Etiket: Ersin Tatar

  • Kıbrıs Rum Yönetimi’nden KKTC’li siyasilere pasaport iptal yaptırımı

    Kıbrıs Rum Yönetimi’nden KKTC’li siyasilere pasaport iptal yaptırımı


    Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Maraş’ın kısmen açılmasına tepki olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) bulunan bazı yöneticilerin Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarını iptal edeceğini duyurdu. Bu pasaportlardan birine sahip olan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar kararı “Bu bir çağdışılıktır, bu bir ırkçılıktır, insan hakları bakımından yanlıştır ve hukuki bir zemini yoktur” ifadeleri ile değerlendirdi.

    Rum yönetimi, KKTC’nin kuruluşunun 37’nci yıl dönümünde Kapalı Maraş’ın kısmen açılmasına misilleme kararı aldı. Bu kapsamda Maraş’ın açılmasına dahli olanlar ve KKTC yönetiminde bulunanlar yaptırıma tabi tutuldu.

    Rum yönetimi hükümet sözcüsü Marios Pelekanos, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü baltalıyorlar’ sözleriyle attıkları adıma gerekçe gösterdi. Sözcü Pelekanos, “Kıbrıs ‘sözde kabinede’ yer alan veya Maraş’ın yeniden açılmasına dahil olan kişilerin pasaportlarını iptal edebilir, pasaportları yenilemeyi veya bu kişilere pasaport vermeyi reddedebilir” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Tatar’dan tepki

    Kendisi de ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ pasaportu bulunan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar karar, Rum yönetiminin aldığı karara tepki gösterdi. Tatar, “Bu kararı alan Rum yönetimini kınıyorum. Bu bir çağdışılıktır, bu bir ırkçılıktır, insan hakları bakımından yanlıştır ve hukuki bir zemini yoktur.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Tatar, Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) yaptığı açıklamada, Rum Bakanlar Kurulu’nun bazı KKTC’li siyasetçiler ile Kapalı Maraş açılım sürecine müdahil olanlara yönelik Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarını iptal etme, yenilememe veya pasaport vermeme kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Tatar, “Bizim mücadelemizi, bambaşka yerlere çekerek, ‘Pasaportları iptal ederiz’ şeklinde açıklamaları kınıyorum, reddediyorum. Bu kararı alan Rum yönetimini kınıyorum. Bu bir çağdışılıktır, bu bir ırkçılıktır, insan hakları bakımından yanlıştır ve hukuki bir zemini yoktur. Vatandaşlar arasında böyle bir ayrım yapmak kabul edilebilir bir şey değildir.” ifadelerini kullandı.

    “Şahsen ben yıllardır bu pasaportu kullanmadım”

    Meselenin bireysel değil toplumsal bir mesele olduğunu vurgulayan Tatar, “Bu bireysel bir mesele değildir. Şahsen ben yıllardır bu pasaportu kullanmadım, karar beni bağlamıyor. Ancak bu halkımızı toplumumuzu ilgilendiren bir meseledir. Bizim halkımız şimdiye kadar bu pasaportları aldıysa, içinde bulunduğu koşullardandır. Çeşitli karşı karşıya kaldığımız haksızlıklardan dolayı seyahat, burs gibi nedenlerden almıştır.” diye konuştu.

    Tatar, sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, iki halkın ortak bir cumhuriyeti olduğunu, pasaportun anlaşmadan doğan haktan alındığını hatırlattı ve bu hakka saygı duyulmasını talep etti.

    Rum kesiminin Kıbrıs Cumhuriyeti’ni işgal ettiğini ve bu yapının bir Helen ve Rum Cumhuriyeti olarak muamele gördüğünü belirten Tatar, “Biz bir takım siyasi kararlarla, bir görüş, bir duruş, yeni bir vizyon ve siyaset ortaya koyduğumuz için Rum tarafının bu işine gelmedi. Ancak, ‘söylediklerinizi, eylemlerinizi beğenmezsem pasaportu iptal ederim tavrı’ dünyanın hiçbir yerinde tasvip edilemeyecek bir davranıştır.” ifadelerini kullandı.

