Etiket: Emmanuel Macron

  • Fransa’nın eski cumhurbaşkanı Hollande yeniden siyaset sahnesinde

    Fransa’nın eski cumhurbaşkanı Hollande yeniden siyaset sahnesinde


    Fransa’da 2012-2017 yılları arasında cumhurbaşkanlığı görevini yürüten François Hollande erken seçimlerde Sosyalist Parti’den (PS), Correze vilayeti milletvekili adayı olduğunu söyleyerek ülke siyasetine geri döndüğünü açıkladı.

    euronews Türkçe’nin aktardığına göre Hollande’ın Fransız La Montagne gazetesine yaptığı açıklama, yükselen aşırı sağ gruplara karşı, Boyun Eğmeyen Fransa (LFI), PS, Fransa Komünist Partisi (PCF) ve çevreci Yeşillerden (EELV) oluşan “Yeni Halk Cephesi” (Le Nouveau Front populaire) adlı sol ittifaka destek vereceğini söylemesinin ardından geldi.

    Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, aşırı sağ Ulusal Birlik Partisi’nin (RN) 9 Haziran’da yapılan Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde iktidar partisini mağlup ederek iki katından fazla oy alması ardından seçim çağrısında bulunmuştu. İlk tur 30 Haziran’da, ikinci tur ise 7 Temmuz’da yapılacak.

    SOSYALİST PARTİ’NİN HOLLANDE’A TEPKİSİ

    Hollande’un milletvekili adaylığının sol partiler arasında pek sevinçle karşılandığı söylenemez. Sosyalist Parti, resmi X hesabında Hollande’ın adaylığı konusunda soğukkanlı bir mesaj yayınlayarak, bu hamleyi “not ettiklerini” belirtti.

    Fransız haber ajansı Agence-France Presse (AFP), adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir parti yetkilisinden aldığı bilgilere göre, bu haber karşısında “yıkıldıklarını” ama bir yandan da durumu kabul ettiklerini ve “Mümkün olan en geniş sol kanadı istediğimizi söylemiştik” dediğini aktardı.

    Hollande, Fransa tarihinde popülaritesi en düşük cumhurbaşkanlarından biri olarak biliniyor. Hollande’ın radikal solun bazı kesimleriyle arasının açık olduğu bilinirken, Sosyalistler de ona şüpheyle yaklaşıyor. (Kaynak)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macron aşırı sağa karşı ittifak çağrısı yaptı, merkez sağcı partide Le Pen’le ittifak isteyen genel başkan görevden alındı

    Macron aşırı sağa karşı ittifak çağrısı yaptı, merkez sağcı partide Le Pen’le ittifak isteyen genel başkan görevden alındı


    – Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde partisinin aşırı sağ karşısında hezimete uğraması üzerine baskın genel seçim ilan eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, seçim stratejisiyle ilgili açıklama yaptı. AP seçimlerinin birincisi Marine Le Pen’in milliyetçi popülist sağcı Ulusal Birlik (RN) partisiyle genel seçimlerde ittifak kurmak istediğini açıklayan merkez sağcı Cumhuriyetçiler’in lideri (Les Républicains/LR) Eric Ciotti, partisi tarafından genel başkanlıktan alındı.

    Bugün basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, baskın genel seçim kararını savunurken, siyasi merkezin her iki tarafındaki partileri aşırı sağa karşı verilecek mücadelede kendisine katılmaya çağırdı.

    ‘İKTİDARIN ANAHTARINI AŞIRI SAĞA VERMEK İSTEMİYORUM’

    Rakip partilerin Marine Le Pen’in genel başkanlığı 28 yaşındaki Jordan Bardella’ya devrettiği RN’ye karşı seçim ittifakına katılmasını isteyen Macron, genel seçimi kaybetmesi halinde istifa ihtimalini reddederken görev süresinin dolacağı tarihe atıfla “2027’de iktidarın anahtarını aşırı sağa vermek istemiyorum” dedi.

    DE GAULLE ÇİZGİSİNDEKİ PARTİDE İSYAN ÇIKTI

    “Kendilerini aşırılıkçı ateş içinde tanımlamayan yoldaşlarımızı ve siyasi liderlerimizi yeni bir proje, yönetecek bir koalisyon oluşturmaya çağırıyorum” diyen Macron, Fransa’da yürürlükteki 5. Cumhuriyet’in kurucusu Charles de Gaulle’ün çizgisindeki LR’nin lideri Eric Ciotti’nin RN ile ittifak niyetini beyan etmesini “şeytanla anlaşma” olarak niteledi.

