Etiket: furkan karabay

  • Faruk Eren ve Furkan Karabay hakkında beraat kararı

    Faruk Eren ve Furkan Karabay hakkında beraat kararı



    Furkan Karabay ve Faruk Eren hakkında beraat kararı verildi.

    Gerçek Gündem Yazı İşleri Müdürü Faruk Eren ve editör Furkan Karabay’ın “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşmasında karar çıktı.

    Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları benzeri bir dava ile birleştirilen dosyalarının ikinci duruşması bugün görüldü.

    MLSA’nın aktardığına göre savunmasını SEGBİS ile veren Karabay, “Vereceğiniz hiç bir kararın benim için kabul edilen bir değeri yoktur. Zaten açılmamış olması gereken bir davaydı” ifadelerini kullandı.

    Karabay hakkında Mahkeme başkanının muhalefeti ile beraat kararı verilirken, Eren’in oy birliği ile beraatinde karar kılındı.

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Adnan Oktarcılardan ‘kurtuluş’ dilekçeleri: Bizlerle dostluk kurdular, evlerimize konuk oldular

    Adnan Oktarcılardan ‘kurtuluş’ dilekçeleri: Bizlerle dostluk kurdular, evlerimize konuk oldular



    Adnan Oktar Cemaati Silahlı Suç Örgütü’nün güncel yapılanmasına yönelik hazırlanan iki farklı iddianamede, yapının siyasi bağlantılarına dair ipuçlarına da yer verildi. Örgüt mensuplarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği dilekçelerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bakanlar ve milletvekillerinden bahsedildi.

    Son olarak, açılan 2 dava çerçevesinde Oktar’ın hakim karşısına çıkacağı tarihler belli oldu. Oktar’ın 72 sanıklı örgüt davasında yargılanmasına 21 Mayıs tarihinde, 20 sanıklı ‘güncel yapılanma’ davasında ise yargılanmasına 22, 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacağı belirtildi.

    OKTARCILARIN SARAY BAĞLANTILARI VE YARGI MENSUPLARIYLA YAKIN İLİŞKİLERİ

    Adnan Oktar’ın lider, Meltem Daban ve Ferhunde Eda Babuna’nın yönetici olduğu 20 şüphelinin yer aldığı 352 sayfalık iddianamede, örgütün faaliyetlerine avukatlar aracılığıyla devam ettiği anlatıldı.

    İddianamede, örgütün “hukuk grubu” adı altında Adnan Oktar’ın talimatlarıyla hareket ettiği, üyelerin Cumhurbaşkanı Danışmanı da dahil bürokrasiden isimlerle görüştüğüne dair notların bulunduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanet depolarından sorumlu Cumhuriyet Savcısı İbrahim Ç. ile “yakın ve yoğun” görüşmeler gerçekleştirdiğinden bahsedildi.

    9 YAŞINDA İSTİSMARA UĞRAYAN ÇOCUĞUN PEŞİNE DÜŞTÜLER

    İddianamede yer alan Oktar örgütü üyesinin etkin pişmanlıktan yararlanarak verdiği ifadelerde ise davanın istenilen mahkemeye alınması için örgüt yöneticisi Ferhunda Eda Babuna’nın yargı mensuplarını etki altına almaya çalıştığı anlatıldı.

    Ayrıca, örgüt mensuplarının, 9 yaşında Adnan Oktar tarafından istismara uğrayan kız çocuğunun, Kazakistan’da peşine düştüklerine dair ifadeler de iddianamede yer aldı.

    OKTARCILARIN SİYASİ BAĞLANTILARI SATIR ARALARINDA YER ALDI

    Adnan Oktar hakkında hazırlanan iddianamelerde, örgütün istismar ve faaliyetlerine dair ayrıntılar yer alırken, siyasi bağlantılarının ise satır aralarında verilmesi dikkat çekiciydi.

    352 sayfalık iddianamede, örgütün bürokrasi ve siyasi partilerdeki ilişki ağına dair üzerine düşülmeyen bir bilgi notuna yer verildi.

