Etiket: Emmanuel Macron

  • Fransa ile ABD’nin arasını açan denizaltı krizi sonrası ‘buzlar eriyor’

    Fransa ile ABD’nin arasını açan denizaltı krizi sonrası ‘buzlar eriyor’


    Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) arasını açan “denizaltı krizi”nin ardından ‘buzlar eriyor’.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, başkent Paris’te bulunan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile görüştü. Elysee Sarayından yapılan açıklamada, ikilinin baş başa ve uzun bir görüşme yaptığı belirtildi.

    Böylece, Avustralya’nın Fransa ile imzaladığı denizaltı anlaşmasını iptal ederek ABD ve İngiltere ile ortaklık kurmasıyla yaşanan krizin ardından ilk defa iki ülkenin üst düzey isimleri yüz yüze temas gerçekleştirmiş oldu.

    “Görüşme, Fransa ile ABD arasındaki güveni tesis etmeye katkıda bulunacak”

    Açıklamada ayrıca Macron ve Blinken arasındaki görüşmenin Fransa ile ABD arasındaki güveni tesis etmeye katkıda bulunacağı kaydedildi.

    Avrupa Birliği (AB) ve Avustralya arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakereleri, ABD, İngiltere ve Avustralya arasında AUKUS özel güvenlik anlaşmasının imzalanmasının ardından ertelenmişti.

    “Fransa ile daha iyi iletişim kurabilirdik ve kurmalıydık”

    Bu sırada Macron ile görüşmesinden sonra bir Fransız televizyona konuşan Blinken, anlaşmazlıkta ABD’nin sorumluluk payını kabul etti.

    Fransızca konuşan Blinken, “Daha iyi iletişim kurabilirdik ve kurmalıydık” dedi.

    Dışişleri Bakanı Twitter hesabından da Macron ve danışmanı Emmanuel Bonne ile önemli görüşme yaptığını belirtti. Avrupa, Sahel ve Afganistan ile ilgili ortak güvenlik çıkarlarını görüştüklerini ifade eden Blinken, ikili ilişkileri geliştirme konusunda sabırsızlandıklarını bildirdi.

    Macron ve ABD Başkanı Joe Biden, 22 Eylül’de yaptıkları telefon görüşmesinde, “denizaltı krizinin” ardından güveni garanti eden şartları oluşturmak ve ortak hedeflere ulaşmak için somut önlemler önermeyi amaçlayan derin istişare sürecini başlatmaya karar vermişti.

    Avustralya, ABD ve İngiltere arasındaki AUKUS anlaşması

    Avustralya, ABD ve İngiltere tarafından 16 Eylül’de imzalanan AUKUS anlaşmasının ardından, Avustralya’nın Fransız Naval Group’la vardığı 12 geleneksel dizel elektrikli denizaltı inşasını öngören 90 milyar Avustralya doları (66 milyar ABD doları) tutarındaki sözleşmenin iptal edildiği açıklanmıştı.

    Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, 16 Eylül’de “Gerçekten sırtımızdan vurulduk. Avustralya ile bir güven ilişkisi kurmuştuk ve bu güvene ihanet edildi.” açıklamasını yapmıştı.

    17 Eylül’de Macron’un talimatıyla Fransa’nın Canberra ve Washington büyükelçilerini danışmak amacıyla acilen geri çağırma kararı aldıklarını açıklayan Le Drian, ABD’nin tutumunu “hayal kırıklığı” olarak nitelendirmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macron ve Biden’ın görüşmesi sonrası Fransa’nın Washington Büyükelçisi görevine dönüyor

    Macron ve Biden’ın görüşmesi sonrası Fransa’nın Washington Büyükelçisi görevine dönüyor


    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’ın yaptıkları telefon görüşmesi sonrası, Paris’in denizaltı anlaşması krizi sonrası istişareler için çağırdığı Washington Büyükelçisi gelecek hafta görevinin başına dönecek.

    Elysee Sarayı ve Beyaz Saray’dan yapılan ortak açıklamada, iki ülke liderinin gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, “Avustralya’nın Fransa ile imzaladığı denizaltı anlaşmasını iptal ederek ABD ve İngiltere ile ortaklık kurmasıyla yaşanan krizin ardından güveni garanti eden şartları oluşturmak ve ortak hedeflere ulaşmak için somut önlemler önermeyi amaçlayan derin istişare sürecini başlatmaya karar verildiği” bildirildi.

