Etiket: figen yüksekdağ

  • DEM Parti’den Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’a Ziyaret

    DEM Parti’den Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’a Ziyaret


    DEM Parti Eş Genel Başkanları Bakırhan ve Hatimoğulları, 19 Ekim’de Edirne ve Kandıra cezaevlerinde Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ’ı ziyaret edecek. Demirtaş ile görüşme sonrası Edirne Cezaevi önünde saat 12.00’de basın açıklaması yapılacak.



    A+
    Yazı Boyutunu Büyüt


    A
    Yazı Boyutunu Küçült

    DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, 19 Ekim Pazar günü tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı cezaevlerinde ziyaret edecek.

    Ziyaret programına göre, saat 10.00’da Edirne Cezaevi’nde Selahattin Demirtaş ile görüşülecek. Ardından Eş Genel Başkanlar, saat 12.00’de cezaevi önünde bir basın açıklaması yapacak. Günün ikinci ziyareti ise saat 14.30’da Kandıra Cezaevi’nde Figen Yüksekdağ’a olacak.

    DEM Parti’den Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’a Ziyaret - Resim : 1
    Figen Yüksekdağ-Selahattin Demirtaş

    TÜRKİYE AİHM KARARINA İTİRAZ ETTİ

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 8 Temmuz 2025’te açıkladığı kararında, Selahattin Demirtaş’ın Kobani Davası kapsamında yeniden tutuklanmasını “hukuki açıdan sorunlu” bulmuştu. Türkiye ise karara itiraz ederek dosyanın AİHM Büyük Dairesi’nde yeniden görülmesini talep etti.

    DEM Parti’den Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’a Ziyaret - Resim : 2
    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Diyarbakır’da vatandaşla buluştu

    DİYARBAKIR’DA ‘DEMİRTAŞ SERBEST BIRAKILSIN’ ÇAĞRISI

    TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’a yaptığı ziyarette, bölge halkı tarafından “Demirtaş serbest bırakılsın” çağrısı yükseldi.

    Vatandaşlarla sohbet eden Kurtulmuş’a bir kişi, “Bu süreçte size inanmamızı istiyorsanız Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğüne kavuşması lazım” dedi.

    Kaynak: Haber Merkezi


    Etiketler

    DEM Parti


    Selahattin Demirtaş


    Figen Yüksekdağ

    Diyarbakır'da Tansiyon Yükseldi! Belediye Başkanları Salonu Terk Etti
    Belediye Başkanları Salonu Terk Etti

    CHP İzmir'de Tek Adaydı... Kürsüde Konuşurken Bayıldı
    CHP İzmir’de Tek Adaydı… Kürsüde Konuşurken Bayıldı

    Karadeniz Derbisinde Fırtına Kopacak! Rize'de Trabzonspor'u Ayağa Kaldıran Yasak Kararı
    Rize’de Trabzonspor’u Ayağa Kaldıran Yasak Kararı

    Fenerbahçe’de Samsun Maçı Sonrası Ortalık Karıştı! Soyunda Odasında Yumruklar Konuşacaktı… Kavganın Neden Çıktığını Açıkladı
    Soyunma Odasında Kavga! İşte Dev Kavganın Nedeni

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Selahattin Demirtaş’ın Tahliye Talebi Reddedildi

    Selahattin Demirtaş’ın Tahliye Talebi Reddedildi


    Eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile Kobani davası tutukluları hakkında yapılan tahliye başvurusu, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi.



    A+
    Yazı Boyutunu Büyüt


    A
    Yazı Boyutunu Küçült

    Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş için yapılan tahliye başvurusunda karar çıktı.

    Diyarbakır’da 2016’da gözaltına alınıp tutuklanan Demirtaş için AİHM, daha önce iki kez, Anayasa Mahkemesi (AYM) ise bir kez ihlal kararı vermişti. AİHM, Selahattin Demirtaş hakkında bir kez daha hak ihlali kararı verdi. AİHM’in son kararı, yargılama sürecindeki delil yetersizliği ve adil yargılanma hakkının ihlali gibi başlıklara dayanıyor.

