Etiket: Fatih Altaylı

  • Feyza Altun’da “rakı” açıklaması: Ben, polisler eve gelince rakı içtim demedim

    Feyza Altun’da “rakı” açıklaması: Ben, polisler eve gelince rakı içtim demedim



    Gazeteci Fatih Altaylı, şeriat karşıtı açıklamalarıyla nedeniyle gözaltına alınan ve adli kontrolle serbest bırakılan avukat Feyza Altun’un gözaltı alındığı anlarda neler yaşadığını aktardı. Altaylı Atun’a ilişkin olarak “Ben bir 5 dakika izin istedim diyor kendime diyor bir rakı koydum oturdum onlar diyor görevini yaparken ben de bir kadeh rakı içtim. Sonra da gözaltına alıp ifadeye götürmüşler” dedi.

    Altaylı’nın ifadelerinden sonra Altun, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. “İletişim kazası” olduğunu söyleyen Altun şunları kaydetti:

    “Değerli arkadaşlar;

    Geçirdiğim soruşturma ile alakalı olarak söylemem gerekenleri fazlasıyla söyledim zaten. Ayrıca dün ifademi de verdim. Bu sebeple bu aşamada tekrar bir açıklama yapmama kararı aldım.

    Ancak aşağıdaki haberler, bir yanlış anlaşılmanın sonucu olduğu için düzeltmek istedim.

    Ben, polisler eve gelince rakı içtim demedim. Böyle bir iletişim kazası oldu sanıyorum. Polisler geldiği sırada ben evde bi tek rakı içiyordum dedim. Gözaltı sürem başladığı anda içki falan içmedim.

    Zaten takdir edersiniz ki böyle bir şey mümkün de değil. Görevli memur arkadaşları da zor altında bırakacak bir durum oluşacağından konuyu düzeltmek istedim. Yeterince yanlış anlaşılma yaşandığını düşünüyorum 5 gündür. Çocuğum bir travma yaşadı, endişeli. Lütfen çocuğumla ilgilenmeme izin verin.”

    “ÇOK AYIP”

    Altaylı da Altun’un düzeltmesinin ardından yeni bir paylaşım yaparak “Avukat Feyza Altun’un evine emniyetten geldikleri sırada rakı masasında olduğunu söylemem bazıları tarafından farklı bir biçimde değerlendirilip sanki gelenlere inat yaptığı şeklinde algılatılmak isteniyor. Evimize habersiz biri geldiği sırada herhangi bir şey yapıyor olmamız gelenlere bir tavır olarak algılatılmak isteniyor. Feyza Altun’a bu haksız ithamda bulunmak çok ayıp” dedi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı’nın 2 yıla kadar hapsi istendi

    Fatih Altaylı’nın 2 yıla kadar hapsi istendi



    Gazeteci Fatih Altaylı bugün hakim karşısına çıktı.

    Altaylı, bir üniversite öğrencisinin Filistin yürüyüşünden dönen İsmail Aydemir’e “Kelime-i Tevhid” bayrağı taşıdığı gerekçesiyle yumruk atması sonrasında “Eline sağlık” paylaşımında bulunmuştu. Altaylı’nın paylaşımı sonrasında hakkında soruşturma açılarak “Suçu ve suçluyu övme” suçundan 2 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi.

    İddianamede, “Eline sağlık” paylaşımının saldırıda bulunan kişiye ve eylemine yönelik olduğu savunuldu ve Altaylı’nın “suçu ve suçluyu övme” suçundan 2 yıla kadar hapsi istendi.

    ADLİ KONTROL KARARI KALDIRILDI

    İddianame, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi. Mahkeme, iddianameyi mevcut delillerin toplanmaması gerekçesiyle iade etti. Ancak savcılık iade kararına itirazda bulundu. İtirazı değerlendiren İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi iddianamenin iadesi kararını kaldırarak dosyayı yeniden 21. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Bunun üzerine iddianameyi kabul eden mahkeme, suçun vasfı nedeniyle Altaylı hakkında basit yargılama usulü kapsamında yargılama yapılmasına hükmetti.