    Fransa ve ABD’den yapılan ortak yazılı açıklamada ayrıca, Biden’ın talebi üzerine, ikilinin denizaltı projesine ilişkin yapılan açıklamanın sonuçlarını ele almak üzere telefonda görüştüğü belirtildi.

    “Macron ve Biden, müttefiklerin arasında Fransa’nın ve Avrupalı ortakların stratejik çıkarlarına ilişkin meselelerde yapılan açık istişarelerin bu durumu önleyebileceği hususunda mutabık kaldılar.” ifadesi kullanılan açıklamada, Biden’ın bu konudaki kararlığını dile getirdiği belirtildi.

    Açıklamada, “İki devlet başkanı, güveni garanti eden şartları oluşturmak ve ortak hedeflere ulaşmak için somut önlemler önermeyi amaçlayan derin istişare sürecini başlatmaya karar verdi.” ifadesine yer verildi.

    Fransa’nın Washington Büyükelçisi geri dönecek

    Macron ve Biden’ın anlaşma noktalarına ulaşmak ve bu sürecin dinamik şekilde devamlılığını sağlamak için ekim sonunda Avrupa’da bir araya geleceği aktarılırken, Macron’un bu bağlamda Fransa’nın Washington Büyükelçisi’nin gelecek hafta ABD’deki görevine dönmesine karar verdiği kaydedildi.

    Açıklamada, ABD’nin, Fransa’nın ve Avrupa Birliği’nin Hint-Pasifik bölgesindeki angajmanının stratejik önem taşıdığını teyit ettiği belirtildi.

    ABD’nin transatlantik ile küresel güvenliğe olumlu katkıda bulunarak ve NATO’nun rolünü güçlendirerek “Avrupa’nın savunmasının” daha güçlü ve verimli olmasının gerekli olduğunu kabul ettiği ifade edilen açıklamada, ABD’nin terörle mücadele kapsamında Sahel bölgesinde Avrupa ülkelerinin yürüttüğü teröre karşı operasyonlara desteği güçlendirmeyi taahhüt ettiği kaydedildi.

    Avustralya, ABD ve İngiltere arasındaki AUKUS anlaşması

    Avustralya, ABD ve İngiltere tarafından 16 Eylül’de imzalan AUKUS anlaşmasının ardından, Avustralya’nın Fransız Naval Group’la vardığı 12 geleneksel dizel elektrikli denizaltı inşasını öngören 90 milyar Avustralya doları (66 milyar ABD doları) tutarındaki sözleşmenin iptal edildiği açıklanmıştı.

    Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, 16 Eylül’de “Gerçekten sırtımızdan vurulduk. Avustralya ile bir güven ilişkisi kurmuştuk ve bu güvene ihanet edildi.” açıklamasını yapmıştı.

    17 Eylül’de Macron’un talimatıyla Fransa’nın Canberra ve Washington Büyükelçilerini danışmak amacıyla acilen geri çağırma kararı aldıklarını açıklayan Le Drian, ABD’nin tutumunu “hayal kırıklığı” olarak nitelendirmişti.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macron, Hitler’e benzetildiği afişleri asan kişi hakkında suç duyurusunda bulundu

    Macron, Hitler’e benzetildiği afişleri asan kişi hakkında suç duyurusunda bulundu


    Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Adolf Hitler’e benzetildiği afişleri asan Michel-Ange Flori adlı vatandaşı yargıya şikayet etti.

    Macron’un isteğiyle Paris’ten bir hukuk firması, Fransa’nın güneyinde, Toulon ve Seyne-sur-Mer kentlerinde yol üzerinde yer alan, montajla Hitler’e benzetildiği ve “İtaat et, aşı ol!” ifadesinin yer aldığı afişleri hazırlayan Flori hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Flori’nin bugün, afişler hakkında Toulon Savcılığının “Cumhurbaşkanı’na kamusal alanda hakaret” suçlamasıyla açtığı soruşturmada ifade vermesi bekleniyor.

    ‘Sağlık diktatörlüğü’

    Macron, bazı meslek gruplarına yönelik yeni tip koronavirüs zorunlu aşı politikasını ve sağlık ruhsatı uygulamasını yürürlüğe koyan Covid-19 ile mücadele yasası aşı karşıtları tarafından eleştiriliyor.

    Parlamentodan 26 Temmuz’da geçen yasa, hastane ve bakımevi çalışanlarına, itfaiyecilere Covid-19 aşısı zorunluluğu getiriyor.