    Kararın ardından Demirtaş’ın avukatları harekete geçti. Avukatlar sadece Demirtaş değil, aynı zamanda Figen Yüksekdağ ve Kobani davası kapsamında tutuklu bulunan tüm isimler için tahliye başvurusunda bulundu.

    Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi, başvuruya ilişkin kararını verdi. Eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile Kobani davası tutukluları hakkında yapılan tahliye başvurusu, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi.

    Kaynak: Haber Merkezi


    Etiketler

    Selahattin Demirtaş


    Figen Yüksekdağ

    MHP Lideri Devlet Bahçeli 'Hedefte Türkiye Var' Dedi, YPG'ye Seslendi: İmralı'nın Çağrısına Uyun
    ‘İmralı’nın Çağrısına Uyun’

    Sertleşmiş Havlularınız Pamuk Gibi Çıksın İstiyorsanız Bunu Sakın Yapmayın! Herkes Aynı Hatayı Yapıyor
    Sertleşmiş Havlularınız Pamuk Gibi Çıksın İstiyorsanız Bunu Sakın Yapmayın!

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin Arasında Kritik Görüşme
    Cumhurbaşkanı ile Putin Arasında Kritik Görüşme

    Dünyanın En Tehlikeli ve Üzerine Ayak Basmanın Bile Yasak Olduğu Tek Yer!
    Dünyanın En Tehlikeli ve Üzerine Ayak Basmanın Bile Yasak Olduğu Tek Yer!

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Figen Yüksekdağ’ın Acı Kaybı: Kardeşi Evde Ölü Halde Bulundu

    Figen Yüksekdağ’ın Acı Kaybı: Kardeşi Evde Ölü Halde Bulundu


    Eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın kardeşi Saniye Yüksekdağ hayatını kaybetti. Yüksekdağ’a yakınlarının üç gündür ulaşamadığı belirtilirken, Yüksekdağ’ın mide kanaması nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi.


    Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın kardeşi Saniye Yüksekdağ, geçirdiği mide kanaması sonucu evinde hayatını kaybetti.

    3 gündür kendisinden haber alınamayan Saniye Yüksekdağ’ın yakınları durumu polis ekiplerine bildirdi.

    Başvuru üzerine eve sağlık ve polis ekipleri yönlendirildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede, Saniye Yüksekdağ’ın 3 gün önce hayatını kaybettiği belirlendi.

    Yüksekdağ’ın cenazesi otopsi işlemi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Saniye Yüksekdağ’ın yarın Ceyhan’da son yolculuğuna uğurlanacağı öğrenildi.

    AHMET TÜRK’ÜN TORUNU ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ

    Öte yandan Ahmet Türk’ün üvey torunu Hüseyin Reber Türk, dün Mersin’de silahlı saldırıda yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

    Kaynak: ANKA


    Etiketler

    Figen Yüksekdağ


    HDP

    CHP'nin Cumhurbaşkanı Adaylığı Seçiminde Kurallar Netleşti
    CHP, Cumhurbaşkanı Adayını Bu Kurallara Bakarak Seçecek

    Kan Şekerini Anında Dengeleyen Mucizevi Çay! Sadece 1 Bardağı Bile Etkisini Gösteriyor
    Kan Şekerini Anında Dengeleyen Mucizevi Çay! Sadece 1 Bardağı Bile Etkisini Gösteriyor

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kritik Soru
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kritik Soru

    Lezzetli Çay Demlemenin Yolu : İşte Çaycıların Uyguladığı Sırlar
    Lezzetli Çay Demlemenin Yolu : İşte Çaycıların Uyguladığı Sırlar

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Figen Yüksekdağ Beraat Etti

    Figen Yüksekdağ Beraat Etti


    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı görevini sürdürürken Kasım 2016 yılında tutuklanan ve o zamdan beri cezaevinde olan Figen Yüksekdağ, 2015 yılında gerçekleştirdiği bir konuşma sebebiyle hakkında açılan davada beraat etti.

    İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Yüksekdağ hakkında 2016 yılında “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla mahkumiyet kararı verilmişti.

    2016 yılında açılan davada, Yüksekdağ’ın avukatları, milletvekili dokunulmazlığı gerekçesiyle yargılamanın durdurulmasını talep etmiş, ancak mahkeme bu talebi kabul etmemişti.

    CEZA YARGITAY’DAN DÖNDÜ

    Sürecin sonunda, Yüksekdağ ‘örgüt propagandası’ suçlamasıyla cezalandırılmıştı. Avukatlarının itirazı üzerine Yargıtay’a taşınan davada yüksek mahkeme, “propaganda suçunun unsurlarının oluşmadığı” gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararını bozdu.

    Yargıtay’ın bozma kararının ardından dosya yeniden İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Görülen duruşmada, mahkeme Yargıtay’ın kararını dikkate alarak Yüksekdağ’ın beraatine karar verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • AİHM Demirtaş ve Yüksekdağ’ı haklı buldu, Türkiye’ye ihlal kararı verildi

    AİHM Demirtaş ve Yüksekdağ’ı haklı buldu, Türkiye’ye ihlal kararı verildi


    Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın iç hukukta tutukluluklarına itiraz etmek için etkili bir yardım alamadıkları gerekçesiyle yaptığı başvuruyu karara bağlayan AİHM, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiğine hükmetti.

    Tutuklu bulunan Eski HDP Genel Eş Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’nın başvurusunu karara bağlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesinin 4. fırkasını ihlal ettiğine hükmetti. 

    AİHM, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın iç hukukta tutukluluklarına itiraz süreçleriyle ilgili ‘hak ihlaline’ uğradıkları kararı verdi. 

    AİHM’den yapılan açıklamada, Yüksekdağ ve Demirtaş’ın iç hukukta tutukluluklarına itiraz etmek için etkili bir yardım alamadıklarını gerekçesiyle başvuruda bulunduğu belirtildi. 

    Demirtaş ve Yüksekdağ’ın “özellikle cezaevi yetkililerinin avukatlarıyla yaptıkları görüşmeleri izlemelerinden ve avukatlarıyla paylaştıkları belgelere el koymalarından şikâyet ettiği” bildirilmişti. 

    Söz konusu bu tedbirlerin 15 Temmuz 2016 darbe girişimi ardından çıkarılan bir kararname kapsamında uygulandığının belirtildiği açıklamada, “Başvuranlar, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fırkasına (tutukluluğun hukuka uygunluğunun hızlı bir şekilde incelenmesi hakkı) dayanmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Z Kuşağı, 7 milyonluk kocaman bir pasta: En büyük dilimi alan seçimi kazanacak

    Z Kuşağı, 7 milyonluk kocaman bir pasta: En büyük dilimi alan seçimi kazanacak

    Belli bir kanaate ulaşmış kişiler, fikirlerinin değişmesinden hoşlanmazlar. Kanaatlerini çürütecek onlarca kanıt bulunsa dahi zor bela ulaşıp benimsedikleri kanaat bir aidiyet doğurur ve ona sımsıkı sarılırlar.

    Böylesi bir kanaate ulaşmış kişiyi, fikrini değiştirmeye zorlamak, boşa zaman harcamak, hatta belaya davetiye çıkarmakla eştir.

    Dolayısıyla seçmene, henüz bir kanaat oluşmadan ulaşmak gerekir.

    YSK yakın zamanda açıkladı: 7 milyon yeni seçmen var. Bu şu demek: Bu seçimde ilk kez oy kullanacak bir kesim söz konusu ve o kesim 18-23 yaş arasında…

    Unutmamalı ki, 15 Ekim 2012 kurulan HDP, 2015’te, katıldığı ilk seçimde %13,1’lik oy oranıyla mecliste 80 milletvekili ile temsil edilmeye hak kazanmıştı. Yani geçerli oyların yaklaşık 5 milyon 850 binini almıştı.

