Etiket: Fatih Altaylı

  • Fatih Altaylı: Anket sonuçlanmadan önce Ekrem İmamoğlu ile konuştum

    Fatih Altaylı: Anket sonuçlanmadan önce Ekrem İmamoğlu ile konuştum


    Gazeteci Fatih Altaylı, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu‘nun ikinci turda AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında yüzde 47,82’yle kaybettiği cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası başlayan tartışmaları değerlendirdi.

    Dün kişisel Twitter hesabında bir anket yaptığını ve “Dört isimden hangisini CHP Genel Başkanı olarak görmek istersiniz?” diye sorduğunu belirten Altaylı, şu bilgiyi verdi:

    “Burada isimler 4 farklı anlayışı ve yaklaşımı temsil ediyordu. Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve Canan Kaftancıoğlu arasında seçim yapan 586 bin 336 kişinin yüzde 63’ü ‘Ekrem İmamoğlu’, yüzde 13’ü ‘Kemal Kılıçdaroğlu’ dedi. Özgür Özel ve Canan Kaftancıoğlu diyenler ise eşit olarak yüzde 12’şer oldu.”

    Altaylı, akabinde anketin sonuçlanması öncesi ana muhalefet partisindeki ‘değişim’ çağrısını ilk dillendiren isimlerden biri olan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile konuştuğunu dile getirdi, şunları kaydetti:

    ‘FİKRİM DEĞİŞMEDİ’

    Ekrem Bey değişim konusunda daha önce söylediklerinin arkasında olduğunu, fikrinin değişmediğini belirtti. Partideki hemen herkesle istişarelerde bulunduğunu, CHP’yi daha güçlü hale getirmek için ne yapılmalı konusunda herkesin bir arayış içinde olduğunu söyledi.

    Ancak gördüğüm kadarı ile aceleci bir tavır almayı düşünmüyordu. Kırıp dökmeden, kimseyi incitmeden sürecin yürümesinden yana idi. Acelesi yoktu. CHP’nin genel başkanı olamayacağını anlarsa yeni bir parti kurmak gibi bir fikri ise hiç yoktu. Tabii bu benim izlenimim. (…)”

    fatihaltayli.com.tr’de yayınlanan yazının tamamı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı: Bize ne çok yalan söylediniz

    Fatih Altaylı: Bize ne çok yalan söylediniz


    Gazeteci Fatih Altaylı, kendi adını taşıyan internet sitesinde kaleme aldığı yazıda Türkiye’de bir süredir devam eden sığınmacı sorunu ve Avrupa ülkeleriyle yaşanan vize kriziyle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. 

    “Mülteci ya da sığınmacı akınının başladığı günlerdi. Türkiye birkaç bin mülteci almak üzere hazırlık yapıyor, sınırda mülteci kampları kuruyordu. Suriye’den gelenlerin, kalifiye olanları, okumuş yazmışları, mürekkep yalamış, meslek sahibi olanları seçilerek Avrupa’ya gidiyor, gerisi bizdeki kamplara yerleştiriliyordu” diyen Altaylı, şöyle devam etti:

    “Sonra akın zıvanadan çıktı, Türkiye yol geçen hanına döndü, 2012 yılında 100 bin olan Suriyeli göçmen sayısı, resim sayılara göre 2014’de 1,5 milyon, 2016’da 3 milyona yaklaştı. 2016’da resmi sayı 3,6 milyon, gerçek Suriyeli göçmen sayısı ise 8 milyon civarında idi.

    İpin ucu kaçmış, sınırlar yol geçen hanına dönmüştü, giren çıkan belli değildi. Avrupa işin buraya geleceğini baştan gördü ve 2013 yılında Türkiye’ye masaya oturttu ve Geri Kabul Anlaşması imzalattı.

    Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bu anlaşma ile Türk vatandaşlarının Avrupa Birliği’ne vizesiz seyahatinin yolunun açılacağını iddia ediyordu. Davutoğlu bu iddiasını Başbakan olduğunda da sürdürdü.