    Yasa, belli etkinlik ve mekanlara girişte, Covid-19 aşısı olduğunu belgelemeyi, son 48 saatte yapılmış negatif PCR testi sonucunu göstermeyi ya da son 6 ayda hastalığa yakalanıp iyileştiğini kanıtlamayı gerektiren Covid-19 ruhsat uygulamasını konser gibi geniş katılımlı etkinliklerin yanı sıra kafe, restoran, toplu taşıma ve 50 kişiden fazla kapasiteli kapalı mekanlar ile eğlence parklarında da zorunlu hale getiriyor.

    Tartışmalı yasa tasarısı, aşı karşıtları tarafından “sağlık diktatörlüğü” olarak nitelemiş, 25 Temmuz’da Fransa genelinde resmi verilere göre 160 binden fazla kişinin katıldığı gösterilerde protesto edilmişti

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macron: Devlet, Fransız Polinezyası’ndaki nükleer denemelerle ilgili sessiz kaldı

    Macron: Devlet, Fransız Polinezyası’ndaki nükleer denemelerle ilgili sessiz kaldı


    Fransız Polinezyası’ndaki nükleer denemelerin sonuçlarını gizlemekle suçlanan Fransa’nın Cumhurbaşkanı Emmanule Macron, Pasifik ülkesine “borçlu olduklarını” söyledi.

    Macron, Fransız Polinezyası’na ziyarette bulundu. Burada resmi tören ve yöresel danslarla karşılanan Macron yaptığı açıklamada, “Bütün gerçeğin duyulmasını sağlamak için bugün sessizliği bozmak istiyorum, böylece tüm dünya tam olarak ne yapıldığını ve neyin bilindiğini görür” dedi.

    Bu konuda sorumluluk aldığını belirten Macron ayrıca “Çok uzun zamandır devlet bu geçmiş hakkında sessiz kalmayı tercih etti. Borçluyuz çünkü 66 ve 74 yılları arasındaki bu nükleer denemeleri hoş karşıladık. Bu denemelerin ‘temiz olmadığını’ kesin olarak söyleyebiliriz.” açıklamasında bulundu.

    Polinezya’da 193 nükleer deneme

    Fransa, 1966-1996 arasında eski sömürgesi Cezayir ve deniz aşırı toprağı Fransız Polinezyası’nda yaklaşık 210 nükleer deneme yaptı. Polinezya’da yapılan 193 nükleer denemenin 147’si yer altında gerçekleşmişti.

    100 binden fazla kişinin etkilendiği tahmin edilen nükleer denemeler, uluslararası tepkiler üzerine eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac döneminde sona erdirilmiş ve kurbanlara tazminat ödenmesi kararlaştırılmıştı.

    Fransa’da 2010’da nükleer deneme mağdurlarına tazminat ödenmesini öngören bir yasa yürürlüğe girsede sadece 20 kişiye tazminat ödendi.

    Nükleer testlerin ölçümlerinin doğru hesaplanmadığı ortaya çıkmıştı

    Ayrıca Fransız Polinezyası’nda gerçekleştirilen nükleer testlerin ölçümlerinin doğru hesaplanmadığı ve sonuçların gerçekte çok daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

    Disclose adlı Fransız haber sitesi gazetecileri tarafından gerçekleştirilen araştırmada Pasifik Deney Merkezi tarihindeki en zararlı olduğu düşünülen altı nükleer test sırasında Gambier, Tureia ve Tahiti adalarında yaşayanların tiroide aldığı dozu yeniden değerlendirdi.

    Disclose, ölçümlerin 2006’da Fransız Atom Enerjisi Komisyonu (CEA) tarafından yapılandan 2 ila 10 kat daha yüksek olduğunu açıkladı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Macron, İsrail Başbakanı Bennett’ten ‘Fas tarafından dinlendiği’ iddialarının araştırılmasını istedi

    Macron, İsrail Başbakanı Bennett’ten ‘Fas tarafından dinlendiği’ iddialarının araştırılmasını istedi


    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail Başbakanı Naftali Bennett’i arayarak “Pegasus” casus yazılım programıyla telefonunun dinlendiği iddialarının araştırılmasını istedi.

    İsrail basınına göre, Macron perşembe günü Bennett ile yaptığı telefon görüşmesinde, kendi ve diğer önde gelen Fransız siyasetçilerin telefonunun Fas istihbaratı tarafından dinlenmesine dair endişelerini iletti.