    7 milyon yeni seçmen demek; dengeli bir dağılımla bir partiye 70 ile 100 koltuk kazandıracak bir kesim, bir irade demektir.

    ***

    HDP’nin bir siyasi aktör olarak ülke dinamiğinde etkin rol oynayacağının ilk emaresiydi 7 Haziran seçimleri. Lakin gözden kaçan şuydu: Bu seçimde AK Parti, ilk kez statükosunu kaybetti ve her seçimde kendisine oy veren milliyetçi ve muhafazakâr (dindar Kürt seçmenler gibi) seçmenin bir kısmı, HDP ve MHP arasında bölündü. Bir yeniden mevzilenme yaşandı.

    Seçmen iradesinde nadir görülen anlardan biriydi bu. Ancak bunu radikal bir kırılma olarak okumak yanlış olur. Zira AK Parti yorgundu; 13 senedir (3 dönem) tek başına iktidardaydı. 17-25 Aralık yolsuzluk skandalının üstü henüz örtülememişti. Ülke bir şiddet sarmalından geçiyordu.

    Bu seçimde AK Parti başkanlık sistemine geçiş vaadi ve Yeni Türkiye iddiaları; CHP parlamenter sistem, Kemalist ve elitist söylemler; MHP ‘saray’ masalı; HDP ise ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ sloganı ve Türkiyeleşme savıyla seçmenin karşısına çıkmıştı.

    25’inci dönemin 550 yeni üyesinin belirlendiği genel seçimlere katılım yüzde 83,92 olarak gerçekleşmiş, YSK da seçim sonuçlarını 18 Haziran’da açıklamıştı.

    Bağımsız hiçbir adayın meclise giremediği bu seçimde, HDP ile MHP aynı sayıda vekil çıkarmıştı: 80.

    Siyasi düşünceleri çok farklı olan partilerin dahi koalisyon kurabilmeleri mümkünken 7 Haziran’da hiçbir koalisyon formülü tutmadı.

    45 gün içinde Bakanlar Kurulu oluşturulamadığı için seçimlerin 1 Kasım’da yenileneceği ilan edildi.

    Türkiye siyasi tarihinde bir ilk yaşandı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim hükümeti için AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu’nu görevlendirdi. Erdoğan ve TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, meclise giren partilerin vekil sayılarına göre bakanlık dağılımını belirledi.

    Bağımsız olması gereken 3 bakan haricinde AK Parti’ye 11, CHP’ye 5, MHP ve HDP’ye 3’er bakanlık düştü. Bakanlık daveti gönderilen CHP’li hiçbir vekil seçim hükümetinde yer almayı kabul etmedi.

    MHP’den ise sadece Tuğrul Türkeş daveti kabul etti. Türkeş sürecin devamında partisinden ihraç edildi ve Ankara’dan AK Parti milletvekili adayı oldu. HDP’den Levent Tüzel bakanlık davetini geri çevirdi, daveti kabul eden HDP’li Ali Haydar Konca ve Müslüm Doğan ise sadece 25 gün sonra bakanlıktan istifa ettiler.

    Sonrası ise acılarla dolu bir süreç değil, acının ta kendi, acının tarihi yaşandı: Diyarbakır’da HDP mitinginde patlayan bomba hortlayan terörün habercisi oldu. Suruç’ta 32 kişi hayatını kaybetti. Takibinde aynı evde kalan iki polis, vahşi şekilde infaz edildi.

    Hemen akabinde de, Ankara’da, 10 Ekim Cumartesi günü, “Barış Mitingi” öncesi toplanma yeri olarak belirlenen Ankara Garı önünde 102 kişi katledildi.