    KKTC Başbakanı Ersan Saner de GKRY Bakanlar Kurulunun, bazı KKTC devlet ve hükümet yetkililerinin sözde Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarını iptal etme kararını “düşmanca bir karar” olarak nitelendirmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’dan AB’ye: Kıbrıs Türkü’nün egemenlik ve eşitlikten vazgeçmesini kimse beklemesin

    Erdoğan’dan AB’ye: Kıbrıs Türkü’nün egemenlik ve eşitlikten vazgeçmesini kimse beklemesin


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki devletli çözüme karşı çıkanların Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, eşitliğini, bağımsızlığını, devletini ve kazanımlarını görmezden geldiğini belirtti.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı” töreninde konuşan Erdoğan, KKTC’de Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Cenevre’de çözüm odaklı gerçekçi bir öneri sunduğunu belirtti ve çözüm anahtarının Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliği ve eşit statüsünün teyit edilmesinden geçtiğini vurguladı.

    “İki devletli çözüm olmaz’ demek Kıbrıs Türk halkının egemenliğini, eşitliğini, bağımsızlığını, devletini ve kazanımlarını görmezden gelmek demektir” diyen Erdoğan “Hiç kimse Kıbrıs Türkü’nden, müktesep haklarından, kendi devletinden, eşit statüsünden, egemenliğinden vazgeçmesini, Rumların iradesi altında azınlık olarak yaşamayı, onların tahakkümüne girmeyi kabul etmesini beklemesin. Kıbrıs’ta, diniyle, diliyle, kültürüyle farklı, eşit statüde 2 halk ve 2 devletin bulunduğu kabul edilmeden müzakerelerde ilerleme sağlanamaz. Bu gerçekleri esas alan bir çözüme ulaşılması artık tercihten öte, altını çiziyorum, zorunluluktur” değerlendirmesinde bulundu.

    “Kimsenin toprağında gözümüz yok”

    Erdoğan Maraş’la ilgli olarak da “Maraş’ta hayat yeniden başlayacaktır. Mülkiyet haklarına riayet edilerek yürütülen bu çalışmalar ışığında artık Maraş’ta herkesin yararına olacak yeni bir dönemin kapıları açılacaktır. Açılımın öncelikle Kapalı Maraş’ın yüzde 3 buçuğuna tekabül eden pilot bölgede başlayacak olması Kıbrıs Türk makamlarının bu konuya ne kadar hassas yaklaştığını ortaya koyuyor” diye konuştu ve “Bizim kimsenin toprağında, hakkında, mülkünde gözümüz yoktur. Kimse de bizim ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hakkına el uzatamaz” vurgusunu yaptı.

    AB, Kuzey Kıbrıs’a destek vermedi

    “Buradan Avrupa Birliği’ne sesleniyorum, ne oldu? Siz sözünüzü tuttunuz mu?” diye soran Erdoğan, “Avrupa Birliği mali, idari noktada Kuzey Kıbrıs’a desteklerini verecekti, Verdi mi? Hayır vermedi? Niye? Bunların hayatı yalan üzerine kurulu. Dürüst değiller. Geçen gün beni arıyorlar, söyledikleri şu ‘Duyduk ki ayın 20’sinde Kuzey Kıbrıs’ta konuşma yapacakmışsın. Herhalde orada rahatsızlık verici bir konuşma olmaz.’ Bunun iznini herhalde sizden alacak değiliz” ifadelerini kullandı.

    Törenden sonra Anadolu Üniversitesi Lefkoşa Kampüsü’nden canlı bağlantıyla toplu açılış ve temel atma törenine katılan Erdoğan buradaki konuşmasında ise KKTC’nin gelişmesine ve kalkınmasına odaklanarak adada ulaştırma, bilgi teknolojileri ve alt yapı projesine öncelik verileceğini açıkladı.