    Soruşturma kapsamında elde edilen Oktarcılar arasındaki mesajlaşmalarda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na birçok dilekçe gönderildiği ortaya çıktı. Dilekçelerin içeriğinde ise örgütün siyasi bağlantıları kullanılarak, Oktarcılara yönelik açılan dosyanın akıbetini örgüt lehine çevirmek olduğu görüldü.

    “2 AY BOYUNCA GECE GÜNDÜZ…”

    Türkiye’de son dönemde AKP’ye ve özellikle Erdoğan’a yakın olmaz, dokunulmazlık zırhını da beraberinde getiriyor. Oktarcılar da yargının içinde bulunduğu durumu kendi lehlerine çevirmek için hamleler yapıyor.

    Örgütün “İmam kardeşler” grubunda yer alan ve Oktar’ın yanında defalarca görülen İbrahim Tuncer, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği dilekçede, geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yer aldığı Refahyol hükümetini desteklediklerini, Adnan Menderes’in oğlu Aydın Menderes’e de 1996’daki seçimlerde, “2 ay boyunca gece, gündüz refakat ettiğini” iddia etti.

    Soruşturma kapsamında elde edilen ve iddianameye geçen belgelerden biri de örgüt yöneticilerinden Alkas Çakmak ismine aitti.

    “ERDOĞAN BİZLE DOSTLUK KURDU, BAKANLAR VEKİLLER EVLERİMİZE KONUK OLDU”

    İddianamede yer alan ifadelere göre Çakmak da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na İbrahim Tuncer gibi dilekçe yollayan biriydi.

    Çakmak’ın isminin yer aldığı dilekçede, Oktarcıların “silahlı terör örgütü olmadığı” savunuldu. Çakmak, savunmasına dayanak olarak ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü gösterdi. Dilekçede, bakan ve milletvekillerinin de Oktarcıların evlerine konuk olduğuna dair ifadeler yer aldı.

    Elde edilen belgelerde Çakmak, şunları ifade etti:

    “Silahlı örgüt veya Terör örgütü olsaydık başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve bir önceki Cumhurbaşkanımız sayın Abdullah Gül olmak üzere çok bakanımız, milletvekilimiz bizlerle arkadaşlık, dostluk kurmaz evlerimize konuk olmazlardı.”

    Geçen yıllarda, Erdoğan’ın kararı ile Aile Bakanlığı’na atanan Derya Yanık’ın adı etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmayan Meral Kalça’nın bilgisayarından çıkmıştı. Yanık’ın, Oktarcıların 2015 yılındaki iftar davetine katıldığına dair fotoğraflar da gazeteci Hakan Erol tarafından gündeme getirilmişti. şunu da sona kutu olarak eklerim olmadı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • IFJ Genel Sekreteri Anthony Bellanger: “Türkiye gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanelerinden biri olmaya devam ediyor”

    IFJ Genel Sekreteri Anthony Bellanger: “Türkiye gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanelerinden biri olmaya devam ediyor”



    Sarallar grubundan Barış Saral’ın yargılandığı davanın tutanağını haberleştirmesinin ardından “terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme” suçunu işlediği iddiasıyla tutuklanan Furkan Karabay’ın avukatlarının tutukluluğuna yaptığı itiraz sonucunda, İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından tahliye kararı verildi.

    26. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen tahliye kararının ardından Karabay serbest bırakıldı.
    Hakkındaki tebligatı almak üzere karakola çağrılan ve yolda gözaltına alınan Karabay, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde savcıya verdiği ifadenin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti. Mahkeme gazeteciye tutuklama kararı vermişti.

    Karabay’ın tutukluluğuna gerekçe gösterilen haberde bir duruşmada yaşananlar, duruşma tutanağından aktarılarak anlatılmıştı. Tutanakta ve haberde bir savcının adının geçmesi nedeniyle Karabay hakkında “Terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme” ve “İftira” suçlamaları yöneltilmişti.
    Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) Genel Sekreteri Anthony Bellanger, Karabay’ın tutuklanmasının ardından 3 Ocak’ta yaptığı açıklamada, “Basın ve ifade özgürlüğünün inkârına tanık olmaya devam ediyoruz. Gazeteciler buna her gün maruz kalıyor ve bu kabul edilemez. Yetkililerin Furkan Karabay’ı serbest bırakması ve soruşturmanın ivedilikle yürütülmesi zorunludur” ifadelerini kullanmıştı.