    Mahkeme, Altaylı ve avukatlarına savunmalarını dilekçe şeklinde sunmaları için 15 günlük süre verdi. Mahkeme tensip zaptında 15 günlük süre dolduktan sonra duruşma yapmadan beraat kararı, düşme veya ceza verilebileceğini de belirtti. Mahkeme, Altaylı hakkında 5 Ocak 2024 tarihinde verilen adli kontrol kararlarının da kaldırılmasına karar verdi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı ifadeye çağrıldı

    Fatih Altaylı ifadeye çağrıldı



    Gazeteci Fatih Altaylı, “suçu ve suçluyu övme” ile “halkın bir kesimini kin ve düşmanlığa alenen tahrik ve aşağılama” suçlarından hakkında resen başlatılan iki ayrı soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fatih Altaylı hakkında, 1 Ocak’ta İstanbul’da düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” yürüyüşünün ardından “Kelime-i Tevhid” bayrağı açan İsmail Aydemir’e yumruk atan E.A’ya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı “Eline sağlık” paylaşımıyla ilgili “suçu ve suçluyu övme” suçundan resen soruşturma başlattı.

    Öte yandan, başsavcılıkça Altaylı hakkında, video paylaşım platformu üzerinden 24 Aralık 2023’te yayınladığı videoda, Ankara’da gerçekleştirilen “İsrail ve PKK’ya Lanet Mitingi”ne katılanlara yönelik kullandığı sözler dolayısıyla “halkın bir kesimini kin ve düşmanlığa alenen tahrik ve aşağılama” suçundan resen ayrı bir soruşturma başlatıldı.

    Altaylı’nın, soruşturmalar kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldığı öğrenildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fikrin Ali Koç’tan çıktığı öne sürülmüştü: Fenerbahçe’den Fatih Altaylı’nın iddiasına sert yanıt… Federasyona çağrıda bulunuldu

    Fikrin Ali Koç’tan çıktığı öne sürülmüştü: Fenerbahçe’den Fatih Altaylı’nın iddiasına sert yanıt… Federasyona çağrıda bulunuldu



    Fenerbahçe, Fatih Altaylı’nın internet sitesinde yayınlanan yazısında yer alan Süper Kupa iddialarına ilişkin sert bir açıklama yayımladı.

    Açıklamada, “Her başı sıkıştığında, işine geldiğinde, Başkanımız Ali Y. Koç’u hedef gösterme refleksi sergileyen Galatasaray camiası alışılagelmiş davranışının yeni bir örneğini daha, Süper Kupa Finali’nin Suudi Arabistan’da oynanması konusunda bugün Fatih Altaylı üzerinden göstermiştir” ifadelerine yer verildi.

    Fatih Altaylı’nın yazısında Süper Kupa’nın Suudi Arabistan’da oynanması fikrinin Ali Koç’tan çıktığı öne sürülmüştü. Altaylı iddiayı Türkiye Futbol Federasyonu’nun sponsorları arasında yer alan bir firmanın patronundan aktarmıştı.

    Fenerbahçe’nin sert açıklamasının tamamında şu ifadeler kullanıldı:

    “Her başı sıkıştığında, işine geldiğinde, Başkanımız Ali Y. Koç’u hedef gösterme refleksi sergileyen Galatasaray camiası alışılagelmiş davranışının yeni bir örneğini daha, Süper Kupa Finali’nin Suudi Arabistan’da oynanması konusunda bugün Fatih Altaylı üzerinden göstermiştir.

    Şaşırdık mı? Şaşırmadık…

    Güya Süper Kupa Finali’nin Suudi Arabistan’da oynanması Ali Y. Koç’un önerisi ve fikriymiş!