    KKTC Cumhurbaşkanı: Su Temin projesi “asrın projesi”

    Temel atma töreninde konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise adanın su sorununa çözüm getiren projeyi “asrın projesi” olarak tanımladı ve “Bugün bu proje gerçekleşmemiş olsaydı, bu ülkede, bu kuraklıkta susuzluk çekecektik. Bugün hamdolsun artan nüfusa, turiste ve öğrenciye rağmen bu ülkede susuzluk diye bir derdimiz yoktur. Su Anadolu’nun suyu, çeşmelerimizden akmakta. Anadolu suyu, ovalarımızda, tarlalarımızda tarımsal faaliyetlerimizde katkısını katmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Toros Dağları’nın suyunu Akdeniz’den boru ile geçirilerek KKTC topraklarına taşıyan KKTC Su Temin Projesi ile KKTC’ye yılda 75 milyon m³ su ulaştırılması ve 50 yıl boyunca kullanma ve içme suyu ihtiyacını karşılanması amaçlanıyor. 2015 yılında resm açılışı yapılan projenin borularında kopma meydana gelmesi üzerine 2020’de tamir çalışması yapılmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Erdoğan’ın Maraş’ın statüsüne ilişkin açıklamalarına hangi ülke ne tepki verdi?

    Erdoğan’ın Maraş’ın statüsüne ilişkin açıklamalarına hangi ülke ne tepki verdi?


    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs’ta Maraş’ın statüsüne ilişkin açıklamaları, ardından KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ifadeleri başta Rum yönetimi olmak üzere AB, ABD ve İngiltere’nin tepkisini çekti.

    Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis, açıklamaların “yasa dışı ve kabul edilemez” olduğunu söylerken, AB’nin dış politika şefi Josep Borrell de bunun barış görüşmelerini tehdit ettiğini belirterek, kararla ilgili “derin endişesini” dile getirdi.

    Erdoğan bölgeye ‘Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ ve ‘Millet Bahçesi’ yapılacağını duyurdu

    Erdoğan geçtiğimiz gün Kurban Bayramı’nı geçirmek için gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde söz verdiği ‘müjdeyi’ açıklayarak, KKTC’ye de bir ‘Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ ve ‘Millet Bahçesi’ yapılacağını duyurdu.

    Erdoğan ayrıca Kıbrıs’ta yaptığı konuşmada, “Maraş’ta hayat yeniden başlayacaktır. Mülkiyet haklarına riayet edilerek yürütülen bu çalışmalar ışığında artık Maraş’ta herkesin yararına olacak yeni bir dönemin kapıları açılacaktır” ifadesini kullanmıştı.

    Tatar: Maraş’ın yüzde üç buçuğuna tekabül eden bölge askeri bölge statüsünden çıkarılarak

    Bu açıklamaların ardından KKTC Cumhurbaşkanı Tatar da Kapalı Maraş’ın yüzde üç buçuğuna tekabül eden bölgenin askeri bölge statüsünden çıkarılarak, sivil denetime geçeceğini açıkladı.

    Tatar, “Maraş açılımımızın ikinci aşamasına geçilecektir. Bu adımla, iade talebiyle başvuran hak sahiplerine, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun bu yönde bir karar vermesine olanak sağlanacaktır” dedi.

    Güney Kıbrıs ise bölgenin statüsünde yapılacak bir değişikliğin, “Türkiye’nin burayı sahiplenme niyetini” açıkça gösterdiği düşünüyor.

    Bölgenin yasal sahiplerine bırakılması ve BM kontrolü altına alınması çağrısı

    Kararın “yasa dışı ve kabul edilemez” olduğunu belirten Anastasiadis bunun Maraş’ın statüsünde değişiklik yapılmasını yasaklayan BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olduğunu belirterek bölgenin yasal sahiplerine bırakılması ve BM kontrolü altına alınması çağrısı yaptı.

    “BM Güvenlik Konseyi Kararlarına saygı gösterilmeli”

    Borrell ise sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne ilişkin müzakerelere geri dönme konusunda taviz verilme riski söz konusu. BM Güvenlik Konseyi Kararlarına tam olarak saygı gösterilmesi gerekiyor” dedi.

    Yunanistan: En güçlü şekilde kınıyoruz

    Yunanistan da Türk tarafının açıklamalarına cevap verdi.

    Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias yaptığı paylaşımda, “Yapılan açıklamaları en güçlü şekilde kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

    ABD’den kınama

    Bir açıklamada ABD’den geldi.

    ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken yaptığı açıklamada, “BM kararlarıyla tutarsız, kabul edilemez ve geçmişteki çözüm müzakerelerini sürdürme taahhütleriyle bağdaşmayan Maraş’ın bazı bölümlerinin Türk kontrolüne devredileceği duyurusunu kınadığını” açıkladı.