    BELLANGER: BU KESİNLİKLE SKANDAL

    Gerçek Gündem’e konuşan IFJ Genel Sekreteri Anthony Bellanger, Karabay’ın kamuya açık bir mahkeme tutanağını haberleştirdiği için tutuklanması ve ardından yurt dışı yasağı ile adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasıyla ilgili, “Bu kesinlikle demokratik standartlara aykırı ve resmen bir skandal” dedi.

    Karabay’ın tutuklanmasının ardından tepkisini bir basın açıklamasıyla dile getirdiğini söyleyen Bellanger, “Benim bu davayla ilgili gözlemim tam da haber verme görevini yerine getirenlerin yargılanıyor olması. Ancak ne yazık ki uzun yıllardır bu tür kovuşturmalara alışkın olan Türkiye’de bu tür eylemlere şaşırmıyorum” diye konuştu.

    IFJ Genel Sekreteri Anthony Bellanger: “Türkiye gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanelerinden biri olmaya devam ediyor” - Resim : 1

    “TEK ÇÖZÜM GAZETECİLERİ DESTEKLEMEK”

    Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığını ifade eden Bellanger, gazeteciler üzerindeki baskının tek çözümünün ise, gazetecileri desteklemek ve savunulmalarını sağlamak olduğunu söyledi:
    “Tek çözüm, üye kuruluşlarımız olan IFJ Türkiye gazeteci sendikaları aracılığıyla bu gazetecileri desteklemek ve böylece savunulmalarını sağlamaktır. Geçtiğimiz 10 yıl boyunca IFJ ve sendikaları, çoğu cezaevinde olan yüzlerce gazeteciye özellikle avukatlık ücretlerine katkıda bulunarak yardımcı oldu.”

    “TÜRKİYE GAZETECİLER İÇİN DÜNYANIN EN BÜYÜK HAPİSHANELERİNDEN BİRİ OLMAYA DEVAM EDİYOR”

    Türkiye’deki gazetecilerinin durumunun çok kötü olduğuna bir kez daha dikkat çeken Bellanger, medyanın da çok büyük bir siyasi baskıya maruz kaldığını söyledi:

    “Daha önce de söylediğim gibi, Türkiye’de gazetecilerin durumu çok kötü, gerçek bir siyasi baskıya maruz kalan medyanın kendisinden bahsetmiyorum bile. Türkiye’de işini düzgün bir şekilde yapmak çok zor, özellikle de dışarıdan gelen baskılar nedeniyle. Türkiye gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanelerinden biri olmaya devam ediyor, son sayımımıza göre şu anda en az 20 gazeteci hapiste.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Furkan Karabay’ın avukatı anlattı: Hukuksuzluklar zinciri ve ortaya bırakılan silah

    Furkan Karabay’ın avukatı anlattı: Hukuksuzluklar zinciri ve ortaya bırakılan silah



    GERÇEK GÜNDEM – Gerçek Gündem editörü Furkan Karabay, Sarallar grubundan Barış Saral’ın yargılandığı davanın tutanağını haberleştirmesinin ardından “terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme” suçunu işlediği iddiasıyla tutuklandı.

    Furkan Karabay’ın tutuklanmadan önce, gözaltına alındığı süreçte yaşananları avukatı Enes Ermaner, avukat Selin Nakipoğlu ve Gerçek Gündem Genel Yayın Yönetmeni Hilmi Hacaloğlu ile birlikte katıldığı Adalet Günlüğü programında anlattı.

    Avukat Enes Ermaner, programda Furkan Karabay’ı ‘sadece gazetecilik yaptığı için’ tutukluğa götüren süreçte yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekti.

