanlar Ege ve Akdeniz’de daha yüksek

    Yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hanehalklarının oranı genel olarak Ege ve Akdeniz bölgesindeki illerde daha yüksek.

    2022’de tek kişilik hanehalklarının oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 30,4 ile Gümüşhane olduğu görüldü. Gümüşhane’yi yüzde 29,9 ile Tunceli ve yüzde 29 ile Giresun izledi. Tek kişilik hanehalklarının oranının en düşük olduğu il ise yüzde 11,1 ile Batman olurken ardından yüzde 11,3 ile Diyarbakır ve yüzde 11,6 ile Şanlıurfa geliyor.

    Türkiye’de her sene ne kadar konut yapılıyor?

    Peki bu dönemde Türkiye’de ne kadar konut inşa edildi? TÜİK verileri iskan izni verilen yani yapı kullanma izin belgesi verilen daire sayısını gösteriyor.

    Buna göre 2014-2022 arasındaki 9 yılda 6,6 milyon daire iskan ruhsatı aldı. Aynı dönemde 4,99 milyon dairenin ilk el satışı yapıldı.

    Ev sahipliği oranı düşüyor

    Türkiye’de konut sahipliği oranı 2014’te yüzde 61,1 iken 2022’de yüzde 56,7’ye geriledi.

    Türkiye’de ev sahipliği oranı düşerken kiracı oranı artış eğiliminde.

    Boşanma sayısı her sene artıyor

    Aile yapısına ilişkin önemli bir gelişme de boşanma sayısı ve oranının son 20 senede ciddi şekilde artması.

    2001-2022 arasında yıllık boşanma sayısı 92 binden 181 bine kadar çıktı. Covid-19 salgınının hakim olduğu 2020 yılı hariç bu dönemde boşanma sayısında belirgin bir artış eğilimi dikkat çekiyor.

    Nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2022 yılında binde 2,13 olarak gerçekleşti. Bu oran 2001 yılında binde 1,41 idi.

    İktidarın aile yapısının korunmasına yönelik bir politika gütmesine rağmen son 20 senede boşanma oranı artarken evlenme oranı düşüyor. Evlilik sayısının azalmasında ekonomik zorluklar ve hayat pahalılığın rolü tartışma konusu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ev sahibi oranı 8 yıldır düşüyor; kiracı oranı 10 yıldır yükseliyor

    Ev sahibi oranı 8 yıldır düşüyor; kiracı oranı 10 yıldır yükseliyor


    2006’da ev sahibi oranı yüzde 60,9 seviyesindeydi. 2014’ten bu yana ev sahibi oranı her sene geriledi.

    Türkiye’de konut ve kira fiyatları son yıllarda rekor seviyelere yükseldi. İnşa edilen konut sayısında yaşanan artışa rağmen kendi konutunda oturanların oranı son sekiz yıldan bu yana aralıksız düşüyor. Kirada oturanların oranı ise son 10 yıldan bu yana her yıl yükseliyor.

    Türkiye’de halkın yüzde kaçı kendi evinde oturuyor, kiracı oranı kaç?

    Kiraya ilişkin verilerin toplanmaya başladığı 2006’da kirada oturanların oranı yüzde 23,5’di. Bu oran 2012’de yüzde 20,9’a kadar düştü. Ancak 2012’den bu yana her sene kiracı oranı yükseliyor. 2018’da yüzde 25’i aşan kiracı oranı 2022 yılında yüzde 27,2 oldu.

    10 yılda her 100 kişiden 6’sı daha kiracı oldu

    Bu ne demek? 2012 yılında her 100 kişiden yaklaşık 21’i kiracıydı. 2022’de ise her 100 kişiden yaklaşık 27 kişi kiracı durumda. Bu da her 100 kişiden 6’sının daha kiracı ordusuna katıldığını gösteriyor. Aslında bu sayı 6’dan biraz daha yüksek çünkü artış yüzde 6,3 puan.

    Son 10 yılda her 100 kişiden 4’ü artık kendi evinde oturmuyor

    2006’da ev sahibi oranı yüzde 60,9 seviyesindeydi. Bu oran 2014’te yüzde 61,1’e kadar yükseldi. 2014’ten bu yana ise ev sahibi oranı her sene geriledi. 2022’de kendi evinde oturanların oranı yüzde 56,7 oldu. 