    İngiltere’den tepki

    İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs’ta Maraş’ın statüsünü değiştirmeye yönelik tek taraflı kararı hakkında endişesinin dile getirerek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uyulması çağrısında bulundu.

    İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab’ın Twitter’den paylaştığı yazılı açıklamada, “Birleşik Krallık, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Maraş’ın kapalı alanının yüzde 3,4’ünü oluşturan bir bölgenin yeniden açılması ve yeniden yerleşimine ilişkin yaptığı açıklamaları için derin endişe duymaktadır” ifadesi yer aldı.

    46 yıldır kapalı

    46 yıldır kapalı olan ve “Hayalet Şehir” olarak da anılan Maraş, yıllardır devam eden Kıbrıs müzakerelerinde pazarlık konusu oldu.

    Maraş konusu, Birleşmiş Milletler (BM) himayesindeki Kıbrıs müzakerelerinde kapsamlı bir çözümün parçası olarak da görüşülüyor. Ancak şimdiye kadar müzakerelerde sorunun çözümü neticeye kavuşturulamadı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Ankara’nın KKTC cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale iddiaları raporlaştırıldı

    Ankara’nın KKTC cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale iddiaları raporlaştırıldı


    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde geçtiğimiz yıl ekim ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerini Ankara’nın desteklediği Ersin Tatar’ın kazanmasının ardından seçimlere gizli ve açık müdahale iddiaları gündeme gelmişti.

    Araştırmacı Mine Yücel, Akademisyen Abdullah Korkmazhan, İş İnsanı/Aktivist Orhan Erönen, Avukat Mine Atlı ve Uluslararası Danışman Derya Beyatlı tarafından Avukat Tacan Reynar raportörlüğünde hazırlanan raporda cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Ankara hükümetinin müdahalesi olduğu ileri sürülen olaylar sıralandı.

    Rapor hazırlanırken 4’üncü Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Özel Kalem Müdürü Cenk Gürçağ, 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimine bağımsız olarak katılan DP Milletvekili Serdar Denktaş, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı ve Milletvekili Tufan Erhürman, Gazeteci Ali Kişmir, Gazeteci Pınar Barut ve Gazeteci Rasıh Reşat’ın beyanlarına başvuruldu.

    18 Ekim 2020’de yapılan ikinci tur oylama sonucu Ersin Tatar, Mustafa Akıncı ile girdiği yarışı kazanarak cumhurbaşkanı seçildi.

    Raporda 2019 yılından itibaren başladığı ileri sürülen müdahaleler tarihleri ile birlikte verildi. Buna göre:

    9 Eylül 2019: Dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın dahi haberi olmadan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Karpaz gibi kırsal bölgeleri ziyaret ederek Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ile birlikte Yenierenköy Belediye Halk Plajı’nda vatandaşla buluşma toplantısına katıldı.

    10 Ocak 2020: Cumhurbaşkanı adayı Kudret Özersay’ın adaylığını açıklamasına müteakip Recep Tayyip Erdoğan, Ersin Tatar ile Kudret Özersay’ı Türkiye’ye çağırdı. Basına kapalı toplantıya Fuat Oktay ile Mevlüt Çavuşoğlu da katıldı.

    11 Şubat 2020: Çavuşoğlu, Akıncı’ya karşı ‘Ben böylesine dürüst olmayan bir siyasetçiyle hiç çalışmadım’ açıklaması yaptı.

    15 Şubat 2020: Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile UBP adayı Ersin Tatar Maraş’ta ‘Kapalı Maraş Açılımı’ ismi altında yuvarlak masa toplantısı düzenledi. İlgili tarihte henüz Cumhurbaşkanlığı seçimi ertelenmemişti. Akıncı’ya söz konusu toplantıya davet yapılmazken KTBB (Kıbrıs Türk Barolar Birliği) gibi örgütler katılım sağlamayı reddetti.

    6 Ağustos 2020: Cumhurbaşkanı adaylarından YDP Başkanı Erhan Arıklı, Ankara’ya Ersin Tatar ile çağrıldıkları ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik Ankara’dan yapılan anketin gösterildiği yönünde açıklama yaptı.

    14 Ağustos 2020: Akıncı, İstanbul’dan ‘Ada Araştırma’ isimli bir şirketin Kuzey Kıbrıs’ta telefon üzerinden anket adı altında yönlendirme yaptığına dair açıklamada bulundu.