    GÖZALTINA ALINDIĞI SÜREÇTE YAŞANAN GARİP OLAY

    Karabay’ın ‘Beyoğlu Emniyet’ten arıyoruz’ denilerek ofisin dışına çağırıldığını ve ofisten uzaklaştıktan sonra 100 metre ileride, 3 polis tarafından durdurularak gözaltına alındığını belirten Ermaner, gözaltına alma işlemi sırasında yaşanan ‘garip’ olayı da anlattı:

    “Furkan’ı ‘Beyoğlu Emniyet’ten arıyoruz’ diyerek, biri aramış. Artık gerçekten Beyoğlu Emniyet’ten mi aradılar, yoksa almaya gelen polisler mi bilmiyoruz. ‘Tebligatınız var gelin’ diye Furkan da aşağıya iniyor, buradan çıktıktan sonra 100 metre ileride 3 tane polis çeviriyor. ‘Kimliğini ver bakalım’ GBT’sine bakıyorlar güya. ‘Aa, senin yakalaman var’ diyorlar, arabaya bindiriyorlar sonra.
    Hatta, Furkan da ilk başta çekiniyor. ‘Kartlarını gösterdiler ama belki de bambaşka insanlar, belki de sahte karttır. Beni aldılar hemen arabaya bindirdiler’ diyor.

    KOLTUKTA SİLAHIN NE İŞİ VAR?

    Furkan’ı arabaya bindirdiklerinde, yanındaki koltukta silah varmış Furkan’ın. Öndeki koltuktaki polis diyor ki, ‘Tamam silahı ver bana’ diyor. Furkan da diyor ki, ‘Ben neden size silahı vereyim. Benim neden parmak izim geçsin bu silaha, kendi silahınız, alın’ diyor. Daha sonrasında kimse Vatan Emniyet’e kadar kimse Furkan’la konuşmuyor. Furkan arabaya bindikten sonra ‘Avukatlarıma haber vermek istiyorum’ diyerek telefonunu açmaya çalışınca, ‘Hayır senin telefonuna da el koyma kararı var’ denilerek telefonunu da alıyorlar.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • “Editör, kardeş, zor gün yoldaşı…” Barış Pehlivan: Ve şimdi de sadece gerçeğin önünde eğildiği için mahpus bir gazeteci

    “Editör, kardeş, zor gün yoldaşı…” Barış Pehlivan: Ve şimdi de sadece gerçeğin önünde eğildiği için mahpus bir gazeteci



    Sarallar grubundan Barış Saral’ın yargılandığı davanın tutanağını haberleştirmesinin ardından “terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme” suçunu işlediği iddiasıyla tutuklanan editörümüz Furkan Karabay’ı gazeteci Barış Pehlivan Cumhuriyet’teki ‘Unutmayın’ başlıklı yazısında anlattı.

    Pehlivan, yazısının başında Furkan’ın gelişim öyküsünü şöyle anlattı:

    “Kayseri’de, 1996’nın bir bahar gününde doğdu. Annesi ve babası memurdu, şehir şehir dolaştı onlarla. İç Anadolu’da ve Ege’de büyüdü…

    Ailesi beş vakit namazını hiç aksatmayan, seküler milliyetçi bir yaşam tarzını benimsemişti. Önce onlardan etkilendi, İslamı öğrendi. Hep çok okuyor, hep öğrenmek istiyor, hep keşfediyordu. Lise hayatının ilk zamanlarında Nihal Atsız’ın kitaplarını hatmetti. Öyle ki Aydın’da Ülkü Ocakları’nda Atsız üzerine seminerler dahi verdi.

    Daha sonra Söke’de arkadaşlarıyla bir kitapçıyı mesken tuttu. Orada bir yandan bağımsız Avrupa filmlerini izler, diğer yandan kitaplar üzerine sohbet ederlerdi. O yıllarda milliyetçi damarının yanına sol düşünceyi de ekledi.

    Ailesi tıpkı ağabeyi gibi hukuk okumasını istiyordu. Halbuki onun rüyası gazeteci olmaktı. Hayaline sarıldı, sıkı bir Fenerbahçeli olarak Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girdi. Orada Fransızca ile tanıştı.

    Üniversitedeyken bu satırların yazarının ve Barış Terkoğlu’nun kapısını çaldı. Gazetecilik aşkıyla yanıyordu. Çok merak etti, çok sordu, çok çalıştı. Ağabeyi gibi avukat olmadı ama iyi bir adliye muhabiri olma yolunda koşuyordu. Türkiye’de bu alanın büyük bir bedeli vardı, onu biliyordu ama hiç pes etmedi. Asi karakterini ve inadını satırlarına yansıttı. “Evet, bu yol dikenli ve ateşli ama doğru” diyordu hep.”