    İsrail Kanal 12 televizyonu tarafından yapılan habere göre, Macron, Bennett’ten resmi açıklama istedi.

    Yine aynı habere göre, İsrail’in Binyamin Netanyahu’dan sonra göreve gelen yeni Başbakan’ı Bennett ise Macron’a söz konusu iddiaların kendi başbakanlığı öncesi dönemi kapsadığını ve konunun en üst düzeyde soruşturulacağını söyledi.

    The Guardian, CNN ve Le Monde’un da aralarında bulunduğu 17 medya kuruluşu, İsrail merkezli “NSO Group” isimli şirkete ait “Pegasus” casus yazılımının devletler tarafından insan hakları aktivistleri, gazeteciler ve siyasilerin telefonları dinleme amaçlı kullanıldığını ortaya çıkarmıştı.

    İddiaya göre Fas istihbarat servisi Macron başta olmak üzere Fransız politikacıların ve gazetecilerin telefon numaralarını izleme listesine almıştı.

    Öte yandan Fas hükümeti bu iddiaları reddederek, “Fas Krallığı, ısrarlı yanlış, kitlesel ve kötü niyetli medya kampanyasını şiddetle kınar. Bu yanlış ve asılsız iddiaları reddediyoruz. Bu iddiayı ortaya atanları, gerçeküstü hikayelerini desteklemek için herhangi bir somut ve maddi kanıt sunmaya davet ediyoruz” şeklinde açıklama yaptı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Covid-19: Macron’dan aşı için ulusal birlik çağrısı; Almanya yeni kısıtlama uyarısı yaptı

    Covid-19: Macron’dan aşı için ulusal birlik çağrısı; Almanya yeni kısıtlama uyarısı yaptı


    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülke genelinde yapılan aşı karşıtı protestolar sonrası ulusal birlik ve kitlesel aşılanma çağrısında bulundu.

    Fransa’da restoran, kafe ve barlara Covid-19 geçiş kartı ile girmeyi ve sağlık çalışanlarına aşıyı zorunlu kılan düzenlemelere karşı cumartesi günü ülke genelinde 150 binden fazla katılımcısı olan protesto gösterileri düzenlendi.

    Protestoların damga vurduğu günün akşamı Fransız Polinezyası’nda bir hastane ziyaretinde bulunan Macron, “Bana bugün aşı olmak istemiyorum dersen ancak yarın babana, annene ya da kendine aşı bulaştırırsan bu özgürlüğün ne anlamı kalır?” şeklinde konuştu.

    Protestoların koronavirüsü bitirmeyeceğini ifade eden Macron, ulusal birlik için çağrı yapmak istediğini söyledi. Macron, aşıya karşı insanları “akıl dışı, bazen kuşkucu, manipülatör bir şekilde” seferber olmakla suçladı.

    Fransa’da Covid-19 pandemisinde 111 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Son zamanlarda günlük yeni vaka sayısı 20 binlere yükseldi.

    Almanya: ‘Aşılananlar aşılanmayanlara göre daha özgür olacak’

    Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in Başbakanlık Müsteşarı Helge Braun, önümüzdeki aylarda vaka sayılarının yeniden yükselmesi halinde aşılanmayan insanlara karşı yeni kısıtlamalar gelebileceğini söyledi.

    Ulusal bir gazete için konuşan Braun, Covid-19 nedeniyle yeni sokağa çıkma yasaklarının gelmesini beklemediklerini ancak aşı yaptırmayanların restoran, sinema ve stadyumlara girişinin yasaklanabileceğini belirtti.

    Braun, aşı olmanın ciddi hastalıklara karşı korunmak için önemli olduğunu ve “aşılanmış kişilerin kesinlikle aşısız insanlardan daha fazla özgürlüğe sahip olacağını” ifade etti. Braun ayrıca bu tür politikaların yasal olduğunu çünkü devletin vatandaşlarının sağlığını korumak gibi bir sorumluluğu olduğunu söyledi.

    Almanya’da yetişkin nüfusun yüzde 49’u tamamen aşılanırken yüzde 60’dan fazlası en az bir doz aşı yaptırdı.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fas’ın casus yazılım programı ile Macron ve birçok bakanın telefonuna sızdığı iddiası

    Fas’ın casus yazılım programı ile Macron ve birçok bakanın telefonuna sızdığı iddiası


    Pegasus adlı casus yazılım programına ilişkin ortaya çıkan haberin yankıları devam ederken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un cep telefonlarından birinin Fas tarafından takip edildiği iddia edildi.