    GENEL BAŞKAN GÖREVDEN ALMA KARARINI TANIMADI

    Olası LR-RN ittifakı, Fransa’da aşırı sağın iktidara gelmesini engellemeye yönelik on yıllardır süren ana akım siyasi fikir birliğinin son bulması anlamına gelirken, Ciotti’nin açıklaması üzerine olağanüstü toplanan LR, genel başkanı görevden aldı.

    Oylama öncesi medyaya konuşan LR’nin önde gelen milletvekillerinden Aurelien Pradie, “Ciotti, RN ile ittifak kurmak gibi delice bir kararı açıkladığı andan itibaren genel başkan olması vasfını kaybetmiştir” dedi.

    Ciotti, olağanüstü toplantıda alınan kararın parti kurallarının şiddetli ihlali olduğunu söyleyerek “Ben siyasi partimizin üyeler tarafından seçilen başkanıyım ve öyle kalacağım” paylaşımını yaptı.

    CHİRAC’IN PARTİSİ SİYASET SAHNESİNDEN SİLİNMENİN EŞİĞİNDE

    Jacques Chirac ve Nicolas Sarkozy gibi cumhurbaşkanları çıkarmış “hükümet partisi” olarak tanınan Cumhuriyetçiler, 2017’den bu yana Macron’un neoliberalleri ile aşırı sağcılar arasında sıkışmış durumda. O zamandan beri LR, bazen önemli yasaların geçmesi için Macron’un azınlık hükümetiyle ittifak yaparak, bazen Macron’u gensoru önergeleriyle tehdit ederek hayatta kalma mücadelesi verdi.

    ANKET: LE PEN’İN PARTİSİ İLK TURDA YÜZDE 31’LE BİRİNCİ ÇIKACAK

    Elabe’nin bugün yayımladığı anket, 30 Haziran ve 7 Temmuz’da yapılacak iki turlu genel seçimlerin ilk turunda RN’nin yüzde 31, sol ittifakın yüzde 28 oy almasını öngörürken, Macron’un ittifakının yüzde 18’de kalmasını öngördü.

    AŞIRI SAĞ KANATTA NELER OLUYOR?

    Fransa’daki siyasi yelpazenin en sağ ucundaki Yeniden Fetih (Reconquête) partisinin Genel Başkanı Éric Zemmour’un yardımcısı Marion Marechal, kendi taraftarlarını RN’ye oy vermeye çağırarak seçimi daha da baharatlandırdı. Dün Yeniden Fetih ile RN arasındaki ittifak görüşmelerinin başarısızlığa uğramasından hayal kırıklığına uğradığını açıklayıp RN Genel Başkanı Bardella’yı suçlayan Marechal, bugün partisine “ihanet ederek” Fransa genelinde, tüm seçim bölgelerinde RN’ye oy verilmesi çağrısı yaptı.

    SONUÇTA O DA BİR LE PEN

    Ulusal Cephe partisinin kurucusu ve Marine Le Pen’in babası Jean Marie Le Pen’in torunu olan Marion Marechal, teyzesi Marine Le Pen’le görüş ayrılığına düşerek onun partisinden ayrılmıştı.

    Marine Le Pen’den genel başkanlığı devralarak RN’ye yeni bir imaj getiren Bardella, “Marion Marechal’in seçmenlerini 30 Haziran pazar günü yapılacak ilk turda adaylarımıza oy vermeye çağırmasını memnuniyetle karşılıyorum. Kazanmak ve harekete geçmek için vatansever bir dinamiğe yönelik sorumlu bir deklarasyon” açıklamasını yaptı.

    ‘AŞIRI SAĞ İLE SOL ARASINDAKİ MÜCADELE BELİRLEYECEK’

    Siyasi yorumcular, 7 Temmuz’daki ikinci turda sonucu netleşecek parlamento seçimlerinde kimin üstün geleceğini, aşırı sağ ile sol arasındaki mücadelenin belirleyeceği görüşünde.

    MACRON EKONOMİ VE İÇ SİYASETTE KONTROLÜ KAYBEDEBİLİR

    Macron’un “devasa kumarı” diye nitelenen baskın genel seçimlerde RN parlamento çoğunluğunu kazanırsa, üç yıl daha cumhurbaşkanı kalacak Macron, savunma ve dış politikayı yönlendirecek, ama ekonomi, güvenlik, göç ve finans da dahil olmak üzere iç siyaset üzerindeki kontrolünü kaybedecek.

    KOHABİTASYON DÖNEMİ, EN TEPEDE KAVGA GÜRÜLTÜ DEMEK

    Fransa’daki yarı başkanlık sistemi, cumhurbaşkanı ile başbakanın birbirinden farklı siyasi gruplardan olmalarına imkan tanıyor. Buna ‘birlikte yaşamak’ anlamına gelen, rakip siyasilerin ülkeyi birlikte yönettiği kohabitasyon dönemi deniliyor.