    Ben ise ‘Ya Avrupa sizi kandırıyor, ya siz bizi kandırıyorsunuz. Türkler vizesiz Avrupa’ya gidemeyecek ama siz mültecileri burada tutacaksınız. Türkiye mülteci oteli olacak’ diyordum. Gerçekten de kısa süre sonra anlaşıldı ki, Türkiye komik denecek birkaç milyar Euro karşılığında mülteciler için önce otel, sonra da konut haline getirildi.

    Şu anda Suriyelisi, Afgan’ı, Orta Asyalısı, Afrikalısı yaklaşık 11 milyon göçmene ev sahipliği yapıyoruz ve UNHCR’ye göre de Dünya’da en fazla göçmen barındıran ülkeyiz. Türk vatandaşlarının vizesiz Avrupa’ya gitmesi sözü ise asla gerçekleşmediği gibi, artık vize alıp gitmek bile imkansız hale geldi.

    ‘BÜYÜK BİR AVRUPA ÜLKESİNİN TÜRK DOSTU ÜST DÜZEY BÜROKRATINA SORDUM’

    Türkiye’deki AB ülkesi konsoloslukları Türk vatandaşlarına vize vermiyor, daha doğrusu eksine oranla çok daha düşük bir oranda vize veriyorlar. Bir süre önce büyük bir Avrupa ülkesinin, Türk dostu bir üst düzey diplomatına bu meseleyi sordum.

    Söylediği aynen şu: ‘Doğru, vize başvurularına eskiye oranla daha düşük oranda onay veriyoruz. Ancak bunun Türklerle ilgili bir durum olmadığını bilmenizi isterim. Daha az vize veriyoruz çünkü Türkiye ciddi miktarda göçmen var. Bu göçmenlerin sayısını bilmediğimiz bir bölümüne Türk vatandaşlığı da verilmiş.

    Türkiye’nin vatandaşlık verme prosedürlerinin ince eleyip sık dokumadığını biliniyor. Bu yüzden de başvurularda eskisine oranla çok daha sıkı bir güvenlik soruşturması yapmak zorunda kalıyor vize bürolarımız. Bunun bize getirdiği yok oldukça fazla. Bu yüzden de en küçük bir soru işarete oluştuğu anda vize reddi çok daha kolay bir seçenek haline geldi.

    Öte yandan da Türkiye’de pek çok uluslararası suçlunun yerleşik hale geldiği de bir sır değil.

    Buna bir de Türkiye’deki politik ortamdan dolayı Avrupa’ya kalıcı olarak gitme arzusu artan Türk vatandaşlarının da bizim için yaratması muhtemel sorunları da eklerseniz niye eskisine oranla daha zor vize verildiğini de anlarsınız.

    Vize sorunu yaşayan Türk vatandaşları bunun nedenini bize değil, Türk hükümetine sormalı.’

    ‘SİZCE AVRUPA HAKSIZ MI?’

    Bunları dinleyince Avrupa’nın kendi sınırlarını koruma arzusunu anlıyorsunuz. Siz güney ve doğu sınırlarınızı yol geçen hanı yapınca, Batı sınırınızda tam tersi bir durum ortaya çıkması çok normal. Samimi olarak söyleyin, sizce Avrupa haksız mı.”

    fatihaltayli.com.tr’de yayımlanan yazısının tamamı. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresiyle yaptığı görüşmeyi yazdı: “Bir daha aday olmayacağım”

    Fatih Altaylı Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresiyle yaptığı görüşmeyi yazdı: “Bir daha aday olmayacağım”


    Gazeteci Fatih Altaylı, şahsi internet sitesinde kaleme aldığı yazısında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresine bir daha aday olmayacağını söylediğini yazdı.

    Altaylı, seçimin ardından kamuoyundan ve CHP içinden de Kılıçdaroğlu’nun istifasına yönelik yükselmeye başlayan seslerin ardından kaleme aldığı yazıda, Kılıçdaroğlu’nun ‘çok güvendiği birkaç isimle’ odasında yaptığı görüşmeyi aktardı.

    Altaylı’nın yazısından ilgili bölüm şöyle:

    “Kemal Bey, çok güvendiği birkaç isimle odasına çekiliyor ve durum değerlendirmesi yapmak istiyor.

    Odada bu isimlerden biri Kemal Bey’e çok net bir soru soruyor.