    France Info’nun devlet radyosu Radio France’a dayandırdığı haberine göre, Mart 2019’da Faslı bir istihbarat teşkilatı, Macron’un halen kullandığı akıllı telefonlardan birini Pegasus programı ile takip etmeye çalıştı.

    Söz konusu numara, 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin iki turu arasında “Macronleaks” ile sızdırılmış olsa bile, Emmanuel Macron tarafından kullanılmaya devam ediliyordu. Macron bu numara ile özellikle gazetecilerle iletişime giriyordu.

    Fakat Macron’un telefonunun gerçekten Pegasus yazılımı ile takip edilip edilmediğinden emin olmak için telefonu araştırmak lazım, ancak Elysee’den bu konuda herhangi bir açıklama gelmedi.

    Eğer Macron’un telefonuna sızılmış ise, Faslı kurum, Fransa Devlet Başkanı’nın telefonundaki verileri toplama, konuşmalara erişme ve hatta belki de mikrofonunu veya kamerasını etkinleştirme imkanına sahip olduğu anlamına geliyor.

    Haberde ayrıca, 2019’da Başbakan olan Edouard Philippe’in, dönemin İç işleri Bakanı Christophe Castaner ve birçok Fransız bakanın telefon numarasının da aynı listede yer aldığı ifade edildi.

    Yani Fas, müttefik olan Fransız devletinin en üst devlet yöneticilerin telefonlarına sızmış olabilir.

    Paris Savcılığın’dan soruşturma

    Geçtiğimiz gün Paris Savcılığı, Fransız Mediapart gazetesinin kurucu Edwy Plenel ve bazı gazetecilerin, Pegasus yazılımını kullanan Fas tarafından takip edildikleri suçlamalarına ilişkin soruşturma başlatmıştı.

    Mediapart, Pazar günü paylaştığı bir dizi Twitter mesajında, Fas’ın gizli istihbarat örgütlerinin Pegasus adlı yazımını kullanarak iki gazetecinin akıllı telefonlarının içeriğini ele geçirdiğini açıklamıştı.

    Söz konusu iddiaları reddeden Fas ise, iddiaların “temelsiz ve yalan” olduğunu ifade etti.

    Ne olmuştu?

    İngiliz gazetesi Guardian’ın haberinde, 17 medya kuruluşu tarafından yürütülen araştırmada, İsrail merkezli NSO Group’a ait casus yazılımın, küresel çapta yaygın ve kötü amaçlar için kullanıldığı ileri sürüldü.

    Bahreyn, Kazakistan, Meksika, Fas, Azerbaycan, Ruanda, Suudi Arabistan, Macaristan, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere en az 10 hükümetin NSO Group’un müşterisi olduğu iddia edildi. Casus yazılımın aktivist, gazeteci, avukat ve siyasileri hedef almak için hükümetlere satıldığı savunuldu.

    İddiaya göre, bir telefonu “gözetleme” cihazına dönüştürebilen bu casus yazılımla, kullanıcının bilgisi ve izni olmadan mikrofon, kamera, mesajlar, ses kayıtları ve rehber gibi çok sayıda uygulamaya erişim sağlanabiliyor.

    Türkiye’den yaklaşık 500 kişi listede

    Ruanda, Fas, Hindistan ve Macaristan, 50 binden fazla telefon numarasının olduğu listede adı geçen kişilerin telefonlarını takip için Pegasus’u kullandıkları iddialarını yalanladı. Azerbaycan, Bahreyn, Kazakistan, Suudi Arabistan, Meksika ve BAE hükümetleri ise henüz iddialara yanıt vermedi. NSO Group da hakkındaki tüm suçlamaları reddetti.

    Dünya genelinde dört kıtadan en az 45 ülkeden NSO’ya telefon numarası takibi talep edildi. Bu sistemle Türkiye’den yaklaşık 500 civarında telefonun izlendiği belirtiliyor

    Listede 180’den fazla gazeteci var

    Aralarında Financial Times, CNN, New York Times, France 24, The Economist, Reuters, Associated Press ve The Economist’teki muhabirler, editörler ve yöneticiler de dahil olmak üzere 180’den fazla gazetecinin listede olduğu kaydedildi.