    Ağustos ayının son günlerinde başlayan ve bugüne kadar gelen süreç zarfında yaşananlar ile ilgili tüm gerçekler tabii ki apaçık bir şekilde ortaya çıkacaktır.

    O gün geldiğinde, kimin ne duruş sergilediği görülecektir.

    Türkiye’de futbolun amiri olan Türkiye Futbol Federasyonu’nun süreç ile ilgili gerçekleri ivedilikle açıklamasını özellikle rica ediyoruz.”

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı: İYİ Parti, giderek herkesin altında kalacağı bir enkaz haline dönüyor

    Fatih Altaylı: İYİ Parti, giderek herkesin altında kalacağı bir enkaz haline dönüyor



    Geçtiğimiz aylarda yapılan genel seçim sürecinin kilit partilerinden biri olan İYİ Parti, adeta dağılma sürecine girdi. Gazeteci Fatih Altaylı, bugünkü yazısında “Bir parti nasıl yıkılır” dedi ve şu değerlendirmeleri yaptı:

    İYİ Parti’de, Meral Akşener ile yaptığım röportaj sonrası başlayan sarsıntı artık parti binasını yıkacak şiddete ulaştı.

    Partiden bana gelen bilgiler, Akşener’in ilk bana açıkladığı “Seçime her yerde tek başımıza gireceğiz. Hiçbir yerde işbirliği olmayacak. 81 ilde 81 aday çıkaracağız” cümlesi sonrası parti içinde isyan çıkmış.

    Akşener’in bu cümleleri, parti içinde bir istişare, bir GİK kararı olmadan söylemesi parti yönetiminde ve örgütünde isyanı başlatan adım olmuş.

    Bu arada bazı parti yöneticilerinin, “Efendim, il örgütlerinden gelen bilgi sizi destekliyor.” diye genel başkanı doldurması oysa gerçeğin tam tersi olması içerdeki isyanı körüklemiş.

    Partideki istifaların arkasındaki gerekçe, Akşener’in “81 ilde kendi adayımız olacak” demesi.

    Partiden istifası istenen Ümit Dikbayır’a partiden yöneltilen suçlamalar ise Dikbayır’ın Meral Akşener’in hesaplarını incelettiği, partinin 148 milyon TL’sinin kayıp olduğu, milletvekili adaylarından para toplanıp bu paraların iç edildiğini iddia etmesi idi.

    Dikbayır ise tüm bu suçlamaları reddediyor ve “Ben böyle bir şey yapmadım” diyordu ama milletvekillerinden “parti için para istendiği” iddiasının araştırılmasını da istiyordu.

    Ümit Bey, kendisine yöneltilen bu suçlamaların araştırılması için parti yönetimine de bir dilekçe ile başvurdu.

    Ancak bu dilekçesinin ciddiye alınmadığını görünce, bu kez de savcılığa kendisi hakkında suç duyurusunda bulunmaya karar verdi.

    Ancak parti yönetimi bu kez de Dikbayır hakkındaki eski iddialarından vazgeçip, başka ve çirkin iddialar ortaya attı.

    Fatih Altaylı: İYİ Parti, giderek herkesin altında kalacağı bir enkaz haline dönüyor - Resim : 5

    Bu durum üzerine Dikbayır partiden istifadan vazgeçip, mücadele kararı aldı.

    Kendisine bunu sorduğumda “Ben gideyim ve her şeyin üzeri örtülsün istiyorlar. Gitmeyeceğim” dedi.

    Ümit Dikbayır partiden gider gitmez bilmem.

    Ama İYİ Parti’nin giderek herkesin altında kalacağı bir enkaz haline geldiğini görmek için siyaset uzmanı olmaya gerek yok.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı’dan Kılıçdaroğlu’na sert sözler: Keşke Cumhurbaşkanı olamasanız bile en azından rezil olmasaydınız

    Fatih Altaylı’dan Kılıçdaroğlu’na sert sözler: Keşke Cumhurbaşkanı olamasanız bile en azından rezil olmasaydınız



    Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) dün 38. Olağan Kurultayı heyecanı başladı.