    Yakın geçmişte Sosyalist Partili Cumhurbaşkanı François Mitterand, merkez sağcı Başbakanlar Jacques Chirac ve Edouard Balladur, ardından Cumhurbaşkanı Chirac, Sosyalist Partili Başbakan Lionel Jospin ile ülkeyi birlikte yönetmek zorunda kalmıştı. 1997-2002 arasındaki Chirac-Jospin dönemi, kavga gürültü eşliğinde en uzun süreli kohabitasyon olarak tarihe geçmişti. (Reuters, France24, Dış Haberler)


    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Putin’den Batı’ya uyarı: NATO-Rusya çatışması 3. Dünya Savaşı’na götürür

    Putin’den Batı’ya uyarı: NATO-Rusya çatışması 3. Dünya Savaşı’na götürür


    Rusya lideri Putin, seçimlerin ardından pazartesi günü uluslararası gazetecilerin sorularını yanıtladı

    REKLAM

    Rusya”da beşinci kez devlet başkanlığı seçimlerini kazanan Vladimir Putin Batı’yı, Rusya ile ABD liderliğindeki NATO askeri ittifakı arasında doğrudan bir çatışmanın Üçüncü Dünya Savaşı’na bir adım kalması anlamına geleceği konusunda uyardı.

    NATO askeri personelinin halihazırda Ukrayna’da bulunduğunu ve Rusya’nın savaş alanında hem İngilizce hem de Fransızca konuşulduğunu tespit ettiğini belirten Putin, “Bunda iyi bir şey yok, her şeyden önce onlar için, çünkü orada çoğu ölüyor.” dedi.

    “Modern dünyada herşey mümkün”

    Seçimleri kazanmasının ardından yaptığı basın toplantısında Putin’e Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geçtiğimiz ay Ukrayna’ya kara birliklerinin konuşlandırılmasını göz ardı edemeyeceğini söylediği açıklaması ile ilgili sorular yöneltildi.  

    Macron’un açıklamaları ve Rusya ile NATO arasında bir çatışma riski ve olasılığı hakkında Reuters haber ajansı tarafından sorulan soruya Putin “Modern dünyada her şey mümkün.” yanıtını verdi, ancak Üçüncü Dünya savaşı’nın kimsenin istemediği görüşünü dile getirdi.

    Birçok Batılı ülke mesafeli yaklaşırken, özellikle Doğu Avrupa’daki bazı ülkelerin desteklediği Macron’un açıklamaları için “Herkes için açık ki, bu durumda tam ölçekli bir Üçüncü Dünya Savaşı bir adım ötede olacak. Ben kimsenin bununla ilgilendiğini sanmıyorum.” dedi.

    “Barış görüşmelerinden yanayız ama…”

    Macron’un Ukrayna’daki savaşı tırmandırmaktan vazgeçip barışın sağlanmasında rol oynamasını dilediğini belirten Putin “Görünen o ki Fransa bir rol oynayabilir. Henüz her şey kaybedilmiş değil.” diye konuştu.

    Putin “Bunu defalarca söyledim ve yine söyleyeceğim. Barış görüşmelerinden yanayız ama sadece düşmanın mermisi bittiği için değil.” ifadelerini yineledi.

    Ukrayna ile barış görüşmeleri konusunda yönetiminin yalnızca 1,5-2 yıl silahlanmaya ara vermek için değil, “gerçekten, ciddi bir şekilde, iki ülke arasında uzun vadede barışçıl, iyi komşuluk ilişkileri kurmak istiyorlarsa” ilgilendiklerini de sözlerine ekledi.

    “Gerekirse tampon bölge oluştururuz”

    Ukrayna’nın Rusya’daki seçimler öncesinde Rus topraklarına yönelik saldırılarını arttırdığına dair sorulara da yanıt veren Putin gerekirse Ukrayna topraklarında bir tampon bölge oluşturabileceklerini belirtti. 

    Seçim günü Ukrayna’nın sınıra yakın Belgorod’da iki kişinin ölümüne, okul ve mağazaların kapatılmasına yol açan hava saldırılarına değinen Putin, saldırılardan Ukrayna’yı sorumlu tutarak “Bugün meydana gelen trajik olayları göz önünde bulundurarak, uygun gördüğümüz bir noktada, bugün Kiev rejimi altında bulunan topraklarda belirli bir ‘sıhhi bölge’ oluşturmak zorunda kalacağımızı göz ardı etmiyorum.” diye konuştu.

    Putin, tampon bölgenin yabancı yapımı silahların Rusya topraklarına ulaşmasını engelleyecek kadar büyük olması gerekebileceğini de sözlerine ekledi.