    ‘EDİTÖR, KARDEŞ, ZOR GÜN YOLDAŞI’

    Furkan’la birlikte çalıştığı 6 yılda, kardeşi ve zor günlerin yoldaşı olduğunu yazan Pehlivan, “Ve şimdi de sadece gerçeğin önünde eğildiği için mahpus bir gazeteci” dedi.

    Furkan’ın tutukluluk haberini aldığında babasının, avukat olan ağabeyine “Biz dik duracağız ki siz de dik duracaksınız” dediğini aktaran Pehlivan, “Furkan gibi bir gazetecinin, “terör örgütlerine hedef gösterme” gibi zül sayılacak bir ithamla cezaevine atılmasının ayıbını yazmayacağım” ifadelerini kullandı.

    Pehlivan, yazısını sonlandırırken, Furkan’ı sorgulayan savcının tutuklama gerekçesine yazdıklarını da aktararak şu ifadeleri kullandı:

    ““İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar tarafından 05/09/2023 tarihinde HSK’ye gönderilen dilekçenin üzerinden dört aya yakın bir süre geçti ve gündemden kalktı.”

    Yani…

    Diyor ki bir cumhuriyet savcısı: “Ey gazeteci! Rüşvetmiş, para karşılığı uyuşturucu baronlarının cezaevinden çıkmasıymış, adaleti cüzdanına tahvil eden yargı mensuplarıymış… Kimse bunları hatırlatmazken sana ne oluyor? Unut bunları, yoksa tutuklanırsın!”

    Bu da bize, bu satırları okuyan herkese dert olsun. Unutmayın e mi?”

    Yazının tamamı için lütfen tıklayın…

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Furkan Karabay’dan mesaj:  Sonunda beraat edeceğim dosyada beni daha ne kadar içerde tutacaklar?

    Furkan Karabay’dan mesaj: Sonunda beraat edeceğim dosyada beni daha ne kadar içerde tutacaklar?



    Editörümüz Furkan Karabay, tutukluluğunun 5’inci gününde Silivri Cezaevi’nde yeni bir mesaj gönderdi.

    Karabay’ın sosyal medya hesabında paylaşılan mesajda “Herkese merhaba… Bugün avukatlarımız aracılığıyla tutukluluğuma itiraz ettik. Yazılı kanunlar bile uygulansa bir gün burada kalmamam gerekiyor. Ancak maalesef intikam adaletin önüne geçmiş durumda. Yine de merak ediyorum, sonunda beraat edeceğim dosyada beni daha ne kadar içerde tutacaklar? Bir an önce duruşma tarihinin verilmesini bekliyorum ki bana gazetecilik dersi vermeye kalkanlara göğsümü gere gere hem hukuk hem gazetecilik dersi verebileyim! Silivri’den sağlıcakla…” denildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Basın Konseyi: 2023 bitti gazeteci avı sonlanamadı, son hedef Furkan Karabay oldu!

    Basın Konseyi: 2023 bitti gazeteci avı sonlanamadı, son hedef Furkan Karabay oldu!



    Basın Konseyi, 2023 yılının son günlerinde yazdığı haber nedeniyle tutuklanan editörümüz Furkan Karabay hakkında açıklama yaptı.

    Konsey tarafından yapılan açıklamada AKP döneminde yaşanan basın özgürlüğü ihlallerine değinildi. Açıklamada, “Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı, ”muasır medeniyet” çizgisine ulaşmak hedefiyle tümüyle ters şekilde, demokrasinin temel unsurlarından biri olan “basın özgürlüğü”ne aykırı düşen işlem, eylem ve tasarrufların sıklıkla yaşandığı bir yıl oldu” denildi.