    Saldırının ardından partiler mitinglerini iptal etti. Seçim meydanları diğer seçime göre daha sönük geçse de sonuçları en ‘anlamlı’ (?) seçimlerden biri oldu.

    Ve seçim 1 Kasım 2015’de tekrarlandı. AK Parti yüzde 49,48, CHP yüzde 25,31, MHP yüzde 11,90, HDP ise yüzde 10.75 oranında oy aldı.

    AK Parti, Haziran’dan Kasım’a, 5 aylık süre içerisinde hanesine 5 milyona yakın oy kattı.

    Bu süreci uzun uzadıya anlatmamın sebebi, o 5 ayda yer yahut renk değiştiren 5 milyon oyun, ülkenin şimdi içinde bulunduğu durumun kısmi mesulü oluşuna inanmam.

    Hani bu seçimde ilk kez oy verecek 7 milyon seçmenden söz ediyoruz ya…

    Kemikleşmiş, belli bir kanaate ulaşmış oyların üzerine, bu 7 milyonluk pastadan en büyük dilimi koparan, muhtemel ki seçimin de kazananı olacak.

    ***

    Sanıyorum 2020 Eylül’ü yahut Ekim’iydi. Gürsel Tekin, bir ‘Z Kuşağı Raporu’ açıklamıştı. 7 milyon gencin ilk kez oy kullanacağını belirterek, “Z Kuşağı’na mensup genç sayısı yaklaşık 13 milyon. Bir sonraki seçimde 7 milyon genç ilk kez oy kullanacak. 13 milyon genç az değil, toplam seçmenin yüzde 20’sine tekabül ediyor. İstediklerini hükümete getirir, istediklerini de hükümetten indirirler” demişti.

    Tekin’e göre, bu kuşağa mensup gençlerde AK Parti’nin oy oranı yüzde 25’i geçmiyordu.

    İşin tuhaf yanı şu: Tekin, CHP dâhil hiçbir partinin Z Kuşağı için tam anlamıyla organize olmadığını söylemişti.

    Bu, bugün de haklılık payını koruyan fevkalade acı bir hakikat.

    Eğer CHP, elinde bu rapor varken, bu hakikat çırılçıplak dururken, ona uygun tercihler yapmıyorsa, epeydir kulislerde söylenen şeye kulak kabartmak gerekiyor: Aslında iktidara oynamıyor!

    Hiç kuşkusuz, bunu düşünmüyorum.

    Erkan Baş’ın, muhalefete en az zarar verir şekilde liste çıkaracaklarını açıklamasını da abes görmediğim gibi.

    Bir siyasi parti, elbette rekabetçi olacak ve ülke çıkarları kadar kendi çıkarlarını da gözetecek.

    Ancak benim anlamadığım, HDP’nin Selahattin Demirtaş’ın cezaevine girişinden bu yana umulan sıçramayı bir türlü yapamaması.

    Okuduk, gördük; önce Hasan Cemal, peşi sıra Cengiz Çandar Yeşil Sol Parti’den aday…

    Şu ya da bu, haklı yahut haksız kimi gerekçelerle bir kişi aday gösterilebilir. Ama bu seçimin hayatî bir seçim olduğunu dile getirmişken… Parlamenter seçimin savunuculuğuna soyunmuşken… İktidarı değiştirmeye bunca yaklaşmışken… Senin hedeflerinle örtüşüp örtüşmediği şüpheli iki ismi niye aday gösterirsin?

    Lütfen, söyler misiniz: Hasan Cemal ve Cengiz Çandar, ilk kez oy kullanacak 7 milyon seçmen için ne ifade ediyor? Bu seçmenlerin kaçı, sırf Hasan Cemal ve Cengiz Çandar orada diye Yeşil Sol Parti’ye oy verir?

    ***

    HDP’nin birincil arzusu ve onarmayı umduğu şey, evrensel hukukun dışına itilmiş, Kürt meselesinde katı bir şovenizm ve inkâr politikasında donup kalmış sistemi restore etmek; özgürlükçü bir platformda kangrene dönmüş Kürt sorununa çözüm bulmak ve bu iradeyi kabul edilir kılmak.