    Navalny’nin takası

    Putin, 16 Şubat’ta Kuzey Kutbu’ndaki bir Rus hapishanesinde açıklanamayan bir şekilde hayatını kaybeden muhalefet lideri Alexey Navalny’nin akıbetiyle ilgili bir soruya da kamuoyu önünde ilk kez Navalny’nin adını kullanarak sadece “vefat ettiğini” söyledi.

    Putin, Navalny’nin ölümünden birkaç gün önce onu takas etme konusunda anlaştıklarını da belirtti. Putin mahkum takasına onay vermesiyle ilgili olarak “Ben ‘kabul ediyorum’ dedim. Tek bir şartım vardı – onu takas edeceğiz ama asla geri dönmeyecek.” diye konuştu.

    “Bütün dünya onlara gülüyor”

    Rusya’daki seçimlerle ilgili Amerika Birleşik Devletleri ve Batılı ülkelerden gelen eleştirileri reddeden Putin, eleştiri oklarını ABD seçimlere çevirdi.

    Beyaz Saray için seçimlerin demokratik olmadığını söyleyen ve Donald Trump’a karşı devlet gücünün kullanılmasını eleştirerek özgür ve adil olmadığını vurgulayan Putin, ABD için “Bütün dünya olanlara gülüyor. Bu tam bir felaket – bu demokrasi değil – bu da ne böyle?” diye konuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macron: Batı, ‘bir noktada’ Ukrayna’da Rusya’ya karşı operasyonlar yapmak zorunda kalacak

    Macron: Batı, ‘bir noktada’ Ukrayna’da Rusya’ya karşı operasyonlar yapmak zorunda kalacak


    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Bir noktada, Rus güçlerine karşı koymak için ne olursa olsun sahada operasyonlar yapmak zorunda kalacağız” dedi.

    REKLAM

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Batı’nın Ukrayna’da kara operasyonlarının “bir noktada” gerekli olabileceğini söyledi.

    Alman ve Polonyalı liderlerle görüşmesinden birkaç gün sonra bir mülakatta konuşan Macron, “Belki bir noktada, bunu istemiyorum, inisiyatif almayacağım ama Rus güçlerine karşı koymak için ne olursa olsun sahada operasyonlar yapmak zorunda kalacağız” ifadelerini kullandı. 

    Macron, Le Parisien gazetesine, “Fransa’nın gücü bunu yapabilecek olmamızdır” dedi. 

    Ancak Fransa Cumhurbaşkanı Batılı müttefiklerin inisiyatif almayacağını vurguladı.

    Macron geçtiğimiz ay Ukrayna’ya asker gönderme ihtimalini dile getirmiş, bu da Berlin ve diğer Avrupalı ortaklarının sert tepkisine neden olmuştu. 

    Kara harekâtı olasılığı ve Kiev’e uzun menzilli füzeler gönderilmesi konusundaki anlaşmazlıklar müttefikler arasında tartışmalar yol açtı. 

    Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Macron’un daha önce Ukrayna’ya asker göndermeyi dışlamamasına ve müttefikleri “korkak” olmamaya çağıran yorumlarına tepki gösterdi.

    Macron, cuma günü Berlin’de Alman ve Polonyalı mevkidaşlarıyla bir araya gelerek Kiev’le dayanışma içinde olduklarını gösterdi.

    Fransa Cumhurbaşkanı, Weimar Üçgeni olarak adlandırılan üç ülkenin “Rusya’nın kazanmasına asla izin vermeme ve Ukrayna halkını sonuna kadar destekleme” hedefinde “birleştiklerini” söyledi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya’dan Macron’a yanıt

    Rusya’dan Macron’a yanıt



    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız basınına yaptığı açıklamada Fransa’nın Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı kazanmasını engellemeye hazır olduğunu belirterek, müttefiklerine yardımları sınırlandırmama çağrısında bulunmuştu. Macron’a yanıt Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’dan geldi.

    “Fransa, Ukrayna’daki çatışmaya giderek daha fazla sürükleniyor” diyen Peskov, Fransa’nın bu çatışmaya katıldığını ve bu durumda Paris’in Moskova’nın rakibi haline geldiğini söyledi. Peskov, “Macron’un açıklamalarını okuduk. Gerçek şu ki, Rusya’nın Macron’un ifade ettiği gibi Fransa için bir rakip olduğu Fransa’nın Ukrayna’daki savaşa sürüklenmiş olmasından anlaşılıyor” ifadelerini kullandı.

    Peskov, Fransa’nın dolaylı olarak savaşa dahil olduğunu ve Macron’un açıklamalarından da daha derin bir müdahaleye hazır olduklarının “sinyalini verdiğini” sözlerine ekledi.