    Yazdığı haber nedeniyle 5 gündür tutuklu bulunan Karabay’ın bahsi geçen açıklamada “Ne yazık ki bunun son örneği gazeteci Furkan Karabay’ın tutuklanmasıdır. Meslektaşımız, aleni olan, yani tüm kamuoyuna zaten açık olan bir duruşmanın tutanaklarını tahrif etmeden, çarpıtmadan – aynen – yayımladığı için tutuklandı! Artık neye şaşıracağımızı bilemediğimiz bir ortamda; İletişim ve Hukuk Fakültelerinde gazetecinin “hakkı ve görevi” olarak izah edilen bir eylemi nedeniyle, yani sırf gazetecilik yaptı diye, meslektaşımız hapse atıldı” ifadesine yer verildi.

    “BÖYLE ANILMAKTAN UTANIYORUZ”

    Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Bu eylemi, anlamakta ve anlamlandırmakta güçlük çekiyoruz. Tutuklamanın, Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına da uymayacak bir şekilde, “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” olarak nitelendirilmesine şaşırıyoruz. Asıl hedef, gazeteciliği teröristlik diye tanımlayıp, gazetecileri hapsederek muhalefeti ve onunla anılan basını, medyayı susturmak olarak düşünüyoruz.

    Şüphesiz, böyle bir karar, haberleştirilmesinde kamu yararı bulunduğu apaçık olan bilgilerin yayımlanmaması konusunda tüm basın üzerinde caydırıcı bir etki doğuracak. Bu da, bir kez daha, demokrasimiz ve hukukumuz adına ”muasır medeniyet”ten uzaklaşmak anlamına gelecek.

    Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girdiğimiz 2024’te, Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası antlaşmalar ve Anayasa’da öngörülen “insan haklarına saygılı demokratik hukuk devleti” esaslarına yargı organlarımızın azami surette hassasiyet göstermeleri mutlak bir zorunluluktur. Türkiye gazetecileri en uzun süre hapseden ülkeler arasında maalesef beşinci sıraya yükseldi; böyle anılmaktan utanıyoruz.

    Bu ideal ile uyuşmayan söz konusu tutuklama kararının ivedilikle gözden geçirilmesi gerektiği inancıyla, yetkili makamları bu konuda göreve davet ediyoruz.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Furkan Karabay, Silivri Cezaevi’nden mesaj gönderdi:  Yeni yıla hukuksuzca “terörist” denilerek hapsedilenlerle girdim

    Furkan Karabay, Silivri Cezaevi’nden mesaj gönderdi: Yeni yıla hukuksuzca “terörist” denilerek hapsedilenlerle girdim



    Yazdığı haber nedeniyle 3 gündür tutuklu bulunan editörümüz Furkan Karabay, Silivri Cezaevi’nden yeni bir mesaj paylaştı.

    Gazeteci Barış Terkoğlu’nun bugünkü yazısına atıf yapan Karabay, “İstanbul Başsavcısı hakkında tamamen tutanağa dayalı bir haber yaptığım için tutukluyum. Ben gazeteciyim, aktarır, anlatır, belgelerim. Ben başsavcı için “suçludur” yazmadım. Sadece tutanağı aktardım. Ancak, ifademi alan savcı, amiri olan başsavcı hakkında haberimde geçen iddiaların hiçbirinin gerçek olmadığını söyledi. Gelgelelim bütün savcılar aynı şeyi düşünmüyor. Barış Terkoğlu’nun bugünkü yazısında okudum” dedi.

    Karabay şöyle devam etti:

    “Başsavcının Çağlayan Adliyesi’nde görev yapan eski mesai arkadaşı onu suçlayan bir dilekçeyi HSK’ya vermiş. Beni tutukladılar ama bu dilekçeyi yazan savcı halen görevde! Bu kadarı bile yaşanan hukuksuzluğun çapını gösteriyor. Yeni yıla hukuksuzca “terörist” denilerek hapsedilenlerle girdim, ancak yaptığım gazetecilikten onur duyuyorum. Hepinize iyi yıllar…”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Tuncay Özkan, gazeteci Karabay için suç üretilmeye çalışılan tutanakları yayınladı

    Tuncay Özkan, gazeteci Karabay için suç üretilmeye çalışılan tutanakları yayınladı



    Gerçek Gündem editörü Furkan Karabay, yaptığı haber nedeniyle gözaltına alındı.
    Karabay’a emniyette ve savcılıkta sadece yaptığı bir haber ve haberle ilgili sosyal medya paylaşımları soruldu.