    Muhtemel ki adaylarını, Kılıçdaroğlu’nun ana hatlarını çizdiği parlamento çatısı altında birincil arzuları ve çözüm sürecinin ihtiyaçları doğrultusunda belirliyorlar.

    Cengiz Çandar ve Hasan Cemal’i tercih edişleri de olsa olsa bu arzunun dışavurumu.

    Ne var ki, Hasan Cemal ve Cengiz Çandar liberal kimliğe sahip; militarist askeri vesayet sisteminin karşına 2. Cumhuriyet projesini koyan, AB demokrasisini kıble edinmiş kişiler.

    Sol böylesi şahsiyetlere ‘sıcak’ bakar, onları şu şartlar altında dahi kabullenir mi? Burası muamma…

    Kabul; bu iki isim Avrupa ve ABD üzerinde görece etkisi olan isimler. Ama HDP bu arenada at koşturmayı düşünmüyorsa, siyasetini bunun üzerine kurmayacaksa, fazlalık sayılmasa da gereksiz isimler.

    Bilhassa gençlerin beklentileri bağlamında karşılığı olmayan kişiler.

    Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın cezaevine gönderilmesinde oyu olan bir partinin genel başkanına, sırf AK Parti gitsin diye oy vermek ne kadar doğruysa; bu iki isme oy vermek de o kadar doğru.

    Öte yandan HDP içinde de ideolojik saiklerle bu isimlere karşı bir tavır var.

    Savunanlar ise şunu söylüyor: Bu ikili ve temsil ettiği zihniyet, çözüm sürecinde MİT’le masaya otururken o süreci destekledi.

    Gel gör ki, hangi taktiğe karşılık geliyor, anlamasam da, 2. Cumhuriyetçilerle Z Kuşağı’nı ikna etmek imkânsız.

    Denebilir ki, yalnız bu isimler yok. Doğru, yalnız bu isimler yok. Ancak var olan, meclis çatısındaki isimler de Z Kuşağı’nın oyunu mutlak suretle alacağını düşündüğümüz isimler değil.

    Eğer havuz genişletiliyorsa 7 milyon oy hedeflenmeden hamle yapmanın bir anlamı var mı?

    Hasan Cemal ve Cengiz Çandar’ın künyesini ortalığa saçmak terbiyesizlik olur elbette. Dün dündür değil, hiç kuşkusuz, ancak getirisi kadar götürüsü olan bir hamlenin “yeni” bir şey doğurmayacağını da bilmek gerekmez mi?

    Tüm bunların ardında, “ille de AK Parti’siz yeni bir dönem” arzusu var. O ilk kez oy kullanacak 7 milyon seçmenin beklentisini karşılayacak bir hamle ise ufukta bile gözükmüyor.

    İstisna: Demirtaş’ın dünkü (6 Nisan) sosyal medya paylaşımı. Gençlere çağrısı…

    Sosyal hayatın içinde değilken bile toplumu bunca iyi çözümlemiş ve kazanmaya yönelik doğru hamleler yapanlara ihtiyaç var; Demirtaş gibi…

    ***

    Hatırlayalım; Ferhat Tunç Aydın’dan, Barış Atay ise memleketi Hatay’dan aday gösterildi son seçimde.

    Cumhuriyet gazetesi muhabiri Ahmet Şık, HDP’nin İstanbul 2. bölge 1. sıra milletvekili adayı oldu.

    Kapatılan Azadiya Welat gazetesi ve KHK ile kapatılan GÜN TV’nin eski genel yayın yönetmeni olan Tayyip Temel, Van listesindeydi.