    15 Ağustos 2020: Siyasi kulislerde UBP içerisinde dönemin Başbakanı Ersin Tatar’a muhalif olarak yorumlanan milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri‘nin daveti üzerine Kolordu Komutanı ile KKTC’deki MİT sorumlusunun bulunduğu Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na ait Beyaz Ev’de toplantıya katıldı.

    30 Ağustos 2020: CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın hazırlayıp sunduğu Tarafsız Bölge programında AK Partili siyasetçi Mehmet Metiner ‘İçimizdeki Yunanlılar derken, işte bunları kastediyoruz. Akıncı, Rum ağzıyla konuşuyor. Kıbrıs’ta, Türkiye’nin egemenliğinden kurtulmak istiyoruz diyenlerin başını Akıncı çekiyor’ ifadelerini kullandı.

    10 Eylül 2020: İktidara yakın Yeni Şafak Gazetesi “KKTC Cumhurbaşkanı Rumlara Sığındı Türkiye’ye Vurdu – Rumların Akıncı’sı” şeklinde manşet attı.

    18 Eylül 2020: Akıncı’nın özel kalem müdürü Cenk Gürçağ, Ankara’dan gelen MİT Dış Operasyonlar Başkanı Kemal Bey, MİT Yunanistan ve Kıbrıs Bölüm Başkanı Ali Bey ve Hakan isimli MİT uzmanı tarafından yemeğe çağrılır ve ‘Mustafa Akıncı’nın adaylıktan çekilmesi kendisi için, ailesi için ve yakın çalışanları için hayırlı olacaktır’ şeklinde tehdit edilir.

    2 Ekim 2020: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın Basın Danışmanı Ali Genç’in liderliğindeki, yaklaşık 20 kişilik AK Parti reklam ekibi, Tatar ve ekibiyle her gece Lord’s Palace’da buluştu.

    6 Ekim 2020: 9 Ocak 2020 tarihinden itibaren KKTC-TC arasında bozulan su borusu sebebiyle akmayan su ‘tamir edildiği’ gerekçesiyle yeniden akmaya başladı. Recep Tayyip Erdoğan Ersin Tatar’ı Ankara’ya yanına çağırarak, canlı yayında tören ile birlikte ‘Kapalı Maraş’ı açacağını ilan etti.

    9 Ekim 2020: Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Reşat Akar’ın sorularına yanıt verirken adaylıktan çekilmesine yönelik tehdit aldığını belirtti.

    9 Ekim 2020: TC Büyükelçiliği tarafından Kıbrıs’ın kuzeyindeki spor kulüplerine malzeme dağıtıldı. Yapılan yardımlarda her takıma 20 set eşofman, 20 set ayakkabı, 20 set yağmurluk verildi.

    9 Ekim 2020: 9 bin 872 kişinin hesabına ‘Salgın Sosyal Destek’ olarak adlandırılan 2’şer bin TL tutarında yardım yattı.

    16 Ekim 2020: YDÜ Kurucu rektörü ve sahibi Suat Günsel’in tüm çalışanlarını, Ersin Tatar propagandası yapmaya ve oy vermeye zorlandığı ve baskı yapıldığı açıklandı.

    Müdahale süreci nasıl başladı?

    Ankara hükümetinin, dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın tekrar Cumhurbaşkanı seçilmesini istemediğini, 2020 yılının başında belli etmeye başladığı belirtilen raporda Türk Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun, Akıncı için 2020 yılının Ocak ayında “Ben böylesine dürüst olmayan bir siyasetçiyle hiç çalışmadım” sözlerinin süreçteki kırılma noktası olduğu vurgulandı.

    Öte yandan rapore göre Ankara yönetimi, Ersin Tatar’a verdiği desteği, Tatar’ı sürekli Ankara’ya görüşmeye çağırarak belli etmekteydi.

    Mustafa Akıncı’nın 11 Ekim’deki ilk tur seçimlerinden önce Kuzey Kıbrıs’da yayın yapan TV2020 kanalında canlı yayına çıkarak, seçimlerden çekilmesi yönünde tehdit edildiğini söylediği hatırlatılan raporda, Lefkoşa Büyükelçiliği’nin bu iddiayı yalanlamasına da yer verildi.