    Karabay, savcılıktaki ifadesinin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

    Furkan Karabay’ın yaptığı haber, açık olarak görülen bir duruşma tutanağına dayanıyordu. Haberde ismi geçenler önce erişim engeli kararı aldırttılar ardından da Furkan Karabay hakkında gözaltı kararı…

    CHP’Lİ ÖZKAN, SANSÜRÜ KIRDI

    Yargıda yaşananların anlatıldığı haber sansürlenmek ve editörümüz Furkan Karabay tutuklanmak istenirken, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, tutanağın tam halini sosyal medyadan yayımladı.

    Özkan, şu ifadeleri kullandı:

    “Gizlilik kararı bulunmayan duruşmanın tutanaklarını yayımlamak suç değildir! Gazetecilik de suç değildir. Ülkeyi kendi karanlığınızla boğamazsınız. Yasaklatılan haberde yer alan o duruşmanın bütün tutanakları…”

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Yargılanan gazetecilik | Gazeteci Furkan Karabay’a TEM’de soru: Duruşma tutanağına nasıl ulaştınız!

    Yargılanan gazetecilik | Gazeteci Furkan Karabay’a TEM’de soru: Duruşma tutanağına nasıl ulaştınız!



    Gerçek Gündem editörü Furkan Karabay, yargıya yaşananlarla ilgili bir duruşma tutanağına yansıyan iddiaları haber yaptı. Karabay’ın haberine yayımlanmasından hemen sonra erişim engeli getirildi ve Karabay gözaltına alındı.

    Vatan Emniyeti’ne götürülen gazeteci Karabay’a “Terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme” ve “İftira” suçlamaları yöneltildi.

    GAZETECİLİĞİ YARGILAMAYA ÇALIŞIYORLAR: SADECE HABERİ SORDULAR!

    Emniyet’teki ifadesinde Karabay’a sadece yaptığı haber soruldu. Karabay’a yöneltilen sorularından birisi “Haberi siz mi yaptınız? Neden yargı mensuplarını hedef gösterdiniz” oldu.

    Karabay bu soruya, “Haberi ben yaptım. Öncelikli söz konusu isimler hedef gösterilmemiştir. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve Barış Saral isimli şahsın sanık olduğu davada geçen ifadeler habere konu edilmiştir. Barış Saral isimli şahıs çeşitli iddialarda bulunmuş ve bu iddialar da mahkeme tutanağına geçmiştir. Haber de hiçbir özel yorum olmaksızın duruşmadaki ifadeler çarpıtılmadan, değiştirilmeden gazetecilik faaliyetleri kapsamında kamuoyuna duyurulmuştur” yanıtını verdi.

    “BEYANLARA NASIL ULAŞTINIZ? HABER YAPMANIZDA SİZİ KİMSE TALİMANDIRDI MI?

    Furkan Karabay’a “Dava dosyasında geçen bu beyanlarına nasıl ve ne şekilde ulaştınız? Özellikle böyle bir haber yapmanızda sizi kimse talimatlandırdı mı? Anlatınız.” sorusunu yöneltti.

    “SÖZ KONUSU DURUŞMA TUTANAĞINA HERKES ULAŞABİLİR”

    Karabay ise şu yanıtı verdi:

    “Ben bir gazeteci olarak talimat ile değil kamuoyu yararı adına hareket etmekteyim. Barış Saral’ın mahkeme salonunda söylediği sözlerin yer aldığı kısa bir video sosyal medyada paylaşılmıştır. Adliye ve yargı haberleri yaptığım için de Barış Saral’ın mahkemede söylemiş olduğu sözler dikkatimi çekmişti. Bunun üzerine duruşma tutanağına ulaşıp konuyu gündeme getirdim. Basın kanunu kapsamında her ne kadar kaynağımı açıklamak zorunda değilsem de şunu belirtmek isterim ki söz konusu duruşma tutanağına herkes ulaşabilir.”

    Emniyet ifadesinde ayrıca haberlerin yayınlanma süreci de soruldu.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***