    Kaynak: İHA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa’da tansiyon yükseldi: Le Pen’e “Putin’in askerisin” suçlaması

    Fransa’da tansiyon yükseldi: Le Pen’e “Putin’in askerisin” suçlaması



    Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Ukrayna’ya asker göndermeye yönelik açıklamaları, Fransa Ulusal Meclisinde tansiyonu yükseltti.

    Hükümete soru faslında söz alan sağcı Ulusal Birlik Partisi (RN) lideri Marine Le Pen, Macron’un “Ukrayna’ya asker göndermek ihtimal dışı değil” açıklamasına tepki göstererek Cumhurbaşkanı’nın, bu sözleriyle “70 milyon Fransız için ve özellikle Doğu Avrupa’da konuşlanmış Fransız askerleri için varoluşsal bir risk” oluşturduğunu söyledi.

    Le Pen, Fransa’nın Ukrayna’ya desteğini alaycı bir dille eleştirdiği konuşmasında, “(Ukrayna’ya asker gönderme) Bunun insanlığın çıkarına olduğu söylendi ama mevcut tek dünya imparatorluğu ABD, onların (Ukraynalılar) yerine bunu yapmayı reddederken, Fransa’yı dünyadaki tüm haklı davaların askeri yapan bu ilahi yasa ne?” ifadesini kullandı.

    Başbakan Attal ise Le Pen’in bu sözlerine, 30 Aralık’ta Washington Post’ta yayımlanan ve RN’nin Moskova bağlantılı olduğunu ileri süren makaleye atıf yaparak sert tepki gösterdi.

    Attal, Ukrayna’ya asker gönderilmesine açıkça karşı olduklarını bildiren Le Pen ve partisini, “Gerçek sadakatinizin (kime olduğunu) hatırlatmak için ilk fırsatı bekliyordunuz” diyerek bir kez daha Rus yanlısı olmakla itham etti.

    “Vladimir Putin’in birlikleri halihazırda ülkemizde mi diye sormak gerek. Siz ve çevrenizden bahsediyorum.” ifadelerini kullanan Attal, Le Pen’i “Putin’in askeri” olmakla suçladı.

    Attal ayrıca, Le Pen’in 2022’deki Cumhurbaşkanı seçim kampanyasında Rusya ile askeri ittifak yapılmasını savunduğunu ileri sürerek, “Eğer o zaman sizi dinleseydik bu saldırı karşısında Ukraynalıları desteklemezdik” dedi.

    MACRON’UN AÇIKLAMALARI

    Fransa’nın ev sahipliğinde 26 Şubat’ta düzenlenen Ukrayna’ya destek konulu konferansın kapanışında konuşan Macron, “Rusya’nın bu savaşı kazanmaması için ne gerekiyorsa yapacağız.” demişti.

    Bu amaca ulaşmak için “her şeyin mümkün olduğu” mesajını veren Macron, Ukrayna’ya asker göndermenin “ihtimal dışı” bırakılmaması gerektiğini belirtmişti.

    Macron’un bu sözleri üzerine Avrupalı siyasiler, NATO ve Avrupa Birliği’nin (AB) Ukrayna’ya askeri birlik göndermeyeceğini bildiren açıklamalar yapmıştı.

    Ayrıca Macron’un, Ukrayna’ya desteği yeni bir boyuta taşıyan bu sözleri, muhalefet cephesinden sert eleştiriler almış, solcu ve sağcı Fransız milletvekilleri Macron’u savaş çığırtkanlığı yapmakla suçlamıştı.

    Kaynak: AA

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Rusya uyardı: NATO askerleri Ukrayna’ya giderse çatışma kaçınılmaz

    Rusya uyardı: NATO askerleri Ukrayna’ya giderse çatışma kaçınılmaz


    NATO üyelerinin Ukrayna’da savaşmak üzere birliklerini göndermelerinin yaratacağı riskler konusundaki bir soruyu yanıtlayan Kremlin Sözcüsü Peskov, “Bu durumda olasılıktan değil (doğrudan bir çatışmanın) kaçınılmazlığından bahsetmemiz gerekir.” dedi.

    REKLAM

    Rusya’da Kremlin yönetimi, NATO üyelerinin Ukrayna’da savaşmak üzere asker göndermesi halinde Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) liderliğindeki NATO askeri ittifakı arasında çatışmanın “kaçınılmaz” olacağı uyarısında bulundu.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Ukrayna’ya destek konferansının kapanışında yaptığı konuşmada, NATO üyesi Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya asker göndermesinin ihtimaller arasında olduğunu ancak henüz bir fikir birliğine ulaşılmadığını belirtmişti. 

    Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Macron’un açıklamaları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “NATO ülkelerinden Ukrayna’ya birlik gönderilmesi olasılığının tartışılıyor olması çok önemli yeni bir unsurdur” ifadelerini kullandı.

    NATO üyelerinin Ukrayna’da savaşmak üzere birliklerini göndermelerinin yaratacağı riskler konusundaki bir soruyu da yanıtlayan Peskov, “Bu durumda olasılıktan değil (doğrudan bir çatışmanın) kaçınılmazlığından bahsetmemiz gerekir.” dedi. 

    Rusya ve NATO’nun en büyük gücü ABD dünyanın en büyük nükleer cephaneliklerine sahip. ABD Başkan Joe Biden, Rusya ve NATO arasındaki bir çatışmanın Üçüncü Dünya Savaşı’nı tetikleyebileceği konusunda uyarıda bulunmuştu. 

    Fakat bir Beyaz Saray yetkilisi Reuters’e yaptığı açıklamada, ABD’nin Ukrayna’da savaşmak üzere asker gönderme planının olmadığını, NATO birliklerinin de Ukrayna’da savaşmak üzere gönderilmeyeceğini söyledi.

    ABD ve Almanya asker göndermeyecek

    Almanya Başbakanı Scholz, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un savaşı Rusya’nın kazanmaması için Ukrayna’ya asker gönderilebileceği önerisine karşı çıkarak Ukrayna’ya, Avrupa ve NATO ülkeleri tarafından askeri birliklerin gönderilmeyeceğini söyledi.

    Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Fransa Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarının ardından yaptığı değerlendirmede, “Ukrayna topraklarında Avrupa devletleri ya da NATO devletleri tarafından gönderilmiş hiçbir kara birliği, hiçbir asker olmayacak. Ülkelerimizde görev yapan askerler de savaşa aktif olarak katılmayacak.” şeklinde konuştu.

    Ukrayna’ya destek konulu konferansın kapanışında konuşan Macron, “Rusya’nın bu savaşı kazanmaması için ne gerekiyorsa yapacağız.” ifadesini kullanmıştı. Bu amaca ulaşmak için “her şeyin mümkün olduğu” mesajı veren Macron, Ukrayna’ya asker göndermenin “ihtimal dışı” bırakılmaması gerektiğini belirtmişti.

    Ukrayna’daki savaş Rusya’nın Batı ile ilişkilerinde 1962 Küba Füze Krizi’nden bu yana yaşanan en büyük krizi tetikledi ve Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce NATO ile Rusya arasında doğrudan bir çatışmanın tehlikeleri konusunda uyarıda bulunmuştu.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Ukrayna’ya asker göndermek ihtimal dışı değil

    Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Ukrayna’ya asker göndermek ihtimal dışı değil


    Ukrayna’nın müttefiki Batılı ülke liderleriyle bir araya gelen Macron, Rus işgaline karşı mücadelesinde Ukrayna’yı desteklemek için atılacak yeni adımlarla ilgili açıklamada bulundu

    REKLAM

    Paris’teki Elize Sarayı’nda düzenlenen Ukrayna toplantısına ev sahipliği yaptıktan sonra konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı hem içeride hem de savaş alanında daha saldırganlaştığını” belirtti.

    “Rusya’nın yenilgiye uğratılmasının Avrupa’da güvenlik ve istikrar için vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz” diyen Macron, Ukrayna’ya asker gönderme konusunun göz ardı edilemeyeceğini söyledi.

    Macron “Bu aşamada… sahaya asker gönderme konusunda bir fikir birliği yok.” dedi, ancak “Hiçbir şey dışlanmamalı. Rusya’nın kazanmaması için yapmamız gereken her şeyi yapacağız.” ifadelerini kullandı.

    Ukrayna’nın müttefiki olan 25 kadar Avrupa ülkesinin liderlerini ağırladıktan sonra açıklama yapan Macron, Ukrayna’ya daha fazla orta ve uzun menzilli silah ile mühimmat gönderilmesi çağrısında bulundu.

    Macron “Biz Rus halkı ile savaş halinde değiliz. Yalnızca yenmelerine izin vermek istemiyoruz.” diye konuştu.

    Slovakya ve Çekya’dan muhalefet

    Öte yandan Slovakya’nın “Rusya yanlısı” olarak görülen Başbakanı Robert Fico, Macron’la toplantıdan önce yaptığı bir açıklamada, bazı NATO ve Avrupa Birliği üyelerinin Ukrayna’ya asker göndermeyi düşündüğünü belirtti.

    Gönderilecek askerler için “Orada ne amaçla ve ne yapmaları gerektiğini söyleyemem” diyen Fico, AB ve NATO üyesi olan Slovakya’nın Ukrayna’ya asker göndermeyeceğini sözlerine ekledi.