    “Sayın Genel Başkan, çok iyi performans gösterdiğiniz ve toplumsal kabulünüzü en üst düzeye çıkardığınız bir seçim süreci yaşadık. Başladığınız yerden çok daha yüksek bir noktada seçimi tamamladınız ama yetmedi. Bundan sonrası için ne planlıyorsunuz! Bir daha seçimde yeniden aday olma planınız var mı, nasıl bir yol haritası çizmeliyiz.”

    “İLK VE SON ADAYLIĞIMDI”

    Kemal Kılıçdaroğlu çok net, çok açık bir yanıt veriyor.

    “Bu benim ilk ve son Cumhurbaşkanlığı adaylığımdı. Bir daha Cumhurbaşkanlığı dahil, herhangi bir pozisyona aday olmayacağım. Ne zaman yapılırsa yapılsın bir dahaki seçimde aday ben değilim. Böyle bir niyetim de, arzum da yok”

    Herkes rahatlıyor.

    Ancak genel başkanlığı bırakmayacağını da hissettiriyor.En azından yerel seçimlere kadar.

    Odadakilerden biri, “Hem bu fikrinizi hem de Genel Başkanlığı yerel seçimlere kadar sürdüreceğinizi ve yerel seçimlerden sonra genel başkanlığı da bırakacağınızı açıklasanız çok rahatlarız’ diyor.

    Kemal Bey bakıyor, itiraz etmiyor. Net bir şey de söylemiyor. Zaten genel tavrı bu.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Altaylı: Şimşek kendisini bir kamu bankasını dolandırmakla itham edenleri, 5 yıl sonra kendisine mahkum ederek intikam aldı

    Altaylı: Şimşek kendisini bir kamu bankasını dolandırmakla itham edenleri, 5 yıl sonra kendisine mahkum ederek intikam aldı


    Gazeteci Fatih Altaylı, kendi adını taşıyan web sitesinde bugün kaleme aldığı yazısında yeni kabineyi değerlendirdi. Yeniden ekonominin başına geçen Mehmet Şimşek’le ilgili dikkat çeken yorumlarda bulundu. 

    “İntikam soğuk yenince lezzetli bir yemektir diyenler vardır. Bu deyişin Anadolu tipi ise şöyledir. ‘Babasının katilini 30 yıl sonra vuran Mardinliye ‘Ne acelen vardı’ diye sormuşlar’ Eh, ne de olsa Mardin ile Batman komşu vilayetler. Batmanlı Mehmet Şimşek de kendisini bir kamu bankasını dolandırmakla itham edenleri, 5 yıl sonra kendisine mahkum ederek bir tür intikam almış oldu.” ifadelerini kullanan Altaylı, yazısını şöyle sürdürdü:

    Doğru ve yerinde bir atamadır.

    AK Parti’nin bugün geldiği noktada bulup bulabileceği en iyi üç beş isimden biri, belki de birincisidir.

    O da bunun bilicinde olarak devir teslim töreninde yaptığı ilk konuşmada “Türkiye’nin bundan böyle rasyonel politikalara dönmekten başka çaresi yoktur” diyerek, intikam bıçağını biraz daha kanırttı ve düne kadar izlenen politikaların “İrrasyonel” olduğunu mefhumu muhaliften söylemiş oldu.

    “Rasyonel”, “Akılcı” ve “Bilime uygun”  demek.

    Akılcı politikalara dönmek demek, daha önce uygulanan politikanın akılcı ve bilimsel olmadığı anlamına geliyor.

    Mehmet Şimşek bunu “Akılcılıktan uzak” Bakan’ın gözünün içine baka baka söyledi.

    Yazının tamamını okumak için tıklayın. 

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı: Trollerin geyiklerine maruz kalıyorum, bir miktar haklılar

    Fatih Altaylı: Trollerin geyiklerine maruz kalıyorum, bir miktar haklılar


    Gazeteci Fatih Altaylı, 20 yılı aşkın süredir çeşitli kademelerinde görevler üstlendiği Habertürk’ten ayrıldıktan sonra ilk yazısını kendi ismini taşıyan internet sitesinde yayınladı.

    Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu yazısında “Sosyal medya üzerinden önde olan tarafın trol veya gerek kişilerinin geyiklerine maruz kalıyorum. Haklılar mı? Bir miktar haklılar” diyen Altaylı, şöyle devam etti:

    “Anketlere bakarak vardığım sonuçta ilk turu Kılıçdaroğlu’nun bir tık önde bitireceğini düşünüyordum.

    Anketlere göre Ak Parti’in 34, MHP’nin 9, ittifakın geri kalanının ise 2 puan oy alacağını toplamda 44’e ulaşacaklarını Erdoğan’ın ise 2018’de olduğu gibi adayı olduğu ittifakın toplam oyunun 1, 1,5 puan gerisinde kalarak 44 civarında bir oy alacağını umuyordum.

    Sinan Oğan’ın kendisine de programıma geldiğinde söylediğim üzere 6 puan civarında bir oy alacağını Kılıçdaroğlu’nun da bu durumda 50’yi zorlayacağını düşünüyordum.

    Burada öngöremediğim, ya da anketlere güvenerek yanıldığım nokta Cumhur İttifakı’nın yüzde 49’u aşması oldu. İktidar gücünü kullanması, İktidar gemisinin, iktidar oylarını yüzdürmesi de cabası oldu.

    Kendi kaybını ortaklarına tamamlatması ise siyasi bir aklın, bir politik ‘Dehanın’ sonucuydu. Başkasının tecrübelerinden yararlananlar akıllı insanlardır. Başkalarının oylarından yararlananlar ise akıllı siyasetçilerdir.

    Erdoğan’ın devlet yönetimindeki yöntemleri uzun uzun tartışılır, eleştirilir. Bu seçimin yapılış biçimi de… Ama Erdoğan’ın akıllı siyasetçi olduğu su götürmez bir gerçektir. Tartışılmaz.”

    fatihaltayli.com.tr’de yayınlanan yazının tamamı

     HABERTÜRK’TEN NEDEN AYRILDI?

    Fatih Altaylı, dün akşam saatlerinde bu sene itibariyle 18. yılını doldurduğu Habertürk’te yönetimin kendisine ‘katlandığını’ belirterek Habertürk’ten ayrıldığını duyurmuştu:

    “Bilmiyor muydum benim yazılarım, programlarım yüzünden nelere göğüs gerip, neler çektiklerini. Zaten artık ilişkimiz bir dostluk ilişkisi idi. Turgay Ciner bana göre Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir vizyona sahip, çok farklı bir işadamı idi. Muhtemelen Vehbi Koç’tan sonra bu ülkenin gördüğü en vizyoner işadamı.

    Bir işadamında ender rastlanan entelektüel birikimi, tecrübelerini paylaşmaktaki cömertliği, çok az insanda gördüğüm gustosu ile bir prensibimi ayaklar altına aldım. Patronlarla asla yakın olmazdım, Turgay Bey ile bunu beceremedim. Dostum, arkadaşım olmuştu. Bir gün tartışmadık, bir gün kavga etmedik. Birbirimize saygıda bir gün kusur eylemedik.

    Türk medyası, gazetecilik çökerken, Allah var benim ayakta durmama, hatta gazeteci olarak yeniden ayağa kalkmama destek oldu. Muhtemelen bedelini de ödedi. Ve Türkiye yeni bir dönemece girerken, dost dediğim birine daha fazla dert olmamam gerek herhalde. Benim özgürlüğüm, onun yükü olmamalı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Akşener ilk kez konuştu: Her bürokrat bu olaydan ibret almalı

    Akşener ilk kez konuştu: Her bürokrat bu olaydan ibret almalı


    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ABD’de İran’a yönelik yaptırımların delinmesi sürecinde rol oynadığı gerekçesiyle yargılanıp 28 ay tutuklu kalan, infazının ardından döndüğü Türkiye’de ise birkaç ay içinde Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü’ne getirilen Mehmet Hakan Atilla’ya konulan yurt dışına çıkış yasağıyla ilgili konuştu. 