    2012’da her 100 kişiden yaklaşık 61 kişi ev sahibi iken bu oran 2022’de yaklaşık 57 oldu. Bu da son 10 senede her 100 kişiden 4’ü artık kendi evinde oturmadığını gösteriyor. Düşüş oranı yüzde 3,9 puan. Son 8 senedeki düşüş oranı ise yüzde 4,4 puan.

    Konut fiyatlarında enflasyon yüzde 190 dayandı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre konut fiyat endeksinde yıllık artış 2022 yılının eylül ayında yüzde 189’u aştı.

    2011 yılının başından bu yana konut fiyatlarında yıllık artış oranı ilk kez 2020 yılının nisan ayında yüzde 20’yi aştı. Yeni ekonomi modeline geçilmesiyle konut fiyatları hızla artışa geçti. Son verinin açıklandığı Mart 2023’de konut fiyatlarında yıllık artış oranı yüzde 133 oldu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Borç krizindeki Evergrande’in Çin’deki merkezi önünde protesto: Paramızı geri ver

    Borç krizindeki Evergrande’in Çin’deki merkezi önünde protesto: Paramızı geri ver


    Çinli gayrimenkul şirketi Evergrande’e yatırım yapan, ancak paralarını geri alamayan bir grup, şirketin Guangzhou’daki ofisi önünde protesto düzenledi.

    Yaklaşık 100 kişilik kalabalık “Evergrande, paramızı geri ver!” şeklinde slogan attı. Protestoculardan birkaç kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor.

    Dünyanın en borçlu gayrimenkul şirketi olarak bilinen Evergrande, son olarak 2023 ve 2025 tahvilleri için geçtiğimiz hafta süresi dolan 255 milyon dolar kupon ödemesini yapamadı.

    Daha önce, ürünün vadesi geldiği ayın sonuna kadar yüzde 10’unu geri ödemeyi kabul eden Evergrande, geçtiğimiz cuma günü yatırımcılara varlık yönetimi ürünlerinde geri ödeme yapma planlarının geri çevrildiğini duyurdu. Bu durum yatırımcıların paralarını geri alamayacakları korkusuna neden oldu.

    Reuters’a konuşan 3 kişi polis tarafından engellendi ve güvenlik sorguları yapıldı.

    Protestocular arasında yer alan Du soyadlı emekli kadın, “Korkuyorum, ancak haklarımız için savaşmazsak, bu daha kötü. Bunlar sıradan insanlar, bu paraya çocukları için, ailelerini desteklemek için ihtiyaçları var” dedi.

    Sophie isimli 34 yaşındaki bir e-ticaret çalışanı da “Kurban olacağımızdan endişe ediyoruz. Benim gibi genç insanlar için sorun değil, bunu geri kazanabiliriz, ancak her şeyini bu işe koyan yaşlılar için endişeleniyorum” diye konuştu.

    Sophie, geçtiğimiz eylül ayında Evergrande’nin Shenzhen kentindeki merkezinde protestolara katıldığından bu yana polisin onu dört kez karakola götürdüğünü kaydetti.

    Evergrande, protesto ve gelecek planlarıyla ilgili yorum talebine cevap vermedi.

    “80 bin kişi yatırım yaptı”

    Evergrande Wealth’in bir satış müdürü, çalışanların ve ailelerinin aralarında olduğu 80 binden fazla kişinin son beş yılda 100 milyar yuan değerinde ürünler satın aldığını söyledi.

    Çin’de emlak şirketleri, Evergrande ve Kaisa’nın resmi olarak temerrüde düşmesi sonrası geçtiğimiz aralık ayında Çin Merkez Bankası da Nisan 2020’den bu yana ilk kez faiz indirimine gitti ve piyasaya zorunlu karşılık adımı ile 1,2 trilyon Çin yuanı likidite enjekte etti.

    Toplam varlıkları yaklaşık 370 milyar dolar olan Evergrande şirketler grubunun 300 milyar dolara yakın borcu olduğu belirtiliyor.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Berlin’de konut krizi: Halk referandumda 200 binden fazla konutun kamulaştırılmasına evet dedi

    Berlin’de konut krizi: Halk referandumda 200 binden fazla konutun kamulaştırılmasına evet dedi


    Almanya’da federal seçimlerle birlikte Berlinlilerin şehirde gayrimenkul şirketleri tarafından yönetilen ve kiraya verilen yüz binlerce konutun kamulaştırılması için düzenlediği referandumdan evet oyu çıktı.

    Referandumu düzenleyen organizasyondan yapılan açıklamaya göre yerel saatle 23:17 itibariyle oy verenlerin yüzde 54,6’sı şehirdeki büyük konut bloklarının kamulaştırılmasını istedi.