    Yeni genel başkanın seçildiği kurultayda, Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel yarıştı.

    Kurultayda 81 ilden bin 367 delege yeni genel başkanı seçti. İkinci tura kalan seçimde 812 oy alan Özel, CHP’nin 8. yeni genel başkanı oldu.

    13 yıl aradan sonra CHP Genel Başkanlığı’ndaki görevi sona eren Kılıçdaroğlu’nu eleştiren gazeteci Fatih Altaylı, kaybettiği seçimlere ve kurultayın ikinci tura kalmasına rağmen istifa etmemesine tepki gösterdi.

    Altaylı’nın yorumu şöyle:

    “Keşke seçim ertesi onurunuzla istifa ederek şerefli bir şekilde gitseydiniz. Keşke dün önünüze gelen ikinci şansı kullanıp ilk turun sonunda yarıştan onurunuzla çekilip alkışlanarak gitseydiniz. Keşke hiç değilse giderayak iyi bir örnek olmayı becerebilseydiniz. Keşke çevrenize kimi kifayetsiz muhteris, kimi ahlaksız ve kimi de aptal bir grup yerine üç beş gerçek vatansever toplamış olsaydınız, keşke Atatürk’ün adını kurultay öncesinde de ansaydınız. Keşke Cumhurbaşkanı olamasanız bile en azından rezil olmasaydınız.”

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı’dan Diyanet’e ‘acil araştırın’ çağrısı: Bu sapkınlığın nedeni ne

    Fatih Altaylı’dan Diyanet’e ‘acil araştırın’ çağrısı: Bu sapkınlığın nedeni ne



    Gazeteci Fatih Altaylı, bugünkü köşesinde cemaatlerde, kuran kurlarında ve tarikatlarda yaşanan cinsel istismar ve saldırı olaylarına yer verdi.

    Fatih Altaylı, Diyanet işleri Başkanlığı’na, “Kur’an kurslarında, cemaat ve tarikat okul ve yurtlarında, teşkilatın bazı mensuplarındaki bu sapkınlığın nedeni ne” sorusunu yöneltti.

    Deneyimli gazeteci Diyanet’e bu durumun incelenmesi için çok acil araştırma başlatma çağrısında bulundu.

    Altaylı’nın yazısındaki ilgili kısım şöyle:

    “Gün geçmiyor ki, bu saydıklarımdan birinde bir ‘cinsel saldırı’ bazen kız ama genelde erkek çocuklara yönelik bir cinsel saldırı, bir taciz, tecavüz vakası, bir ırza tasaddi vakası ortaya çıkmasın. Son olarak Şanlıurfa’nın, Akçakale ilesinde müftü evet yanlış okumadınız bir müftü 12 yaşında bir erkek çocuğuna tecavüz ettiği için tutuklandı.

    ‘İNCELENMESİ FARZDIR’

    Bir değil, iki değil, üç değil… Sözde dinî eğitim kurumlarında, bunlara bağlı yurtlarda ve artık doğrudan resmî diyanet teşkilatında bunlar oluyor ve bazıları artık saklanamaz hale geliyorsa, bu araştırılmaya değer bir mesele, çözülmesi gereken bir sorundur. Yıllarca kiliseye özgü bir sorun zannedilen bu sorunun, sadece kiliselere değil farklı dinlerin kurumlarında da bir sorun olduğu atık saklanamaz bir durumdur. İncelenmesi farzdır.”

    NE OLMUŞTU

    Şanlıurfa Akçakale müftüsü Halil Bilik hakkında ücretli öğretmenlik yaptığı okulda öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu iddiası üzerine soruşturma başlatılmıştı.

    Bilik, cinsel istismar suçlamasıyla tutuklandı.