    Elçilik açıklamasında “TV2020 kanalında yayınlanan bir programa katılan Sayın Akıncı’nın dile getirdiği, şahsına yönelik adaylıktan çekilmesi mesajı verildiği yönündeki ifadeler tamamen gerçek dışıdır. Türkiye Cumhuriyeti seçimlerin güvenle yapılması da dâhil, her bir Kıbrıs Türk’ünün canını da malını da korumakta kararlıdır. Türkiye’nin seçim malzemesi yapılmasının sakıncaları, daha önceki çeşitli açıklamalarımızda da defalarca dile getirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik bu rahatsız tavrın sürdürülmekte olması iyi niyetten uzaktır” ifadelerine yer verdi.

  • KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğim var, ama kullanmadım

    KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğim var, ama kullanmadım


    Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis’in”Kıbrıs kimliğine ve pasaportuna sahip 97 bin Kıbrıslı Türk utanmalı mı?” yönündeki açıklamasına cevap veren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Anastasiadis, ‘bu kimliği aldınız, bana biat ediyorsunuz’ demek istiyor. Ben 1974’ten önce doğdum, var ama kullanmadım. Bir yöntemi varsa iade edeceğim.” dedi.

    Anastasiadis’in Paskalya mesajında, Kıbrıslı Türklerle ilgili “vatandaşlarımız” ifadesini kullanması ve konuşmasında, aralarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tatar’ın da Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu sahibi olduğunu belirtmesi sonrası başlayan ‘kimlik tartışması’ devam ediyor.

    Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Postası TV’de Gökhan Altıner’in sunduğu “Sabah Postası” programına telefonla bağlanarak konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şöyle konuştu:

    “Anastasiadis kendi halkına oynuyor. Kendisi, 1 Nisan’da yaptığı açıklamasında, benim halkım EOKA’cıdır dedi, Kıbrıs’ın bir Helen adası olduğunu söyledi. Ben bu konudaki tepkimi, BM huzurunda kendisine ilettim. Sen bizimle güya federasyon çatısı altında anlaşmak istiyorsun ama bunları söylüyorsun dedim. Onların düşüncelerinde bir değişiklik yok. Fakat bizim içimizdeki bazı çatlak sesler halen gerçeği göremiyor.”

    “Kimliğim var ama kullanmadım, iade edebilirim”

    Kendisinin de Kıbrıs Cumhuriyeti kimliği olduğuna dair haberler üzerine, Cumhurbaşkanı Tatar, “Ben 1974’ten önce doğdum, var ama kullanmadım. Bir yönetimi varsa iade edeceğim.” ifadelerini kullandı.

    Tatar, “Benim halkım, benim insanım bu pasaportu kullanıyorsa, bu bir ihtiyaçtır. Maalesef gasp ettikleri devletin imtiyazıdır. İnsanımız, seyahat özgürlüğü olarak bu pasaporttan faydalanıyor. Kimlik sahibi Kıbrıslı Türkler, Rum tarafında mı ikamet ediyor? Anastasiadis’e oy mu veriyor?” sorusunu yöneltti.

    Rum lider Anastasiadis’in, Kıbrıslı Türklerle ilgili “vatandaşlarımız” demesinin, olayı farklı bir yöne çekme anlamına geldiğini belirten Tatar, “Bu şekilde, bu pasaportu aldınız, bana biat ediyorsunuz demek istiyor.” diye konuştu.

    Ersin Tatar: Kıbrıs Türk halkı, Rum tarafının azınlığı ve vatandaşları değil

    KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Anastasiadis, ‘vatandaşlarımız’ diyerek halkımıza hakaret etme küstahlığını göstermiştir. Dünya ve Anastasiadis şunu bilmelidir ki Kıbrıs Türk halkı, Rum tarafının azınlığı ve vatandaşları değil, özgür ve egemen KKTC’nin vatandaşlarıdır.” demişti.

    Bunun üzerine Rum Lider Nikos Anastasiadis, Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğine sahip 97 bin Kıbrıslı Türke işaret ederek, “Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğine sahip 97 bin Kıbrıslı Türk bundan utanmalı mıdır?” diye yanıt vermişti.