    Çekya Başbakanı Petr Fiala da “Çek Cumhuriyeti kesinlikle Ukrayna’ya asker göndermeye hazırlanmıyor, kimsenin bu konuda endişelenmesine gerek yok.” şekilde açıklamada bulundu.

    Bununla birlikte, Fiata, Ukrayna’nın AB dışında mühimmat satın almasına yardımcı olacak bir girişime “büyük destek” olduğunu bildirdi. Hollanda Başbakanı Mark Rutte de bu konuda yaptığı açıklamada ülkesinin buna katkıda bulunacağını ve başka ülkelerin de bu yolu izleyeceğini ifade etti.

    Ukrayna toprak kaybediyor

    Rusya ile savaşmaya devam edebilmek için Batılı müttefiklerinin, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri’nin modern silah tedarikine bağımlı olan Kiev,95 milyar dolarlık ABD yardım paketinde Ukrayna için ayrılan 61 milyar dolarlık fonun Temsilciler Meclisi’nde destek bulmamasının etkilerini şiddetle hissediyor.

    Top ve mühimmatın yanı sıra personel konusunda da sıkıntı çeken Ukrayna, son haftalarda doğu cephesinde kontrolündeki toprakları kaybetmeye başladı. Ukrayna ordusu, 18 Şubat’ta Avdiivka’yı kaybetmesinin ardından kasabaya iki kilometre mesafedeki Lastochkyne’den de geri çekildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Biden’dan yeni gaf: Macron’u ve ülkesini karıştırdı

    Biden’dan yeni gaf: Macron’u ve ülkesini karıştırdı



    ABD’de bu yıl kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde Başkan Joe Biden’ın sağlık durumuyla ilgili tartışmalar, yaptığı bir gafla yeniden gündeme oturdu. Biden, pazar günü yaptığı konuşmada Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand ile karıştırırken ülkesini de Almanya olarak telaffuz etti.

    DW Türkçe’deki habere göre Las Vegas’ta düzenlenen bir kampanya etkinliğinde konuşan 81 yaşındaki Biden, üç yıl önce Macron ile G7 toplantısında yaşadığı bir anekdotu anlattı. 2021’de İngiltere’de yapılan zirvedeki konuşmasında “Amerika geri döndü” ifadesini kullandığını hatırlatan Biden, “Ve Almanya’dan…, yani Fransa’dan Mitterrand bana baktı ve yani… ne…, niye… ne süreliğine geri döndünüz dedi” ifadelerini kullandı.

    1996 yılında hayatını kaybeden François Mitterrand, 1981’den 1995’e kadar Fransa’nın cumhurbaşkanlığını yapmıştı. Biden’ın isimleri karıştırdığı konuşmanın videosu sosyal medya platformlarında binlerce kez izlendi ve paylaşıldı.

    Geçmişteki benzer hatalar yapan Biden, 2022’nin Eylül ayında o bol miktarda bir ay önce vefat etmiş olan kongre üyesi Jackie Walorsk’a seslenerek “Jackie, Burada mısın? Jackie nerede? Muhtemelen burada olacağız” diye konuşmuştu. Biden, geçen yıl nisan ayında da bir konuşmasında Yeni Zelanda’nın All Blacks ragbi takımı ile İrlanda savaşında katılmış İngiliz askeri gücü Black ve Tans’ın isimlerini karıştırmıştı.

    TRUMP DA HALEY İLE PELOSI’Yİ KARIŞTIRMIŞTI

    Biden’ın selefi eski Donald Trump da geçen ay benzer bir gaf yaparak partideki rakibi Nikki Haley ile Nancy Pelosi’nin isimlerini karıştırmıştı. 77 boyutlu Trump’ın bu gafı Haley’in kampanya konuşması sırasında Trump’ın zihinsel yetilerini sorgulamasına yol açmıştı.

    Başkan Biden da Trump’ı sosyal medya hesabından alay ederek “Nikki Haley ile her konuda aynı fikirde değilim ama şu konuda hemfikiriz: O Nancy Pelosi değil” yazmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa Başbakanı Borne, göç yasası sonrası çıkan krizin ardından istifa etti

    Fransa Başbakanı Borne, göç yasası sonrası çıkan krizin ardından istifa etti


    Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa Başbakanı Elisabeth Borne’un istifasını kabul etti. Yeni başbakan adayları arasında 34 yaşındaki Eğitim Bakanı Gabriel Attal ve 37 yaşındaki Savunma Bakanı Sebastien Lecornu gösteriliyor.

    REKLAM

    Fransa Başbakanı Elisabeth Borne, ülkede büyük tartışma yaratan göç yasasının kabul edilmesi sonrası çıkan siyasi krizin ardından istifa etti.