    ***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

  • Fransa ve Almanya’dan Rusya’ya ‘zirve’ teklifi iddiası

    Fransa ve Almanya’dan Rusya’ya ‘zirve’ teklifi iddiası


    Fransa ve Almanya’nın Rusya ile ilişkileri iyileştirmek için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e bir Avrupa Birliği zirvesi teklif ettiği öne sürüldü.

    Avrupalı iki diplomata dayandırılan haberde, Paris ile Berlin’in zirve teklifini Rusya’ya ilettiği belirtildi.

    Zirve gerçekleşirse bu 2014’ten bu yana bir ilk olacak ve analistlere göre, Avrupa Birliği’nin ABD Başkanı Joe Biden’ın politikalarını takip etmesi anlamına gelecek.

    Söz konusu girişim, AB’nin son yıllarda Rusya’ya yaklaşımının esas olarak Moskova’ya yönelik yaptırımlara odaklandığına dair Paris ve Berlin’in endişelerini yansıtıyor.

    Reuters’a konuşan üst düzey bir diplomat “Bu olumsuz sarmaldan nasıl kurtulacağımız hakkında bir tartışma yapmamız lazım. Ancak birlik olarak ilerlememiz gerekiyor.” diyor ve Rusya’ya karşı temkinli yaklaşan bazı Baltık ülkelerinin böylesi bir zirveyi kabul etmeyebileceğini de sözlerine ekliyor.

    Almanya ve Fransa’dan gelen zirve teklifinin ise nasıl yapılacağı açıklığa kavuşmuş değil.

    Teklif edilen zirvenin AB üyesi 27 ülkeyle mi yoksa sadece Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ile mi düzenleneceği de bilinmiyor.

    Benzer bir zirve planı Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhakının ardından askıya alınmıştı.

    Brüksel ile Moskova hattındaki tüm suçlama ve yaptırımlara rağmen Rusya, AB’nin beşinci en büyük ticaret ortağı.

    Buna karşın AB, blok halinde Rusya’daki en büyük yabancı yatırımcı konumunda bulunuyor.

  • Fransa’da Macron’un seçmeni ikna edemediği bölgesel seçimler neden önemli?

    Fransa’da Macron’un seçmeni ikna edemediği bölgesel seçimler neden önemli?


    Fransa’da pazar günü yapılan bölgesel seçimlerin ilk turunda, kesin olmayan sonuçlara göre Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un İlerleyen Cumhuriyet Partisi ile Marine Le Pen’in liderliğindeki aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi seçmeni ikna etmekte başarılı olamadı.

    Açıklanan ön sonuçlara göre merkez sağdaki Cumhuriyetçiler ulusal düzeyde oyların yüzde 27,2’sini alarak ilk sırada, Le Pen’in Ulusal Birlik Partisi ise yüzde 19,3 ile seçimi ikinci sırada tamamladı. İlerleyen Cumhuriyet Partisi ise yüzde 11,2 oy oranıyla Yeşiller ve Sosyalistlerin ardında yer aldı.

    Daha önce görülmemiş düzeyde düşük kalan seçimlere katılım oranının yüzde 30’larda olduğu açıklandı. 2015 yılında yapılan bir önceki seçimlerde katılım oranı yaklaşık yüzde 50 olarak gerçekleşmişti.

    Macron cephesi seçime katılımın düşüklüğünü “demokrasiye atılmış bir tokat” olarak nitelerken, Le Pen ise partisinin başarısızlığının nedenini düşük katılıma bağladı ve seçmenini ikinci turda sandığa çağırdı.

    Özellikle ülkenin güneyinde başarı kazanması beklenen Le Pen’in partisi, 2015 seçimlerinde Paris’teki terör saldırılarının ardından elde ettiği başarıya oranla yüzde 7’lik bir düşüş yaşıyor.

    Fransa’nın 13 bölgesi ve 19 departmanındaki yerel meclis üyelerinin seçildiği oylamada oyların yüzde 10’undan fazlasını alan partiler 27 Haziran’da yapılacak olan ikinci tura katılmaya hak kazanıyor.

    Bu seçimler neden önemli?

    Bölgesel seçimler her ne kadar yerel konulara odaklansa da, bu seçim sonuçları ülkede gelecek yıl yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçiminin en güçlü iki rakibi Macron ve Le Pen için büyük önem taşıyor.