    Habertürk yazarı Fatih Altaylı‘ya değerlendirmelerde bulunan Akşener, “Yasa dışı talimatlara uyan her bürokrat bu olaydan ibret almalıdır” dedi ve ekledi:

    “Bir bürokratın nasıl kullanılıp harcandığının timsalidir. İşlerine yararken nasıl ödüllendirilip, işleri bitince nasıl kirli bir mendil gibi buruşturulup çöpe atıldığının öyküsüdür. Tüm bürokratlar bundan ders çıkarmalıdır.”

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı’dan Muharrem İnce’ye: Bana artık bıkkınlık geldi

    Fatih Altaylı’dan Muharrem İnce’ye: Bana artık bıkkınlık geldi


    Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce‘nin sanatçılarla ilgili sözlerine tepki gösterdi.

    Siyasetçi, cumhurbaşkanı adaylığı için gerekli imzayı dördüncü günün sonunda toplayabildikten sonra “Sırça köşklerde yaşayanlar, sırça köşklerinden çıkmayanlar, salon siyasetçileri, oturdukları yerden benim aleyhimde tweet atan, sözde sanatçılar Siz bunları gördünüz mü? Bu zorlukları gördünüz mü? Boğaz’da viskisini yudumlarken memlekete yol gösterenler…” gibi ifadeler kullanmıştı.

    Türkiye’nin bu sözleri söyleyen bir zatı muhtereme ihtiyacı olmadığını dile getiren gazeteci, “Türkiye zaten bu cümleleri bize ezberleten bir anlayış tarafından yıllardır yönetiliyor. ‘Yalıda viski yudumlayanlar’ metaforundan bana artık bıkkınlık geldi. ‘Sözde sanatçı’ ayıbı ise can sıkacak kadar çok tekrarlandı” dedi; ardından şunları kaydetti:

    “Bu cumhuriyeti kuran anlayışın toplumun en tepesine koyduğu sanatçıyı ‘sözde’ diye aşağılayan birinin, yalan muhalifliğine ve anlamsız adaylığına hiç ama hiç ihtiyacı yok bu ülkenin. Bu ülke için iki kelam edeni sırça köşkte oturmakla suçlama ayıbının yeni suç ortaklarını aramıyoruz. Tam aksine köşkte hem de sırça köşkte oturduğu yani keyfi yerinde olduğu halde ülkesi için dertlenene saygı duyacak birine ihtiyacı var bu ülkenin.

    Bu kafa ile hiç ama hiç yeni değilsiniz Muharrem Bey. Bu sözlerin orijinal sahibi varken, siz ancak çakması olursunuz. Aklı başında herkes eski bir orijinali, yeni görünümlü bir çakmaya tercin eder. Bilesiniz. Tabii amacınız yıpranmış orijinale yeniden değer kazandırmak değilse.”

    Yazının tamamı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı ile Pelikancı isim arasında polemik: ‘Kendine don al o renk koçum’

    Fatih Altaylı ile Pelikancı isim arasında polemik: ‘Kendine don al o renk koçum’


    Gazeteci Fatih Altaylı, ‘evlatlık depremzede’ fetvasından sonra “kasten suizanda bulunulduğunu” iddiasıyla kendisi hakkında suç duyurusunda bulunan Diyanet İşleri’ne sosyal medya hesabı üzerinden yanıt vermiş, Kasımpaşa Spor Kulübü’nün logosunu paylaşmıştı. Fatih Altaylı’nın bu yanıtla içinde ‘Kasımpaşa’ kelimesinin geçtiği ve ‘umurumda bile değil’ anlamına gelen argo bir cümleye gönderme yaptığı ‘tahmin’ edilmişti.

    ALTAYLI’NIN YANITI GÜNDEM OLDU

    Selman Öğüt, Altaylı’nın söz konusu açıklamalarına gönderme yaparak “Senin gibiler için mor renk alternatifi var diye biliyorum” ifadelerini kullandı.

    Altaylı ise Öğüt’e verdiği yanıtta, “O rengi çok seviyorsan kendine don al o renk koçum” dedi.

    NE OLMUŞTU?