    Fransa’da hükümetin parlamentonun desteğini alabilmek için aşırı sağ partiye taviz verip göç yasasını sertleştirmesi yoğun eleştirilere yol açarken, bir bakan protesto amacıyla istifa etmişti.

    Associated Press (AP), 62 yaşındaki Borne’un istifa dilekçesinde Macron’un arzusu üzerine görevi bıraktığı imasında bulunduğunu aktardı. 

    Ülkedeki siyasi gözlemcilerin görüşlerine atıfta bulunan AP, Macron’un haziran ayında düzenlenecek Avrupa Parlamentosu seçimlerine yeni hükümetin oluşturacağı bir ivmeyle girmeyi hedeflediği yorumunu yaptı.

    Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre, Borne, hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a sundu; Macron da istifayı kabul etti.

    Macron, Başbakan Borne’un istifasına ilişkin X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Borne’a ülkeye yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür etti.

    Borne’un, Fransız ulusuna hizmet eden çalışmalarının örnek teşkil ettiğini kaydeden Macron, “Devlet kadınları cesareti, sorumluluğu ve kararlılığı ile projemizi hayata geçirdiniz. Tüm kalbimle teşekkür ederim.” ifadesini kullandı.

    Fransa’da iktidar partisinde kriz yaratan yasa nasıl geçti?

    Yaklaşık 18 aydır tartışmaların odağında olan tasarı iktidardaki Cumhuriyetçiler Partisi’ne (Les Republicains, LR) aşırı sağcı RN’nin de katılmasıyla, Meclis genel kurul oylamasında 186’ya karşı 349 oyla kabul edildi. 251 iktidar milletvekilinden 59’u ise aleyhte veya çekimser oy kullandı.

    Tartışmalı metin kısa süre önce sağcıların hakim olduğu Senato’da 114’e karşı 214 oyla kabul etmişti.

    Fransız hükümeti yeni düzenlemenin iş gücü açığı olan sektörlerde çalışan göçmenlerin oturma izni almasını ama aynı zamanda yasadışı göçmenlerin sınır dışı edilmesini de kolaylaştıracağını söylemişti.

    Ancak sağdan destek alabilmek için hükümet, oturma izni tedbirlerini yumuşatmayı kabul ederken, göçmenlerin çocuklara yönelik yardımlar ve barınma yardımları da dahil olmak üzere sosyal yardımlara erişimini birkaç yıl erteledi.

    Fransızlar uzun zamandır dünyadaki en cömert sosyal yardım sistemlerinden birine sahip olmakla övünüyor. Ülkede kira ve çocuk yardımı gibi devlet destekleri yabancılara bile sağlanıyor.

    Aşırı sağ ve son zamanlarda muhafazakarlar, bu desteklerin yalnızca Fransızlara ayrılması gerektiğini savunuyor. Salı günü kabul edilen anlaşma, AB dışı işsiz göçmenlerin konut yardımlarına erişimini beş yıl geciktirecek.

    Emeklilik yasası ve protestolar

    Borne, geçtiğimiz yıl eleştirilen emeklilik değişikliklerine karşı sık sık şiddet olaylarıyla gölgelenen kitlesel protestolarla karşı karşıya kaldı. 

    Emeklilik yaşının 62’den 64’e çıkarılmasını öngören yasa tasarısı nisan ayında yasalaşmış ve ülke genelinde protestolara neden olmuştu. 

    Eski Başbakan, ayrıca yaz başında Fransa genelinde patlak veren ve bir gencin polis tarafından vurularak öldürülmesiyle tetiklenen ayaklanmalarla da eleştirilenler arasındaydı. 

    Borne’un halefi belli değil

    Bu arada Borne’un yerine geçebilecek potansiyel adaylar arasında 34 yaşındaki Eğitim Bakanı Gabriel Attal ve 37 yaşındaki Savunma Bakanı Sebastien Lecornu gösterilirken, söz konusu iki isimden biri başbakan olması halinde Fransa’nın en genç başbakanı unvanını alacak.

    Maliye Bakanı Bruno Le Maire ve eski Tarım Bakanı Julien Denormandie de muhtemel adaylar arasında gösteriliyor.

    REKLAM

    Macron ve Borne liderliğindeki hükümet, Macron’un 2022’de yeniden seçilmesinden kısa bir süre sonra mecliste mutlak çoğunluğu kaybetmiş ve yasaları geçirme konusunda zorlanmıştı.

    Macron’un geçtiğimiz sene aralık ayında yeni bir siyasi girişim sözü vermesinden bu yana hükümette değişiklik yapılacağı konusunda söylentiler artmıştı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***