    Marine Le Pen bu seçimlerin 2022 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde iktidara hazır bir lider olarak başarısını pekiştirmesini umuyordu.

    İlerleyen Cumhuriyet Partisi’nin tahmin edilenden çok daha kötü bir sonuç elde edecek gibi görünmesi ise seçmenin Macron’u ve partisini cezalandırdığı şeklinde yorumlanıyor.

    Bölgesel seçimler nasıl işliyor?

    Bölgesel seçimlerde her parti bir aday listesi belirliyor. Adayların ilk turda oyların yarısından fazlasını alamaması halinde oyların yüzde 10’unu alan partiler ikinci turda yeniden yarışıyor.

    Parti listeleri birinci ve ikinci turda birleştirilebiliyor. Bu yöntem daha önce “Cumhuriyetçi Cephe” adıyla aşırı sağ partinin başarısının önüne geçmek için kullanılmıştı.

    Bölgesel meclis üyelikleri nisbi sistemle belirleniyor, yani oyların çoğunluğunu alan partinin adayları sandalye sayısının bir bölümünü de kazanmış oluyor. Bu durumun, Le Pen’in ikinci turun sonunda yüzde 50’den az oy alsa da o bölgenin yönetimini elinde tutmasını sağlayabileceği belirtiliyor.

    En önemli seçim mücadelesi yaşanan iki bölgede son durum

    1- Provence-Alpes-Cote d’Azur

    Güneyde, ülkenin en ikinci büyük şehri Marsilya ve ünlü turizm merkezlerinin yer aldığı Fransız Rivierası’nın bulunduğu bölgede göçmen ve işsizlik oranı ülke genelinden yüksek durumda. Aşırı sağın başarılı sonuçlar elde ettiği bölgede eski Ulaştırma BakanıThierry Mariani liderliğindeki Le Pen’in parti listesinin az farkla da olsa kazanma ihtimalinin yüksek olduğu belirtiliyor.

    Yeşiller Partisi’nin ikinci tura kalmaları halinde yarıştan çekilmeyeceklerine dair açıklamasının Le Pen’e yarayacağı yorumu yapılıyor.

    Ön sonuçlara göre:

    Le Pen’in Ulusal Birlik Partisi: yüzde 35.70

    Merkez sağ (Muhafazakarlar) ve Macron’un İlerleyen Cumhuriyet Partisi: yüzde 34.70

    Sol kanat ittifakı (Sosyalistler ve Yeşiller): yüzde 15.70

    2- Hauts-de-France

    Ülkenin kuzeyindeki eski kömür madenlerinin ve en büyük dördüncü kent olan Lille’in bulunduğu bölgede muhafazakarların cumhurbaşkanı adayı olan Xavier Bertrand, Le Pen’in eski parti sözcüsü ve Macron’un Adalet Bakanı’na karşı yarışı önde götürüyor.

    Ön sonuçlara göre:

    Merkez sağ: 44%

    Le Pen’in Ulusal Birlik Partisi: yüzde 24.40

    Sol kanat ittifakı (Sosyalistler ve Yeşiller): yüzde 18

    Macron’un İlerleyen Cumhuriyet Partisi: yüzde 8

  • Fransa Cumhurbaşkanı Macron Euronews’e konuştu: İnovasyon ekosisteminde liderliği sürdüreceğiz

    Fransa Cumhurbaşkanı Macron Euronews’e konuştu: İnovasyon ekosisteminde liderliği sürdüreceğiz


    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris’te düzenlenen VivaTech 2021 Konferansı’nda yaptığı açıklamada, ülkenin teknoloji sektöründe büyük ilerleme kaydettiğini belirtti.

    200 bin kişiye istihdam yaratıldığının da altını çizen Cumhurbaşkanı ancak, bu başarıyla “yetinilmemesi” gerektiğini söyledi.

    Paris’teki etkinlikte Euronews Next’e konuşan Macron, Fransa’nın teknoloji sektöründe yenilik yapmak adına fon toplama konusunda kıta Avrupası’nda bir numaralı ülke olduğunu söyledi.

    “Fransa inovasyon ekosistemini yönlendirmeye devam edecek”

    Macron, “Toplanan fon miktarı 2017’den bu yana ikiye katlandı. 2020’de 5,4 milyar euroya ulaştık, 2021’de bu rakamı da aşacağız” diyen Macron ayrıca “Fransa teknolojide inovasyon ekosistemini yönlendirmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.