    İki isim arasında yıllar önce çoklu baro sistemi nedeniyle de gerginlik çıkmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • ‘İktidar içinden gelen bilgilere göre Mehmet Şimşek sonunda ikna edilmiş’

    ‘İktidar içinden gelen bilgilere göre Mehmet Şimşek sonunda ikna edilmiş’


    Habertürk yazarı Fatih Altaylı, cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri öncesinde atılacak adımlarla ilgili AKP içinden edindiği bilgileri okurlarına aktardı.

    İktidar partisinin ekonomide ‘rasyonel’ döneme geçileceği işaretlerinin verilmesini planladığını dile getiren gazeteci, bunun için gündemde olan ismin yine eski Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek olduğunu söyledi: 

    “4 yıldır Londra’yı mesken tutan ve asli işi olan bankacılığa dönen Şimşek’e giderek daha fazla baskı kuruldu ve çalıştığı kurumlar aracılığı ile de ikna edilmesi için bir süreç başlatıldı. Yine iktidar içinden gelen bilgilere göre Mehmet Şimşek sonunda ikna edilmiş.

    Şimşek’in seçimlerden önce yapılacak bir kabine değişikliği ile ekonomiden sorumlu bakanlık koltuğuna oturtulması ve bu yolla ‘Ekonomide artık saçmalamayacağız’ mesajı verilmesi planlanıyor. Şimşek ise hala ‘Ben sizin yanınızda durayım ama şu bakanlık işini seçimden sonraya bıraksak’ havasında. (…)”

    Yazının tamamı

    NE OLMUŞTU?

    AKP hükümetlerinde uzun yıllar Maliye Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı gibi üst düzey görevlerde bulunan Şimşek, ekonomi yönetiminin ‘düşük faiz’ politikasını benimsediği bir dönemde, Aralık 2022’de, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘la bir araya gelmişti. 

    İki isim, 18 Aralık’ta Silivri Yeraltı Doğalgaz Depolama Tesisi kapasite artış törenine katılmış ve kurdeleyi birlikte kesmişlerdi.

    Gelişme kulisleri hareketlendirmiş; “Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin yerine mi geliyor?” sorusuna yol açmıştı. Ancak o günden bu yana herhangi bir gelişme yaşanmamıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İddia: İktidar pası YSK’ya atacak; seçimler en az 6 ay, muhtemelen bir yıl ertelenecek

    İddia: İktidar pası YSK’ya atacak; seçimler en az 6 ay, muhtemelen bir yıl ertelenecek


    18 Haziran’da yapılması gereken ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 14 Mayıs‘ta düzenleneceği açıklanan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri, 10 ili etkileyen depremler nedeniyle tartışma konusu oldu.

    Kimileri sandığın belirlenen günde kurulacağını savunurken, kimileri ileri bir tarihe ötelenebileceğini ileri sürdü. Habertürk yazarı Fatih Altaylı ise ‘el artırarak’ seçimlerin en az altı ay, muhtemelen bi yıl erteleneceğini söyledi: 

    “Ersan Şen, AYM kararının o gün için doğru ama bugün için geçerli olmayan bir karar olduğunu ancak Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile seçimlerin ertelenebileceğini, Anayasa Mahkemesi’nin zorlama bir tavırla OHAL devam ettiği müddetçe hukukilik denetimi yapmayabileceğini, burada da son sözü YSK’nın söyleyeceğini belirtti.

    Eski Yarsav Başkanı Eminağaoğlu da AYM’nin 2012’de aldığı kararın bugün uygulanmasının hukuki olarak mümkün olmadığını söylüyor. Ben elbette onlar gibi hukukçu değilim.

    Ancak konuşulanları, planlananları duyup aktarabilirim. Ve bana gelen bilgilere göre, süreç Ersan Şen’in söylediğine yakın bir şekilde ilerleyecek gibi duruyor.

    İktidar kanadı, seçimleri erteletme işini YSK’ya paslayacak. Önce bir seçim kararı alınacak. Sonra YSK, 4 ilde tamamen 6 ilde ise kısmen seçim sürecini yürütmesinin fiilen imkansız hale geldiğini bildirecek ve seçimlerin ertelenmesini isteyecek.

    Böylelikle seçimler en az 6 ay, muhtemelen bir yıl ertelenecek. (…)”

    Yazının tamamı

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***