    Kaynak: Gerçek Gündem

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Beşiktaş Fatih Altaylı hakkında hukuki işlem başlatacak

    Beşiktaş Fatih Altaylı hakkında hukuki işlem başlatacak



    Süper Lig’de Adana Demirspor’a 4-2 mağlup olan Beşiktaş’ta maçın ardından teknik direktör enol Güneş, yedek kulübesinin önünde Adana Demirspor teknik ekibinden biriyle sarılan Beşiktaş oyuncusu Salih Uçan’ı önce çekiştirmiş, sonra da soyunma odasına doğru ittirmişti.

    Güneş’in maçın ardından yaptığı hareketleri yorumlayan gazeteci Fatih Altaylı Güneş için “Bu tabirim için beni bağışlayın ama hödükçe davranışlarını sürdürüyor” demişti.

    ‘HUKUKİ İŞLEMLERE BAŞLAYACAĞIZ’

    Altaylı’nın açıklamalarının ardından Beşiktaş’tan açıklama geldi. Kulübün X hesabından yapılan açıklamada, Altaylı hakkında işlem başlatılacağı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Başta adı her daim başarılar ve şampiyonluklarla anılan Teknik Direktörümüz Şenol Güneş ile ilgili hakarete varan ifadeleri için Fatih Altaylı hakkında olmak üzere bundan sonra da haddini aşan kişilerle ilgili ivedilikle hukuki işlemlere başlayacağımızı kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.”

    Kaynak: Gerçek Gündem


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • İddianame tamamlandı: Fatih Altaylı için 4 yıla kadar hapis cezası isteniyor

    İddianame tamamlandı: Fatih Altaylı için 4 yıla kadar hapis cezası isteniyor



    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Fatih Altaylı hakkında kişisel Twitter hesabında yaptığı paylaşımda Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı ve üyeleri için kullandığı ifadeler nedeniyle 6 aydan 4 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi. Altaylı’ya ‘kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen hakaret’ suçlaması yöneltildi.

    11 ilde yıkıma yol açan depremlerin ardından Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun sitesinde evlat edinmeye dair sorulara verilen yanıtlar mercek altına alınmış; ailelerin bu çocuklara, “Öz evlat gibi davranmasının doğru olmadığını ve evlat edinenle evlatlık arasında evlenme engeli olmadığı“na yönelik skandal ifadelerin kullanıldığı görülmüştü.

    Altaylı, bunun üzerine kişisel Twitter hesabında yaptığı paylaşımda “Yahu siz gerçekten sapıksınız anladık da diyanet gibi bir kurumda ne işiniz var. Sapıklar. Gidin porno sektörüne girin. Atatürk’ün millete doğru düzgün din bilgisi verilsin diye kurduğu kurumu sapık muhayyileniz ile kirletmeyin” tepkisini göstermişti.

    ‘HAKARET SUÇUNU OLUŞTURUYOR’

    Altaylı’nın savunmasında söz konusu paylaşımı kendisinin yaptığını, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında olduğundan üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini söylediği aktarılan iddianamede, “sanığın” olay tarihinde ulusal çapta haber yapan televizyon ve gazetede yayınlar yapan tanınmış bir basın mensubu olarak, kamusal ilgi ve menfaat olan konularda yayın yapma haber verme, yazı yazman eleştirme, tepki gösterme, halkı bilgilendirme ve gerçeğe uygun yayınlar yapma gibi görevleri olduğunu anlatıldı.

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve yerleşik yargı içtihatları ışığında sanığın görevini yerine getirirken basın hürriyeti kapsamında, yayın yapma, tepki ve eleştiri hakkının belirli sınırları olduğu hatırlatılan iddianamede, Altaylı’nın açıklamasının eleştiri sınırlarını aşarak olayın muhatabı olan mağdurlara yönelik alenen hakaret suçunu oluşturduğu ifade edildi.