    Bir dönem Avrupa kıtasının en uygun konut fiyatlarına sahip olan Berlin son dönemde artan fiyatlar konusunda kentsel sorunların simgesi haline dönüşmüştü.

    Kent son yıllarda düzenli olarak dünyanın ev fiyatı en hızlı artan kenti durumunda.

    Her ne kadar fiyatlar Londra ya da Paris gibi diğer Avrupa başkentlerinden daha düşük olsa da 2009 ile 2019 yılları arasında fiyatların ikiye katlanması kent sakinlerinde endişe yaratıyor.

    Pazar günü yapılan referandum sonrası yeni kurulacak senatodan bir yasa hazırlayarak şehirde 3 binden fazla daireye sahip konut bloklarının kamulaştırması istenecek.

    Hayata geçirilmesi halinde 240 binden fazla daire bir devlet kurumu tarafından yönetilecek. Bu adımla fahiş kira artışlarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

    Referandumda ne oylandı?

    Daha önceden çoğunluğu kamuya ait olan konut piyasası son dönemdeki neo-liberal politikalarla özel mülk haline geldi.

    1990’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra kentte 200 binden fazla konut yatırım fonlarına ya da özel sermaye şirketlerine satıldı.

    Almanya’nın dev emlak şirketi “Deutsche Wohnen” kenteki 110 binden fazla konutun sahibi durumunda. Bu nedenle kampanya da “Deutsche Wohnen’ı Kamulaştır” adını taşıyor.

    Berlin sakinlerinin yüzde 80-85’inin kiracı olması bu durumun en çok kiracıları etkilemesine neden oluyor.

    Artan kiralara karşı bir araya gelen Berlinli kiracılar, referandum içinde gerekli olan 172 bin imzayı neredeyse ikiye katlayarak konunun sandığa götürülmesinin önünü açmıştı.

    Referandum kapsamında 240 binden fazla konutun zorla kamulaştırılması talep ediliyor. Bu kapsamda başta Deutsche Wohnen olmak üzere portföyünde 3 binden fazla konut bulunan emlak şirketleri kamulaştırmanın hedefinde bulunuyor.

    Kentin sosyal dokusu bozulabilir

    Referandum kampanyasında kamulaştırmayı savunanlar tek sorunun artan konut fiyatlarının düşük gelirlileri zorlaması olmadığına dikkat çekiyor. euronews’a konuşan Kalle Kunkel bu durumun şehrin sosyal dokusunu da tehdit ettiğine dikkat çekiyor.

    “Berlin diğer kentlerden farklı olarak ekonomik olarak bölünmüş bir kent değil. Bu nedenle farklı sosyal kesimlerden insanlar bir arada kent kimliğinin bir parçası olarak yaşıyor ve kent bu nedenle çok özel” sözleriyle görüşünü dile getiriyor.

    Kunkel ayrıca yeni bina inşasının kentin gelişim hızına yetişemediğine ve bunun konut sayısında sıkıntıya yol açtığını belirtiyor. Bu durumun ev sahiplerinin ya da emlak şirketlerinin elini güçlendirdiğinin altını çizen Kunkel ev sahiplerinin seçiciliğinden yakınıyor.

    Bu açıdan özellikle Türk adı taşıyan kişilerin tercih edilmediğine dair haberle hem Tük hem de Alman basınında yankı bulmuştu.

    Konut sorunuyla ilgili olarak radikal çözümleri hayata geçiren Berlin yönetimi beş yıl süreyle kiraların dondurulması kararı almış, ancak Almanya Yüksek Mahkemesi, geçtiğimiz yıl eyalet yetkilileri tarafından getirilen kira üst sınırının anayasaya aykırı olduğuna hükmetmişti.

    Referandumun yasal olarak bir bağlayıcılığı bulunmuyor ancak bu yeni yönetimin üzerinde bir baskı oluşturacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Çin’deki Evergrande krizi yeni bir finansal çöküşün habercisi mi?

    Çin’deki Evergrande krizi yeni bir finansal çöküşün habercisi mi?


    Çin’in en büyük gayrimenkul şirketi Evergrande’in yaşadığı finansal sorunlar küresel piyasalarda yeni bir Lehman Brothers vakasıyla mı karşı karşıyayız sorularını akla getirdi.

    Piyasaya 300 milyar doların üzerinde borcu bulunan ve sadece faiz ödemeleri her gün ortalama 28 milyon dolar artan şirketin bu hafta içerisinde vadesi gelen 85 milyon dolar ödemesi bulunuyor.