    ÖSP ve TİP dışında yedi farklı sol, sosyalist parti ve yapının temsilcileri de HDP listesinde kendine yer bulmuştu: Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Başkanı Rıdvan Turan; Devrimci Parti Genel Başkanı Musa Piroğlu; Sosyalist Meclisler Federasyonu’ndan Dilşat Canbaz ve Erkan Baş; Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy; ESP Genel Başkanı Murat Çepni; Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları… vs.

    Ortaya çıkan manzara hepimizce aşikâr.

    Ahmet Şık’ın, Barış Atay’ın, Erkan Baş’ın nerede oldukları belli.

    Demek ki, taşıma suyla değirmen döndürmek pek doğru değil. İdeolojik paydaşlık olmadıkça, aidiyet hissi kurulmamışsa, birlikte yürümek zor.

    Nitekim bakıyoruz; Sırrı Sakık ve Sırrı Süreyya Önder, tekrar gündemde.

    Açık açık söylenmese de çok belli; bir “vitrin yüzü”, hadi yumuşatalım, bir “ekran yüzü”, biraz daha yumuşatmak gerekirse bir “ağzı laf yapan, kendini dinleten”e ihtiyaç duyuluyor.

    Ancak yine de şu soru karşılığını tam olarak bulmuyor: Bu seçimde ilk kez oy kullanacak 7 milyon seçmenin beklentilerine karşılık geliyor mu bu isimler?

    Tüm kalbimle itiraz ediyorum: HDP, serpilmekte olan siyasi uygunculuk kültürünün bir kurbanı olamaz. Olmamalı. Ama görünen o ki, Demirtaş, her ne kadar tutuklu bulunduğu cezaevinden sosyal medya paylaşımlarıyla bir siyasi irade sergileyip kitlelerin heyecanını harlı tutmaya çalışsa da… Üzülerek söylüyorum: HDP’nin “o eski halinden eser yok” ne yazık ki…

    Daha Fazla Göster:
    cengiz çandarCHPGürsel TekinHasan CemalHDPKemal KılıçdaroğluLevent TüzelSelahattin Demirtaşyeni seçmenYSKZ kuşağı

    BERKE KAYA
    06 Nisan 2023 GÖRÜŞ

    Kaynak: Kronos
    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Figen Yüksekdağ’a da sahte haber: ‘Demirtaş’ın avukatıyım, annen kaza geçirdi’ dedi

    Figen Yüksekdağ’a da sahte haber: ‘Demirtaş’ın avukatıyım, annen kaza geçirdi’ dedi


    Üç gün önce eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bulunduğu Edirne Cezaevi’ni arayan bir kadın, kendini Başak Demirtaş olarak tanıtarak, kızının trafik kazası geçirdiği yalanını söylediği ortaya çıkmıştı.

    Bu haberin verildiği Demirtaş’ın, yaklaşık bir saat kızı ve eşine ulaşamadığı bildirilmişti. Aynı durumun bir diğer eski eş genel başkan Figen Yüksekdağ’ın da başına geldiği ortaya çıktı.

    Konuyu, Twitter’dan Demirtaş’ın başına gelen olayı hatırlatarak paylaşan Mahsuni Karaman, şunları yazdı: “Bir süre önce kendini avukat Mahsuni Karaman olarak tanıtan bir kişi Kandıra Cezaevi’ni arayıp Figen Yüksekdağ’ın ailesiyle ilgili de benzer beyanda bulunmuştu. Bu aşağılık kötülüğün de organize olduğu kesin.

    Medyascope’tan Ferit Aslan’a konuşan Karaman, söz konusu kişiyle ilgili Yüksekdağ’ın avukatlarının suç duyurusunda bulunduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

    “Ben hiç Figen Yüksekdağ’la görüşmedim. Yaklaşık iki ay önce benim adım kullanılarak aranıyor ve annesinin kaza geçirip ağır yaralandığı söyleniyor. Bu işin organize olduğuna inanıyorum.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Demirtaş, Yüksekdağ ve Kavala aynı tabloda

    Demirtaş, Yüksekdağ ve Kavala aynı tabloda


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***