    4 YILA KADAR HAPİS CEZASI

    İddianamede şunlara yer verildi:

    “Somut olayda tanınmış bir gazeteci, basın mensubu ve yazar olarak sanığın Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun verdiği fetva ve görüş ile ilgili eleştirme ve tepki göstermesinde basın hürriyeti anlamında kamusal ilgi ve menfaat bulunduğu kabul edilse de, yapılan paylaşımın basının mesleki ve evrensel ilke, kural, değer ve standartlarına uygun olduğundan bahsedilemeyeceği, kullanılan üslup ve ifadelerin doğrudan doğruya mağdurlara sövme niteliğinde olduğu, mağdurların şeref, onur ve saygınlıklarını rencide edebilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.”

    Ankara 61. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Altaylı’nın “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen hakaret” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fatih Altaylı ‘rezillik’ diyerek eleştirdi: Bu iktidar yalan söyleyip durmaktadır

    Fatih Altaylı ‘rezillik’ diyerek eleştirdi: Bu iktidar yalan söyleyip durmaktadır



    Gazeteci Fatih Altaylı, Türkiye’nin uzun yıllardır tartışma konusu olan sığınmacı politikalarına eleştiriler yöneltti. Geçen yıl 19 bin göçmenin kapılarına dayandığı Yunanistan’da bir Göç ve Mülteciler Bakanlığı bulunduğunu, 13 milyon göçmene ev sahipliği yapan Türkiye’de ise böyle bir adımın halen atılmadığını söyledi.

    “Bu rezilliğin bir tarafı” diyen Altaylı, şöyle devam etti:

    “Yunanistan Göç Bakanı Kairidis, Avrupa Birliği’ne Türkiye’yi şikayet ediyor ve ‘Türk Hava Yolları’nın sağladığı ucuz uçak biletleriyle, üçüncü ülkelerden vize sorunu olmadan Türkiye’ye gitmek çok kolay. Türk mevkidaşlarımızı bunun çok ‘yıkıcı’ ve ‘verimsiz’ olduğu konusunda ikna etmeye çalışıyoruz.’ diyor. Yani Yunan Bakan Türkiye’nin sadece kara sınırlarının değil, hava hudut kapılarının da yol geçen hanı olduğunu bize hatırlatıyor.

    Ve daha da beteri ‘Türkiye mülteci anlaşmasını uygulamıyor’ diyor.

    ‘REZİLLİĞİN İKİNCİ YÜZÜ’

    Bu anlaşmanın 2016 yılında imzalandığını ve anlaşmaya göre Türkiye’den Yunan adalarına geçen tüm yeni düzensiz göçmenlerin Türkiye’ye iade edilmesi gerektiğini ama Türkiye’nin COVID önlemleri bahanesi ile buna uymadığını söylüyor.

    Eee, o zaman Ahmet Davutoğlu’na sormak gerekir, hani AB ile aramızda göçmenler ile ilgili bir geri kabul anlaşması yoktu?

    Hani, olmayan anlaşmaya göre, biz geri kabul ettiğimiz düzensiz göçmen kadar düzenli göçmen yollama hakkına sahip olacaktık?

    Hani AB, olmayan anlaşmanın kendi üzerine düşen kısmını yerine getirmediği için bizim de kendi üzerimize düşen kısmına uyma yükümlülüğümüz yoktu?

    Bu da rezilliğin ikinci yüzüdür.

    Benim gördüğüm şudur.

    Bu iktidar eskiden de, bugün de hepimize yalan söyleyip durmaktadır.

    AB’den sürekli para koparıp, onların adına göçmenleri burada tutmaktadır.

    Daha birkaç gün önce göçmenleri Türkiye’de tutmak için 781 milyon avroluk yeni bir sözleşmeye imza atan bizim iktidarımızdır.

    Her yıl AB’den ve BM’den aldıkları birkaç milyar dolar için, Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atan mevcut iktidardır.

    Üç kuruş para için yaptığı bu işi kendi kitlesine ‘İnsani nedenlerle yapıyoruz. Ensar muhacir’ diye yutturan da yine aynı iktidardır. (…)”

    Fatihaltayli.com.tr’de yayınlanan yazının tamamı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***