    Nakit bulmakta zorlanan şirketin varlık yönetimi bölümü yatırımcılarına ödemeleri gayrimenkulle yapmaya başladı bile.

    Ödemelerin temerüde düşmesi halinde alarm zilleri çalacak. Bu durumun domino etkisine yol açması ise 2008 yılında bankacılık devi Lehman Brothers’ın batmasıyla başlayan küresel krizin yeniden yaşanacağı korkularını alevlendiriyor.

    Şirketin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Hui Ka Yan, Çin’deki Sonbahar Bayramı nedeniyle çalışanlarına gönderdiği bir mesajda güven tazelemeye çalışarak zor günleri hep birlikte atlatacaklarını belirtti.

    Fakat Evergrande hissedarları Hui’den farklı düşündükleri için olsa gerek şirket hisseleri çakılmaya devam etti. Uzmanlar da artık sorunun Evergrande’den öteye geçerek tüm sektörü etkileyen bir krize dönmesinden çekiniyor.

    Bu durumda Çin hükümetinin önünde iki seçenek bulunuyor. Şirketi kendi haline bırakmak ya da kurtarmak.

    Evergrande’in batmasına izin vermesi halinde onu Çin’de zor durumdaki diğer bir çok emlak şirketi takip edebilir ve finans sektörünün de beraber çözülmesine neden olabilir.

    Devletin Evergrande’ı kurtarması durumunda ise şirketlerin sorumsuzca risk almalarını kabulleneceği anlamına gelebilir.

    Bir anlamda şirketler “ne yaparsak yapalım eninde sonunda devlet bizi kurtaracaktır” düşüncesi ile yükse riskli işlere yatırımlar yapmaya devam edebilir. Fakat Pekin yönetimi son bir kaç yıldır gayrimenkul sektöründeki kuralları sıkılaştırarak bunun tam tersi bir sinyal vermeye çalışıyordu.

    Evergrande hangi alanlarda faaliyet gösteriyor?

    Evergrande iş adamı Hui Ka Yan tarafından 1996 yılında Hengda Group adıyla Çin’in güneyindeki Guangzhou şehrinde kuruldu.

    Şirketin 280’den fazla şehirde bin 300’den fazla projesi bulunuyor.

    Evergrande yıllar içerisinde varlık yönetimi, elektrikli araçlar, yiyecek ve içecek imalatı gibi alanlarda da faaliyet göstermeye başladı. Grup ayrıca ülkenin en büyük futbol kulüplerinden biri olan Guangzhou FC’nin de sahibi.

    Şirketin yönetim kurulu başkanı Hui Ka Yan’ın kişisel serveti Forbes verilerine göre 10 milyar doların üzerinde.

    Evergrande neden sıkıntıya düştü?

    Evergrande son yıllarda hızla büyüyerek ülkenin en büyük şirketlerinden biri haline geldi. Bu büyümeyi finanse edebilmek için de aldığı borçlar 300 milyar doların üzerine çıktı.

    Geçen yıl Pekin yönetimi gayrimenkul sektörüne borçlanmalar konusunda bazı kısıtlamalar getirdi.

    Bu yeni kısıtlamalar nedeniyle daha fazla borçlanamayan Evergrande nakit akışını sürdürebilmek için elindeki projelerden büyük indirimlere girmek zorunda kaldı.

    Şimdi ise şirket vadesi gelen faiz ödemelerini dahi yapmakta zorlanıyor. Bu sıkıntılardan kaynaklanan belirsizlik nedeniyle şirketin hisse senetleri de yıl başından bu yana yüzde 85 değer kaybetti.

    Evergrande batarsa ne olur?

    Evergrande’ın batması halinde ilk etkilenecek olanlar depozito yatırarak henüz bitmemiş projelerden gayrimenkul olanlar olacak. İflas durumunda bu kişilerin depozitoları da yanacak.

    Ayrıca Evergrande’le iş yapan şirketlerde alacaklarını tahsil edemeyecek ve birçoğu ya zor duruma düşecek ya da batacak.

    Dolaylı etkisi ise Çin’in finansal sistemine olacak ki piyasaların korktuğu ihtimal de bu.

    Evergrande’ın yüzlerce yerli ve yabancı finans kuruluşuna borcu bulunuyor. Evergrande’ın temerrüde düşmesi halinde bu finans kuruluşları piyasaya daha az kredi verebilecek ve bu da nakit sıkışıklığına neden olacak.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***